Mehmet Akif Ersoy University

OpenAccess @MAKÜ (Burdur Mehmet Akif Ersoy University)
Not a member yet
    2779 research outputs found

    Sağlık Çalışanlarının Yıldırıcı Davranışa Maruz Kalma ve Mesleki Adanmışlık Düzeylerinin Araştırılması: Bir Hastane Örneği

    No full text
    The success of a health institution is mostly related to efforts of its health care workers. In order to achieve health service delivery goals of the institution, other health care workers are expected to both fulfill their determined tasks and job commitments contribute to their organizations. Considering this critical aspects, it has been lately determined a necessity of scholarly work on scrutinizing health care workers’ job commitments. This study aims to examine the relationship between psychological violence (mobbing) behaviors and levels of job commitment of healthcare employees. Using quantitative methodology, except for doctors and nurses, a survey conducted with 104 health care workers who had been serving in a University Hospital. In the evaluation of the datum, it is drawn upon, frequency analysis, factor analysis, regression and correlation analysis are used. As a result of analyzes performed to determine the relationship between psychological violence and job commitment, there is a positive relationship between “quality of work and life” and “effort”. Also it is found that there is a significant negative relationship between “violance to job reputation and obstruction to selfesteem” and “love to job”.Sağlık kurumunun başarısı, tüm sağlık çalışanlarının gösterdiği çabayla büyük oranda alakalıdır. Sağlık hizmeti sunumunda hekim ve hemşire dışı diğer sağlık çalışanlarından, tanımlanmış görevlerini yerine getirmelerine ek olarak adanmışlıklarıyla kuruma katkı sağlamaları beklenmektedir. Bu nedenle son yıllarda sağlık çalışanlarının mesleki adanmışlık düzeylerini inceleyen çalışmalara olan ihtiyacın arttığı görülmektedir. Araştırmanın amacı, sağlık çalışanlarının yıldırıcı davranışa maruz kalma ve mesleki adanmışlık düzeylerini tespit ederek aralarındaki ilişkiyi ortaya koymaktır. Araştırmada Isparta İlinde bulunan bir kamu hastanesinde görev yapan hekim ve hemşire dışı toplam 104 sağlık çalışanı ile anket gerçekleştirilmiştir. Verilerin değerlendirilmesinde frekans analizleri, faktör analizi, regresyon analizi ve korelasyon analizi kullanılmıştır. Sonuçlar incelendiğinde yıldırıcı davranış faktörleri ile mesleki adanmışlık faktörleri arasında yapılan karşılaştırmada sadece “iş ve yaşam kalitesine yönelik saldırı” ile “gayret gösterme” arasında pozitif bir ilişki olduğu görülmüştür. “Mesleki itibara yönelik saldırı ve kendini göstermenin engellenmesi” yıldırıcı davranışının “mesleği sevme” üzerinde istatistiksel olarak anlamlı ve negatif yönlü bir etkisinin olduğu tespit edilmiştir

    Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Öğrencilerinin Öğrenme Stilleri

    No full text
    Çağımızın bilgi çağı olması ve öğrenmede kazanılmasıgereken bilgi, beceri, tutum ve davranışların gün geçtikçe artması, bireylerinbu bilgileri edinmesi için öğrenme süreçlerini öğrenmesini kaçınılmazkılmaktadır. Buaraştırmanın amacı; Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Eğitim Fakültesi Bilgisayarve Öğretim Teknolojileri Eğitimi Bölümü öğrencilerinin öğrenme stillerinibelirlemektir. Araştırmanın verileri, Kolb (1985) tarafından geliştirilen, dahasonra da Akkoyunlu ve Aşkar (1993) tarafından Türkçe’ye çevrilerek,güvenilirlik çalışması yapılan Öğrenme Stilleri Envanteri ve oluşturulankişisel bilgi formu kullanılarak elde edilmiştir. Kişisel bilgi formu ve envanteryoluyla toplanan verilerin çözümlenmesinde; frekans, yüzde ve KiKare (Chi-quare) Testi kullanılmıştır. Bu çözümlemeler sonucundaöğrencilerin; %42,6’sının Özümseyen Öğrenme Stili’ne sahip oldukları tespitedilmiş; cinsiyet özellikleri ve sınıf düzeylerine göre ise anlamlı birfarklılık ortaya çıkmamıştır

    Devrim Arabaları: "Ya Yaparsak!..."

