3036 research outputs found
Sort by
Environmentally friendly synthesis and photopolymerization of acrylated methyl ricinoleate for biomedical applications
WOS: 000475944900008In this study, we aimed to develop an efficient synthesis and photopolymerization of acrylated methyl ricinoleate (AMR) for biomedical applications. During the first step of the synthesis, methyl ricinoleate (MR) and boric acid were esterified via azeotropic distillation in toluene. Afterward, MR-boric acid ester was acrylated with acrylic acid at 165 degrees C via a boric acid ester acidolysis reaction. The bulk photopolymerization of AMR was performed in the presence of the photoinitiator 2,2-dimethoxy-2-phenyl acetophenone (DMPA) under 365 nm UV irradiation. Even with the use of 0.4% DMPA, a 35% monomer conversion was achieved within 30 min. Moreover, AMR, the plant-oil-based monomer, was also copolymerized with N-isopropyl acrylamide to obtain thermoresponsive hydrogels on the glass surface for biomedical applications. The synthesized materials were characterized by Fourier transform infrared (FTIR) spectroscopy, H-1-NMR spectroscopy, and thermal characterization via thermogravimetric analysis (TGA) and differential scanning calorimetry techniques. The surfaces were characterized by FTIR and Energy Dispersive X-ray (EDS) spectroscopy. (c) 2019 Wiley Periodicals, Inc. J. Appl. Polym. Sci. 2019, 136, 47969
Measurement of the Dynamics of the Decays D-s(+ )-> eta(('))e(+)nu(e)
Kolcu, Onur Buğra (Arel Author)Using e(+)e(-) annihilation data corresponding to an integrated luminosity of 3.19 fb(-1) collected at a center-of-mass energy of 4.178 GeV with the BESIII detector, we measure the absolute branching fractions BDs+->eta e+nu e = (2.323 +/- 0.063(stat) +/- 0.063(syst))% and BDs+->eta'e+nu e = (0.824 +/- 0.073(stat) +/- 0.027(syst))% via a tagged analysis technique, where one D-s is fully reconstructed in a hadronic mode. Combining these measurements with previous BESIII measurements of B-D+->eta(')e+(nu e),the eta - eta' mixing angle in the quark flavor basis is determined to be phi(P) = (40.1 +/- 2.1(stat) +/- 0.7(syst))degrees. From the first measurements of the dynamics of Ds+ -> eta(')e(+)nu(e) decays, the products of the hadronic form factors f(+)(eta('))(0) and the Cabibbo-Kobayashi-Maskawa matrix element vertical bar V-cs vertical bar are determined with different form factor parametrizations. For the two-parameter series expansion, the results are f(+)(eta) (0) vertical bar V-cs vertical bar = 0.4455 +/- 0.0053(stat) +/- 0.0044(syst) and f(+)(eta)' (0) vertical bar V-cs vertical bar and = 0.477 +/- 0.049(stat) +/- 0.011(syst)
Effect of derivative action on back-propagation algorithms
9th International Conference on Innovations in Bio-Inspired Computing and Applications, IBICA 2018 and 7th World Congress on Information and Communication Technologies, WICT 2018 -- 17 December 2018 through 19 December 2018 --Multilayer neural networks using supervised training try to minimize the error between a given correct answer and the ones produced by the network. The weights in the neural network are adjusted at each iteration and after adequate epochs, adjusted weights give results close to correct answers. Besides the current error, accumulated errors from past iterations are also used for updating weights. This resembles the integral action in control theory, but the method took the name momentums in machine learning. Control theory uses one more technique for achieving faster tracking: the derivative action. In this research, we added the missing derivative action to the training algorithm and obtained promising results. The training algorithm with derivative action achieved 3.8 times speedup comparing to the momentum method. © 2019, Springer Nature Switzerland AG
