Mehmet Akif Ersoy University

OpenAccess @MAKÜ (Burdur Mehmet Akif Ersoy University)
Not a member yet
    2779 research outputs found

    İçindekiler

    No full text

    Düz Anlatım Yönteminin Öğrencilerin Mercek ve Işın Etkileşimi Konusundaki Anlamalarına Etkisi

    No full text
    Bu çalışmada düz anlatım yöntemi kullanılarak gerçekleştirilen öğretim faaliyetinin Fen Bilgisi Öğretmen adaylarının merceklere gönderilen tek renkli ışık ışınlarının merceklerle etkileşimi konusundaki anlamalarına etkisi incelenmiştir. Etkileşim kavramından ışığın mercek yüzeyi ile karşılaşma sonrası nasıl hareket edeceği (kırılma ya da yansıma) kastedilmektedir. Çalışma 2013-2014 eğitim öğretim yılı sonbahar döneminde 80 öğretmen adayı ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma kapsamında tek grup ön-test son-test deneysel araştırma deseni kullanılmış olup, öğretim faaliyetleri sunuş tekniği ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada 12 sorudan oluşan bir ölçüm aracı geliştirilmiş olup ön-test ve son-test olarak uygulanmıştır. Elde edilen veriler betimsel ve çıkarsamalı istatistik kullanılarak analiz edilmiştir. Ayrıca, cevaplar üzerinden frekans analizi yapılarak cevap kategorileri oluşturulmuştur. Betimsel istatistik sonuçları adayların başarı ortalamalarında ön-testten son-teste %100 lük bir artışı göstermesine rağmen, son-test ortalamalarının öğretmen adayları için oldukça düşük olduğunu göstermiştir. Veriler, normal bir dağılım göstermediğinden dolayı, parametrik olmayan testlerden Wilcoxon Eşleştirilmiş Çiftler Testi ile analiz edilmiştir. Test sonuçları öğretim faaliyetlerinin adayların ön-test ve son-test puanları arasında anlamlı bir farklılık oluşturduğunu göstermiştir. Ancak, son-testten elde edilen veriler bazı öğretmen adaylarının öğretim sonrasında halen daha ince kenarlı ve kalın kenarlı merceklere gönderilen özel ışınları diğer mercek veya aynalardaki özel ışınlar ile karıştırma eğiliminde olduklarını göstermiştir. &nbsp

    EVALUATION OF BARIŞ MANÇO SONGS IN TERMS OF VICTOR FRANKL PSYCHOLOGY SCHOOL

    No full text
    Bu makalede, Avusturyalı psikiyatr Viktor Frankl’ın sanatsal yönelişlere ilişkin bakış açısı üzerinde durulmuştur. Makalede, Frankl’ın genel anlamda sanat, özel anlamda ise müzik alanına ilişkin izah, yorum ve değerlendirmelerine yer verilmiştir. Müzik sanatının bileşenleri arasında yer alan ve müziğin söylemsel yönünü teşkil eden şarkı sözü içeriklerinin, psikolojik boyutu incelenerek, Frankl’ın bakış açısı biraz daha özele indirgenmeye çalışılmıştır. Bu kapsamda, Barış Manço’nun şarkı sözleri, Frankl’ın birincil kaynak eserleri kapsamında incelemeye konu edilmiştir. Nitel araştırma yöntemlerinden içerik incelemesi tekniğinin benimsendiği çalışmada, Frankl’ın özgün bakış açısı ekseninde değerlendirmeler yapılmıştır. Makalenin sonucunda, sanatsal çalışmaları, bilimsel çalışmalardan ayrı kılan dört temel bileşenin varlığını ileri süren Frankl’ın bu görüşünün, Manço’nun seslendirmiş olduğu şarkılar kapsamında anlamlı bir şekilde desteklenmekte olduğu belirlenmiştir. Keşifsel bir çalışma olarak bu makale, benzer bir anlayış çerçevesinde yürütülecek olan gelecek çalışmalar için katkılar sunabilecek tartışma ve değerlendirmeleri okuyucunun dikkatine sunmuştur.In this article, the point of view of the Austrian psychiatrist Viktor Frankl on artistic orientations is emphasized. In the article, Frankl 's general meaning of art, and in particular the field of music, commentary and evaluation of the field has been included. Frankl's point of view has been attempted to be reduced to a more special point by examining the psychological dimension of the lyrics content, which are among the components of music and which constitute the discursive aspect of music. In this context, Barış Manço's lyrics were examined in the context of Frankl's primary source works. In the examinations using the content analysis technique of qualitative research methods, Frankl's original perspective was evaluated. As a result of this article, it is determined that this view of Frankl, who asserts the existence of the four basic components that differentiate the artistic works from scientific studies, is supported in a meaningful way within the scope of the songs performed by Manço. As an exploratory study, this article presents the reader with the help of controversies and evaluations that may contribute to future studies in a similar manner

