27316 research outputs found
Sort by
HPLC method for simultaneous quantification of lumacaftor and ivacaftor bulk and pharmaceutical formulations
In 2015, the Food and Drug Administration granted approval for the use of lumacaftor 200 mg and ivacaftor 125 mg in the treatment of cystic fibrosis patients who possess the F508del mutation, namely those who are 12 years of age or older. Since its approval, the medicine has been implemented in clinical settings, although the presence of numerous disputes, with the aim of mitigating disease symptoms and enhancing the overall quality of life. Given the existing gaps in the literature regarding the analysis of the amalgamation of these two active substances, a straightforward and practical HPLC approach has been devised in adherence to the guidelines outlined in the International Council for Harmonization of Technical Requirements for Pharmaceuticals for Human Use (ICH) Q2(R1) document. To accomplish this objective, the process of separation was successfully carried out using a monolithic silica stationary phase (Chromolith High Resolution RP-18e, 100 mm × 4.6 mm i.d., Merck KGaA, Darmstadt, Germany). The separation process was conducted using a gradient mode. The initial composition of the mobile phase consisted of acetonitrile and a phosphate buffer solution with a concentration of 0.030 M and a pH of 3.5. The flow rate was recorded as 1.0 mL/min, and avanafil was used as an internal standard. The improved and verified approach has demonstrated successful application in bulk and pharmaceutical formulation evaluations when utilizing the ivacaftor/lumacaftor combination
Impact of synchronous online learning environment on students’ cognitive engagement and learning outcomes
Although roles of teaching presence have often been neglected in online learning environments, recent research has acknowledged its burgeoning importance. Synchronous online learning mode in which the teaching and learning process occurs in concurrent real-time helps blur the physical boundary hindrance of online learning for students. However, being present in classes, even in brick-and-mortar classes or virtual classes, does not ensure students’ learning occurrence. The purpose of this study was to investigate the effects of synchronous online learning environments (SOLE) on students’ cognitive engagement, satisfaction, and academic achievement as well. Partial Least Square Structural Equation Modeling (PLSSEM) was utilized to examine the issue under investigation. The results from a questionnaire survey from 186 participants indicated that pedagogical instructions had direct positive medium effects on both deep and shallow cognitive engagements; deep cognitive engagement had a direct positive impact on academic achievement while shallow cognitive engagement did not have any impact on academic achievement and satisfaction. Interestingly, technical support had a direct positive impact on both direct impacts on academic achievements and satisfaction. Implications for the teaching and learning in a synchronous online modality and limitations of the study were also discussed
Çağdaş heykel sanatında cam ve kompozit malzemelerin kullanımı
İnsanoğlunun mağara duvarlarına çizdiği resimler ve hayvan kemiklerinden yaptığı minyatür heykeller ışığında heykel tarihinin eski çağlara kadar uzandığı görülmektedir. Tarih öncesi insanların doğadan esinlenerek yaptıkları heykellerin yerini zamanla dinî inançları almıştır ve bu inançları doğrultusunda heykel sanatı bir araç olarak kullanılmıştır. Yerleşik hayatla beraber dinî törenlerde icra edilen heykel sanatında gelişmeler yaşanmıştır. Küçük çaplarda yapılan heykellerin yerine büyük boyutlarda yapılan heykeller alırken kullanılan malzemeler de çeşitlenmiştir. Taş, ahşap, cam ve bronzun kullanımıyla heykel sanatı da farklı boyutlara taşınmıştır. Mısır sanatında mimari yapılarda