2779 research outputs found
Sort by
Entegre Raporlama Kılavuz İlkelerine Bağlılık Seviyesinin Değerlendirilmesi: Finansal Hizmet Sektöründe Bir Araştırma Evaluatıon Of The Level Of Commıtment To The Integrated Reportıng Guıdelınes: A Study In The Fınancıal Servıce Sector
Bu çalışma entegre raporlama girişimini benimsemiş, finansal hizmet sektöründe
faaliyet gösteren şirketlerin entegre raporlama kılavuz ilkelerine bağlılık seviyesini
analiz etmek amacıyla yapılmıştır. Bu kapsamda finansal hizmet sektöründe faaliyet
gösteren işletmelerin yayınladıkları entegre raporlar, entegre raporun kılavuz ilkelerine
göre değerlendirilerek Maxqda2020 programı ile içerik analizine tabi tutulmuştur. Bu
sayede kılavuz ilkelere bağlılık düzeyi, hangi ilkelerin ne sıklıkla kullanıldığı, finansal
hizmet sektöründe faaliyet gösteren işletmelerin entegre raporlamadaki genel eğilimleri
belirlenerek entegre rapor uyum skorları oluşturulmuştur. Oluşan entegre rapor uyum
skorları ile karlılık oranları arasında ilişki araştırılmıştır. Çalışmanın sonucunda on
şirketin incelenen otuz entegre raporuna, entegre raporlamanın yedi kılavuz ilkelerine
cevap veren toplam 701 kodlama yapılmıştır. Bu kodlamalardan 158’i “stratejik odak
ve geleceğe yönelim” ilkesine cevap veren maddelerden oluşmaktadır. Ayrıca
oluşturulan entegre rapor uyum skorları ile karlılık oranları arasında anlamlı bir ilişki
bulunamamıştır
Social Exclusion, Self-Forgiveness, Mindfulness, and Internet Addiction in College Students: a Moderated Mediation Approach
Internet addiction is a growingly prevalent behavioral addiction that causes numerous
psychosocial problems. Investigating the causes and consequences of Internet addiction is
fundamental to comprehend and prevent it. Therefore, the current study provided protective and promotive factors for undesired effects of social exclusion on Internet addiction.
The study examined a moderated mediation model to test whether mindfulness moderated
the mediating role of self-forgiveness in the association between social exclusion and
Internet addiction among young adults. The participants of the present study included 358
undergraduate students attending a state university in Turkey. They ranged in age from 20
to 28 years (M = 21.89, SD = 1.95). The participants comprised 206 (57.5%) female and
152 (42.5%) male college young adults. Overall, the study findings indicated that selfforgiveness mediated the relationship between social exclusion and Internet addiction,
and mindfulness moderated the mediating role of self-forgiveness in this association.
Contending with negative outcomes of social exclusion and Internet addiction, and
mitigating and buffering roles of self-forgiveness and mindfulness provide important
implications to design prevention and intervention services for reducing Internet-related
addictive behaviors
Yenilenebilir Enerji Tüketimi Finansal Gelişme İlişkisi: Gelişmiş Ülkeler Üzerine Bir Araştırma = The Relatıonshıp Between Renewable Energy Consumptıon And Fınancıal Development: A Research On Developed Countrıes
Çalışmanın temel amacı, Hatemi-J (2020) tarafından geliştirilen, asimetrik panel
nedensellik testi yardımıyla 1980-2018 örneklem döneminde G7 ülkelerinden oluşan bir
panel için finansal gelişme, ekonomik büyüme ve enerji tüketimi arasındaki potansiyel
asimetrik etkileşimi test etmektir. Finansal gelişme ve yenilenebilir enerji tüketimi
arasında bir Granger nedensellik ilişkisi olmamasına rağmen asimetrik etkiler göz önüne
alındığında finansal gelişmeden yenilenebilir enerji tüketimine ve yenilenebilir enerji
tüketiminden finansal gelişmeye doğru bir nedensellik ilişkisi tespit edilmiştir. Sonuçlar
finansal gelişme, yenilenebilir enerji ilişkisinde asimetrik etkileşime işaret etmektedir.
