27316 research outputs found
Sort by
Sanal sofralarda buluşalım: Youtube’daki Mukbang videolarının analizi
Son yıllarda oldukça popülerleşmiş olan canlı yayın esnasında yiyecek-içecek tüketimi olarak adlandırılan “mukbang” akımı Güney Kore’den dünya yayılmış ve ülkemizde de yaygın olarak izlenmekte ve üretilmektedir. Bu çalışma, YouTube'daki mukbang videolarını içerik bağlamında analiz ederek Güney Koreli ve Türk içerik üreticilerinin benzerliklerini ve farklılıklarını karşılaştırmayı amaçlamaktadır. Bu çalışmada, nitel araştırma yöntemlerinden biri olan içerik analizi yöntemi uygulanmıştır. Araştırmanın evrenini, “mukbang” anahtar kelimesini başlığında içeren YouTube platformunda yayınlanan videolar oluşturmuştur. Örneklem, 10 Güney Koreli ve 10 Türk mukbang içerik üreticisinin ürettiği toplam 20 mukbang videosundan oluşmaktadır. Seçilen videolar, içerik analizi çerçevesinde sistematik bir şekilde incelenmiştir. Analiz sürecinde, özel olarak geliştirilmiş bir kodlama cetveli kullanılmıştır; bu cetvel, belirlenen parametreler doğrultusunda videoların içeriklerinin kodlanmasını ve değerlendirilmesini sağlamıştır. Kodlama cetveli, video içeriklerinin çeşitli boyutlarını, örneğin yiyecek türleri, sunum biçimleri ve reklam ögesi kullanımı gibi unsurları düzenli ve objektif bir şekilde analiz etmeye olanak tanımıştır. Güney Koreli mukbang içerik üreticilerin yiyecekleri ön plana çıkardığı gözlemlenirken, Türk mukbang içerik üreticilerinin izleyicilerle etkileşime girmeyi tercih ettiklerine ulaşılmıştır. Bu bağlamda, Güney Koreli ve Türk mukbang içerik üreticilerinin videolarının karşılaştırılması, iki kültürün yiyecek-içecek alışkanlıkları ve sosyal medya kullanımı hakkında bilgi sağlayarak mevcut literatürü zenginleştirecektir. Bu çalışma, Güney Koreli ve Türk mukbang içerik üreticilerini karşılaştıran ilk araştırmadır. Literatürde mukbang içerik üreticilerini karşılaştıran bir çalışmanın bulunmaması, çalışmanın özgün değerini artırmaktadır. Gelecek çalışmalarda, YouTube dışındaki video paylaşım platformlarında geniş örneklemler kullanılarak mukbang videoları analiz edilebilir ve platformlar arası içerik ile etkileşim farklılıkları karşılaştırılabilir
A conceptual study on quantum leadership: a new intrapersonal powers -environmental forces balance model
Today, societies and organizations live in an atmosphere rapidly changing new dynamics. In-depth questioning of new facts requires an urgent responsibility. There is a need for leaders can wisely evaluate leadership opportunities with the quantum approach and master innovative and creative thinking and decision-making processes. The existence of leaders who can understand the contexts and move forward with the right vision, right goals, and strategies has become extremely essential to sustainability. Could it be that it is time to confront the new phenomena emerging from completely different anomalous dynamics, and to discover the new paradigm? For this, the leader's thinking, decision-making, and creative processes must be understood very well. How should the leader's thinking and decision-making processes work in order to be innovative by breaking old paradigms? How should the leader fundamentally balance his/her internal powers with environmental factors? This study contributes to the literature by seeking answers to these questions and developing a new conceptual model in this direction. In this conceptual review article, an original model is explainedbased on quantum leadership. It includes eight dynamics of the leader, namely introversion power, the power of creating a vision, the power of inclusiveness, the power of adaptation, the power of understanding, the power of decision-making, the power of face-off, and the power of solidarity. It also explains what kind of relationship network exists among the dynamics and what the underlying values of each dynamic are
Dördüncü sınıf beden eğitimi ve oyun dersi öğretim programının değerlendirilmesi
Bu araştırmanın amacı dördüncü sınıf beden eğitimi ve oyun dersi (BEOD) öğretim programını değerlendirmektir. Provus’un Farklar Yaklaşımı Modelinin ürün bileşenine dayalı gerçekleştirilen program değerlendirme süreci, açımlayıcı sıralı desen izlenerek gerçekleştirilmiştir. Tarama deseninin temel alındığı ilk aşamada 260 sınıf öğretmenine anket uygulanarak toplanan nicel veriler betimsel istatistiklerle, temel nitel araştırma deseninin temel alındığı ikinci aşamada ise 10 sınıf öğretmeninden görüşmelerle elde edilen nitel veriler içerik analizi ile çözümlenmiştir. Araştırmanın nicel bulguları sınıf öğretmenlerinin BEOD öğretim programının ölçütlerine büyük oranda ulaşıldığını, ancak kazanımlar, içerik, öğrenme öğretme süreçleri ve ölçme değerlendirme boyutlarında tamamen ya da büyük orada ulaşılamayan ölçütler olduğunu, nitel bulguları ise sınıf öğretmenlerinin BEOD ile ilgili mesleki yetersizliklerinin yanı sıra, liseye geçiş sınavı nedeniyle derste başka derslerin yapılmasını, okullardaki araç gereç yetersizliğini, BEOD için ayrılan öğrenme alanlarının ve ders saatinin yetersiz olmasını ve beden eğitimi öğretmenlerinin derse girmemesini programın ölçütlerine ulaşamamasının temel nedenleri olarak gördüklerini göstermiştir. BEOD’nin ölçütlerine ulaşılabilmesi için sınıf öğretmenleri, BEOD’ye yönelik mesleki yeterliklerinin güçlendirilmesini, okullara ders için gerekli araç gereçlerin temin edilmesini ve spor salonu gibi alanların kazandırılmasını, haftalık ders saatinin arttırılmasını, haftalık ders programlarının dördüncü sınıfların da BEOD’yi yapabilecekleri şekilde hazırlanmasını ve derse beden eğitimi öğretmenlerinin girmesini önermişlerdir
