Anadolu University

Anadolu Üniversitesi Akademik Arşive Hoş Geldiniz
Not a member yet
    27316 research outputs found

    Sohbet robotlarının açık ve uzaktan öğrenme destek hizmetlerinde kullanımı: Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Sistemi örneği

    Get PDF
    Bu çalışmada, açık ve uzaktan öğrenme destek hizmetlerinde kullanılan ve yenilikçi yaklaşımlardan biri olarak kabul edilen sohbet robotlarının incelenmesi amaçlanmıştır. Bilgi ve iletişim teknolojilerindeki gelişmeler, artan dijitalleşme ve yapay zeka teknolojisi ile birlikte açık ve uzaktan öğrenme kurumları pek çok hizmeti çevrimiçi olarak vermektedir. Açık ve uzaktan öğrenenlere yönelik kurumların sağladığı hizmetlerin ve desteklerin başında öğrenci destek hizmetleri gelmektedir. Açık ve uzaktan öğrenmede öğrenenler kurumdan, öğretenlerden ve diğer öğrenenlerden uzakta olduğu için destek hizmetlerinin hayati bir önemi vardır. Hızlı, etkili ve verimli destek hizmetlerinin, açık ve uzaktan öğrenmede kaliteyi artırdığı, öğrenenlerin memnuniyetini, kuruma olan bağlılığını ve motivasyonunu geliştirdiği alanyazında vurgulanmıştır. Bu kapsamda, açık ve uzaktan öğrenmede destek hizmetlerinin niteliğini artırmak için sohbet robotları etkili bir şekilde kullanılmakta ve kurumların ihtiyaçları için özelleştirilebilmektedir. Bu çalışmada açık ve uzaktan öğrenme destek hizmetlerinde sohbet robotlarının kullanımı sözü edilen bağlamda incelenmiş ve Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Sistemi örneği ele alınmıştır. Son olarak, uygulamaya ve ileri araştırmalara ilişkin öneriler sunulmuştur

    Amerikan başkanlık sistemi istisna mı?

    Get PDF
    Küresel ölçekteki demokrasi endekslerinin en kapsamlısını ve en ayrıntılısını sunan Varieties of Democracy (V-Dem) Enstitüsünün 2024 demokrasi raporu, başkanlık sistemiyle yönetilen ABD, Kosta Rika, Uruguay, Güney Kore ve Şili’yi liberal demokrasiler sınıfında değerlendirmiştir. Başkanlık sistemiyle yönetilen ABD dışında dört ülkede demokratik istikrarın sağlanabilmiş olması, ABD başkanlık sisteminin bir istisna olduğu tezine meydan okumaktadır. Bu çalışmada liberal demokrasiler sınıfında değerlendirilen Güney Kore, Kosta Rika, Şili ve Uruguay parti yapıları, parti ideolojileri, parti disiplini ve meclis yapıları gibi özellikleri açısından incelenerek ABD başkanlık sistemiyle kıyaslanacaktır

