2779 research outputs found
Sort by
A necrobacillosis case determined in a sheep herd
Bu çalışmada, Kars ilinde bir koyunsürüsünde tespit edilen Nekrobasiloz olguları tanımlanmıştır.Kars ilinde 210 başlı bir koyun sürüsünde bir haftaiçerisinde 2-4 aylık kuzularda toplam 12 adet ölüm olduğu bildirilmiştir. Ölenhayvanlardan 3’ü nekropsileri yapılmak üzere Kafkas Üniversitesi VeterinerFakültesi Patoloji Anabilim dalına getirilmiştir. Sistemik nekropsileriuygulanan hayvanlardan doku örnekleri histopatolojik incelemeler ve mikrobiyolojikanaliz için toplanmıştır. Makroskobik bakıda bir hayvanınkaraciğerinde çapları 3 cm’e, diğer bir hayvanın ise akciğerinde 1 cm’e kadarvaran multifokal yerleşimli boz beyaz renkli nekrotik alanlar gözlemlendi. Ölendiğer hayvanın iç organlarında ise herhangi bir bulguya rastlanmadı. Makroskopikolarak lezyon belirlenen her iki hayvanın histopatolojik incelemelerinde,ortalarında kireçlenme alanlarını da içerebilen ve çevresinde yıkımlanmışlökosit çekirdeklerine ait kırıntılar bulunan kazeifikasyon nekroz alanlarıgözlemlendi. Akciğerde lezyon bulunan vakada ayrıca alveol kapillarlarındahiperemi ile alveol lumenlerinde nötrofil lökositleri de içeren mononüklear hücreinfiltrasyonları tespit edildi. Mikrobiyolojik olarak spesifik besiyerlerineekimler yapılarak aerobik, mikroaerobik ve anaerobik ortamda gerçekleştirilen48 saatlik inkubasyon sonunda anaerobik ortamda inkübe edilen Eugon agar vekanlı agar plaklarında üreyen koloniler değerlendirildi. İki kuzudan alınanakciğer örnekleri ile bir kuzudan alınan karaciğer örneklerinden yapılanekimler sonucunda geniş β-hemolitik alanlar meydana getiren koloniler gözlendi.Gram boyama sonucunda fusiform (iğ benzeri) ve gram (-) bakteriler Fusobacterium necrophorum olaraktanımlandı. Eldeedilen bulgular neticesinde Kars ilinde meydana gelen kuzu ölümlerinde nekrobasillozunönemli bir etken olabileceği kanısına varılmıştır. Çalışma bulgularıdoğrultusunda ayrıca makroskobik olarak lezyon gözlemlenmeyen kuzularda danekrobasilloza bağlı ölümlerin olabileceği sonucuna varılmıştır.In this study, cases of necrobasillozis detectedin a sheep herd in Kars province were described.A total of 12 deaths were notedin 2-4 month-old sheep in a herd containing 210 animals. Three of dead animalswere brought to Kafkas University Faculty of Veterinary Medicine Department ofPathology for necropsying. Systemic necropsy was performed and tissue sampleswere collected for histopathological and microbiological investigations. Ongross examination, yellow-white multifocal necrotic areas sizing up to 3 cm inliver of one case, and up to 1 cm in lung of another animal were recognized. Nogross lesions were detected in the third animal. In microscopic examination ofthese two cases in which lesions were detected, coagulation necrosis withcentral calcification and peripherally located crumbs of leukocyte nucleus werenoted. In the animal with lung lesions, alveolar capillary hyperemia andmononuclear cellular infiltration including neutrophil leukocytes were alsodetected. In microbiological analysis, samples were inoculated onto specificagars, incubated at aerobic, microaerobic and anaerobic conditions for 48 hoursand finally colonies grown on anaerobic environment in Eugon agar and bloodagar were evaluated. In inoculations made from the 2 lungs and 1 liver samplesthat were collected from different animals, colonies that produce largehemolytic areas were viewed. In gram staining, fusiform and gram (-) bacteriawere named as Fusobacterium necrophorum. Theresults of the study indicate that necrobasillozis might be an important causeof death in lambs in Kars province. It was also concluded that death due tonecrobasillozis might be seen in lambs with no apparent gross lesions
SECURITY FACTOR IN RUSSIAN FOREIGN POLICY - RUS DIŞ POLİTİKASINDA GÜVENLİK FAKTÖRÜ