Observation of D+ -> f(0) (500)e(+) nu(e) and Improved Measurements of D -> rho e(+) nu(e)
Kolcu, Onur Buğra (Arel Author)Using a data sample corresponding to an integrated luminosity of 2.93 fb(-1) recorded by the BESIII detector at a center-of-mass energy of 3.773 GeV, we present an analysis of the decays D-0 -> pi(-) pi(0) e(vertical bar) nu(e) and D-vertical bar -> pi(-) pi(vertical bar) e(vertical bar) nu(e). By performing a partial wave analysis, the pi(vertical bar) pi(-) S-wave contribution to D-vertical bar -> pi(-) pi(vertical bar) e(vertical bar) nu(e) is observed to be (25.7 +/- 1.6 +/- 1.1)% with a statistical significance greater than 10 sigma, besides the dominant P-wave contribution. This is the first observation of the S-wave contribution. We measure the branching fractions B(D0 -> rho(-) e(+) nu(e)) = (1.445 +/- 0.058 +/- 0.039) x 10(-3), B(D+ -> rho(0) e(+) nu(e)) = (1.860 +/- 0.070 +/- 0.061) x 10(-3), and B(D+ -> f(0)(500)e(+) nu(e),f(0)(500) -> pi(+) pi(-)) = (6.30 +/- 0.43 +/- 0.32) x 10(-4). An upper limit of B(D+ -> f(0)(980)e(+) nu(e),f(0)(980)-> pi(+) pi(-)) rho e(+) nu(e) at q(2) = 0 assuming the single-pole dominance parametrization: r(V) ={[V(0)]/[A(1)(0)]}=1.695 +/- 0.083 +/- 0.051, r(2) = {[A(2)(0)]/[A(1)(0)]} = 0.845 +/- 0.056 +/- 0.039
MR-MS image classification based on convolutional neural networks
2019 Scientific Meeting on Electrical-Electronics and Biomedical Engineering and Computer Science, EBBT 2019 -- 24 April 2019 through 26 April 2019 --Processing of brain images has some difficulties because of the large data size and complexity of the data. Deep learning facilitates hierarchicical feature extraction automatically. However the optimization of deep nets and validation of extracted features is critical in neuroimage processing. In multiple sclerosis, detection of the lesion is quite important for diagnosis, treatment, and follow up. Changes in brain morphology and white matter lesions are most significant findings in MS, where this diagnose and follow up is done nowadays by experts in the field subjectively. In this study, 40 MS patients scanned twice with an interval of 6 months, earning 80 MR images, which are grouped into 2 and tagged as having an MS lesion or not, and examined through test images based on three different convolutional neural networks, and classification results and success rate are reported. © 2019 IEEE
Search for rare decay J /? ??e+e-
Using a data sample of 448.1×106 ?(3686) events collected at s=3.686 GeV with the BESIII detector at the Beijing Electron-Positron Collider II, we search for the rare decay J/???e+e- via ?(3686)??+?-J/?. No signal events are observed and the upper limit on the branching fraction is set to be B(J/???e+e-)<1.2×10-7 at the 90% confidence level, which is still about one order of magnitude higher than the Standard Model prediction. © 2019 authors. Published by the American Physical Society
Örnek Bir Malzemede Lineer Isı İletiminin Deneysel ve Sayısal Olarak İncelenmesi
Literatür çalışmaları incelendiğinde; metalik malzemelerin, yapı malzemelerinin ve karma
malzemelerin ısı iletim katsayılarının belirlenmesini, birbirine göre üstünlüklerinin ve zafiyetlerinin
tespitini sağlayan bir sisteme ihtiyaç olduğu gözlemlenmiştir.
Yapılan bu gözlemler sonucunda, herhangi bir saf malzemenin ya da içeriğindeki malzeme özellikleri
belli olan herhangi bir bileşim ya da alaşımın ısı iletim katsayılarının daha kolay bir yoldan belirlenerek
akademik çalışmalara aktarılması ihtiyacı olduğu açıktır.