    Eğitim ortamlarında sosyal adaletin geliştirilmesine ilişkin öğretmen görüşleri

    Get PDF
    Eğitim örgütlerinin toplumsal dönüşümdeki önemli rollerinden dolayı, eğitim ortamlarında sosyal adaletin geliştirilmesi daha demokratik bir toplum yapısının oluşumuna katkı sağlayabilecektir. Bu araştırmada eğitimin uygulayıcısı konumundaki öğretmenlerin, eğitim ortamlarında sosyal adaletin geliştirilmesi için neler yapılabileceğine ilişkin görüşlerinin alınması amaçlanmıştır. Nitel araştırma yönteminin kullanıldığı olgubilim desenindeki araştırmanın çalışma grubunu, eğitim yönetimi alanında tezsiz yüksek lisans yapan ve çalışmaya katılmaya gönüllü 24 öğretmen oluşturmaktadır. Eğitim ortamlarında sosyal adaletin geliştirilmesi için yapılabileceklere ilişkin verilere yarı yapılandırılmış görüşme formu ile ulaşılmış ve ulaşılan veriler içerik analizi tekniği ile çözümlenmiştir. Araştırma sonucunda eğitim ortamlarında sosyal adaletin geliştirilmesine yönelik eğitim sistemi, okul yöneticisi, öğretmen, hukuk sistemi ve basın-siyaset olmak üzere 5 temaya ulaşılmıştır. Bu temaların dağılımı eğitim sisteminde yapılabilecek düzeltmelere ilişkin 27, okul yöneticilerinin yapabileceklerine ilişkin 10, öğretmenlerin yapabileceklerine ilişkin 8, hukuk sisteminde yapılabileceklere ilişkin 4, basın ve siyaset alanında yapılabileceklere ilişkin 2 alt tema şeklindedir. Eğitim ortamlarında sosyal adaletin geliştirilmesine yönelik en çok öneri ve en çok frekansa sahip görüşler eğitim sistemi boyutunda ortaya çıkmıştır. Bu görüşlerin okullar arasında fiziki ve maddi imkânlarda eşitlik, dezavantajlı öğrencilere pozitif ayrımcılık, tüm okullara adil kaynak dağıtımı şeklindedir. Araştırma sonucunda eğitim ortamlarında sosyal adaletin geliştirilmesi yönünde önlemlerin alınması ve sosyal adalet kavramı ile ilgili farklı boyutlarda çok yönlü araştırmaların yapılması önerilebilir

    Alman yönetim bilimini yeniden kurma çabaları: Walter Norden ve yönetim alanının sınırlarını çizmek

    Get PDF
    Alman yönetim bilimi, Kameral-Polizey Bilim ile doğan ve Devlet Bilimi üzerinden gelişen önemli bir gelenektir. İkinci Dünya Savaşı sonrasında ise ABD kamu yönetiminin etkisine girmesiyle tamamen farklı bir yöne kaymıştır. Ancak öncesinde de idare hukuku, iktisat vb. disiplinlere nesnesini yitirmiş, gözden düşmüştür. Alman yönetim bilimi geleneğini canlandırmak için çeşitli başarısız çabalara rastlanmaktadır. Bu geleneği canlandırmak isteyenler arasında ayrıksı bir örnek de vardır: Walter Carl Norden. Çalışmanın temel tezi, Norden’ın Alman yönetim bilimi geleneğini canlandırmak istediği, ancak döneminin güncel sorunları bağlamında pratiğe dönük bir yönetim bilimi oluşturmaya çalışarak başarısız olduğudur. Alman yönetim biliminin geçtiği süreçler, Türk alan yazınında son dönemdeki bazı çalışmalar dışında yeterince incelenmemiştir. Dolayısıyla aksini iddia etse de Norden’ın yeniden kurmak istediği Alman yönetim bilimi geleneğinin devleti nesnesi yapan yaklaşımından uzaklaşmıştır. Almanya’da ve döneminin ana akımının dışında dikkat çekici biçimde piyasa / işletme tekniklerinin devlette de kullanılmasını önermesi, yönetim bilimi geleneğini canlandırma çabalarının bir diğer yolu olarak üniversitelerde ayrı bir bilim dalı olarak öğretilmesi, devlette görev yapacakların bu eğitimden geçmelerinin sağlanmasına dair çabaları ilgi çekicidir ve çalışmada ele alınacaktır. Bir diğer amaç Norden’ın Alman yönetim bilimi geleneği bağlamında Türk alan yazına tanıtılmasıdır. Amacı açısından kuramsal olan çalışmanın, Alman yönetim biliminin tarihsel süreç içerisinde doğuşu ve gelişimine ilişkin Türk alan yazındaki son dönem verilen eserleri tamamlayıcı olacağı, Norden ve yönetim bilimi anlayışını açıklayarak farklı bir yaklaşımı tartışmaya açacağı değerlendirilmektedir. Öte yandan inceleme yaklaşımı açısından açıklayıcı olan çalışmada öncelikle araştırma tekniği açısından birincil kaynaklardan, Norden’ın yönetim bilimi bağlamında yazdığı eserlerden, ilgisi ölçüsünde diğer Alman bilim insanlarının çalışmalarından yararlanılmıştır

