3036 research outputs found
Sort by
Computational investigation of the velocity and temperature fields in corrugated heat exchanger channels using RANS based turbulence models with experimental validation
The characteristics of convective heat transfer and friction factor for periodic corrugated channels are investigated numerically. In the numerical study, the finite volume method (FVM) is used. Three different Reynolds averaged numerical simulation (RANS) based turbulent models, namely the k-omega, the shear stress transport (SST) model and the transition SST model are employed and compared with each other. Experimental results obtained from a previous study are used for the assessment of the numerical results. Investigations are performed for air flowing through corrugated channels with an inclination angle of 30 degrees. The Reynolds number is varied within the range 2,000 to 11,000, while keeping the Prandtl number constant at 0.70. Variations of the Nusselt number, Colburn factor, friction factor and goodness factor with the Reynolds number are studied. Effects of the corrugation geometry and channel height are discussed. The overall performances of the considered turbulence model are observed to be quite similar. The SST model is observed to show a slightly better overall performance
TÜRK EURO TAHVİLLERİNİN RİSK PRİMLERİNİ ETKİLEYEN FAKTÖRLERİN ANALİZİ
Öz: Euro tahvil piyasaları 1982 yılı sonrasında önemli bir gelişme göstermiştir ve 1990’lardan itibaren bir dış borçlanma alternatifi olarak rakibi
kalmamıştır. Türkiye ilk kez 1985’den itibaren uluslararası tahvil piyasalarını kullanmaya başlamış ve uluslararası tahvil piyasalarının giderek artan
oranda önemli bir oyuncusu haline gelmiştir. JP Morgan EMBI Tahvil Endeksleri içindeki Türkiye’nin ağırlığı artış göstermektedir. Çalışmanın amacı
Türkiye Euro tahvil risk primini etkileyen yurtiçi değişkenlerin belirlenmesidir. Araştırma Ocak 2005 – Mart 2017 dönemini kapsamaktadır ve toplam
147 adet aylık gözlem bulunmaktadır. Araştırmada seçilen verilerin aylık oransal değişimleri kullanılmıştır. Regresyon analizi ve VAR analizi
sonucunda, Altın Fiyatı, Bankacılık Sektörü Yurtiçi Kredi Hacmi, İç Borç Stoku, Dış Ticaret Dengesi, Doğrudan Yatırımlar, İhracatın İthalatı karşılama
oranı, İmalat Sanayi Kapasite Kullanım Oranı, Net Uluslararası Rezervler, Sanayi Üretim Endeksi, İşsizlik Oranı ve Chicago Opsiyon Borsası Oynaklık
Endeksi değişkenlerin düzey ve gecikmeli değerlerinin bağımlı değişkenin nedeni olması içsel faktörlerin gücünü göstermektedir. Granger nedensellik
ilişkisi testi sonuçları da belirlenen içsel faktörlerin etkili olduğunu göstermektedir
Serviks Kanserinin Erken Teşhisi için Çok Katmanlı Sitoloji Küplerinde Çekirdek ve Sitoplazma Bölütlenmesi
Özet: Dünya genelinde kadınlarda yaygın olarak görülen ve kanser ölümlerinin
önde gelen nedenlerinden biri olan serviks kanseri, Pap smear testi sonucunda
elde edilen görüntülerdeki hücre sayısı, şekli ve özelliklerinden yararlanılarak
teşhis edilir. Pap smear testinin düzenli olarak yapılması ile serviks kanserinin
erken teşhisi ya da servikste henüz kansere dönüşmemiş değişikliklerin
saptanması mümkündür. Bu nedenle, servikal hücrelerin otomatik olarak
bölütlenmesi ile test sonuçlarının hızlı ve doğru bir şekilde değerlendirilmesi
oldukça önemlidir. Bu amaçla, Uluslararası Biyomedikal Görüntüleme
Sempozyumu (ISBI’2015) kapsamında gerçekleştirilen, “2. Örtüşen Servikal Sitoloji
Görüntü Bölütlenmesi Yarışması” tarafından sağlanan gerçek servikal hücre
görüntüleri kullanılmıştır. Kullanılan görüntülerden elde edilen farklı veri
kümeleri üzerinde kümeleme ve sınıflandırma yöntemleri ile bölütleme işlemi
gerçekleştirilerek hücre çekirdeği, hücre sitoplazması ve görüntü arka planı net bir
şekilde tespit edilmeye çalışılmıştır. Çalışmanın başarısı farklı servikal sitoloji
görüntüleri üzerinde test edilmiştir. Sonuçlar, oluşturulan veri kümelerinin
