Anadolu University

Anadolu Üniversitesi Akademik Arşive Hoş Geldiniz
Not a member yet
    27316 research outputs found

    Understanding the relationship between fear of pandemics and hotel visit intention: A multiple mediation model

    Get PDF
    In the context of the COVID-19 pandemic, it is evident that pandemics entail significant and far-reaching economic and psychosocial consequences globally. This study seeks to examine the psychological impact of the fear of pandemics on the tourism sector by investigating the relationship between the Fear of COVID-19 and hotel visit intentions. Employing a multiple mediation model, we aim to enhance our understanding and specifically focus on the mediating roles of tourism based risks (destination risk, health risk, and travel risk) and purchase-based risk perception in a pandemic situation. The study draws on quantitative data obtained from travelers through a structured questionnaire. The findings reveal that, although fear of COVID-19 heightens tourism based risks and purchase-based risk perceptions, it concurrently diminishes hotel visit intentions. The authors propose a model to guide hotel managers and provide a concise summary of practical and strategic recommendations. It is noteworthy that the impact of the fear of COVID-19 on hotel service purchase intention, mediated by risk perception and various travel risk types, remains underexplored in the existing literature. Hence, the authors present a model that is particularly relevant for hotel managers, compressing practical and strategic insights

    Jean Dubuffet ve Utku Varlık'ın sanat anlayışlarında özdeşleyim deneyimi : A/r/tografik bir sorgulama

    Get PDF
    Bu araştırmada, Utku Varlık ve Jean Dubuffet'nin eserlerinden yola çıkarak estetik ve anti-estetik bağlamlar üzerine bir sorgulama yapılmıştır. Sorgulama temelinde kullanılan A/r/tografi yöntemi, araştırmayı şekillendirmiştir. Bu yöntem sayesinde, sanatçıların yaşam döngüsünde kesişen ve çakışan yönleri ele alınarak spesifik kavramlar ve pratikler üzerinde yoğunlaşılmıştır. Bu kavramlar, araştırmacının sorgulamaları ile birleştirilerek yeni bir algısal süreç oluşturulmuştur. A/r/tografi yöntemi, sanat temelli araştırmalara sağladığı elverişli yaklaşımlar nedeniyle kullanılmıştır. Bu sayede, araştırma sürecinde yaşanan sorgulama süreci araştırmacıya yön vermiştir. Gelişen olgular üzerine sorgulamalar yapılarak yaratım sürecini besleyen unsurlar ele alınmıştır. Sorgulamaların sonuçları, araştırmanın amacına ve yöntemine uygun bir şekilde sanatçı (artist), araştırmacı (researcher), öğretmen/öğrenen (teacher) başlıkları altında sunulmuştur. Elde edilen bulgular, A/r/tografi yönteminin araştırmacı bağlamını, bulgular üzerinde yoğunlaşan öznel sorgulamaların öğrenen/öğreten bağlamını oluşturduğunu göstermektedir. Bu sorgulamalar ve araştırmaların ışığında, özgün sanatsal çalışmalar üretilmiştir. Bu sanatsal üretimler, A/r/tografi yönteminin sanatçı bağlamını oluşturmaktadır. Araştırmanın araştırmacıya sanatçı, araştırmacı ve öğretmen-öğrenen olarak katkıları, bulgular bölümünde ifade edilerek sonuca bağlanmıştır

    Kurumsal markaların desteklenmesinde sosyal medyanın rolü: Tanzanya telekomünikasyon şirketleri örneği

