27316 research outputs found
Sort by
Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin 100 yılında sağlık politikaları
Cumhuriyet’in kurulması ile birlikte çoğu alanda olduğu gibi sağlık alanında da bireylerin iyilik halinin sağlanmasına yönelik yenilikçi politikaların izlendiği görülmektedir. Bu politikalar; sağlık yönetimi, sağlık mevzuatı, sağlık kurumlarının yapılanması, sağlık ekonomisi ve finansmanı, sağlık hizmetleri sunumu, sağlık insan gücü, halk sağlığı ve sağlık endüstrisi gibi birçok alanı kapsamaktadır. Derleme niteliğinde olan bu çalışma kapsamında, Cumhuriyet’in yüz yıllık döneminde sağlık politikalarının genel olarak değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda, Cumhuriyet dönemi sağlık politikaları 1920-1938, 1938-1960, 1961-1980, 1980-2000 ve 2000 ve sonrası olmak üzere beş dönemde ele alınmıştır. 2000 ve sonrası dönem, önemli kırılım noktaları olan Sağlıkta Dönüşüm Programı, Dijitalleşme, Sığınmacı Göçü ve Pandemi olarak dört ayrı alt başlıkta incelenmiştir. Türkiye sağlık politikalarının toplumun sağlık ve refahını geliştirmeyi amaçladığı ve dünyadaki eğilimlerden ve Türkiye’de meydana gelen güncel gelişmelerden etkilendiği düşünülmektedir
Çevrimiçi öğrenmede akıllı duyuşsal geri bildirimin öğrenen bağlılığı, memnuniyeti ve algılanan öğrenmeye etkisi
Duyguların öğrenme süreciyle etkileşime girdiği ve algı, dikkat, hafıza, motivasyon, düşünme ve problem çözme gibi bilişsel öğrenme süreçlerini etkileyebildiği, alanyazında faklı çalışmalarda gösterilmiştir. Bu nedenle, öğrenme sürecinde duyguları anlamak, öğrenme çıktılarını optimize etmek, öğrenmeyi kişiselleştirmek ve öğrenen bağlılığını ve motivasyonunu desteklemek için önemlidir. Bununla birlikte, çevrimiçi öğrenmede duyguları tespit etmek, duygusal ipuçlarının eksikliği nedeniyle yüz yüze ortamlara kıyasla daha zordur. Bu zorluk, bu tür platformlarda öğrencilerin yalnız ve bağlantısız hissetmesine neden olabilmekte ve desteklenmediğini veya anlaşılmadığını hisseden öğrenciler derse olan ilgilerini kaybederek derslerden çekilebilmektedir. Son yıllarda “duyuşsal veri işleme” alanındaki gelişmelerle çevrimiçi öğrenme platformlarındaki bu boşluk doldurulmaya çalışılmaktadır. Akıllı destek sistemleri ile duyuşsal veri işleme tekniklerini birleştiren duyuşsal destek sistemleri, olumsuz duygusal durumlarını düzenlemek ve öğrencilerin duygu düzenleme becerilerini geliştirmek için müdahaleler sağlamakta ve böylelikle çevrimiçi öğrenme deneyimini geliştirmeyi amaçlamaktadır. Bu noktadan hareketle, bu araştırmada, yüz ifadesi analizi yoluyla çevrimiçi öğrencilerin bağlılık (engagement) seviyelerini tespit eden ve bağlılık seviyesi belirlenen eşik değerin altına düşen öğrencilere duyuşsal geri bildirim yoluyla destek sağlayan bir sistem geliştirilmiş ve bu sistemin öğrencilerin bilişsel duyuşsal, davranışsal bağlılığında, memnuniyet düzeylerinde ve algılanan öğrenmelerinde bir artışa neden olup olmadığı iç içe geçmiş karma desen kullanılarak araştırılmıştır. Araştırma kapsamında tasarlanan akıllı duyuşsal destek sisteminin Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi bünyesinde yer alan İngilizce I dersinde test edilmesi sonucunda, benzer bir sistemin Açıköğretim Sistemi’nin geneline entegrasyonuna yönelik bir prototip uygulama geliştirilmiştir. Araştırmanın bulguları, duyuşsal destek bildirimlerinin katılımcıların derse olan ilgilerinin azaldığı ve dersten kopma yaşadıkları zamanlarda