2779 research outputs found
Sort by
Redesign of Development Board for Engineering Education
With the rapid developments in technology, devices used in engineering applications are being renewed continuously. But sometimes this renewing process costs higher prices. For this reason there could be some delays at this point and this may cause a decrease in the quality of education. In this study, it is tried to find a solution to the problem of outdated devices used in electronics engineering education. A multi-layered and complex FPGA (Field Programmable Gate Array) development board has been transformed into a more simple and updateable form which is consisting of two layers. By this way, the development card can be easily adapted to the different projects needed in electronic engineering education
Öğrencilerin Matematikteki Hatalarını Belirleme ve Gidermede Açıklayıcı İpuçlarıyla Desteklenmiş Çözümlü Örnekler
Bu çalışmanınamacı öğrencilerin bileşik kesirleri sayı doğrusu üzerinde gösterirken yapmışoldukları hatalarını belirleme ve gidermede yeni bir yöntem olan açıklayıcı ipuculuuyarıcılarla desteklenmiş çözümlü örneklerin matematik performansına olanetkisini belirlemektir. Bu amaç doğrultusunda çalışmanın verileri 3 aşamadatoplanmıştır. Aşama 1’ de öğrencilerden bileşik kesrini sayı doğrusu üzerindegöstermeleri istenmiştir. Aşama 2’de 4tane açıklayıcı ipuculu uyarıcılarla desteklenmiş çözümlü örneklerin ardındasıra sende soruları ile veriler toplanmıştır. Araştırmanın son aşaması olan 3. aşamadaise 5 öğrenci ile klinik görüşmeler yapılmıştır. Araştırmadan elde edilensonuçlara bakıldığında aşama 1’de bileşik kesri sayı doğrusunda doğru birbiçimde gösteremeyen öğrencilerin kendilerine sunulan açıklayıcı ipuculuuyarıcılarla desteklenmiş çözümlü örneklerin ardından kesirleri sayı doğrusuüzerinde doğru bir biçimde gösterebildikleri gözlenmiştir. Klinik görüşmelerdenelde edilen sonuçlara bakıldığında ise, öğrencilerin bu uygulamaya olumlugörüşler bildirdikleri görülmektedir.
Yerel ve Ulusal Ölçekte Lazlığın Etnik Sınırlarının Yeniden İnşası: Dil, Hafıza, Kültür
This studyexplains how the construction of ethnic boundaries of Lazes is shaped in relation to both local and central political-economic structures. In this study, ethnicity is defined according to constructivist theories that is a groupnessbuilt relationally and established by its interaction to its environment and the Other. As such ethnicity is not static but fluid and open to change. It explains political, economic and social dynamics of this transformation by dealing with the properties that are, according to Lazes, responsible from drawing the ethnic boundaries. According to Lazes, their language is still the most widely accepted criterion of the construction of ethnic boundaries. In particular where their boundaries with other Black Sea people are blurred, they differentiate themselves with it. Lazish (Lazuri), whose symbolic value is high in the construction of ethnic boundaries, is left behind if it complicates the integration with the national sphere, market and opportunities at the education system. Lazish which lacks linguistic capital has gradually been limited to rural, private, emotionally intensive and informal spheres. As the minimum requirement of upward social mobility and not facing political oppression, Lazes speak Turkish and unspeak Lazish; nevertheless these tendencies are still far from completely undermining the fact that Lazes consider themselves as an ethnic group. Lazness has been reproduced by ascribing to certain properties which are less risky in terms of political and economic aspects within the existing system. Lazness tends to construct boundaries with a particular symbolic usage of language and the narratives of culture, behaviors, humor and life style. They draw boundaries by seeing Lazness different for certain reasons from people of Rize, Trabzon and Hemshin. The fact that they consider Lazness equally different from Black Sea Turks indicates that a clear difference exists between ethnic and national belongings among Lazes. As such for Lazes different degrees and forms of Turkishness exist, the ethnic and the national Turkishness.While Lazness ethnically separates itself from Turkishness, most Lazes nationally see themselves as part of Turkishness. When the national resources cannot be picked out of