Avrasya Üniversitesi AXSIS - Akademik ve Açık Erişim Bilgi Sistemi
Not a member yet
    235 research outputs found

    Pandemi sürecinde sağlık çalışanlarının anksiyete düzeyini etkileyen faktörler / Factors affecting the anxiety level of healtcare workers during the pandemic process

    No full text
    Bu araştırma pandemi sürecinde sağlık çalışanlarının anksiyete düzeyini etkileyen faktörleri değerlendirmek amacıyla yapılmış tanımlayıcı ve kesitsel tipte bir araştırmadır. Araştırmanın evrenini Nisan-Mayıs 2021 tarihinde araştırmanın yapıldığı hastanede görev yapan sağlık çalışanı (500 kişi) oluşturmuştur. Herhangi bir örneklem yöntemi seçilmeyip evrenin tamamına ulaşılması planlanmıştır. İzinli ve raporlular dışında katılım sağlamayı kabul eden 212 kişiye ulaşılmıştır. Çalışmanın veri kaynakları ise; sağlık çalışanları sosyodemografik özellikleri, mesleki riskleri ve anksiyete şiddetini değerlendiren Beck Anksiyete Ölçeği (BAÖ) sorularından meydana gelen anketin uygulaması ile toplanmaya çalışıldı. Verilerin istatistiksel analizinde Statistical Package for the Social Sciences (SPSS) 22.0 paket programı kullanılmıştır. Kategorik ölçümler sayı ve yüzde olarak, sayısal ölçümlerse ortalama ve standart sapma (gerekli yerlerde minimum-maksimum) olarak özetlenmiştir. Normal dağılım gösteren veriler içinde parametrik testlerden ikiden fazla grup ortalaması için tek yönlü varyans analizi ve iki grubun ortalamasını karşılaştırmak için iki ortalama arasındaki farkın önemlilik testi, korelasyon analizi kullanılmıştır. Tüm testlerde istatistiksel önem düzeyi 0.05 olarak alınmıştır. Araştırma kapsamına alınan sağlık çalışanlarının %66.5'i (141 kişi) kadın, olup yaş ortalamaları 25.83±0.43 (Min:18, Max:57)'tür. Bu çalışmada sağlık çalışanların şiddetli düzeyde anksiyete yaşadıkları saptanmıştır. Çocuk sahibi olmayan sağlık çalışanlarının çocuk sahibi olanlara, mesleki deneyim yılı fazla olanların az olanlara, işi bırakmayı düşünenlerin düşünmeyenlere ve geleceğini umutsuz değerlendirenlerin umutlu değerlendirenlere göre anksiyetesi daha yüksek bulunmuştur. Sağlık çalışanların yaşı, kurumda çalışma yılı ve mesleki deneyim yılı arttıkça daha yüksek anksiyete yaşadıkları saptanmıştır. Mesleki deneyimi fazla olan sağlık çalışanlarının yaşadıkları anksiyete ile başedebilmelerine yönelik çalışmalar yapılmalı ve müdahaleler planlanmalıdır. Anahtar Kelimeler: Sağlık Çalışanları, Anksiyete, COVID-19 PandemisiThis study is a descriptive and cross-sectional study conducted to evaluate the factors affecting the anxiety levels of health workers during the pandemic process. The population of the research consisted of health workers (500 people) working in the hospital where the research was conducted in April-May 2021. No sampling method was chosen and it was planned to reach the entire population. Except for those who were permitted and who had reports, 212 people were reached. The data sources of the study were tried to be collected by the application of a questionnaire consisting of Beck Anxiety Scale (BAS) questions that assess the sociodemographic characteristics of health workers, occupational risks and anxiety severity. Statistical Package for the Social Sciences 22.0 package program was used in the statistical analysis of the data. Categorical measurements are summarized as numbers and percentages, and numerical measurements as mean and standard deviation (minimum-maximum where necessary). Among the normally distributed data, one-way analysis of variance was used for the mean of more than two groups from parametric tests, and the significance test of the difference between the two means, correlation analysis was used to compare the mean of the two groups. The statistical significance level was taken as 0.01 in all tests. 66.5% (141 people) of the health worker included in the study are women, and their mean age is 25.83±0.43 (Min:18, Max:57). In this study, it was determined that health workers experienced severe anxiety. Anxiety was found to be higher in healthcare workers who did not have children than those who had children, those with more professional experience than those who had less, those who were considering quitting their job, those who did not think, and those who evaluated their future as hopeless than those who were hopeful. It has been determined that as the age of health workers, the years of working in the institution and the years of professional experience increase, they experience higher anxiety. Studies should be conducted and interventions should be planned so that healthcare professionals with a lot of professional experience can cope with the anxiety they experience. Keywords: Health Workers, Anxiety, COVID-19 Pandemi

