2779 research outputs found
Sort by
Effects of transportation induced stress in electrocardiography data and blood parameters in Kangal Akkaraman sheep breed
Bu çalışmanın amacı Kangal Akkaraman ırkı koyunlarda transportstresinin kan parametreleri ve elektrokardiyografik veriler üzerine etkisininaraştırılmasıdır. Çalışmada klinik olarak sağlıklı 36 adet Kangal Akkaramanırkı koyun kullanılmıştır. Çalışmada koyunlardan elektrokardiyografi verileridinlenme sırasında, 30 dakikalık transport sırasında ve 120 dakikalık transportsırasında holter cihazı ile elde edilmiştir. Ayrıca kan parametreleri dinlenmesırasında, 30 dakikalık transport sonrasında ve 120 dakikalık transportsonrasında koyunlardan alınan kan serumundan belirlenmiştir. İstatistiksel verilerindeğerlendirilmesinde Paired Samples t-Testi kullanılmıştır. PR, QT aralığınınsüresi, P dalgasının süresi, P dalgasının amplitüdü ve dakika kalp atımıverileri ile kan serum glucose seviyesinde grupların herbiri arasındaistatistiksel olarak önemli farklılıklar bulunmuştur. QRS kompleksi süresi, Tdalgasının süresi verilerinde; dinlenim ile 30 dakikalık transport grubuarasında ve 30 dakikalık transport ile120 dakikalık transport gruplarıarasında istatiksel olarak önemli farklılık bulunmuştur. Serum total protein,albumine ve creatinin seviyelerinde; dinlenim ile 120 dakikalık transportsonrası grubu ve 30 dakikalık transport sonrası ile 120 dakikalık transportsonrası grupları arasında istatistiksel olarak önemli farklılık bulunmuştur.Serum kan üre azotu değeri açısından gruplar arasında istatistiksel olarakfarklılık bulunamamıştır. Bu çalışma,literatürde Kangal Akkaraman ırkı koyunlarda transport stresininelektrokardiyografi değerleri ve kan parametreleri üzerine etkisini inceleyenilk çalışma özelliğini taşımaktadır.The objective was toinvestigate the stress effects induced by transportation in blood parametersand in electrocardiography data in KangalAkkaraman sheep breed. Clinically healthy 36 Kangal Akkaraman sheep were usedin the study. Electrocardiography data from the sheep were obtained by holderdevice during the resting period, and during 30 minute and 120 minutetransportation periods. Blood parameters were determined from serum samplesobtained during resting period, and after 30 minute and 120 minutetransportations. Statistical evaluations were conducted by using Paired Samplest-Test. For each intergroup evaluation, significant differences were observedin the durations both PR to QT interval and P-wave, in the amplitude of P-wave,in heart pulse count per minute, and in glucose levels in serum samples.Significant differences were obtained for durations of both the QRS complex andT-wave in groups of resting and 30 min transportation, and of 30 mintransportation and 120 min transportation. Significant differences wereobtained for serum total protein, albumin, and creatinine levels in groups ofresting and 120 min transportation, and 30 min transportation and 120 mintransportation. No significant difference was obtained for serum blood ureanitrogen levels between study groups. This study is the first in literaturewhere the effects of transportation induced stress in electrocardiography dataand blood parameters in Kangal Akkaraman breed sheep were investigated.
