Türk Kütüphaneciliği / Turkish Librarianship (Turkish Librarians’ Association)
Türk Kütüphaneciliği / Turkish Librarianship (Turkish Librarians’ Association)Not a member yet
2962 research outputs found
Sort by
Hükümlü ve Tutuklulara Yönelik Kütüphane Hizmetleri Kılavuzu- 3. Basım
Prison library is one of the most important components of rehabilitation of incarcerated persons. This paper is the translation of the latest revision guidelines issued by IFLA, titled “Guidelines for Library Services to Prisoners” (by Vibeke Lehmann and Joanne Locke) These 2005 guidelines, developed to assist prison library management and staff in providing the prisoners with efficient and satisfying library and information service, are flexible to be adapted to local conditions and settings.Cezaevi kütüphanesi hükümlü ve tutukluların rehabilitasyonunun en önemli bileşenlerindendir. Bu belge Vibeke Lehmann ve Joanne Locke tarafından hazırlanmış olan ve en son IFLA tarafından gözden geçirilip yayınlanan “Guidelines for Library Services to Prisoners” adlı kılavuzun çevirisidir. Ceza infaz kurumu kütüphane yönetimi ve personeline, etkin ve tatmin edici bir kütüphane hizmeti sunulmasında yardımcı olmak amacıyla hazırlanan 2005 yılına ait bu ilkeler yerel koşullara ve ortamlara uyarlanabilir esnekliktedir
Çok-Kültürlü Topluluklar: Kütüphane Hizmetleri Kılavuzu
Multiculturalism and multilingualism should be recognized as living together in harmony, not only because diversity characterizes most of the countries in the world but also the whole world is now interconnected through global communication in almost every context. It is also crucial to build tolerance, empathy and understanding towards all diversity. Libraries which strive for developing services based on multicultural approach will ensure that all people from different cultural communities will have free and equal access to various resources in both major language/s and their own language/s. These IFLA guidelines titled “Multicultural Communities: Guidelines for Library Services” which was published in 2009 as the third and latest version gives the message that all cultural, ethnic and linguistic minorities should be provided with library services in their preferred languages and reflecting their own cultures, without discrimination and on an equitable basis. Selected examples from international best practices, recommendations and policies are given in that context. This document is the translation of the guidelines mentioned above.Çeşitliliğin yalnız, ülkelerin çoğunluğunun niteliği olması nedeniyle değil aynı zamanda hemen her bağlamda tüm dünyanın artık global bir iletişim içinde olması nedeniyle de, birlikte uyumlu yaşamayı sağlamak üzere, çok kültürlülük ve çok dillilik benimsenmelidir. Bu, tüm çeşitliliklere karşı hoşgörü, empati ve anlayış geliştirmek anlamında da oldukça önemlidir. Çok kültürlü anlayışa dayanan hizmetler geliştirmeye çalışan kütüphaneler, farklı kültürel topluluklardan tüm insanların hem çoğunluk dil/ dilleri hem de kendi dillerinde çeşitli kaynaklardan eşit ve ücretsiz yararlanmalarını sağlarlar. IFLA’nın “Çok Kültürlü Topluluklar: Kütüphane Hizmetleri Kılavuzu” adlı, üçüncü ve son basımı olan ve 2009 yılında basılan bu belgesi, bütün kültürel etnik ve dilsel azınlıklara, ayırım gözetmeksizin ve eşit koşullarda, tercih ettikleri dillerde ve kültürlerini yansıtacak biçimde kütüphane hizmetlerinin sağlanması gerektiği mesajını verir. Bu bağlamda, uluslararası çapta en iyi uygulama, öneri ve politikalardan seçilmiş örnekler de sunulmaktadır. Bu belge, yukarıda sözü geçen kılavuzun çevirisidir
İlk Kitabım ve Hazine Sandığım Projesi ve Türkiye İçin Öneriler
An early introduction to the library allows for a comfort level, a willingness to ask for assistance, a place in which to seek answers and to learn about the resources and technologies available there or through the library. This idea has been started in many countries around the world that have this kind of projects to make children interested in books and library. In the United Kingdom, for the first time one of the projects, which is the same idea as in other countries, is to give a bag of books to newborns. The project purpose is to give a free bag, in which are some books and literature aimed at babies (0-12 months) and toddlers (1-3 ages). In this study, Bookstart that is run by Booktrust in UK, has been introduced and some suggestions have been expressed for Turkey.Çocukların kütüphane kaynakları ve teknolojileri hakkında bilgi sahibi olmaları ve sorularına kütüphane aracılığı ile yanıt aramaları için gereken bilinç, kütüphaneye erken yaşlarda gelinmesi ile kazandırılmaktadır. Bu düşünceden hareketle dünyada pek çok ülke, çocukların kitaba, kütüphaneye ilgisini çekmek için pek çok proje geliştirmişlerdir. Bunlardan birisi de, ilk kez Birleşik Krallık’ta geliştirilen ve başka ülkelerce de uygulanan, yeni doğmuş bebeklere hediye çanta vermektir. Projenin amacı, bebeklere (0-12 ay) ve küçük çocuklara (toddlers, 1-3 yaş) kitap vb. materyalleri içeren bir çantayı ücretsiz olarak hediye etmektir. Bu çalışmada, Birleşik Krallık’ta Booktrust tarafından yürütülen Bookstart örneği tanıtılmış ve Türkiye için öneriler ifade edilmiştir