yapılarına ve kullanılan yöntemlere göre incelenmiştir. Bu çalışmanın serviks
kanseri ile alakalı ilerideki çalışmalarda bir temel oluşturması temenni
edilmektedir
2000-2001 TÜRKİYE EKONOMİK KRİZİ’NE FAKLI BİR BAKIŞ: ASİMETRİK BİLGİ TEORİSİ ÇERÇEVESİNDE BİR DEĞERLENDİRME
1980’li yıllarda başlayan finansal liberalizasyon süreçleriyle birlikte, Türkiye ve
diğer gelişmekte olan ülkelerde irili ufaklı çok sayıda finansal dalgalanma
yaşanmıştır. Günümüze kadar olan periyodda, bu dalgalanmalardan ülkemiz
açısından en şiddetli olanı şüphesiz, 2000-2001 döneminde yaşanan bankacılık
ve para krizidir. Bu çalışmada, ülke ekonomisinde yol açtığı büyük hasarların ve
krize yol açan majör faktörlerin değerlendirilmesi açısından akademik
literatürde büyük ilgi gören Türkiye 2000-2001 Krizi asimetrik bilgi teorisi
çerçevesinde değerlendirilmiş; finansal liberalizasyon, makro-ekonomik
göstergelerdeki olumsuzluklar, mevduat sigortası uygulaması, ahlaki risk
problemi ve bankacılık sektörü bilançolarındaki bozulmalar gibi krizlerde
tetikleyici etkisi olduğu düşünülen faktörler ele alınmış; oldukça şiddetli bir
şekilde yaşanan ekonomik krizin teoriyle olan tutarlılığı irdelenmiştir
Hedonik Konut Fiyat Endeksini Etkileyen Faktörlerin Analizi
Konut piyasası son yıllarda ekonomi içerisinde önemli bir paya sahiptir. Ayrıca konut
piyasasının finansal piyasalarla önemli bir etkileşimi bulunmaktadır. Konut piyasası
öncü gösterge olarak da kullanılmaktadır. Çalışmanın amacı T.C. Merkez Bankası’nca
izlenen Hedonik Konut Fiyat Endeksi ve değişkenlerin arasındaki ilişkinin
incelenmesidir. Ayrıca değişkenler arasındaki nedensellik ilişkilerine bakılmıştır.
Çalışmada Otoregresif Dağıtık Gecikme testi kullanılmıştır. Uzun dönemde Altın Fiyatı
hariç belirlenen diğer değişkenlerin uzun dönemde Hedonik Konut Fiyat Endeksi
üzerinde etkili olduğunu göstermektedir. İkinci aşamada nedensellik ilişkisine
bakılmıştır. Granger Nedensellik Testine göre değişkenler arasında nedensellik ilişkileri
tespit edilmiştir
The world in truth is a wedding: example of "Zuhal Topal'la sofrada" in the context of reality show
Reality showlar, özellikle yerel platformlara yayılmış bir dizi sosyal alana nüfuz etme kabiliyeti ile öncelikle Hollanda’da ortaya çıkmış ve ardından dünya çapında geniş bir popülerliğe ulaşmıştır. Ayrıca bu tarz programlar gerçek durumlar içinde kalan gerçek insanların arasındaki ilişkileri, reyting amacıyla imal edilmiş performanslarla da bulanıklaştırmıştır. Bu gösterilerde bir vitrin oluşturulmuş, bu vitrine çıkan oyuncular da performanslarıyla sundukları dramaları izleyicilerin ev rahatlığında, oturma odalarına getirmek suretiyle buluşturmuştur. Bu çalışmada amaç izleyicilerin programa dair izleme motivasyonlarını ortaya koymak, sunucunun programdaki rolünü Goffman’ın Günlük Yaşamda Benliğin Sunumu kitabında belirttiği öncüllere bağlı kalarak değerlendirmek ve programdaki cinsiyet rollerine dair izleyici görüşlerini analiz etmektir. Çalışmada programı izleyen yedi kişi ile derinlemesine mülakat yöntemi kullanılmıştır. Görüşmeler sonucunda elde edilen bulgular ‘’izleme motivasyonu, mahremiyet, sunucu rolü, yarışmacı rolü ve cinsiyet rolleri’’ isimlendirmeleriyle beş başlıkta analiz edilmiştir. Buna göre, sunucunun sergilediği performans görüşmeciler nezdinde gerçek olarak algılanmakta, programda kadın temsili yemek ve ev işi yapma gibi formlar üzerinden anlatılmaktadır. Bu makale kapsamında kısıtlı biçimde çalışılan Reality Show formatı, gerçeklik ile kurguyu birbirinden ayırmanın zor olması yönüyle farklı programlar üzerinde ve daha geniş bir örneklem seçilerek daha detaylı biçimde araştırılmalıdır
The relationship between the familiarity of ‘Turkiye scholarships’ students with Turkey and its country image and personality perceptions