ORTAOKUL VE LİSE MATEMATİK ÖĞRETMENLERİNİN ÖRGÜTSEL SİNİZM İLE TÜKENMİŞLİK DÜZEYLERİ ARASINDAKİ İLİŞKİ
Bu araştırma ortaokul ve lise matematik öğretmenlerinin örgütsel sinizm ile tükenmişlik düzeyleri arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırma ilişkisel tarama modelindedir. Araştırmaya 2014-2015 eğitim-öğretim yılında Amasya merkez ve ilçelerinde görev yapan 272 ortaokul ve lise matematik öğretmeni katılmıştır. Araştırmada veri toplamak amacıyla örgütsel sinizm ölçeği ve Maslach tükenmişlik ölçeği kullanılmıştır. Araştırma verilerinin analizinde frekans, yüzde, aritmetik ortalama, standart sapma değerleri ile Mann-Whitney U, Kruskal-Wallis H ve Sperman korelasyon katsayısı testleri kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, matematik öğretmenlerinin orta düzeyde örgütsel sinizm ve duygusal tükenme yaşadığı bulunmuştur. Öğretmenlerin örgütsel sinizm düzeyleri ile cinsiyetleri arasında anlamlı farklılık bulunmazken; medeni durum ve mesleki kıdemleri arasında anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir. Aynı zamanda katılımcıların cinsiyetleri ile duyarsızlaşma düzeyleri arasında; medeni durum ve mesleki kıdemleri ile tükenmişliğin tüm alt boyutları arasında anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir. Bilişsel, duyuşsal ve davranışsal sinizm ile duygusal tükenme ve duyarsızlaşma boyutları arasında pozitif; kişisel başarı boyutu arasında ise negatif doğrusal bir ilişki bulunmuştur. Anahtar sözcükler: Örgütsel sinizm, tükenmişlik, matematik öğretmen
OKUL ÖNCESİ DÖNEM ÇOCUKLARININ MUTLULUK ALGISI (Türkiye ve Afganistan Örneği)
Bu çalışma, Türkiye’de ve Afgansitan’da yaşayan çocukların mutluluk algılarını ve nelerden mutlu olduklarını belirlemek için yapılmış nitel bir araştırmadır. Veri toplama aracı olarak  kişisel bilgi formu ve  görüşme formu kullanılmıştır. Çocuklara;“sence mutluluk nedir?”, “ seni en çok ne mutlu eder?” soruları yöneltilmiş ve  verdikleri cevaplar görüşme formuna kaydedilmiştir. Görüşmeler her çocuk ile bire bir gerçekleştirilmiştir. Çocukların verdikleri cevaplar analiz edilerek kodlar ve temalar belirlenmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu 87 si Türkiye’de, 50 si Afganistan’da yaşayan çocuk olmak üzere toplam 137 okulöncesi dönem çocuğuoluşturmaktadır. Türkiye’de yaşayan çocuklardan 38 i kız, 49’u erkektir. Afganistan’da yaşayan çocukların ise 23’ü kız, 27’si erkektir. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre; “sence mutluluk nedir?” sorusuna Türkiye’deki çocuklar çoğunlukla “oyun ve eğlence”  ile ilgili cevaplar verirken ; Afganistan’daki çocuklar güvenlik-korunma  ile ilgili cevaplar vermişlerdi
Bilişim Çağında Bilginin Değişen Yüzü: İnfobezite Üzerine Kavramsal Bir İnceleme
The rapid development of technology during the 21st century enabled new information sources to emerge, allowing individuals to access more information than they needed. This period, which we describe as the information age, has been enough to over saturate our hunger for knowledge, and caused the emergence of various new technologies in order to manage the overloaded information. Internet, which is one of the important concepts emerging with the development of technology, has become an indispensable part of individuals daily lives today. The opportunities offered by the internet to the digital world have dragged individuals into an uncontrollable exchange of information, enabling the spread of information resources on the digital platform and causing information pollution. With the increase of information pollution, the concept of infobesity has emerged. The concept of infobesity has begun to be used to explain the exposure of individuals to more information than they should get in their daily lives and the negative effects of information obesity. Web 2.0 technologies and smart phones emerging in the information age have provided the access to different dimensions of the information at any time, thus paving the way for the formation of an information invasion. In this age, the existince infobesity, of which impact on individuals is indisputable, is important in this respect. The purpose of this study is to contribute to the literature by including various