27316 research outputs found
Sort by
Sosyal hizmet disiplininde alkol ve madde bağımlılığı üzerine amatem’lerde yürütülmüş lisansüstü tezlere yönelik bir içerik analizi
Bağımlılık ciddi bir halk sağlığı sorunu olup sosyal hizmet disiplininin de çalışma alanı olan multi-disipliner bir konudur. Bu araştırma, Türkiye’de sosyal hizmet lisansüstü programlarında, alkol ve madde bağımlılığı hakkında bu bağımlılıkların tedavisinde en bilinen merkezlerin AMATEM’ler olması nedeniyle bu merkezlerde yürütülmüş tezlerdeki araştırma eğiliminin ve içeriklerinin değerlendirilmesini amaçlamaktadır. Araştırma yöntemi betimsel olup bu kapsamda içerik analizi metoduyla lisansüstü tezler incelenmiştir. Yüksek Öğretim Kurulu’nun tez veri tabanında, “AMATEM”, “Alkol/madde bağımlılığı”, “Alkol bağımlılığı” “Madde bağımlılığı” anahtar kelimeleri üzerinden Ocak 2012-Mart 2024 tarihleri arasında sosyal hizmet disiplinindeki yüksek lisans ve doktora tezlerinin taraması yapılmıştır. Tarama sonucunda 36’sı yüksek lisans tezi ve 6’sı doktora tezi olmak üzere toplamda 42 teze erişim sağlanmıştır. Tezlerde en fazla nitel araştırma desenlerinden fenomenolojik ve ilişkisel tarama deseninin kullanıldığı, veri toplama aracı olarak yarı yapılandırılmış görüşme formunun sık kullanılmış olduğu; veri analiz yöntemlerinden de çoğunlukla betimsel analizin kullanıldığı tespit edilmiştir. Araştırmanın bulgularına göreyse araştırma yöntemlerinden çoğunlukla nitel çalışmaların tercih edildiği; yapılan çalışmalarda “sosyal hizmet”, “madde bağımlılığı”, “bağımlılık”, “madde kullanımı” kavramlarının; örneklem grubu olarak yetişkin madde kullanım bozukluğu olan bireylerin, örnekleme tekniği olarak ise rastgele örneklem tekniğinin daha çok tercih edildiği gözlenmiştir
Geleneksel Türk kadın giysilerinde sıfır atık tasarım yaklaşımı
Türklere ait geleneksel giysilerin kökeni Avrasya’da yaşamış atalarının kıyafet kültürüne
uzanmaktadır. Türkler yaşadıkları iklime, coğrafyaya ve kültürlerine uyumlu, çok katlı,
dikişli ve hareket serbestliği sağlayan giysiler giymişler, dar enli dokunan kumaşlardan verimi
en çok sağlayan kalıp yöntemlerini kullanmışlardır. Türk geleneksel giysilerinin kesim
özellikleri kumaşı ekonomik kullanmak ve fire oluşturmamak üzerine temellenmiş, günlük
hayatta ve özel günlerde kullanılan, belli bir sırada üst üste giyilen giysilerde bu yöntem
uygulanmıştır. Günümüzde kumaş atıkları büyük bir sorun haline geldiğinden sıfır atık
ve sürdürülebilir moda kavramlarıyla çözümler üretilmeye çalışılmaktadır. Bu anlayışın
yeni bir olgu olduğu düşünülse de tarihi giysiler incelendiğinde sıfır atık tasarım yaklaşımının
yüzyıllar öncesinden uygulandığı söylenebilir. Bu çalışmada, Osmanlı İmparatorluğu
döneminde 19. yüzyıl ve 20. yüzyıla tarihlenen geleneksel kadın giysilerinde kalıp ve
kesim açısından sıfır atık tasarım yaklaşımının uygulanışı ele alınmıştır. İzmir Etnografya
Müzesi’nde bulunan üç etek, cepken ve şalvardan oluşan toplam otuz sekiz adet giysi incelenmiştir.
