Mehmet Akif Ersoy University

OpenAccess @MAKÜ (Burdur Mehmet Akif Ersoy University)
Not a member yet
    2779 research outputs found

    İktisadi Analizde Zaman Cetvellerinin Kullanılması: 2006 Türkiye Zaman Kullanım Anket Verisi Üzerine Bir Değerlendirme

    No full text
    Bu yazıda Türkiye İstatistik Kurumu’nun, ilk kez 2006 yılında uyguladığı ulusal kapsamlı ve uluslararası karşılaştırılabilir nitelikteki zaman kullanım anketinin (zaman cetveli) kullanıcı gözüyle değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Çalışma, zaman cetvellerinin genel olarak iktisadi analize ve bu sayıda işlenen yoksulluk temasına yönelik araştırmalara katkısını ortaya koymaya çalışacak ve Türkiye ve diğer ülke örneklerine ait mevcut araştırmaların ışığında, zaman kullanım anket uygulamasına dair verinin kullanım alanını geliştirebilecek öneriler sunacaktı

    İNGİLİZCE ÖĞRETMENLERİNİN HİZMET ÖNCESİNDE ALDIKLARI EĞİTİMİN ÖĞRETİM UYGULAMALARINA YANSIMASI

    No full text
    Communicationamong people from different countries has got easier and easier with thedeveloping technologies. In this process English language has become one of themost spoken languages in the world. So English finds its place in thecurriculums of many countries and it is regarded as a significant subject.Turkey, in parallel with the increasing importance of the English language in theworld, arranged its curriculums to teach English effectively. This study, which isconducted through case study, aims to examine the reflection of Englishteachers’ pre-service education to their teaching practices. 30 teachers whoare in the first ten years of the service and working in central districts ofKonya participated in the study. Data was collected through semi-structuredinterview form and analyzed through descriptive analysis. The study concludesthat teachers take enough lessons in the field of developing language skillsbut they do not take enough lessons in teaching listening, speaking, readingand writing, that they do not have enough opportunities to practice teachingand that they are lacking in developing and adapting material for teachingthese skills. Nevertheless, among the teachers who took lessons about teachingthese skills in the pre-service education, reflection rate of these lessons isfound to be quite high except for the reading skills.Teknolojinin gelişmesiyle birlikte farklı ülkelerdeninsanların birbiriyle iletişim kurması kolaylaşmış hatta bu bir ihtiyaç halinegelmiştir. Bu süreçte İngilizce dünya genelinde en çok konuşulan dillerden birihaline gelmiş ve bu sebeple birçok ülkenin eğitim programlarında da yabancı dileğitimi kapsamında tercih edilmekte ve önemli görülmektedir. Türkiyeİngilizcenin artan önemine paralel olarak vatandaşlarına bu dili etkili birşekilde öğretmek amacıyla öğretim programlarını düzenlemiştir.Nitel araştırmadesenlerinden durum çalışması deseninde yürütülen bu çalışmanın amacı İngilizceöğretmenlerinin hizmet öncesinde aldıkları eğitimin öğretim uygulamalarınayansıması olarak belirlenmiştir. Çalışmaya Konya ili merkez ilçelerde görevyapan ve öğretmenliğinin ilk 10 yılı içerisinde olan 30 öğretmen katılmıştır.Veriler yarı yapılandırılmış görüşme yöntemi ile toplanmış ve betimsel analizile çözümlenmiştir. Araştırma sonucunda öğretmenlerin dil becerilerinigeliştirme alanında yeterince ders aldığı ancak dinleme, konuşma, yazma ileokuma becerilerinin ve dilbilgisi kurallarının öğretimi konusunda yeterinceders almadığı ve uygulama yapma fırsatı bulamadığı, bu becerilerin öğretimindekullanılacak materyalleri geliştirme ve uyarlama alanında eksikliklerinin bulunduğuortaya çıkmıştır. Bununla birlikte hizmet öncesinde dil becerilerininöğretimine yönelik ders alan öğretmenler arasında bu derslerin öğretmenlerinöğretim uygulamalarına yansıma oranı okuma becerileri hariç oldukça yüksekolarak bulunmuştur

