Türk Kütüphaneciliği / Turkish Librarianship (Turkish Librarians’ Association)
Türk Kütüphaneciliği / Turkish Librarianship (Turkish Librarians’ Association)Not a member yet
2962 research outputs found
Sort by
Hacettepe Üniversitesi Bilgi ve Belge Yönetimi Anabilim Dalı Lisansüstü Tezlerinin Konu Analizi
In this study, it was aimed to examine 112 theses and dissertations (74 master, 38 doctorate) completed in Hacettepe University Department of Information Management between 2002-2020. Theses and dissertations which were obtained from Council of Higher Education Thesis Center, were grouped under 8 main topics (reading habits, electronic resources and bibliometric studies, records management, digital cultural heritage and open access, usability and information retrieval, user studies, public and university libraries, information security and ethics) by using the topic modeling method. The distribution of the topics according to the period, thesis type and supervisors were examined. There was no difference in topic matter according to the type of thesis. It was concluded that the topics have been expanding and narrowing down according to periods. Between 2002-2020, the most studied topic was user studies while the least studied ones were usability and information retrieval. In theses and dissertations, it was determined that Bülent Yılmaz, Yaşar Tonta and Özgür Külcü were the supervisors most and that the supervisors mostly advised the theses on certain topics. As a result of the research, it was suggested to conduct more studies on topics such as information sharing, cultural heritage, open access, digitization, digital humanities, information retrieval, usability, e-government, digital data, personal data, information security. It is thought that the results of this research can guide students and supervisors in choosing a thesis topic.Bu çalışmada Hacettepe Üniversitesi Bilgi ve Belge Yönetimi Anabilim Dalında 2002-2020 yılları arasında yapılan 112 lisansüstü tezin (74 yüksek lisans, 38 doktora) konusal olarak incelenmesi amaçlanmıştır. YÖK Tez Merkezi’nden elde edilen tezler konu modellemesi yöntemi kullanılarak 8 ana konu (okuma alışkanlığı, elektronik kaynaklar ve bibliyometrik çalışmalar, belge yönetimi, dijital kültürel miras ve açık erişim, kullanılabilirlik ve bilgi erişim, kullanıcı araştırmaları, halk ve üniversite kütüphaneleri, bilgi güvenliği ve etik) altında gruplandırılmıştır. Konuların dönemlere, tez türüne ve danışmanlara göre dağılımları incelenmiştir. Tez türüne göre konusal açıdan bir farklılık görülmemiştir. Dönemsel olarak genişleyen ve daralan konular olduğu sonucuna ulaşılmıştır. 2002-2020 yılları arasında en çok kullanıcı araştırmaları, en az ise kullanılabilirlik ve bilgi erişim konuları çalışılmıştır. Tezlerde en fazla Bülent Yılmaz, Yaşar Tonta ve Özgür Külcü’nün danışmanlık yaptığı ve danışmanların çoğunlukla belirli konulardaki tezleri yönettiği belirlenmiştir. Araştırma sonucunda bilgi paylaşımı, kültürel miras, açık erişim, dijitalleştirme, dijital insani bilimler, bilgi erişim, kullanılabilirlik, e-devlet, elektronik veri, kişisel veri, bilgi güvenliği gibi konuların daha fazla çalışılması önerilmiştir. Bu araştırmanın sonuçlarının tez konusu seçiminde öğrenci ve danışmanlara rehberlik edebileceği düşünülmektedir
Neslihan Güler Selçuk: Acı Bir Kayıp Üzerine Yazmak
It is really difficult to write after our dear friend and colleague Neslihan Güler Selçuk, whom we lost unexpectedly on April 18, 2021. In the mind, memories, emotions, thoughts, sorrows, photographs, words are lined up one after another. One cannot predict what to write, how to write, more precisely whether or not to write. It is not easy to write with pain, because it is not easy. We will miss her very much.18 Nisan 2021 tarihinde hiç beklenmedik biçimde yitirdiğimiz Sevgili arkadaşımız ve meslektaşımız Neslihan Güler Selçuk’un ardından yazmak gerçekten çok zor. Zihinde anılar, duygular, düşünceler, hüzünler, fotoğraflar, sözcükler sıralanıyor peş peşe. İnsan ne yazacağını, nasıl yazacağını, daha doğrusu yazıp yazmaması gerektiğini kestiremiyor. Acıyı yazmak, acıyla yazmak kolay değil çünkü. Çok özleyeceğiz onu
Kütüphanelerin İşbirliği ve Karar Verme Süreçlerinin Oyun Teorisi Açısından Değerlendirilmesi
