Istanbul Arel University

Istanbul Arel University Digital Archive
Not a member yet
    3036 research outputs found

    Anomaly Detection Using Data Mining Methods in IT Systems: A Decision Support Application

    No full text
    Although there are various studies on anomaly detection, effective and simple anomaly detection approaches are necessary as the inadequacy of appropriate ways for substantial network environments. In the existing analysis methods, it is seen that the methods of preliminary analysis are generally used, the extrapolations and probabilities are not taken into account and the unsupervised neural network (NN) methods are not used enough. As an alternative, the use of the Self-Organizing Maps has been preferred in the study. In other studies, analysis of data obtained from network traffic is analyzed, here, analysis of other information systems data and suggestions for alternative solutions are given, too. In addition, in-memory database systems have been used in practice in order to enable faster processing in analysis studies, due to the large size of data to be analyzed in large-scale network environments. An analysis of the application log data obtained from the management tools in the information systems was carried out. After anomaly detection results obtained and the verification test results are compared, it is found out that anomaly detection process is successful by 96%. The advantage offered for the company and users at IT and security monitoring processes is to eliminate the need for pre-qualification and to reduce the heavy workload. By this way, it is thought that a significant cost item is eliminated. It is also contemplated that the security vulnerabilities and problems associated with unpredictable issues will be detected through practice and thus many attacks and problems will be prevented in advance

    Kabin Ekibi Üyelerinin Mesleğin Gerektirdiğini Düşündükleri Ego Durumları ile Kendilerinde Algıladıkları Ego Durumlarının Örtüşmesinin (Bağdaşımının) Geleceğe Yönelik Umutsuzluk Düzeyleri ile İlişkisi

    No full text
    Bu araştırmanın amacı, kabin ekibi üyelerinin uçuş operasyonu sırasında ekip ve yolcu ile iletişimde bulunduklarında mesleğin gerektirdiği (beklenen) ego durumları ile kendilerinde algıladıkları (gözlenen) ego durumlarının bağdaşıklık düzeyinin, kabin ekibi üyelerinin geleceğe yönelik umutsuzluk düzeyleri ile ilişkisini ortaya koymaktır. Araştırmanın örneklemini, İstanbul ili içerisinde yer alan; devlet ve özel havayolu şirketlerinde kabin memuru olarak görev yapan 300 kabin ekibi üyesi oluşturmaktadır. Araştırmaya katılan kabin ekibi üyelerine Transaksiyonel Analiz Kuramı bağlamında Ego Durumları Ölçeği uygulanmıştır. Buna ek olarak, Araştırmacı tarafından oluşturulan Kişisel Bilgi Formu verilerek doldurulması sağlanmıştır. Kabin ekibi üyelerinden kabin memurluğu mesleğinin gerektirdiği düşünülen kişilik özelliklerini Ego Durumları Ölçeği’ nde doldurmaları istenmiştir. Ayrıca, kabin ekibi üyelerinden kendilerinde algıladıkları özellikleri işaretlemeleri istenmiştir. Bununla birlikte kabin ekibi üyelerinden Beck Umutsuzluk Ölçeği’ni mesleğe göre değerlendirmeleri istenmiştir. Araştırma kapsamında tüm verilerin anlamlılık düzeyi p< .05 düzeyinde sınanmıştır. Elde edilen verilerin analizi SPSS 22.0 istatistik paket programı kullanılarak yapılmıştır.Kabin ekibi üyelerinin gerek kendilerinde algıladıkları gerekse mesleklerinin gerektirdiğini düşündükleri baskın ego durumları frekans dağılımlarının istatistiksel olarak anlamlı derecede farklılık gösterdiği bulunmuştur. Bununla ilişkili olarak kabin ekibi üyelerinin kendilerinde algıladıkları ve meslekte algıladıkları baskın ego durumları arasında anlamlı düzeyde uyumsuzluk olduğu belirlenmiştir. Kabin ekibi üyelerinin umutsuzluk düzeylerinin cinsiyet ve öğrenim durumu değişkenlerine göre farklılık gösterdiği bulgusu elde edilmiştir. Mesleği tercih bağlamında ise tercih nedenleri ile umutsuzluk düzeyleri arasında farklılık bulunmuştur. Benzer biçimde kariyer inancı ile umutsuzluk düzeyleri arasında da anlamlı bir ilişki görülmüştür

