Anadolu University

Anadolu Üniversitesi Akademik Arşive Hoş Geldiniz
Not a member yet
    27316 research outputs found

    Ticaret şirketlerinde yapısal değişiklikler halinde işçinin itiraz hakkı

    Full text link
    4857 sayılı İş Kanunu kapsamındaki işyeri devirlerinde işçilerin iş sözleşmeleri kendiliğinden işyerini devralan işverene geçer. İşçilerin iş sözleşmelerinin devrine itiraz hakları yoktur. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu uyarınca ise, ticaret şirketlerinde yapısal değişiklik halinde işçilerin iş sözleşmelerinin geçişine itiraz hakları vardır. İsviçre ve Türk hukukunda itiraz hakkının kullanılması iş sözleşmesini sona erdirir. Alman hukukunda ise itiraz hakkını kullanan işçi eski işverenine geri döner. Türk Ticaret Kanunu’nda ayrıca bir işçi tanımı yapılmadığından iş sözleşmesine dayanarak iş gören tüm işçilerin itiraz haklarının olduğu kabul edilmelidir. İtiraz hakkı bakımından Kanun’da önemli eksiklikler söz konusudur. İtirazın şekli, bilgilendirme yükümlülüğü, itirazdan feragat ve itiraz hakkını kullanan işçinin kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmayacağı bu eksikliklerden bazılarıdır. İtirazın yazılı şekilde yapılması gerekir. İşverenin işçiyi bilgilendirmesi ve itiraz hakkının bilgilendirme anından itibaren doğduğu kabul edilmelidir. İtirazdan hakkından feragat, devir ile ilgili işçiye bilgi verilmesinden itibaren mümkündür. İtirazda bulunan işçi Kanun’daki diğer şartları da sağlaması durumunda kıdem tazminatına hak kazanmalıdır

    Intention to adopt innovation culture among employees in online distance learning higher education institutions

    Full text link
    The objective of the study is to evaluate both direct and indirect relationships among organizational culture, attitude, intention, and adoption of the innovation culture in Malaysian ODL higher education institutions. The findings of this study are crucial for ODL institutions to maximize employee performance by adopting an innovation culture for their survival and sustainability. The research framework includes two independent variables: organizational culture and attitude, intention as a mediator, and adoption as a dependent variable. Primary data was collected through the survey questionnaire and distributed via e-mail. The study utilized non-probability purposive sampling. This study analyzed 316 questionnaires, representing an 86.5% response rate. The results support the proposed hypotheses, confirming the significant influence of organizational culture and attitude on intention. The findings show that attitude and intention significantly influence adoption. However, organizational culture does not significantly influence adoption. The intention was a critical mediator between independent and dependent variables. This study’s model demonstrates high prediction relevance based on statistical analysis with PLS prediction and a validated predictability test (CVPAT). Only one direct relationship hypothesis was rejected, while the four direct and two indirect relationship hypotheses were supported. Overall, this study provides valuable insights into maximizing the adoption of an innovation culture in ODL higher education institutions

    Japonya dış politikasının dönüşümü: insan güvenliği odaklı dış politika tercihinin nedenleri üzerine bir değerlendirme

    Full text link
    Militarist, milliyetçi ve saldırgan Japonya, İkinci Dünya Savaşı’nda yenildikten sonra anayasal pasifizm dönemine girmiştir. Soğuk Savaş boyunca anti militarist ve barışçıl bir ülke olan Japonya, bu dönemde düşük profilli bir dış politika takip etmiştir. Soğuk Savaş’ın sona ermesiyle değişen uluslararası konjonktürde Japonya, önemli bir güç olmak istemektedir. Ekonomik dev, askeri cüce olmanın ötesine geçmek isteyen ve uluslararası politikada görünür olmayı arzulayan Japonya, insan güvenliği kavramını bir anahtar olarak değerlendirmek istemiştir. İnsan güvenliği odaklı bir dış politika programı benimseyen Japonya, bu sayede yumuşak gücünü artırmakta ve sert güç girişimlerini meşrulaştırmaktadır. Bu makalede Japonya’nın insan güvenliği odaklı dış politika programını, konstrüktivist öğelerden ziyade realist kaygılar sebebiyle tercih ettiği savunulmaktadır

    Her suçun konusu var mıdır? tehlike suçu-zarar suçu bağlamında hareketin konusunun fonksiyonuna dair bir değerlendirme

