Anadolu University

Anadolu Üniversitesi Akademik Arşive Hoş Geldiniz
Not a member yet
    27316 research outputs found

    Sağlık kuruluşlarında bilgi sistemleri kullanımının örgütsel çeviklik ve çalışan memnuniyeti üzerine etkisi

    Get PDF
    Bu çalışmada sağlık kuruluşlarında bilgi sistemleri kullanımının örgütsel çeviklik ve çalışan memnuniyeti üzerindeki etkisinin değerlendirilmesi hedeflenmiştir. Bu bağlamda Yozgat Bozok Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesinde görev yapan sağlık çalışanlarına yönelik anket uygulaması yapılmıştır. Nicel araştırma deseninde oluşturulan çalışmada 3 farklı ölçek kullanılmış olup, araştırma kapsamında 256 sağlık çalışanına ulaşılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre sağlık çalışanlarının bilgi sistemleri kullanımı sonucunda memnun oldukları ve sistem kullanımının örgütün çevikliğine katkı sağladığı belirlenmiştir. Özellikle sağlık kuruluşları kapsamındaki bilgi sistemlerinin kullanımının artırılması, günümüz bilgi ve teknoloji çağında önem arz etmekte olup, yaygınlaştırılması açısından önerilerde bulunulmuştur

    Cumhuriyet kadınının değişen silueti: İdeolojik bir araç olarak güzellik yarışmaları

    Get PDF
    Kadın bedeni, her daim ideolojinin öznesi olagelmiş ve temsil niteliğiyle devlet politikalarında önemli bir yer edinmiştir. Türkiye özelinde de İmparatorluk’tan Cumhuriyet’e geçiş sürecinde, modernleşme çabalarının bir yansıması olarak en çok kadınlarla ve kadın bedenleriyle uğraşılmıştır. Cumhuriyet’in kendisiyle özdeş anılmasını arzu ettiği pek çok değer, kadınlar üzerinden temsil edilmektedir. Böyle bir iklimde, ilki 1929 yılında Cumhuriyet Gazetesi organizasyonu ile gerçekleştirilen güzellik yarışmaları son derece önemlidir. Sonradan bir gelenek haline gelecek bu yarışmalar vasıtasıyla zamanın idealize edilen kadın bedenlerinin yanı sıra ideal kadınlık temsillerine de şahitlik edilecektir. Devletin yıllar içerisinde dönüşen ideolojisinin kadın bedenlerine nasıl yansıdığını irdelemeyi amaçlayan bu çalışmada, genel tarama metodu kullanılmış; kimlik ve beden politikaları ile ideal kadın/lık temsilleri arasındaki ilişki kurulmuştur. Cumhuriyet Kadınının değişen silueti, Cumhuriyet’in kuruluşundan bugüne yapılmış tüm güzellik yarışmaları içinden seçilen örnekler dikkate alınarak analiz edilmeye çalışılmıştır. Dönemsel dönüşümü yansıttığı varsayılan 1930-1950-1970-1990 ve 2010 tarihli yarışmalar seçilmiştir. Bu yarışmalarda birinci ilan edilen kadınlar, kimlikleri ve bedenleri üzerinden yapılan ikili bir okumaya tabi tutulmuştur. “Tacı hak eden kadın kimdir?” sorusuna yanıt aranmış; kadınların sosyo-demografik nitelikleri üzerinden bir betimlemeye gidilmiştir. Sonrasında ise kadınların fotoğrafları biçimsel açıdan analiz edilerek, ideal beden temsilindeki evrimin görsel dönüşümü gözler önüne serilmiştir. Böylece tamamlanan analiz; sonuç kısmında ideolojik hegemonya, beden politikaları, temsil ve kimlik tartışmaları çerçevesinde yorumlanmıştır

    Determination of cytotoxic, antioxidant activities and LC/MS-MS profiles of three endemic Verbascum L. species

