27316 research outputs found
Sort by
Evaluation of helix innovation models and technology development zones in Türkiye within the national innovation system framework
Economic growth and sustainable development, as well as increasing competitiveness in international markets, depend on the establishment of a knowledge-based socio-economic structure. Helix innovation models (HIM) are used to prepare the ground for a knowledge economy, society, and democracy, and to make economic growth and development sustainable. The triple HIM, focusing on the creation, diffusion, and commercialization of knowledge through triple network structures and hybrid organizations, is an effective model for fostering innovation and entrepreneurial culture. The model, obtained by including media-based and culture-based public and civil society actors in the triple helix structure, is referred to as the quadruple HIM. The triple and quadruple HIMs are expanded to include the natural environment factor in the quintuple HIM. Türkiye's national innovation system (NIS) has been designed within the scope of the triple HIM. The contribution of technology development zones (TDZs) in Türkiye to the NIS has been evaluated within the framework of HIMs and the entrepreneur and innovative university index. In this context, it has been concluded that enhancing intellectual property performance and economic and social contributions, as well as developing university-industry collaboration, are necessary
Tasarrufun iptali davasında nakden tazmin (İİK M. 283/2)
İnsan doğası gereği sıklıkla karşılaşılan alacak-borç ilişkisi kimi zaman birtakım uyuşmazlıklara yol açabilmektedir. Bu uyuşmazlıkların giderilmesi ve alacaklının alacağına kavuşabilmesi noktasında çeşitli düzenlemeler yer almaktadır. Bu düzenlemelerden birisi de 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 277. ve devamındaki maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davasına ilişkindir. İnceleme konusu olan eserde ise İİK’nın 283. maddesinin 2. fıkrasında yer alan tasarrufun iptali davasında nakden tazmin konusu ele alınmıştır. Tek bir fıkra hükmünden yola çıkılarak hazırlanan bu kitap, kanun koyucu tarafından gerekli detaylandırma yapılmaması nedeniyle birtakım anlaşmazlıklara yol açabilen ilgili fıkra hükmüne farklı bakışlar ortaya koyarak çeşitli hukuk sistemlerinde nasıl değerlendirildiğine odaklanmıştır. Bu kapsamda ortaya çıkan çeşitli uyuşmazlıklarda farklı hukuk sistemleri içerisinde nasıl bir yol izlendiği gözetilerek yazarın kendi görüşlerine de yer verilmiştir. Bu çalışmada ise bahse konu olan kitabın incelemesi gerçekleştirilmiştir
Kıbrıs Adasındaki İngiliz üslerinin yönetimi ve Brexit sonrası Avrupa Birliği ile ilişkileri
1878 yılından beri Kıbrıs Adasından çekilmeyen İngiliz sömürgeciliğinin kalıntılarından biri olan Egemen İngiliz Üslerinin Birleşik Krallık’ın Avrupa Birliği üyeliğini sonlandırma süreci olan Brexit sonrası durumu araştırmaya değer bir durum ortaya çıkarmıştır.
