Antalya Bilim University Institutional Repository
Not a member yet
2108 research outputs found
Sort by
Çift aktif köprü DC-DC konvertörünün PI ve model öngörülü kontrolü karşilaştirmali çalişmasi
The use of renewable sources requires suitable power electronics for integrating energy into the network. For this purpose, bidirectional converters become essential elements. Over the past years, a particular topology of bidirectional converter has attracted the attention of researchers due to its benefits: “The Dual Active Bridge converter”. The operation and control of this topology must be thoroughly studied to increase its performance. In this thesis, a comparative evaluation of PI Control and Model Predictive Control of the DAB converter for use in a unidirectional power transfer application was conducted to choose the best control approach for the system operation.
The methodology chosen for this analysis was the investigation of the system operation in three (3) different working scenarios: the steady-state, the dynamic response, and the input voltage change (disturbance). The predictive voltage control approach was developed as an S-Function for simulation in MATLAB.Yenilenebilir kaynakların kullanımı, enerjiyi ağa entegre etmek için uygun güç elektroniği gerektirir. Bu amaçla çift yönlü dönüştürücüler temel unsurlar haline gelir. Geçtiğimiz yıllarda, çift yönlü dönüştürücünün belirli bir topolojisi, faydaları nedeniyle araştırmacıların dikkatini çekmiştir: “İkili Aktif Köprü dönüştürücü”. Performansını artırmak için bu topolojinin çalışması ve kontrolü kapsamlı bir şekilde incelenmelidir. Bu tezde, sistem çalışması için en iyi kontrol yaklaşımını seçmek için tek yönlü bir güç transferi uygulamasında kullanım için DAB dönüştürücünün PI Kontrolü ve Model Tahminli Kontrolünün karşılaştırmalı bir değerlendirmesi yapılmıştır. Bu analiz için seçilen metodoloji, sistem çalışmasının üç (3) farklı çalışma senaryosunda araştırılmasıydı: kararlı durum, dinamik yanıt ve giriş voltajı değişikliği (bozulma). Tahmini voltaj kontrol yaklaşımı, MATLAB'da simülasyon için bir S-Fonksiyonu olarak geliştirilmiştir.No sponso
Examination of project and risk assessment with general logical integration multi-criteria decision making method in urban rail systems and Antalya example
Kentiçi raylı taşıma sistemleri, özellikle gelişmiş ülkelerde büyük ve kalabalık
şehirlerde bulunan toplu taşıma sistemleri içerisinde önemli bir yer tutmaktadır. Raylı
sistem projelerinin gerçekleştirilmesi için çok yüksek bir kaynak gerektirmektedir.
Yapılacak bu yatırımların hayata geçirilmesinde, değerlendirme süreci kadar doğru karar
verilmesi de büyük önem arz etmektedir. Yapılması planlanan bir raylı sistemin hangi
beklentileri karşılayacağı veya işletim sırasında planlanan beklentileri karşılayıp
karşılamadıkları çoğu zaman tespit edilememektedir. Raylı sistem projelerinin seçiminde
yapılacak bir hata nedeniyle yapılacak bir düzeltme, ilk yatırım maliyetlerine yakın
olmaktadır. Bu nedenle hem ilave maliyet hem de zaman ve işletme kaybı şeklinde
olumsuz etkenler ortaya çıkabilmektedir.
Bu tez çalışması ile, raylı sistem yatırımlarının seçimine katkıda bulunulması ve
aynı zamanda kentiçi raylı sistemler yatırımlarındaki bir belirsizliğin, önlenerek seçim
metodunun iyileştirilmesine yönelik farklı bir fikir sunulması amaçlanmıştır. Tezin ikinci
bölümünde ise iş sağlığı ve güvenliğine yönelik daha iyi sonuçlar alınabilen ve daha
faydalı olacağı düşünülen bir İSG risk değerlendirme yöntemine ulaşmak için yeni bir
metot önerilmiştir.Urban rail transport systems are especially large and crowded in advanced style.
It has an important place among the public transportation systems in cities. rail
A very high amount of resources are required to realize system projects.
deduction that these investments are actually alive, the right decision as much as the evaluation process
is of great importance regarding the subject. Which rail system is planned to be built?
