2779 research outputs found
Sort by
İlköğretim Matematik Öğretmeni Adaylarının Analiz Alanında Yaptıkları İspatların Özellikleri
Çalışmanın amacımatematik öğretmeni adaylarının analiz alanında ürettikleri ispatlarınözelliklerini ortaya çıkarmaktır. Bu amaca ulaşmak için öğretmen adaylarınınanalizin temel konularındaki teoremlere yönelik ürettikleri ispatlarincelenmiştir. Nitel araştırma yaklaşımın benimsendiği bu çalışma bir durumçalışmasıdır. Çalışmanın araştırma grubunu Türkiye’de bulunan bir devletüniversitesinin ilköğretim matematik öğretmenliği üçüncü sınıfında öğrenimgören sekiz öğretmen adayı oluşturmaktadır. Çalışmanın verileri etkinliktemelli klinik mülakatlar yardımıyla toplanmıştır. Her öğretmen adayı ile dörtkez görüşülmüştür. Mülakat formlarında sırasıyla fonksiyonlar, diziler, limit-süreklilikve türev konularında doğru önermeler ve ispatlarda öğretmen adaylarına gerekliolan formel tanımlar yer almıştır. Öğretmen adaylarından önermelerin doğru olupolmadığı hakkında bir karara varmaları ve verdikleri kararları doğrulamalarıistenmiştir. Çalışmada öğretmen adaylarının önermeleri seçmede güçlükyaşamadıkları tespit edilmiştir. Öğretmen adaylarının ispat yapma becerilerininoldukça düşük olduğu görülmüştür. Üretilen ispatların doğru ispat, kısmen doğruispat, geçersiz ispat, açıklama, örnekle doğrulama, tanımları manipüle etme,tanımları kopyalama, tamamlanmamış ispat ve hipotez yazma olmak üzere sekizfaklı özellik taşıdığı ortaya çıkmıştır. Ayrıca akademik başarı düzeyi yüksekolan öğretmen adayları çoğunlukla dedüktif ispat şemasına sahip iken ortalamabaşarı düzeyindeki öğretmen adaylarının ise dedüktif, tümevarımsal ve dışsalispat şemalarında oldukları tespit edilmiştir
DEVELOPMENT of TEACHER ORGANIZATIONAL IDENTİTY PERCEPTION SCALE: VALIDITY AND RELIABILITY STUDY
Bu çalışmanın amacı, okullarda çalışan öğretmenlerin örgütsel kimlikalgıları ölçmeye yönelik, Öğretmen Örgütsel Kimlik Algısı Ölçeği (ÖÖKAÖ)geliştirmek ve Türkiye’deki öğretmenlerin mesleğinden memnuniyetle örgütselkimlik algısı arasındaki ilişkiyi ortaya çıkarmaktır. Araştırma kapsamındageliştirilen ÖÖKAÖ’nün geçerlik ve güvenirlik çalışmaları 204 (Kadın: 137,Erkek: 67) öğretmen üzerinde yapılmıştır. Verilerin analiz edilmesinde SPSS21.00 paket programı kullanılmıştır. ÖÖKAÖ, “Algılanan Kurumsal Destek (8 madde)”, “Kurumsal Aidiyet (4 Madde)” ve “Kurumİçi İletişim (5 Madde)” olmaküzere 17 madde ve üç faktörden oluşan beşli derecelendirmeli likert tipi birölçme aracıdır. ÖÖKAÖ’nün yapı geçerliği, açımlayıcı faktör analizi ileincelenmiştir. ÖÖKAÖ’de yer alan maddelerin faktör yük değerleri .56 ile .89arasındadır. Bu üç alt boyut öğretmen örgütsel kimlik algısına ilişkin, toplamvaryansın %72.1’ini açıklamaktadır. ÖÖKAÖ’nün güvenirliği Cronbach Alphakatsayısı ile hesaplanmış ölçeğin toplamı (α= .94), algılanan kurumsal destek(α= .94), kurumsal aidiyet (α= .80) ve kurum içi iletişim için (α= .80) olaraktespit edilmiştir. Ayrıca yapılan korelasyon analizi, örgütsel kimlik algısı vemesleğinden memnuniyet arasında pozitif ve manidar bir ilişki olduğunugöstermiştir (r= .33, p < .01). Sonuç olarak ÖÖKAÖ’ningeçerli ve güvenilir bir ölçme aracı olduğu söylenebilir.The aim of this study is to develop a Teacher Organizational IdentityPerception Scale (ÖÖKAÖ) to measure teachers' perceptions of organizationalidentity and determine the relationship between the level of teachers’satisfaction from teaching profession and organizational identity perception.The validity and reliability studies of the ÖÖKAÖ developed by the researcherswere conducted on 204 (Female: 137, Male: 67) teachers. SPSS 21.00 packageprogram was used to analyze the data. ÖÖKAÖ is a Likert type measurementinstrument with a rating of 17 items and three factors, including “PerceivedOrganizational Support” (8 items) 17, “Organizational Belonging” (4 Articles) and “ “OrganizationalCommunication” (5 Articles) “. The construct validity of ÖÖKAÖ was investigatedby exploratory factor analysis. The factor load values of the items in theÖÖKAÖ are between .56 and .89. These three sub-dimensions explain 72.1% of thetotal variance related to the perception of organizational identity. Thereliability of the scale was calculated as Cronbach Alpha coefficient (α =.94), perceived organizational support (α = .94), corporate identity (α = .80)and internal communication (α = .80). . In addition, the correlation analysisshowed a positive and significant relationship between the perception oforganizational identity and satisfaction from the teaching profession (r = .33,p <.01). As a result, it can be said that ÖÖKAÖ is a valid and reliablemeasurement tool