etkili olduğunu göstermektedir. Kullanılan farklı duygu düzenleme stratejilerinden bilişsel yeniden değerlendirme ve dikkati yöneltme stratejilerinin diğer stratejilere göre daha etkili olarak algılandığı görülmüştür. Duyuşsal destek bildirimleri, katılımcıların hedef belirlemelerine, öğrenmelerini yansıtmalarına ve öğrenme stratejilerini kullanmalarına yardımcı olarak bilişsel bağlılıklarında olumlu bir değişime katkıda bulunmuştur. Bildirimler, ayrıca, katılımcıların öğrenme materyalleriyle etkileşimlerini artırarak, dikkatlerini öğrenme malzemelerine yönlendirerek ve onları etkinlikleri tamamlamak için çaba göstermeye teşvik ederek davranışsal bağlılığı desteklemiştir. Bildirimler katılımcıların öğrenme motivasyonunu ve derse olan ilgilerini sürdürmelerini sağlayarak duygusal bağlılıkta olumlu bir artışa yol açmıştır. Bu bulgular, sistem günlük kayıtları verilerinin analizinden elde edilen bulgularla da doğrulanmıştır. Ayrıca, duyuşsal destek bildirimlerinin katılımcıların algılanan öğrenme kazanımlarına olumlu bir katkısı olmuştur. Bununla birlikte, sistemin daha etkili hale getirilmesi için bildirimlerin gönderilme sıklığı, görüntülenme ayarları, sistem arayüz tasarımı gibi değişiklikler önerilmiştir. Bu araştırma, Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi gibi geniş kitlelere uzaktan eğitim sağlayan kurumlar için bir model olarak özgün bir değere sahiptir ve duyuşsal desteğin çevrimiçi öğrenme ortamlarına etkili bir şekilde entegrasyonuna ilişkin içgörüler sunmaktadır
Yöneticilerde duygusal zeka düzeyinin astların iş yapış becerilerine ve çalışan bağlılığına etkisi
Örgütlerin kullandığı yönetim yaklaşımları sanayi devrimi ve takip eden yüzyıllar içerisinde değişen ihtiyaçlar ile gelişmekte ve evrilmektedir. Çağımızda ise şirketler sadece IQ bazlı klasik yönetim anlayışından farklı arayışlar içerisindedir. Yüksek rekabetin olduğu sürekli değişen ve gelişen sistemlerde örgütlerin de buna uyum sağlaması gerekmektedir. Bunu sağlayabilecek ve örgütsel bağlılığı artıracak yönetim kapasitesi için duygusal zekanın önemi önemli çalışma konularındandır. Duygusal zekanın yönetim becerilerine etkileri birçok çalışmaya konu olmuştur. Peki, gerçekten çalışanların performansını yükseltmede duygusal zekası yüksek yöneticilerin rolü var mıdır? Duygusal zekası yüksek bir yönetici çalışan bağlılığını arttırır mı? Çalışanların yeteneklerini ortaya çıkarmada duygusal zekası yüksek yöneticilerin rolü var mıdır? Bu ve benzeri sorulara ışık tutmak için kurumsal bir işletmede çalışanlar ile nitel yöntem kullanılarak yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmış ve çıkan veriler yorumlanmıştır
İdari vesayet denetimi kapsamında görevlendirilmiş belediye başkanı
Merkezden yönetim ve yerinden yönetim olmak üzere karma bir sistemin uygulandığı Türkiye’de, yerinden yönetimlerin denetimi Anayasa’da belirtildiği üzere “idari vesayet denetimi” ile sağlanmaktadır. Kanunlara uygun olarak karar vermesi ve hareket etmesi gereken yerel yönetimlerin işlemleri ve aldıkları kararlar merkezi idare tarafından denetlenmektedir. Yerel yönetimler alanında merkezi idare tarafından gerçekleştirilen reformlarla yerel yönetimler idari ve mali açıdan özerk kuruluşlar hâlini almış olsa da üniter yapıya sahip Türkiye’nin, bu yapısının bozulmasına yol açabilecek her türlü duruma karşılık idari vesayet denetimini uyguladığı görülmektedir. Türkiye’de yerel yönetimler üzerinde uygulanan idari vesayet denetimi kapsamında, terör örgütleri ile iltisakı belirlenen belediye başkanı ve belediye organlarının görevden alınması ve merkezi idare tarafından belediye başkanı görevlendirilmesi hususu bu çalışmada incelenmiştir