Avustralya’da Halk Kütüphaneleri ve Eğitim İlişkisi: 1996-2011
In general, public libraries and education in all developed countries are two important items. In this study, public libraries in Australia were evaluated quantitatively based on education, the number of libraries, staff, materials, lending rates, the number of schools, teacher-student ratio, school enrollment rates and per pupil expenditure data. Findings showed that there is not a relation between public libraries and education in Australia between 1996-2011.Genel olarak tüm gelişmiş ülkelerde halk kütüphaneleri ve eğitim iki önemli ögedir. Bu çalışmada Avustralya’daki halk kütüphaneleri; eğitim, kütüphane sayısı, personel, materyal sayısı, ödünç verme oranları, okul sayısı, öğretmen-öğrenci oranı, okullaşma oranı ve öğrenci başına harcama verileri esas alınarak niceliksel olarak değerlendirilmiştir. Elde edilen bulgular, 1996-2011 yılları arasında, Avustralya’da halk kütüphaneleri ile eğitim arasında herhangi bir ilgi olmadığını göstermiştir
Lisans Öğrencilerinin İntihal ile İlgili Kavram Yanılgıları
In their education lives undergraduate students’ one of the most encountered difficulty is to provide citations for their research projects and term papers. This difficulty drives students to two kinds of plagiarism: intentional or unintentional plagiarism. In this context, plagiarism is a no ethical scientific behaviour we encounter most frequently among undergraduate students. When plagiarism is investigated in national and international literature, which is considered as an important problem regarding scientific communication and ethics principles, it is seen that research focused on intentional plagiarism. In this context the present study aimed to focus on university students’ unintentional plagiarism, a nonethical academic behaviour, based on their misconceptions. Adding it is aimed to attract the attention of the researchers in librarianship and information sciences to the problem, increase their awareness and to encourage them to make in-depth research. Thus the present study includes issues of conceptions; learning concepts; misconceptions; plagiarism; misconceptions of university students regarding plagiarism and the reasoning; defining and preventing misconceptions; the roles of librarianships and teachers in correcting the misconceptions regarding plagiarism. Present study followed a comprehensive review utilizing descriptive approaches to reveal the situation. At the end of the study a short summary evaluating the situation depending on the literature analysed is also added. Adding ideas and suggestions in how to reveal probable misconceptions and how to prevent or decrease their formation are also presented.Lisans öğrencilerinin eğitim yaşamları boyunca hem araştırma ödevlerini hem de bitirme tezlerini yazarken en zorlandıkları konulardan birisi bilim etiğine uygun atıf yapmaktır. Bu zorluktan kaynaklı olarak öğrenciler, kasıtlı veya kasıtsız olmak üzere iki tür intihal davranışı sergilemektedir. Bu nedenle intihal, lisans öğrencileri arasında en yaygın görülen etik olmayan akademik davranış olarak karşımıza çıkmaktadır. Hem bilimsel iletişim hem de bilimsel etik ilkeler açısından oldukça önemli bir sorun olan intihal ile ilgili ulusal ve uluslararası mesleki literatür incelendiğinde ağırlıklı olarak, kasıtlı intihale odaklanıldığı görülmektedir. Bu bağlamda çalışmanın amacı, lisans öğrencilerinin intihal (kasıtsız olarak gerçekleştirdikleri) ile ilgili kavram yanılgılarından kaynaklı etik olmayan akademik davranışlarına odaklanmaktır. Ayrıca, ülkemizdeki kütüphanecilik ve enformasyon bilimi alanındaki araştırmacıların dikkatini soruna çekerek farkındalıklarını artırmak ve sorun hakkında daha derinlemesine araştırma yapmalarını özendirmektir. Bu amaç doğrultusunda çalışma, kavram, kavram öğrenme, kavram yanılgısı; intihal; lisans