    İç Kapak

    No full text
    İç Kapa

    İdari Reform ve Politika Tarnsferi

    No full text
    Sobacı, yeni kamu işletmeciliğinin 1980’lerden sonra doğan ve özel sektörün yönetim anlayışının kamu yönetimine aktarıldığı bir anlayışa dayandığını belirtmektedir. Yeni kamu işletmeciliğinin bu temel özelliğine katılmakla birlikte bu yönetim anlayışının aslında 1990’lı yıllarda egemen olduğunu ve kendisinden önce 1980’li yıllara kamu işletmeciliği anlayışının damga vurduğunu düşünmekteyiz. Oysa yazar, süreci kesintisiz olarak 1980’li yıllara kadar götürmekte ve bu çerçevede kamu işletmeciliği anlayışıyla yeni kamu işletmeciliğini eşdeğer gören bir bakış açısı sunmaktadır. Kanımızca özde büyük paralellikler taşımakla birlikte bu iki anlayış arasında birtakım farklılıklar da bulunmaktadır. Öncelikle, kamu işletmeciliği yaklaşımı ekonomik başarısızlığın temel nedenini devlette görmekte ve bu nedenle devletin özellikle de ekonomi alanından çekilmesi gerektiği üzerinde durmakta ve deregülasyon (kuralsızlaştırma) olarak nitelendirilen bir formül çerçevesinde piyasanın ancak piyasa tarafından yönetilmesi gerektiğine dayanmaktadır. Bu politikaların başarısızlıkla sonuçlandırılması ise 1990’lı yıllarda farklı bir yaklaşımın doğmasına yol açmış ve piyasanın başarılı olabilmesinin en iyi yolunun girişimci/ etkin devletin yaratılması gerekliliğini savunan yeni kamu işletmeciliği önem kazanmıştır. Bu çerçevede yeni kamu işlemeciliği temelde kamu işletmeciliği ile aynı ilkelere sahip olmakla birlikte hem zamansal olarak hem de birtakım özellikler bakımından farklılıklar taşımaktadır. Bu özelliklerin nasıl bir arka plandan doğduğuna ilişkin kitapta verilen yanıt ise yeni sağ düşüncesidir. Bu noktada yazar, kanımızca çok olumlu bir tespitle yeni sağı homojen bir politika olarak görmemekte ve yeni sağın, kamu tercihi, işlem maliyetleri, asil-vekil teorisi ve işletmecilik yaklaşımlarının bir sentezi olarak yeni kamu işletmeciliği anlayışını beslediğini belirtmektedi

    Trainee Teachers’ Opinions about Child Abuse and Neglect

    No full text
    Öz                Bu araştırmanın amacı eğitimfakültesinin farklı bölümlerinde okuyan son sınıf öğrencilerinin çocukistismarı ve ihmaline ilişkin görüşlerinin incelenmesidir. Araştırma nitel birçalışma olup, öğretmen adayları ile gerçekleştirilmiştir. Veri toplama aracıolarak katılımcılara araştırmacılar tarafından hazırlanmış yarı yapılandırılmışgörüşme formu uygulanmış ve elde edilen verilerin analizi içerik analizi ile yapılmıştır.Araştırmada sonuç olarak, öğretmen adaylarının çocuk istismarı ve ihmalininbelirlenmesi, önlenmesi ve müdahale sürecine ilişkin bilgi ve becerilerininyeterli düzeyde olmadığı, konuya ilişkin yasalar ve yönetmeliklerdeki rol vesorumluklarının farkında olmadıkları belirlenmiştir. Aynı zamanda öğretmenadaylarının bu konuda bilgi eksikliklerinin farkında oldukları ve yapılacakçalışmalara katılmaya istekli oldukları da görülmüştür. Bu durum eğitimfakülteleri başta olmak üzere diğer fakültelerde çocuk istismarı ve ihmalineilişkin çalışmalar ve uygulamalara ihtiyaç duyulduğunu ortaya koymaktadır. Özellikleküçük çocuklarla çalışacak olan öğretmelerin bu konuda daha yeterli hale getirilmesi,öğretmen yetiştirme sürecinde çocuk istismarını önleme ve müdahale konusunda derslerokutulması önemli katkı sağlayacaktır.Abstract                Aim of this research is toanalyse opinions of fourth graders on child abuse and neglect attending variousdepartments in faculty of educational sciences. The research was a qualitativeresearch and carried out with candidate teachers. As a data collection tool,participants were applied with semi-structured interview form by researchers,and acquired data was analysed with content analysis. As a result, in thestudy, it was determined that candidate teachers’ level of knowledge and skillsrelated to determination, prevention and intervention process for child abuseand neglect were not at an adequate level and they were not aware of theirroles and responsibilities related to the issue in laws and regulations. At thesame time, it was observed that candidate teachers were aware of their lack ofknowledge and they were eager to participate in works to be done. Thissituation reveals that there is a need for studies and applications related tochild abuse and neglect mainly in faculty of educational sciences and in otherfaculties. Especially, making teachers working with small children morecompetent on this issue and giving courses on prevention and intervention forchild abuse during teacher training process will contribute very much.               