Whether the expectations will be met or whether the work will meet the planned expectations
Most of the time, what they encounter cannot be detected. Selection of rail system projects
A correction due to an error will cost close to the initial investment costs.
There are. Therefore, it is both an additional cost and a loss of time and business.
Negative factors may arise.
With this thesis study, contributing to the selection of rail system investments and
At the same time, uncertainty in urban rail systems investments is prevented and selection
The emergence of a different idea regarding the option of the method. second thesis
In the section, better results can be obtained for occupational health and safety and more
A new approach to reach an OSH risk assessment method that is thought to be useful
The method has been suggested.No sponso
Ebeveyn ve çocuk özellikleri ile çocukların duygu düzenleme stratejileri arasındaki ilişkide duygu sosyalleştirme davranışlarının aracı rolü
Bu çalışmada, çocuk mizaç özellikleri (öfke/engellenme ve algısal hassasiyet), annenin kişilik özellikleri (uyumluluk ve yeniliklere açıklık), annenin özerk-ilişkisel benliği ile çocuğun duygu düzenleme stratejileri arasındaki ilişkide ebeveyn duygu sosyalleştirme davranışlarının aracı rolü araştırılmıştır.
Çalışmaya Ankara’da yaşayan 4-51/2 yaşındaki çocukların anneleri (N = 200) dahil edilmiştir. Annelerin yaş aralığı 28 ile 48 arasında değişmektedir (Ort = 33.84, SS = 4.56). Çalışma 1 yıl ara ile iki zamanlı boylamsal bir çalışmadır. Çocukların yaş aralığı 1. zaman ölçümünde 47-66 ay (Ort = 57.15, SS = .36) arasında olup, % 45'i kız (N = 90), % 55'i oğlandır (N = 110). Çocuk Davranış Anketi, Temel Kişilik Özellikleri Ölçeği, Özerk İlişkisel Benlik Ölçeği, Çocukların Olumsuz Duyguları ile Başetme Ölçeği ile Duygu Düzenleme Stratejileri Ölçeği anneler tarafından doldurulmuştur. Çalışmada AMOS 23 programı kullanılarak yapısal eşitlik modellemesi- yol analizi yapılmıştır.
Çalışmanın ana bulguları olarak destekleyici duygu sosyalleştirme davranışları, annelerin yeniliklere açıklık kişilik özelliği ile çocukların destek arama ve dikkat dağıtma/yapıcı yaklaşım duygu düzenleme stratejileri arasındaki ilişkide aracılık etmiştir. Benzer şekilde, destekleyici duygu sosyalleştirme davranışları, annelerin uyumluluk kişilik özelliği ile destek arama ve dikkat dağıtma/yapıcı yaklaşım stratejileri arasındaki ilişkide de aracılık etmiştir. Destekleyici olmayan duygu sosyalleştirme davranışları, algısal hassasiyet ve öfke/engellenme mizaç özellikleri ile hareketsiz olma duygu düzenleme stratejisi arasında aracılık etmiştir. Ancak destekleyici olmayan duygu sosyalleştirme davranışları, algısal hassasiyet ve öfke/engellenme mizaç özellikleri ile duygu dışavurumu duygu düzenleme stratejisi arasında aracılık etmemiş olup, öfke/engellenme direkt olarak duygu dışavurumu stratejisini yordamıştır.