Sonuçlar geleneksel Türk giysilerinde sıfır atık kalıp ve kesim yöntemlerinin
kullanıldığını bu sayede fire oranının önemli ölçüde azaldığını göstermektedir. Geleneksel
giysilere ait üretim süreçlerinin derinlemesine incelendiği bu çalışmayla gelecekte sıfır atık
yöntemi ile yapılacak tasarımlara kaynak oluşturması hedeflenmiştir
Synthesis of a new thiadiazole-benzodioxole derivative, investigation of acetylcholinesterase inhibition with in vitro and in silico studies
Alzheimer’s disease is a progressive and degenerative brain disease that negatively affects people’s lives and reduces cognitive and sensory human functions. Today, there are active ingredients that work on Alzheimer’s disease, containing benzodioxole and thiadiazole rings. Acetylcholinesterase terminates neurotransmission in the nervous system and leads to the accumulation of acetylcholine, overstimulation of various receptors and consequent impairment of neurotransmission. Thiadiazole and benzodioxole rings are compounds that exhibit a wide range of biological activities, especially known to be effective on acetylcholinesterase. A new compound containing benzodioxole and thiadiazole rings was designed, synthesized and its chemical structure was revealed using spectroscopic methods such as HRMS, 13C-NMR and 1H-NMR. Acetylcholinesterase inhibition activities were investigated using in vitro methods. To elucidate the acetylcholinesterase inhibition of compound 4a, it was subjected to in silico insertion procedure with 4EY7. Compound 4a exhibited 0.114±0.005 µM against AChE. The above data is compared with data for donepezil (0.0201±0.0014 µM), the reference compound in our study
Çok kriterli karar verme perspektifinden dijital diplomasi indeksine göre G20 ülkelerinin değerlendirilmesi
Günümüzde teknolojinin ilerlemesi ve sürekli geliştirilmesiyle birlikte klasik haberleşme araçlarından dijital/internet ortamındaki iletişime doğru bir kayma olmuştur. Bu çalışma bireylerin oluşturduğu hükümetlerin/ülkelerin dijital ortamdaki etkinliklerine göre dijital diplomasi gelişmişliklerini ortaya çıkartmayı amaçlamaktadır. Dijital diplomasi göstergelerine ait ağırlıklar dört farklı yöntemden (CRITIC, LOPCOW, CVM, SD) türetilen altı farklı yaklaşımdan ortaya konulan ortalama düzeyde ağırlıklara göre belirlenmiştir. Dijital diplomasi indeksi kriterlerinden diğerlerine göre daha önemli olan ‘biçim yeterliliği-%14,12’ ilk sırada, ardından ‘diplomatik merkezilik-%12,27’ ikinci sırada ve daha az önemli olan ‘küresel görünürlüğü-%9,58’ son sırada bulunmuştur. Alternatiflerin ikili üstünlüklerine göre karşılaştırma yapmaya imkân sağlayan ELECTRE I yöntemiyle farklı sıralamalar temelinde G20 grubundaki ülkeler değerlendirilmiştir. Karşılaştırmalar için PROMETHEE II, MEREC, MEREC-G, Entropy, Entropy-Corr ve MEREC-Corr yöntemleri kullanılmıştır. Ortalama düzeyde elde edilen kriter ağırlıkları kullanılarak ELECTRE I yöntemiyle yapılan değerlendirmede Hindistan ilk sırada, ABD ikinci, Fransa üçüncü ve Rusya dördüncü sırada yer almıştır. Ülkelerin dijital diplomaside öne çıkmak için görsel veya video içeren etkinliklerini ve diplomatik ağ takipçilerini artırması tavsiye edilebilir. Çalışmada kullanılan ağırlık belirleme yöntemlerinin çeşitliliği ve yenilikleriyle literatüre önemli katkılarda bulunulduğu düşünülmektedir
Yönetici desteği ile örgütsel muhalefet arasındaki ilişki: bu ilişkide örgütsel çekiciliğin aracılık rolü