    Sosyal medya pazarlamasının tüketici tutum ve davranışlarına etkisi: Trabzon ili örneği / The effect of social media marketing on consumer attitudes and behaviors: Example of Trabzon

    No full text
    Dijital pazarlama son yıllarda pazarlama ve reklamcılık faaliyetlerinin en fazla odaklandığı noktalardan birini oluşturmaktadır. Günümüzde milyonlarca insan sosyal medya platformları ile etkileşim içerisine girmekte ve bu etkileşim süreciyle büyük bir veri ağı ortaya çıkmaktadır. Ortaya çıkan veri ağı işletmeler ve pazarlamacılar için yeni bir odak noktasını oluşturmaktadır. Bu noktada dijital pazarlama ve tüketici düşünce ve davranışlarının yeni bir başlıkta incelenmeye ihtiyacı ortaya çıkmaktadır. Geleneksel pazarlama alanında pek çok araştırma yapılmıştır. Araştırmamıza konu olan dijital pazarlama faaliyetlerinin etkileri ise yeni bir araştırma konusu olduğundan pek çok açıdan araştırmaya açık bir konuyu oluşturmaktadır. Bu araştırmanın amacı tüketicilerin, sosyal medyada yer alan sponsorlu reklamlar ile ilgili düşüncelerine cinsiyet, yaş, aylık gelir, öğrenim durumları gibi değişkenlerin etki edip etmediği ölçülmeye çalışılmış, araştırmanın ilerleyen bölümlerinde ise tüketicilerin sponsorlu reklamlara ilişkin düşüncelerinin satın alma davranışları üzerindeki etkileri ölçülüp sponsorlu reklamların satın alma davranışlarına etkisinin olup olmadığı ortaya koymak amaçlanmıştır. Araştırmamızın evrenini Trabzon ilindeki tüketiciler oluşturmaktadır. Araştırmamızın örneklemini ise anketin araştırmacı açısından kolay uygulanabilir olması için belirlenen 204 sosyal medya kullanıcısı oluşturmaktadır. Yapılan araştırmada sosyal medya sponsorlu reklamları ile tüketicilerin düşünce ve davranışları üzerindeki etkisi tanımlanmaya çalışılmıştır. Bu bağlamda araştırmada ortaya konan bulgular 4 aşamada elde edilmiştir. İlk aşamada tüketicilerin sosyal medya kullanımları üzerinde frekans analizi yapılmıştır. İkinci aşamada tüketicilerin sponsorlu reklamlar üzerindeki düşüncelerinin ölçümlenebilmesi adına Bağımsız Örneklem T Testi yapılmıştır. Üçüncü aşamada ise tüketicilerin sponsorlu reklamlar üzerindeki düşüncelerinin farklı değişkenler arasındaki farklılaşmasını ortaya koyabilmek adına Varyans Analizi yapılmıştır. Bulguların dördüncü aşamasında ise tüketicilerin sponsorlu reklamlar ile ilgili düşünceleri ile satın alma davranışları arasındaki etkiyi ortaya koyabilmek adına Regresyon Analizi yapılmıştır.Digital marketing has been one of the most focused points of marketing and advertising activities in recent years. Today, millions of people interact with social media platforms, and with this interaction process, a large data network emerges. The emerging data network is a new focus for businesses and marketers. At this point, digital marketing and consumer thoughts and behaviors need to be examined under a new title. A lot of research has been done in the field of traditional marketing. The effects of digital marketing activities, which are subject of our research, are a new subject research and therefore, they are open to research in many ways. The aim of this study was to measure whether variables such as gender, age, mobtgly income and educational status affect consumers thoughts about sponsored advertisements in social media. Its aimed to reveal whether it has an effect on their behavivor or not. The universe of our research, on the other hand, consists of 204 social media users, who were determined to maket he surver easy to apply for the research, it has been tried to define the effect of social media sponsored advertisements on the thoughts and behaviors of consumers. İn this contexti the findings of the research were obtained in 4 stages. In the first stage, frequency analysis was conducted on consumers social media usage. In the second stage, the Indepented Sample T-Test was conducted in order to measure the opinions of consumers on sponsored advertisements. In the third stage, Variance Analysis was conducted in order to reveal the differenttiantion of consumers thoughts on sponsored advertiisements between different variables. In the fourth stage of the findings, Regressions Anaysis was conducted in order to reveal the effec between consumers thoughts about sponsored advertisements and their purchasing behavivors