    Full text link
    Suçun konusu, hareketin yöneldiği kişi, eşya veya soyut şey olarak suç tipinde tanımlanmış, tipikliğe vücut veren maddi unsurlardan biridir. Suçun konusunu, “maddi konu” olarak isimlendiren görüş ise soyut şeylerin, konu kapsamında olmadığını savunmaktadır. Suçun konusunu maddi unsurlardan biri şeklindeki kabule göre “konu”nun yokluğu, suçun oluşmasını engeller. Bu tanım dolayısıyla gündeme gelen birinci soru, her suçun bir konusunun olup olmadığıdır. Her suçun, zarar veya tehlike suçu şeklinde ihdas edildiği dikkate alındığında, konusu olmayan suçun kabulüyle tehlike veya zarar şeklindeki etkinin kimin veya neyin üzerinde husule gelmesi gerektiği de cevaplanmaya muhtaçtır. Çalışmamızda bu soruların cevaplanabilmesi için suçun konusunun tanımı ve hukuki niteliği tespit edildikten sonra hareketin kendisine yönelmesi gereken konunun, hareketin gerçekleştirilmesiyle mutlaka zarar veya tehlikeye maruz kalıp kalmadığı ele alınacaktır. Suçun konusu ele alınırken, bu unsurun diğer kavramlarla farkı da ortaya koyulmalıdır. Özellikle ceza normunun koruduğu hukuki değer ile bu hukuki değerin konuyla kesişimi olarak kabul edilen koruma objesi kavramları önem arz etmektedir. Son olarak zarar ve tehlike ile netice kavramı da suçun konusu bakımından incelenecektir. Teorik açıklamalardan sonra ileri sürdüğümüz görüşler bazı suç tipleri üzerinde tatbik edilmeye çalışılacaktır

    Üretim süreçlerinde kusur oranlarının sınıflandırılması: yenilikçi karekod dönüşümü ile derin öğrenme tabanlı bir yaklaşım

    Full text link
    Bu çalışma, üretim süreçlerindeki kusur oranlarının doğru sınıflandırılması ve kalite kontrol süreçlerinin optimize edilmesi için yenilikçi bir yöntem sunmaktadır. Çalışmada, sayısal veriler iki boyutlu QR kod görüntülerine dönüştürülerek AlexNet modeli ile analiz edilmiştir. Bu yöntem, derin öğrenme modellerinin güçlü desen tanıma yeteneklerinden yararlanarak kusur oranlarını yüksek doğrulukla sınıflandırmayı amaçlamaktadır. Veri seti, düşük ve yüksek kusur oranları olarak etiketlenmiş ve %80 eğitim, %20 test olarak bölünmüştür. Karar Ağacı, Gradient Boosting, K-En Yakın Komşu, Lojistik Regresyon, Saf Bayes, Rastgele Orman ve Destek Vektör Makinesi gibi çeşitli makine öğrenmesi modelleri ile karşılaştırılmıştır. Sonuçlar, AlexNet modelinin kusur oranlarını %100 doğrulukla sınıflandırdığını göstermektedir. Bu bulgular, derin öğrenme algoritmalarının üretim süreçlerindeki kalite kontrol ve kusur tespiti için son derece etkili olabileceğini vurgulamaktadır. Ayrıca, çalışmanın kısıtlılıkları ve gelecekteki araştırmalar için öneriler sunulmuştur. Bu yenilikçi metodoloji, diğer endüstriyel süreçlerde ve farklı veri setlerinde de geniş bir kullanım potansiyeline sahip olup, üretim verimliliğinin artırılmasına katkı sağlayacaktır

    Karadeniz Bölgesi’ndeki coğrafi işaretli gastronomik ürünleri konu alan tezlerin bibliyometrik incelemesi

    No full text
    Bu çalışmada Türkiye'deki coğrafi işaretli gastronomik ürünler literatürüne odaklanarak Karadeniz Bölgesi'ndeki coğrafi işaretli ürünleri konu alan tezler incelenmiştir. Çalışma kapsamında Ulusal Tez Merkezi veri tabanında 2003-2024 yılları arasında yayınlanmış ve erişime açık 48 tez çalışması incelenmiştir. Çalışma, Karadeniz Bölgesi'ndeki coğrafi işaretli gastronomik ürünler konusunda akademik tezlerin mevcut durumunu ve eğilimlerini anlamak amacıyla yapılmıştır. Nitel araştırma yöntemlerinden bibliyometrik analiz kullanılarak tezlerin şehirler, tescil türleri, ürün grubu, danışman unvanları, tez türleri, yayın yılları, üniversiteler, araştırma yöntemleri, veri toplama yöntemleri, anabilim dalları, atıf sayıları ve sayfa sayıları gibi çeşitli değişkenler açısından analizleri gerçekleştirilmiştir. Elde edilen bulgular, Karadeniz Bölgesi'ndeki coğrafi işaretli gastronomik ürünler alanındaki akademik çalışmaların belirli illerde ve alanlarda yoğunlaştığını, nicel yöntemlerin baskın olduğunu ve doktora düzeyinde çalışmaların sınırlı kaldığını göstermektedir. Sonuç olarak, coğrafi işaretli ürünler alanında daha fazla nitel ve karma yöntem kullanımı, doktora düzeyinde çalışmaların teşvik edilmesi, görünürlük ve etkinin artırılması, üniversiteler arası iş birliğinin güçlendirilmesi ve uygulamaya yönelik çalışmaların artırılması önerilmektedir

    Long-term care determinants in Türkiye: Analyzing a comprehensive range of variables