    HASTANELERİN TÜRÜ VE GRUBU AÇISINDAN FİNANSAL ETKİNLİKLERİNİN VZA YÖNTEMİYLE DEĞERLENDİRİLMESİ - EVALUATION OF THE FINANCIAL EFFICIENCIES OF HOSPITALS THROUGH DATA ENVELOPMENT ANALYSIS METHOD IN TERMS OF THEIR TYPE AND GROUP

    No full text
    Bu çalışma Türkiye’de bulunan Sağlık Bakanlığı’na bağlı 825 hastanenin mali etkinliklerini incelenmek amacı ile yapıldı. Bu amaçla hastane grubu ve hastane türüne göre hastanelerin mali verilerinden hareketle etkinlikleri ölçüldü. Seçilen 6 girdi ve 3 çıktı değişkenleri Veri Zarflama Analizinde (VZA) kullanılan Charnes – Cooper – Rhodes (CCR) Girdi Yönlü Primal Modeli, Banker – Charnes – Cooper (BCC) Girdi Yönlü Primal Modeli ve Süper Etkinlik Modeli ile analiz edildi. Elde edilen sonuçlara göre CCR modelinde 73 hastane, BCC modelinde ise 143 hastane mali açıdan etkin olarak belirlendi. Bununla beraber hastanelerin türüne ve hastane grubuna göre hem CCR hem de BCC modeli sonuçları aynı bulundu, ancak hastane grubuna göre hastanelerin etkinlik düzeyleri farklılık gösterdi. Ayrıca çalışma sonucunda hastane grubuna göre bütün girdilerin azaltılması, çıktıların ise artırılması gerekliliği ortaya çıkmakla beraber her hastane grubunda artırılması ve azaltılması gereken çıktı ve girdilerin aynı oranda olmadığı görüldü. Dolayısıyla girdi minimizasyonu açısından yöneticilerin daha kolay kontrol edebilecekleri değişkenleri seçmekte serbest davranış gösterebilecekleri sonucunda varıldı. Elde edilen sonuçların ülke bazında hastanelerin daha etkili mali politikalar ile çalıştırılması için yol gösterici olacağı düşünülmektedir. This study has been done with the aim of examining the financial operations of 825 hospitals affiliated to the Ministry of Health.For this purpose,the efficiencies of hospitals have been assessed based on their financial data according to their group and type.Selected 6 input and 3 output variables have been analysed through Charnes – Cooper – Rhodes (CCR) Input Oriented Primal Model, Banker – Charnes – Cooper (BCC) Input Oriented Primal Model and Super Efficiency Model.In the light of the results obtained, 73 hospitals in CCR Model and 143 hospitals in BCC Model have been determined financially efficient.The results of both CCR and BCC Model have been found to be the same according to hospital type and group;however,efficiency levels of hospitals according to their groups have shown differences.Furthermore;although it appears at the end of the study that all input should be reduced and output should be increased according to hospital group,it has been seen that the number of inputs and outputs to be reduced and increased are not the same in every hospital group.It is thought that the results obtained will be a guide to operate hospitals with more efficient financial policies throughout the country.

    Muhafazakâr Basının İfade Özgürlüğü ile İmtihanı: Charlie Hebdo Katliamının Zaman, Sabah ve Yeni Şafak Gazetelerinde Çerçevelenmesi