    Katı atık düzenli depolama sahalarında depo gazından enerji elde edilmesi ve depo gazı oluşumunu etkileyen faktörler / Obtaining energy from storage gas in solid waste landfills and factors affecting storage gas formation

    No full text
    Dünya genelinde nüfusun giderek artmasıyla birlikte insanların tüketim alışkanlıklarının değişmesi, birçok ülke için atıkların bertarafını büyük bir sorun haline getirmektedir. Bu konuda yapılan araştırmalar ve teknolojideki gelişmeler sayesinde atıklar, bir sorun olarak değil enerji üretebilmek amacıyla bir ham madde olarak değerlendirilmeye başlanılmıştır. Atıkların enerjiye dönüştürülmesi için çeşitli yöntemler kullanılmaktadır. Düzenli depolama, yakma, gazlaştırma, piroliz ve anaerobik çürütme bu yöntemlerin başlıcalarıdır. Düzenli depolama, atıkların yeraltı ve yer üstünde çeşitli mühendislik hesaplarına göre depolanması yöntemi olup depolanan atıktan oluşan depo gazından motorlar sayesinde elektrik üretilerek enerji geri kazanımı sağlanmaktadır. Yakma yönteminde, kontrollü bir şekilde yakılan atıklardan ısı geri kazanımı elde edilerek buhar türbinleri vasıtasıyla elektrik enerjisi üretimi yapılmaktadır. Gazlaştırma yönteminde, ilk aşamayı daha düşük sıcaklık ve oksijensiz ortamda atığın yakılması yöntemi olan piroliz içermektedir. Daha sonrasında aynı ortama oksijen ilave edilerek yüksek sıcaklıklı reaksiyonlar ile molekül ağırlığı az gaz üretilir. İçten yanmalı motorlar veya broylerler kullanılarak gazdan enerji geri kazanımı sağlanmaktadır. Tüm bu yöntemlerin olumlu ve olumsuz yönleri olmakla birlikte seçilecek yöntem atığın bileşimi, miktarı ve yerel şartlara bağlı olarak yapılmalıdır. Bu çalışmada atık yönetimi, katı atıkların bertarafında kullanılan yöntemler, katı atık düzenli depolama sahalarında depo gazı oluşumu, depo gazından enerji elde edilmesi, depo gazı oluşumunu etkileyen faktörlerle ile ilgili hususlar değerlendirilerek çözüm önerilerinde bulunulmuş, Trabzon ve Rize İlleri Katı Atık Tesisleri Yapma ve İşletme Birliği (TRAB-Rİ KAB) tarafından bertarafı yapılan evsel katı atıkların depolandıktan sonra oluşan depo gazından enerji elde edilmesi konusu incelenmiştir. TRAB-Rİ KAB'a üye belediyelerin 2047 yılına kadar oluşturacakları tahmini nüfusu, katı atık miktarları, Tabasaran– Rettenberger, USEPA Landgem modelleri kullanılarak tahmini gaz oluşum miktarları ve elektrik enerjisi miktarları, gaz toplama sistemleri ve gaz oluşumunu etkileyen faktörler incelenmiştir. Birliğe ait katı atık düzenli depolama tesisinden alınan mevcut saha depo gazı verileri ile modellerden elde edilen sonuçlar karşılaştırılarak tesiste depo gazı miktarını artırmak ve depo gazından daha yüksek düzeyde enerji edilebilmesi için neler yapılması gerektiği değerlendirilmiş ve bazı öneriler sunulmuştur.With population growth around the world, people's changing consumption habits make waste disposal a major problem for many countries. Thanks to research on this issue and advances in technology, wastes have started to be evaluated not as a problem, but as raw materials for energy production. Various methods are used to convert waste into energy. Landfill, incineration, gasification, pyrolysis and anaerobic digestion are the main methods. Landfill is the storage of waste underground and above ground according to various engineering calculations, and energy recovery is achieved by generating electricity through engines from storage gas consisting of stored waste. In the incineration method, heat recovery is obtained from incinerated wastes in a controlled manner and electrical energy is produced by means of steam turbines. In the gasification method, the first stage involves pyrolysis, a method of burning waste in a lower temperature and oxygen-free environment. Later, by adding oxygen to the same environment, high-temperature reactions produce gas with a low molecular weight. Energy recovery from gas is achieved by using internal combustion engines or boilers. Although all these methods have positive and negative aspects, the method to be selected should be made depending on the composition, quantity and local conditions of the waste. In this study, issues related to waste management, methods used in solid waste disposal, storage gas formation in solid waste landfills, energy extraction from storage gas, factors affecting storage gas formation were evaluated and solution suggestions were made, The issue of obtaining energy from the landfill gas formed after the domestic solid wastes disposed of by the Trabzon and Rize Provinces Solid Waste Facilities Construction and Operation Association (TRAB-RI KAB) has been examined. Estimated population of TRAB-RI Kab member municipalities by 2047, solid waste amounts, by using Tabasaran– Rettenberger, USEPA landgem models estimated gas formation quantities and electrical energy quantities, gas collection systems and factors affecting gas formation were studied. Increasing the amount of landfill gas in the facility by comparing the existing landfill gas data obtained from the solid waste landfill facility of the Union with the results obtained from the models and what should be done to achieve a higher level of energy from storage gas has been evaluated and some recommendations have been presented