öğrencilerinin intihal ile ilgili kavram yanılgıları ve nedenleri; kavram yanılgılarının tespit edilmesi ve önlenmesi; lisans öğrencilerinin intihal ile ilgili kavram yanılgılarının önlenmesinde kütüphanecilerin ve öğretim üyelerinin rolü konularını kapsamaktadır. Çalışmada sorunla ilgili var olan durumu ortaya çıkarmayı hedefleyen betimsel nitelikte kapsamlı bir derleme çalışması yapılmıştır. Çalışmanın sonunda, incelenen literatür doğrultusunda, ülkemizde sorunun ele alınışı üzerine kısa bir durum değerlendirmesi yapılmıştır. Bununla birlikte, lisans öğrencilerinin intihal ile ilgili kavram yanılgılarının olup olmadığının tespit edilmesine, kavram yanılgıları var ise önlenmesine veya azaltılmasına yönelik bazı görüşler ve öneriler sunulmuştur
10-11 Yaş Grubu Çocuklardan Oluşan 4. Sınıf Öğrencilerinin Kütüphanede ve İnternetteki Bilgi Arama Davranışları
This is a qualitative study, carried out with the aim to analyze the behavior of children in regard to information seeking behaviors in libraries and on the internet. 115 children of an age group between 10-11 years have been selected among Grade 4 students in order to execute this research. 115 students participating in the study were asked a total of 16 questions, of which 14 were closed-ended and 2 open- ended. Responses to open-ended questions were analyzed by using the content analysis technique. Upon the data analysis result; the following factors were determined: children’s information seek objectives and methods in the library and on the internet, information resource priority, information seek friendliness, methods of information seek in books and on the internet, search engine preferences, forms of usage and evaluation of the information obtained and difficulties encountered when seeking for information in printed resources and on the internet. The findings are as follows: Children require guidance when searching for information in the library, they use internet instead of library and they use search engine instead of library catalogue, they seek for any kind of information both in the library and on the internet, when seeking for information they first seek in books, the easiest way for them to look for information is to take a look to the internet, when they seek for information in books, they most frequently take a look in the content section, when they seek for information on the internet, they most frequently take a look in the first page the site has provided, when they seek for information on the internet, they most frequently use Google search engine, they are first taking notes about the information obtained in the library and on the internet, they doubt the accuracy of the information they obtained on the internet and they have difficulties in finding printed and electronic information appropriate for their comprehension level.Bu çalışma, çocukların kütüphanedeki ve internetteki bilgi arama davranışlarının analiz edilmesi amacıyla gerçekleştirilmiş nitel bir çalışmadır. Çalışmanın amacını gerçekleştirmek için 10-11 yaş grubu çocuklardan oluşan 115 adet 4. Sınıf öğrencisi seçilmiştir. Araştırmaya katılan 115 öğrenciye 14 adet kapalı ve 2 adet açık uçlu olmak üzere 16 soruluk bir anket formu uygulanmıştır. Açık uçlu sorulara verilen yanıtlar içerik analizi tekniğinden yararlanılarak analiz edilmiştir. Verilerin analizi sonucunda; çocukların kütüphanede ve internette bilgi arama yöntemleri, amaçları, bilgi kaynağı önceliği, bilgi arama kolaylığı, kitaplarda ve internette bilgi arama yöntemi, arama motoru tercihi, bulduğu bilgileri kullanma ve değerlendirme biçimi, basılı kaynaklarda ve internette bilgi ararken karşılaştıkları güçlükler belirlenmeye çalışılmıştır. Elde edilen bulgular; çocukların kütüphanede bilgi ararken bir rehbere gereksinim duyduklarını, interneti kütüphane yerine ve arama motorunu ise kütüphane kataloğu yerine kullandıklarını, hem kütüphanede hem de internette merak ettikleri her tür konuda bilgi aradıklarını, bilgi ararken ilk önce kitaplara baktıklarını, onlar için bilgi bulmanın en kolay yolunun internete bakmak olduğunu, kitaplarda bilgi ararken en sık içindekiler bölümüne baktıklarını, internette bilgi ararken en sık arama motorunun karşılarına getirdiği ilk sayfadaki ilk siteye baktıklarını, internette bilgi ararken en sık Google arama motorunu kullandıklarını, kütüphanede ve internette buldukları bilgi hakkında ilk önce notlar aldıklarını, internette buldukları bilginin doğruluğundan şüphe duyduklarını ve anlayabilecekleri düzeyde basılı ve elektronik bilgi kaynağı bulmakta zorlandıklarını ortaya koymaktadır