    The ‘place’ and the ‘otherness’ through the eyes of a restaurantscape

    Get PDF
    Within a growing relevance of food in shaping cities’ profiles, this paper discusses the glocalized food landscape from the perspective of the city of Inverness, Scotland. Based on the analysis of the restaurantscape in the city center, the research discusses the (dis)connection between place and food and how this informs culinary cosmopolitanism as a driver for urban food tourism management and marketing

    Afrika Kıtası serbest ticaret alanı: Türkiye açısından dış ticarette potansiyel barındırıyor mu?

    Get PDF
    Afrika Kıtası Serbest Ticaret Alanı (AFCFTA) 2018 yılında kurulmuş, günümüzde 55 üyesi olan ve neredeyse tüm Afrika ülkelerini kapsayan bir serbest ticaret anlaşmasıdır. AFCFTA, dünyanın en fazla üyesi olan serbest ticaret bölgesidir. Anlaşmanın amacı; Afrika kıtasında tek bir ticaret alanı oluşturarak ticaret yoluyla kıtanın ekonomik potansiyelinin tam olarak ortaya çıkartılmasıdır. Cumhuriyet döneminde bölgenin sömürgeleştirilmiş olması ve sonrasında Soğuk Savaş konjonktürü nedeniyle Türkiye ile Afrika ülkelerinin diplomatik ve ticareti bağları zayıf kalmıştır. Türkiye’nin Afrika kıtasına yaklaşımı 1998 yılında kabul edilen “Afrika Eylem Planı” ile değişmiş ve hem diplomatik hem de ticari ilişkiler artmaya başlamıştır. Türkiye 2005 yılında Afrika Birliği’nde gözlemci, 2008 yılında ise stratejik ortak unvanı almıştır. Bunun bir yansıması olarak, günümüzde Türkiye ile Afrika ülkelerinin ticari bağları hızla artmaktadır. Çalışmanın amacı; Orta Vadeli Program (2023-2025) ve 2023 Türkiye İhracat Stratejisi ve Eylem Planlarında özel vurgu yapılmış olan Afrika kıtasında yürürlüğe girmiş olan AFCFTA ile Türkiye’nin ticari bağlarını incelemektir. Çalışmada 2014-2023 dönemi Türkiye ile AFCFTA ülkelerinin ticari ilişkileri ihracat, ithalat ve doğrudan yabancı yatırım verileriyle yıllık olarak incelenmiş ve Ticarette İki Yanlı (Bilateral) Yoğunlaşma ve İhracat ve İthalatta Sektörel İki Yanlı (Bilateral) Ticaret Yoğunlaşma Endeksleri kullanılmıştır. Sonuç olarak, anlaşma ülkeleri ile Türkiye’nin ticari bağlarının kuvvetlenmesi, Türkiye’nin dış ticarette ülke çeşitlendirmesi yapmasına ve enerji, hammadde ve gıda güvenliğini artırmasına yardım edeceği sonucuna varılmıştır

    Ölçme ve değerlendirme merkezinde çalışan fen bilimleri öğretmenlerinin LGS sınavında sorulan beceri temelli sorular hakkındaki görüşleri