    Trabzon ilinde zemin parametrelerinin yapısal davranışa ve maliyete etkisi / The effect of soil parameters on structural behavior and cost in Trabzon

    No full text
    Dünyada olduğu gibi ülkemizde de gelişen teknolojiye ve değişen çağa ayak uydurmaya çalışarak mühendislik çalışmalarını yürütmekteyiz. Bu tez çalışması kapsamında insanoğlunun yaşamını devam ettirebilmesi açısından büyük önem taşıyan ve yaşam alanlarını oluşturan yapıların tasarlanması aşamasında etkin rol oynayan zemin parametrelerinin deprem yükleri altında yapısal davranışa etkisi incelenmiştir. Trabzon ilinde birbirinden farklı lokasyonlarda beş konum belirlenmiş olup bu konumlara ait detaylı zemin parametre değerleri(jeoloji jeofizik zemin etüt raporları) elde edilerek, üç tip yapısal sistem tasarlanmıştır. Bu zemin parametreleriyle tek tek analiz edilerek yapısal davranışları ve yaklaşık birim maliyetleri karşılaştırılmıştır. Çerçeve ve perdeli taşıyıcı sistemli modeller, TBDY-2018 ve TS 500 şartnamelerine uygun olarak tasarlanmış ve boyutlandırılmıştır. Çalışmaya konu olan yapılar beş kattan oluşmakta olup kat yükseklikleri 3.00 metredir. Yapıların statik hesabında ideCAD 10 bilgisayar programı kullanılmıştır. Çalışmanın sayısal verileri incelenerek elde edilen sonuçlar özetlenmiş ve öneriler sunulmuştur.In our country as well as in the world, we carry out engineering studies by trying to keep up with the developing technology and the changing age. Within the scope of this thesis, the effect of soil parameters, which play an active role in the design of structures that constitute living spaces and which are of great importance for the survival of human beings, on the structural behavior under earthquake loads has been investigated. Five locations were determined in different locations in Trabzon and three types of structural systems were designed by obtaining detailed ground parameter values of these locations. Structural behaviors and approximate unit costs were compared by analyzing these soil parameters one by one. Frame carrier system and curtain carrier system models are designed and dimensioned in accordance with TBDY-2018 and TS 500 specifications. The buildings subject to the study consist of five floors and their floor heights are 3.00 meters. ideCAD 10 computer program was used in the static calculation of the structures. The results obtained by examining the numerical data of the study are summarized and suggestions are presented

    Yüksek öğretimli gençliğin işsizlik kaygısı ve çalışma hayatı algısı: Avrasya Üniversitesi öğrencileri üzerine bir uygulama / unemployment anxiety and working life perception of higher education youth: An application in the history of Avrasya University

