3036 research outputs found
Sort by
Medya Çalışmalarında Geriye Dönük Yeniden Okumalar: (Deleuze Sonrası) Kant ve Film
Hareketli görüntü olarak filmin “ne” olduğunu ve/veya ne anlama geldiğini açıklamaya yönelik
argümanlar genel olarak iki hat üzerinden açmaza girerler. Bunlardan ilkinde, film, kendisini teknik olarak
üreten sinematik aygıta (apparatus) hapsedilir. Bu anlamıyla film, insanın zihinsel algı mekanizmasının
“mimetik-mekanik tekrarı” olarak kavranır ve bu “taklit” ilişkisini aşamaz. Laura Mulvey’in formüle ettiği
ve izleyiciyi merkezine alan ikinci paradigmada ise, film ve film izleme deneyimi neredeyse bir patolojiye
işaret eden “voyeristik” ilişkiye indirgenir. Öte yandan Gilles Deleuze yeni bir tür “film teorisi” inşa
ederken söz konusu iki yönelimi bütünüyle dışlayan ve filme yönelik çok daha “üretken” bir okumaya
girişir. Böylece, “bir filmden neden keyif aldığımız” sorusunun cevabını “olumsuz” olmayan bir biçimde
verme imkânına da sahip oluruz. Hareketli görüntü olarak film, hem içinde var olduğu -ya da “salındığı”-
hem de kendisinin ürettiği “zaman” bağlamında muamma bir entite olarak zihinlere sirayet etmeye
aralıksız olarak devam eder. Bu makalenin temel iddiası ise, film fenomenini ve filme içkin bu türden
eşsiz bir “zaman” kavramını veya “zamansallığı” kavrama çabasında, Immaunel Kant’ın estetik
kuramının okuyucuya yeni bir alan açabileceğine yöneliktir. Kant’ın estetik teorisinin kendine münhasır
doğası, hareketli görüntü olarak filmin ve onun ‘zaman’ının “ne” olduğuna yönelik
sınırlandırıcı/indirgemeci olmayan yeni ve üretken bir okuma yapmamızın imkânını sağlar. Bununla ilgili
olarak, Kant’ın estetik teorisine “içkin” zaman anlayışının, filmin ürettiği/içerdiği zaman’ın dışında
konumlanamayacağı iddiası makalede tartışmaya açılacaktır. Böylece, “bir filmden neden keyif
aldığımız” sorusuna, Deleuze ile paralel bir biçimde, “bakışı ya da görmeyi kolonize eden” mekanizmayı
dışarıda bırakarak cevap verme olanağına sahip oluruz. Bütün bu tartışmalar ışığında bu makalede,
filme yönelik daha önceki açıklama modellerinin görmezden geldiği “anomalilerin”, Kant’ın epistemolojisi
ile estetik teorisi arasındaki sınırda çözülebileceğini göstermeye çalışacağız
Changing Balancing Behaviors in Turkish Foreign Policy During AKP Period (2002-2019)
States' foreign policies and their strategies to attain them are not fixed. When international and domestic dynamics change, policies and strategies may change. Although systemic factors play role in this process, government and regime changes come into prominence as principal factors. During the 17-year period of AKP which came to power in 2002, there have been significant changes in the goals and the means of foreign policy. Balancing and balancing behaviors are among important foreign policy implementing means of middle powers like Turkey. In this article, as change process of foreign policy in Turkey is examined, changing balancing behaviors and strategies are emphasized. In this context, states' balancing behaviors are discussed with a literature review in the first part. In the second part, the question of how a new government restructures a state's foreign policy is analyzed. In the final part, Turkey's changing balancing behaviors with regard to the foreign policy restructuring are studied by focusing on the period of 2002-2019
Farklı Standart Koşullar İçin İki Kademeli Bir Soğutma Sisteminin Deneysel İncelenmesi
Endüstriyel soğutma sistemlerinin enerji verimliliğini ve ekonomisini iyileştirmek
için farklı tasarım seçenekleri günümüzde yoğun olarak çalışılmaktadır. Daha iyi
çevrim performansı elde etmek için çevrim modifikasyonlarına yoğun bir ilgi literatürden görülmektedir. Son yıllarda, geleneksel çevrimleri değiştirmek, en verimli
soğutucu akışkanları aramak, daha iyi kompresörler geliştirmek ve çevrim sistemi
yapılandırmalarını optimize etmek de dâhil olmak üzere buhar sıkıştırma çevrimi
teknolojilerini geliştirmek için önemli çabalar sarf edilmiştir. Bu çalışmada, farklı
standart koşullar altında değişken hızlı kompresörlü buhar sıkıştırmalı soğutma
sisteminin deneysel analizi yapılmıştır. Sistem, SC5, SC4 ve SC3 olan standart koşullara göre farklı oda sıcaklıkları için test edilmiştir. Belirlenen standart koşullarda buharlaştırıcı kapasitesi ve sistemin performans katsayısı (COP) değerlendirilmiştir. Hem hava tarafı hem de soğutucu tarafı hesaplamaları yapılmış ve bu
standart koşullar için karşılaştırılmıştı
Türkiye Ekonomisi Üzerine: İktisadi Bir Konu Mu, Uluslararası İlişkilerin Dinamik Ekonomi Politiği Mi?