Cumhuriyet Dönemi Türk sanatında kadın
Kadın figürü, Türk sanatının tarihinde önemli bir tema olmuştur. Cumhuriyet dönemi ise kadınların toplumsal hayattaki yerini değiştiren bir dönem olmuştur. Bu dönemde, kadınların eşitlik ve özgürlük mücadelesi sanata da yansımıştır. Cumhuriyetin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün kadınlara verdiği önem ve destek, sanatta da etkisini göstermiştir. Kadınlar, güçlü ve özgür bireyler olarak resim sanatında temsil edilmeye başlanmıştır. Kadının toplumsal hayattaki rolleri ve mücadelesi, resimler aracılığıyla ifade edilmiştir. Cumhuriyet döneminde Türk resim sanatında kadın figürünü ele alan birçok önemli sanatçı ortaya çıkmıştır. Bu sanatçılar, kadının toplumsal hayattaki yerini ve haklarını vurgulamışlardır. Kadınların güçlü duruşları, mücadeleleri resimlerde yansıtılmıştır. Türk resim sanatında cumhuriyet döneminde kadın figürünü ele alan birçok önemli sanatçı vardır. İbrahim Çallı, Neşet Günal, Nuri İyem, Mihri Müşfik, Nazlı Ecevit, Nezaket Ekici gibi sanatçılar da kadın figürünü farklı perspektiflerden ele almış ve kadının toplumsal hayattaki yerine dair çeşitli mesajlar vermişlerdir. Bu sanatçıların eserleri, kadının gücünü, özgürlüğünü ve toplumsal hayattaki yerini vurgulamıştır. Cumhuriyet dönemi Türk sanatında kadın, sadece bir obje olarak değil, güçlü bir birey ve toplumun eşit bir üyesi olarak resmedilmiştir. Bu da kadın hakları ve eşitliği mücadelesinin sanatta da yankı bulduğunu göstermektedir. Bu çalışma, tarihsel araştırma yöntemi kullanılarak gerçekleştirilmiş ve betimlemelere dayalı nitel bir yaklaşım benimsemiştir. Cumhuriyet dönemi Türk resim sanatındaki kadın temsiline odaklanarak, kadının toplumsal hayattaki dönüşümünü ve mücadelesini anlamak için önemlidir. Kadının toplumsal hayattaki dönüşümü ve mücadelesi, resim sanatı üzerinden incelenerek, kadının gücü ve özgürlüğü vurgulanmaktadır
Sağlık sektörü çalışanlarına ait duygusal emek düzeylerinin demografik değişkenler açısından incelenmesi
Amaç: Bu çalışmanın amacı, sağlık çalışanlarının demografik özellikleri açısından duygusal emek düzeylerinin farklılaşıp farklılaşamadığını tespit etmektir.
Yöntem: Bu amaç doğrultusunda Bilecik İl Sağlık Müdürlüğüne bağlı tüm birimlerde çalışan sağlık personelinden, 1 Ağustos 2021- 31 Ağustos 2021 tarihleri arasında online anket tekniği kullanılarak veriler toplanmıştır. Tüm değerlendirmeler 381 anket üzerinden yapılmıştır.
Bulgular: Analiz sonuçlarına göre, sağlık çalışanlarının cinsiyet, medeni durum ve istihdam şekli açısından yüzeysel davranış, derinlemesine davranış ve samimi davranış göstermelerine ilişkin duygusal emek düzeyleri farklılaşmamaktadır. Benzer şekilde sağlık çalışanlarının deneyimleri açısından da anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Katılımcıların yaşları açısından yüzeysel davranış ve samimi davranış göstermelerine ilişkin duygusal emek düzeylerinin farklılık göstermediği ancak derinlemesine davranış göstermelerine ilişkin duygusal emek düzeylerinin farklılığa sahip olduğu görülmüştür. Benzer şekilde katılımcıların eğitim düzeyleri açısından da derinlemesine davranış göstermelerine ilişkin duygusal emek düzeylerinin farklılığa sahip olduğu görülmektedir.