Game theory is a model that emerged in the field of mathematics and has become a popular subject of today, finding a place in many disciplines from economics to computer science. The model, which has competition, conflict, cooperation and decision-making elements, is called game theory, depending on the interaction of more than one decision-maker, and individual decisions are not included in the scope of game theory. In this paper, explanations about game theory are given in general and interlibrary competition, cooperation and decision-making processes of library administrations are evaluated in terms of game theory.Oyun teorisi matematik alanında ortaya çıkmış bir model olup ekonomiden bilgisayar bilimlerine kadar birçok disiplinde kendine yer bularak, günümüzün popüler bir konusu haline gelmiştir. Rekabet, çatışma, işbirliği ve karar verme unsurlarına sahip olan modelin oyun teorisi olarak adlandırılması birden fazla karar alıcının etkileşimde bulunmasına bağlı olmakta, bireysel olarak alınan kararlar oyun teorisinin kapsamına girmemektedir. Bu yazıda genel olarak oyun teorisine ilişkin açıklamalara yer verilmiş ve kütüphanelerarası rekabet, işbirliği ve kütüphane yönetimlerinin karar verme süreçleri oyun teorisi açısından değerlendirilmiştir
TÜBİTAK Türkiye Adresli Uluslararası Bilimsel Yayınları Teşvik (UBYT) Programının Yeni Destek Algoritmasının Değerlendirilmesi
TÜBİTAK has introduced the Incentive Program for International Scientific Publications (UBYT) in 1993 in order to increase the quantity, quality and impact of TR-addressed publications indexed in Web of Science (WoS) and support their authors. Some changes take place from time to time in the algorithms used in the program to identify publications to be supported and to calculate the amounts of monetary support to be paid. The new support algorithm introduced in 2019 aims to improve the shortcomings of the previous one. This paper is a comparative investigation of the impact of the new algorithm on supported journals, publications and the amounts of payments. For this, we first compare the functioning of the old and new support algorithms. We then analyze the impact of the new algorithm on the Program’s supported journals lists as well as on the publications having article influence scores (AIS) that were supported in 2015 according to the old algorithm. Findings show that ongoing problems such as providing relatively more support to low impact publications and paying different amounts to publications in different fields do not seem to have completely been solved with the new algorithm. We discuss the major issues with performance-based research funding systems that solely use bibliometric measures to determine the impact of publications and offer some suggestions.TÜBİTAK, Türkiye adresli yayınların sayısını, kalitesini ve etkisini artırmak amacıyla 1993 yılında Web of Science’ta (WoS) dizinlenen çalışmaların yazarlarının desteklendiği Türkiye Adresli Uluslararası Bilimsel Yayınları Teşvik (UBYT) Programını uygulamaya koymuştur. Program çerçevesinde destek verilecek yayınlar ve destek miktarları saptanırken uygulanan algoritmada zaman zaman değişiklikler yapılmaktadır. Bu bağlamda 2019 yılında uygulanan UBYT Programının yeni destek algoritması, bir önceki algoritmanın aksayan yönlerini düzeltmeyi hedeflemektedir. Bu çalışmada yeni destek algoritmasının desteklenen dergiler, yayınlar ve ödeme miktarları üzerine etkileri karşılaştırmalı olarak incelenmektedir. Bu amaçla önce eski ve yeni destek algoritmalarının işleyişi karşılaştırılmaktadır. Daha sonra yeni algoritmanın etkileri UBYT’nin desteklenen dergi listeleri ve 2015 yılında desteklenen ve makale etki puanı (MEP) olan yayınlar aracılığıyla ayrıntılı olarak analiz edilmektedir. Bulgular etki değeri nispeten düşük olan yayınların daha çok desteklenmesi, destek miktarlarında disiplinler arası farklılıklar vb. gibi süregelen sorunların yeni destek algoritmasıyla henüz tam olarak çözülemediğini göstermektedir. Bulgulara dayanarak yayınların etki değerini ölçmek için sadece bibliyometrik ölçevlerin kullanıldığı araştırma destek programlarının karşı karşıya kaldığı sorunlar tartışılmakta ve bazı öneriler sunulmaktadır
Akademik Yolculukta Mentorün Rolü
Bu çalışma, bir araştırma görevlisinin akademik hayatında mentorün rolünü ortaya koymayı amaçlamaktadır
Editöre Mektup
This letter has been written addressed to M. Tayfun Gülle due to leave the post of editor-in-chief by the Editorial Board.Bu mektup, Editörler Kurulu tarafından Sorumlu Yazı İşleri Müdürlüğü görevinden ayrılması nedeniyle M. Tayfun Gülle’ye hitaben yazılmıştır
İlkokul Türkçe Ders Kitaplarının Eleştirel Okuma Becerisi Açısından İncelenmesi
