2779 research outputs found
Sort by
ZİHİN HARİTALARI YOLUYLA FEN ÖĞRETMENİ ADAYLARININ BİLİME İLİŞKİN ALGILARININ BELİRLENMESİ
Bu araştırmanın amacı fen öğretmeni adaylarının bilim kavramına ilişkin algılarını zihin haritalama tekniği kullanarak belirlemektir. Bilindiği gibi çizimler bireylerin herhangi bir konuya ilişkin görüşlerini, algılarını ya da bilgilerini belirlemek için sıklıkla araştırmalarda kullanılmaktadır. Çizimler, resimler, renkler ve sözel ifadeler içeren zihin haritaları da, bireyin zihninde çağrışım yaparak konuya ya da kavrama ilişkin bilgilerini ortaya çıkaran güçlü bir tekniktir. Bu nedenle bu araştırmada veri toplama aracı olarak öğrencilerin bilim kavramına ilişkin yapmış oldukları zihin haritaları kullanılmıştır. Araştırmanın veri toplama sürecinde öncelikle öğretmen adaylarına zihin haritalarının kuramsal temellerine ve uygulama örneklerine ilişkin eğitim verilmiştir. Daha sonra 40 dakika süre verilerek öğretmen adaylarından bireysel olarak bilim kavramına ilişkin zihin haritası çizmeleri istenmiştir. Araştırmaya eğitim fakültesinde fen bilgisi öğretmenliği bölümünde öğrenim görmekte olan 60 öğretmen adayı katılmıştır. Araştırma nitel bir çalışma olduğundan verilerin analizde nitel veri analizi yöntemlerinden içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen verilerin analizi sonucunda fen öğretmeni adaylarının zihin haritalarında genellikle bilim ve teknolojiyi ilişkilendirdikleri, gözlem, araştırma, deney gibi bilimsel süreç becerilerini vurguladıkları görülmektedir. Ayrıca öğretmen adaylarının bilim dallarına ilişkin olarak sosyal bilimlere çok fazla vurgu yapmadıkları, buna karşılık fizik, kimya gibi fen bilimlerine zihin haritalarında yer verdikleri belirlenmiştir.&nbsp
THE EFFECTS OF ECONOMIC COMPLEXITY, EXPORT AND FIXED CAPITAL INVESTMENTS ON INCOME PER CAPITA: THE CASE OF G-20 COUNTRIES
Ülkelerin ihracat hacimlerinin büyüklüğündenziyade, ihracatın kompozisyonunun önem kazandığı günümüz dünya ekonomisinde,ülkelerin ne denli sofistike ürünler ürettikleri ve ihraç ettikleri oekonominin kompleksite derecesini göstermektedir. Bu çalışmada G-20topluluğundaki 18 ülke çerçevesinde; ekonomik kompleksite indeksi, ihracat vesabit sermaye yatırımı değişkenlerinin kişi başına düşen gelir üzerindekietkisi incelenmektedir. Analiz sonuçları Brezilya, Çin, Almanya, Endonezya,Japonya, Meksika, Güney Kore, Türkiye ve ABD için ekonomik kompleksiteindeksinin kişi başına düşen gelir üzerinde pozitif etkiye sahip olduğu birilişki ortaya koyarken; Arjantin, Avustralya, Kanada, Suudi Arabistan veBirleşik Krallık için negatif etkiye sahip bir ilişki ortaya koymaktadır.Brezilya hammadde ve ara mal niteliğindeki birincil ürünlerde ihracat payıartarken mamul ürünlerde ihracat payı azalan, buna karşılık ekonomikkompleksite düzeyi ile kişi başına düşen gelir arasında pozitif anlamlı ilişkielde edilen ve böylece diğer ülkelerden ayrışan tek ülke olma özelliğitaşımaktadır.In today's world economy, where the compositionof exports has gained importance rather than the size of export volumes ofcountries, how sophisticated products a country produces and exports indicatesthe complexity level of that country. In this study, the effects of economiccomplexity index, export and gross fixed capital formation variables on percapita income are analyzed for 18 countries in the G-20 community. The findingsof the study reveals positive impact of economic complexity index on per capitaincome for Brazil, China, Germany, Indonesia, Japan, Mexico, South Korea,Turkey and the US while revealing negative impact for Argentina, Australia,Canada, Saudi Arabia and the United Kingdom. Brazil is the only countrydifferentiates from the other countries in the sense of having the increasingexport share of primary products (raw materials and intermediate goods) whilehaving decreasing export share of manufactured products and also in the senseof having positive significant relationship between the economic complexitylevel and per capita income