    From selfies to advertising: a study on e-source posts in the Instagram

    No full text
    Dünyada ve Türkiye’de sosyal medya kullanımının giderek yaygınlaşması bu alanın reklam mecrası olarak kullanımının da yolunu açmıştır. Hedef kitlelerinin giderek sosyal medyada daha aktif hale geldiğini gören markalar, sosyal medya platformları aracılığıyla mesajlarını hedef kitleye ulaştırmaktadır. Önceleri kimliğin, yaşam tarzının ve ilgi alanlarının sunulduğu sosyal medya platformları, zamanla reklamların yeni platformu haline gelmiştir. Sosyal medyada paylaştıkları içerikler aracılığıyla geniş kitlelere ulaşan ve kendi popülaritelerini yaratan ünlüler doğmuş, bu ünlüler gerek kendilerini gerekse hesaplarını reklam mecrası olarak sunmaya başlamışlardır. Sosyal medya ünlülerinin, sosyal medya platformlarını ya da kendilerini reklam mecrası haline getirmeleri ve bu kanallar üzerinden reklam yapmaları, literatürde “influencer marketing” kavramını gündeme getirmiştir. Türkçe literatürde, “hatırlı pazarlama” ve “nüfuz pazarlaması” olarak karşımıza çıkan kavram çalışmada “etkileşimli pazarlama”, bu faaliyeti yürütenler ise “e-kaynaklar” olarak kavramsallaştırılmıştır. E-kaynakların sosyal medya hesaplarını nasıl reklam mecrası olarak kullandıklarının ve markalar ile yürüttükleri reklam faaliyetlerine dair sürecin araştırılması amacıyla çalışmada içerik analizi yöntemi kullanılmış ve amaçlı örneklem doğrultusunda seçilen 4 Instagram e-kaynağının 15 gün boyunca sayfaları incelenmiştir. Araştırma sonucunda e-kaynakların Instagram sayfalarını ve hikâye sayfalarını reklam mecrası olarak kullandığı ve bu süreçte doğrudan reklam içeriklerine daha çok yer verildiği görülmüştür

    News release in written press: the analysis of the presidency of January 24, 2018 and national choice elections

    No full text
    Söylem kavramı zihinsel ve mantıksal düzlemde belirli bir tutarlılığa sahip bir düşünme ve algılama biçiminin yazılı ve/veya sözlü olarak ifade edilme şeklidir. Yazılı basındaki manşetlerde ve metinlerinde yer alan söylemler, çeşitli dilsel ifadelerle farklı anlamlar oluşturularak kullanılır. Bilgi ve iletişim teknolojilerindeki hızlı gelişmelerle birlikte habercilik anlayışı ve yaklaşımları da çok büyük değişim ve dönüşüm içine girmiştir. Habere daha hızlı ulaşılabilmesi sağlanmış, haberi güncelleme olanakları gelişmiş ve toplumsal yaşam alanlarında daha derin etkiler oluşturabilme, ilgi çekme, dikkat çekme ve kanaat değişikliği gibi olanaklar sağlanmıştır. Bu araştırmada yöntem olarak kullanılacak olan eleştirel söylem analizi modeli dilbilimsel yöntemlerden faydalanarak dilsel kullanımları belirli bir sistem dahilinde açıklamayı amaçlar. Ayrıca haber metinlerindeki yüzeysel gerçekleri öznel bir şekilde yorumlamakla kalmayıp görünmeyen ve yapı arkasındaki anlamları da ortaya çıkarmayı benimser. Eleştirel söylem analizi haber metinlerindeki ideolojik unsurların seçilen dil formları içerisine yerleştirildiği ve kolayca görünemeyeceği noktasından hareket etmektedir. Bu çalışmanın amacı, 24 Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili Seçimlerinde örneklem olarak belirlenen Cumhuriyet, Sabah, Sözcü ve Yeni Şafak gazetelerinde yer alan görsel ve yazılı haber metinlerinin söylem analizini yapmaktır. Çalışmanın yürütülebilmesi için konuyla ilgili haberler, Teun van Dijk’ın eleştirel söylem analizi modeli kullanılmıştır. Araştırma kapsamında, seçimden bir gün öncesi, seçim günü ve seçimden bir gün sonrası örneklem olarak belirlenmiş gazetelerde sürmanşet ve manşetlerde yer alan seçimlere ilişkin haberler söylem analizine tabi tutularak seçimlerin gazetelerde ele alınış biçimi ortaya konulmuştur