Destekleyici duygu sosyalleştirme davranışları annelerin kişilik özellikleri ile etkili duygu düzenleme stratejileri arasında aracılık etmiştir. Destekleyici olmayan duygu sosyalleştirme davranışları ise çocukların mizaç özellikleri ile etkili olmayan duygu düzenleme stratejileri arasında aracılık etmiştir. 2. zamanda katılımcı sayısının azalması araştırmanın kısıtlarındandır. İleriki çalışmalara duygusal bağlam, ebeveynlerin duygu düzenlemeleri eklenebilir; babalarla da çalışmalar yürütülebilir. Bulgular, duygu düzenleme becerileri ve duygu sosyalleştirme konusunda geliştirilebilecek müdahale programları açısından yol gösterici olabilir.No sponso
Araç rotalama projesi
Haftanın altı günü çalışan bir firmanın siparişleri günlük olarak dağıtıma çıkmaktadır. Siparişler öncelikli olarak hangi güzergaha ait olduğu belirlenmektedir. Ardından başlangıç noktasına göre (depo, fabrika vs.) uzaklık baz alınarak bir derecelendirme yapılmaktadır. Örneğin 1: başlangıç noktasına(şirkete) en yakın noktayı, 6:başlangıç noktasına en uzak noktayı temsil etmektedir. (Not:Uzaklık derecelendirmesi yerine gerçek uzaklıklar da kullanılabilir.) Sipariş bilgileri belirlendikten sonra siparişler en yakın noktadan uzak noktaya doğru sıralanmakta ve aynı derecedeki uzaklığa sahip siparişlerde en büyük sipariş miktarına sahip siparişlerin önceliği bulunmaktadır. Siparişlerin dağıtılacağı araç filosunda bulunan araçların özellikleri (isim, kapasite vs.) bilinmektedir. Müşterinin siparişi teslim tarihinde araçların doluluğu sebebiyle teslim edilemediyse belirli bir gün içerisinde teslim edilmeye çalışılmaktadır. Eğer sipariş belirli bir gün sayısı içerisinde teslim edilemezse şirkete raporlanmaktadır.
Günün sonunda aracın son durumu raporlanmaktadır.A company that works six days a week continues to present its orders daily. The route to which the orders belong is determined in a focused manner. Initially, a distance-based ranking is made according to the starting point (warehouse, factory, etc.). For example, 1: starting point (company) represents the closest point, 6: starting point represents the farthest point. (Note: Actual distances are also available instead of distance ranking.) After the order information is determined, the orders are ranked according to the distances of the closest places, and the orders with the largest order quantity have priority in orders with the same degree of distance. The characteristics of the vehicles in the vehicle fleets where the orders will be distributed (name, capacity, etc.) are known. If the customer's deliveries cannot be delivered on the delivery date, they are tried to be delivered within a certain day. If the order cannot be delivered within a certain number of days, it is reported to the company.No sponso
Warburg Cinotti sendromu: Ddr2 geninde De Novo
Giriş: Warburg-Cinotti sendromu (WRCN), otozomal dominant olarak kalıtılan çok nadir bir hastalıktır. WRCN ilerleyici kornea neovaskülarizasyonu, keloid oluşumu, kronik cilt ülserleri, deri altı doku kaybı, parmaklarda fleksiyon kontraktürleri ve akroosteoliz ile karakterizedir. WCRN, Diskoidin domain reseptörü 2 (DDR2) geninde aktive edici mutasyonların neden olduğu bir hastalıktır. Ülkemizde ilk defa tanımlanan WRCN olgusunu sunmayı amaçladık. Hasta ve Yöntem: Olgumuz 22 yaşında kadın hasta, el ve ayaklarında hareket kısıtlığı ve şekil bozukluğu şikayeti ile merkezimize başvurdu. Aralarında akrabalık olmayan anne-babanın 3. çocuğu olarak, zamanında ve normal doğum ile dünyaya gelmişti. Öyküsünde, doğumundan 15 gün sonra ensede kitle farkedilmiş ancak zamanla bu kitle kaybolmuş. İlerleyen yıllarda özellikle son beş yılda el ve ayaklarında hareket kısıtlılığı geliştiği bilgisi alındı. Dış merkezlerde kollajen ve kıkırdak yapıya yönelik testler yapılmış ancak herhangi bir tanı konulamamış. Fizik muayenede, ellerinde hareket kısıtlılığına neden olan fleksiyon kontraktürleri ve gözlerin ön segmentinde pannus bulgusu mevcuttu. Görme muayenesinde,myopi dışında bir bulgusu yoktu.Onam formu alındıktan sonra, alınan kan örneği özel karta işlenerek, tüm ekzom analizi için Almanya’ya gönderildi. Sonuç: Hastada, DDR2 geninde c.2219A>G p.(Tyr740Cys) mutasyonu saptandı ve WRCN sendromu tanısı konuldu. Aile taraması yapıldı, anne, baba ve kardeşinde bu mutasyon saptanmadı, de novo mutasyon olarak kabul edildi. Sonuç olarak; WRCN hastalığının patogenezi ve klinik bulguları hakkında farkındalık oluşturdukNo sponso