    Get PDF
    The Verbascum genus includes many species used in folk medicine or the treatment of various diseases. In this study, the cytotoxic, antioxidant activity, and LC/MS-MS profiles of three Verbascum species, which are endemic in Eskişehir and its surroundings, were investigated. The cytotoxic effects of methanol extract of V.detersile, V. eskisehirensis, and V.gypsicola species on the cervical (HeLa) and ovarian cancer (SKOV-3) cells were investigated using a colorimetric assay. The results indicated that cytotoxic effect was not observed after treatment of SKOV-3 cells with Verbascum. On the other hand, the cytotoxic activity of V. detersile was found to be 0.1910 mg/dL and 1.057 mg/dL for HeLa cells after 24 or 48 hours incubation with V.detersile, respectively. The antioxidant activity was determined as 1,1-diphenyl-2-picrylhydrazyl (DPPH•) radical scavenging activity, trolox equivalent antioxidant capacity (TEAC assay), and also the total phenolic content of the samples was found. Total phenols were estimated as Gallic acid equivalents (GAE), expressed as mg Gallic acid/in 1g extract previously described by Singletton. LC/MS profiles separation and detection of phytochemicals of the extract were performed on a Shimadzu UPLC system consisting of a vacuum degasser, an autosampler (SIL20A Shimadzu Autosampler), a binary pump (LC20AD Shimadzu), an oven (CTO20A Shimadzu Column Oven) and DAD dedector (SPD M20A Shimadzu DAD Detector). In terms of antioxidant activity, V. gypsicola was found to have the least antioxidant activity among the three extracts, which is also correlated with the total amount of phenolic content in its content. In this way, it differs from other species. V. detersile exhibits a different chemical profile from the other two species with the iridoid catalpol derivatives it contains. Apigenin pentoside is the only flavonoid molecule detected in V. detersille

    Öğrencilerin uzaktan eğitim hizmet kalitesi hakkındaki görüşleri

    Get PDF
    Uzaktan eğitim ile eğitim veren kurum sayısının her geçen gün arttığı bilinmektedir. Pandemi ile birlikte örgün eğitim kurumlarında uzaktan eğitim ile verilen ders sayılarında da artış olmuştur. Bu artış ile birlikte niteliksel durumun analizi de önemli bir hal almaktadır. Bu çalışmada örgün eğitim öğrencisi olan ve bazı derslerini uzaktan eğitim platformunda alan öğrencilerin uzaktan eğitim derslerinin kalitesi ile ilgili görüşlerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmada “Uzaktan Eğitim Hizmet Kalitesi (UE-SERVQUAL)” ölçeği ile veri toplanarak nicel bir araştırma gerçekleştirilmiştir. Ölçek e-öğrenme, güvenirlik, erişilirlik ve heveslilik olmak üzere toplam dört alt faktörden oluşmaktadır. Çalışma Anadolu’da bulunan bir devlet üniversitesinde gerçekleştirilmişidir. Üniversite Ortak Seçmeli dersi olan Bilişim Teknolojileri ve Uygulamaları dersini alan önlisans öğrencileri çalışmaya katılmıştır. Çalışmada, Sağlık Kurumları İşletmeciliği, Bilgisayar Programcılığı, Fotoğrafçılık ve Halkla İlişkiler Bölümlerinde okuyan toplam 159 öğrenci bulunmaktadır. Öğrencilerin hizmet kalitesi ölçeğine verdiği cevaplar betimsel istatistikler, t-tesi ve ANOVA testi ile analiz edilmiştir. Öğrencilerin hizmet kalitesi ile ilgili görüşlerinin belirlenmesinde betimsel istatistik kullanılmıştır. Cinsiyete göre farklılığın belirlenmesinde t-testi ve bölümlere göre farklılığın belirlenmesinde ANOVA testi kullanılmıştır. Çalışma sonunda öğrencilerin hizmet kalitesi ile ilgili görüşlerinin olumlu olduğu, her bir alt faktörde değerlerin ortalamanın üstünde çıktığı belirlenmiştir. Öğrencilerin cinsiyetlerinin ve okudukları bölümün hizmet kalitesi ile ilgili görüşlerinde anlamlı bir farklılık oluşturmadığı tespit edilmiştir. Yapılan çalışmada araştırma yapılan dersin uzun yıllardır online olarak verilmeye devam ettiği buna rağmen öğrencilerin dersin uzaktan olmasına pek fazla adapte olamadığı ve genellikte katılım sorunu yaşandığı bilinmektedir. Ancak öğrencilerin pandemi ile birlikte dersin online olarak verilmesini kabul ederek sürece daha çok dahil olduğu görülmüştür. Literatürden farklı olarak hizmet kalitesindeki olumlu görüşün ana nedenini bu durumun oluşturmuş olabileceği düşünülmektedir. Bu nedenle çalışma sonucunda dile getirilen öneriler arasında hizmet kalitesi ile ilgili çalışmaların farklı dersler kapsamında tekrar edilebileceği bulunmaktadır