    Spontaneous thrombosis in a patient with factor XI deficiency homozygous for the p.Cys398Tyr mutation

    No full text
    Factor XI (FXI) is a haemostatic plasma glycoprotein which circulates as a serine protease zymogen of activated FXI. We present an example of a patient with severe FXI deficiency who is not protected against thrombosis and developed a spontaneous ischaemic stroke at a very early age. Our case adds to the small number of patients who spontaneously developed cerebral venous thrombosis despite being homozygous for a severe FXI deficiency mutation

    Üniversite Gençliğinin Turizme Bakış Açısı: İstanbul Arel Üniversitesi Örneği

    No full text
    Turizm faaliyetlerinin temelinde seyahat olgusu yatmaktadır. Kişiler devamlı oturdukları yerin dışına seyahat ederek, geçici olarak konaklayarak ve turizm işletmelerinin ürettiği mal ve hizmetleri talep ederek turizm olayını gerçekleştirmektedirler. Genç nüfus olarak adlandırılan 15-24 yaş arasındaki kesim; yeni toplumları ve kültürleri keşfetmek için uzak yerlere ferdî veya grup halinde seyahat ederek gençlik turizmini oluşturmaktadırlar. Gençlerin kişiliklerinin gelişmesinde, özgüvenlerinin kazanılmasında etkili olan gençlik turizmi; sadece dinlenme ve eğlenme faaliyeti olmayıp eğitim ve öğrenim özelliği de taşımaktadır. Ayrıca gençlik turizminin bir diğer misyonu da ulusal ve uluslararası barışa ulaşmada katkı sağlayacak olmasıdır. Bu bağlamda; gençlik turizminden beklenen faydanın tam olarak sağlanabilmesi için gençlerin tatil anlayışlarının ne şekilde olduğu, beklentilerinin neler olabileceği hususunun tespit edilmesi de gerekmektedir. Çünkü genç insanın beklenti ve davranışı orta yaş ve yaşlılara göre daha da farklı olmaktadır. Bu çalışmada; gençlik turizmi kavramı ele alınarak gençlik turizmine yönelik eğitim, organizasyon ve özellikle gençleri seyahate teşvik eden coğrafi çekicilik faaliyetlerinin dünyada ve Türkiye’de neler olduğu aktarılacaktır. Yine genç talebin seyahat öncesi ve esnasında beklenti ve davranışlarının neler olduğunu objektif olarak değerlendirebilmek için üniversite öğrencileri arasında anket çalışması yapılacaktır. Bu anket çalışması sonucunda genç kesimin turizm hareketlerine ivme kazandırabilmek için merkezi ve yerel yönetimler ile turizme hizmet veren özel ve kamu sektörünün yatırım ve yönetim ile pazarlama-tanıtım alanlarında yapılması gerekenler ayrıntılı olarak incelenecektir

    Kültürel Miras Bağlamında Sakarya İlinde Yaşayan Etnik Grupların Türk Mutfağına Katkıları

