2779 research outputs found
Sort by
FINANCIAL DEVELOPMENT AND ECONOMIC GROWTH: A PANEL CAUSALITY ANALYSIS FOR OECD COUNTRIES
Finansal gelişme ile ekonomik büyüme arasındakinedensellik ilişkisi farklı hipotezlerle ifade edilmektedir. Ekonomik büyüme vegelir düzeyindeki artışın neden olduğu talep baskısı finansal sistemingelişmesine neden olabilir. Bu görüş talep takipli hipotez olarak bilinmekte-dir.Bunun aksine, arz öncüllü hipotez finansal gelişmenin kaynak dağılımındaetkinlik artışı sağlamakla büyümeye neden olduğunu öngörür. Geri beslemehipotezi finansal gelişme ve büyüme arasındaki nedensellik ilişkisinin çiftyönlü olduğunu ifade ederken, yansızlık hipotezinde ise herhangi birnedensellik ilişkisi söz konusu değildir. Bu çalışmada finansal gelişme ileekonomik büyüme arasın-daki ilişki 34 OECD üyesi ülke örneğinde incelenmiştir.Çalışmada panel birimleri arasında bağımlılığa ve hete-rojenliğe izin verenDumitrescu ve Hurlin (2012) panel nedensellik analiz yapılmış ve heterojen VARmodeli tahmin edilmiştir. Nedensellik testi sonuçları finansal gelişme vebüyüme arasında çift yönlü ilişki olduğunu göstermiştir. Büyüme için tahminedilen VAR modelinde 11 ülke için gecikmeli finansal gelişme değişkenine aitparametreler anlamlı bulunmuştur. Finansal gelişme VAR modellerinde ise büyümedeğişkeni gecikmeli değerine ait katsayıların 17 ülke için anlamlı olduğugörülmüştür. Bu sonuçlar OECD ülkelerinde finansal gelişme ve ekonomik büyümeilişkisinde geri besleme hipotezinin geçerli olduğunu desteklemektedir.The relationship between financial developmentand economic growth is expressed by different hypotheses. Demand pressure whichis caused by increased income as a conclusion of growth may lead to thefinancial development. This argument is known as demand-following hypothesis.On the contrary, the supply-leading hypothesis indicates that financialdevelopment leads to increased efficiency and therefore promotes growth. Thefeedback hypothesis implies that the causal relationship between financialdevelopment and growth is bidirectional, whereas there is no causality in theneutral hypothesis. This study examines the relationship between financialdevelopment and economic growth in the case of 34 OECD countries. For thispurpose we estimate heterogeneous VAR model and conduct Dumitrescu and Hurlin(2012) causality test which allows for dependency in panel units andheterogeneity of parameters. Findings of causality test showed that there is abidirectional relationship. In VAR model that estimated for growth, parametersof lagged financial development were found to be significant for 11 countries.In financial development VAR model, lagged growth variable coefficients of 17countries were significant. These findings support the feedback hypothesis forOECD countries in financial development and economic growth relationship
AN ANALYSIS ON 2016INTEGRATED REPORT FOR TURKISH INDUSTRIAL DEVELOPMENT BANK
Entegre Raporları işletmelerin finansal olan ve finansal olmayan raporları içermekte olup, yatırımcıların işletme ile ilgili yatırım karalarına yarımcı olmaktadır. Ayrıca bu raporlar çeşitli ve karmaşık bilgileri daha kolay anlaşılır ve ulaşılabilir hale getirmiştir. Bu raporlama sistemi ile hem işletmelerin farklı tiplerde rapor hazırlamasının da önüne geçmiş hem de yatırımcının istediği bilgiye kolay ulaşması ve raporlar arası karşılaştırma yapması sağlamıştır. Ayrıca bu raporlar işletmelerin hem geçmiş hem de gelecek ile ilgili bilgilerini içermektedir. Bu çalışmada entegre raporlamayla ilgili teorik bilgiler verilmiş olup Türkiye Sınai Kalkınma Bankası tarafından hazırlanan 2016 Entegre Raporunun detaylı analizi yapılmıştır.Integrated Reporting includes financial and non-financial reports generated by the business, helping investors to get their business investment decisions right. It has also made various and complex information more understandable, systematic and easily accessible. With this reporting system, the companies have prevented the preparation of reports which are different from each other and so that the investor can easily access the desired information and compare the reports. Integrated Reporting includes both historical and futuristic information for businesses and gives businesses the opportunity to write their own original stories.In this study, theoretical information about integrated reporting is given and a detailed analysis of the 2016 Integrated Report prepared by TSKP has been made
Yeni sayıda...