SSCB sonrasında Rusya Federasyonu siyasal ve ekonomik açıdan benimsenen sosyalist düzeni terk ederek kapitalist sisteme eklemlenmeye ve “liberal demokratik” ülkelerle de uzlaşmaya başlamıştır. Ancak söz konusu radikal dönüşüm Rusya açısından hem iç politikada hem de dış politikada çok önemli sorunlarla karşılaşılmasına neden olmuştur. Bu noktada dış politika açısından da önemli bir değişim yaşanmıştır. Rusya, SSCB’ye oranla her anlamda (coğrafi, ekonomik, nüfus, askeri kapasite…) bir küçülme yaşamış ve bu durum dış politikaya da yansımıştır. Bir diğer değişim konusu ise güvenlik alanında olmuştur. Bu konuda özellikle bölgesel işbirliği örgütleri ön plana çıkmaktadır. Bu çalışmada ise Rus dış politikasında güvenlik faktörü ele alınacaktır. Öncelikle Rus dış politikasında yaşanan değişim genel hatlarıyla ortaya konulacak ve Rus dış politikasındaki güvenlik faktörü irdelenecektir. Daha sonra ise hem dış politika hem de güvenlik açısından Rusya için son derece işlevsel niteliklere haiz olan Bağımsız Devletler Topluluğu, Şanghay İşbirliği Örgütü ve Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütü konu kapsamında ele alınacaktır.After the USSR, Russian Federation abandoned the socialist system which adopted politically and economically, and she began to articulate the capitalist system and also reconcile herself with “liberal democratic” countries. However, this radical transformation has brought about serious problems both in domestic politics and foreign policy in terms of Russia. At this point, there has also been a significant change in terms of foreign policy. Russia has experienced a contraction in every sense (geographical, economic, population, military capacity…) compared to the USSR, and this is reflected in foreign policy. Another change has been in the field of security. In this regard, especially regional cooperation organizations are in the foreground. In this study, the security factor will be considered in Russian foreign policy. Firstly, the changes in Russian foreign policy will be outlined in general, and the security factor in Russian foreign policy will be examined. Later, the Commonwealth of Independent States, the Shanghai Cooperation Organization and the Collective Security Treaty Organization which have very functional qualifications for Russia in terms of both foreign policy and security will be examined
Müzeler ve Tarihi Mekânlarda Uygulanan Etkinlikler Aracılığıyla Öğrencilerin Sosyal Bilgilere Özgü Becerilerinin Geliştirilmesi
Bu araştırmanın amacı, ilköğretim 7. sınıf sosyalbilgiler öğretimi bağlamında müzeler ve tarihi mekânlardan etkili yararlanmayayönelik öğretim etkinlikleri tasarlayarak bu etkinlikleri uygulamak ve buetkinliklerin öğrencilerin sosyal bilgilere özgü becerilerinin (değişim vesürekliliği algılama, tarihsel empati, gözlem, mekânı algılama, zaman vekronolojiyi algılama, sosyal katılım) geliştirilmesinde ne derece faydalıolduğunu belirlemektir. Nitel araştırma yöntemi temelinde eylem araştırmasımodeline göre desenlenen araştırma kapsamında Manisa ili Yunusemre ilçesindeyer alan resmi bir ortaokuldaki 36 kişilik (20 kız, 16 erkek) bir sınıflaManisa’nın müzeleri ve tarihi mekânları içerisinden seçilen dokuz ayrı mekâna(Manisa Müzesi, Muradiye Camisi, Tıp Tarihi Müzesi, tarihi Kula evleri, SardAntik Kenti, Sultaniye Külliyesi, Keskinoğlu Klasik Araç Müzesi, Manisa UluCami, Ravika Köyü Müzesi) yönelik müze öncesi okulda, müzede ve müze sonrasıokulda olmak üzere toplamda 34 ayrı etkinlik geliştirilerek uygulanmıştır. Uygulamaların, öğrencilerin sosyal bilgiler öğretimprogramında yer alan becerilerini nasıl ve ne yönde etkilediğini ortaya koymakamacıyla veri üretme aracı olarak gözlem, görüşme ve doküman analizikullanılmıştır. Gözlem ve görüşmeler yoluyla elde edilen verilere içerikanalizi; öğrenci ürünlerinden eldeedilen verilere doküman analizi yapılmıştır. Yapılan uygulamalar neticesindeöğrencilerde sosyal bilgilere özgü becerilerin geliştiği görülmüştür