Kadın Toplumsal Cinsiyet Rolü Stresi Ölçeği’nin (KTCRSÖ) Geliştirilmesi: Geçerlik ve Güvenirlik Çalışması
Toplumsal cinsiyet rolleri toplumdan topluma değişebilmekte ve biyolojik cinsiyetten farklı olarak, sonradan öğrenilmektedir. Çoğu zaman bireyler, istemeden de olsa toplumsal cinsiyet rollerine uygun hareket etmek durumunda kalabilmektedirler. Toplumsal cinsiyet rolüyle ilgili toplumun beklentilerinden kaynaklı olarak bireyin yaşadığı strese, toplumsal cinsiyet rolü stresi denmektedir. Toplumsal cinsiyet rolü stresini geçerli ve güvenilir olarak ölçebilecek bir ölçme aracına Türkiye kültüründe rastlanmamıştır. Bu nedenle, bu çalışmada kültüre özgü bir Kadın Toplumsal Cinsiyet Rolü Stresi Ölçeği’nin geliştirilmesi amaçlanmıştır. KTCRSÖ’nin geçerlik ve güvenirlik çalışmaları 721 kadın üniversite öğrencisi üzerinde yapılmıştır. Veriler SPSS 23.0 ve LISREL 8.8 programıyla analiz edilmiştir. KTCRSÖ’nün geçerlik çalışmaları için öncelikle uzman görüşü alınmıştır. Ardından yapı geçerliği, açımlayıcı faktör analizi ile incelenmiştir. KTCRSÖ, 20 maddeden oluşan, 4 faktörlü ve beşli derecelendirme tipinde bir ölçektir. 4 faktör bir arada, toplam varyansın % 64’ünü açıklamaktadır. Ölçüt bağıntılı geçerlik çalışması kapsamında KTCRSÖ’nün, Zeyneloğlu ve Terzioğlu (2008) tarafından geliştirilen Toplumsal Cinsiyet Rolleri Tutum Ölçeği (TCRTÖ) ile korelasyonlarına bakılmıştır. TCRTÖ ile KTCRSÖ pozitif yönde ve manidar düzeyde .681’lik bir korelasyon saptanmıştır. KTCRSÖ’nün güvenirliği ise Cronbach Alpha katsayısı (Alpha = .926) ve testi yarılama yöntemi ile (.97) sınanmıştır. Çalışma sonucunda, KTCRSÖ’nün kullanılabilirliği tartışılmış ve ölçekle ilgili bazı öneriler sunulmuştur
POLITICAL KNOWLEDGE AND VOTER PREFERENCE IN PRESIDENTIAL GOVERNMENT SYSTEM: A STUDY BEFORE 24 JUNE 2018 ELECTIONS IN CASE OF ELAZIĞ
Türkiye, 24 Haziran 2018 seçimleriyle birlikte fiilen Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’negeçmiştir. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile birlikte hem siyasal sistemde hem de seçimsisteminde çeşitli değişimler yürürlüğe girmiştir. Bu değişimler, siyasal iletişim açısından seçmentercihi ve siyasal bilgi gibi konuların yeniden ele alınması gerekliliğini beraberinde getirmiştir.Bu çalışmada Elazığ ili örneğinde 24 Haziran seçimleri öncesinde seçmenlerin siyasal tercihlerinietkileyen faktörler belirlenmeye çalışılmış, yeni siyasal sistem ve seçim sistemine ilişkinseçmenlerin siyasal bilgi düzeyleri sorgulanmıştır. 24 Haziran seçimleri öncesinde, 20-27 Mayıstarihleri arasında 26 sorudan oluşan anket formu, 1105 kişilik bir örneklem grubunauygulanmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgular çerçevesinde, seçmen tercihindeCumhurbaşkanı adayının en önemli etken olduğu tespit edilmiştir. Bunun yanında seçmenlerin,parti ittifaklarını olumlu değerlendirdiği görülmüştür. Siyasal bilginin ise özellikle cinsiyet,eğitim durumu ve siyasete ilgi düzeyi gibi değişkenler etrafında şekillendiği belirlenmiştir.Turkey, with June 24, 2018 elections, has entered Presidential Government System. Togetherwith the Presidential Government System various changes have come into force both in thepolitical system and in the electoral system. These changes brought about the necessity ofreconsidering issues such as voter choice and political knowledge in terms of politicalcommunication. In this Study, sample of Elazığ tried to determine factors affecting thepreferences of voters before the June 24 elections and voters knowledge on the new politicalsystem and electoral system were questioned. A questionnaire consisting of 26 questions wasapplied to the sample group of 1105 before June 24 elections between May 20-27. According tothe findings of the study, it was determined that the candidate of president is most importantfactor in voter choice. Besides, it was seen that voters generally evaluated the parties alliances ina positive way. It is determined that political knowledge is shaped around the variables such asgender, educational status and the level of interest in politics