Gelecek sayıların temalarıyla doğrudan ilgili olsun olmasın katkılarınızı bekliyoruz. Son olarak, dergiyi yayıma hazırlayan ekipte yer alan Ersin Embel’e, Nisan Kuyucu’ya, Ozan Değer’e ve Alsu Yalçıntaş’a, tema editörü olarak görev alan Burcu Sümer’e ve Engin Sarı’ya, Mülkiyeliler Birliği Koordinatörü Hatice Ayrancı’ya ve 37(3) sayısına emeği geçen herkese teşekkür ederim. Hataları olabildiğince azaltma hedefine ulaşma isteğimizde bir azalma yok ama hedeflenen noktaya yaklaşmak için çabaladıkça hedefimiz uzaklaşıyor, gayretimiz sürece
PREDICTIVE LEVEL OF BURNOUT ON ORGANIZATIONAL SILENCE ACCORDING TO VIEWS OF TEACHERS
Tükenmişliğinörgütsel sessizliği yordama düzeyini belirlemeyi amaçlayan bu çalışma nicelaraştırma yaklaşımlarından ilişkisel tarama desenindedir. Araştırmanın çalışmagrubunu, 2018-2019 eğitim öğretim yılında Isparta İli merkez ilçedeki ortaokullardagörev yapan ve araştırmaya gönüllü olarak katılmak isteyen 150 ortaokulöğretmeni oluşturmaktadır. Veri toplama araçları olarak “Maslach TükenmişlikÖlçeği” ve “Örgütsel Sessizlik Ölçeği” kullanılmıştır. Gerçekleştirilen çokluregresyon analizinin sonucunda tükenmişliğin alt boyutlarından duygusaltükenmenin kabullenici ve korunmacı sessizliği pozitif yönde anlamlı olarakyordadığı, düşük kişisel başarının ise korunmacı sessizliği pozitif yöndeanlamlı olarak yordarken; korumacı sessizliği negatif yönde anlamlı olarakyordadığı sonucuna varılmıştır. Araştırma örgütsel sessizlik ve tükenmişlikilişkisinde tükenmişliğin öğretmenlerde ne tür örgütsel sessizlik yaşantılarıoluşturabileceğinin ortaya konması bu yaşantılara yönelik farkındalık oluşmasıve bunların önlenmesi adına bireysel ve kurumsal önlemler alınması açısındanönem arz etmektedir.This study aims to determine predictive level ofburnout on organizational silence. The quantitative study was designed as relationalsurvey. The study group of the study consists of 150 teachers who work insecondary schools in the central district of Isparta province in the 2018-2019academic year and willing to participate in the study voluntarily. “MaslachBurnout Inventory” and “Organizational Silence Scale” were used as datacollection tools. Multiple regression analysis was conducted and it wasconcluded that emotional exhaustion sub-dimension of burnout predictedacquiescent silence and defensive silence positively, and personal achievementsub-dimension predicted prosocial silence negatively, but defensive silencepositively. The results of this research is important to determine what kind oforganizational silence experiences can be created by burnout experiences of teachersto take both individual and organizational precautions.
KARGO HİZMETLERİNİN TÜKETİCİ DAVRANIŞLARINA ETKİSİ ÜZERİNE BİR ÇALIŞMA
Cargo services, as one of the most important transportation activities of nowadays, affect consumer behaviors, customer satisfaction and service quality. Increasing trade volume and general structure of logistic sector which takes the foreground of transportation activity, importance of the sector, its contribution to the economy is researched and its effects on consumer behavior has been tried to be evaluated. Research has been made in Isparta province with the contribution of 469 students of different departments of Süleyman Demirel University with a survey by means of a questionnaire form. Results have been interpreted after a statistical analysis. It has been determined that there is a significant relationship among logistic value, reliability and economic cost on consumer behavior, and age and income levels affect the significance.Günümüz taşımacılık sektöründe en önemli faaliyetlerinden biri olan kargoculuk hizmetleri, tüketicinin davranışlarını, müşterilerin memnuniyetini ve hizmet kalitesi açısından etkilemektedir. Son dönemlerde artan ticaret hacmi ve lojistik faaliyetlerinin öne çıktığı taşımacılık sektörünün genel yapısı ve kargo taşımacılığının genel durumu, sektörün önemi, ekonomiye katkısı incelenerek tüketicilerin beklentilerini karşılayabilecek kargo hizmetlerinin ne kadar geliştirilebileceği ve iyileştirile bilirliği değerlendirilmiştir. Araştırmada Isparta ilinde, Süleyman Demirel Üniversitesi’nin farklı bölümlerinde eğitim alan 469 öğrenci ile bir anket çalışması yapılmıştır. İstatistiksel yöntemler uygulanarak yapılan analizler sonucunda elde edilen bulgular yorumlanmıştır. Araştırma sonucunda tüketici davranışları üzerinde lojistik değer, güvenilirlik ve ekonomik gider faktörleri arasında anlamlı ilişki olduğu, yaş ve gelir unsurunun da anlamlılığı etkilediği bulgusuna ulaşılmıştı