Türkiye ekonomisinin 2019 Ekim itibariyle içinde bulunduğu mevcut durum, iktisat disiplininin kendi parametreleri dikkate alınarak açıklanabilecek niteliktedir. Politik ekonominin aktörleri de nihayetinde bu parametreleri kullanarak Türkiye ekonomisinin kırılganlığı üzerinden hareket etmektedir. Ülke ekonomisinin geleceği için dış yatırımların cazip hale getirilmesi, ara malı üretilmesi ile Endüstri 4.0 ve 5.0 dâhil olmak üzere bilgi ve iletişim teknolojilerinde uzmanlaşmanın hedeflenmesi gerekmektedir. Mevcut veriler, Türkiye’nin komşularıyla barış içerisinde olmasını, mevcut demokrasisinin daha da demokratikleştirilmesini, adalet mekanizmasının geliştirilmesini, eğitime ve insan kaynağına önem verilmesini, kritik öneme sahip unsurlar olarak ortaya koymaktadır
Materyalist Değerler, Bilişsel Satın Alma ve SatınAlma Sonrası Bilişsel Uyumsuzluk ÖlçeklerininTürkçeye Uyarlanması: Geçerlik ve GüvenirlikÇalışması
Bu çalışmanın amacı, materyalist değerler, bilişsel satın alma ve satın
alma sonrası bilişsel uyumsuzluk ölçeklerinin geçerlik ve güvenirlik
analizlerini yaparak literatüre katkıda bulunmaktır. Çalışma, kolayda
örnekleme yöntemi kullanılarak Trakya Bölgesinde yer alan Tekirdağ,
Edirne ve Kırklareli illerindeki 126 tüketiciden toplanan verilerden
elde edilen analizlere dayanmaktadır. Bu çalışma kapsamında demografik, güvenirlik ve faktör analizleri yapılmıştır. Ölçeklerin alt boyutları ile birlikte faktör açıklayıcılıkları ve güvenirlikleri hesaplanmıştır. Materyalist Değerler Ölçeğinin güvenirlik katsayısı 0,82, Bilişsel Satın Alma Ölçeğinin güvenirlik katsayısı 0,92 ve Satın Alma Sonrası Bilişsel Uyumsuzluk Ölçeğinin güvenirlik katsayısı 0,95 olarak
bulunmuştur. Elde edilen bulgular sonucunda, ölçeklerin geçerli ve
güvenilir ölçme aracı oldukları gösterilmiştir. Bu ölçeklerin Türkçe
uyarlamalarının ülkemizde satın alma konusunda yapılacak araştırmalara katkıda bulunması beklenmektedir
THE INTERACTION BETWEEN FOREIGN DIRECT INVESTMENT, FOREIGN PORTFOLIO INVESTMENT AND ECONOMIC GROWTH: THE CASE OF SUB- SAHARAN AFRICAN COUNTRIES
There are contradicting arguments in the literature examining the influence of
foreign investment on economic growth in Sub Saharan Africa. Some researchers
claim that high level of volatility, rising current account deficit, lack of developed
financial markets and low quality of regulatory framework would generate
economic losses for developing countries in Sub Saharan Africa when they
liberalized their capital flows. However, some studies focus on growth enhancing
effect of foreign investment to be a remedy for low capacity of accumulated
savings in Sub Saharan Africa. The current study brings new evidence about the
role of foreign portfolio investment and foreign direct investment on economic
growth for countries in Sub Saharan Africa. Due to the endogenenity issue, we
have used panel VAR methodology to estimate three simultaneous equations
system. By analyzing 25 Sub Saharan African countries over the 1990-2016
period, we found that foreign direct investment and foreign portfolio investment
are complements and they have positive significant impacts on economic growth
Relationship between Emotional Eating and Big Five Personality Characteristics and Mood Disorder Symptoms
Some recent research indicates that eating behavior is related to emotions rather than physical hunger. The aim of
this study was to investigate the relationship between emotionally triggered eating behavior and mood disorder
symptoms and personality characteristics. The sample of the research consisted of 300 university students between
17-25 years old. The measurements are a socio-demographic, Emotional Appetite Questionnaire, Mood Disorder
Questionnaire, and The Big Five Inventory. Data were analyzed performing T-Tests, correlation and regression
analysis. Results indicated that there is a significant relationship between mood disorder symptoms, some of the
emotional eating appetite sub-dimensions and some variables of Big Five personality traits of agreeableness,
neuroticism, conscientiousness, and extroversion personality. There was no relationship between mood disorders
and emotional eating behaviors. Extroversion, openness, and conscientiousness were significant predictors of
positive mood appetite, anxiety-based mood appetite, and dysphonic mood appetite
Büyüme Korkusu İle Psikolojik Belirtiler Arasındaki İlişkinin İncelenmesi
Bu çalışmanın amacı büyüme korkusu ile psikolojik belirtiler arasındaki ilişkiyi incelemektir. Bu amaç doğrultusunda
büyüme korkusu kavramı, bağımsız yaşama hazırlık ve sorumluluğu içselleştirmede zorlanma, evlenmeye karşı
olumsuz tutum, sosyal-duygusal yalnızlık, romantik ilişkiyi sürdürmede zorlanma alt boyutları ile ele alınmıştır.
