2779 research outputs found
Sort by
V-Lüle Türbülator Yerleştirilen Bir Borunun Termal Performansı
This study pertains to the numerical investigation of the influence of V-nozzle turbulators on thermal performance in a circular tube under uniform heat flux condition. The converging-diverging nozzles as a venturi structure were located in the test tube in order to generate turbulance/reverseflow. The computations were carried out by consideration of various pitch ratios, PR = 2, 4, and 6 for Reynolds numbers between 5000 and 32000, using air as a working fluid. The variation of Nusselt number (Nu) and friction factor (f) versus Reynolds number (Re) were introduced for the obtained numerical results. The plain tube results were compared with the works available in literature for confirmation of the used numerical method. Consequently, the results demonstrated that the usage of V-nozzles at smaller pitch ratio yielded an increase in heat transfer rate and pressure loss.Bu çalışma da sabit ısı akısı uygulanan silindirik bir boru içerisindeki V-lüle türbülatörlerin ısıl performansa etkisi sayısal olarak incelenmiştir. Ventüri yapısına benzer ıraksak ve yakınsak lüleler test borusu içerisine türbülans/tersakış oluşturmak amacıyla yerleştirilmiştir. Hesaplamalar PR=2,4 ve 6 Reynolds sayısının ise 5000 ile 32000 aralığında değiştiği farklı değerlerde hava akışkanı kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Elde edilen sayısal sonuçlar için Nusselt sayısı (Nu) ve sürtünme faktörü (f) ile Reynolds sayısı (Re) arasındaki değişim ortaya konulmuştur. Boş boru sonuçları, kullanılan sayısal yöntemin doğrulanması için literatürde bulunan diğer çalışmalar karşılaştırılmıştır. Sonuç olarak, elde edilen sonuçlar daha küçük hatve oranında V-lüle kullanımının ısı transferi miktarında ve basınç kaybında bir artış sağladığını göstermiştir
Sosyal Bilgiler Programındaki Coğrafya Konuları İle İlgili Etkinliklere İlişkin Tutumlarının Belirlenmesi
2005- 2006 yılında uygulamaya geçirilen sosyal bilgiler programı öğrenci merkezli bir öğretim yöntemini benimsemiştir. Bu süreçte uygulamaya konan yeni program üzerine pek çok araştırmalar yapılmıştır. Fakat yapılan araştırmalar içerisinde öğrencilerin sosyal bilgiler programında yer alan coğrafya konuları ile ilgili etkinliklere yönelik tutumlarının belirlenmesine yönelik araştırmalara rastlanmamıştır. Bu araştırmanın amacı sosyal bilgiler programında yer alan coğrafya konuları ile ilgili etkinliklere yönelik öğrenci tutumlarının belirlenmesidir. Araştırmada genel tarama modeli kullanılmıştır. Örneklem olarak seçilen 266 öğrencinin coğrafya konuları ile ilgili etkinliklere yönelik tutumlarını belirlemek amacıyla 5’li likert tipinde 19 maddeden oluşan bir tutum ölçeği geliştirilerek uygulanmıştır. Elde edilen veriler cinsiyet, sınıf düzeyi ve gelir durumu değişkenleri açısından tek yönlü varyans analizi ve t testi kullanılarak analiz edilmiştir.2005- 2006 yılında uygulamaya geçirilen sosyal bilgiler programı öğrenci merkezli bir öğretim yöntemini benimsemiştir. Bu süreçte uygulamaya konan yeni program üzerine pek çok araştırmalar yapılmıştır. Fakat yapılan araştırmalar içerisinde öğrencilerin sosyal bilgiler programında yer alan coğrafya konuları ile ilgili etkinliklere yönelik tutumlarının belirlenmesine yönelik araştırmalara rastlanmamıştır. Bu araştırmanın amacı sosyal bilgiler programında yer alan coğrafya konuları ile ilgili etkinliklere yönelik öğrenci tutumlarının belirlenmesidir. Araştırmada genel tarama modeli kullanılmıştır. Örneklem olarak seçilen 266 öğrencinin coğrafya konuları ile ilgili etkinliklere yönelik tutumlarını belirlemek amacıyla 5’li likert tipinde 19 maddeden oluşan bir tutum ölçeği geliştirilerek uygulanmıştır. Elde edilen veriler cinsiyet, sınıf düzeyi ve gelir durumu değişkenleri açısından tek yönlü varyans analizi ve t testi kullanılarak analiz edilmiştir
Anaerobic Co-digestion of Sewage Sludge with Food Waste: Kinetic Models