    No full text

    6 Yaş Çocukları İçin Hazırlanan Bilim ve Bilim İnsanı Öğretim Programı'nın Etkililiği

    No full text
    The main purpose of this study is that Science and Scientist Teaching Program prepared for pre-school education, the ongoing six-year-olds, the children's science and scientists' perceptions of the impact of revealing. In this study, the experimental model "single pretest-posttest experimental designs no control group" is used. The research was conducted in the first half of the 2012-2013 academic year, giving a special kindergarten educational activities in the province of Izmir age group of 6 to 17 students by the Science and Nature Activities. Six aged group is occurred 11 girls and 6 boys. Their average of age is X = 64,24 months. Students to participate in the pre-test and post-test measurements, as well as the condition of attendance were considered to be fulfilled in. In this study, in order to determine the perceptions of children's ?Pre-school Science and Scientists ?Perception Interview Form? was used. The content analysis was conducted because qualitative data was obtained in the research. In this context, it was benefited from Chambers, Barman, Newton & Newton and Güler & Akman's science and scientists? groupings for removing the categories and general phrases. Also, it was examined the frequency of these categories and the results were given as percentage and frequency. As a result of research ?Science and Scientist Teaching Program" is effective in changing and developing for children's perceptions of science and scientists, has emerged.   Key Word: Science, scientist, pre-school education, science educationBu çalışmanın temel amacı, okulöncesi eğitime devam eden 6 yaş çocukları için hazırlanan Bilim ve Bilim İnsanı Öğretim Programı’nın, çocukların bilim ve bilim insanı algıları üzerindeki etkisini ortaya çıkarmaktır.   Bu çalışmada, deneme modellerinden “Tek grup ön test-son test kontrol grupsuz deney deseni” kullanılmıştır. Çalışma grubunu 2012-2013 eğitim-öğretim yılının birinci yarısında, özel bir okulöncesi eğitim kurumuna devam eden 6 yaş grubu 17 öğrenci oluşturmuştur. Çalışma Fen ve Doğa Etkinlikleri kapsamında yürütülmüştür. 6 yaş grubu öğrencilerden 11’i kız 6’ sı erkektir. Çocukların yaş ortalaması X = 64,24 aydır. Bu araştırma da çocukların bilim ve bilim insanına yönelik algılarını belirlemek amacıyla veri toplama aracı olarak, “Okul Öncesi Bilim ve Bilim insanı Algıları Görüşme Formu” kullanılmıştır. Araştırmada nitel veriler elde edildiği için içerik analizi yapılmıştır. Bu bağlamda Chambers, Barman, Newton ve Newton, Güler ve Akman’ın bilime ve bilim insanına yönelik olan gruplamalarından da yararlanılarak verilerden genel anlam öbekleri ve kategoriler çıkartılarak bunların metin içindeki görülme sıklığına bakılmıştır. Sonuçlar yüzde ve frekans olarak verilmiştir. Araştırma sonucunda  “Bilim ve Bilim İnsanı Öğretim Programı’nın” çocukların bilim ve bilim insanına yönelik algılarını değiştirmede etkili olduğu ortaya çıkmıştır. Anahtar Sözcükler: Bilim, bilim insanı, okulöncesi eğitim,fen eğitim

    Amortisman Sandığı’ndan Devlet Yatırım Bankasına: Borç İtfasından Sermaye Türetmek

    No full text
    Devlet Yatırım Bankası (DYB) 1964 yılında kalkınma planlarının finansmanından sorumlubir banka olarak kuruldu. DYB, 1953 yılında kurulan kamu borçlanma politikasının birmekanizması olan Amortisman ve Kredi Sandığı’nın zaman içinde dönüşmesiyle açığaçıktı. Amortisman ve Kredi Sandığı ise yine kamu borçlanması açısından benzer fakatdaha dar bir niteliğe sahip olan, 1935 yılında kurulan Amortisman Sandığı’nın yenidendüzenlenmiş haliydi.1930-1960 döneminde ekonomik kalkınma; ülke içi kaynaklarla, özellikle iç borçlanmaile gerçekleştirilmişti. Bu durum devlet borçlanma piyasasının düzenlenmesini zorunluhale getirmişti. Amortisman Sandığı iç borçlanmanın devamlılığı ve devlet borçlanmapiyasasının dalgalanmasının önlenmesi için ara mali bir mekanizma olarak işlevgörmekteydi. 1953’te güvenilirlik inşasının yanında kamu yatırımları için piyasadanborçlanabilme niteliği eklendi. 1964’te ise sadece kalkınmanın finansmanından sorumlukamu bankası haline getirildi. Bu çalışmada Devlet Yatırım Bankası’nı oluşturan sürecintarihsel analizi yapılacak ve 1930-1960 döneminde kamu borçlanma politikasının birürünü olduğu ortaya konulacaktır. Özellikle de 1930-1960 döneminde iç borçlar ve dışborçların itfasının bankanın sermayesinin kaynağı olduğu iddia edilecektir