Bu araştırma, Kıbrıs'taki Egemen İngiliz Üsleri Ağrotur (Akrotiri) ve Dikelya’nın yönetiminin nasıl işlediğini ve Brexit sonrası Avrupa Birliği ve Birleşik Krallık ile ilişkilerinin ne şekilde yürütüleceğini irdelemektedir. Bu çalışmanın veri toplama sürecinde nitel araştırma deseninde yer alan doküman analizi yöntemi kullanılmıştır. Çalışmada öncelikle Kıbrıs Adasındaki Egemen İngiliz Üslerinin varlığına kavuşmasının tarihsel sürecinden kısaca bahsedilip Birleşik Krallık’ın AB Üyeliğinden ayrıldığı süreçte yürütülen Çekilme Anlaşmalarında Egemen İngiliz Üsleri Bölgelerinin durumlarına değinilmiştir. Ayrıca Adadaki İngiliz Üslerinin ne şekilde yönetildiğinden bahsedilmiştir. İngiliz Savunma Bakanlığı’na bağlı bir asker yönetiminde olan, GKRY’nin yargılama sistemiyle uyumlu yargılama yapmaya çalışan, İngiltere’nin aksine AB’nin para birimi Euro’yu kullanan, Brexit sonrası birtakım yetkilerini AB’ye devretmek durumunda kalan, Resmi Gazete’si yayınlananan “sui generis” yapıdaki Egemen İngiliz Üslerinin yönetim yapılanması ve Brexit sonrası durumu incelenmiştir
Causal relationship between greed and fear index and non-performing loans: an empirical study on the Turkish banking sector
This study aims to investigate the causality relationship between the greed and fear index and non-performing loans in the Turkish banking sector. Time series analyses are used in this study. For this purpose, Zivot and Andrews unit root test was used to determine the stationarity of the series. Then, Granger causality test was applied to determine whether there is a causality relationship between the series and if there is a causality relationship, the direction of the causality relationship. According to the results of the study, there is a unidirectional Granger causality relationship between the non-performing loan ratios of the Turkish banking sector and the greed and fear index. In other words, it is concluded that an increase in the Greed and Fear Index increases the non-performing loan(NPL) ratios of the banking sector
Avrupa yeşil mutabakatı konusundaki akademik çalışmaların görsel haritalama tekniği ile bibliyometrik analizi
Bu araştırma, Avrupa Yeşil Mutabakatı konusunda yapılan akademik çalışmaları bibliyometrik analiz yöntemiyle incelemeyi amaçlamaktadır. Bu doğrultuda, Avrupa Yeşil Mutabakatı alanında yapılan ve Web of Science (WoS) veri tabanında yer alan toplam 688 çalışmanın bibliyometrik verileri derlenmiştir. İncelenen akademik çalışmalar, anahtar kelimeler, ülkeler, yazarlar gibi kategoriler baz alınarak gruplandırılmış ve böylece çeşitli ölçütler kapsamındaki değişimler ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır. Yapılan bibliyometrik analiz, VOSviewer haritalandırma yöntemi ile görsel alana taşınmış ve yorumlanmıştır. Tüm bu çerçevede çalışma, 2019 yılında duyurulan ve bir yeşil dönüşüm projesi olan Avrupa Yeşil Mutabakatı konusunda literatürde yer alan yayınları inceleyerek, Avrupa Birliği’nin (AB) bu girişiminin akademik alandaki farkındalığını ele almaya çalışmaktadır
İş Sözleşmesinin işçi tarafından haksız feshi ile “haklı nedene dayanan süreli feshi”ne ilişkin bazı tespit ve değerlendirmeler