opinions and researches about the concept of infobesity, considering that the infobesity concept is a relatively new concept and not studied enough.21. yüzyıla doğru teknolojinin hızla gelişmesi yeni bilgi kaynaklarının ortaya çıkmasını sağlayarak, bireylerin ihtiyaç duyduklarından daha fazla bilgiye erişmelerine olanak sağlamıştır. Bilişim çağı olarak nitelendirdiğimiz bu dönem, bilgiye olan açlığımızı fazlasıyla doyurmaya yetmiş, aşırı bilgi yüklemesi sebebiyle çeşitli kaynakların ortaya çıkmasına neden olmuştur. Teknolojinin gelişmesi ile ortaya çıkan önemli kavramların başında yer alan internet, günümüzde bireylerin günlük hayatlarının vazgeçilmez bir parçası olmuştur. İnternetin dijital dünyaya sunmuş olduğu olanaklar, bireyleri kontrol edilemeyen bir bilgi alışverişine sürükleyerek bilgi kaynaklarının dijital platformda yayılmasını sağlamış ve bilgi kirliliğinin oluşmasına sebep olmuştur. Bilgi kirliliğinin artmasıyla birlikte infobezite kavramı ortaya çıkmıştır. İnfobezite kavramı, bireylerin günlük hayatlarında alması gerekenden daha fazla bilgiye maruz kalmasını ve bilgi obezliğinin olumsuz etkilerini anlatmak için kullanılmaya başlamıştır. Bilişim çağında ortaya çıkan Web 2.0 teknolojileri ve akıllı telefonlar da bilginin değişik boyutlarına her an erişilmesini sağladığından adeta bilgi istilasının oluşumuna zemin hazırlamıştır. Yaşadığımız bu çağda bireylerin üzerindeki etkisi tartışılmaz olan infobezite kavramı bu açıdan önemlidir. İnfobezitenin görece yeni bir kavram olması ve yeterince çalışılmamış olması noktasından hareketle bu çalışmanın amacı, infobezite kavramının derinlemesine incelenip, infobezite kavramı hakkında çeşitli görüşler ve yapılmış araştırmalara yer vererek literatüre katkı sağlamaktır
LİSE ÖĞRENCİLERİNİN TÜKENMİŞLİK DÜZEYLERİNİN İNCELENMESİ (YEŞİLOVA İLÇESİ ÖRNEĞİ)
  Özet        Bu araştırmada orta öğretim öğrencilerinin okul tükenmişlik düzeylerinin cinsiyet, öğrenim gördüğü alan,barınma durumu,ailesinin aylık ekonomik gelirine göre farklılık gösterip göstermeyeceği incelenmiştir.Araştırmanın çalışma grubunu Burdur’un Yeşilova ilçesindeki Çok Programlı Lisede öğrenim görmekte olan 86’sı kız 80’i erkek toplam 166 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplamak için Aypay (2011) tarafından geliştirilen okul tükenmişlik ölçeği ve  araştırmacı tarafından geliştirilen kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Verilerin analizinde t testi ve tek yönlü varyans analizi (ANOVA) kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre ortaöğretim öğrencilerinin okul tükenmişlik düzeyleri uygulanmış olan ölçeğin farklı alt boyutlarında cinsiyete, öğrenim gördüğü alana, barınma durumlarına ve ailelerinin aylık ekonomik gelirine göre farklılaşmaktadır. Anahtar Kelimeler: ortaöğretim, okul tükenmişliği, tükenmişlik [1] Bu çalışma 24.Ulusal Eğitim Bilimleri Kongresinde(Niğde) Bildiri Olarak Sunulmuştur
Petrol Fiyatlarının Doğal Gaz Fiyatları Üzerine Etkisi ve Türkiye’ye Yönelik Öneriler
Oil and natural gas have a ratio of about 18% of the import amount in Turkey. Therefore, prices of oil and natural gas have vital importance for the economy of the country. The effect of oil prices on natural gas prices is examined in this study. To reach the aim of this study unit root tests and vector auto regressive analysis was performed to perform Johansen cointegration test, Granger causality test and vector error correction model. For this purpose, the relation between Henry Hub natural gas prices and the West Texas Intermediate oil prices is discussed and explained with the graphs of 1 January 2000-31 December 2019 time interval. In the examined period, one can observe that natural gas prices in USA are influenced by some political, technologic, environmental, and security issues. According to the 10/1 rule, the price of natural gas in dollar / MMBtu in Henry Hub is one in 10 of the WTI oil price in dollar / barrel. In this study, it was determined that the ratio of oil prices to natural gas prices was around 8/1 until 2009, whereas it was around 20/1 since the beginning of 2009. According to the 6/1 rule, WTI (West Texas Intermediate) is the price multiplier between the oil price and the price of