İkinci Derece Zaman Gecikmeli Sistemler için Analitik PD Denetleyici Tasarımı
This paper intends to present the design schemeof a Proportional Derivative controller for stability and performance of timedelay systems in the second order. Inspired from Bode’s ideal systemcharacteristics, phase margin and gain crossover frequency specifications areconsidered for the system. Then, these specifications are used to obtain theparameters of the controller. The method proposed in the study achieves generalcomputation equations for mentioned systems. Analytically derived formulas bythe proposed method are tested with existing plants in the literature and theresults are illustrated graphically. It is shown that the tuning methodsatisfies desired gain crossover frequency and phase margin specifications.Bu yayında ikinci derece zaman gecikmelisistemlerin kararlılığı ve performansı için oransal türev denetleyicininanalitik tasarımı şeması gösterilmiştir. Bu sistem için Bode’nin ideal transferfonksiyonunun karakteristiğinden esinlenerek kazanç kesim frekansı ve faz payıgereksinimleri ele alınmıştır. Daha sonra bu gereksinimler denetleyicininparametrelerini elde etmek için kullanılmıştır. Bu çalışmada önerilen yöntemsözü edilen sistemler için genelleştirilmiş denklemleri vermektedir. Önerilenyöntemle analitik olarak türetilen formüller literatürde var olan sistemlerüzerinde denenmiş ve sonuçlar grafiksel olarak gösterilmiştir. Bu ayarlamayönteminin istenen kazanç kesim frekansı ve faz payı özelliklerini sağladığıgösterilmiştir
İNGİLİZ KRALİYET AFRİKAN ŞİRKETİ 1672-1752: KALELERİ, KÖLE VE ALTIN TİCARETİ
Africa and its people are among the most abused throughout colonial history. In addition to thecountry's resources, people have been bought and sold. Western civilization has made greatefforts to establish activity on this continent. The British Royal African Company has beenpursuing the riches of this continent since its inception. Each company ship opened to the Atlantichas brought little to the land continent, but in return it has received everything to be exploited,especially its people. While each commercial expedition in the name of reaching gold and wealthbrought more prosperity to the west, the castles were stuck in the continent like daggers. TheBritish, who started the exploitation of Africa later than other European countries, closed this gapwith the companies they established and their activities. Particularly in the enslavement of thecontinental people, great gains have been achieved. This study aims to reveal the activities of theRoyal African Company, which is of great importance for British and African history. It isthought that the study will be able to better understand how the continent was exploited.Afrika ve onun insanları sömürge tarihi boyunca enfazla istismar edilenler arasındadır. Ülkenin kaynaklarının yanı sıra insanlarıda alınıp satılmıştır. Batı medeniyeti bu kıtada etkinlik kurabilmek için büyükçaba harcamıştır. İngiliz Kraliyet Afrikan Şirketi´de kurulduğu ilk gündenitibaren bu kıtanın zenginliklerinin peşine düşmüştür. Atlantiğe açılan her birşirket gemisi kara kıtaya çok az şey kazandırıken karşılığında ise insanlarıbaşta olmak üzere sömürülecek herşeyi almıştır. Altına ulaşma ve zenginlikadına yapılan herbir ticari sefer batıya daha fazla refah getirirken kurulankalelerde kıtaya adeta birer hançer gibi saplanmıştır. Afrika´nın sömürülmesinediğer Avrupa ülkelerine göre daha geç başlayan İngilizler ise kurduklarışirketleri ve faaliyetleri ile bu açığı kapatmıştır. Özellikle kıta insanınınköleleştirilmesinden ise çok büyük kazançlar elde edilmiştir. Bu çalışmaİngiliz ve Afrika tarihi açısından büyük bir öneme sahip Kraliyet AfrikanŞirketinin faaliyetlerini ortaya çıkarmayı amaçlamıştır. Çalışma sayesindekıtanın nasıl sömürüldüğünün daha iyi anlaşılacağı düşünülmektedir.