Large quantities of waste activated sludge can be produced with the growth of wastewater treatment plants. Anaerobic technology allows to co-digestion of nutrient-rich and high COD-containing wastes. The aim of this study was to investigate the effects of anaerobic disintegration of wastewater treatment plant sludge (WS) and vegetable wastes (VW). Batch experiments were performed under mesophilic conditions (37 ± 1°C) and eleven different VW / WS ratios and methane production potentials were evaluated by standard BMP test. The logistic model and modified Gompertz model were used to estimate methane yield and evaluate kinetic parameters. It was shown that the systems more stabled where VW and WS are fragmented together Modified Gompertz model (R2: 0.884-0.999) showed a better fit to the test results. As a result, according to the characterization of the sludge from the wastewater treatment plant, it is recommended that the sludge be dried and evaluated as well as the integrated management of the sewage sludge with organic wastes (vegetable waste)
Özel Eğitim Okullarında Çalışan Öğretmenlerin Mesleki Öz-Yeterlilik Düzeylerinin Çeşitli Değişkenler Açısından İncelenmesi
Bu araştırmada özel eğitim okullarında çalışan öğretmenlerin öğretmenöz-yeterlilik düzeyleri cinsiyet, ücret, iş arkadaşlarından destek görme,idarecilerden destek görme, özel eğitimde çalışmak sizce uygun görme, çalıştığıöğrenci grubu, çalışma yılı, yaş değişkenleri açısından incelemeyiamaçlamıştır. Araştırma 2017-2018 eğitim öğretim yılı içerisinde İstanbulilinde Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı özel eğitim okullarında bulunan 369öğretmenle gerçekleştirilmiştir. Araştırmada genel tarama modelikullanılmıştır. Araştırma verileri Tschannen-Moran ve Hoy’un (2001) geliştirdiğiÇapa, Çakıroğlu ve Sarıkaya’nın (2005) Türkçeye uyarladığı “ÖğretmenÖz-yeterlik Ölçeği” kullanılmıştır. Verilerin analizi için SPSS 22.0 paketprogramı kullanılmıştır. Araştırma verilerine normallik testi uygulanmıştır.Normal testi sonucunda verilerin normal dağılım gösterdiği gözlenmiş bu sebeplet-testi ve ANOVA testi uygulanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre cinsiyetdeğişkeni açısından genel ölçek puanında ve ölçek alt boyutlarında kadınöğretmenlerin lehine anlamlı farklılık göstermektedir. İş arkadaşlarındandestek görme, özel eğitimde çalışmayı uygun görme, çalıştığı öğrenci grubu, yaşve çalışma yılı değişkenlerine göre genel ölçek puanlarında ve tüm altboyutlarda anlamlı farklılık ortaya gözlenmemiştir
EXPLICIT TEACHING FOR CONJUNCTIVE ADVERBIAL RECOGNITION PROBLEMS OF PROSPECTIVE ELT TEACHERS
This study focused on conjunctive adverbialrecognition problems of prospective English Language Teaching (ELT) teachers,and provided them a remedial teaching. The study adopted a quasi-experimentaldesign, and pretest, posttest, and delayed posttest were implemented to theparticipants. The participants were 25 students studying at an ELT department.After the pretest, a remedial teaching comprising two class hours was conductedthrough explicit teaching. The posttest was implemented after two weeks from thepretest, and the delayed posttest was implemented nearly three and a half yearsafter the posttest. The data collected from the participants were evaluatedthrough IBM SPSS Statistic 22 software. The findings were presented in tablesand diagrams. The study indicated that remedial teaching helped considerablythe prospective ELT teachers to overcome their problems regarding conjunctiveadverbials. The study also showed that remedial teaching has a consistenteffect on the participants’ performances even after several years. The results highlightedimportance of remedial teaching of this kind in foreign language teachereducation programs. Based on the results, limitations and suggestions derivedfrom the study were discussed, and several pedagogical implications for foreignlanguage teacher education were provided at the end.