    No full text
    Türkiye medyasında ifade özgürlüğü ve kutsal değerlere hakaretin çerçevelenme şekline ilişkin tartışmalar oldukça eski olsa da bu konu çoğunlukla ulusal kimlik, Türklük ve Mustafa Kemal Atatürk’e yönelik eleştiriler etrafında tartışılmıştır. İslam’ın kutsal saydığı değerlere yönelik eleştirilerin ne oranda ifade özgürlüğü kapsamına gireceğine ilişkin tartışmalar Türkiye medyasında özelikle Batılı ülkelerde yaşanan gerilimler etrafında tartışılmaktadır. Öte taraftan son yıllarda İslam’a ait kutsal değerlerle ifade özgürlüğü arasında yükselen gerilim popüler yazında dönem dönem tartışılsa da bu konudaki akademik ilgi oldukça sınırlıdır. Çalışmada Türkiye basının ifade özgürlüğünü ele alışındaki sorunlu bir yönü ortaya çıkarmak üzere önde gelen üç muhafazakâr gazetenin Charlie Hebdo saldırısını takip eden on günlük sayıları çerçeveleme analizi yöntemiyle incelenmiştir. Çalışma verileri göstermektedir ki muhafazakâr basının tepki verme şeklinde iç politik gerilimler önemli bir belirleyici olmakla beraber öne çıkarılan temel konu “Batının Müslümanlara dönük yanlış politikalarıdır”. Muhafazakâr basın saldırının ifade özgürlüğüne dönük kısmını görmemeyi, gördüğü noktalarda da ifade özgürlüğü nosyonunun yanlışlığını vurgulamayı tercih etmektedir. Çalışma göstermektedir ki muhafazakâr Türkiye basını İslam dininin kutsal değerlerinin ihlali karşısında ifade özgürlüğünün feda edilmesinde sakınca görmemektedir

    AN ASSESMENT ON THE COURSE OF PROFESSIONAL ETHICS COURSE AND ITS NECESSITY IN DEPARTMENTS OF PUBLIC ADMINISTRATION - KAMU YÖNETİMİ BÖLÜMLERİNDE MESLEK ETİĞİ DERSİ VE GEREKLİLİĞİ ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME

    No full text
    Meslek grupları insanların ihtiyaç duyduğu her tür mal ve hizmet üretimini karşılamak amacıyla oluşmuştur. Bu meslek grupları süreç içinde örgütlenmiş ve kendilerine özgü ilkeler belirlemiştir. Bu ilkeler arasında etik- ahlaki değerler ön plana çıkmıştır.Kamu yönetimi çalışanları da bir meslek grubunu oluşturmaktadır. Kamu çalışanları merkezi yönetim ve yerel yönetimler olarak genel ve mahalli hizmetleri sunmakla görevlidir. Bu görevlerini yerine getirirken devleti temsil etmektedir. Kamu çalışanlarının olumlu ve olumsuz bütün davranışları devletle özdeşleştirilmektedir. Dolayısıyla kamu çalışanlarının etik kurallara aykırı hareket etmemesi gerekmektedir.Kamu yönetimi bölümlerinin amaçlarında genel olarak “kamu ve özel sektörde istihdam edilir” cümlesi mevcuttur. Dolayısıyla, kamusal alanın insan kaynaklarından biri olan kamu yönetimi bölümleri öğrencilerinin etik kuralları benimsemiş ve özümsemiş olarak mezun olması önem arz etmektedir. Bu çalışmada, kamu yönetimi bölümlerinde “meslek etiği” konusunun zorunlu ders olarak kataloglarda yer alması gerekliliği açıklanmıştır. Bu doğrultuda kuramsal olarak etik konusu incelendikten sonra kamu yönetimi bölümünde mesleki etik dersinin hangi dönemde yer almasının nedenleri açıklanmıştır.Occupational groups have been formed the purpose to supply with people’s needed all kind of production of goods and services. These occupational groups have been organized and determined own principles in process. Ethic-moral values have came into prominence between these principlesPersonnel of public administration also consists of an occupational groups. Public officials are charged with provide general and local services as central administration and local administration. They represent the state while they provide these services. All of positive and negative behaviours of public officials are identified with the state. Therefore, public officials must not behave against ethical values.In general, there are a sentence stated as “it is employed in public and private sector” on the aim of public administration departments, Therefore, the students of departments of public administration that are one of human resources of public realm must graduate as a person who adopted and digested the ethic values.In this paper, the necessity of the subject of professional ethic must be as compulsory course in departments of public administrations’s academic programs are explained. Accordingly, after the subject of ethic are analysied theoretically, the professional ethic course in departments of public administration’s reasons that must be which semester is explained