Covid-19 pandemisi sirasinda sezaryen prevalansi ve etkileyen faktörler
In terms of the clinical picture during pregnancy and perinatal outcomes, there is an insufficient amount of data in the literature regarding the effects of COVID-19 infection, which is spreading rapidly worldwide. In this study, we aimed to determine the frequency of cesarean deliveries in during the pandemic, as well as to show the effect of COVID-19 positivity and certain other variables on cesarean section delivery. The sample of this cross-sectional study consists of 956 women who gave birth in a state hospital. In this study, the prevalence of cesarean section was found to be 33.2%. Also, compared to the general population the rate of cesarean delivery was found to be 2.1 times higher in women whose incomes were less than their expenses, 2.2 times higher in those with health insurance, 13.6 times higher in those who were COVID-19 positive, and 1.6 times higher in those who did not receive regular prenatal care. This study showed that COVID-19 infection and negativities related to the social determinants of well-being significantly increased the prevalence of cesarean section during the pandemic period. Governments should take more serious steps toward reducing healthcare inequalities, especially in terms of maternal and infant health.Tüm dünyada hızla yayılan COVID-19 enfeksiyonun gebelikte klinik tablo ve perinatal sonuçlarına ilişkin literatürde yetersiz miktarda veri bulunmaktadır. Bu çalışmada pandemi döneminde sezaryen doğum sıklığını belirlemeyi, aynı zamanda COVID-19 pozitifliği ve diğer bazı değişkenlerin sezaryen doğumlar üzerindeki etkisini göstermeyi amaçladık. Kesitsel tipteki çalışmanın örneklemini bir devlet hastanesinde doğum yapan 956 kadın oluşturdu. Çalışmada, sezaryen prevalansı %33.2 olarak belirlendi. Sezaryenle doğum yapma, geliri giderinden az olan kadınlarda 2.1 kat, sağlık güvencesi olanlarda 2.2 kat, COVID-19 pozitif olanlarda 13.6 kat ve düzenli DÖB almayanlarda 1.6 kat daha fazlaydı. Çalışma sonuçları, pandemi döneminde COVID-19 enfeksiyonu ve sağlığın sosyal belirleyicilerine ilişkin olumsuzlukların sezaryen prevalansını önemli ölçüde artırdığını göstermiştir. Hükümetler, özellikle anne ve bebek sağlığı açısından sağlık hizmetlerindeki eşitsizliklerin azaltılmasına yönelik daha ciddi adımlar atmalıdır.No sponso
Genotoxicity mechanism of food preservative propionic acid in the in vivo Drosophila model: gut damage, oxidative stress, cellular immune response and DNA damage
Propionic acid is a short-chain fatty acid that is the main fermentation product of the enteric microbiome. It is found naturally and added to foods as a preservative and evaluated by health authorities as safe for use in foods. However, propionic acid has been reported in the literature to be associated with both health and disease. The purpose of this work is to better understand how propionic acid affects Drosophila melanogaster by examining some of the effects of this compound on the D. melanogaster hemocytes. D. melanogaster was chosen as a suitable in vivo model to detect potential risks of propionic acid (at five concentrations ranging from 0.1 to 10 mM) used as a food preservative. Toxicity, cellular immune response, intracellular oxidative stress (reactive oxygen species, ROS), gut damage, and DNA damage (via Comet assay) were the end-points evaluated. Significant genotoxic effects were detected in selected cell targets in a concentration dependent manner, especially at two
highest concentrations (5 and 10 mM) of propionic acid. This study is the first study reporting genotoxicity data in the hemocytes of Drosophila larvae, emphasizing the importance of D. melanogaster as a model organism in investigating the different biological effects caused by the ingested food preservative product.No sponso
Transportation based assessment of self-healing material choice
