2779 research outputs found
Sort by
Antalya ve Erzurum’da Enerji Performans Değeri ve Enerji Kimlik Belgesi Açısından İdeal Binaların İncelenmesi
In this study, ideal buildingslocated in different climate regions and different altitudes of Turkey (Erzurumand Antalya) have been investigated in terms of energy identity certificate andenergy performance value by using BEP-TR software (Building Energy Performance)developed by Ministry of Environment and Urbanization. In this context, theproject data of the buildings (building geometry, mechanical, lighting, heatingand ventilation technical values) have been entered into the BEP-TR program. Inthe light of these data, the amount of net energy required for heating &cooling of the building, the energy requirement for lighting of the building bytaking into account the effect of daylight on the building, and consumption oflighting for the areas where the daylight is not utilized have been calculated.The emissions of greenhouse gas from the building have also been determined.The energy performance of the buildings was determined as Class C for Erzurumand Class D for Antalya.Bu çalışmada, Türkiye’nin farklı iklim bölgeleri ve rakımlarda bulunanillerde(Erzurum ve Antalya) inşa edilen ideal binalar Çevre ve ŞehircilikBakanlığı tarafından geliştirilen BEP-TR (Bina Enerji Performansı) Programı ilebinaların enerji kimlik belgesi ve enerji performans değeri açılarındandeğerlendirilmiştir. BEP-TR Programı'na bina geometrisi, mekanik, aydınlatma,ısıtma, ve havalandırma teknik değerleri gibi binalara ait proje verilerigirilmiştir. Bu veriler ışığında binanın ısıtılması ve soğutulması için ihtiyaçduyulan net enerji miktarı, binada günışığının etkileri ve günışığındanyararlanılmayan süre göz önünde bulundurularak aydınlatma için gereken enerjiihtiyacı ve tüketimi hesaplanmıştır. Ayrıca, binaya ait sera gazı emisyonu datespit edilmiştir. Binaların enerji performans değeri Erzurum için C, Antalyaiçin ise D sınıfı olarak tespit edilmiştir
8. SINIF ÖĞRENCİLERİNİN YAZILI ANLATIM BECERİLERİNDE YER VERDİĞİ ANLATIM TEKNİKLERİ İLE DÜŞÜNCEYİ GELİŞTİRME YOLLARI
Expression styles and ways of developing thought are among the factors directly affecting the quality and success of written expression. This study aims to reveal the ways in which 8th grade students develop their thinking with their preferred expression styles in their written expressions. Research is a descriptive study in the screening model. Data were obtained from the written documents of 328 students studying in MEB-affiliated secondary schools in Efeler Country, Aydın Province in 2016-2017 Education Year. Results have been shown in the tables. In the analysis of the data, frequency rates have been used. The research is limited to one lesson hour (40 minutes) and prose texts. 