natural gas based on energy contents. When equal energy base monthly average prices are investigated, the ratio of oil prices to natural gas prices reached the record level, which was 9.14, in April, 2012. Finally, Turkey’s natural gas market is examined and suggestions are made for Turkey in the light of global improvements in the present study.Petrol ve doğal gaz Türkiye’nin ithalatında yaklaşık %18’lik bir orana sahiptir. Bu nedenle petrol ve doğal gaz fiyatları Türkiye ekonomisi için büyük önem arz etmektedir. Bu çalışmada petrol fiyatlarının doğal gaz fiyatları üzerine olan etkisi incelenmiştir. Bu amaçla 1 Ocak 2000 – 31 Aralık 2019 döneminde anlık piyasada oluşan Henry Hub doğal gaz fiyatları ile West Texas Intermediate petrol fiyatları arasındaki ilişki ele alınmıştır. Bu bağlamda petrol fiyatları ile doğal gaz fiyatları verilerinin tanımlayıcı istatistikleri hesaplanmış, birim kök analizi, Johansen eşbütünleşme testi ve Granger nedensellik analizi yapılarak petrol fiyatlarının doğal gaz fiyatları üzerindeki etkisi grafikler yardımıyla açıklanmıştır. İncelenen dönemde ABD’de oluşan doğal gaz fiyatlarının siyasi, politik, teknolojik, güvenlik ve çevresel bir takım unsurlardan da etkilendiği düşünülmektedir. Henry Hub’da dolar/MMBtu cinsinden oluşan doğal gaz fiyatının, dolar/varil cinsinden oluşan WTI petrol fiyatının 10’da biri olması gerektiği ile ifade edilen 10/1 kuralı bu çalışmada test edilerek, 2009 yılına kadar ortalama 8/1 civarında iken 2009’lu yılların başından itibaren ortalama 20/1 düzeyinde gerçekleştiği belirlenmiştir. Enerji içerikleri bazında West Texas Intermediate petrol fiyatı ile doğal gaz fiyatı arasındaki fiyat çarpanı olarak ifade edilen 6/1 kuralı bu çalışmada aylık ortalama fiyatlar eş enerji bazında incelenmiş ve Nisan 2012 tarihinde bu çarpanın 9,14 kat olarak rekor seviyeye ulaştığı belirlenmiştir. Çalışmada son olarak, Türkiye’nin doğal gaz piyasası incelenmiş ve global gelişmeler ışığında Türkiye için önerilere yer verilmiştir
Investigation of the Relationship between Vibration, Cutting Forces and Tool Wear During the Processing of Inconel 718 Super Alloy under Coolant Pressure Jet-Assisted Turning with Variance Analysis
Bu çalışmada, soğutma sıvısı basıncı altındaki tornalama koşullarında kesici titreşimleri, aşınma koşulları ve kesici kuvvetleri izlenmiştir. İş malzemesi olarak İnconel 718 kullanılmıştır. Kesme anında oluşan veriler bilgisayara kayde-dilmiş. Soğutma sıvısı basıncı ile titreşim, takım aşınması ve kesici kuvvetler arasındaki ilişki Varyans (ANOVA) analizi yöntemi ile incelenmiştir. Varyans analizinde titreşim_RMS (Root Mean Sequare)’i, kesici kuvvetlerin RMS değerleri ve takım aşınması bağımlı değişken, soğutma sıvısı basıncı ise bağımsız değişken (faktör) olarak seçil-miştir. Analiz sonucunda soğutma sıvısı basıncının titreşim, kesici kuvvetler ve takım aşınması üzerine etkisinin çok önemli olduğu tespit edilmiştir (P<0.01). Varyans analizinden sonra Duncan çoklu karşılaştırma testi uygulanmıştır. Duncan testi sonuçlarına göre sınıflama yapıldığında ise 100 bar’lık kesme deneylerinin en uygun soğutma sıvısı basıncı altında yapılan deneyler olduğu görülmüştür.In this study, cutter vibrations, wear conditions and cutting forces are observed during jet-assisted turning under coolant pressure conditions. Inconel 718 material is used as a thread. The data generated at cutting time is saved to a computer. Relationship between coolant pressure, vibration, tool wear and cutting forces is investigated with variance analysis. In variance analysis, Root Mean Square of vibration (vibration_RMS), RMS values of cutting forces and tool wear are chosen as dependent variables, and coolant pressure is chosen as independent variable. As a result of the analysis, it is found that the effect of coolant pressure on vibration is very important (P<0.01) on cutting forces and tool wear. Duncan multiple comparison test is applied after analysis of variance. According to the Duncan test results, it is observed that 100 bar cutting tests are the optimum tests under coolant pressure
Çocuk ve Kentsel Mekan İlişkisi: Erzurum’da Çocuk Oyun Alanlarının Erişilebilirlik ve Alansal Yeterlilik Analizi