Öğretmen Adaylarının Aidiyet Duyguları ve Araştırma Topluluğu Algılarıyla İlgili Bir İnceleme
The purpose of this study is toexamine sense of belonging and perception of cognitive, social and teachingpresences of prospective teachers, who have blended learning experiences. Theparticipants were 117 prospective teachers at a state university in Ankara. Inorder to collect data, a personal information form, a belonging scale and acommunity of inquiry instrument were used. The belonging scale was adapted intoTurkish by Ersanlı and Koçyiğit (2013) from a scale developed by Hagerty andPatusky (1995). The community of inquiry instrument was adapted into Turkish byOzturk (2012) from a scale developed by Arbaugh, Cleveland-Innes, Diaz,Garrison, Ice, Richardson and Swan (2008). According to the results, theoverall sense of belonging to prospective teachers was found to be at a goodlevel. It can be said that blended learning activities by prospective teachersdon’t cause social alienation and isolation. Teacher candidates’ social, instructionaland cognitive presence perception is at a good level and were found to besimilar to each other. Prospective teachers who have high proficiency in usingonline tools; cognitive presence, and occupational belonging levels aredetermined to be high. There is a significant and positive relationship amongsub-dimensions of the community of inquiry and the sense of belonging. It hasalso been determined that prospective teachers' increased competence and skillsin using online tools will positively contribute to their knowledge buildingprocesses, perception of social presence and occupational belonging.Bu çalışmanın amacı harmanlanmış öğrenme deneyimine sahip öğretmenadaylarının aidiyet duyguları ile araştırma topluluğu modeli kullanılarakbilişsel, toplumsal ve öğretimsel buradalık algılarının incelenmesidir.İlişkisel araştırma yöntemlerine göre gerçekleştirilen bu araştırmanın çalışmagrubunu Ankara’da bulunan bir devlet üniversitesindeki Bilgisayar ve ÖğretimTeknolojileri Eğitimi bölümünde öğrenim gören 117 öğrenci oluşturmaktadır.Araştırma için veriler araştırmacılar tarafından hazırlanan “kişisel bilgiformu”, Ersanlı ve Koçyiğit (2013) tarafından Türkçeye uyarlanan “Ait OlmaÖlçeği” ve Öztürk (2012) tarafından Türkçeye uyarlanan “Araştırma TopluluğuÖlçeği” aracılığı ile toplanmıştır. Araştırma bulgularına göre öğretmenadaylarının aile, meslek ve arkadaş grubuna aidiyet duygularının iyi düzeydeolduğu belirlenmiştir. Buna göre harmanlanmış öğrenme etkinliklerinin öğretmenadaylarında sosyal açıdan yabancılaşma ve izolasyona neden olmadığısöylenebilir. Bulgulardan ayrıca, öğretmen adaylarının; araştırma topluluğu modelindeyer alan toplumsal, öğretimsel ve bilişsel buradalık algılarının iyi düzeydeolduğu ve birbirleri ile benzer özellikler gösterdiği anlaşılmaktadır.Çevrimiçi araçları kullanma konusunda yeterliliği yüksek olan bireylerinbilişsel buradalıkları ve mesleki aidiyet düzeyleri de yüksektir. Araştırmabağlamında ele alınan araştırma topluluğu ve aidiyet duygusuna ilişkin altboyutlar arasında anlamlı ve pozitif bir ilişki bulunmaktadır. Ayrıca öğretmenadaylarının çevrimiçi araçları kullanma konusunda yeterliklerinin vebecerilerinin artırılması onların bilgiyi yapılandırma süreçlerine, toplumsalburadalık algılarına ve mesleki aidiyetlerine olumlu katkı sağlayacağıbelirlenmiştir.