Organizasyonlar, içinde artan çeşitlilik ve karmaşıklığın karakterize edildiği günümüzün çağdaş manzarasında, iletişim, destek ve muhalefet konularına büyük önem verilmektedir. Bu kavramların önemi göz önüne alındığında, bu çalışma, yönetsel destek ile örgütsel muhalefet arasındaki ilişkiyi incelemeyi ve aynı zamanda örgütsel çekiciliğin aracı rolünü de göz önünde bulundurmayı amaçlamaktadır. Bu amaca ulaşmak için, çalışmada 323 kamu görevlisinden oluşan bir örneklemden veri toplamak için anket yöntemi kullanılmıştır. Toplanan veriler daha sonra istatistiksel yazılım paketi SPSS 24 kullanılarak analiz edilmiştir. Analizin sonuçlarına göre ilk olarak yönetici desteğinin hem örgütsel muhalefet hem de örgütsel çekicilik üzerinde olumlu bir etki gösterdiği belirlenmiştir. Ayrıca analiz, örgütsel çekicilik ve örgütsel muhalefet arasındaki ilişkinin pozitif olduğunu göstermiştir. Çalışma ek olarak yönetici desteği ve örgütsel muhalefet arasındaki ilişkide örgütsel çekiciliğin aracılık etkisini de tespit etmiştir. Kamu sektöründe yönetici desteği, örgütsel çekicilik ve örgütsel muhalefet arasındaki ilişkiye daha önce değinilmemiş olması literatürdeki boşluğu dolduracaktır. Elde edilen bulgular başta kamu kurumları olmak üzere çağdaş organizasyonlarda yönetici desteği, örgütsel çekicilik ve örgütsel muhalefet arasındaki karmaşık dinamiklere ışık tutarak literatüre katkı sunmaktadır
MEREC ve COPRAS yöntemleri ile piyasa çarpanlarına dayalı borsa performans değerlendirmesi: bist-30 pay endeksi uygulaması
Bu araştırmanın amacı, 2021 ve 2022 yılları verileri ile BİST-30 pay endeksinde yer alan 23 şirketin piyasa çarpanlarına dayalı borsa performanslarının yatırımcı gözüyle değerlendirilmesidir. Araştırma, yatırımcıların düşük ya da yüksek değerlenmiş hisse senetlerini bulmak için F/K, PD/DD, FD/FAVÖK, FD/Satışlar kriterlerinin düşük olmasını; Hisse Başı Kâr (HBK) kriterinin yüksek olmasını tercih edeceği varsayımı üzerine temellendirilmiştir. MEREC yöntemi ile 2021 yılında FD/Satışlar, 2022 yılında ise FD/FAVÖK önemli kriterler olarak belirlenmiştir. COPRAS yöntemi ile 23 şirket arasında göreceli ucuz ve pahalı pay senetleri tespit edilmiştir. 2021 yılında ucuzlukta ilk üç sırayı SAHOL, KRDMD ve TUPRS; 2022 yılında ise TUPRS, SAHOL ve KCHOL şirketleri almıştır. Her iki yılda da HEKTS, GUBRF ve SASA şirketlerinin göreceli pahalı olarak son üç sırada bulundukları görülmüştür
Konya’nın ikiz melekleri nereye uçuyor?
Konya İnce Minareli Medrese Taş ve Ahşap Eserler Müzesinde yer alan iki melek figürü
birbirlerine doğru veya ortadaki bir nesneye koşar yahut uçar durumda tasvir edilmiştir.
Bu melek tasvirleri, daha önce Prof. Dr. Selçuk Mülayim tarafından incelenmiş ve
“İkiz Melekler” olarak adlandırılmıştır. Yapılan çalışmayla, “İkiz melekler nereye koşuyor
veya nereye uçuyor?” sorusunun yanıtı aranmaktadır. Çalışma çerçevesinde, Taş ve Ahşap
Eserler Müzesinde yer alan diğer bir taş kabaranın, bahsedilen melek figürlü taş eserlerle
bağlantısı tespit edilmiştir. Fiziksel uygunluk, ölçüler ve anlamsal bütünleşme bu taş eserlerin
özgününde beraber kullanıldığını düşündürmektedir. Dolayısıyla bahsedilen sahne,
yöntem olarak, başka kültürler de dâhil olmak üzere, çeşitli malzeme ve stildeki benzer
sahneler ve figürlerle karşılaştırılarak, kurgusal açıdan incelenmiştir. Bu makalenin amacı,
Konya İnce Minareli Medrese Taş ve Ahşap Eserler Müzesine Konya Kalesi’nden getirildiği
bilinen, 883-884 numaralı ve 935 numaralı envanterlere kayıtlı olan mimari taş eserlerin,
özgününde beraber kurgulandığını ortaya koymaktadır.