    TÜRKMEN TÜRKÇESİNDE FİİLLERDEN YAPILAN KİŞİ ADLARI

    No full text
    The tradition and method of giving names to children differ from nation to nation. In the Turkish culture, since the name of a person is related to his/her fate, the selection of names has been done with care. The political and religious changes experienced by the Turkmen Turks in the historical process have affected their names. It is possible to understand the reflections of Turkish culture, the beliefs in Central Asia, the influence of Islam and the Soviet pressure, and follow sociological changes via them. In this study about people’s names in Turkmen Turkish, it has been found that 901 of the 7000 names were derived from verbs. 76 of these are female names and 29 of them are used for both boys and girls. The number of verb names given to boys is 796. It is seen that some derivational affixes, especially participle suffixes, in Turkish are also used in the derivation of people’s names. In this study, a total of 23 forms were found out of which ten were derivational affixes, nine were verbal nouns and four were modal verbs.Milletlerin çocuklarına ad verme gelenekleri ve usulleri farklıdır. Türk kültüründe kişinin adı, onun kaderiyle ilgili olduğu için adların seçimine özen gösterilmiş, çocuklara ad verme gelenekleri çok eski devirlerde oluşmaya başlamış ve bazı değişikliklerle günümüze kadar ulaşmıştır. Türkmen Türklerinin tarihî süreçte yaşadıkları siyasi ve dinî değişiklikler, onların ad verme âdetlerini etkilemiştir. Kişi adları üzerinden de Türk kültürünün yansımalarını, Orta Asya’daki inanışları, İslamlığın etkisini ve Sovyet baskısını anlamak ve sosyolojik değişiklikleri izlemek mümkündür. Türkmen Türkçesinde fiillerden yapılan kişi adlarıyla ilgili bu çalışmada, yaklaşık 7000 kişi adından 901’inin fiillerden yapıldığı tespit edildi. Bunların 76’sı kız adı, 29’u hem erkekler hem kızlar için ortak olarak kullanılan kişi adıdır. Erkek çocuklarına verilen fiil kökenli isimlerin sayısı ise 796’dır. Türkçedeki bazı yapım eklerinin özellikle sıfat-fiil yapma eklerinin kişi adları türetmede de kullanıldığı görülmektedir. İncelememizde on adedi yapım eki, dokuzu fiilimsi ve dördü kiplik olmak üzere toplam yirmi üç şekil tespit edilmiştir

    İLKÖĞRETİM MATEMATİK ÖĞRETMEN ADAYLARININ GEOMETRİK OLASILIK PROBLEMLERİNİ ÇÖZME SÜREÇLERİNİN ANALİTİK DÜŞÜNME BAĞLAMINDA İNCELENMESİ

    No full text
    Olasılık üzerine yapılan çalışmalar incelendiğinde; tutum ve başarı, kavram yanılgıları, olasılık problemlerini çözme ve kurma boyutlarına odaklanıldığı görülmektedir. Fakat geometrik olasılık problemlerinin çözüm sürecinin ilköğretim matematik öğretmen adayları tarafından nasıl gerçekleştiğinin halen yanıt bulamadığını söylenebilir. Üstelik bu süreç, son zamanlarda üzerinde önemle durulmaya başlanan analitik düşünme bağlamında incelenmiştir. Bu nedenle araştırmada, ilköğretim matematik öğretmen adaylarının geometrik olasılık problemlerini analitik düşünme bağlamında nasıl çözdüklerinin süreç olarak incelenmesi amaçlanmıştır. Özel durum çalışması yönteminin kullanıldığı araştırmanın katılımcılarını, 3 öğretmen adayı oluşturmaktadır. Verilerin toplanmasında klinik mülakat kullanılmıştır. Verilerin analizinde ise nitel veri analiz yöntemlerinden faydalanılmıştır. Araştırmanın sonucunda, problemi sadece bir öğretmen adayının çözebildiği tespit edilmiştir. Fakat o öğretmen adayı, bulmuş olduğu sonucu rastlantı ile bulmadığını belirtememiştir. Ayrıca çalışmaya katılan her öğretmen adayının problemi çözerken bir algoritma izledikleri, problemin çözümüne yeterince zaman harcadıkları ve tahmin - deneme yanılma gibi yöntemleri pek kullanmadıkları tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Analitik düşünme, geometrik olasılık, ilköğretim matematik öğretmen adayları, klinik mülakat, problem çözme

    A New Numerıcal Scheme Applıed On Re-vısıted Nonlınear Model Of Predator-Prey Based On Derıvatıve Wıth Non-Local And Non-Sıngular Kernel

    No full text
    A new concept of dynamical system of predator-prey model is presented in this paper. The model takes into account the memory of interaction between the prey and predator due to the inclusion of fractional differentiation. In addition, the model takes into account the inherent disposition of a prey or predator toward hunting or defending in time. Analysis of existence and uniqueness of the solutions is presented. A numerical method is used to generate some simulations as the fractional orders change from one to zero. A new traveling waves patterns are obtained

