2779 research outputs found
Sort by
Toxicity of Ortho-Phenylphenol (OPP) and Sodyum Ortho-Phenylphenate (SOPP)
Ortho-phenylphenol (OPP) and its sodium (SOPP) salt have been used world-wide for decades as fungicides and disinfectants. OPP is generally used as a hospital and household disinfectant, whereas SOPP is used as a fungicide, which post-harvest treatment of citrus fruits and vegatables for the prevention of mold. Due to widespread use, including many consumer applications, the fate of OPP in the mammalian organism has been the subject of numerous investigations over many years. The aim of this review is to give information about OPP and SOPP including metabolism, general toxicity, carcinogenicity and genotoxicity
Describing Pre-Service Teachers’ Reasoning within Drawing Geometrical Shapes in Logo
Bu çalışmada, ilköğretim matematik öğretmeni adaylarının bilgisayardestekli matematik öğretimi (BDMÖ) dersi kapsamında temel Logo komutlarınıkullanarak geometrik şekilleri çizerken açı ve dönme kavramlarını içerenproblemlere yönelik yaptıkları hataları ve olası kavram yanılgılarını tespitetmeyi amaçlanmıştır. Bu amaçla, 2016-2017 eğitim-öğretim yılı güz döneminde 37ilköğretim matematik öğretmeni adayına 10 saatlik Logo programlama dili eğitimiverilmiştir. Daha sonra adaylardan Logo komutlarını kullanarak açı ve dönmekavramıyla ilgili performans gösterebilecekleri 8 sorudan oluşan açık uçlu birsınav yapılmıştır. Bu çalışmada 8 soru içinden seçilen 5 soru üzerindedurulmaktadır. Çalışmanın verileri, nitel veri toplama yöntemlerinden dokümananalizi ve klinik mülakat ile elde edilmiştir. Elde edilen bulgularneticesinde, öğretmen adayları kâğıt-kalem ortamında problemleri çözerken Logoprogramlama komutlarından daha çok dönme açısı ve geometrik şekillerinözellikleriyle ilgili hatalar yaptıkları tespit edilmiştir. Bu hatalar şu üçnoktada yoğunlaşmaktadır: Dönme açısı, açı-kenar bağıntısı ve eksik kodlama.Logo ’da performans gösterebilecekleri problemleri çözerken bazı öğretmenadaylarının programlama becerilerinin sınırlı; diğerlerinin kabul edilebilir seviyedeolduğu belirlenmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen bulgular dâhilinde Logoprogramlama dili belirli geometrik kavramların öğrenilmesinde kullanılırkensınırlı geri bildirim veren yapılandırmacı yaklaşımla ile hayatageçirilmelidir.In this study, it wasaimed to determine the mistakes and possible misconceptions of pre-servicemathematics teachers made about the Logo-based tasks involving the concepts ofangle and rotation when they drawing some geometrical shapes using Logocommands. For this purpose, 37 pre-service mathematics teachers (37)participated in a “Computer based Mathematics Teaching Lesson” lasting 10hours, in which they could learn and interact with Logo programming language.Then, a five performance tasks about the concept of angle and rotation wereutilized to gather required data. The data of the study were obtained fromqualitative data collection methods through document analysis and clinicalinterview. As a result of this study, most of the made mistakes in pen-paperenvironment were because of geometrical features rather than Logo commands. Theseare focused on three aspects: rotation of angle, angle-edge relationship andmissing/incorrect command. The ability to draw geometrical shapes using Logoprimitives is limited for some participants but acceptable for others. It wasrecommended that teaching Logo should be applied with a constructive approachthat gives limited feedback when certain geometrical concepts are beinglearned