    İktisat ve Zaman: Bir Anlayabilme Çabası

    No full text

    Ebeveynler İçin Yeni Bir Baş Etme Modeli: Yeni Otorite, Şiddetsiz Karşı Koyma1

    No full text
    Violentand aggressive behaviours are one of the most important social problems inTurkey and in the world. Necessary prevention and intervention activitiesshould be carried out in order to solve this problem timely and effectively.Non-Violent Resistance: A New Authority Model, a relatively new approach, wasdeveloped based on the systemic approach in order to increase skills of parentswho have children with violent behaviours and recover parent-childrenrelationships; and its implementation has been increasing in schoolenvironments especially in Europe. There are quite limited number of parentingprograms about the prevention of and intervention for violent behaviours inchildren and adolescents. Studies on the efficiency of “Non-violent Resistance”programs involving parents and family members are quite limited in number, andthere is a need for new practices and research on this issue. In this regard, the purpose of thisstudy is to introduce “Non-violent Resistance Model” and parent program thataims to decrease violent behaviours in children and adolescents, increasepracticality of this new approach in Turkey for coping with rooted problems,and create a new perspective for practitioners and researchers. On the other hand, main principles and purposes of the “New AuthorityModel” that is becoming more common in the world, are to review the techniquesand practices used and to discuss their practicality in terms of Turkishculture. Şiddet ve saldırganlık içeren davranışlar, Türkiye vedünyadaki en önemli toplumsal problemlerdendir. Bu problemin erken ve etkilibiçimde çözülebilmesi için gerekli önleme ve müdahale çalışmalarının yapılmasıgerekmektedir. Saldırgan davranışlara sahip çocukları olan anne-babalarınebeveynlik becerilerinin artırılması ve ebeveyn çocuk ilişkilerininonarılmasına yönelik sistemik yaklaşıma dayalı olarak geliştirilmiş olan“Şiddetsiz Karşı Koyma: Yeni Otorite Modeli” nispeten yeni ve özellikleAvrupa’da aile ve okul ortamlarında uygulanması hızla yayılmaktadır. Türkiye’deçocuk ve ergenlerde görülen şiddet ve saldırganlık içeren davranışları önlemeve bu türden davranışlara müdahaleye yönelik ebeveyn programları sayıca azdır.Anne-babalar ve aile üyeleriyle birlikte çalışmakta olan “Şiddetsiz KarşıKoyma” programının etkililiğinin ele alındığı araştırmaların ise çok sınırlısayıda olduğu ve bu konuda yapılacak yeni uygulama ve araştırmalara ihtiyaçolduğu düşünülmektedir. Bu bağlamda, araştırmanın amacı, çocuk ve ergenlerdegörülen saldırgan davranışların azaltılması amacıyla geliştirilmiş olan“Şiddetsiz Karşı Koyma Modeli” ve ebeveyn programını tanıtmak, şiddet gibiköklü problemlerle baş etmede bu yeni yaklaşımın Türkiye’de uygulanabilirliğiniartırarak alanda çalışan uygulayıcılar ve araştırmacılar içinyeni bir perspektif oluşturmaktır. Bununla birlikte, dünyadayaygınlaşmakta olan “Yeni Otorite Modeli” nin temel ilkelerinin ve amaçlarının,kullanılan teknik ve uygulamalarının gözden geçirilmesi ve Türk kültürüaçısından uygulanabilirliğinin tartışılması amaçlanmaktadır.

    A LONGITUDINAL ANALYSIS ON INTELLECTUAL STRUCTURE OF HUMAN RESOURCES MANAGEMENT: THEORETICAL FOUNDATIONS AND RESEARCH TRENDS