The effect of physical environment on cognitiveand social development of children is highly admitted. Thus, this articlediscusses the relation between child and urban space through playgrounds withinthe perspective of Child Friendly Cities Approach. For this purpose,accessibilities and areal efficiencies of playgrounds within three different regionsof Erzurum, selected due to their different urbanization processes, areexamined. Changing needs of different age groups are considered for theaccessibility analysis. Practices of children to use playgrounds, streets andother urban spaces are also observed. This analysis, firstly, puts forward thatapplications related to playgrounds varies due to the varieties of urban spaceformation through time. Secondly, theplaygrounds are not accessible for children aged under 11 and have arealefficiency problems within all regions. Thirdly, the usage of urban space bychildren is affected by their socio-economic situations. Thus, it is a priorityto determine a legal obligation about the size and distribution of playgroundswithin urban space through regulations. Moreover, other urban spaces must beredesigned to be more secure for their everyday usage by children. The ongoingurban transformation projects at all cities should be used as an opportunity tosolve these issues and provide more liveable urban spaces for all.Çocukların bireysel ve sosyal gelişimlerinde içindeyaşadıkları fiziksel çevrenin etkisi giderek daha çok kabul edilmektedir. Bumakale, Çocuk Dostu Kent yaklaşımı çerçevesinde çocuk ve kentsel mekânilişkisini, çocuk oyun alanları üzerinden tartışmaktadır. Bu amaçla Erzurumkentinde farklı kentleşme dinamikleri ile öne çıkan üç mahalledeki çocuk oyunalanlarının erişilebilirlikleri ve alansal büyüklük açısından yeterlilikleriincelenmiştir. Erişilebilirlik analizleri için farklı yaş gruplarının değişenihtiyaçları dikkate alınmıştır. Ayrıca çocukların hem bu alanları hem de sokakve diğer kentsel boşlukları nasıl kullandıkları da gözlemlenmiştir. Bu analizilk olarak tarihsel süreçte kentsel mekân oluşumunda gözlemlenen farklılıklarınçocuk oyun alanları açısından da farklı uygulamaları öne çıkardığınıgöstermiştir. İkinci olarak, bu analize göre tümbölgelerde 11 yaş altı çocukların oyun alanlarına erişimi sorunlu, çocuk oyunalanı varlığı alansal büyüklük bakımından yetersizdir. Üçüncü olarak, kentsel mekânlarınçocuklar tarafından kullanımı sosyo-ekonomik yapıdan etkilenmektedir. Öncelikleyasal mevzuatımızda çocuk oyun alanlarının büyüklüğü ve kentsel alan içindekidağılımına ilişkin bir standart belirlenmeli ve çocuk oyun alanları konusundabazı zorunluluklar tanımlanmalıdır. Diğer kentsel mekânlar çocukların kullanımıaçısından güvenliği artacak şekilde yeniden tasarlanmalıdır. Her ilde yoğun birşekilde devam eden kentsel dönüşüm projeleri, kentlerdeki bu gibi sorunlarıçözmek ve herkes için daha yaşanılabilir kentsel mekânlar oluşturmak için birfırsata dönüştürülebilir
Ezilmiş ve Aşağılanmışlar: 1960’lar Türkiye’sinde Gecekondu Meselesi
Bu makale Türkiye kentleşmesi deneyimi ve şehircilik yazınından yola çıkarak iki hat üzerinden, popülist politikaların şehirdeki en belirgin tezahürü olan gecekondulara dair kuramsal ve tarihsel bir tahlil gerçekleştirmek üzere yazılmıştır. Birinci hat, bir kentsel barınma biçimi olan gecekondunun nasıl olup da geniş halk kesimlerinin siyasi eylemliliğinin ve farklı bir çeşit iktidar dilinin üretildiği mekân olduğunu sorgular. Burada, ezilmişlik ve aşağılanmışlık mefhumu ortaya çıkar ve esasında işaret ettiği Türkiye’nin son otuz yılına damgasını vurmuş olan mağduriyetin farklı bir düzlemde inşasıdır. İkincisi, gecekondu fikrinin hangi toplumsal safhalardan geçerek Türkiye kentsel yazınının belki de en önemli kavramsal aygıtı olduğunu anlamaya çalışır. Bu iki güzergâhı izleyen yazı 1960’ların –ve kısmen daha öncesinin- Cumhuriyet gazetesi arşivinden faydalanarak 27 Mayıs’ın öncesi ve sonrası evreleri de takip eder. 1960’lar kritik öneme sahiptir, çünkü devletin mekânsal süreçler üzerindeki gücünü kullanarak mülksüz halk kesimlerinin topraklandırılması yönündeki arayışın çok kısa zamanda yerini kitlelerin ve göçün nicel gücü karşısında karamsarlığa bıraktığı bir zaman dilimini temsil eder