142 of the data obtained by free and creative composition methods are event writings and 186 of them are think piece. Written documents were analyzed according to four basic factors in terms of expression styles and 15 ways of thinking development. The ways of thinking development were determined within the framework of the practices that students place in their work.As a result of the research, it is determined that the most used style of expression without type classification is narrative expression, and the most commonly way of thinking development is to make use of the visuals. However, the least used style of expression is the discussion, and the least thinking development is to make use of verbal scientific expressions.Anlatım teknikleri ile düşünceyi geliştirme yolları yazılı anlatımın niteliğini ve başarısını doğrudan etkileyen unsurlar arasındadır. Bu çalışma 8. sınıf öğrencilerinin yazılı anlatım becerilerinde tercih ettiği anlatım teknikleri ile düşünceyi geliştirme yollarını ortaya koymayı amaçlamaktadır. Araştırma tarama modelinde betimsel bir çalışmadır.Veriler 2016-2017 Eğitim Öğretim Yılı içinde Aydın ili Efeler ilçesinde MEB’e bağlı ortaokullarda okuyan 328 öğrencinin yazılı dokümanlarından elde edilmiştir. Bulgular tablolarda gösterilmiş, verilerin analizinde sıklık oranları kullanılmıştır. Araştırma bir ders saatiyle (40 dakika) ve düz yazı metinleri ile sınırlandırılmıştır. Serbest ve yaratıcı yazma yöntemleri ile elde edilen verilerin 142 tanesi olay yazısı 186’sı ise düşünce yazısıdır. Yazılı dokümanlar anlatım teknikleri bakımından dört temel unsura, düşünceyi geliştirme yolları bakımından ise 15 anlatım yoluna göre incelenmiştir. Düşünceyi geliştirme yolları öğrencilerin çalışmalarında yer verdiği uygulamalar çerçevesinde belirlenmiştir.Araştırma sonucunda tür sınıflaması yapılmaksızın yazılı anlatım becerilerinde en çok kullanılan tekniğin öyküleyici anlatım, düşünceyi geliştirme yolunun ise görsellerden yararlanma olduğu tespit edilmiştir. Buna karşın en az kullanılan teknik tartışma; düşünceyi geliştirme ise sözel bilimsel ifadelerden yararlanmadır
Etkin Bir Girişimcilik Eğitim İçeriği Tartışması: Akademisyenler, Girişimciler Ve Öğrenciler Üzerinde Saha Araştırmaları
Girişimciliğin önemsendiği,girişimcinin oldukça desteklendiği ve teşvik edildiği günümüzde, girişimcilikeğitimi ve içeriği üzerinde bilimsel olarak çalışılması gereken bir konu halinegelmiştir. Bu gerek üzerine yapılan bu çalışmada girişimcilik eğitim içeriğininmevcut durumda hangi konular üzerinde yoğunlaşması gerektiği hem girişimciler,hem bu dersi veren öğretim elemanları hem de bu dersi alan lisans öğrencileriüzerinde gerçekleştirilen 3 araştırma ile ortaya konmaya çalışılmıştır. Anketve mülakat yöntemlerinin kullanıldığı araştırmada TUBİTAK 1601 Yenilik veGirişimcilik Alanlarında Kapasite Artırılmasına Yönelik Destek Programıkapsamında ele alınan ders modülleri 3 farklı örneklem açısındandeğerlendirilmiştir. Çalışmanın genel bulgularına göre öğretim elemanları;yaratıcı ve yenilikçi fikir oluşturma ve girişimciliğin temelleri konularına,girişimciler; kendini iyi ifade edebilme/etkili sunum, teknoloji ve hukuk konularına,öğrenciler ise; mentorlük uygulaması, etkili sunum teknikleri, yaratıcı veyenilikçi fikir üretimi ve iş planı geliştirme konularına önem göstermektedir.