Self-efficacy Belief Profiles of Pre-service and In-service EFL Teachers
Bu çalışma hizmet öncesi İngilizce öğretmenleri ilehizmetiçi İngilizce öğretmenlerinin öğretimsel stratejiler bakımındanözyeterlilik algı düzeylerini ölçmeyi ve öğretimsel stratejiler açısından ikiörneklem grubu arasındaki bağlantıları ve bu benzerliklerin veya farklarınöğretmenlerin demografik özelliklerine göre değerlendirilip analiz edilmesiniamaçlamaktadır. Bu amaç doğrultusunda, Akdeniz Üniversitesi’nde EğitimFakültesi İngilizce Öğretmenliği bölümünde öğrenim görmekte olan son sınıfhizmet öncesi öğretmenlere ve Antalya ili Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlıilköğretim okullarında görev yapmakta olan İngilizce öğretmenlerine anketuygulanmıştır. Sonuçlara ve anketten elde edilen bulgulara göre hizmet öncesiİngilizce öğretmenlerinin ve hizmetiçi İngilizce öğretmenlerinin özyeterlilikdüzeylerinin yüksek olduğu bulunmuştur. Bulgular karşılaştırıldığında iseözyeterlilik düzeyleri bakımından iki örneklem grubunda da anlamlıfarklılıklara sahip olmadıkları gözlemlenmiştir. Bunun yanında, uygulanan anketeait alt kategorilerin sonuçları göstermiştir ki her iki örneklem grubunda dasınıf yönetimi özyeterlilik seviyeleri açısından anlamlı bir farkgörülmemektedir. Öteyandan, öğrenci katılımına yönelik özyeterlilik seviyelerinde hizmet öncesiöğretmenler lehine göze çarpan bir farklılık görülmüştür. Hizmetiçi İngilizceöğretmenlerinde ise öğretimsel stratejilerin kullanımı yönünde olumlu bireğilim bulunmuştur. Sonuç olarak, İngilizce öğretmenlerinin özyeterlilikalgılarındaki eğilimler tanımlanmıştır.The purpose of present study is to explorepre-service and in-service EFL teachers’ levels of self- efficacy beliefs interms of instructional strategies, student engagement and classroom managementin a Turkish context and examine the correlations, similarities and differencesbetween the groups of participants concerning their demographiccharacteristics. To achieve this, a questionnaire has been administered to the seniorpre-service teachers studying in English Language Teacher Education andin-service EFL teachers teaching in various primary or elementary schools. Inorder to identify the levels of self- efficacy beliefs of the participants thedata of the study was analyzed through a statistic program and correlationsbetween subscales were computed through t-test and ANOVA. Findings indicate thatoverall self-efficacy beliefs of both in-service EFL teachers and pre-serviceEFL teachers are relatively high. The subscales of the questionnaire have shownin-depth findings related to self-efficacy beliefs in the instructionalstrategies, classroom management and student engagement. For instance, thefindings revealed that while in-service teachers have more positiveself-efficacy beliefs for the instructional strategies they used, pre-serviceteachers have been shown to feel more efficacious in student engagement. On theother hand, it is found that there was not a significant difference in bothgroup’s efficacy beliefs in terms of classroom management.