Bu araştırma, mevcut taş eserlerden yola çıkılarak, yukarıda bahsedilen melek figürlü sahne
ve bu sahnenin sembolik anlam içeriği üzerinedir
MPOWER politika paketi kapsamında uygulanan tütün vergileri ve Türkiye’ye yönelik çıkarımlar
2004 yılında tütün kullanımının kontrolünü sağlamak amacıyla Dünya Sağlık Örgütü Tütün Kontrolü Çerçeve Sözleşmesi imzalanmıştır. Sözleşmenin 6. maddesi tütün tüketimini azaltmak için vergi politikalarını ve tütün ürünlerine ilişkin fiyat politikalarını, sağlık hedeflerine katkıda bulunmak amacıyla benimseyen ve uygulayan tarafları tanımlamaktadır. Sözleşmeye dahil olan ülkelerde vergi artışlarını da içeren MPOWER politika paketi uygulanmaktadır. Türkiye bu sözleşmeye taraf olan ülkelerden biridir. Bu çalışmada, Türkiye’nin 2008-2022 yılları arasında tütün kontrolü kapsamında uyguladığı vergi politikası ele alınmıştır. Türkiye’de tütün üzerinden alınan vergilerin Dünya Sağlık Örgütü’nün benimsediği kriterlere genel olarak uyumlu olduğu ancak MPOWER politikalarının ülkedeki kapsamı açısından en yavaş ilerleyen ölçüt olduğu görülmüştür. Bununla birlikte Türkiye’de tütün üzerinden alınan vergilerin ve sigara fiyatlarının tütün kullanım yaygınlığı üzerindeki etkisinin istenen düzeyde olmadığı tespit edilmiştir
Hava trafik kontrolörlerinin inisiyatif almadan çalışmasının trafiklerin uçuş süresine etkisi ve maliyeti
Türkiye’de hava trafik kontrolörleri, çalışma koşullarındaki ve haklarındaki mağduriyetleri ifade etmek için 9 hafta boyunca belirli günlerde İnisiyatif Almadan Çalışma (İAÇ) kapsamında tam kurallı operasyon uygulamıştır. Bu kapsamda hava trafik kontrolörleri, havacılık prosedürlerini ve kurallarını birebir uygulamıştır. Operasyon emniyeti ve güvenliğini riske atmadan, planlanan hava trafik akışında herhangi bir inisiyatif uygulama olmaksızın operasyon süreci yönetilmiştir. Bu süreç bazı meydanlarda gelen ve giden trafiklerin planlanan zamanlarında uçuşunu gerçekleştirmesini etkilemiş, havada yapılan beklemeleri arttırmış ve bunlarla birlikte uçuş safhalarında genel bir gecikmeye sebep olmuştur. Emniyet hiçbir şekilde riske atılmadan yapılan bu çalışmalar hava trafik kontrolörlerinin, havacılık operasyonlarındaki etkilerini gözler önüne sermek ve havacılık sektörüne olan katkılarını ortaya çıkarmayı hedeflemiştir. Bu çalışmada, İAÇ sürecinde yapılan operasyonlar karşılaştırmalı olarak analiz edilmiş ve süreç içerisinde oluşan gecikme maliyetlerindeki farklar ortaya çıkarılmıştır
Turkish public diplomacy in the minutes of the Turkish Grand National Assembly (1931-1938)
For the young Republic of Turkey, the 1930s were a test of international public diplomacy. Turkey, which based its domestic and foreign policy on the principle of “Peace at home, peace in the world!”, was also concerned about its own future with the dictatorial regimes of Germany, Russia and Italy, which had distanced themselves from democratic governance and entered into an arms race with a sense of revenge, as well as the public diplomacy it would conduct and the measures it would take with the countries in its region. During the First World War, the country had suffered great devastation. The Turkish nation had spent everything it had in the struggle for liberation and was almost exhausted. However, it had managed to build a democratic state based on “National Sovereignty” despite the great economic depression that engulfed the world. However, the political developments in Europe and the possibility of the Republic of Turkey entering into a new chaos with the approaching World War could have destroyed all the gains and the future of the country. The task of protecting Turkey from this impending danger and keeping it safe could only be possible with the rational policies pursued by President Gazi Mustafa Kemal Atatürk and the correct decisions taken by the Turkish Grand National Assembly in line with these policies. The aim of this study is to examine the Turkish public diplomacy as reflected in the minutes of the Turkish Grand National Assembly of Turkey between 1932 and 1938 in order to prevent Turkey's involvement in the upcoming great war and to secure its gains with measures to ensure its security in the region