ENGELLİ ÇOCUĞA SAHİP ANNELERİN SOSYAL DESTEK ALGILARI: PSİKOLOJİK DANIŞMANLARIN ROLLERİ
Bu çalışmanın amacı engelli çocuğa sahip olan annelerin sosyal destek algılarına ilişkin görüşlerinin incelenmesidir. Bu bağlamda zihinsel engelli çocukların devam ettiği eğitim kurumlarındaki psikolojik danışmanların rol ve sorumlulukları üzerinde durulmuştur. Bu amaçla Denizli Rehberlik ve Araştırma Merkezi’nden hizmet alan 11 engelli çocuk annesi ile nitel araştırma yöntemlerinden yarı yapılandırılmış görüşme yöntemiyle veri toplanmıştır. Görüşmeler ses kayıt cihazıyla kayıt edildikten sonra yazıya dökülmüş ve betimsel analiz tekniği kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmada, annelerin toplumun bakış açısından rahatsız oldukları, çoğunlukla eş, aile ve aile dışından bireylerden sosyal destek almadıkları görülmüştür. Çocukların bakımı anneler tarafından yapılmaktadır ve annelerin birçoğu tükenmişlik yaşadıklarını ifade etmişlerdir. Genellikle çocuklarının devam ettiği eğitim kurumları ve bu kurumlarda çalışanların desteğinden memnun olduklarını belirtmişlerdir. Annelerin çocuklarının geleceklerine ilişkin belirsizlik ve kaygı yaşadıkları, bazı annelerin ise çocukları için iş, evlenme, kardeşlerinin bakması, kurum bakımı gibi planlamalar yaptıkları görülmüştür. Araştırma bulguları doğrultusunda annelerin tanılama aşamasından itibaren, çocuklarının engel durumu, maddi, psikolojik ve eğitim desteğine ulaşma konularında bilgiye ve yönlendirmeye ihtiyaç duydukları söylenebilir. Engelli çocukların devam ettiği eğitim kurumlarında çalışan psikolojik danışmanların çocukların eğitsel, mesleki ve kişisel gelişimleri için özellikle annelere yönelik bilgi verme, yönlendirme, psikoeğitim grupları, grup rehberliği etkinlikleri yapmaları önerilebilir.Anahtar sözcükler: Engelli çocuk annesi, algılanan sosyal destek, psikolojik danışma
“Benim Milletim…”: AK Parti İktidarı, Din ve Ulusal Kimlik
le, Büke Koyuncu’nun çalışmasının son dönemde öne çıkan “Yeni Türkiye”nin ulusal kimliğinde dinin rolüne ilişkin tartışmalar ve çalışmalar içinde önemli bir yeri olduğunu ve olacağını belirtmek gerekir. Koyuncu bir ulusal kimliğin vazgeçilmezleri olan ulusal tarih, ulusal kahraman, ulusal bayram, ulusal değerler gibi tüm unsurları Bourdieu üzerinden farklı bir bakış açısıyla ele almakta ve tüm bu unsurlar bağlamında İslamın ulusal kimlik içinde yerleştiği merkezi konumu çarpıcı örneklerle desteklemektedir. Çalışmanın AK
Sınıf Öğretmeni Adaylarının ?Beden Eğitimi Ve Oyun Öğretimi? Dersine Yönelik Tutumlarının Değişik Faktörlerce İncelenmesi
Bu araştırmanın amacı, sınıf öğretmeni adaylarının “Beden Eğitimi ve Oyun Öğretimi” dersine yönelik tutumlarının; Üniversiteler, sınıfları, cinsiyet, geçmişte spor yapma, düzenli spor yapma ve öğretmenlik mesleğini tercih nedenlerinin etkisini bu değişkenler açısından incelemektir. Araştırmanının evrenini 2014-2015 akademik yılında Konya Necmettin Erbakan Üniversitesi ve Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Eğitim Fakültesi Sınıf Öğretmenliği Ana Bilim Dalında öğrenim gören 3. ve 4. Sınıf öğretmen adayları oluşturmuştur. Araştırmanın örneklemini ise, Üniversitelerin ilgili bölümlerinde öğrenim gören, öğrencilerden seçkisiz olmayan amaç örnekleme metodu ile belirlenen toplam 472 öğretmen adayı oluşturmuştur. Bu çalışmada “Beden Eğitimi ve Oyun Öğretimi” Dersine Yönelik Tutum Ölçeği (BEOÖDYTÖ) 36 sorudan oluşan likert tipi anket uygulanılmıştır. Verilerin analizinde; toplanan veriler SPSS 16.0 paket programı ile değerlendirilerek, frekans, ttesti, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ile analiz edilmiştir. Elde edilen sonuçlar tablolar haline dönüştürülüp yorumlanmıştır. Öğretmen adaylarının beden eğitimi ve oyun öğretimi dersine yönelik tutumlarının geçmişte ve halan düzenli spor yapanlar ile kendi isteği ile öğretmenliği tercih edenlerde daha olumlu olduğu tespit edilmiştir