Sonuç: Sağlık sektörü yönetimi, tüm çalışanların belirlenmiş davranış kurallarını uygulaması amacıyla görev ayrımı yapmaksızın gerekli eğitimleri vermelidir. Bu anlamda, sağlık sektöründe duygusal emek çalışmalarına daha çok ihtiyaç olduğu düşünülmektedir
Jeogliflerden arazi sanatına: Arazi sanatının kavramsal yapısına yönelik bir değerlendirme
Günümüzde Arazi Sanatının (Land Art) kökeni olarak jeoglifler gösteriliyor olsa da biçimsel açıdan birbirine
benzeyen bu formların anlamsal açıdan farklı sosyokültürel süreçlere işaret ettiği söylenebilir. Bu araştırmayı
önemli kılan noktaların başında, Arazi Sanatının kavramsal yapısına yönelik yapılan değerlendirmelerde
arazi sanatçılarının çoğunun biçimlendirdiği sanatsal formların oluşum sürecinde jeogliflerin yoğun etkileri
tespit edilmiştir. Bu bağlamda, Peru’daki Nazca çizgilerinin etkileyici formları arazi sanatçılarının dikkatini
çekmiştir. Nazca çizgilerinin yapılış gerekçelerine yönelik farklı hipotezler ortaya konsa da Arazi Sanatı ile en
önemli benzerlik noktası olarak sanat-doğa etkileşimi gösterilebilir. Doğa-insan etkileşiminin sanat ile olan
bağlantılarının; geniş arazilerin düzlüklerinde, tepelerde, eğimli alanlarda, deniz ve göllerin üzerinde doğanın
potansiyelini kullanan sanatçılar çok sayıda eser üretmişlerdir. Üretilen bu eserlerin hem biçimselliklerinin
hem de kavramsal yapılarının incelendiği bu çalışma, aynı zamanda jeoglifler ile Arazi Sanatı arasındaki
bağlantıların ortaya çıkartılması açısından önemli görülmektedir. Bu araştırmanın amacı, jeogliflerin
düşünsel temellerini ortaya koyarak bu formların 1960 sonrası ortaya çıkan Arazi Sanatı ile olan eklektik
yapısına yönelik bir değerlendirme yapmaktır. Bu araştırmada; Arazi Sanatının önemli temsilcileri arasında
gösterilen Robert Smithson’ın ‘Spiral Jetty (Sarmal Dalgakıran)’, (1970) ve Robert Morris’in ‘Observatory
(Gözlemevi)’, (1971-77) isimli çalışmalarının jeoglifler ile olan benzer ve farklı yönlerine değinilerek, Arazi
Sanatının kavramsal yapısına yönelik bir değerlendirme yapılmıştır. Araştırmada kullanılan bilgi ve belgelere
literatür taraması ile ulaşılmıştır
Ürün tasarımında hediyelik eşya olarak camın yeri ve Eskişehir'e yönelik uygulama örnekleri
Cam antik dönemlerden beri sanatsal ürünlerden hediyelik eşyalara, mimariden sofra eşyalarına, takıdan tıbbi ürünlere kadar çeşitli malzemelerin yapımında kullanılmıştır. ‘’Ürün Tasarımında Hediyelik Eşya Olarak Camın Yeri ve Eskişehir’e Yönelik Uygulama Örnekleri ‘’ adlı çalışmada kültür aktarımında turistik hediyelik eşyanın farklı kültürlerdeki önemi araştırılmış ve dünyadaki cam üretici firmaların cam eşya üretiminde yaptığı ürünler incelenmiştir. Yapılan araştırmalar sonucunda Eskişehir ili için özgün hediyelik eşya tasarımlarının yapılması amaçlanmıştır. Dört bölümden oluşan bu çalışmanın birinci bölümünde ürün tasarımında dikkat edilmesi gereken unsurlar, ürün tasarımında tasarımcının rolü ve kullanıcı merkezli tasarımların ürün yaratımına etkileri araştırılmıştır. İkinci bölümde ise, hediye kavramı ve kültürünün dünyadaki önemine değinilmiştir. Turistik hediyelik eşya tasarımında dikkat edilmesi gereken unsurlar araştırılarak farklı ülkelerdeki piyasada bulunan uygun fiyatlı turistik hediyelik eşya tasarımlarından örnekler verilmiştir. Üçüncü bölümde, hediyelik eşya ve ürün tasarımında önde gelen firmalar araştırılmış ve bu firmaların ürettiği cam ev eşyaları ve hediyelik cam eşya tasarımları incelenmiştir. Dördüncü bölümde, Eskişehir’in tarihi ve kültürel yapısın