Bunlara ek olarak pozitif ve negatif bileşenler dikkate alındığında, yenilenebilir enerji
tüketiminden büyümeye doğru bir nedensellik ilişkisi tespit edilmiştir. Son olarak
büyüme yenilenebilir enerji tüketiminin Granger nedeni olduğu gibi büyümeden
yenilenebilir enerji tüketimine hem pozitif hem de negatif bileşenler bazında bir
nedensellik ilişkisi söz konusudur
Üniversite Öğrencilerinin Nomofobi Düzeyleri ile Farklı Davranış Örüntülerinin Arasındaki İlişkilerin İncelenmesi Examination of the Relationship Between Nomophobia Levels and Different Behavior Patterns of University Students
Öz Günümüzde akıllı telefonların kullanımı bireylerin günlük hayatını oldukça kolaylaştırmakta ve hayatlarıyla içiçe geçmiştir. Fakat problemli ve aşırı akıllı telefon kullanımının birey üzerinde bağımlılık, stress, huzursuzluk gibi olumsuz psikolojik etkileri de vardır. Son zamanlarda medyada ve akademide vurgulanan olgulardan biri de nomofobidir. Nomofobi, bireyin mobil cihazına erişemediğinde veya iletişim kuramadığında hissettiği korku ve kaygı olarak tanımlanmaktadır. Bu kaygı, bireyin yaşantısındaki işlere odaklanmasını olumsuz yönde etkiler. Akıllı telefonların yaygınlığının artmasına paralel olarak özellikle gençler arasında nomofobi de artış göstermiştir ve gençlerin akademik yaşantılarında ve başarılarında olumsuzluklar olabilmektedir. Bu yüzden gençlerdeki davranış örüntülerindeki değişikliklerin tespiti önemlidir. Bu çalışmanın amacı, 2015-2016 öğretim yılı bahar döneminde farklı illerdeki üniversitelerin farklı bölümlerinde öğrenim gören 683 üniversite öğrencisi arasında nomofobinin yaygınlığını ve nomofobinin etkilediği bireylerin davranış örüntülerini incelemektir. Tarama yöntemiyle gerçekleştirilen çalışmanın analiz aşamasında betimsel istatistikler, bağımsız örneklem t-testi ve tek yönlü varyans analizi kullanılmıştır. Kullanılan ölçekten alınan ortalama puan ve ölçeğin iki alt boyutu olan bilgiye erişmeme, iletişime geçememe boyutlarına göre nomofobinin öğrenciler arasında yaygınlaştığı tespit edilmiştir. Ayrıca, çalışmanın bulguları, nomofobiye yatkın bireylerin, gün içerisinde sıklıkla telefonlarını kontrol ettiklerini, yanlarında şarj aleti cihazı taşıdıklarını, gece telefonlarını kapatmadıklarını, yatmadan önce yatakta telefonlarıyla zaman geçirdiklerini ve uyanır uyanmaz telefonlarını kontrol ettiklerini ortaya çıkarmıştır. Anahtar sözcükler: Nomofobi, davranış örüntüleri, akıllı telefon, üniversite öğrencileri AbstractToday, use of smart phones facilitates daily lives of individuals and are quite intertwined with their lives in general. However, problematic and excessive smartphone use also leads to negative psychological effects such as, dependence, stress, anxiety. As one of the recent phenomena highlighted by both media and academia, nomophobia is defined as “feeling of fear and anxiety when an individual cannot access to or communicate via their mobile device.” Such anxiety negatively affects the individual’s focus on his/her daily tasks. In line with increasing prevalence of smartphones, nomofobia seems to be on the rise especially among young people, which is proved to have negative effects on their academic life and performance. Therefore, specification of changes in young people’s behaviors is important. This study aims to examine the prevalence of nomofobia and its effects on behavior patterns among 683 university students, who were enrolled in various universities in various provinces during the 2015-2016 Spring Semester. Data analysed by utilizing descriptive statistics, independent samples t-test and ANOVA. The mean of total points scored from nomofobia scale and its two dimensions, i.e. inability to access information and communication pointed out the prevalence of nomophobia among participants. Frequently checking phones during the day, carrying a charger device at all times, keeping phones turned on during night, spending time with phone before sleep, checking phones upon wake-up were the common behaviors.Keywords: Nomophobia, behavior patterns, smartphone, university students