International Urban Research Congress, UKASS 2022 (3. : 2022 : Aksaray, Turkey)No sponso
El yazılı vasiyetnamede düzenlenme tarihinin eksik veya hatalı olması
Vasiyetnamelerin yapılması, Türk Medeni Kanunu (TMK) uyarınca sıkı şekil şartlarına bağlanmıştır. Bu noktada, el yazılı vasiyetnamenin geçerlilik şartlarından biri düzenlenme tarihinin belirtilmesidir (TMK m. 538/I). Vasiyetçi, kendi el yazısıyla vasiyetna menin düzenlenme tarihini yazmamışsa, bu ölüme bağlı tasarruf, kanunda öngörülen şekil şartlarını taşımadığı gerekçesiyle iptal edilebilir (TMK m. 557/b.4). Vasiyetnamenin düzenlenme tarihinin belirtilmesi, vasiyetçinin vasiyet yapma ehliyetinin bulunup bulunmadığını tespit etmek açısından önemlidir. Zira, mirasbırakanın ölüme bağlı tasarruf yapma ehliyetinin olmadığı iddiası, el yazılı vasiyetnamenin düzenlendiği tarih nazara alınarak değerlendirilir. El yazılı vasiyetnamenin düzenlenme tarihinin belirt ilmiş olmasının bir diğer önemi ise, mirasbırakanın birden fazla vasiyetname yapması ihtimalinde ortaya çıkar. Mirasbırakan, birbiriyle bağdaşmayan vasiyetnameler yapmış olması halinde, bunlardan sonraki tarihli olan öncekinin yerini alır (TMK m. 544/I). B u nedenle, el yazılı vasiyetnamenin düzenlenme tarihi, hangi vasiyetnamenin öncelik taşıdığının belirlenmesinde rol oynar. Bunlardan başka, düzenlenme tarihinin, vasiyetnamenin yorumlanması açısından da önem taşıdığı kabul edilmektedir. El yazılı vasiyetn amenin düzenlendiği tarih, vasiyetçinin vasiyetname yapma ehliyetinin varlığı ya da birden fazla vasiyetname olması hallerinde öncelik verilmesi gereken vasiyetnamenin tespiti gibi uyuşmazlıkların çözümünde belirleyici olduğundan, eksik veya hatalı olması ve ayrıca vasiyetnamenin içeriğinden de düzenlenme tarihinin belirlenememesi, vasiyetnamenin iptal edilebilmesine yol açar. Fakat; vasiyetnamenin düzenlenme tarihinin, başkaca nedenlerle vasiyetnamenin geçersiz olduğuna ilişkin uyuşmazlığın çözümünde dayan ak oluşturmaması ve buna rağmen sırf düzenlenme tarihindeki eksiklik veya hatanın, el yazılı vasiyetnamenin iptaline sebebiyet vermesi, mirasbırakanın son arzularının yerine getirilmesini engeller. Bu kapsamda, tarafımızca, el yazılı vasiyetnamede, düzenle nme tarihinin hangi hallerde önem taşıdığı, bu yöndeki eksikliğin veya hatanın ne zaman vasiyetnamenin geçersizliğine yol açtığı ve bu durumun yarattığı sorunlar, Türk Medeni Kanunu’ndan farklılık arz eden İsviçre Medeni Kanunu’nın (İMK) 520 a Anahtar Kelimeler maddesi ile k arşılaştırmalı olarak ele alınıp tartışılmıştır.No sponso
The relationship between physical activity level and quality of life of children with autism Spectrum disorder
Objective: The purpose of this research is to the quality of life levels of children with Autism Spectrum Disorder (ASD) and the relationship between quality of life (QoL) and physical activity (PA) level. Materials and Methods: 28 children with ASD participated in the research. A sociodemographic form consisting of 25 questions about the child and parents, the " Pediatric Quality of Life Inventory- Parent Form (PedsQL)" consisting of 23 questions to evaluate the QoL of children and adolescents, and the "Physical Activity Scale for Children (PAQ-C)" consisting of 9 questions to determine the level of PA was administered to the participants. Results: 28 children with ASD, including 8 girls and 20 boys, aged 8-18 participated in the study. The average PedsQL score of the children diagnosed with ASD was found to be 49.87±19.08. The association between children's PA level and QoL was investigated using Pearson Correlation analysis. No statistically significant correlation was determined between the PedsQL total score and the PAQ-C score (p>0.05). A statistically significant positive correlation was determined between psychosocial health and PAQ-C, one of the sub-scores of PedsQL (p<0.05). Conclusion: According to the research results; we can state that the psychosocial well-being of children with ASD and the social function parameter among the sub-parameters are more negatively affected. Although there is no association between children's PA levels and their QoL, there is a link between psychosocial QoL and PA levels.No sponso