Identifying variables that predict students’ geographical inquiry skills during the Covid-19 pandemic
The purpose of this study was to observe the predictive power of the practices carried out in distance geography courses conducted during the Covid-19 pandemic in students’ self-efficacy in geographical inquiry skills. Fourteen variables were determined for this purpose. In this context, questions covering the individual characteristics of the students, systems followed by the students (synchronous-asynchronous), students’ interests in the course and their follow-ups, and their learning experiences were included. “The Self-Assessment Scale for Geographic Inquiry Process Skills” was used to determine the students’ self-efficacy levels. The data were collected from 493 students attending 11th and 12th grades in eighteen high schools in the spring semester of the 2021-2022 academic year. The screening model was used in the research and the data were analyzed using multiple hierarchical regression methods. The results of the study showed that nine variables statistically predicted 89% of the total variance. In order of relative importance, grade, school type, and gender are the first and most important predictor variables. Students’ asking questions, doing homework, and using supplementary materials come next. Based on this, it is recommended that teachers take on the responsibility of raising their students as individuals who are independent and learned to learn
Türkiye'nin dış ticaret yapısının dikey uzmanlaşma ve katma değer açısından değerlendirilmesi
Her ülke daha iyi bir refah seviyesi elde etmek için uzun vadede finansal istikrar, ekonomik büyüme ve daha iyi yaşam standartları elde etmek istemektedir. Küreselleşmeyle dış ticaretin pazarının artması ve büyümesi rekabeti arttırdığı gibi ülkeler arasındaki iş bölümünü de arttırmıştır. Bu gelişmeler ışığında üretim, uluslararası olarak ülkeler arasında kapsamlı olarak parçalanmış ve her ülkenin dikey üretim zincirinin farklı aşamalarında uzmanlaştığı bir model haline gelmiştir. Bu çalışma Türkiye’nin dış ticaret yapısını sektörel bazda incelemeyi amaçlamaktadır. 1995-2018 yılları arasında 44 sektörün incelendiği bu çalışmada, 1995 yılından 2018’e kadarlık süreçte tüm sektörler dahil olmak üzere ihracatın ithalat içeriği %8.8’den %21’e yükselmiştir. İthal girdi seviyesi en yüksek 5 sektör 2018 yılında kok ve rafine petrol ürünleri, elektrikli ekipman, motorlu taşıtlar, römorklar ve yarı römorklar, makine ve ekipman ve kauçuk ve plastik sektörleri olmuştur. Türkiye’nin ihracatının ithalat içeriği MIST ülkeleri ile kıyaslanmış ve bu ülkelere göre ithal bağımlılığının yüksek olmadığı tespit edilmiştir. Sektörel bazda dikey uzmanlaşmayı belirleyen faktörlerin incelendiği panel veri analizinde ise sektörel ihracatta meydana gelen bir artışın dikey uzmanlaşma seviyesini arttırdığı gözlemlenmektedir. Sektörel ithalat ise dikey uzmanlaşma üzerinde negatif yönlü bir etkiye sahiptir. Doğrudan yabancı yatırım ve endüstriyel tasarım başvurularının artması dikey uzmanlaşma seviyesiyle pozitif yönlü bir ilişkiye sahiptir