Yarı Çevrenin Küresel Meta Zinciriyle Bağlanması: 1980 Sonrası Dönemde KOBİ’ler Marifetiyle Taşeronlaşmanın Ekonomi Politiği (Türkiye Analizi) / Linking of Semi-Periphery via Global Commodity Chain: Economy Politics of Sub-Contracting through SME's
Neo-Marksist akımın önemli savunucularından olan Bağımlılık Okulu ve Dünya Sistemleri Teorisi küresel kapitalist ilişkilerin bağımlılık derecesine göre ülkeleri “merkez” ve “çevre” olarak gruplandırır. Kapitalist sistemi “sıfır toplamlı” kabul eden bu yaklaşımlara göre merkezin zenginleşmesinin koşulu çevrenin fakirleş-tiril-mesidir. Bunun için çevrede yaratılan artı değerin merkeze aktarımını sağlayan mekanizmalar tesis edilmelidir. Herkesin bildiği gibi, merkez ülkelerce yapılan sömürgecilik tarihin bize öğrettiği en önemli aktarım mekanizmasıdır. Günümüzde modemizme elverişli olmayan bu mekanizma, işleyiş mantığı örtük kalacak biçimde estetize edilerek küresel meta zincirlerine dönüştürülmüş ve merkezin sömürgeciliği 80’lerle birlikte küreselleşme kisvesi altında yeni bir çehre kazanmıştır. Başat olanın tartışmasız çokuluslu şirketler olduğu bu mekanizmanın işletilebilmesi için çevre ve yarı çevredeki küçük ve orta boy işletmelerin taşeronlaştırılması gerekir. Çünkü ancak bu sayede sistem, özünde sahip olduğu “eşitsiz bölüşümü” işletebilir. Küresel meta zincirlerinin işleyişini Türkiye örneği üzerinden ele alan bu çalışma, tesis edilen tarihsel bağımlılığın aşılmasında hurucun olabilirliğini de tartışmaktadır. Dependency school and World Systems Theories, significant pioneers of Neo-Marxist wave, classify countries into “center” and “periphery” in accordance with their degree of dependency in global capitalist interrelations. Regarding the capitalist system as a “zero-sum game”, these approaches state that prosperity of the centre needs periphery to be impoverished. In order to achieve this goal, the mechanisms that transfer surplus from periphery to center, have to be established. It is a common fact that colonialism of center countries is the most significant transfer mechanism that history has thought us. This mechanism, current one, not compatible with modernism, while implicitly keeping the logic behind, has been aestheticized to global chains of commodity and after 80’s the colonialism of the center has changed its face under the guise of “globalism”. Small and medium sized enterprises in the periphery and the semi-periphery must be subcontracted for the mechanism to operate, in which the multi-national firms are the principle factors. Because, that is the only way the system is able to maintain “unequal distribution” intrinsically, what it has in its core. This work, studying mechanism of the global chains of commodity in the case of Turkey, discusses the possibility of delinking in surmounting the designed historical dependencies
MONETARY POLICIES IN PERIOD OF ATATÜRK: THE EFFECTS ON THE ECONOMY OF CONTEMPORARY TURKEY
ÖZETBu çalışmada, Atatürk’ün ve dönemin hükümetinin paraya bakışı ve ekonomi yönetiminedamgasını vuran para politikaları ele alınmıştır. Para, Atatürk’ün düşüncesine göre, “…hertürlü aracın üstünde bir varlık silahıdır.” Cumhuriyet Hükümeti, Osmanlı’dan farklı olarak,“sağlam para”yı iktisadi bağımsızlığın ve egemenliğin sembolü olarak görmüştür. Atatürk’ünizlediği para politikasının temel amacı, devlet harcamaları ile kaynaklar arasında sürekli birdengenin korunması yoluyla enflasyonun önlenmesidir. Atatürk’ün paranın değerine verdiğiönem, bütçe denkliğine verdiği önemle özdeştir. Parasal disiplinin ikinci ayağı, dış dengedir.Uygulanan parasal ve