Belirsiz süreli iş sözleşmesinin işçi tarafından haksız olarak derhâl feshedilmesi, aynı zamanda usûlsüz fesih teşkil ettiğinden ötürü, İş Kanunu’na tâbi iş ilişkileri açısından İş Kanunu’nun 17. maddesi uygulanmalıdır. Belirli süreli iş sözleşmesinin işçi tarafından haksız olarak derhâl feshinde ise Türk Borçlar Kanunu’nun 439. maddesinde yazılı yaptırımın uygulama alanı bulacağı kabul edilmelidir. Öte yandan, TBK m. 439 hükmünde öngörülen yaptırımın “tazminat” olma niteliği, bu tutardan daha yüksek kararlaştırılan ceza koşulunun varlığı hâlinde, hem TBK m. 439 hükmünde öngörülen tazminatın hem de ceza koşulunun birlikte talep edilememesi gerektiği sonucunu doğurmaktadır. Çalışma konusunu teşkil eden ikinci sorun ise haklı nedeni bulunan ama bu nedene dayanmadan iş sözleşmesini süreli fesih yoluyla sona erdiren işçinin kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmayacağına ilişkindir. Bu konuda öğretide ve yargı kararlarında birlik bulunmamaktadır. Bu çalışmada, anılan ihtimalde işçinin kıdem tazminatına hak kazanması gerektiği savunulmaktadır
Synthesis of novel thiazole derivatives against Alzheimer’s disease and investigation of their cholinesterase inhibition and antioxidant properties
In this study, 7 new thiazole derivatives were synthesized. Cholinesterase inhibition and antioxidant properties were examined to understand whether the synthesized compounds were anti-Alzheimer drug candidates. The antioxidant properties of these newly synthesized thiazole derivatives and their enzyme inhibition values for acetylcholinesterase (AChE) and butyrylcholinesterase (BuChE) were evaluated. According to the data, these substances inhibited the AChE and BuChE enzymes at deficient levels. Compound 2e showed the highest AChE inhibition effect with a value of 20.32 ± 0.005% at 50 µM concentration. Although high activity against BuChE was not observed, compound 2d was an exception with a value of 32.54 ± 0.021% at 50 µM concentration. Values that were comparable to the reference medication gallic acid were found when the antioxidant qualities were investigated using DPPH and ferric ion chelation studies. Ferrous ion-chelating and DPPH radical scavenging consistent with all of the previously reported information, the compounds’ antioxidant properties were very high, despite their modest cholinesterase enzyme inhibitory capabilities. In terms of AChE inhibition and antioxidant activity, respectively, compounds 2e and 2f were shown to be promising prospective agents among these compounds’
Tantuni: Mersin mutfağının geleneksel yemeğinin gastronomik boyutları ve sosyo-kültürel analizi
Mutfak kültürü, bir bölgenin kimliğini, bireylerin sosyal yaşamlarını ve kişilik özelliklerini yansıtan zengin bir kültürel ifade biçimidir. Bu kültürel ifadenin en önemli yapı taşlarından biri olan yöresel yemekler, bulundukları coğrafyanın kültürel özelliklerini taşıyan ve temsil eden ürünlerdir. Mersin, narenciye üretimi ve turistik cazibesi ile öne çıkan bir liman kenti olup, zengin mutfak kültüründe yüksük çorbası, cezerye, kerebiç, batırık, arabaşı, ham çökelek, Silifke yoğurdu ve Mersin Tantunisi gibi lezzetler önemli bir yer tutmaktadır. Tarih boyunca Türkmenlerin (Yörükler) göçebe yaşam tarzıyla bilinen Mersin, aynı zamanda Arap kökenli yurttaşların yoğun olduğu bir etnik çeşitlilik barındırmaktadır. Mersin Tantunisi, et, sebze ve baharat dengesinin yanı sıra yapımındaki özenle öne çıkan bir lezzettir. Ancak, Tantuni’nin tarihsel gelişimi, günümüzdeki durumu, yapım teknikleri ve sosyo-kültürel bağlamı konuları literatürde yeterince ele alınmamıştır. Bu çalışma, bu boşlukları doldurmayı ve somut öneriler sunmayı amaçlamaktadır. Çalışma, Mersin Tantunisi’nin tarihsel gelişimi, güncel durumu ve yapım detaylarını nitel bir araştırma yöntemi çerçevesinde, 13 tantuni ustası ve tantuni konusunda uzman yedi kişi ile yapılan yüz yüze görüşmeler kapsamında incelemektedir. Ayrıca, gönüllülük esasına dayalı olarak tantuni yapım sürecine ait fotoğraf kayıtları toplanmış ve Mersin’in kültürel mirasının korunması ve tanıtılmasına yönelik öneriler literatür taraması ve mevcut çalışmaların analizine dayanarak sunulmuştur