    Get PDF
    This study was conducted with the aim of exploring the role of social media in promoting organizational brand. The study had three objectives. The first objective is to determine the ways that telecommunication organizations in Tanzania use to promote organizational brands on Facebook. The second one is to find out the customers’ perspective on the impacts of the telecommunication organizations’ activities on Facebook. The last one is to unveilchallenges that telecommunication organizationsface in promoting the organizational brand on Facebook. The study used mixed methods research design. The content analysis was used to gather data from the Facebook pages of the four telecommunication organizations of Tanzania. The interviews and online questionnaire survey (OQS) incorporated participants who liked the Facebook pages of the four telecommunication organizations. Interviews were conducted to 16 participants while OQS was used to collect data from 100 respondents through Google Forms. The study was conducted under two theories; Theoretical Model of Corporate Branding in Social Media (TMCBSM) in industrial marketing and Cognitive Dissonance Theory. The study adopted the TMCBSM model for analyzing the Facebook posts of the telecommunication organizations while Cognitive Dissonance Theory was applied in measuring and revealing of the understanding of the OQS and interview participants on the organizational brands. Social media was found to play significant role in promoting organizational brand of the telecommunication organizations through creating organizational brand recognition and awareness to stakeholders. The study found that social media generate engagement and interactivity that build relationships between organizational brand and their stakeholders and create experiences for stakeholders which build organizational brands.Bu çalışma, kurumsal markaların desteklenmesinde sosyal medyanın rolünü belirlemek amacıyla yapılmıştır. Çalışmanın üç amacı bulunmaktadır. İlki, Tanzanya'daki telekomünikasyon kuruluşlarının Facebook'ta kurumsal markalarını tanıtmak için kullandıkları yolları belirlemektir. İkincisi, telekomünikasyon kuruluşlarının Facebook'taki faaliyetlerinin etkilerine ilişkin müşterilerin bakış açısını ortaya çıkarmaktır. Sonuncusu ise telekomünikasyon kuruluşlarının Facebook'ta markalarını tanıtırken karşılaştıkları zorlukları ortaya çıkarmaktır. Bu amaçlara ulaşmak için çalışmada karma yöntem kullanılmıştır. Veri toplamak için hem nitel (içerik analizi ve görüşme) hem de nicel (çevrimiçi anket) araştırma yöntemlerinden faydalanılmıştır. Tanzanya'daki dört telekomünikasyon kuruluşunun Facebook sayfalarından veri toplamak için içerik analizi gerçekleştirilmiştir. Görüşme ve çevrimiçi anket sözü edilen dört telekomünikasyon kuruluşunun Facebook sayfalarını beğenen katılımcıları içermektedir. Görüşme, 16 katılımcı ile, çevrimiçi anket ise 100 kişi ile gerçekleştirilmiştir. Çalışma iki teori altında yürütülmüştür. Bunlar, Sosyal Medyada Kurumsal Markalamanın (TMCBSM) Teorik Modeli ve Bilişsel Uyumsuzluk Teorisidir. Çalışma, telekomünikasyon kuruluşlarının Facebook gönderilerini analiz etmek için TMCBSM modelini benimserken, çevrimiçi anket ve görüşme ile katılımcılarının kurumsal markalara ilişkin anlayışlarının ölçülmesi ve ortaya çıkarılmasında Bilişsel Uyumsuzluk Kuramı uygulanmıştır. Çalışma sonucunda sosyal medyanın, kurumsal marka tanınırlığı ve farkındalık yaratarak telekomünikasyon kuruluşlarının kurumsal markalarını desteklemede önemli bir rol oynadığı tespit edilmiştir. Çalışma, sosyal medyanın kurumsal markalar ve paydaşları arasında ilişkiler kuran katılımve etkileşim yarattığını ve paydaşlariçin kurumsal markaları inşa eden deneyimler oluşturduğunu ortaya koymuştur