    No full text
    İşsizlik birçok ülkede, özellikle son dönemlerde küreselleşme ve ekonomik krizlerle çok ciddi bir sorun haline gelmiştir. İşsizlik ile birlikte sosyal, psikolojik, ekonomik gibi birçok araştırmalar ön plana çıkmıştır. Psikologlar işsizlik ve psikolojik etkilerini incelemek ve açıklamak amacı ile farklı kuramlar geliştirilmiş ve uygulanmıştır. Ülkeler için büyük bir sorun olan işsizliğin önemli bölümünü ise genç işsizler oluşturmaktadır. Genç işsizliğini yorumlayabilmek için çeşitli teoriler çalışmamda bulunmaktadır. Yaptığım çalışmanın amacı yüksek öğretimli gençliğin işsizlik kaygısı ve bu kaygının psikolojik etkilerini araştırmaktır. İşsizlik kaygısını etkileyen faktörler benlik saygısı ve kontrol odağının olduğu düşünülmektedir. Sosyo_demografik faktörler (yaş, cinsiyet, eğitim, finansal zorluk gibi) işsizlik kaygısı ile ilişkisi açıklanmaktadır. Bu amaçla Avrasya Üniversitesi'nde eğitim alan 143 son sınıf öğrencisine çeşitli anketler uygulanmıştır. Sonuçlar araştırma kapsamında tartışılmış, işsizlik kaygısını azaltmaya yönelik önerilerde de bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: İşsizlik, Genç İşsizlik, İşsizlik KaygısıUnemployment has become a very serious problem in many countries, especially in recent years with globalization and economic crises. In addition to unemployment, social, psychological and economic researches have come to the forefront. Psychologists have developed and applied different theories in order to examine and explain their unemployment and psychological effects. The major part of unemployment, which is a major problem for countries, is the unemployed. Several theories are available in my study to interpret youth unemployment. The aim of my study is to investigate the anxiety of the university youth and the psychological effects of this anxiety. Factors affecting unemployment anxiety are thought to be self_esteem and locus of control. Socio_demographic factors (such as age, gender, education, financial difficulty) are related to unemployment anxiety. For this purpose, a number of questionnaires were applied to 143 senior students studying at Avrasya University. The results were discussed within the scope of the research and suqqestions were made to reduce the unemployment anxiety. Key words: Unemployment, Youth Unemployment, Unemployment Anxiety

    Kırsal kalkınma bağlamında yayla turizminin gelişmesine yerel yönetimlerin etkisi: Ordu ilinde bir uygulama / The effect of local governments on the development of plateau tourism in the context of rural development: An application in Ordu

    No full text
    Bu çalışmanın amacı; yerel yönetimlerin yayla turizminin gelişmesine yönelik etkisini analiz etmektir. Ordu il ölçeğinde yapılan araştırmada kırsal kalkınma projeleri ve yerel yönetimlerin yayla turizm faaliyetleri incelenmiş; yerel yönetimlerin turizmin gelişmesine yönelik etkisi analiz edilmiştir. Araştırma sürecinde Ordu ilinde geçmiş yıllarda yapılan turizmi geliştirici eylemler ile mevcut projeler öğrenilmiş, gelecek dönemlerde yapılması gerekli olan faaliyetler ortaya çıkarılmıştır. Mülakatlar, Ordu ilinde mevcut yerel yönetimlerden yayla alanlarına sahip yedi belediye başkanı, Ordu ili kırsal kalkınma müdürü, Ordu il turizm müdürü ve bir özel turizm işletmecisinden oluşan on kişilik grupla yarı yapılandırılmış mülakat tekniğiyle kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Elde edilen sonuçlar detaylı olarak incelenmiş, mevcut durum analizi yapılarak öneriler geliştirilmiştir. Çalışma sonucunda; katılımcıların, yayla turizminin gelişmesine yönelik yapılacak faaliyetlerin bölge ekonomisine katkı sağlaması konusunda bilinçli oldukları ancak yayla turizminden istenen verimin elde edilemediği ortaya çıkmıştır. Bu doğrultuda yayla turizmini artıcı faaliyetlere öncelik verilmesi, yeni projeler geliştirilerek acilen hayata geçirilmesinin gerekli olduğu belirlenmiştir. Yayla alanlarına sahip bazı yerel yönetimlerin turizmi artırıcı plan, taktik, strateji ve uygulamalara yer verdikleri ancak yetersiz kaynak, bürokratik işlemlerden kaynaklı sebeplerle beklenen seviyelerde hizmet sunamadıkları tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Yayla Turizmi, Yerel Yönetim, Proje, Etkinlik, VerimlilikThe aim of this study; to analyze the impact of local governments on the development of plateau tourism. In the research conducted in Ordu provincial scale, rural development projects and plateau tourism activities of local governments were examined; the impact of local governments on tourism development was analyzed. In the research process, the current projects were learned through the activities that developed tourism in the past years in Ordu and the activities that were required in the future periods were revealed. Interviews were conducted using a semi-structured interview technique with a group of ten people consisting of seven mayors with plateau areas from the existing local governments in the province of Ordu, the rural development director of Ordu province, the provincial tourism director of Ordu and a private tourism operator. The results obtained were examined in detail and current situation analysis was made and recommendations were developed. In the results of this study; it was found out that the participants were conscious about the activities to be done for the development of plateau tourism to contribute to the regional economy but the desired efficiency could not be obtained from the plateau tourism. In this respect, it has been determined that priority should be given to the activities that increase the plateau tourism and new projects should be developed and implemented immediately. It has been determined that some local governments having plateau areas have included plans, tactics, strategies and practices that increase tourism, but they cannot provide services at the expected levels due to insufficient resources and bureaucratic procedures. Keywords: Plateau Tourism, Local Government, Project, Efficiency, Productivit