Dijital Vatandaşlık
This work was carried out to add Digital Citizenship Agreements created by Global Digital Citizenship Foundation to Turkish literature and provide contribution to create and improve digital citizenship awareness in Turkey.Bu çalışma ile Küresel Dijital Vatandaşlık Kurumu (Global Digital Citizen Foundation) tarafından hazırlanan Dijital Vatandaşlık Sözleşmelerini Türkçe’ye kazandırmak; dijital vatandaşlık algısının ülkemizde oluşmasına ve gelişmesine katkı sağlamak amaçlanmaktadır
Türkiye’de Bilgi Edinme Hakkı’nın Yasal Dayanağı-Bilgi Edinme Hakkı Kanunu: 2004-2014 Yılları Arası Uygulama Sonuçlarının Değerlendirilmesi
Right to information act, as a requisite of participatory democracy and transparency applications in public administration, is a legal regulation that helps the government go public. Right to information not only builds up liberties like freedom of thought and expression that are adopted by democratic communities, but also has major importance on using fundamental rights and freedoms. The purpose of this study is to set forth the current functioning of the act in Turkey by evaluating of application results between the 2004, year of inurement and 2014. Data of the study was acquired from “General Information Reports” and statements of Grand National Assembly of Turkey. Study findings show that; the number of applications on knowledge acquisitions made between 2004- 2014 and the number of people who got positive responses, are increasingly continuing year by year. Results confirmed that in the last 10 years period, citizens who want to use right to information on its legal basis have exceeded 15 million. On the other hand, it’s also determined that the number of individuals whose requests were declined and objected to jurisdiction increased every year. When the assessment is made concerning the institutions, Ministries, Prime Ministry, Governorships and The Council of Higher Education were among the top ones that receive information requests. When the comparison is made related to the information requests between 2004 and 2014, the result is that Supreme Election Board, Court of Account and Presidency had the highest increases in the two years of comparison. The situation, which reflects individuals’ effort to access to the information about themselves and public, gives rise to the idea that applications based on Right to Information Act, can be assessed in a positive manner, in terms of democratization process.Kamu yönetiminde şeffaflık uygulamaları ve katılımcı demokrasi anlayışının bir gereği olan Bilgi Edinme Hakkı Kanunu, devletin halka açılmasını sağlayan yasal bir düzenlemedir. Bilgi edinme hakkı, demokratik toplumların benimsediği düşünce ve ifade özgürlüğü benzeri özgürlüklerin temelini oluşturduğu gibi, temel hak ve özgürlüklerin kullanılabilmesi açısından da büyük önem taşımaktadır. Bu araştırmanın amacı, kanunun yürürlüğe girdiği 2004 yılından, son istatistiki verilerin raporlandırıldığı 2014 yılına kadar gerçekleştirilen uygulama sonuçlarını değerlendirerek, Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun Türkiye’deki işleyişine yönelik çıkarımlarda bulunmaktır. Nitel araştırma yöntemlerinden belge analizi ile gerçekleştirilen araştırmanın verileri ”Bilgi edinme genel raporları” ve bu raporlara yönelik Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı açıklamalarından elde edilmiştir. Araştırma bulguları, 2004-2014 yılları arasında yapılan bilgi edinme başvurularının ve söz konusu başvurulardan olumlu yanıt alanların sayısının her geçen yıl bir önceki yıla oranla artarak devam ettiğini göstermiştir. Son 10 yıllık süreçte bilgi edinme hakkını yasal dayanağı ile birlikte kullanmak isteyen vatandaşların 15 milyonu aştığı, diğer taraftan başvurusu reddedilenlerden yargıya itiraz edenlerin de her geçen yıl sayıca arttığı saptanmıştır. Kurumlar açısından değerlendirildiğinde, Bakanlıklar, Başbakanlık, Valilikler ve Yüksek Öğretim Kurumu’nun bilgi edinmek üzere başvurulan kurumlar arasında ilk sıralarda yer aldığı sonucuna ulaşılmıştır. 2004 ve 2014 yılları bilgi edinme başvuruları açısından karşılaştırıldığında, ele alınan iki yılda en yüksek artışın Yüksek Seçim Kurulu, Sayıştay ve Cumhurbaşkanlığı’nda gerçekleştiği sonucuna ulaşılmıştır. Kişilerin, kendilerini veya kamuyu ilgilendiren bilgilere erişme çabalarını yansıtan bu durum, Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’na dayalı uygulamaların demokratikleşme süreci açısından da olumlu yönde değerlendirilebileceğini düşündürmektedir