DETERMINING OF E-HEALTH LITERACY LEVELS OF STUDENTS OF THE FACULTY OF HEALTH SCIENCES
Bu çalışma, Sağlık Bilimleri Fakültesi öğrencilerinin e-sağlık okuryazarlığı düzeylerini belirlemek ve öğrencilerin demografik özelliklerinin e-sağlık okuryazarlığı üzerinde etkili olup olmadığını ortaya koymak amacıyla yapılmıştır. Çalışmanın evrenini Kırıkkale Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi’nde 2016-2017 yılında eğitim gören öğrenciler oluşturmaktadır (N=1621). Öğrencilerin e-sağlık okuryazarlığı düzeylerini belirlemek için Norman ve Skinner (2006a) tarafından geliştirilen ve Coşkun ve Bebiş (2015) tarafından Türkçe geçerlik-güvenirlik çalışması yapılan “E-Sağlık Okuryazarlığı Ölçeği (e-HEALS:The e-Health Literacy Scale)” kullanılmıştır. Öğrencilerin e-sağlık okuryazarlığı düzeylerinin orta ve yüksek seviyede olduğu (ortalama 29,48) belirlenmiştir. Sağlık Bilimleri Fakültesi öğrencilerinin e-sağlık okuryazarlığı düzeylerinin iyileştirilmesi konusunda çalışmalar yapılması önerilmektedir. This study was carried out to determine the e-health literacy levels of the students of the Faculty of Health Sciences and to determine whether the demographic characteristics of the students are effective on e-health literacy. The universe of the study consisted of students studying at Kırıkkale University Faculty of Health Sciences in 2016-2017 (N = 1621). “E-Health Literacy Scale (eHEALS)” which was developed by Norman and Skinner (2006a) and adapted by Coşkun and Bebiş (2015) to Turkish, has been used to determine e-health literacy level of students. According to the results obtained; e-health literacy levels of the students participating in the study were determined to be medium and high (mean 29.48). It is recommended for studies on improvement of e-health literacy levels of the students of the Faculty of Health Sciences
OKUL ÖNCESİ DÖNEM ÇOCUKLARININ BENLİK KAVRAMI VE EBEVEYN TUTUMLARI ARASINDAKİ İLİŞKİNİN İNCELENMESİ
Bu çalışmanın amacı, okul öncesi dönemdekiçocukların benlik kavramları ile ebeveyn tutumları arasındaki ilişkininincelenmesidir. Araştırmada geneltarama modellerinden ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanınçalışma grubuna, 2018-2019 eğitim-öğretim yılında Afyonkarahisar İlMerkezindeki İl Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı okul öncesi eğitim kurumlarıarasından basit rastgele örnekleme yöntemi ile 201 okul öncesi çocuğu veebeveynleri dâhil edilmiştir. Araştırmada veritoplama amacıyla, “Genel Bilgi Formu”, Villa ve Auzmendi (1992)tarafından geliştirilen ve Karaca ve Aral (2017) tarafından Türkçeye uyarlanan“Çocuğun Benlik Kavramını Algılaması (Perception of Child Self-Concept-PCSC)Ölçme Aracı” ve Karabulut Demir ve Şendil (2008) tarafından geliştirilen“Ebeveyn Tutum Ölçeği (ETÖ) ”kullanılmıştır. Verilerin analizinde Çoklu Doğrusal Regresyon Analizi kullanılmıştır.Araştırmanın sonuçlarına göre, benlik kavramı ölçeği puanlarında; ebeveyn tutumölçeği alt boyutlarından demokratik tutum alt boyutu puanlarını anlamlı vepozitif yönlü yordadığı, aşırı koruyucu tutum alt boyutu puanlarını anlamlı venegatif yönlü yordadığı görülmektedir. Diğer alt boyutların ise benliküzerindeki yordayıcılığının anlamlı düzeyde olmadığı saptanmıştır. Bu sonuçlaragöre ebeveyn tutumunun çocukların benlik kavramları üzerinde oldukça etkiliolduğu söylenebilir