    İş tatmini ve değişkenleri: Gümüşhane Üniversitesi öğretim elemanları örneği/Job satisfaction and its variables: The example of Gümüşhane University faculty members

    No full text
    İş tatmini, bireyin genel olarak çalışma hayatından aldığı hazzı ve mutluluğu ifade etmektedir. İş tatmini, kişinin iş ve işyeri hakkındaki genel hissiyat ve düşünce kalıpları hakkında fikir oluşmasını sağlayan dinamik bir değişkendir. Bu tatmin kişilerin fiziksel ve zihinsel sağlıklarının yanı sıra, ruhsal sağlıklarının bir yansımasıdır. Akademik kurumlarda görev yapan akademisyenlerin görevlerini daha iyi icra edebilmeleri, daha iyi hizmet ortaya koyabilmeleri açısından işlerinden aldıkları tatmin seviyelerinin belirlenmesi ve iyileştirilmesi önem teşkil etmektedir. Bu çalışmanın amacı, öğretim elemanlarının iş tatmini seviyesini belirlemek, demografik özelliklere göre farklılaşıp, farklılaşmadığını ortaya koymaktır. Araştırma bölümünde Gümüşhane Üniversitesinde görev yapan 101 akademisyen üzerinde yüz yüze anket uygulanmıştır. Elde edilen veriler, SPSS 16.0 paket programına aktarılarak çeşitli testlerle analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda akademisyenlerin genel iş tatmini seviyelerinin yüksek olduğu anlaşılmıştır. Demografik özelliklere göre iş tatmini seviyesinde karşılaştırma yapıldığında, yaş, cinsiyet, medeni durumlara göre anlamlı bir fark bulunamamış, toplam çalışma süresine göre ise anlamlı fark bulunmuştur. Yapılan araştırmada iş tatmini genel seviyesi alt boyutlarıyla birlikte ele alınmış iki kısımda değerlendirilmiştir. İçsel ve dışsal tatmin boyutları seviyesinde incelendiğinde unvan değişkeni bazı anlamlı farklılıklar göstermiştir. Anahtar Kelimeler: İş Tatmini, Çalışma Psikolojisi, Akademisyen, İşgören, Gümüşhane ÜniversitesiThe work satisfaction expresses the individual's pleasure and happiness which are taken from the work life. Work satisfaction is a dynamic variable which gives an idea of the individuals feelings and mindscapes about the work and workplace. This satisfaction is a reflection of the individuals physical and mental healthness besides spiritual healthness. The academies, science and technology are developed, knowledge and qualified work force are produced and the experts at different disciplines can work together with common projects. It is important to determine and improve the satisfaction levels of the academicians. By this they can do their duties better. The purpose of this study is to determine the satisfaction levels of the academicians and also to reveal that those levels changes with some demographic characteristics or not. The study consists of the theory and the research sections. At the theory section the literature review has been done. At the research section a face to face questionnaire is performed to 101 academicians working in Gümüşhane University. The collected data is transferred to the SPSS 16.0 software and analysed with different tests. Following the results it is understood that the general satisfaction levels of the academicians are high. Comparing the satisfaction levels due to the demographic characteristics as age, gender and marital status, no significant differences could be found. Besides this due to the total work time a significant difference could be found. At the research the general satisfaction level is handled with its subscales and analysed in two sections. When it is analysed in the inner and exterior satisfaction levels, some significant differences are found according to the title of the academician changes. Keywords: Job Satisfaction, Work Psychology, Academician, Employee, Gümüşhane Universit