    Full text link
    By 2050, one in ten people in OECD countries will be 80 aged or older. The aging population will have several impacts on countries, such as increased demand for healthcare and social services, a smaller workforce, and a growing dependency ratio. Türkiye relies heavily on family members to provide long-term care (LTC) for their elderly. In this paper, we study the relationship between a comprehensive range of demographic and socioeconomic variables and informal long-term caregiving using the Turkish Statistical Institute’s Time Use Survey, a nationally representative micro dataset. Employing a multivariate regression analysis, we find that women are more likely to provide unpaid informal caregiving, albeit lacking strong statistical significance. The findings also reveal that being married and older are significant predictors of providing informal LTC. In contrast, we find no significant evidence that income level and house characteristics are crucial determinants of informal LTC. The findings of this study have a number of important policy implications for future practice, such as investing in healthcare and social services and developing policies to encourage LTC workforce participation

    Examination of provinces in Türkiye about sectoral employment share by cluster analysis

    Full text link
    The significance of regional dynamics in the process of economic development and regional development has increased as a result of significant factors like competitiveness, human resource development, and observation of the global market. In this study, mathematical programming-based cluster analysis has been conducted to group the regions in Türkiye according to sectoral employment rates. A mixed integer mathematical model is presented that maximizes the smallest of the out-of-cluster distances while minimizing the largest within-cluster distance. Level 2- 26 sub-regions in Türkiye are clustered according to sectoral employment data for 2021 and 2022. As a result, two clusters were obtained for both years in our country according to employment status by gender on a sectoral basis. One of these clusters is where the employment rate of the agricultural sector is higher than other sectors, and the other is where the employment rate of the industrial and service sectors is higher. When the 2021 and 2022 clusters are compared, in total, TR22, TR32, TR33, TRC3; in men, TR21, TR22, TR32, TR52, TR81; In women, it was observed that TRC1 regions were assigned to different clusters. By implementing a successful employment policy as human resource development across the national government, it will be possible to ensure the balanced growth of provinces located in Türkiye's various geographical areas

    Sanat ortamının belirsiz alanı: kişisel sergi kriterleri

    No full text
    Kişisel sergiler, sanatçıların eserlerini seyircilerle buluşturup etkileşim kurma fırsatı elde ettiği önemli etkinliklerdir. Bu sergiler, sanatçının üretimlerinin doyum noktasına ulaştığı ve artık kitlelerle buluşma anını müjdeleyen bir serüvenin sonudur. Sergi bütün bunların ötesinde sanatçının izlerçevre ile iletişim kurduğu itibarlı bir faaliyet olarak yerini almıştır. Bununla birlikte, kişisel sergilerin tanımı ve kriterleri konusunda ülkemizde ve dünyada çeşitli belirsizlikler bulunmaktadır. Hangi kriterlere göre bir serginin kişisel sergi olarak tanımlandığı, bu sergilerin somut çerçevesinin nasıl oluşturulacağı gibi durumlar bu belirsizliğin başat konularıdır. Bu bağlamda araştırmanın amacı, bu belirsizlikleri çıkış noktası yaparak kişisel sergiler konusunda somut bir çerçeve oluşturmak ve kişisel sergilerin taşıması gereken özellikler üzerine bir tartışma ve düşünme ortamı yaratmaktır. Araştırma, durum çalışması modeli kullanılarak gerçekleştirilen nitel bir araştırmadır. Veriler, uzman görüşleriyle hazırlanan görüşme formu aracılığıyla toplanmış olup 2023 yılında gerçekleştirilen “ARTANKARA 9. Uluslararası Çağdaş Sanat Fuarı’nda 21’i sanatçı, 11’i akademisyen sanatçı, 8’i galeri sahibi, 2’si küratör ve 2’si koleksiyoner olmak üzere toplam 44 kişiyle yüz yüze yapılan görüşmeler yoluyla elde edilmiştir. Elde edilen veriler içerik analizi yöntemiyle çözümlenmiş ve tablolar aracılığıyla sunulmuştur. Araştırmada elde edilen bulgular neticesinde; sanatçı, akademisyen sanatçı, galeri sahipleri, küratörler ve koleksiyonerlerin çoğunluğunun kişisel sergi açma sürecinde karar merciinin sanatçının kendisinin olduğu görüşünde birleştiği görülmüştür

    Declining regionalization in the absence of U.S. dominance

    Full text link
    Regionalization has been an important component within the international relations that typically is associated with the idea of globalization. Globalization has been an important idea for reasons of global peace and stability. However, globalization efforts could only take off right after the collapse of the Soviet Union. Since then, international organizations such as the United Nations, regional organizations such as the NATO have been struggling to keep the ideal of globalization intact. Other regional organizations in Asia and Africa have especially been wary of external interventions and together with the failures regarding genocides and civil wars in Ruanda, Srebrenitsa and the war in Ukraine and the occupation and destruction of Gaza have demonstrated that neither the UN, NATO or the International Criminal Courts have been successful in upholding international law, global peace and economic stability. These have been causes for degradation and distrust in one global world. Instead, these experiences have been furthering the belief that international regionalization has been failing, with direct consequences for modernization and democratization

    14,147

    full texts

    27,316

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    Anadolu Üniversitesi Akademik Arşive Hoş Geldiniz
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