SINIF ÖĞRETMENİ ADAYLARININ YANSITICI DÜŞÜNME BECERİLERİ İLE ZEKÂ ALAN PROFİLLERİ ARASINDAKİ İLİŞKİ
Bu çalışmada, sınıf öğretmeni adaylarının yansıtıcı düşünme eğilimleri ile baskın olduğu zekâ alan profilleri arasındaki ilişkinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın evrenini, 2015-2016 Eğitim ve Öğretim Yılı’nda Ahi Evran, Kırıkkale, Çukurova, Abant İzzet Baysal, Hacettepe ve Marmara Üniversitesi Eğitim Fakültelerinde öğrenim görmekte olan 4.sınıf, Sınıf Öğretmenliği Programı öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen kişisel bilgi formu, Çoklu Zekâ Ölçeği ve Öğretmen ve Öğretmen Adayları İçin Yansıtıcı Düşünme Eğilimi (YANDE) Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde betimsel istatistikler ile Pearson Korelasyon analizi, Tek Yönlü Varyans Analizi ve Bağımsız örneklemler için t-testi kullanılmıştır. Çalışmanın sonunda elde edilen bulgulara göre, sınıf öğretmeni adaylarının çoklu zeka alanlarını sıralama düzeylerinin yansıtıcı düşünme eğilimlerini ve alt faktörlerine yönelik eğilimleri yüksek düzeyde açıklayamadıkları, genel olarak zeka alanlarının dağılımlarının homojen olduğu görülmüştür. Sınıf öğretmeni adaylarının öğrenim gördükleri üniversiteye göre yansıtıcı düşünme eğilimleri arasında anlamlı bir farklılık olduğu sonucuna ulaşılmıştır.Anahtar sözcükler: Öğretmen Eğitimi, Üniversite Öğrencileri, Yansıtıcı Düşünme Eğilimi, Çoklu Zekâ Alan Profilleri, Öğretmen Adaylar
A Study on the Shear Wall Ratio in School Buildings
Bu çalışma kapsamında,okul türü binaların depreme karşı güvenli olabilmesi için planda bulunmasıgereken perde duvar oranı kat adetine bağlı olarak belirlenmiştir. Bu amaçla 4,6 ve 8 derslikli üç tip model bina kalıp planı seçilmiş ve her birinin her ikiyönüne simetrik 4 adet perde duvar yerleştirilerek perdeli çerçeveli sistemleroluşturulmuştur. Seçilen 3 tip kalıp planının her biri 2, 3, 4 ve 5 katlıolarak modellenmiştir. Model binaların her biri 2 tip malzeme grubu içinoluşturulmuştur. Böylece hesaplamalarda toplamda 24 adet tip okul binasıdikkate alınmıştır. Üretilen bu model okul binalarının doğrusal elastik olmayanhesap yöntemiyle performans değerlendirilmesi yapılmıştır. Seçilen 24 adetmodel binanın her biri aşılma olasılığına göre hedeflenen minimum hedefperformans seviyelerini sağlayana kadar perde duvarlar hesap yapılan doğrultuda5’er cm artırılarak öngörülen performans seviyesini sağlayan en küçük perdeduvar boyutları her iki doğrultu için elde edilmiştir. Belirlenen bu perdeduvar boyutları kat alanlarına bölünerek kat adetine bağlı olarak perde duvaroranları belirlenmiştir.Within this currentstudy, in order to be safe of school buildings against an earthquake, shearwall ratio, must have been a plan, was determined depending on floor type. Inorder to determine these approach, three types of model building formwork planswith 4, 6 and 8 classrooms were selected. Shear wall- frame systems have beencreated by placing 4 reinforced concrete shear walls symmetrically on bothsides of each of the 3 selected formwork plans. Each of the 3 types of selectedformwork plans were modeled as 2, 3, 4 and 5 stories. Each of the modelbuildings was built