    Erken ve Orta Bizans Dönemi (4 – 12. yy.) Anadolu kiliselerinde synthronon

    Get PDF
    Erken ve Orta Bizans Dönemi kiliselerinde synthronon hakkında yapılan bu araştırma; litürjik bir kuruluş olan synthrononu tüm yönleriyle ele almayı amaçlamıştır. Hıristiyanlığın yayılma süreciyle birlikte önem kazanarak erken dönemden itibaren öncül örnekleri bulunan synthronon, Bizans İmparatorluğu’nun sonuna kadar simgesel varlığını sürdürmüştür. Araştırma; synthrononun gelişimi ve tarihçesi, litürjik kullanımı, kilise içindeki diğer mimari kuruluşlarla ilişkisi, Bizans Dünyası’ndaki örnekler üzerinden tipolojik özellikleri, Akdeniz Dünyası’ndaki özelliklerinin belirlenmesi, Anadolu tipolojisinin oluşturulması ve bölgesel farklılıkların tespit edilmesi gibi konuları ele almaktadır. Araştırma, Anadolu’daki günümüze ulaşan örnekler üzerinden Bizans synthronon tipolojisini oluşturmaktadır ve Anadolu synthronon tipolojisi üzerine yapılan kapsamlı tek çalışmadır. Araştırma kapsamında; İ.S. 3. yüzyıldan 12. yüzyıla kadar olan süreçte litürjik geleneklerin Hıristiyanlıkta yerleşmeye başladığı ilk dini kurallardan Geç Bizans Dönemi uygulamalarına kadar yaşanan değişim aktarılmaya çalışılmıştır. Geleneklerdeki değişimlerin mimariye doğrudan veya dolaylı olarak yansımaları da göz önünde bulundurulmuş ve araştırma kapsamına dahil edilerek konu hakkında detaylı bilgiler verilmiştir. Sonuç olarak synthrononun her açıdan litürjik geleneklerle şekillenen ve ihtiyaçlara göre değişen bir yapıya sahip olduğu görülmüştür

    Pandemi sosyal bilgiler öğretimini nasıl vurdu?

    Get PDF
    Salgınla birlikte, öğretmenler acil uzaktan eğitime geçiş yapmış ve salgın süreci hem öğretimde hem de öğrenmede paradigma değişimini hızlandırmıştır. Bu araştırmada, ortaokul sosyal bilgiler öğretmenlerinin süreçte uzaktan eğitim ve yüz-yüze eğitime ilişkin fenomenlerini belirlemek amaçlanmıştır. Araştırma, nitel araştırma modeli olan çoklu durum çalışması olarak desenlenmiş ve veriler çevrim-içi olarak toplanmıştır. Çalışmada, harmanlanmış öğrenmenin etkililiği, yararları, yaşanılan sorunlar ve çözüm önerileri çerçevesinde incelenmiştir. Bulgulara göre, öğretmenlerin uzaktan öğretimdeki ihtiyaçları ilk olarak uzaktan öğretime yönelik eğitim alma, ikincisi ise teknolojik araç ve alt yapı oluşturulması olmuştur. Diğer bulgu ise teknolojik alt yapı eksikliği hem kamu hem de özel okullar süreçte hazırlıksız yakalmıştır. Bulgular arasında, kamu okullarında öğretmenlerden bazıları inisiyatif alarak öğretim programını uzaktan eğitime uyarlarken; özel okullarda böyle bir esnekliğin tanınmadığı görülmüştür. Son olarak, acil uzaktan eğitimi daha verimli kullanmak, sınıf yönetimininde karşılaşılacak sorunları en aza indirmek ve öğrenci katılımını sağlamak için öğretmenler çoğunlukla soru-cevap tekniğinin yanı sıra düz anlatımı tercih etmişlerdir