    No full text
    Yeme içme kültürü insanların yaşam amacını oluşturmaktadır. İnsanların yeme içme ihtiyacını karşılaması, yaşadıkları yörenin, bölgenin, ülkenin coğrafi koşullarından etkilenmektedir. Böylelikle her yörede yaşayan insanlar, o yörede yetişen toprağın, iklimin, suyun yiyeceklere de etki yapması sonucu yöresel yemeklerin oluşmasına katkı sağlamaktadır. Yöresel yemekler de, bir ülkede bir şehir de ya da yörede insanların uzun yıllar birlikte yaşayarak ve bir olay sonucunda gelenek haline getirip herkes tarafından benimsenmesi sonucunda ortaya çıkan yöre yemekleridir. Bu çalışmada Sakarya ilinde yaşayıp; göç neticesinde ülkemize gelen etnik grupların yemek kültürleri araştırılmıştır. Araştırmanın amacı Sakarya ilinin sahip olduğu çok kültürlülükten beslenmiş olan zengin mutfak kültürüne dikkat çekerek bu yöre mutfağını kültürel miras olarak ortaya çıkarmak ve korumaya çalışmaktır. Sakarya da yaşayan bu etnik grupların yemek kültürleri ve özel günlerdeki yemek merasimleri aktarılacaktır. Bu bağlamda nitel araştırma yöntemlerinden görüşme tekniği kullanılarak Sakarya halkının yapmış olduğu hamur işlerinin, ara sıcak yemeklerinin, sebze ve ot yemeklerinin, et yemeklerinin ve tatlılarının neler olduğu, nasıl yapıldığı ve sunulduğu çalışmamızın ana konusunu oluşturmaktadır

    Belirsiz Kayıp: Belirsizlikle Yaşamayı Öğrenmek

    No full text
    Temelleri Pauline Boss’un 1970’li yıllardaki çalışmalarına dayanan Belirsiz Kayıp Teorisi alışılmamış bir kayıp türünü açıklamaktadır. Ölüm yoluyla yaşanan kayıp ve yasın aksine, bu olağan dışı deneyimde kayıp kişinin varlığı veya yokluğu hep belirsiz kalmakta; dolayısıyla kayıp yakınlarında yüksek düzeylerde stres ve travmaya yol açarak ilişkilerde çatışma ve rollerde karmaşayla sonuçlanmaktadır. Yaşanan bu belirsizlik durumu kapanış olasılığını ortadan kaldırdığından, yas süreci ve bilişsel beceriler de engellenmektedir. Fiziksel ve psikolojik olmak üzere iki türü bulunan belirsiz kayıp olgusu aile sistemlerini derinden sarsan bağlamsal ve ilişkisel bir sorundur. Geleneksel yas yaklaşımlarının veya klinik modellerin etkisiz kaldığı belirsiz kayıpta, üzerine yoğunlaşılması gereken en önemli alanlar anlamlandırma ve belirsizlik toleransıdır. Bununla beraber, sosyal bağlamın ön plana çıktığı bu olağan dışı kayıp türünde bireysel müdahalelerden ziyade ailesel müdahaleler gerekmekte; bu alanda çalışan uzmanların ise kapanış veya çözüm aramak yerine, bireylerin dayanıklılığını artıracak yaklaşımlara ve yöntemlere yönelmesi önerilmektedir. Bu bakımdan, ilgili uzmanların kullanılacak tedavi yaklaşımlarını belirlerken belirsiz kayıp olgusu, temel önermeleri, kavramları, türleri ve önerilen altı kılavuz ilkeyi göz önünde bulundurması önemlidir