    Türkiye’de Olağanüstü Hal: Devlet Aklı, Askerler ve Siviller

    No full text
    The Turkish State of Emergency originated following the military coup in 12 September 1980 and lasted until the end of November 2002. Initially, the emergency state created a different set of administrative and legal rules in the areas where it was mainly implemented in the Kurdish populated regions in Turkey. However, the suspension of the norm under the emergency state that lasted almost for two decades caused a perpetuating shift in the civil and military administrations in Turkey. Moreover, it caused the emergency state to be not solely a legal and administrative implementation but a continuous reflection of Turkish raison d’état when it faces a crisis. This continuous reflection is also apparent in Turkey’s national threat perception and attribution of civil and military roles in public and political spheres. The attribution of civil and military roles under the emergency state, thus, both blurred the line between the distinct civil and military roles, as well as, the line between the norm and exception. In order to trace back the origins of the idea on the state of emergency in Turkey and derive the necessary empirical argument in the theoretical discussion, this article analyses minutes of the National Security Board (Milli Güvenlik Konseyi) and Consultation Assembly (Danışma Meclisi) during the relevant discussions. In order to explore the impact of state of emergency on the successor civilian governments, the article also analyses relevant parliamentary minutes and statements. Moreover, this study makes an analytical survey of the Turkish emergency state and highlights that, due to the long course of emergency rule; the line between ‘exception’ and ‘norm’ became blurred. We also focus on how the Turkish Armed Forces stepped into the civilian domain to restore state authority while the Kurdistan Workers’ Party (PKK) advanced its military campaign against the Turkish state in 1980s and 1990s. We also shed light on the changing military tactics, strategies and their consequences by referring to emergency of state in the early 1990s. We argued that Turkish General Staff was the practical state institution to decide upon the declaration of the state of emergency through the National Security Council. At the end of paper we claim that the emergency state emerged as not solely a legal and administrative implementation but a continuous reflection of Turkish raison d’état when it faces a crisis12 Eylül 1980 askeri darbesi Türkiye’de sosyal, ekonomik ve siyasal alanda geniş çaplı değişikliklere yol açmıştır. Aynı zamanda darbe yönetimi, 1982 yılında yürürlüğe giren ve günümüzde de geçerliliğini sürdüren Anayasa’yı hazırlamıştır. 1982 anayasanın önemli özelliklerinden biri olağanüstü hal kavramını Türkiye’nin siyasi arenasına taşıması olmuştur. 1982 Anayasası ile birlikte anayasal düzene dâhil olan olağanüstü hal, mevcut sıkıyönetim uygulamalarının yerine geçerek 1 Mart 1984 tarihinden başlayarak uygulamadan kalktığı 30 Kasım 2002 tarihine kadar varlığını sürdürmüştür. Bu çalışma, olağanüstü hal uygulamasının devlet aklının bir tezahürü olduğunu iddia etmektedir. Tehdit algılamalarına göre şekillenen olağanüstü hal uygulamalarının yasa koyucu ile yasa koruyucu arasındaki sınırların muğlâklaştığı dönemlerde güç kazandığı düşünülmektedir. Olağanüstü halin tesisine ve devamına karar veren muktedirin kendisidir. Bu çalışma öncelikli olarak devlet aklı ve olağanüstü hal kavramlarıyla ne kastedildiğini izah etmeye çalışmaktadır. Sonrasında Türkiye’de olağanüstü hal uygulamasının arkasındaki tartışmaları serimlemek için Milli Güvenlik Konseyi ve Danışma Meclisi tutanaklarını incelemektedir. Olağanüstü halin, askeri yönetimin ardında gelen sivil yönetimler üzerindeki etkisini incelemek için ise Meclis tutanaklarını mercek altına almaktadır. Çalışma boyunca ‘istisna’ ve ‘norm’ arasındaki çizginin olağanüstü hal uygulaması altında nasıl belirsizleştiği analitik bir çerçeveden örneklerle analiz edilmeye çalışılmaktadır. Özellikle 1980’li ve 1990’lı yıllarda Türk Silahlı Kuvvetleri’nin PKK ile silahlı mücadelede devlet otoritesini yeniden tesis etmek adına olağanüstü hal rejiminden yararlandığını ve askerlerin Milli Güvenlik Kurulu üzerinden olağanüstü hale karar veren yetkili merci olduğunu vurgulamaktadır. Bu durumun asker-sivil ve devlet-toplum ilişkisine doğrudan etki ettiği savunulmaktadır

    0

    full texts

    2,779

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    OpenAccess @MAKÜ (Burdur Mehmet Akif Ersoy University)
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