Üniversite Öğrencilerinin Meraklılık Düzeylerinin Bazı Değişkenler Açısından İncelenmesi
Bu araştırmanın amacı, üniversite öğrencilerinin meraklılık düzeylerini belirlemek ve bunun cinsiyet, fakülte, üniversiteye girişteki puan türü, gelir düzeyi ve başarı algılarına göre değişip değişmediğini ortaya koymaktır. Tarama modelinin kullanıldığı çalışmada Erwin (1998) tarafından geliştirilen ve genişlik ve derinlik olmak üzere iki alt boyuttan oluşan “Meraklılık Ölçeği”nin Türkçe’ye uyarlama çalışması yapılmıştır. İç tutarlılığın göstergesi olarak elde edilen Cronbach alfa değeri .86 olarak bulunmuştur. Ölçeğin yapı geçerliğinin belirlenmesi amacıyla yapılan faktör analizi sonucunda uyarlama çalışması yapılan ölçekteki maddelerin, orijinal ölçekte olduğu gibi iki alt boyutta toplandığı belirlenmiştir. Elde edilen bulgular, üniversite öğrencilerinin (n:620) meraklılık düzeylerinin, ölçekten elde edilen ortalama puanın, ölçek orta puanının üstünde olması nedeniyle yüksek düzeyde olduğunu ortaya koymuştur. Ölçeğin genişlik boyutuna ilişkin puan ortalaması, derinlik boyutuna ilişkin puan ortalamasından daha yüksek bulunmuştur. Ayrıca öğrencilerin meraklılık düzeylerinin cinsiyet, öğrenim görülen fakülte ve üniversiteye girişteki puan türü açısından farklılık gösterdiği, gelir düzeyi ve başarı algısı açısından ise farklılık göstermediği belirlenmiştir
EMTİA PİYASALARINDA RASYONEL BALONLAR VE VOLATİLİTE YAYILIMLARININ ARAŞTIRILMASI: DEĞERLİ METALLERDEN KANITLAR
Price bubbles which can be expressed as thedeviation of the price of an asset from its fundamental value, have significantimpacts on markets. The effects of the financial crisis that started with theburst of the housing bubbles in the USA in 2008 have spread all over the worldand turned into a global crisis. In this study, the price bubbles of gold, silver,platinum and palladium in the commodity markets for the period between01.01.2010-19.02.2019 were investigated. RtADF, SADF and GSADF methods wereused to determine the formation and burst periods of price bubbles. As a resultof the analysis, price bubbles were found in gold, silver and platinum, whereasno bubbles were found in palladium prices. Due to the close formation dates ofthese bubbles, whether there was any return or volatility spillover betweengold, silver and platinum markets was investigated with VAR-EGARCH method. As aresult of the study, it was found that there was a multiple spillover betweenthe gold, silver and platinum returns. Thus, it was concluded that the pricebubbles formed in precious metals triggered each other. Findings regarding thepresence of price bubbles in the precious metal markets are crucial for tradersin terms of trading timing. However, the findings related to the volatilityspillover among precious metals are also important in terms of considering theeffect of this spillover for the investors who provide hedging by preciousmetals.Bir varlığın fiyatının, varlığın temeldeğerinden sapması olarak ifade edilebilen fiyat balonları, piyasalar üzerindeönemli etkilere sahiptir. ABD’de 2008 yılında konut fiyat balonununpatlamasıyla başlayan finansal krizin etkileri tüm dünyaya yayılarak küreselkrize dönüşmüştür. Bu çalışmada emtia piyasalarında yer alan değerlimetallerden altın, gümüş, platin ve paladyum fiyatlarında 01.01.2010-19.02.2019dönemi için fiyat balonlarının varlığı araştırılmıştır. Araştırmada fiyatbalonlarının oluşum ve patlama dönemlerini