İKİLİ YERLEŞİK ÖĞRENME MODELİNİN KAVRAMSAL DEĞİŞİME ETKİSİ: İŞ VE ENERJİ ÖRNEĞİ
The aim of this study was to develop activities according to Dual Situated Learning Model for 7th grade Force and Motion unit about work and energy concepts and to determine these activities effectiveness on students' conceptual change and retention. Pre-experimental one group pretest-posttest design was used in this study. The study was carried out with twenty three 7th grade students. A concept test developed by the researchers with seven two- tier items and were employed as pre-, post- and delayed test to collect data. Results showed that the Dual Situated Learning Model is effective in providing students' conceptual change and retention. However, it has also been observed that some alternative conceptions have still remained. Key Words: Dual Situated Learning Model, conceptual change, work and energyBu çalışmanın amacı ilköğretim 7. sınıf kuvvet ve hareket ünitesi içerisinde yer alan iş ve enerji kavramları ile ilgili ikili yerleşik öğrenme modeline göre etkinlik geliştirmek ve geliştirilen etkinliğin öğrencilerdeki kavramsal değişime ve kalıcılığa etkisini incelemektir. Çalışmada basit deneysel yöntemin ön-son test modeli kullanılmıştır. Çalışma 7. sınıfta öğrenim gören 23 öğrenci ile yürütülmüştür. Veri toplamak amacı ile araştırmacılar tarafından geliştirilen, 7 iki aşamalı sorudan oluşan kavram testi kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen veriler İkili Yerleşik Öğrenme Modelinin öğrencilerin kavramsal değişimi ve kalıcılığı sağlamada etkili olduğunu göstermektedir. Ancak yapılan öğretime rağmen alternatif kavramın bazı öğrencilerde tamamen giderilmediği görülmüştür. Anahtar Kelimeler: İkili yerleşik öğrenme modeli, kavramsal değişim, iş ve enerj
Okul Öncesi ve Sınıf Öğretmeni Adaylarının Yaratıcı Düşünme ve Problem Çözme Becerilerinin İncelenmesi
Bu çalışmada okul öncesi ve sınıf öğretmeni adaylarının yaratıcı düşünme ve problem çözme becerilerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden betimsel tarama yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini, Atatürk Üniversitesi Kazım Karabekir Eğitim Fakültesi İlköğretim Bölümü Okul Öncesi Eğitimi ve Sınıf Öğretmenliği, Ana Bilim Dallarında öğrenim gören öğretmen adayları oluşturmaktadır. Araştırmada seçkisiz olmayan örnekleme yöntemlerinden amaçsal örnekleme kullanılmış olup, araştırmanın örneklemi söz konusu ana bilim dallarında 1. sınıf ve 4. sınıfta öğrenim görmekte olan 409 öğretmen adayı oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak, öğrencilerin yaratıcılıklarını belirlemek amacıyla Whetton ve Cameron’dan (2002) tarafından geliştirilen ve Türkçe’ye uyarlaması ve geçerlik güvenirlik çalışmaları Aksoy (2004) tarafından yapılan “Ne kadar yaratıcısınız?” ölçeği ve problem çözme becerilerini ölçmek amacıyla Heppner ve Petersen (1982) tarafından geliştirilerek, Taylan (1990) tarafından Türkçe’ye uyarlanan “Problem çözme envanteri” (PÇE) kullanılmıştır. Bulgulara bakıldığında, öğretmen adaylarının yaratıcı düşünme becerilerinin cinsiyet, öğrenim görülen ana bilim dalı, sınıf ve mezun olunan lise türü değişkenlerine göre anlamlı bir şekilde farklılaştığı görülürken; problem çözme becerilerinin ise sadece cinsiyet değişkenine göre anlamlı bir şekilde farklılaştığı görülmüştür. Ayrıca öğretmen adaylarının yaratıcı düşünme ve problem çözme becerileri arasında orta düzeyle ve pozitif yönde anlamlı bir ilişki olduğu görülmüştür. Araştırmada bulgulara dayanılarak çeşitli önerilerde bulunulmuştur.