YETİŞTİRME KURSLARININ HALK EĞİTİMİ MERKEZLERİNE DEVREDİLMESİNE İLİŞKİN PAYDAŞ GÖRÜŞLERİ
Bu çalışmanın amacı, yetiştirme kurslarının halkeğitimi merkezlerine devredilmesine ilişkin paydaş görüşlerinin belirlenmesidir.Nitel araştırma yönteminin kullanıldığı bu araştırmaya kolayulaşılabilir durum örneklemesi ile belirlenen bir merkez müdürü, dört müdüryardımcısı, iki öğretmen, bir veli ve iki öğrenci katılmıştır.Araştırma verileri yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılaraktoplanmıştır. Veriler içerik analizi tekniği ile çözümlenmiştir. Araştırmadaelde edilen tüm veriler kodlanmış, araştırmanın amacına uygun olarak çeşitliboyutlar ve bu boyutlara uygun temalar saptanmıştır. Araştırma sonucunda genelolarak materyal ve fiziki kaynakların yetersizliği, yetiştirme kursları içingerekli branş öğretmeninin nasıl ve ne şekilde karşılanacağı hususundakibelirsizlik, uygulamadan sorumlu yönetici ve öğretmenlerin alacağı ek dersücretinin belirli bir standarda bağlanmayışı, kursların içeriği ve eğitimortamlarının hazırlanmasında karşılaşılan sorunlar bir çok paydaş tarafındandile getirilmiştir. Buna karşın üniversite sınavına hazırlık kurslarınınücretsiz olarak verilmesi, sınıflarda öğrenci sayısının az olması ise veli veöğrenciler tarafından memnuniyetle karşılandığı, ancak yönetici ve öğretmenlertarafından materyal ve fiziki imkânlara ilişkin eksiklerin giderilmesigerektiği yönünde görüş bildikleri saptanmıştır.
Ortaöğretim Öğrencilerinin Biyoloji ve Biyoloji Dersine Yönelik Tutumları (Pilot Uygulama)
Bu çalışmada ortaöğretim öğrencilerinin biyoloji ve biyoloji dersine yönelik tutumlarının neler olduğunun belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla araştırmacılar tarafından geliştirilmiş ölçek kullanılarak hazırlanan bir anket, Erzurum il merkezindeki 2 ortaöğretim kurumunda öğrenim gören toplam 172 öğrenciye uygulanmıştır. Anketlerin değerlendirilmesi sırasında, yönergeye göre cevaplanmayan 10 öğrenciye ait anket, değerlendirme dışı bırakılmıştır. Anketlerden elde edilen verilerin değerlendirilmesi sonucunda ise öğrencilerin biyolojiyi önemli ve faydalı bir bilim olarak kabul etmelerine rağmen, biyoloji derslerinde kendilerini oldukça başarısız gördükleri, biyoloji öğretmenlerine dolayısıyla biyoloji dersine karşı ön yargılı oldukları ve bu dersi sevmedikleri yönünde bulgular elde edilmiştir
Okulöncesi Eğitimi Öğretmen Adaylarının Kaynaştırmaya İlişkin Görüşlerinin Belirlenmesi