ALTIN ORDA HANLIĞI’NIN SÜKÛTUNA KADAR KARADENİZ’İN KUZEYİNDE TÜRKLER
The geography in the north of the Black Sea has been a geography where Turks have been extensively active in every period of history. Turks migrating from Turkestan to the west they settled in the area between the north of the Caspian Sea and İdil-Ural. These plains to the north of the Black Sea have been the most favorable geography for the Turks. If it is accepted that the Cimmerians were accepted as Turkishness, the Turkish presence in the northern part of the Black Sea was brought to life by BC VII. century. After the Cimmerians, the continuity of the Turks, the most ancient society in history such as Scythian, European Huns, Khazars, Kipchaks, Khanate of the Golden Horde and Crimean Khanates, is observed. Especially after the Huns, we can follow the Turkish presence in the region in a chronological manner without interruption. During the period when the presence of the Russians began to be effective, the Turks did not withdraw from some important positions such as Crimea, even if there were Turkish migrations to other regions. The northern part of the Black Sea, which is also very important for Byzantium, has been the scene of long years of conflict. Although the Pechenegs also conquered the Kipchak Steppes for a while, it was seen that after the 11th century, the Kipchaks were dominated and thus the effectiveness of Byzantium in the region decreased. In addition to all these, Seljuks were also interested in the north of the Black Sea and they organized flights to these regions, especially the Crimea. However, after 1240, the dominance of the state of Genghis Khan was observed to be intense. Especially Khanate of the Golden Horde was the most important protector of the representation of Turkishness in the Crimea and its environs. At the end of the 18th century, the Russians descended to the north of the Black Sea and abolished the Turkish rule that lasted for 1500 years.Karadeniz’in kuzeyindeki coğrafya tarihin her döneminde Türklerin yoğun şekilde varlıklarını sürdürdükleri bir coğrafya olmuştur. Türkistan’dan batıya doğru göç eden Türkler Hazar Denizi’nin kuzeyi ile İdil-Ural arasındaki sahaya yerleşimler göstermişlerdir. Karadeniz’in kuzeyindeki bu düzlükler Türkler için yaşamaya en elverişli coğrafya olmuştur. Kimmerlerin Türk oldukları kabul edildiği varsayıldığında Karadeniz’in kuzeyindeki Türk varlığını M.Ö. 7. yüzyıla kadar götürebilmekteyiz. Kimmerlerden sonra İskit, Avrupa Hunları, Hazarlar, Kıpçaklar, Altınordu, Kırım Hanlıkları gibi tarihin en kadim toplumu olan Türklerin devamlılığı görülmektedir. Özellikle Hunlardan sonra bölgedeki Türk varlığını kronolojik bir şekilde kesintisiz olarak takip edebilmekteyiz. Rusların varlığının etkili olmaya başladığı dönemlerde başka bölgelere Türklerin göçleri mevcut olsa bile Kırım gibi bazı önemli mevkilerden Türkler geri çekilmemişlerdir. Bizans için de son derece önemli olan Karadeniz’in kuzeyi Hazarlar döneminde uzun yıllar süren çekişmelere sahne olmuştur. Peçenekler de bir dönem Kıpçak Bozkırlarını ele geçirmişse de 11. yüzyıldan sonra Kıpçakların hâkimiyetine geçtiği görülmektedir ve böylece Bizans’ın bölgedeki etkinliği azalmıştır. Bütün bunların yanı sıra Karadeniz’in kuzeyi ile Selçuklular da ilgilenmiş ve özellikle Kırım başta olmak üzere bu coğrafyalara seferler düzenlemişlerdir. Ancak 1240 yılından sonra Cengiz Han’ın devletinin hâkimiyetinin yoğun şekilde varlığı görülmektedir. Özellikle Altın Orda Hanlığı, Kırım ve çevresindeki Türklüğün temsilciğinin en önemli koruyucusu olmuştur. 