Bu çalışmada, farklı tip malzemelerin deneysel ve sayısal çalışması yapılarak sayısal modelin gerçeğe
uygunluğunun gösterilmesi ve diğer malzemeler için de kullanılmasının teşviki amaçlanmıştır. Bu
maksatla metalik malzemelerin, yapı malzemelerinin ve karma malzemelerin ısı iletim katsayılarının
belirlenmesi sonucu özellikle arkeolojik bulgulardan elde edilen veya tarihi yapılarda mevcut olan taş,
ahşap ve benzeri malzemelerin ısı iletim katsayılarının belirlenmesi hedeflenmektedir. Bu çalışmada
seçilen temel malzemelerin deneysel ve sayısal ısı iletim katsayısı tespiti yapılmıştır
PSİKOLOJİK SÖZLEŞME İHLALİNİN ÖRGÜTSEL SESSİZLİK ÜZERİNDEKİ ETKİSİNDE KİŞİLİK ÖZELLİKLERİNİN ARACI ROLÜ
Bu çalışmanın amacı işgörenlerin psikolojik sözleşme ihlali algılarının örgütsel sessizliğe etkisini incelemek ve
kişilik özelliklerinin bu etki üzerindeki aracı rolünü belirlemektir. İlgili alan yazın incelendiğinde; örgütsel
sessizlik konusunda yapılan araştırmaların sınırlı sayıda olması ve kişi-örgüt uyumu açısından kişilik
özelliklerinin etkisinin de incelenmesi gerektiğinden hareketle yapılan araştırmamız literatüre bu yönde katkı
sağlamaya yöneliktir. Veri toplama aracı olarak dört bölümden oluşan anket formu kullanılmıştır. Veri toplama
aracının ilk bölümünde katılımcıların cinsiyet, medeni durum, kuşak (doğum tarihi), eğitim düzeyi, örgütte
çalışma süresi ve pozisyon bilgilerinden oluşan demografik bilgi formu yer almaktadır. İkinci bölümde bireylerin
psikolojik sözleşme ihlali algılarını ölçmek amacıyla Psikolojik Sözleşme İhlali Ölçeği, üçüncü bölümde ise
Örgütsel Sessizlik Ölçeği ve son bölümde Beş Faktörlü Kişilik Ölçeği yer almaktadır. Araştırmamızda, olasılığa
dayalı olmayan ve herkesi örneğe dahil edilebilme imkanı sağladığı için yaygın olarak kullanılan kolayda
örnekleme yöntemi tercih edilmiştir. Kolayda örnekleme yöntemiyle çevrimiçi olarak ulaşılan 225 beyaz yakalı
çalışana uygulanan anket formlarının tamamı örnekleme dahil edilmiş ve elde edilen veriler SPSS 21.0 ve
AMOS 22.0 programları kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmamıza göre psikolojik sözleşme ihlali algısı ile
örgütsel sessizlik arasındaki ilişkide kişilik özelliklerinin aracılık etkisi olduğu sonucuna ulaşılmış ve bu sonuç
doğrultusunda yöneticilere çeşitli öneriler sunulmuştur
Anne Babalık Bilgi Testi: Geçerlilik ve Güvenilirlik Çalışması
Çalışmanın amacı anne baba tutumlarının gerisindeki bilgi türlerini ve düzeylerini belirleyebilecek bir ölçek
geliştirmek ve ölçeğin geçerlilik ve güvenilirlik çalışmasını yapmaktır. Anne Babalık Bilgi Testi (ABBT) doğum öncesi, bebeklik, çocukluk ve ergenlik olmak üzere 4 temel kategoriye ayrılmış ve madde havuzu içerisinden bu kategorilere ait toplam 100 ifade seçilmiştir. Bu ifadeler, uzmanlarla birlikte değerlendirilmiş, bazı
ifadeler elenmiş bazı ifadelerde değişiklik yapılmış ve toplam 70 ifadeden (maddeden) oluşan ölçek deneme
formu hazırlanmıştır. Ana-babalar tarafından, ölçekte “doğru” veya “yanlış” şeklinde yanıtlanması istenen
bilgilerin bilimsel temellere dayalı net bilgiler olmasına özen gösterilmiştir. Toplam 70 maddeden oluşan ve
yönergesi de hazırlanan ABBT deneme formu, geçerlilik ve faktör analizi çalışması için araştırma grubuna