Kripto para piyasasında işlem yapan bireysel yatırımcıların irrasyonel yatırımcı davranışlarının analizi
Kripto paralar son yıllarda yatırımcıların ilgisini çeken para birimleridir. Yatırımcıların kripto paralara olan ilgisi bu paraların finansal sistemde yer edinmesinin önünü açmıştır. Diğer piyasalarda olduğu gibi kripto para piyasasında da işlem yapan bireysel yatırımcıların bir takım irrasyonel yatırımcı davranışı sergilemesi muhtemeldir. Bu çalışmada kripto para piyasasında işlem yapan bireysel yatırımcıların sergiledikleri irrasyonel yatırımcı davranışları analiz edilmiştir. Bu kapsamda hazırlanan anket formu kartopu örneklem yöntemi ile bireysel anlamda kripto para alım-satımı yapan yatırımcılara ulaştırılmış ve toplam 158 yatırımcı geri dönüş yapmıştır. Çalışmada kullanılan anket formu iki kısımdan oluşmaktadır. Birinci kısımda yatırımcıların demografik ve yatırımcı profillerini tespit etmeye yönelik sorulara yer verilmiştir. İkinci bölümde ise yatırımcıların irrasyonel yatırım davranışlarını ölçmeye yarayan sorular yatırımcılara sorulmuştur. Çalışmada, bireysel yatırımcıların yaşlarına, mesleklerine, işlem yapma sıklıklarına ve yatırımlarına sermaye ayırma oranlarına göre sezgisel faktörlere verdikleri cevaplarda istatistiksel anlamda farklılık elde edilmiştir. Aynı zamanda çalışmada, bireysel yatırımcıların işlem yapma sıklıklarına, risk seviyelerine, yatırımlarına sermaye ayırma oranlarına ve yatırım sürelerine göre yatırım kararlarında farklılıklar tespit edilmiştir
Phytochemical quality analysis of commercial preparations containing Echinacea purpurea
Echinacea species have been medicinally important plants from the past to the present. Echinacea is used in many diseases, especially cold and wound treatment. The root, flower, and leaf parts of the plant, especially the flower, contain medicinally important components such as chlorogenic acid, caffeic acid, echinacoside and cichoric acid. Today, the medicinal use of the Echinacea can be achieved with its flowers and herbal teas sold in herbal markets. In addition, Echinacea preparations available in pharmacies are used especially for immune boosting and to prevent colds and flu. In the present study, it was aimed to analyze 5 different Echinacea preparations by the HPLC method. According to the HPLC results of Echinacea preparations in different forms (syrup, capsule, etc.), none of the 4 expected standards could be detected in the 2 samples stated to contain Echinacea, while 0.1% caffeic acid was detected in EP-1 and 0.4% cichoric acid, 0.6% chlorogenic acid, 0.2% caffeic acid were detected in EP-3. In the sample purchased directly as a dried herb, all four of the required standards were determined to be following the ranges specified in the European Pharmacopoeia
Does education affect earnings? an application from Türkiye
Education is an important determination for the earnings differentials. The differences in education and the earnings level are investigated in Mincer earnings function. In this study, return to education is investigated in Türkiye by Mincer earnings function using cross sectional data of the Household Budget Statistics micro data set in the years between 2011 and 2019. The return to education is estimated using semiparametric regression method and extended applying control function approach. The control function approach is used as instrumental variable and the 1997 education reform is applied as control function in the paper. The achieved findings of the study show that the education positively affects the earnings level in concerned period. Semiparametric regression estimation results indicate that this effect is higher for certain periods in each year. According to the control function approach results, the effect is negative in some periods contrary to semiparametric test results
Monetary policy uncertainty and exchange rate pass-through: evidence from Türkiye