    Oral medicine administration errors in a patient with an enteral feeding tube

    Get PDF
    Proper nutrition is vital for all patients with an expected lifespan. It is strongly recommended that patients whose oral intake is impaired or suspected to be impaired should be provided nutritional support. Concurrent medication administration during enteral nutrition may result in complications unless necessary precautions are taken. This study presents a case of a 94-year-old male patient with poor general health condition and being treated in a palliative care service. The patient was fed with an enteral feeding tube for seven drugs. There have been two tube occlusions causing the replacement of the tube since the enteral feeding tube was placed.The clinical pharmacist checked how the patient’s drugs were given through a nasogastric tube and how the patient’s relatives administered the drugs. Inappropriate dosage form selections and errors in administration through the nasogastric tube were identified. The interaction and incompatibility of the patient’s medications with the nutritional formula were also investigated. The clinical pharmacist informed the person giving the medicine to the patient about the correct administration of the medicine from the tube. The proper method for administering medications from the tube was ensured accordingly. Following the clinical pharmacist’s training, it was observed that the nasogastric tube was correctly used to administer the drug and the patient being monitored had no tube obstruction in the later phases of the treatment.It may be beneficial for a pharmacist to review drug dosage forms and applications in patients with a feeding tube in order to ensure correct administration and avoid undesired drug interactions

    On Birinci Kalkınma Planı'nda hayat boyu öğrenme politikalarının değerlendirilmesi

    Get PDF
    Türkiye için en önemli gereksinim kalkınmayı gerçekleştirecek insan gücünün yetiştirilmesidir. Kalkınma planları devletlerin geleceklerine yön verecek politikaları içerir. Kalkınma planlarının amaç ve politikalarının uygulamadaki başarısı, toplumsal ve ekonomik kalkınma ile devletin geleceği açısından oldukça önemlidir. Bu nedenle insan gücünün yetiştirilmesi için kalkınma planlarında hayat boyu öğrenme politikalarına yer verilir. Bu çalışma Türkiye’de On Birinci Kalkınma Planı’nda yer alan hayat boyu öğrenme politikalarını ortaya koymayı amaçlamaktadır. Veri toplama yöntemi olarak nitel araştırma yöntemlerinden tarama modeli kullanılmıştır. On Birinci Kalkınma Planı’nda; gelişen teknolojiler doğrultusunda hayat boyu öğrenme yaklaşımının her alanda çeşitlenerek eğitimin kalitesinin artması gerektiği, hedeflere ulaşmak için reformların yapılması gerektiği ve hayat boyu öğrenme imkânlarına erişimin kolaylaştırılarak “ulusal hayat boyu öğrenme ve izleme” sisteminin kurulacağı ifade edilmiştir. Hayat boyu öğrenmeye katılım oranının 2018 yılı için %6,2 olarak tespit edildiği ve plan dönemi sonunda 2023 yılı için %8 olarak hedeflendiği belirlenmiştir. Bunlarla birlikte işgücü, aile, kırsal kalkınma, üretim, istihdam, kadın, çocuk, dezavantajlı guruplar, çalışma hayatı, nüfus, yaşlanma, kültür ve sanat alanlarında hayat boyu öğrenme politikaları ve hedefler belirlenmiştir. Özellikle kız çocukları ile kadınların hak, fırsat ve imkânlardan eşit biçimde yararlanmaları için hayat boyu öğrenme hedef tedbir ve politikaları belirlenmiştir. Kalkınma planlarında, hayat boyu öğrenme faaliyetlerinin nitelik ve nicelik sorunlarını ortadan kaldıracak tedbir, hedef ve politikaların geliştirilmesi ile eğitim başlığı altında hayat boyu öğrenmeye yönelik daha belirgin, ulaşılabilir ve ölçülebilir hedefler ortaya konulmalıdır

    Küresel cinsiyet eşitsizliği endeksinin değerlendirilmesi: Türkiye ve Avrupa Birliği (AB) ülkeleri üzerinden bir analiz