    Havayolu işletmelerinin hizmet sunumlarında kabin görevlilerinin çekiciliğinin algılanan hizmet kalitesi üzerindeki rolünün nöropazarlama teknikleri ile belirlenmesine yönelik bir araştırma

    Get PDF
    1978 yılındaki serbestleşmeden günümüze gelene kadar artan rekabetle birlikte havayolu işletmeleri rekabetçi üstünlük sağlamak için birtakım araçlar kullanmıştır. Bu araçlardan biri olan hizmet kalitesi, karlılığın sürdürülmesi ve pazar payının artırması için havayolu işletmelerine oldukça fayda sağlamıştır. Bu açıdan hizmet kalitesini etkileyen unsurların neler olduğunun ortaya çıkarılması ve bu unsurların üzerine yoğunlaşarak bir takım iyileştirme ve düzenlemelerin yapılması havayolu işletmeleri için önem arz etmektedir. Bu çalışmada havayolu hizmet kalitesini etkileyen ve alan yazında sıkça ele alınan unsurlardan biri olan kabin görevlilerinin, çekicilik düzeylerinin algılanan hizmet kalitesi üzerindeki rolüne odaklanılmıştır. Çekicilik düzeyinin hizmet kalitesi üzerindeki rolünü araştıran alan yazındaki diğer çalışmalardan farklı olarak bu çalışmada nöropazarlama yöntemlerinden EEG tekniği kullanılarak frontal asimetri yaklaşımı benimsenmiştir. 37 katılımcı ile gerçekleştirilen deneyde (F4, F8, AF4, FC6) ve (F3,F7,AF3,FC5) elektrot çiftlerinden elde edilen frontal alfa asimetri metrik sonuçları hesaplanmıştır. Bunun sonucunda çekicilik düzeyi yüksek olan kabin görevlisinin katılımcılardaki yaklaşma motivasyonunu artırdığı ve dolayısıyla çekiciliğin algılanan hizmet kalitesini artıran bir unsur olabileceği ortaya konmuştur. EEG tekniği yanında anket yönteminin de kullanıldığı çalışmada, her iki ölçüm sonuçları karşılaştırılmış ve aralarında istatististiksel bir farklılık bulunmuştur. Bu çalışmanın bulguları, frontal asimetri yaklaşımının çekicilik gibi sözel olamayan özelliklerin algılanan hizmet kalitesi üzerindeki rolünü belirleme konusunda bir alternatif olabileceğini ve nöropazarlama yöntemlerinin geleneksel yöntemlerden elde edilen sonuçları doğrulamak için kullanılabileceğini göstermiştir

    A qualitative analysis of the factors influencing the adoption of MOOC ın higher education

    Get PDF
    The purpose of this research is to highlight the factors influencing the adoption of MOOCs in the Malaysian context. This qualitative study was designed using focus group discussions (FGs) with fifty postgraduate students from two Malaysian Universities. The thematic analysis revealed two major themes, opportunities, and challenges. The findings revealed 12 sub-factors influencing the adoption of MOOCs, seven subfactors for the opportunities for using MOOC, namely, improve the higher education system, support lifelong learning, the accessibility, interactivity, flexibility, individualized instructions, and the positive attitude toward using MOOC. The challenges included 5 sub-factors, namely, lack of openness feature, lack of knowledge and skills, poor technology infrastructure, low self-regulated learning skills, and lack of instructor’ support. Such findings are important for improving the implementation of MOOCs in the Malaysian higher education system for MOOC learners and related stakeholders