    Okul Öncesi Öğretmenlerinin İş Doyumları: Burdur Örneği

    No full text
    Bu araştırmada, okul öncesi öğretmenlerinin iş doyumu düzeylerinin, yaş, medeni durum, kıdem, aylık gelir, üstlerinden takdir görme, okulun maddi olanaklarını yeterli görme değişkenleri açısından anlamlı düzeyde fark gösterip göstermediği incelenmiştir. Burdur il merkezinde görev yapan toplam 39 okul öncesi öğretmeni çalışma grubunu oluşturmuştur. Araştırmada veriler, Minnesota İş Doyum Ölçeği ve araştırmacılar tarafından hazırlanan, öğretmenlerin kişisel özelliklerine, çalışma ortamlarına ilişkin sorulardan oluşan kişisel bilgi formu ile elde edilmiştir. Araştırma sonucunda, okul öncesi öğretmenlerin iş doyum düzeylerinin yaşlarına, medeni durumlarına, kıdemlerine ve aylık gelire göre değişmediği saptanmıştır. Bununla birlikte; üstlerinden takdir gören öğretmenlerin genel iş doyum düzeylerinin, üstlerinden takdir görmeyenlere göre ve okulun maddi olanaklarını yeterli gören öğretmenlerin dışsal ve genel iş doyum düzeylerinin, okulun maddi olanaklarını yeterli görmeyen öğretmenlere göre daha yüksek olduğu gözlenmiştir

    Siyasal Katılım ve Akademik Özgürlük

    No full text

    Eğitimde Teknoloji Entegrasyonunu Etkileyen Faktörlerdeki Değişim

    No full text
    Sonuçlar öğretmenlerin kendilerini teknolojik pedagojik anlamda pek fazla sorgulamadıklarını; ancak bu konuda verilecek desteğe açık olduklarını göstermektedir. Öğretmenlerin kendilerini sorgulamamalarında, kullandıkları eğitim portalları, kitaplarla birlikte verilen yazılımlara güvenmeleri ve genellikle hazır kaynakları tercih etmeleri etkili olmuş olabilir. Mevcut öğretmen yetiştirme programlarında öğretmen adaylarının teknoloji bilgileri konusunda öz güvenlerinin yükselmesinin sağlandığı; ancak teknoloji pedagojik alan bilgisi konusunda öz güvenlerinin yükselmesinin sağlanamaktadır (Sancar Tokmak, Yavuz Konakman ve Yanpar Yelken, 2013). Özgen, Narlı ve Alkan’a (2013) göre öğretmen adaylarının teknoloji kullanımını benimsediği; fakat pedagojik ve teknolojik bilgilerini nasıl bütünleştireceklerini bilmedikleri sonucuna ulaşmışlardır

    ORTAOKUL ÖĞRENCİLERİNİN PROBLEM ÇÖZME STRATEJİLERİNİ KULLANMA DÜZEYLERİ

    No full text
    Özet Bu çalışma problem çözme stratejileriyle ilgili hiçbir eğitim almamış ortaokul 6, 7. ve 8. sınıf öğrencilerinin rutin olmayan problem çözme stratejilerini kullanım düzeylerini ve bu stratejilerden elde edilen puanlar arasında bir ilişki olup olmadığını araştırmaktadır. Bu amaçla her stratejiye uygun birer problemden oluşan problem çözme testi, toplam 118 ortaokul öğrencisine uygulanmıştır. Öğrencilerin testten elde ettiği toplam puanlar ve her stratejiden ayrı ayrı elde edilen puanlar kullanılarak ortalama, yüzde ve korelasyon katsayıları hesaplanmıştır. Ayrıca strateji kullanım düzeyleri açısından sınıflar arası farkın olup olmadığına bakılmıştır. Araştırmanın sonucunda en yüksek kullanım yüzdesi bağıntı (örüntü) arama ve sıra dışı bölme problemlerinde; en düşük ortalamalar ise sırasıyla tablo yapma, eleme ve diyagram (şekil) çizme stratejilerinde ortaya çıkmıştır. Ayrıca tahmin kontrol ve muhakeme etme arasında olduğu gibi birçok stratejiden elde edilen ortalama puanlar arasında pozitif yönde anlamlı ilişki bulunmuştur.   Anahtar Kelimeler: Problem Çözme Stratejileri, Matematik &nbsp

    0

    full texts

    2,779

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    OpenAccess @MAKÜ (Burdur Mehmet Akif Ersoy University)
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