Yugoslavya-Makedonya'dan Türkiye'ye 1952-67 "Kitlesel" Göçü ve Bursa'daki Göçmen Kesimi
Emotional Contamination and Business Motivation in Health Organizations:An Application on Medical Secretaries
Buçalışma tıbbi sekreterlerin duygusal bulaşma durumları ile iş motivasyonuarasındaki ilişkiyi incelemeyi amaçlamaktadır. Tıbbi sekreterler sağlıkkurumlarında sosyal etkileşime en fazla maruz kalan gruplardan biridir.Hastalar, sağlık profesyonelleri ve yöneticiler arasında bir köprü görevigörmekte ve hastane içerisinde çeşitli duygu durumları geçişlerine maruzkalmaktadırlar. Her organizasyonda olduğu gibi sağlık kuruluşlarında dasıklıkla olumlu (mutluluk, neşe) ve olumsuz duygular (üzüntü, öfke) bir aradayaşanmaktadır (Barutçugil, 2002: 9). İşletmeler, yöneticiler ve çalışanlar buçeşitli ve yoğun duyguların farkında olmak durumundadır. İş yaşamında,bireylerin birbirlerinden veya çevreden etkilenerek duygusal bulaşmaya maruzkalması ile hangi faktörlerin ilişkili olduğunun ortaya çıkarılmasıyla,çalışanlar hakkında daha fazla bilgiye sahip olunarak yöneticilere bilgisunulabilir. Günümüz işletmeciliğinde, para, strateji, makine ve malzemelerinyanı sıra rekabetçi üstünlük sağlayan, taklit edilemeyen en önemli kaynağıninsan kaynağı olduğu bilinmektedir. İşletmelerde verimi sağlayacak faktörlerdenbirisi olan tıbbi sekreterlerin motive edilmesi ve duygusal bulaşmadurumlarının farkında olunması önemlidir. Bu kapsamda hem içsel hem de dışsalkaynaklarla ilişkili bir kavram olan iş motivasyonu ile duygusal bulaşma kavramınınincelenmesinin literatüre katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Çalışmada ölçümaracı olarak “Duygusal Bulaşıcılık Anketi” ve “Motivasyon Anketi”kullanılmıştır. Sağlık kuruluşlarındaki tıbbi sekreterlerin duygusal bulaşmadüzeyleri ve iş motivasyonu ilişkisi incelenmiş, demografik değişkenlere göreanlamlı farklılık gösterip göstermediğini analiz edilmiştir. Araştırmabulgularına göre tıbbi sekreterlerin duygusal bulaşma ile motivasyondüzeylerinde anlamlı ilişki bulunmuştur.Thisstudy aims to investigate the relationship between medical secretaries'emotional contagion and job motivation. Medical secretaries are one ofthe groups most exposed to social interaction in health institutions. Patientsact as a bridge between health professionals and managers and are exposed tovarious mood swings within the hospital. As in every organization, almost everyday emotions such as sadness, anger, joy, fear, anger, hatred, hatred, trust /insecurity, love and devotion are experienced in health institutions(Barutçugil, 2002: 9). Organizations, managers and employees must be aware ofthese diverse and intense feelings. By revealing which factors are related tothe exposure of individuals to emotional contamination in the business life bybeing influenced by each other or the environment, managers can be informed byhaving more information about the employees. In today's business, money,strategy, machinery and materials, as well as providing competitive advantage,the most important source of imitation is known to be human resources. It isimportant to motivate medical secretaries, which is one of the factors thatwill provide efficiency in enterprises, and to be aware of emotionalcontamination. In this context, it is thought that examining the concept ofwork motivation and emotional contamination, which is a concept related to bothinternal and external resources, will contribute to the literature. In thestudy,” Emotional Contamination Questionnaire ”and“ Motivation Questionnaire”were used as measurement instruments. The relationship between emotionalsecretion and job motivation of medical secretaries in health institutions wereexamined and analyzed to see if they differ significantly according to demographicvariables. According to the findings of the research, a significantrelationship was found between emotional secretion and motivation levels ofmedical secretaries
İlköğretim Öğrencilerinin Öz-değerlendirmeye Yönelik Tutumlarının İncelenmesi
Yapılandırmacı kurama göre düzenlenen ve etkin öğrenme uygulamalarını temel alan yeni program (2005), alışılmış değerlendirme yöntemlerine ek olarak alternatif değerlendirme yöntemlerini de içermektedir. Bu yöntemlerden birisi de öz-değerlendirmedir. Bu araştırma, ilköğretim 4 ve 7. sınıf öğrencilerinin öz-değerlendirme tutumlarını incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırmanın örneklemini 2009-2010 öğretim yılında İstanbul ili Bağcılar ve Bakırköy ilçelerinde resmi ilköğretim okullarına devam eden 1500 öğrenci oluşturmuştur. Araştırmada veri toplamak amacıyla 23 maddelik öz-değerlendirme tutum ölçeği kullanılmıştır. Araştırma sonucunda öğrencilerin öz-değerlendirme tutumları arasında sınıf, cinsiyet, okulun bulunduğu çevre öğretmenlerinin deneyimleri ve sınıf mevcuduna göre anlamlı farklılık bulunmuştur