Küreselleşme ve bilgi teknolojilerindeki gelişmeler siyasal iletişim kavramını siyasetin ve siyasilerin tekelinden çıkarmış ve siyasal iletişim kavramı halkların ülkelerle olan etkileşiminin temel unsuru haline gelmiştir. Bunun neticesinde, ülke markası kavramı literatüre dahil olmuş ve önem kazanmaya başlamıştır. Ülke markasını oluşturan öğelerden bir tanesi de eğitimdir. Türkiye Bursları Türkiye Cumhuriyeti tarafından yabancı öğrencilere verilen ve şu ana kadar binlerce öğrenciyi kapsayan bir burs programıdır. Türkiye Bursları’nı ve genel olarak eğitimi siyasal iletişimin bir unsuru olan ülke markası üzerinden ele almak önemlidir. Bu çalışmada Türkiye bursları ile İstanbul’a yüksek öğrenim amacıyla gelen öğrencilerin bu ülkeye aşinalıkları ile Türkiye‘nin imajı ve kişiliği algılarının arasındaki ilişki incelenmiştir. Ülke markasının oluşumundaki temel öğelerden biri olan ülke imajının ölçümlenmesinin önemi ise giderek artmaktadır. Bu çalışmada 4 Boyutlu Ülke İmajı Ölçeği ve Ülke Kişiliği Ölçeği kullanılarak İstanbul Üniversitesi’nde Türkiye Bursları ile eğitim gören öğrencilerin Türkiye imajı ve kişiliği algısı ölçümlenmektedir. Bu çalışmada öğrencilerin Türkiye’nin imajı ve kişiliği ile ilgili algıları ile Türkiye’nin diline, kültürüne ve halkına olan aşinalıkları arasındaki ilişki ortaya konmaktadır. Araştırma sonucunda Türk etnik kökenine sahip olan kişilerin Türkiye’ye daha fazla aşina oldukları ortaya çıkmıştır. Türk kültürüne, Türkçe’ye, Türklere aşinalık durumunun ülke imajına etkisi bulunmadığı değerlendirilmektedir. Ülkeye aşina olan öğrencilerin ülkeyi işlevsel ve normatif açıdan olumlu değerlendirdikleri ve böylece ülkede daha fazla yaşandıklarında burada kalma isteklerinin arttığı gözlemlenmiştir
Genetically Modified Organisms
Sağlık Çalışanlarının kaliteye ilişkin algılarının ve bu algıyı etkileyen etmenlerin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırma nitel tasarımda gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın örneklemini Ankara ilinde kalite belgesi alan beş hastanede görev yapan 24 sağlık çalışanı oluşturmuştur. Veri toplama aracı olarak araştırmacılar tarafından oluşturulan açık uçlu 10 soru kullanılmıştır. Araştırma verileri NVivo 12 programıyla analiz edilmiştir. Araştırmanın sonucunda; sağlık çalışanlarıyla yapılan görüşmelerde; kalite çalışmalarının iş yükünü artırdığı ve bu iş yükünün büyük kısmını hemşirelerin üstlendiğini, personel kariyer geliştirme ve performans değerlendirme sistemine katkı sağlamadığını belirlenmiştir. Kalite belgesi olan hastanelerde sağlık çalışanları kalite çalışmalarının hasta açısından olumlu bir etkiye sahip olduğunu ifade ederken, çalışanlar açısından olumlu bir farklılık olmadığını ifade etmişlerdir
The Role of Relocation Patterns and Psychosocial Stressors in Posttraumatic Stress Disorder and Depression Among Earthquake Survivors
Salcıoğlu, Ebru (Arel Author), Şahin, Özden (Arel Author)The psychological impact of relocation within and outside of a disaster region was examined in 541 survivors of the 2011 Van earthquake in Turkey at 16.5 months postdisaster. Relocation out of the region was determined by disaster-related property/financial losses and fear during the earthquake. Anticipatory fear of future earthquakes and less sense of control over life were the strongest predictors of posttraumatic stress disorder (PTSD) and depression symptoms. Relocation within the disaster region predicted PTSD but not depression. Dissatisfaction with emotional support received from close ones was significantly associated with depression, but it was associated with PTSD at a marginally significant level. Survivors who experienced more intense fear during the earthquake displayed higher levels of anticipatory fear in the long term, whereas avoidance of trauma reminders and fear-evoking situations sustained anticipatory fear of future earthquakes. These findings suggest that interventions that reduce fear and avoidance behaviors would help survivors overcome traumatic stress and depressive symptom