kullanılan heykeller, atalara birer şükran ifadesi olmaktan öteye gitmemiştir. Helenistik döneme kadar dinî inançlarla varlığını sürdüren heykel, gündelik hayatı da esin kaynağı olarak alabilen bir yapıya bürünmüştür. Sıradan insanların da konu olarak işlenebildiği heykel sanatı, Endüstri Devrimi’yle altın çağını yaşamaya başlamıştır. Geleneksel malzemeler yerine kullanılan farklı malzemeler, fikirleri ve yöntemleri de değiştirmiştir. Değişen fikir ve yöntemler doğrultusunda farklı sanat anlayışları ortaya çıkmıştır. Heykel sanatında farklı malzeme kullanımı Dada sanat anlayışıyla pik noktasına ulaşmış, sanatçılar yapılmayanı yapabilmek için birbirleriyle yarışa girmişlerdir. Endüstri Devrimi’yle kullanılmaya başlanan naylon, plastik, metal gibi malzemeler, sanatçıların sanat diline derin etkide bulunmuş ve hafif, ekonomik, kolay işlenebilir olmalarıyla sanatçılar tarafından tercih edilmişlerdir. Çağdaş döneme ayak uyduran heykel sanatı farklı malzemelerle günlük hayatın her yerinde icra edilebilmektedir
Malaysian elementary learners’ self-regulation, motivational beliefs and learner control motivation when experiencing online tutorials
Online learning is emphasised in the 21st century curricula as one of the efficient instructional practices that improves the learning ownership of contemporary learners. A key factor in ensuring success in learners’ online learning environments is the implementation of learner control. Learner control motivation is influenced by multiple interconnected beliefs and learner-directed learning practices. This study focuses on self-regulation strategies and motivational beliefs in the context of post-pandemic online tutorials. The aim of this study was to discover the influence of self-regulation strategies on learners’ motivational beliefs, and the impact of learners’ motivational beliefs on their learner control motivation when experiencing online tutorials. This study comprises 14 learners (age 9) from a Malaysian elementary school. Qualitative case study methodology was employed, using interviews and observations. The results of this study revealed a significant relationship between self-regulation and motivational beliefs in order to comprehend learners’ motivation for learner control when experiencing online tutorials. The results drew attention on self-regulation strategies to guide online instruction that underpins learners’ motivational beliefs and enhances learner control motivation
Sosyal bilgiler dersinde demokrasi ile ilgili temel kavramların öğretimi ve kavram yanılgıları
Sosyal bilgiler dersinde öğrencilerin etkin demokratik vatandaşlık yeterliklerini kazanmalarında demokrasinin temel kavramlarını doğru anlamlandırmaları ve öğrenmeleri gerekir. Sosyal bilgiler derslerinde, demokrasinin kavramsal olarak ne kadar etkili öğretildiğinin ortaya çıkarılması demokrasi eğitimi açısından önemlidir. Bu araştırmanın amacı; öğrencilerin demokrasi ile ilgili temel kavram yanılgıların neler olduğunu ve demokrasi ile ilgili temel kavramların sosyal bilgiler dersinde nasıl öğretildiğini belirlemektir. Araştırma, durum çalışması deseni kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın katılımcıları, Eskişehir il merkezindeki bir ortaokuldaki 7. sınıf öğrencileri ve sosyal bilgiler öğretmeninden oluşmaktadır. Veri toplama yöntemi olarak öğrencilere yönelik kelime ilişkilendirme testi, yapılandırılmamış gözlem ve yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Araştırmanın verileri, betimsel analiz ile açıklanmıştır. Araştırmada, öğrencilerin demokrasinin temel kavramlarına ilişkin bazı kavram yanılgıları olduğu tespit edilmiştir. Demokrasi, özgürlük, adalet, hukuk, egemenlik gibi kavramlar konusunda yanlış kavramsallaştırmalar yapılmıştır. Ancak hak, eşitlik, seçim ve katılım gibi kavramlarda öğrencilerin doğru kavramsallaştırma yaptıkları belirlenmiştir. Sosyal bilgiler dersinde öğretmenin kavramların öğretiminde geleneksel öğretim yöntemlerini kullandığı görülmüştür. Araştırmanın sonuçlarına dayanarak, sosyal bilgiler dersinde demokrasiyle ilgili temel kavramların öğretiminde farklı öğretim yöntem ve tekniklerinin işe koşulması önerilmiştir