    Book review-online language learning: Tips for teachers

    Get PDF
    Among the many societal and educational ramifications of the COVID-19 pandemic, the move to various forms of online, hybrid, and blended learning seems to be one of those emergency responses that looks like it will become a permanent fixture. Though online learning modalities were of course available before the pandemic, the singularity of the situation meant that educational institutions were largely forced to move all of their pedagogical activities online. In seeking to transition classroom-based approaches to the digital world, this change naturally brought with it both challenges and opportunities for staff and students alike. For language teachers, given the added need to develop students’ active and passive communication skills, the shift online has brought with it additional complexities and the book reviewed here provides a range of useful suggestions and guidance

    İşgücü yapısının finansal gelişim üzerindeki etkisinin değerlendirilmesi: G7 ülkeleri ve Türkiye üzerine bir araştırma

    Get PDF
    Yapısı itibariyle işgücü, finansal gelişim ve performans üzerinde etkili temel faktörlerden birisidir. Bu kapsamda bu çalışmada, kadın işgücü oranı, işgücünün eğitim düzeyi, işgücünün çalışma süresi, kısmi zamanlı çalışan oranı, işgücünün emek ve verimliliği ile işgücünün almış olduğu asgari ücretin finansal gelişim üzerindeki etkisi ölçülmeye çalışılmıştır. Çalışma, G7 (Almanya, ABD, İngiltere, İtalya, Fransa, Japonya ve Kanada) ve 2000-2020 yılları arasındaki 21 yıllık dönemini panel regresyon analizi ile incelemektedir. Analiz sonucunda, “Yüksek Öğrenim Gören İşgücü Oranı (YOGIO)”, “Yıllık Ortalama Çalışma Süresi (YOCS)” ve “Emek Verimliği ve Kullanım Oranı (EVKO)” ile “Finansal Gelişme (FG)” arasında %99 güven aralığında istatistiki olarak pozitif ve anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Anlamlı ilişkiler arasında “Yüksek Öğrenim Gören İşgücü Oranı” finansal gelişimi en çok etkileyen değişken olmuştur. Ayrıca, regresyon sonuçları “Kadın İşgücü Katılım Oranı (KIKO)”, “Kısmi Zamanlı Çalışan Oranı (KZCO)” ve “Yıllık Asgari Ücret (YAU)” ile “Finansal Gelişme (FG)” arasında istatistiki olarak anlamlı bir ilişki bulunmadığını da göstermiştir

    Türkiye'de risk alma kanalı ve para politikasının etkinliği

    Get PDF
    Küresel Finansal Kriz, finansal piyasalardaki başarısızlıkların yalnızca az gelişmiş ekonomilerde değil, aynı zamanda gelişmiş ekonomilerde de önemli sorunlar yaratabileceğini göstermiştir. ABD’de varlık fiyatlarında oluşan balon ve aşırı kredi genişlemesi sonucu başlayan kriz, tüm dünya ekonomilerinde finansal istikrarın bozulmasına neden olmuştur. Yaşanan bu krizin sebeplerinden biri olarak uzun süre düşük düzeyde seyreden faiz oranları gösterilmiş, yaşanan likidite bolluğunun bankaların risk alma iştahını arttırdığı savunulmuştur. Risk alma kanalı, genişlemeci para politikasının bankaların risk algısını etkilediğini ve bankaları portföylerinde daha fazla risk almaya yönlendirdiğini ifade etmektedir. Bu çalışmada Türkiye’de 2003 – 2021 dönemi için para politikasında risk alma kanalının varlığı ve gücü incelenmektedir. Bu amaçla, dışa kapalı ve devletin yer almadığı Yeni Keynesyen temellere dayanan bir dinamik stokastik denge modeli geliştirilmiştir. Bu süreçte temsili hanehalkı, firma, banka ve merkez bankasının kısıtlı maksimizasyon koşulları altındaki davranışları çerçevesinde fon akımlarının modellenmiştir. Bu modelin tam rekabet koşulları altında denge çözümlemesi yapılarak elde edilen banka risk alma göstergelerinin para politikası değişiklikleri karşısındaki teorik tepkileri incelenmiştir. Denge çözümü gerçekleştirilen model Bayesyen VAR yöntemi ile tahmin edilerek söz konusu risk alma göstergelerinin teorik beklentilere uygun ve istatistiki olarak anlamlı tepkiler verdiği belirlenmiştir. Tahmin sonuçlarına göre Türkiye’de banka risk alma kanalının varlığı doğrulanmakta ve politika faiz oranında gerçekleştirilen düşüş, bankacılık sistemini daha fazla risk üstlenmeye yönlendirmektedir. Risk alma kanalının kredi faiz oranı şoku karşısındaki tepkisi, politika faiz oranı şokuna göre daha güçlüdür. Bu çalışmanın nihai sonucu, Türkiye ekonomisinde düşük faiz oranlarının bankaların risk alma davranışlarını güçlendirdiği şeklinde ifade edilebilir