Tüketici Satın Alma Kararlarında Tüketici Etnosentrizmi ve SosyoPsikolojik Faktörlerin Etkisi
The aim of this study, which is determine the importance of the concept of ethnocentrism for businesses and consumers, is to carry out the role of consumer ethnocentrism in the behavior of consumers. In this regard, it is aimed to learn the effects of the ethnocentric tendencies and consumer ethnocentrism on consumer behaviours in the province of Antalya, Isparta and in Bucak district of Burdur, where is situated in the Western Mediterranean Region. Within the scope of the research, the data were collected by using the questionnaire data collection method used in quantitative research with CETSCALE five-point Likert scale which is used face-to-face interviews with 632 participants who participated in the research. In addition to this, factor analysis was performed to reduce 20 propositions other than the 17 propositions of the CETSCALE scale included in the questionnaire form. According to the results of the factor analysis, 8 proposals measure country of the origin, quality and price effect, 2 suggestions measure the nationalism, 5 suggestions to patriotism, 2 suggestions to conservatism and the last 3 proposals measure the loyalty dimension to foreign cultures, as well. Additively, the proposition was found appropriate to sum up 20 propositions under five headings. In the application made on the participants attending in the study, it was determined that there is a difference between the price and country of origin variable and age groups, the consumers who have a high sense of nationalism have higher ethnocentric tendencies and low ethnocentric tendencies of consumers with low patriotic sense. In addition, it was concluded that the sense of conservatism had a positive effect on the consumer ethno-centrism, and additionally consumers in Antalya province had more ethnocentric tendencies. In this context, it is thought that it will be more easier for a company, where will operate in the Western Mediterranean Region when it examines this study that will to determine the factors that affect the behavior of the consumer. Also, the company would be able to gain superiority over other competitors operating in a similar field.Günümüzde özellikle teknolojinin gelişmesi tüketicilerin yaşam kalitelerini arttırmakla birlikte, sadece pazarlama anlayışında değil aynı zamanda tüketicilerin ihtiyaçlarının ve taleplerinin karşılanmasında köklü değişikliklere neden olmaktadır. Bu sebeple, bir işletmenin tüketici davranışlarına etki eden faktörleri daha önceden belirlemesi, talep ve ihtiyaçların tam olarak karşılanmasını sağlamakla birlikte aynı ürünleri tedarik eden rakip işletmelere karşı da rekabet edebilmesini kolaylaştırmaktadır. Bu sayede günümüzdeki işletmelerin tüketicilere verdikleri değer gittikçe artmakta ve tüketici davranışlarına etki eden faktörler hem işletmeler hem de pazarlamacılar açısından büyük önem kazanmaktadır.Tüketiciler ürün ve hizmetleri satın alırken veya tüketirken, tüketiciler üzerinde kişisel, psikolojik, kültürel, sosyal vb. olmak üzere birçok faktörler etkili olmaktadır. Bu faktörler arasında giderek önem kazanmaya başlayan etmenlerden birisi de etnosentrizm kavramıdır. Etnosentrizm kavramının işletmeler ve tüketiciler açısından önemini belirlemeye yönelik yapılan bu çalışmada nicel araştırma yöntemlerinden anket tekniği kullanılmıştır. Çalışma üç temel bölümden oluşmaktadır. Çalışmanın ilk bölümünde tüketici, tüketici davranışları ve tüketici davranışlarına etki eden faktörlere değinilmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünde etnosentrizm ve tüketici etnosentrizmi kavramları ele alınmıştır. Üçüncü bölümde ise, Antalya ve Isparta ili ile Bucak ilçesinde bulunan tüketiciler üzerinde yapılan uygulamaların sonuçlarına yer verilmiştir. Sonuç olarak, Antalya İli’nde bulunan tüketicilerin tercih eğilimlerinde daha çok etnosentrik kavramının etkili olduğu ortaya çıkmıştır