for 2 types of material combination. Thereby, a total of 24types of school buildings were taken into account in the calculations.Performance evaluation of the 24 model school buildings produced was made byusing nonlinear analysis method. The smallest reinforced concrete shear walldimensions, provided the predicted performance level, are obtained byincreasing by 5 cm the reinforced concrete shear walls in both directions. Thisprocess was carried out until each of the selected 24 model buildings providedthe minimum target performance levels based on the probability of exceeding occurrence. Shear wall dimensions were determined by dividingspecified curtain wall dimensions into floor areas.These shear wall ratiosdepend on floor type
Üniversite Öğrencilerinin Akademik Erteleme Nedenleri
Bu çalışmada üniversite öğrencilerinin akademik erteleme nedenleri cinsiyetlerine, okul başarılarına, umut, mükemmeliyetçilik, dıştan denetim, özsaygı, sorumluluk, akademik öz yeterlik ve başarı yönelimlerine bağlı olarak incelenmiştir. Araştırma grubunu 2009 – 2010 eğitim ve öğretim yılında, Gazi Üniversitesinin farklı bölümlerinde öğrenimlerine devam eden, 74’ü erkek, 201’ki kız, (14 belirtmeyen) toplam 289 lisans ve yüksek lisans öğrencisi oluşturmuştur. Yaşları 17-35 arasında değişen katılımcılar ( = 20.00; ss = 3.23), Erteleme Davranışı Değerlendirme, Çok Boyutlu Mükemmeliyetçilik, Rosenberg Özsaygı, Rotter Denetim Odağı, Umut, Akademik Öz Yeterlik ve Başarı Amaç Oryantasyonları Ölçekleri ile Sıfatlara Dayalı Kişilik Testini yanıtlamışlardır. Çalışma kapsamında toplanan veriler kanonik korelasyon analiziyle incelenmiş, sonuçta performans kaçınma-amaç yönelimine sahip, sorumluluk duygusu düşük öğrencilerin, başarısızlık korkusu ve tembellik nedenleriyle akademik çalışmalarını erteledikleri bulunmuştur
Bazı Değişkenlere Göre Annelerin Çocuklarının Öz Bakım Becerilerini Destekleme Uygulamaları
Okul öncesi dönemde çocuktan büyüdükçe temelgereksinimlerini karşılaması beklenir. Bu dönemde çocuğa sağlanan öz bakımbecerilerini destekleme uygulamaları önemli bir yer tutar. Bu becerilerinkazanılmasında ebeveynlere özellikle de annelere önemli rol ve sorumluluklardüşer. Çalışmanın amacı, çocukların ve anne-babaların sahip olduklarıkoşulların (çocuğun cinsiyeti, yaşı, okula devam etme süresi, devam ettiği okultürü, annenin yaşı, öğrenim durumu, çalışma durumu, babanın yaşı, öğrenimdurumu ve ailenin sosyo-ekonomik durumu) annelerin çocukların öz bakımbecerilerini destekleme uygulamalarında anlamlı bir fark yaratıp yaratmadığınıortaya koymaktır. Araştırma nicel araştırma desenlerinden genel taramamodelindedir. Araştırma örneklemini Muğla ili merkez ilçelerinde resmi ve özelokul öncesi eğitim kurumlarına devam eden 330 çocuğun annesi oluşturmuştur.Araştırmada veri toplama aracı olarak Genel Bilgi Formu ve Öz bakımBecerilerinde Ebeveyn Desteği Envanteri (ÖBEDE) kullanılmıştır. Araştırmasonucunda, çocukların yaşları ve okula devam etme süreleri arttıkça annelerinöz bakım becerilerini destekleme uygulamalarının arttığı ve çocuğu özel okulöncesi eğitim kurumuna devam eden anneler lehine anlamlı bir fark olduğusaptanmıştır. Diğer değişkenlerle annelerin çocuklarının öz bakım becerilerinidestekleme uygulamaları arasında anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Araştırmabulguları ilgili literatür ışığında tartışılmıştır