Çalışma, 18-35 yaş aralığında bulunan, İstanbul’da yaşayan, 201 kadın ve 199 erkek olmak üzere toplam 400 kişiyle
gerçekleştirilmiştir. Veri toplama aracı olarak Demografik Bilgi Formu, Kısa Semptom Envanteri ve Büyüme
Korkusu Ölçeği kullanılmıştır. Çalışma sonucunda büyüme korkusu ile psikolojik belirtilerden hostilite, somatizasyon,
olumsuz benlik ve depresyon arasında pozitif yönde anlamlı ilişki bulunmuştur. Büyüme korkusunun bağımsız
yaşama hazırlık ve sorumluluğu içselleştirmede zorlanma, romantik ilişkiyi sürdürmede zorlanma ve sosyal duygusal
yalnızlık alt boyutları ile hostilite, somatizasyon, olumsuz benlikle ilgili belirtileri ve depresyon arasında pozitif yönde
anlamlı ilişki bulunmuştur. Büyüme korkusunun evliliğe karşı olumsuz tutum alt boyutu ile ise sadece anksiyete ve
depresyon pozitif yönde anlamlı ilişkilidir. Büyüme korkusunu da sadece anksiyete ve depresyon yordamaktadır.
Kadınlar ve erkekler arasında hem büyüme korkusu hem de psikolojik belirtiler açısından istatistiksel olarak anlamlı
farklılık bulunmamıştır. Katılımcıların çalışıp çalışmama durumuna göre psikolojik belirtileri incelendiği zaman sadece
olumsuz benlikle ilgili belirtileri açısından aralarında anlamlı farklılık olduğu saptanmıştır
Çevirinin Teknolojikleşmesi Bağlamında İnsan Çevirmenin Rollerini Yeniden Düşünmek: Çevirmen Eğitiminde Teknik Metin Yazarlığı
This article aims to discuss the place and importance of technical writing in translator training.
Drawing on the view that translator training requires to be revised especially considering the new roles the
human translator will play in the future as a result of the technological developments in the field of machine
translation, the article discusses the results of a learning activity carried out in the “Technical Writing” course
offered in the Istanbul 29 Mayıs University Translation Studies undergraduate program. The results of the
activity have shown that the students internalized the theoretical knowledge they acquired on technical writing
and experienced not only translating a source text but also producing it. It has also been observed that the students
realized that a text produced in accordance with the rules of technical writing could be translated more easily. It
was also observed that the students developed awareness of the parallelism between the translation process and
the technical writing process. Based on the results of the activity, the article suggests that translators who have
understood the basics of technical communication and have experience in producing a technical text can be
advantageous in terms of employability in workflows that require co-existence of human translators with
machines, and incorporation of practices related to technical writing into translator training can contribute to
both the field of translation and technical communication. In the article, it has also been proposed that studies
for updating translator training should be extended to include new professional activities brought up by machine
translation such as training and customization of machine translation systems, pre- and post-editing and machine
translation quality control along with technical writing
Subalternity and Marginalization in Deniz Gamze Ergüven’s Films
Madun sınıflar en genel anlamıyla, ötekileştirilen ve görmezden gelinen dezavantajlı grupları tanımlamaktadır. Bir gerçeklik olarak maduniyet kültürel olarak şekillenir ve madunun suskunluğunun sebebi sesini duyuramamasıdır. Bu çalışmanın amacı, yönetmen Deniz Gamze Ergüven’in uzun metraj filmleri üzerinden sinemada madun ve öteki üzerine düşünmek, söz konusu kavramların aynı yönetmenin bakışından farklı kültürlere ait hikâyelerde ne şekilde ele alındığını saptamaktır. Bu bağlamda çalışmada Mustang (2015) ve Kings (2017) filmleri incelenmiş, madun temsillerinin temsil edilen sınıfın maduniyetini ellerinden alıp almadığı tartışılmıştır. Sonuç olarak farklı sebeplere bağlı olsa da maduniyet konusundaki ana problemin, bireyin maduniyetini içselleştirmesi ve kendisini bu şekilde kodlaması olduğu görülmüştür