Lazness, it is articulated into Turkishness. The findings of this study demonstrate that this articulation is not the single position among Lazes, and there have been differentiated imaginations and choices. The hierarchy between the national and the ethnic, the exclusion of the ethnic difference from the national, the hegemonic power of national narratives and policies, all lead to a certain type of ethnic boundary construction that allows the articulation of Lazness into the Turkishness whenever it is desired. Although categorically the boundaries of the ethnic is salient -but not necessarily so in terms of behavior- they are also depoliticized so as to be articulated into the national categoryBu çalışmada Lazların etnik sınır inşasının yerel ve merkezi politik ve ekonomik yapılarla ilişki içinde nasıl şekillendiği incelenmektedir. Etnisite, inşacı kuramların geliştirdiği üzere çevresi ve ötekiyle etkileşim içinde ortaya çıkan, ancak ilişkisel sınırlarla kurulan bir grup olma hali olarak kabul edilmektedir. Bu haliyle etnisite sabit değil akışkan ve değişime açıktır. Lazlara göre Lazlığın etnik sınırlarını çizdiği kabul edilen özellikler ele alınarak bu değişimin siyasal, ekonomik ve toplumsal dinamikleri açıklanmaktadır. Etnik sınırın inşasında Lazlar için hala en kabul gören özellik dilleridir. Özellikle kendilerine açık görünen etnik sınırın bulanıklaştığı durumlarda diğer Karadenizlilerden dilleri ile ayrışırlar. Lazlığın etnik sınırının inşasında sembolik değeri yüksek olan Lazcanın ulusal alanla, pazarla bütünleşmeyi ve eğitimdeki fırsatlara erişimi zorlaştırdığı ölçüde geri planda bırakıldığı gösterilmektedir. Dilsel sermayeden yoksun olan Lazcanın (Lazuri) kullanımı giderek kırsal, mahrem, duygusallığı yoğun ve enformel bir alanla sınırlanmıştır. Sınıf atlama ve siyasal olarak baskı görmemenin asgari koşulu olan Türkçe konuşma ve Lazca konuşmama Lazların kendilerini bir Laz etnisitesi olarak kabul etmelerini bütünüyle ortadan kaldırmış olmaktan hali hazırda uzaktır. Lazlık mevcut sistem içinde siyasal ve ekonomik bakımdan daha az riskli özelliklere atıfla yeniden üretilmektedir. Bir tür sembolik dil kullanımı, kültür, davranış, mizaç, hayat tarzı anlatısıyla Lazlık sınırlarını inşa etme eğilimindedir. Yerelde kültürel, davranışsal ve değerlere ilişkin fark anlatılarıyla etnik sınırlarını kendisini Rizeli, Trabzonlu, Hemşinliden belirli bakımlardan ayrı görerek çizer. Karadenizli Türk’ten de eşit derecede kendini ayrı görüyor olması, Lazlar arasında etnik ve ulusal aidiyetler arasında açık bir fark olduğunu göstermektedir. Bu haliyle Lazlar için Türklüğün etnik ve ulusal olmak üzere farklı derece ve biçimleri mevcuttur. Lazlık etnik olarak Türklükten kendini ayrıştırırken, çoğu Laz kendisini ulusal olarak Türklüğün içinde görmektedir. Ulusala ilişkin kaynaklar Lazlıktan devşirilemediği noktada Lazlık Türklüğe eklemlenmektedir. Araştırmanın bulguları bu eklemlenme halinin tek pozisyon olmadığını, Lazlığın sınırlarına ilişkin Lazlar arasında farklılaşan tahayyül ve tercihler olduğunu da ortaya koymaktadır. Ulusal ve etnik arasındaki hiyerarşi, etnik farkın ve kimliğin ulusaldan dışlanmış olması, ulusal anlatının ve siyasetin hegemonik gücü ulusal olan Türklüğe istendiğinde eklemlenebilecek bir Laz etnisitesi inşasına yol açmıştır. Yerelde davranışsal olmasa da, kategorik olarak Lazlık etnisitesinin sınırları belirgindir.Ancak bu sınırlar ulusal olana eklemlenebilmek için depolitize edilmiş sınırladır
SERMAYE AKIŞI VE EKONOMİK BÜYÜME İLİŞKİSİ: ASİMETRİK ETKİLER
This study investigates the causal relationship between capital flowsand economic growth for Turkey using different capital flows indicators andcurrent econometric methods. Estimates were made using foreign directinvestment (FDI) and portfolio investment data covering the years between 1974-2016for Turkey. In addition, Hatemi-J (2012) causality test and Hatemi-J (2014)asymmetric impulse and response functions were used empirical analysis. Thesemethods indicate that the causality relationship between the variables can bedifferent if the shocks are separated into positive and negative. The findingsof the study show that there is no causality in both positive and negativeshocks from direct foreign investment inflow and outflow variables to economicgrowth. While the causality relationship for positiveshocks from economic growth to