ortaya koyabilen RtADF, SADF veGSADF yöntemleri kullanılmıştır. Analizler sonucunda altın, gümüş ve platinfiyatlarında balona rastlanırken, paladyum fiyatında herhangi bir balonunvarlığına dair kanıt bulunamamıştır. Söz konusu balonların birbirine yakıntarihlerde meydana gelmesi nedeniyle de ayrıca altın, gümüş ve platinpiyasaları arasında getiri ve volatilite yayılımının bulunup bulunmadığıVAR-EGARCH yöntemi ile araştırılmıştır. Araştırma sonucunda da altın, gümüş veplatin getirileri arasında çoklu bir yayılım olduğu tespit edilmiş, böylecekıymetli madenlerde oluşan fiyat balonlarının birbirini tetiklediği sonucunaulaşılmıştır. Kıymetli metal piyasalarında fiyat balonlarının varlığı ileilgili elde edilen bulgular, bu piyasadaki yatırımcılar için işlem zamanlamasıaçısından önemlidir. Diğer taraftan kıymetli metaller arasındaki volatiliteyayılımı ile ilgili bulgular da kıymetli metallerle finansal korunma sağlayanyatırımcıların kıymetli metaller arasındaki şok yayılımlarını dikkate almasıaçısından önemlidir
Teachers Candidates’ Views and Activity Suggestions towards Empathy in Life Studies Courses
Bu çalışmada sınıf öğretmeni adaylarının empati hakkındaki görüşlerini belirlemek ve Hayat Bilgisi dersine yönelik geliştirdikleri empati temelli etkinlikleri incelemek amaçlanmıştır. Nitel araştırma yöntemi kullanılan çalışmada, Sınıf Öğretmenliği Anabilim Dalı 3. ve 4. sınıf öğretmen adaylarından oluşan toplam 46 kişi belirlenmiştir. Öğretmen adaylarına empati kavramı ve Hayat Bilgisi derslerinde empatinin önemi hakkındaki görüşlerini belirlemeye yönelik sorulardan oluşan açık uçlu anket ve görüşme uygulanmıştır. Ayrıca İlkokul 3. sınıf Hayat Bilgisi ders kitabında bulunan konulardan empatik etkinliklere yer verilmiş olanlar tespit edilmiş, ardından öğretmen adaylarının bu konuların kazanımlarıyla ilgili olarak alternatif etkinlikler geliştirmeleri istenmiştir. Elde edilen veriler doğrultusunda öğretmen adaylarının genel olarak empatiyi önemsedikleri, Hayat Bilgisi başta olarak diğer derslerde de kullanılmasının önemli olduğunu düşündükleri görülmüştür. Ayrıca öğretmen adaylarının geliştirdikleri etkinliklerde örnek olay incelemesi, drama, resim çizme, altı şapkalı düşünme, mektup ve günlük yazma gibi yöntemler kullanarak konuyla ilgili etkinlikler oluşturdukları görülmüştür. Öğretmen adayları oluşturdukları empati temelli etkinliklerin Hayat Bilgisi dersinde öğrencilerin aktif olmaları için oldukça önemli olduğunu düşünmektedirler.Thepurpose of this study is to determine the viewpoints of teacher candidates onempathy and examine the empathy-based activities they have developed for Life StudiesCourse. In the study using qualitative research method. It was specified atotal of 46 people consisting of 3rd and 4th grade from Pre-Service ClassroomTeacher Education Department. Open-ended questionnaires and interviews wereconducted on the teacher candidates to identify the concept of empathy and the coursesof Life Studies. Those who have been involved in the empathic activities of thesubjects in the 3rd grade Life Studies text books of the primary school wereidentified, and then the candidates were asked for alternative eventdevelopments regarding the achievements of these subjects. In terms of the dataobtained, it has been seen that the prospective teachers generally regardempathy as important, and that it is important to use it in other subjects,especially at this course. It has been seen that teacher candidates havedeveloped activities related to the topic by using methods such as case study,drama, picture drawing, six hat thinking, letter and diary writing. Teachercandidates think that the empathy-based activities create are very importantfor the students to be active in Life Studies Courses