    Get PDF
    Bu çalışmanın amacı, fen bilimleri branşında Liselere Geçiş Sistemi (LGS) sınavında sorulan beceri temelli sorulara ilişkin ölçme ve değerlendirme merkezinde çalışan fen bilimleri öğretmenlerinin görüşlerinin belirlenmesidir. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden görüşme tekniği kullanılmıştır. Araştırmanın katılımcıları 2021-2022 eğitim-öğretim yılında Türkiye’nin farklı illerindeki Millî Eğitim Bakanlığına bağlı il müdürlüklerinde ölçme ve değerlendirme merkezlerinde görev yapan 10 fen bilimleri öğretmeninden oluşmaktadır. Araştırmanın verileri yarı yapılandırılmış görüşme formu ile toplanmıştır. Araştırmanın bulgularında; dikkat, üst düzey düşünme becerileri, yaşam becerileri, 21. yüzyıl becerileri, soruların zorluğu, yetersiz süre, iyileştirilebilir sorular ve ders kitabına uyumsuz sorular kavramlarının öne çıktığı belirlenmiştir. Sonuç olarak, beceri temelli soruları öğrencilerin çözebilmeleri için dikkatli olmaları gerektiği, üst düzey düşünme becerilerine ve yaşam becerilerine sahip olmaları gerektiği belirlenmiştir. Soruların bazen gereksiz derecede zorlayıcı olduğu ve bu durumun öğrencilerin motivasyonlarını olumsuz yönde etkilediği öğretmenlerce belirtilmiştir. Ayrıca öğretmenler öğrencilerin sınavda soruları yetiştiremediklerine dikkat çekerek yeterli süre verilmesi gerektiğini ifade etmişlerdir. Öğretmen görüşlerinden soruların ders kitabı ile uyum içerisinde olmadığı anlaşılmıştır. Elde edilen sonuçlar ışığında öğrencilere daha fazla zaman verilmesi gerektiği, soruların öğrencilerin seviyesine göre hazırlanması gerektiği, öğretim programı ve kitaplar gibi kaynakların bu sorular doğrultusunda güncellenmesi gerektiği gibi önerilerde bulunulmuştur

    Sözleşme özgürlüğünün sınırlarından biri olarak genel ahlaka aykırılık

    Get PDF
    İrade özerkliği ilkesinin borçlar hukuku alanındaki yansıması olarak kabul edilen sözleşme özgürlüğü ilkesi, modern liberal hukuk sistemlerinin temel prensiplerinden biridir. Ancak her özgürlük gibi sözleşme özgürlüğünün de kendi içerisinde birtakım sınırlandırmaları bulunmaktadır. Bu sınırlandırmalardan biri, sözleşmenin içeriğinin ahlaka aykırı olmasıdır. Gerçekten, TBK m. 27’ye göre; ahlaka aykırı sözleşmeler kesin olarak hükümsüzdür. Burada ahlaktan anlaşılması gereken ise genel ahlaktır. Türk borçlar hukuku öğretisinde sözleşme özgürlüğünün sınırlarından biri olan genel ahlaka aykırılık tartışılagelen bir husus olmuştur. Bu tartışmanın güncel teknolojik ve hukuki gelişmeler ışığında devam ettirilmesi de kaçınılmazdır. Bu bağlamda yapmış olduğumuz çalışmada, sözleşme özgürlüğü kavramı ve bu kavramın TBK m. 27 uyarınca yasal sınırlamaları, söz konusu sınırlamalardan birisi olan ahlaka aykırılık müessesesi ve hangi durumların genel ahlaka aykırılık teşkil ettiği meseleleri detaylı olarak incelenmeye çalışılmıştır