foreign direct investment input and outputvariables cannot be determined, there is a causality for negative shocks. Thus, it is concluded that economic growth isthe cause of foreign direct investments but this relationship is asymmetric. There is no causal relationship from portfolioinvestments to economic growth and from economic growth to portfolioinvestments in both types of shock.Buçalışma Türkiye için sermaye akışı ve ekonomik büyüme arasındaki nedensellikilişkisini farklı sermaye akışı değişkenleri ve güncel ekonometrik yöntemlerkullanarak sorgulamaktadır. Tahminler 1974-2016 yılları arasını kapsayandoğrudan yabancı yatırımlar ve portföy yatımları verileri ve Hatemi-J (2012) asimetriknedensellik testi ve Hatemi-J (2014) asimetrik etki tepki fonksiyonlarıkullanılarak yapılmaktadır. Bu yöntemler değişkenlere ait şoklar pozitif venegatif olarak ayrıştırıldığında değişkenler arasındaki ilişkinin defarklılaşabileceğini göstermektedir. Çalışmanın bulgularıdoğrudan yabancı yatırım girişi ve çıkışı değişkenlerinden ekonomik büyümeyedoğru ne pozitif şoklar ne de negatif şoklar için nedensellik olmadığınıgöstermektedir. Ancak ekonomik büyümeden doğrudan yabancı yatırım girişi veçıkışı değişkenlerine doğru pozitif şoklar için nedensellik ilişkisi tespitedilemezken negatif şoklar için nedenselliğin varlığı söz konusudur. Dolayısıylaekonomik büyümenin doğrudan yabancı yatırım hareketlerinin nedeni olduğu; ancakbu nedensellik ilişkisinin asimetrik olduğu sonucuna varılmaktadır. Portföyyatırımlarından ekonomik büyümeye ve ekonomik büyümeden portföy yatırımlarınaher iki şok türü içinde nedensellik ilişkisi bulunamamaktadır
Üniversite Öğrencilerinin Çevre Sorunlarına İlişkin Görüşleri: Isparta İli Örneği
Bu çalışmada üniversite öğrencilerinin çevreye ilişkin algıları ve çözüm önerilerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaca bağlı olarak öğrencilerin Ayazmana ve Gökçay Mesire alanları hakkındaki algılarının belirlenmesi, bu mesireliklerle ile ilgili sorunların tespiti ve bu sorunları kimlerin çözebileceğine ilişkin düşüncelerinin belirlenmesiyle kendilerinin bu sorunların çözümüne yapacakları katkılar hakkında farkındalık oluşturmak amaçlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, 2015-2016 eğitim öğretim yılında Süleyman Demirel Üniversitesi Isparta Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulunda öğrenim görmekte olan 70 Çocuk Gelişimi ve Yaşlı Bakımı öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırma verileri Yalçınkaya ve Çelikbaş (2013)’ın geliştirdiği görüşme formunun ilgili alan yazın ve kaynaklar taranarak tekrar düzenlemesi ve uzman görüşü alınarak Ayazmana ve Gökçay Mesire Alanları problem durumuna uyarlanan altı açık uçlu sorudan oluşan görüşme formuyla toplanmıştır. Elde edilen veriler nitel analiz yöntemlerinden betimsel analiz ve içerik analizi ile değerlendirilmiştir. Araştırma sonucunda; öğrencilerin çoğunluğunun çevre sorunu kavramına ‘’Toplumsal yaşama verilen zarar’’ anlamı yükledikleri, yaşadıkları çevrede çevre sorunu olarak en çok ‘Çöpler’i gördükleri, Ayazmana ve Gökçay Mesire Alanları’nın öğrencilerde en çok ‘Doğal Güzelliği’ çağrıştırdığı, Ayazmana ve Gökçay Mesire Alanları ile ilgili sorunlar hakkında ‘Çöpler’ üzerinde yoğunlaştıkları, Ayazmana ve Gökçay Mesire Alanları ile ilgili sorunları öncelikli olarak ‘Belediye’nin çözebileceğine inandıkları, Ayazmana ve Gökçay Mesire Alanları’na karşı kendi sorumluluklarında ise en çok ‘Sosyal Girişim’i düşündükleri görülmüştür
Öğretmen Adaylarının Öğretmenlerin Mesleki Etik Dışı Davranışlar İle İlgili Görüşleri
Bu çalışmanın amacı, öğretmen adaylarının gözlemleri doğrultusunda, öğretmenlerin mesleki etik dışı davranışlar ile ilgili görüşlerini belirlemektir. Tarama modelindeki araştırmanın örnekleminde 459 öğretmen adayı bulunmaktadır. Araştırmanın verileri “Etik Dışı Davranışlar Ölçeği” ile toplanmıştır. Verilerin analizinde betimsel istatistikler ve t-testi kullanılmıştır. Elde edilen bulgulara göre öğretmen adayları öğretmenlerin etik dışı davranışları “hiçbir zaman” yapmadığını düşünmektedir. Öğretmen adaylarına göre öğretmenlerin en sık yaptığı etik dışı davranış “Başarı düzeyi düşük öğrencilerle yeterince ilgilenmemek”, en az yaptıkları ise “Öğrencilere dini konularda baskı yapmak” davranışlarıdır. Öğretmen adaylarının görüşleri cinsiyet, program ve alan değişkenlerine göre değişmektedir