    1980-2021 yılları arasında yapılan okul dışı eğitim konulu araştırmalara yönelik bibliyometrik analiz

    Get PDF
    Bu araştırma ile Web of Science (WoS) veri tabanında kayıtlı okul dışı eğitim ile ilgili yayımlanan eğitim araştırmalarına yönelik bibliyometrik bir değerlendirme yapılarak bu alandaki eğilimin ortaya konulması amaçlanmıştır. Araştırmada nicel yaklaşımlardan bibliyometri kullanılmıştır. Bibliyometri elde edilen istatistiki veriler eserlerin ulusal ve uluslararası alandaki kullanım durumlarının tespit edilmesine, konu alanına ilişkin bölge ve zamana dayalı çalışma yoğunluklarının ortaya konulmasına, etkin rollerdeki yazar, dergi ve kurumların belirlenmesine imkân sağlamaktadır. Araştırmada kullanılan veri seti Clarivate Analytics tarafından üretilen WoS veri tabanından alınmıştır. Veriler 1980-2021 yıllarını kapsamaktadır. WoS veri tabanında yapılan çevrimiçi tarama sonrası okul dışı eğitim ile ilgili eğitim ve eğitim araştırmaları kategorisinde toplam 3.256 kayıt olduğu görülmüştür. Bu kayıtların 2.591’i makale türünde olup analizler bu kayıtlar üzerinden gerçekleştirilmiştir. Verilerin analizinde bibliyometrik analiz teknikleri kullanılmıştır. Bibliyometrik analiz, içerik veya doküman analizinden farklı olarak bir alanın araştırma dinamiklerini, değişimlerini, yeniliklerini ve eğilimlerini ortaya koyması yönüyle işlevsel olup incelenen konunun nesnel bir şekilde ortaya konmasına imkân sağlamaktadır. Bu kapsamda okul dışı eğitimile ilgili WoS veri tabanından alınan kayıtlar içerisinde makalelerin yıllara göre sayısal dağılımları ve atıf sayıları, yayın dilleri, yayımlandıkları dergiler, en çok atıf alan makaleler, önde gelen ülkeler, araştırmacılar ve dergilere ilişkin sayısal veriler incelenmiştir. Analizler sonucunda 1980- 2021 yılları arasında en çok makalenin 2021 yılında yayımlandığı görülmüştür. Okul dışı eğitim ile ilgili makalelerin birbirinden farklı 18 dilde yayımlandığı İngilizcenin 2.343 kayıt sayısı ile diğer dillerden önde olduğu tespit edilmiştir. Bunun yanında konuya ilişkin 104 farklı ülkeden araştırmacının literatüre katkı sunduğu önde gelen ülkelerin Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere ve Avustralya olduğu gözlenmiştir. Konu alanına ilişkin makalelerin 1.072 farklı dergide yayımlandığı ve 5.772 araştırmacının literatüre katkı sağladığı sonucuna ulaşılmıştır. Bu araştırma ile okul dışı eğitim konusuna ilişkin WoS veri tabanındaki makaleler incelenmiştir. Benzer araştırmaların farklı yayın türleri ve veri tabanlarında da gerçekleştirilmesi konu alanındaki eğilimi ortaya koyması açısından önem arz etmektedir

    14,147

    full texts

    27,316

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    Anadolu Üniversitesi Akademik Arşive Hoş Geldiniz
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