    Rus edebiyatında Moskova: XVII. yüzyılın sonundan XX. yüzyılın başına

    Get PDF
    Kent araştırmalarında Moskova üzerine gerçekleştirilen çalışmalar son dönemde artmaya başlamıştır. Bu araştırmalarda çoğunlukla tek bir yazarın ya da eserin incelenmesinin, kentin Rus edebiyatındaki konumuna dair kısıtlı veriler sunduğu gözlemlenmiştir. Çalışmada XVII. yüzyılın sonundan XX. yüzyılın başına, Moskova’nın edebî metinlerdeki gelişimine bütüncül bir bakış açısı kazandırılması amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda betimleyici ve karşılaştırmalı analiz yöntemlerine ve imgebilime başvurulmuştur. Eserlerinde Moskova’yı konu edinmiş yazar ve şairlerden öne çıkan isimlerin çalışmaları incelenmiştir. Gerçekleştirilen inceleme neticesinde XVIII. yüzyılın başında Moskova’nın yalnızca başkent olma özelliğini yitirdiği, kutsallık ve annelik rollerini muhafaza ettiği, yüzyılın ikinci yarısında dünyevileşme hareketine dâhil olduğu, yüzyılın sonunda doğal güzellikleriyle öne çıktığı, Vatan Savaşı ile birlikte ise daha destansı bir kimliğe büründüğü tespit edilmiştir. XIX. yüzyılın ikinci yarısında Batıcı-Slavofil tartışmaların arasında kaldığı, ilerleyen yıllarda kapitalizmin etkisiyle ticari yönünün daha fazla vurgulandığı, XX. yüzyılın başında modernleşme ve sekülerizm karşısına konumlandırıldığı, zıt ve uyumsuz bir zeminde kaleme alındığı görülmüştür. Bu verilerden hareketle edebî metinlerde Moskova, Rusya’da yaşanan tarihsel, dinî, siyasi, sosyolojik ve ekonomik alanlarda meydana gelen önemli gelişmelerin habercisi ya da ürünü olarak değerlendirilmiştir

    Donetsk ve Luhansk örneği üzerinden devletlerin tanınması konusuna disiplinlerarası bir bakış

    Get PDF
    Son yıllarda uluslararası alanda yaşanan güncel gelişmeler, devletlerin tanınmasına ilişkin tartışmaları yeniden gün yüzüne çıkarmıştır. Sovyetler Birliği’nin dağılmasının akabinde önce eski Sovyet devletlerinin uluslararası topluma kabulüyle başlatabileceğimiz bu farklılıklar ve tartışmalar Yugoslavya’nın bir hayli sancılı olan parçalanma sürecinde en üst noktaya ulaşmıştır. Zira Yugoslavya’dan ayrılan devletlere getirilen yeni koşullar, tanıma kurumunun teoride baskın olan bildirici niteliğine ilişkin şüpheleri artırmış; kurucu görüşün ise elini güçlendirmiştir. Diğer taraftan, uluslararası literatürde, tanıma konusuna ilişkin birçok çalışmanın genellikle tanımanın kurucu veya bildirici nitelik taşıyıp taşımadığına odaklanması, tanımanın uygulamadaki boyutunu arka plana itmiştir. Ancak uygulamaya baktığımızda devletlerin tanınması göründüğü kadar basit bir süreç değildir. Bu süreç, hukuki niteliklerin yanında politik-ekonomik anlamlar da barındırmaktadır. Bu nedenle kapitalist devlet formunun geçmişten bugüne geçirmiş olduğu dönüşümlerin, uluslararası hukuktaki yansımalarıyla birlikte tanıma konusuna etkisi büyüktür. Kosova’nın tek taraflı olarak Sırbistan’dan ayrılması ise tanımanın bu yönünü, diğer bir deyişle emperyalist politikalarla olan bağını gözler önüne sermiştir. Günümüzde uluslararası gündemi işgal eden güncel sorunlar arasında yer alan Donetsk ve Luhansk’ta yaşanan gelişmeler de Kosova örneğinden hareket eden emperyalist politikaların bir sonucudur. Batılı devletlerin Kosova’da yaptığı gibi Ukrayna’da tanıma kurumu, Rusya tarafından bölgesel çıkarları gerçekleştirmek amacıyla kullanılmıştır. Ayrıca, 11 Eylül saldırılarından sonra ABD emperyalizmi tarafından daha çok başvurulan işgal hukukuna başvurma yöntemi, bölgesel gücünü yeniden tesis amacı taşıyan Rusya tarafından Ukrayna’da kullanılmıştır

    14,147

    full texts

    27,316

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    Anadolu Üniversitesi Akademik Arşive Hoş Geldiniz
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