Postnatal gelişim döneminde rat testis ve epididimisinde toll-benzeri reseptörler 2, 7 ve 8’in ekspresyon profilleri
Toll-like receptors take an essential part in innate immunity in response to invasion of the various harmful pathogens. We aimed to investigate
TLR2, 7 and 8 expression in rat testis and epididymis throughout postnatal development. In the prepubertal period, TLR2 and 7 were variably
localized to peritubular myoid cells, interstitial cells, blood vessels, epithelial cells, ductal smooth muscle cells in testis and epididymis. In the
pubertal period, immunostaining of TLR2 and 7 started to be seen in primary spermatocytes, as well as other cells, in the testis. Narrow cells
showed strong intracytoplasmic staining in the epididymis. In the postpubertal period, moderate to strong immunostaining of TLR2 and TLR7 was
seen in spermatids at different developmental steps but weak immunoreaction in pachytene spermatocytes. Other cells in testis and epididymis
showed variable immunostaining of TLR2 and 7. However, weak to moderate immunoreaction to TLR8 was detected in only interstitial cells in
testis. In the mature period, immunostaining of TLR2, 7 and 8 tended to increase in different types of cells in testis and epididymis. Our findings
suggest that expression of TLR2, 7 and 8 changed dynamically during postnatal development and increased towards mature period. We consider
that TLR2, 7 and 8 might be associated with the regulation of spermatogenesis and the maintenance of innate immunity of testis and epididymis
during postnatal development
Determination of the Osmotic Dehydration Parameters of Mushrooms using Constrained Optimization
Tokeep and transport the agricultural products have importance especially interms of health. These products have to be kept properly so as to transportdistant places. Recently, Osmotic Dehydration Technology has become moreimportant in keeping the products well for a longer time and among the otherfood dehydration methods it provides better color, flavor, and nutritiousness.In this study, it is studied on the drying of mushrooms with osmoticdehydration method which is also one of the most significant export commoditiesin Turkey and determination of the best dehydration parameters is carried outusing optimization. For optimization process, a heuristic method is used andinternet of things based prototype design which can control the system automaticallyis formed
FETEMM ÖĞRENCİLERİNİN KARİYER İHTİYAÇLARININ İNCELENMESİ
Bu çalışmada, Fen Teknoloji Mühendislik ve Matematik (FeTeMM) alanlarında eğitim gören üniversite öğrencilerinin kariyer ihtiyaçlarının cinsiyetlerine, sınıflarına, ailelerinde üniversite mezunu olmasına, çalışma ve staj deneyimlerine sahip olma durumuna, bölümü tercih etme sıralarına ve kariyer yardımı alıp almamalarına göre farklılaşıp farklılaşmadığı sorusuna yanıt aranmıştır. Katılımcılar İç Anadolu Bölgesindeki orta ölçekli bir şehirdeki iki kamu üniversitesinde FeTeMM alanlarında okuyan 378 (% 57.4) kadın 281 (% 42.6) erkek, toplam 659 öğrencidir. Araştırmada verileri Kariyer Gelişimi İhtiyaçları Anketi ve Kariyerle İlgili Kişisel Bilgi Formu ile toplanmıştır. Analizler t testi, tek yönlü varyans analizi aracılığı ile yapılmıştır. Araştırmanın bulgularına göre kadın öğrencilerin kendini tanıma alanında; ikinci ve üçüncü sınıflardaki öğrencilerin iş ve eğitim olanaklarını keşfetme alanında; çalışma deneyimi olmayan ve kariyer yardımı almayanların kendini tanıma, iş ve eğitim olanaklarını keşfetme ve kariyer planlamada; staj deneyimi olmayanların iş ve eğitim olanaklarını keşfetme ve kariyer planlama konusunda kariyer ihtiyacı bulunmaktadır. Ayrıca ilk kuşak üniversite öğrencilerinin ve büyük anne /babası üniversite mezunu olanların kendini tanıma alanında daha az kariyer ihtiyacının olduğu bulgusu da elde edilmiştir. Bulgular alanyazına göre tartışılmış ve bazı öneriler sunulmuştur