Amaç: Bu araştırmanın amacı ilkokul (1., 2., 3. ve 4. sınıf) Türkçe ders kitaplarında bulunan okuma metinlerine ait etkinlikleri eleştirel okuma becerisi açısından incelemektir. Yöntem: Analitik araştırma deseniyle gerçekleştirilen bu çalışmada ilkokul Türkçe ders kitaplarında yer alan okuma metinlerine ait etkinliklerde eleştirel okuma becerilerini kazandırmaya yönelik etkinlikleri derinlemesine bir çözümleme yaparak belirlemek için doküman analizi tekniği kullanılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak İpek Eğilmez ve Sadioğlu’nun (2010) belirlediği 50 maddelik “Eleştirel Okuma Ölçütleri” kullanılmıştır. Bulgular: Araştırma bulguları; ilkokul Türkçe ders kitabı okuma metinlerine ait etkinliklerde TDK1A kodlu kitapta sekiz, TDK1B kodlu kitapta 12, TDK2 kodlu kitapta 15, TDK3A kodlu kitapta 13, TDK3B kodlu kitapta 23 ve son olarak TDK4 kodlu kitapta 24 ölçüte karşılık gelen etkinliklere rastlandığını göstermektedir. Dört sınıf düzeyinde incelenen altı ders kitabında 35 eleştirel okuma ölçütüne yer verildiği tespit edilmiş ancak bu sayının 1. ve 2. sınıfta tercih edilecek ders kitabına göre değişebileceği belirlenmiştir. Sonuç: Sonuç olarak sınıf düzeyi baz alındığında ilkokul Türkçe ders kitabı okuma metinlerinde eleştirel okuma becerisini destekleyecek etkinliklerin en çok ölçütün yer aldığı 4. sınıf ders kitabında bile “Eleştirel Okuma Ölçütleri”nin yarısından azını karşıladığı belirlenmiştir. Bu bağlamda kitaplarda eleştirel okuma becerisini geliştirecek etkinliklerin uzman görüşleri doğrultusunda artırılması önerilmektedir. Özgünlük: Ülkemizde yapılan çalışmaların 2019’dan önce hazırlanan programlar ve ders kitaplarını kapsadığı düşünüldüğünde 2019’da güncellenen Türkçe Öğretim Programı doğrultusunda hazırlanan ilkokul Türkçe ders kitaplarının eleştirel okuma becerisi açısından incelenmesi ve ders kitaplarında eleştirel okuma becerilerini kazandıran etkinliklerin dağılımına dikkat çekmesi araştırmanın alana katkı sağlayan özgün kısmını oluşturmaktadır
Neslihan GÜLER’ in Anısına
It is a memoir written due to the death of my colleague Neslihan Güler because of the Covid 19 pandemic.Mesai arkadaşım Neslihan Güler’in Kovid19 pandemisi nedeniyle vefat etmesinden dolayı kaleme alınan anı yazısıdır
Arşivler(Savaş Arşivleri): – Arşivsel Tasavvur, Savaş ve Çağdaş Sanat
The book deals with how these digital archive materials were handled in wars. Moreover, it mostly tries to reveal the productions of artists about how archival works and art can come together to create new forms. They try to express the political demands of the archives, as well as to create new forms of archival expression and to make more than one proposal to embody the experience between war and real life. In their own words: “This book explores the changing role of archives in contemporary war, the cultural and political impact of digitization upon the war-archive nexus, and the ways in which the artistic field has responded to these changes. (W)Archives proposes that in order to understand the rationale of contemporary wars, we need to investigate the increasingly structuring role played by digitization and digital archives within warfare. At the same time, to grasp the changing role of archives in light of digitization, we need to explore the ways in which archives are deployed to an ever greater extent as technologies of warfare, venues for dissent, and demands for accountability.
Hint Topraklarında Türk Kütüphaneciliğinin İzlerini Aramak: Kütüphanelerin Gelişiminde Babürlü Hükümdarlarının Rolleri (1526-1707)
In this study, the activities of the sultans who reigned between the years 1526-1707 in the Mughal Empire founded by the Turks in the Indian Peninsula were examined. By mentioning the intellectual structures of the sultans, what kind of contributions they have made in the creation and development of libraries are discussed. It has been observed that activities related to librarianship such as enrichment of libraries with the translation of old works, the increasing visibility in books together with embroidery and long-term preservation of books thanks to bookbinding were prioritised. It is also worth noting that the palace library was developed by moving the libraries in the conquered places to the centre. It was also revealed that the palace library, whose foundations were laid with Babur Shah and Hümayun, systematized with Akbar Shah, developed with Jahangir, Shah Jahan and Aurangzeb, was a library with a unique richness.Bu çalışmada, Türkler tarafından Hint Yarımadası’nda kurulan Babür İmparatorluğu’nda 1526-1707 yılları arasında hüküm süren padişahların kütüphanelere ve kütüphaneciliğe dair faaliyetleri incelenmiştir. Padişahların entelektüel yapılarına değinilerek kütüphanelerin oluşturulması ve geliştirilmesinde ne tür katkıları olduğu ele alınmıştır. Bu dönemde eski eserlerin tercüme edilmesiyle kütüphanelerin zenginleşmesi, nakkaşlıkla birlikte kitaplarda görselliğin artması, ciltçilik sayesinde kitapların uzun süre korunması gibi kütüphanecilikle ilintili faaliyetlerin ön planda tutulduğu görülmüştür. Ayrıca fethedilen yerlerdeki kütüphanelerin merkeze taşınmasıyla saray kütüphanesinin geliştirildiği dikkat çekmektedir. Babür Şah ve Hümayun ile temelleri atılan, Ekber Şah ile sistemleştirilen, Cihangir, Şah Cihan ve Evrengzib ile geliştirilen saray kütüphanesinin, döneminin eşsiz zenginliğe bir sahip kütüphanesi olduğu da ortaya konmaya çalışılmıştır