Cumhuriyetin 100. yılında geçmişten günümüze Türkiye’nin geri kabul anlaşmaları ve düzensiz göçmenler üzerine etkisi
Göç ve zorla yerinden edilme kavramları tarih boyunca çeşitli şekillerde ortaya çıkmış olup benzer amaçları taşımaktadır. Göçmenler, savaş veya iç savaştan kaçarak öncelikle güvenli ve daha yüksek bir yaşam standardı arayışıyla hareket etmektedirler. Son yıllarda medyada göçmenlere dair haberler önemli bir yer tutmaktadır. Hayatta kalmak için ülkelerini terk eden ve güvenli gördükleri topraklara ulaşmak için insanlık dışı koşullara katlanan göçmenlerin acı verici görüntüleri, giderek daha normal ve günlük hayatın bir unsuru olarak algılanmaktadır. Özellikle son yıllarda artan iç savaşların ardından devletler, ülkelerine yasa dışı yollarla giren göçmenlerden ve göç dalgasından kendi güvenli bölgelerini korumak istemektedirler. Avrupa Birliği gibi çözüm arayışında büyük çaba harcayan bir bölge, tehdit algısını yoğun bir şekilde hissetmektedir. Avrupa Birliği ülkeleri geri kabul anlaşmalarını, dış politikalarında bir yaptırım aracı olarak ve güvenli bölgelerini istenmeyen göç dalgalarıyla sarsılma riskine karşı sıkça kullanmaktadırlar. Transit ülkeler arasında en yoğun göç akımının gerçekleştiği bir ülke olması nedeniyle Türkiye için geri kabul anlaşmaları hem kendi hem de bölge güvenliğinin tesisi ve sürdürülmesi bakımından son derece önemlidir. Yasa dışı göç ve göçmen dalgası endişesi, toplumsal boyutta incelendiğinde endişe verici ve üzücü bir tablo ortaya çıkmaktadır. Bu makale, dünyanın karşı karşıya olduğu büyük insani krizin çözümü için önerilen Geri Kabul Anlaşmalarını Cumhuriyetin 100. Yılında gelinen noktada ele alarak düzensiz göçmenler üzerine etkisi hakkında bir değerlendirme ve bilgilendirme yapmayı amaçlamaktadır
Determinants of distance education dropout: Evidence for open university of brazil/federal university of santa maria courses
This work seeks to understand the determinants of student dropout in the courses offered by Open University of Brazil system at the Federal University of Santa Maria. To achieve this objective was used: survival function, factorial analysis and logistic function. The mean dropout rates at the UAB/UFSM were close to 47%, and for undergraduate courses this rate was 50.5%, higher than that of postgraduate, from 43.4%. The probability of a student dropping out of a course is 58.85%, and is higher among male students, with higher income, who resides at a greater distance and who need to move more frequently to perform activities in the classroom. Also, it was found that the perception of the academic aspects as adequate and the greater time of dedication reduce the probability of dropout
Sağlık çalışanlarının Covid-19 sürecinde karşılaştıkları VUCA ortamının iş stresi ve tükenmişlikleri üzerindeki etkisi
Bu çalışma sağlık çalışanlarının Covid-19 sürecinde karşılaştıkları oynak, belirsiz, karmaşık ve muğlak çalışma ortamlarını ifade eden VUCA ortam algısının, çalışanların tükenmişlik düzeyleri üzerindeki etkisinde iş stresinin aracılık rolünü belirlemek amacıyla tasarlandı. Bu amaçla çalışmada araştırmanın amacına yönelik ölçekler kullanıldı. Araştırma, Erzincan ilinde afiliasyon yönetmeliğine göre faaliyetlerini yürüten bir eğitim ve araştırma hastanesinde görevli 2368 çalışandan 387 kişiye online ve yüz yüze yöntemlerle ulaşılarak gerçekleştirildi. Toplanan verilerin analiz edilebilmesi amacıyla AMOS uygulaması ve SPSS PROCESS MACRO model 4 kullanılarak araştırma değişkenleri arasındaki ilişki ve aracılık rolünün değerlendirilmesi yapıldı. Araştırma sonuçlarına göre VUCA ortam algısı ile tükenmişlik, VUCA ortam algısı ile iş stresi ve iş stresi ile tükenmişlik değişkenleri arasında istatistiksel olarak anlamlı ve pozitif ilişki tespit edildi. Ayrıca VUCA ortam algısı ve tükenmişlik arasındaki ilişkide iş stresinin aracılık rolüne sahip olduğu sonucuna da ulaşıldı