    Hamzanâme (11.cilt) : inceleme - metin - sözlük

    No full text
    Yüksek lisans tezi.Türk edebiyatı bünyesinde ele alınan Hamza-nâmeler, ilk defa Emir Süleyman Çelebi'nin musahiplerinden şâir Ahmedî'nin kardeşi Hamzavî tarafından yazıya geçirilmiştir. 14. yüzyılda Türkler tarafından şekillendirilen bu eser, millî bir hüviyet kazanmış ve Türkler arasında itibar görmüştür. İçeriğinde gazâ anlayışından dolayı teşekkül eden dinî motifler barındırır. İslâm peygamberi Hazreti Muhammed'in kendisinden bir yaş büyük olan amcası Hazreti Hamza'nın merkeze alınarak, ailesi ve çevresi etrafında gelişen bu olaylar; okunduğu kitleye kahramanlık, cesaret, adalet, hak ve hukuk duygularını aşılamayı amaçlamıştır. 11. Ciltte Hazreti Hamza'nın, İran şahı Nûş-i Revân'la yaptığı savaşlar anlatılır. Söz varlığı ve gramer açısından oldukça verimli bir metin olan Hamzanâme'nin tespit edilmiş yetmiş iki cildi vardır. Biz çalışmamızda Hamzanâme'nin 11. Cildini ele aldık. Öncelikle metnin transkripsiyonlu çevirisini yaptık. Ardından metnin özetini hazırladık. Daha sonra metnin tüm söz varlığını yansıtan kapsamlı bir sözlük oluşturduk

    Bağlanma stilleri ve duygusal tepkisellik arasındaki ilişkide psikolojik sağlamlığın aracılık rolünün incelenmesi

    No full text
    Yüksek lisans tezi.Bu araştırmanın amacı üniversite öğrencilerinde bağlanma stilleri ve duygusal tepkisellik arasındaki ilişkide psikolojik sağlamlığın aracılık rolünü incelemektir. Araştırmaya Karadeniz Teknik Üniversitesi ve İstanbul Arel Üniversitesinde öğrenim gören 207 si kadın 177 si erkek olmak üzere toplam 384 üniversite öğrencisi katılmıştır. Çalışmada veri toplama aracı olarak; duygusal tepkisellik ölçeği, yetişkinler için psikolojik dayanıklılık ölçeği, yakın ilişkide yaşantılar envanteri ve kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Araştırma kapsamında kullanılan ölçme araçlarından elde edilen verilere dair sonuçlar tablolar halinde bulgular bölümünde gösterilmiştir. Verilerin analizi aşamasında, araştırmanın bağımlı değişkeni olan duygusal tepkiselliği çeşitli sosyo demografik değişkenler açısından incelemek için bağımsız örneklem t testi ile tek yönlü varyans analizi kullanılmıştır. Bağlanma stilleri ile duygusal tepkisellik ilişkisinde psikolojik sağlamlığın aracılık rolünü incelemek amacıyla bootstrapping işlemi gerçekleştirilmiştir. Elde edilen verilerin analizi "IBM SPSS Statistics 22" paket programı kullanılarak yapılmıştır. Yapılan araştırma sonucu incelendiğinde cinsiyet ve ebeveyn tutumu açısından üniversite öğrencilerinin duygusal tepkisellik düzeyi puan ortalamaları arasında anlamlı düzeyde bir farklılaşma bulunurken sınıf düzeyi, kardeş sayısı, aile içindeki çocuk sırası ve aile yapısında anlamlı bir farklılaşma bulunmamıştır. Duygusal tepkisellik; kaçınma bağlanma stili ve kaygılı bağlanma stili ile pozitif yönde anlamlı ilişki gösterirken psikolojik sağlamlık ile negatif yönde anlamlı ilişkiye sahiptir. Diğer taraftan psikolojik sağlamlık; kaçınma bağlanma stili ve kaygılı bağlanma stili ile negatif yönde anlamlı ilişkiler göstermektedir. Kaçınma bağlanma stili ve kaygılı bağlanma stili psikolojik sağlamlık düzeylerini doğrudan negatif yönde anlamlı yordadığı görülmektedir. Diğer taraftan psikolojik sağlamlık da duygusal tepkiselliği doğrudan negatif yönde anlamlı düzeyde yordadığı bulunmuştur. Yapılan araştırmadaki analiz sonuçlarına göre üniversite öğrencilerinde kaçınma bağlanma stili ile duygusal tepkisellik ilişkisinde psikolojik sağlamlığın tam aracı rol, kaygılı bağlanma stili ile duygusal tepkisellik ilişkisinde psikolojik sağlamlığın kısmı aracı rol oynadığı sonucuna varılmıştır

    86

    full texts

    3,036

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    Istanbul Arel University Digital Archive
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