Yeniden işlevlendirme kapsamında İsmail Dalgıç Konağı
Tarihi alanlar içinde sürdürülebilirliğin sağlanması kentler için önemli bir olgu olmakla birlikte, bu yapılara uygulanacak koruma kurallarına uygun yaklaşımlar ile yapılar özgün değerlerini devam ettirebilmektedir. Çalışmanın örneklem alanını oluşturan yapı olan İsmail Dalgıç Konağı; Söke ilçesinde Kemalpaşa Mahallesinde yer almaktadır. Çalışmanın amacı, Kemalpaşa Mahallesinde yer alan tarihi yapıların restorasyonu ve yeniden işlevlendirilmesi ile tarihi yapıların özelliklerine göre müdahalelerin ve işlev değişikliklerinin mimari ve kültürel uyumluluğuna dikkat çekmek, konu ile ilgili yeni araştırmalara ışık tutabilmektir. Çalışma kapsamında bu yapının seçilmesinin nedeni yeni işlevi ile farklı kullanım amaçlarına hizmet etmeye başlayan yapının kent ile kültürel anlamda ilişkisini
belgelemektir. Bu bağlamda “İsmail Dalgıç Konağı” yapısının çalışma kapsamında incelenmesinde temel neden, yapının konut işlevinden farklı işleve dönüştürülmüş olmasıdır. Yöntem olarak nitel araştırma yöntemi kullanılarak veriler; gözlem, doküman analizi, yerinde belgeleme ile toplanmış, elde edilen bilgiler ışığında yapının günümüz kullanımına ilişkin kültürel anlamda katkıları ile ilgili bulgular oluşturulmuştur. Kat planlarının yeni işlev ile kullanımı ve restorasyon raporları incelenmiştir. Tarihi yapının mekânsal özelliklerinin az müdahale uygulanarak yeni işleve uyum sağladığı, Kemalpaşa Mahallesinde restore edilen diğer yapılarla birlikte kent kimliğine kazandırıldığı görülmüştür. Buradan hareketle yapının değişimi incelendiğinde ise, yapısal özelliklerin günümüze taşındığı, güncel ihtiyaçları karşılayabilen fonksiyonlar yönünde değişiminin olumlu sonuçlar getirdiği sonucuna varılmıştır
Lüleburgaz, Fethiye ve Bursa üçgeninde bir tabela ressamı: Abdullah Cankurtaran
Tabela ressamları, çok çeşitli üretim yelpazesine sahip olup dükkân tabelalarından sinema afişlerine kadar çeşitli yazılar veya görseller oluşturan ticari sanatkârlardır. Bu sanatkârların ürünleri genellikle günlük iletişimde kullanılan, bulundukları bölgenin sosyal, ekonomik ve estetik ihtiyaçlarıyla şekillenen ve yerelin görsel kültürünü yansıtan ürünlerdir. Ancak çoğunlukla imzasız oldukları ve kolayca atıldıkları için kayıt altına alınmazlar. Ulusal grafik tasarım tarihimizin kayıp yerel bileşenlerini oluşturan bu sanatkârların ürünlerinin kentsel dönüşüm gibi sebeplerle yok olması, aynı zamanda yerel görsel kültürün ve kent belleğinin kaybedilmesine neden olmaktadır. Bu nedenle, tabela ressamlarının ve üretimlerinin belgelenmesi, ulusal grafik tasarım tarihi ve kent çalışmaları literatürüne katkı sağlaması açısından önemli olduğu düşünülmektedir. Bu çalışma; Lüleburgaz, Fethiye ve Bursa’da tabela ressamlığı yapan Abdullah Cankurtaran ve onun yaptıkları çalışmalarla sınırlandırılmıştır. Araştırmada literatür incelenmiş, adı geçen sanatkârın birinci dereceden akrabası ve kendisini tanıyan kişilerle yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. İlgili bilgi ve belgelere ulaşılmıştır. Araştırma kapsamında, adı geçen sanatkârın özgeçmişi ve üretimleri belgelendirilmiş, yerel grafik tasarım tarihine katkı yapılması amaçlanmıştır