Oscar Wilde’ın Lady Windermere’s Fan adlı oyununun Hadiye Sayron imzalı Türkçe çevirisi aracılığıyla Cumhuriyetin 100. yılında tercüme bürosuna yeniden bakmak
Bu çalışmada, bir eser örneğinde çevirmen kararlarının bağlamdan nasıl etkilendiğini incelemek için yola çıkılsa da, daha geniş bir çerçeveden bakıldığında, 1940-1966 yılları arasında faaliyet gösteren Tercüme Bürosu’nun ve benimsediği çeviri normlarının Türkiye Cumhuriyeti’nin Batılılaşma yolculuğundaki rolüne bir uygulama aracılığıyla ışık tutmak amaçlanmaktadır. Çalışma kapsamında incelenmek üzere seçilen eser Oscar Wilde tarafından kaleme alınan ve Hadiye Sayron tarafından İngilizceden Türkçeye çevrilip Lady Windermere’in Yelpazesi adıyla 1960 yılında Tercüme Bürosu’nca yayımlanan Lady Windermere’s Fan adlı tiyatro oyunudur. Çeviri normları, skopos kuramı ve bağlılık kavramı çerçevesinde yapılan çeviri incelemesi Hadiye Sayron’un makro düzeyde kaynak odaklılık veya erek odaklılık eğilimlerinden birinin ağır bastığı bir seçim yapmadığını ortaya koymaktadır. Sayron’un özellikle kültürel ögelerin erek kültüre aktarımıyla ilgili çeviri kararlarının önemli bir kısmında, kaynak normlara uyum çabası içinde olduğu, diğer bir deyişle yeterlilik anlayışını benimsediği; diğer taraftan, metne ve diyaloglara “akıcılık” kazandırmak ve erek kültür okuru için daha “tanıdık” bir ortam yaratmak amacıyla kaynak metinde düz anlamıyla kullanılmış fiilleri ve kalıp ifadeleri erek metne yan anlam taşıyan deyimler veya sözlerle aktararak bu kısımların çevirisinde erek normları öne çıkardığı görülmektedir. Çevirmenin, erek metin okurunu Batı kültürüne yaklaştırmak için kültürel ögelerin çevirisinde kaynak odaklı bir yaklaşım benimsemek, yeni bir alfabeyle tanışan erek metin okurunu bu yeni alfabede yazılmış metinlere alıştırmak için “akıcı” bir metin yaratmak ve aynı zamanda Türkçenin gelişmesine katkıda bulunmak için erek dil ve kültür odaklı bir yaklaşımı da çeviri sürecine dahil etmek olarak özetlenebilecek Tercüme Bürosu skoposlarına uyduğu saptanmıştır
Büyük veriden öğrencilerin öğretim içerik tercihlerinin başarıya etkisinin belirlenmesine yönelik veritabanlarından bilgi keşfi yöntemi: OULAD veri seti örneği
Sanal öğrenme ortamlarında öğrencilerin öğrenme içerikleri ile etkileşimlerinden dolayı çok sayıda veri ortaya çıkmaktadır. Bu veriler eğitsel veri madenciliği algoritmaları ile sanal öğrenme ortamlarının tasarımında yol gösterici nitelikte olmaktadır. Ancak öğrencilerin sanal öğrenme ortamında etkileşimde bulundukları öğretim materyallerinin başarı durumlarına etkisinin incelenmesine ihtiyaç duyulmaktadır. Bu tür ihtiyaçlara yönelik yapılan eğitsel veri madenciliği uygulamalarına yönelik izlenmesi gereken bilimsel süreçlerin de ortaya konulması gerekmektedir. Bu araştırmada öğrencilerin sanal öğrenme ortamında farklı öğrenme materyalleri ile etkileşimlerinin başarı durumuna etkisinin ortaya konulmasında veritabanından bilgi keşfi yönteminin kullanılması amaçlanmıştır. Araştırmada büyük veri olarak The Open University Öğrenme Analitiği Veri Seti kullanılmıştır. Bu veri seti ile veritabanından bilgi keşfi yöntemine göre süreç izlenmiş ve karar ağacı algoritmalarından CART algoritması ile araştırma sorularına yanıt aranmıştır. Araştırmanın bulgularına göre öğrencilerin öğretim materyalleri ile etkileşimlerinin başarının bir belirleyicisi olduğu görülmüştür. Bu doğrultuda öğretim tasarımcılarının uzaktan eğitim ortamlarında standartların oluşturulmasına ve etkili bir öğretim tasarımı için tercih edilecek öğretim materyallerinin belirlenmesine yönelik alacakları kararda araştırma bulgularının yol gösterici nitelikte olması öngörülmektedir