    COVİD-19 pandemisinin bankacılık çalışanlarının tükenmişlik düzeylerine etkisi: Erzincan ili örneği / The effect of the COVİD-19 pandemi̇c on the burnout levels of banki̇ng employees Erzi̇ncan provi̇nce sample

    No full text
    Dünyada ve ülkemizde geçmişten günümüze kadar birçok küresel salgın insanlığı etkisi altına almıştır. Çin'in Wuhan kentinde ortaya çıkan ve kısa sürede tüm dünyaya hızla yayılan Covid-19 pandemisi yaklaşık iki yıldır ülkemizi de derinden sarsmıştır. İlk olarak sağlık sistemini etkileyen bu salgın hastalık daha sonra ekonomilerin büyük ölçüde etkilenmelerine yol açmıştır. Covid-19 pandemisinin ülkemiz ekonomisine olumsuz etkilerini azaltılabilmek için en büyük görev bankalara düşmüştür. İnsanlarla sürekli iletişim halinde olmayı gerektiren, değişim ve gelişimin sürekli yaşandığı, rekabetin yüksek olduğu bankacılık sektöründe, Covid-19 pandemi sürecinde ekonominin olumsuz etkilenmemesi ve vatandaşların taleplerinin karşılanması adına çalışanlar yoğun çaba göstermişlerdir. Bu çalışmanın amacı, Covid-19 fobisinin bankacılık çalışanlarının tükenmişlik düzeylerine etkisini araştırmaktır. Bu amaca ulaşmak için Erzincan ilinde ve ilçelerinde faaliyet gösteren kamu ve özel mevduat banka çalışanlarına, anket yoluyla bir araştırma yapılmıştır. Toplanan veriler istatistiki yöntemler aracılığıyla analiz edilmiştir. Ortaya çıkan bulgular, Covid-19 pandemisi sürecinde banka çalışanlarının yaşadıkları korkunun tükenmişlik durumları üzerinde anlamlı bir etkisinin olduğunu göstermektedir.Several global pandemics have come upon the humanity in the world and in our country until today. The Covid-19 pandemic, which shows up in Wuhan city of China and spread rapidly all over the world in a short while, has deeply shaken our country for about two years. This pandemic, which first ruined the health system, later caused significant effects on economies. Banks assume the biggest responsibility in order to eliminate the negative effects of the Covid-19 pandemic on our national economy. The banking sector, which requires constant communication with people, where change and development is constantly experienced, and where competition is high, made great efforts to prevent the economy from being adversely affected during the Covid-19 pandemic process and to meet the demands of the citizens. The aim of this study is to research the effects of Covid-19 phobia on the burnout levels of banking employees. In order to achieve this aim, a survey was conducted with the employees of public and private deposit banks operating in Erzincan province and its districts. The collected data were analyzed through the statistical methods. Findings demonstrate that the fear experienced by the bank employees during the Covid-19 pandemic has a significant effect on their burnout status

    Dönüşümsel (transformasyonel) liderliğin çalışanların örgütsel bağlılığına etkisi / The effect of transformational leadership on organizational commitment and employees