Bu araştırmanın amacı, okulöncesi eğitimi öğretmen adaylarının kaynaştırmaya ilişkin görüşlerinin belirlenmesidir. Araştırma evrenini 2008–2009 öğretim yılında Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Burdur Eğitim Fakültesi birinci ve ikinci öğretime devam eden 265 okulöncesi eğitimi öğretmen adayı oluşturmaktadır. Araştırmada tüm evrene ulaşıldığından örneklem alınmamıştır. Araştırma verileri Antonak ve Larivee (1995) tarafından geliştirilen ve Türkçe’ye uyarlama çalışmaları Kırcaali-İftar (1996) tarafından yapılan “Kaynaştırmaya İlişkin Görüşler Ölçeği” ile toplanmıştır. Araştırmaya katılan okulöncesi öğretmen adaylarının kaynaştırmaya ilişkin görüşleri parametrik testlerle karşılaştırılmıştır. Araştırmanın sonucunda araştırmaya katılan okulöncesi öğretmen adaylarının kaynaştırmaya ilişkin görüşlerinin toplam puanlarının cinsiyete, eğitim gördükleri sınıfa, mezun oldukları okula ve özel eğitim dersi alıp almamalarına göre anlamlı bir şekilde farklılaşmadığı bulunmuştur
Resimli Çocuk Kitaplarında Schwartz’ın Modeline Göre Değerlerin İncelenmesi
Bu çalışmanın amacı okul öncesi dönemdeki çocukların resimli çocuk kitaplarında yer alan değerlerin Schwartz’ın Değerler Modeline göre incelemek ve bu inceleme sonucunda elde edilen verileri sunmaktır. Kitaplar çocuğun aile dışında dünyaya açılmasını sağlayan önemli kaynaklardan biridir. Okul öncesi dönemde kitaplar çocuklara ilk şemalarının oluşması açısından önemli görülür. Kitapların çocukların zihinsel gelişiminde önemli bir payı olduğu kadar, çocukların hangi değerlerle yetiştirilmesi konusunda da katkısı vardır. Kitaplardaki değerlerin saptanması, nasıl çocuklar yetiştirmekte olunduğumuza ilişkin ipuçları sunabilir. Değerler, erken yıllardan itibaren kazanılmaya başlanan ve bireyin psiko-sosyal gelişimi için önemli faktörlerden birisidir. Bu yüzden kitaplar seçilmeden önce kitapların içeriklerinde nelerin olduğu, kitaplarda hangi değerlere yer verildiği çocuğun sağlıklı gelişiminde önem taşımaktadır. Bu çalışmanın verileri nitel veri toplama tekniklerinden olan döküman inceleme tekniği ile toplanmıştır. Çalışma grubunu oluşturmak için, olasılıksız örnekleme yöntemlerinden, amaçlı örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Denizli İlinde bulunan iki resmi ve iki özel okulun kütüphanelerinde yer alan tüm resimli çocuk kitapları (N=275) araştırma kapsamına alınmıştır. Çalışmada resimli çocuk kitapları, Schwartz’ın (1992) değerler modeline bağlı olarak, incelenmiştir. Sonuçlara bakıldığında, resimli çocuk kitaplarında sırasıyla en fazla uyma, hazcılık, geleneksellik, iyilikseverlik, uyarılım, evrensellik ve değerlerine yer verildiği; en az ise güç, güvenlik ve başarı değerlerine yer verildiği belirlenmiştir. Uyma ve geleneksellik daha tutucu değerleri oluştururken, hazcılık, uyarılım, evrensellik ve öz-yönelimli olma gibi değerler değişime açıklıkla ilişkilidir. Elde edilen bulgular sonucunda okul öncesi öğretmenlerine kitap seçimleri konusunda öneriler getirilmiştir.Anahtar Kelimeler: Schwartz değerler modeli, çocuk kitapları, erken çocukluk dönem