18. yüzyıl sonunda Ruslar, Karadeniz’in kuzeyine inmek suretiyle buralarda 1500 yıl kadar sürmüş olan Türk hâkimiyetini ortadan kaldırmıştır
Kardeş İlişkileri Ölçeği’nin (KİÖ) Geliştirilmesi
The aim of this study was to develop a scalethat measures the sibling relationships of high school students. The SiblingRelationship Scale, was developed in Turkish cultural context accordance withthis aim, was presented. Factor analysis, which are done for the validity ofSRS, and reliability studies are made from data obtained from 409 high schoolstudents. According to the explanatoryfactor analysis results, it was determined that SRS is consisted of 4 factorand 23 items, 11 of them reverse. In addition, it was determined that thecombined four factors included in the scale explained 65,69% of the totalvariance. Confirmatory factor analysis that is a proof for construct validity wasdone by data obtained from 217 high school students. According to confirmatoryfactor analysis results, model of measurement which tested four factorstructure was determined to have adequately goodness of fit index (x2= 06.57; p=0.00; x2/sd=2.28;NFI=.89; CFI =.93; IFI=.93; SRMR=.081 and RMSEA=.077). Cronbach Alpha Reliability Coefficient relatingto all of scale was calculated. (Alpha=.95) And then, split half reliabilitywas determined as rxx= .95. Finally, in accordance with validity andreliability studies of SRS, applicability of the scale was discussed and gaveplace to some suggestions.Bu çalışmanın amacı, lise öğrencilerinin kardeşilişkilerini ölçen bir ölçek geliştirmektir. Bu amaç doğrultusunda Türkiye’degeliştirilmiş olan Kardeş İlişkileri Ölçeği (KİÖ) tanıtılmıştır. KİÖ’nün geçerliği için yapılanaçıklayıcı faktör analizi ve güvenirlik çalışmaları 409 lise öğrencisinden eldeedilen veriler üzerinde yapılmıştır. Açıklayıcı faktör analizi sonuçlarına göreKİÖ’nün dört faktör ve 11tanesi tersine çevrilmiş (reverse) olmak üzere 23 maddeden oluştuğubelirlenmiştir. Ayrıca ölçekte yer alan dört faktörün birlikte toplan varyansın%65,69’unu açıkladığı belirlenmiştir. Yapı kavramgeçerliği için bir diğer kanıt olan doğrulayıcı faktör analizi ise 217 liseöğrencisinden elde edilen veriler üzerinde yapılmıştır. Doğrulayıcı faktöranalizi sonuçlarına göre, dört boyutlu yapının test edildiği ölçme modelininyeterli düzeyde uyum iyiliği indekslerine sahip olduğu belirlenmiştir (x2=506.57;p=0.00; x2/sd=2.28; NFI=.89; CFI =.93; IFI=.93; SRMR=.081 veRMSEA=.077). Ölçeğin güvenrlik çalışması kapsamında ilkolarak ölçeğin tümüne ilişkin Cronbach Alpha katsayısı hesaplanmıştır(Alpha=.95). Daha sonra iki yarı test güvenirliğinin ise rxx= .95olduğu belirlenmiştir. Son olarak KİÖ’nün geçerlik ve güvenirlik çalışmalarıdoğrultusunda ölçeğin kullanılabilirliği tartışılmış ve bazı önerilere yerverilmiştir.