    No full text
    Bilgi ve iletişim teknolojilerinde önemli gelişmelerin yaşandığı günümüz koşullarında finanstan sanayiye, eğitimden sağlığa kadar giderek zorlaşan rekabet koşullarına ayak uydurabilmek ve rekabet gücünü artırmak için değişime ve dönüşüme ihtiyaç vardır. Bu dönüşümü; değişime ve yeniliklere açık, öngörüleri kuvvetli, analitik düşünebilen, örgüt vizyonu doğrultusunda geleceğe yön verebilecek çözümler üretebilen dönüşümcü liderler gerçekleştirebilir. Dönüşümcü liderler, bir vizyon yaratırlar ve bu vizyon doğrultusunda örgütü harekete geçirirler. Çalışanların tutum ve davranışlarını dönüştürerek örgütün misyon ve hedeflerini gerçekleştirme yönünde bağlılık oluştururlar. Açık kapı politikası izleyerek çalışanlara zaman ayırırlar. Bu yaklaşım çalışanların örgütsel bağlılıklarını ve verimliliklerini arttırır. Bu noktadan hareketle bu araştırmanın amacı dönüşümcü (transformasyonel) liderliğin, çalışanların örgütsel bağlılığına etkisini incelemektir. Bu amacı gerçekleştirmek üzere çalışmanın ilk bölümünde liderlik ve dönüşümcü (transformasyonel) liderlik kavramları, ikinci bölümünde örgütsel bağlılık kavramı, üçüncü bölümde ise dönüşümcü liderliğin örgütsel bağlılığa olan etkisini inceleyen saha araştırması ve analiz sonuçları yer almaktadır. Araştırma kapsamında, Trabzon ilinde bir belediyede görev yapan 230 kişi üzerinde anket uygulaması gerçekleştirilmiştir. Çalışmada 3 adet ana hipotez altında 11 adet alt hipotez test edilmiştir. Bunlardan 5'i kabul edilirken 9'u reddedilmiştir. Araştırma sonuçları, çalışanların örgütsel bağlılıklarının orta seviyede olduğunu göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Liderlik, Dönüşümsel (Transformasyonel) Liderlik, Örgütsel BağlılıkIn today's conditions where important developments about information and communication technologies are experienced, change and transformation are needed to keep pace with the increasingly competition from finance to industry, from education to health. Transformational leaders who are open transformation, changes and innovations, have strong predictions, think analytically and produce solutions that can shape the future in line with the vision of the organization can realize. Transformational leaders create a vision and mobilize the organization in line with this vision. By transforming the attitudes and behaviors of the employees, they create commitment to realize the mission and goals of the organization. They devote time to employees by following an open door policy. This approach increases the organizational commitment and efficiency of employees. From this point of view, the aim of this research is to examine the effect of transformational leadership on organizational commitment of employees. In order to realize this aim, the first part of the study includes the concepts of leadership and transformational leadership literature, in the second part, the field research and analysis results examining the effect of transformational leadership on organizational commitment of employees. Within the scope of the research, a survey was conducted on 230 people working in a municipality in the province of Trabzon. In the study, 11 sub-hypotheses were tested under 3 main hypotheses. While 5 of these were accepted, 9 were rejected. The results of the research show that the organizational commitment of the employees is at medium level. Keywords: Leadership, Transformational Leadership, Organizational Commitmen

    Sağlık kurumları yönetiminde etkinlik analizi; Erzincan Üniversitesi mengücek gazi eğitim ve araştırma hastanesi örneği / Efficiency analysis in health institutions management; example of mengücek gazi education and research hospital, Erzincan University

    No full text
    Bir hizmet alanı olarak sağlık; bireylerin ve toplumların yaşantılarını direk olarak etkilemekte, emek faktörünün en önemli bileşenlerinden biri olması dolayısı ile de dolaylı ve doğrudan olmak üzere çeşitli açılardan ekonominin gidişatına yön vermektedir. Söz konusu olan bütün bu etkiler, sağlık hizmetleri sunumunun lokomotifi olan hastanelerin etkinlik ve performans seviyelerinin analiz edilmesini zorunlu hale getirmektedir. Bu duruma paralel olarak ülkemizdeki kamu hastanelerinin toplum tarafından yoğun olarak tercih edilmeleri ve kamu kaynaklarını kullanmaları nedeniyle bu kaynakların ne derece verimli ve etkin şekilde kullanılıp topluma sundukları hizmet kalitesinin belirlenmesi faydalı bir çalışma olacaktır. Bu çalışmada yöntem olarak Veri Zarflama Analizi kullanılmıştır. Kaynaklar incelendiğinde oran analizi ve parametrik yöntemlere göre daha etkili ve doğru sonuçlar vermesi nedeniyle parametrik olmayan bu analiz tercih edilmiştir. Çalışmanın amacı; belirlenen örneklemimiz üzerinde etkinlik analizi yapmak, etkinsizliğe yol açan unsurların belirlenerek regresyona tabi tutulmasına rehberlik etmek olarak belirlenmiştir.Health as a service area; directly affects the lives of individuals and societies and it is one of the most important components of the labor factor, so it directs the course of the economy from various perspectives, both indirectly and directly. All these effects make it necessary to analyze the efficiency and performance levels of hospitals which are locomotives of Health Care Delivery. In parallel with this situation, it will be useful to determine the quality of the public hospitals in our country, which use public resources, and to determine how efficiently and effectively these resources are used and the quality of the services they provide to the public. In this study, Data Enveloping Analysis was used as a method. When the sources are examined, this non-parametric analysis is preferred because it gives more effective and accurate results than the ratio analysis and the parametric methods. The aim of the study is to analyze the effectiveness of our sample, to determine the factors that lead to the effectiveness and to guide the regression of the sample

    0

    full texts

    235

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    Avrasya Üniversitesi AXSIS - Akademik ve Açık Erişim Bilgi Sistemi
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