mali politikalar sayesinde “Denk bütçe + Sağlam para” formülü eldeedilmiştir. Cumhuriyet’in ilanıyla birlikte Osmanlı yönetimine ve onun neredeyse tüm kurumsalyapısına son verilmiştir. Bunun doğal bir uzantısı olarak, 1930’da Türkiye Cumhuriyet MerkezBankası (TCMB) yaşama geçirilmiştir. Ancak Osmanlı devletinin bir tür merkez bankacılığınıyapan Osmanlı Bankası’nın banknotları daha uzun bir süre -1948’e kadar- dolaşımda kalmıştır.Atatürk’ün Kurtuluş Savaşı sonrası “tam bağımsızlık” formülü şudur: “Tam bağımsızlık =milli egemenlik + mali egemenlik.” Eğer Atatürk döneminde de IMF olsaydı, bu formülle,Türkiye’nin bu küresel finans örgütünün en borçlu ülkesi olması önlenebilirdi.Anahtar Sözcükler: Atatürk, sağlam para, mali egemenlik, parasal reform, Türkiyeekonomisi. AbstractIn this study, monetary policies affecting economic administration and Atatürk’s point ofview and the aspects of the government of that time about money are handled. In Atatürk’sopinion, “… money is a wealth weapon above every kind of tools”. The republic government,apart from Ottoman Empire saw “safe money” as symbol of economic independence andsovereignty. The basic aim of the monetary policy Atatürk followed is to provide the permanentequilibrium between public (state) expenses and resources and, by this, to prevent inflation.The importance Atatürk give to the value of money and to the budget balancing is identical.The second foot of monetary discipline is the foreign equilibrium. By the means of appliedmonetary and fiscal policies “the balance budget+ safe money” Formula has obtained. Bydeclaration of republic, the administration of Ottoman mpire and its almost all institutionalstructures were annulled. As a natural results of this situation, Turkish Republic Central Bank (TRCB) was founded in 1930. however, the banknote of Ottoman Bank which functioned as a central bank of Ottoman empire was in circulation for a long term until 1948. Atatürk’s “the absolute independence” formula after the independence war is “the absolute independence=national independence+fiscal independence.” If IMF had been existed during Atatürk’s period,by this formula, Turkey could have been prevented to be the most debtor in this global financial organization (IMF).Key words: Atatürk, safe money, fiscal independence, monetary reform, Turkey economy
YETİŞKİNLER İÇİN YILMAZLIK ÖLÇEĞİ (YYÖ) NİN UYARLANMASI VE PSİKOMETRİK ÖZELLİKLERİ
Özet Bu çalışmanın amacı, Ryan & Caltabiano tarafından (2009) Avustralya’da orta yaş (35-60 yaş) dönemki bireylerin yılmazlık düzeylerini ölçmek için geliştirilen “The Resilience in Midlife Scale (RIM Scale)” in faktör yapısının Türkiye örneklemi için geçerlik ve güvenirliğini test etmektir. Yetişkinler için Yılmazlık Ölçeği’nin öncelikle Türkçe’ye çeviri ve geri çeviri çalışmaları yapılmış ve ölçek toplam 746 kişiye uygulanmıştır. Ölçeğin test-tekrar test güvenilirliği ile iç tutarlılığı araştırılmış, geçerliliği için ölçüt bağıntılı geçerliliği ve doğrulayıcı faktör analizi yapılmıştır. YYÖ’nün güvenirliğe ilişkin hesaplanan  madde toplam korelasyon katsayıları .17 ile .66 arasında değişirken; iç tutarlık (Cronbach alpha) katsayısı ise .71, terst tekrar test güvenirliği .85 olarak bulunmuştur. Yapı geçerliğini test etmek için yapılan doğrulayıcı faktör analizinde (DFA) uyum iyiliği testlerine (Goodness-of Fit Indices) ilişkin değerler χ2 = 1022,56 sd = 257  χ2/sd = 3,97; RMSEA  değeri 0,70 bulunmuş; yine model-veri uyumu göstergelerinden GFI, AGFI, NFI ve CFI  sırasıyla .92, .90, .94 ve .92 değerlerini almıştır. Ölçeğe ilişkin uyum ve hata indeksleri incelendiğinde ölçeğin yapı geçerliği sağlanmış ve elde edilen sonuçlar modeli doğrulamıştır. YYÖ’nin ölçüt bağıntılı geçerliğinde Yaşam Doyumu ile (r=.58, p<.001), Genel Özyeterlik ile (r=.65, p<.001) pozitif yönde istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur. YYÖ Türkçe formunun Türkiye’deki yetişkinlerde yılmazlık düzeyini belirlemede kullanılabileceğini göstermektedir. Anahtar Sözcükler Yetişkinler İçin Yılmazlık Ölçeği, Ölçek, Ölçek Uyarlama, Güvenirlik, Geçerli