    Get PDF
    Dünya Ekonomik Forumu (WEF) tarafından yayınlanan Küresel Cinsiyet Eşitsizliği 2022 Raporu (GGGI)’ndan elde edilen ikincil verilerin kullanıldığı bu çalışmada, küresel cinsiyet eşitsizliği endeksi Türkiye-Avrupa Birliği (AB) karşılaştırması ve dünya geneli değerlendirmesi yapılmıştır. Veri analizi yönteminin kullanıldığı araştırma bulgularına göre, 146 ülkenin yer aldığı raporda dünya genelinde cinsiyetler arası eşitsizliğin %68,1’inin kapandığı ve hâlen kapanması gereken %31,9’luk bir kısmın olduğu tespit edilmiştir. 2021 dünya küresel eşitsizlik sıralamasına kıyasla 0,001 puan artışı elde eden Türkiye’nin 2022 yılında 0,639 puanla 124. sırada yer aldığı; 26 Avrupa Birliği (AB) ülkesi ile yapılan karşılaştırmada ise son sırada yer aldığı görülmüştür. Alt endekslere yönelik yapılan değerlendirmelerde ise küresel eşitsizliğin; ekonomik katılım ve fırsatta %60,30’unun, eğitimsel kazanımlarda %94,40’ının, sağlık ve hayatta kalmada %95,80’inin ve siyasi güçlendirmede %22,00’sinin kapandığı tespit edilmiştir

    BRICS-T ülkelerinde erkek ve kadın genç işsizlik ile doğuşta beklenen yaşam süresi ilişkisi: Toda-Yamamoto nedensellik analizi

    Get PDF
    Ülkelerin temel amaçları arasında ekonomik büyüme hedefini gerçekleştirmek yer almaktadır. Bu bağlamda sağlık göstergeleri ve makroekonomik göstergeler ülkelerin bu hedeflerini gerçekleştirmelerinde büyük etkiye sahiptir. Ülke ekonomisini iyileştirmek ve iyileşen ekonomiyi stabil kılmak için toplumu oluşturan bireylere yatırım yapmakta fayda vardır. Çünkü bu bireylerin fiziksel ve ruhsal açıdan sağlıklı olması işgücü piyasalarında daha aktif yer almalarına neden olmaktadır. Bu çalışmada sağlık göstergesi olarak doğuşta beklenen yaşam süresi, makroekonomik gösterge olarak kadın ve erkek genç işsizlik kullanılmıştır. Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin, Güney Afrika, Türkiye ülkelerinden oluşan BRICS-T olarak adlandırılan 6 ülke için doğuşta beklenen yaşam süresi, genç kadın işsizlik ve genç erkek işsizlik arasındaki ilişki araştırılmıştır. Araştırmada 1990 ve 2021 arası yıllık veriler üzerinden Toda-Yamamoto nedensellik testi kullanılmıştır. Ampirik bulgulara göre genç erkek işsizlik ile doğuşta beklenen yaşam süresi; genç kadın işsizlik ile doğuşta beklenen yaşam süresi ve genç kadın işsizlik ile genç erkek işsizlik arasında çift yönlü nedensellik ilişkisi tespit edilmiştir

    İnvestigating teachers’ experiences with digital classroom management and incorporating social and emotional learning

    Get PDF
    The research on classroom management in general is numerous, yet the connection between digitization, classroom management, and Social and Emotional Learning (SEL) has been understudied. The current study explored how primary school teachers managed their digital classrooms while incorporating social and emotional learning into their classroom management practices in the remote teaching period. The study not only examined the classroom management strategies and procedures employed but also investigated teachers’ beliefs and perceptions about managing digital classrooms. The study was carried out with 145 primary school teachers teaching in school grades 1st-4th from five different public schools by adopting stratified random sampling. The data were collected via written responses of the participants with the closed, fixed-response, and standardized open-ended forms developed by the researcher. Descriptive analysis and content analysis were used in the analysis of quantitative and qualitative data respectively. The findings revealed that the majority of teachers led online classroom management processes similar to their face-to-face experiences but were less effective concerning the developmental needs of each student in the digital classroom. Furthermore, the study yielded insight into the stress factors and protective factors within the context of classroom management incorporating SEL, and it provided direction for future implementations concerning teachers’ professional learning needs and expectations

    14,147

    full texts

    27,316

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    Anadolu Üniversitesi Akademik Arşive Hoş Geldiniz
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