    No full text
    Bu çalışmada insan kaynakları yönetimi alanının entelektüel yapısıaraştırılarak, alanın gelişimine katkı sağlayacak yeni teorik temeller vearaştırma eğilimleri önerilmiştir. Araştırmada içerik analizinden faydalanılmış ve boylamsal bir analizgerçekleştirilmiştir. Bulgular, 1990’lı yıllarda sosyoloji temelli örgütteorilerinin alanı daha fazla etkilediğini göstermektedir. 2000’li yıllardaalandaki hâkim teoriler ekonomi disiplininden insan sermayesi teorisi,sosyoloji disiplininden sosyal değişim teorisi ve stratejik yönetimdisiplininden kaynaklara dayalı yaklaşım olarak tespit edilmiştir. 2010’luyıllarda ise ekonomi disiplininden insan sermayesi teorisi, sosyolojidisiplininden sosyal sermaye teorisi ve stratejik yönetim disiplininden kaynaklaradayalı yaklaşımın alanda yaygın etkileri olduğu bulunmuştur. Son olarak stratejikinsan kaynakları yönetimi, çıktılar (outcomes) ve insan kaynakları uygulamaları1990’lı yıllardan günümüze alana en fazla hakim olan araştırma trendleri olaraktespit edilmiştir. Ancak bağlama (context) yönelik araştırmaların ise diğeraraştırma trendlerine göre alandaki etkisinin sınırlı olduğu bulgusuna ulaşılmıştır. Sonuç olarak insankaynakları yönetimi alanına katkı sağlamak isteyen gelecekteki araştırmaların firmanın büyüme teorisi,Avusturyan ekonomi okulu, uygulama olarak strateji çalışmaları ve yeni kurumsalekonomilerden yararlanabileceği ifade edilebilir. Ayrıca alanın gelecekte yönelebileceği araştırmatrendlerinin, endüstri 4.0, e-HRM ve yapay zeka çalışmalarının insan kaynaklarıyönetimi üzerindeki etkileri olacağı belirtilebilir.In thisstudy, the intellectual structure of the field of human resources management(HRM) has been investigated and new theoretical foundations and research trendsthat will contribute to the development of the field have been proposed.Content analysis was used in the research and a longitudinal analysis wasperformed. The results show that sociology-based organizational theories furtheraffected the field in the 1990s. In the 2000s, it was determined that thedominant theories in the field were human capital theory from economydiscipline, social exchange theory from sociology discipline, and resourcebased view from strategic management discipline. In the 2010s, human capitaltheory from economy discipline, social capital theory from sociologydiscipline, and resource based view from strategic management discipline hadwidespread effects in the field. Finally, strategic human resource management(SHRM), outcomes and human resources practices were determined as the researchtrends that have been most effective on the field from the 1990s to thepresent. However, the context research trend was less effective in the fieldcompared to other research trends. As a result, it can be stated that future researchesthat want to contribute to the field of human resources management can benefitfrom theory of the growth of the firm, Austrian school of economics, strategyas a practice and new institutional economies. In addition, research trends in the future of thefield could be stated as the effects of industry 4.0, e-HRM, and artificialintelligence studies on human resource management.

    ÖRGÜTSEL MUHALEFET ÖLÇEĞİ TÜRKÇE UYARLAMASI

    No full text
    Bu çalışmanınamacı Kassing tarafından geliştirilen 24 maddelik örgütsel muhalefet ölçeğinin Türkçeyeuyarlanmasıdır. Araştırmanın evrenini Denizli ili Serinhisar, Bozkurt, Çivrilve Sarayköy ilçelerioluşturmaktadır. Türkçe çevirisinden sonra ölçek 240 öğretmene uygulanmıştır. AraştırmadaKMO (.915) ve Bartlett küresellik testinde X2 = 6995,252 Sd = 276 (p<.000)olması da elde edilen verinin faktör analizine uygun olduğunu göstermektedir. Modelin uyumluluğunu bozan her boyuttakien yüksek standart hata veren 7 madde modelden çıkarılınca model doğrulayıcıfaktör analizi ile doğrulanmıştır. Birinci alt boyut olan “DikeyMuhalefet” için içtutarlık katsayısı .959, ikinci alt boyut olan “Yatay Muhalefet” için .961, üçüncü alt boyut olan “DışaAktarılmış Muhalefet” için ise  .969olarak saptanmıştır. Bu bulgular, ölçeği oluşturan tüm alt boyutların içtutarlığının yüksek olduğunu göstermektedir. Yapılan geçerlik ve güvenirlik analizleri sonucunda, Örgütsel MuhalefetÖlçeğinin Türkçe formunun ülkemiz okullarında görev yapan öğretmenlerinörgütsel muhalefete ilişkin görüşlerinin belirlenmesinde kullanılmasının uygunolduğu sonucuna varılmıştır

    EXAMİNATİON TO REJECTİON BEHAVİORS OF FATHERS HAVİNG WİTH MENTALLY DİSABLED CHİLD

    No full text
    AbstractMany studies in literature was studied on mothers and families. In this study, it was aimed to examination to rejection behaviors of fathers having with mentally disabled child. Data in this study was collected from an rehabilitation center in Konya, where was reviewed 50 fathers. During gathering the data, information form and Parental Acceptance Rejection Questionnaire was used. For tested fathers’ rejection behavior to differentiate whether age, educational level and income or not, we were used Kruskal Wallis and Mann Whitney U tests. Total rejection score of 50 fathers was found rather high.The fathers’ rejection  was differentiated according to the income levels. The rejection behaviour of the fathers with low and high income was found significiantly. The other factors were not important on the rejection.Keywords: Mental disability, Parental Acceptance, Parental Rejection, Father Rejectio

    0

    full texts

    2,779

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    OpenAccess @MAKÜ (Burdur Mehmet Akif Ersoy University)
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