In this study, the impacts of monetary policy uncertainty (MPU) on second and third-stage ERPT in Türkiye for the period June 2010–December 2023 are examined by using the Time-Varying Parameter VAR Model with Stochastic Volatility (TVP-VAR) developed by Nakajima (2011a, b). The findings of the study show that the time-varying ERPT coefficients increase in the first four periods after the MPU shock and then tend to decrease. The second-stage ERPT coefficients are greater than the third-stage ERPT coefficients over the whole period. The time-varying ERPT coefficients have increased rapidly since 2018. The second-stage ERPT coefficients respond to MPU shocks given at the dates when the CBRT Governors are dismissed before completing their terms of office by increasing more, while the third-stage ERPT coefficients respond by increasing permanently. Based on these findings, reducing monetary policy uncertainty by increasing the predictability of monetary policy decisions is recommended to reduce the ERPT
Bankaların likidite riskini etkileyen faktörler: bist 30 endeksinde işlem gören bankaların analizi
Finans sektörü içerisinde önemli bir yere sahip olan bankalar faaliyetleri süresince çeşitli risklerle karşı kaşıya kalmaktadır. Bu riskler arasında olan “likidite riski” nin iyi yönetilememesi durumunda bankanın iflasına bile neden olabilmektedir. Dolayısıyla bankaların likidite riskini etkin bir şekilde yönetebilmeleri için likidite riskine etki eden faktörlerin tanımlanması, etki derecelerinin tespit edilmesi önem arz etmektedir. Çalışmada, bankaların likidite riskini etkileyen bankaya özgü ve makroekonomik faktörler BIST 30 endeksinde işlem gören 4 ticari bankanın 2013-2023 dönemi için regresyon yöntemi ile analiz edilmiştir. Analizde likidite riski bağımlı değişken olarak kullanılırken bağımsız değişkenler olarak bankaya özgü 6 adet, makroekonomik 4 adet olmak üzere toplamda 10 adet bağımsız değişken kullanılmıştır. Sonuçta bankaların likidite riskinin faiz, CDS, Toplam Mevduat/ Toplam aktif oranlarından etkilendiği tespit edilmiştir
2023 depremleri ve uzaktan eğitimin yükseköğretim öğrencilerinin psikolojik durumlarına etkisi
2023 depremleri sonrası üniversitelerde uzaktan eğitim kararı alınmış, literatürde hem depremin kişilerin üzerindeki olumsuz etkileriyle hem de 2020 yılında COVID-19 pandemisi nedeniyle de daha önceden uygulanmış olan uzaktan eğitimin kişilerin üzerindeki olumsuz etkileriyle ilgili araştırmalar yer almaktadır. Araştırmayla Türkiye’de 2023 yılındaki depremlerinin ve depremlerin sonrasında yükseköğretim için alınan uzaktan eğitim kararının yükseköğretim öğrencilerinin psikolojik durumları üzerindeki etkisinin olup olmadığı amaçlanmaktadır. Araştırmada Nicel Araştırma Desenlerinden biri olan Tarama Modeli Kullanmıştır. Araştırmanın evrenini Türkiye’deki yüz-yüze eğitim alan yükseköğretim öğrencileri oluşturmaktadır. Öğrencilere ulaşmak için araştırmada Basit-kasti örnekleme kullanmıştır. Araştırmada Deprem Sonrası Travma Düzeyini Belirleme Ölçeği, Uzaktan Eğitime Yönelik Tutum Ölçeği ve Depresyon Anksiyete Stres Ölçeğinin Anksiyete Faktörü Kullanmıştır. Araştırmaya 455 öğrenci katılmıştır. Araştırmada elde edilen veriler SPSS 25 Amos 22 programlarıyla analiz edilmiştir. Araştırma kapsamında yapılan analizler sonucunda deprem ve uzaktan eğitimin öğrencilerin psikolojik durumlarına anlamlı bir etkisinin olduğu, uzaktan eğitimin öğrencilerin psikolojik durumlarına anlamlı bir etkisinin olduğu ancak deprem travmalarına anlamlı bir etkisinin olmadığı tespit edilmiştir. Araştırmanın sonuçlarıyla ilgili olarak hem uygulama hem de araştırma alanında önerilerde bulunulmuştur
Wearable technologies and the self-optimization of human bodies: the case of smartwatch
Smartwatches are wearable technologies mostly used to produce health-related data. This paper focuses on smartwatch uses in terms of surveillance mechanisms. We ask whether, in the example of smartwatch, wearable technologies used in self-regulation facilitate the self-optimization of human bodies. We refer to several scholarly works using the concepts of self-tracking culture, quantification, governance of self and self-optimization. We organize our literary and methodological sources in three dimensions to construct an operational analysis: quantified self, self-definition, and governance of the self. We conducted in-depth interviews with a total of thirteen people by using snowball sampling. The average duration of the interviews was 30 minutes. We recorded the interviews with the permission of the respondents. The most important criterion in choosing the people to be interviewed was that they had five months or more of experience using the watch since the smartwatch requires a certain amount of time to get used to it and develop a habit of use. All interviewees had university degrees and an income-generating profession, mostly white-collar. The paper argues that the smartwatch, as a tool of quantification, encourages users to monitor themselves in order to be responsible individuals for their own health. However, we also acknowledge that the use of smartwatch does not straightforwardly produce empowering or disempowering outcomes for the users. There are dualistic aspects in its use that require further sociological considerations. Although the smartwatch is a tool of monitoring, its different connotations must be understood in its specific relation to the users