(45’ i erkek, 65’ i kadın olmak üzere toplam 110 ana-babaya) uygulanmıştır. Maddeler arası tetrakorik korelasyon katsayıları Statistica 4.5 programı aracılığı ile hesaplanmış ve tetrakorik korelasyonlara dayanan temel
bileşenler analizi (faktör analizi) yapılmıştır. Analiz sonucunda bazı maddelerin iki faktörde birden yer aldığı
görülmüş ve faktör yapısını düzenlemek amacıyla varimax rotasyonu uygulanmıştır. Uygulanan rotasyon
sonucunda ölçeğin maddelerinin üç temel faktörde (boyutta) toplandığı gözlenmiştir. ABBT’ nin faktör analiziyle belirlenen üç faktörüne, maddelerin (ifadelerin) özellikleri dikkate alınarak; I. Faktör’ e “Geleneksel Bilgi”,
II. Faktör’ e “Magazinsel Bilgi”, III. Faktör’ e ise “Bilimsel Bilgi” adları verilmiştir. Yinelenen rotasyonlu
faktör analizi sonucunda nihai ölçeğe ulaşılmıştır. Nihai ölçek 47 maddeden oluşmuştur. ABBT’ nin ayırdedicilik özelliğini görebilmek için deney ve kontrol grupları oluşturulmuştur. Ölçek, deney ve kontrol grubuna
21 gün ara ile iki kez uygulanarak, test-tekrar test yöntemiyle; deney ve kontrol gruplarının kendi içlerindeki
değişimleri gözleyebilmek amacıyla ön test ve son test puanları tekrarlı ölçümler için t testi ile karşılaştırılmıştır. Deney ve kontrol gruplarının sontest puanları ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark
bulunmaktadır. Buna göre ölçek, deney ve kontrol gruplarını son test puanlarına bağlı olarak ayırt edebilmektedir (t= -36,90; p<0,01). Bu maddelerden oluşan nihai ölçeğin güvenilirlik katsayısı da (KR-20 güvenilirlik
katsayısı) 0,93 olarak bulunmuştur. Öyle görünmektedir ki ölçek bu haliyle çok yüksek bir iç tutarlılık göstermektedir. Bu anlamıyla da güvenilirliği oldukça yüksektir. Sonuç olarak, ABBT’ nin kabul edilir psikometrik
özelliklere sahip olduğu, araştırma ve uygulamalarda kullanılabilir olduğu görülmüştür
Motivasyon Unsurlarının Ergenlerde Öznel İyi Oluşa Etkileri
Pozitif psikolojinin, psikolojiye kazandırmış olduğu yenilik, pozitif unsurların insan psikolojisindeki
rollerine dikkat çekmek olmuştur. Bu çalışmada motivasyonu destekleyici bazı değişkenlerin
ergenlerin öznel iyi oluş haline etkisi incelenmiştir. Motivasyonu destekleyici değişkenler öz belirlenim
kuramında ortaya konmuş olan yeterlilik, özerklik ve aidiyet psikolojik ihtiyaçları ve amaç belirleme
ile içsel/dışsal motive edici faktörler olarak ele alınmıştır. Çalışmanın bulguları, lise 9., 10., 11. ve
12. sınıflarında okuyan 255 gençten elde edilen veriler değerlendirilerek yorumlanmıştır. Verilerin
toplanmasında Yaşam Doyumu Ölçeği ve Pozitif - Negatif Duygu Ölçeği araştırmanın bağımlı
değişkeni olan öznel iyi oluşu, Genel Temel İhtiyaç Doyumu Ölçeği (GTİDÖ) yeterlilik, özerklik ve
aidiyet psikolojik ihtiyaçlarını, Pozitif Psikoterapi Bağlamında Ergenler İçin Yaşam Amaçları Ölçeği
amaç belirlemeyi, Akademik Motivasyon Ölçeği ise içsel ve dışsal motive edici faktörleri tanımlamak
için kullanılmıştır. Toplanan veriler de araştırmanın bağımsız değişkeni olan motivasyonu tanımlamak
için kullanılmıştır. Sonuçlara göre, motivasyon kavramını tanımlamak için incelenen değişkenlerden
temel psikolojik ihtiyaçlar, kariyer amacı ve içsel güdülenme, ergenlerde öznel iyi oluş halini
yordamaktadır. İlişki amacı, beden-duyum amacı ve dışsal güdülenme değişkenlerinin ise öznel iyi
oluş hali üzerinde anlamlı etkilerinin olmadığı ortaya çıkmıştır