Anadolu University

Anadolu Üniversitesi Akademik Arşive Hoş Geldiniz
Not a member yet
    27316 research outputs found

    Banking on strength: unveiling financial dynamics through PCA in Turkey's banking sector

    Get PDF
    In this study, principal component analysis method is used to analyze the financial indicators of net interest income, fee and commission income, interest income on marketable securities portfolio, return on assets and return on equity of private, public and foreign-owned deposit banks operating in Turkey for the period covering 2010-2022. Since important financial indicators such as net interest income, fee and commission income, interest income on marketable securities portfolio, return on assets and return on equity have high correlations with each other, the aim of the study is to classify and dimensionally reduce these variables through principal component analysis. In addition, a financial strength index consisting of net interest income, fee and commission income and interest income on marketable securities portfolio and a profitability index based on return on assets and equity have been developed. The profitability index and financial strength index are classified according to their dimensions. According to the findings, since the financial strength index of foreign-owned deposit banks is generally low, the profitability index is also low

    Empresyonizm sanat akımının Halil Paşa resimleri üzerindeki etkisi

    Get PDF
    Empresyonizm 19.yüzyılın ikinci yarısında Fransa’da ortaya çıkmış bir sanat akımıdır. Empresyonizm akımının oluşumunda sanatçıların doğa karşısında ışık ve renk kavrayışına bağlı kişisel üslup arayışları ile bilimsel alandaki gelişmeler etkili olmuştur. Empresyonistler doğanın anlık görüntüsünü hava perspektifi içerisinde ışık, renk olarak yansıtmayı amaç edinmişlerdir. Empresyonizm ortaya çıktığı yıllarda tüm Avrupa sanatını ve sonraki yıllarda Osmanlı sanatını da etkiler. İlk asker ressamlardan olan Halil Paşa’nın resimlerinde etkilenim gözlemlenebilmektedir. Çalışmanın amacı ve kavramsal çerçevesi de bu yönde şekillendirilmiştir. Halil Paşa Osmanlı’nın Batı’yla kurduğu diplomatik ilişkileri sonucu Avrupa’ya eğitim için gönderilir. Halil Paşa Avrupa’da Jean-Leon Gerome ve Gustave Courtois’in atölyesinde Fransız klasisizmi kapsamında resim eğitimi almıştır. Halil Paşa Paris’te eğitim aldığı yıllarda empresyonizmden etkilenmiş ve eserlerinde bunu belli oranda yansıtmıştır. Bu bakımdan sanatçı Türk izlenimciliğinin önemli öncülerinden biri olarak kabul görmüştür. Son dönem çalışmalarında daha çok empresyonist etkilere ağırlık veren Halil Paşa bu yönüyle modern Türk resminin çağdaşlaşmasına büyük katkı sağlar. Sanatçının empresyonizme duyduğu derin ilgi 1914 Kuşağı gibi kendinden sonraki modern Türk resmine yön veren sanatçıları da etkilemiştir. Bu araştırmada Fransa’da ortaya çıkan empresyonizmin Halil Paşa’nın resimleri üzerindeki etkileri ele alınmıştır. Sanatçı ve etkilendiği akımla ilgili olarak betimsel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Empresyonist sanat akımının Halil Paşa’nın eserleri üzerindeki etkilerinin anlaşılması için sanatçı hakkında yazılı ve basılı yayın organları, internet kaynakları, akademik çalışmalar, kataloglar tespit edilmiş ve incelenmiştir. Empresyonizmle ilgili elde edilen bulgulardan faydalanarak Halil Paşa’nın resimleri üzerindeki etkiler belirlenmiştir

    Yerel tarih açısından Kırşehir'de yaşamak ile Kırşehir’ i bilmek aynı şey mi?

    Get PDF
    Geleceğin kültür, turizm ve sanayi merkezi olmaya aday bir kent konumunda olan Kırşehir, geniş tarihi, kültürel zenginliğinin yanısıra, Ahilik teşkilatının ve Gökbilim Medresesinin kurucuları olan Ahi Evran-ı Veli ve Cacabey gibi ilim adamlarına ev sahipliği yapmanın yanında, Caca Bey Medresesi ve Türbesi, Yunus Emre Türbesi, Kaman Kalehöyük Arkeoloji Müzesi, Üçayak Kilisesi, Kepez Yer Altı Şehri, Hacıbey Konağı, Kesikköprü, gibi tarihi mekânlara sahiptir. Sosyal Bilgiler dersi kapsamında yerel tarih çalışmaları, yeni bir kavram olarak 2005 yılı sonrası öğretim programıyla gündeme gelmiştir. Ancak yerel tarih çalışmalarının okul boyutunda işlevsel olduğunu söylemek çok da olanaklı değildir. Literatür taramasında Kırşehir’in ne kadar tanındığını içeren herhangi bir çalışmaya rastlanılmamıştır. Çalışmada öğrencilerin Kırşehir’in yerel tarihine ilişkin bilgileri ne ölçüde bilip bilmedikleri belirlenmek hedeflenmiştir. Buradaki temel amaç, öğrencilerin Kırşehir’deki yaşam süreleri üzerinden Kırşehir’i tarihsel ve kültürel özelliklerini ne derece anlamlandırabildiklerini ortaya koymaktır. Bu araştırmada öğrencilerin Kırşehir’in yerel tarihine ilişkin bilgileri ortaya koyabilmek için nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması kullanılmıştır. Katılımcılar, 2021-2022 eğitim öğretim II. döneminde seçkisiz örnekleme yoluyla Kırşehir ilindeki 5 devlet okulunda 5., 6. ve 7.sınıfta öğrenim gören 946 ortaokul öğrencisinden oluşmaktadır. LGS sınav süreci dolayısıyla 8.sınıf öğrencileri çalışmaya dâhil edilmemiştir. Araştırma sorularının cevaplanmasında araştırmacılar tarafından hazırlanan yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Çalışmada tüm süreçler ve aşamalar ayrıntılı bir şekilde açıklanmaya çalışılmıştır. Araştırma sonuçları, çalışmaya katılan öğrencilerin büyük bölümünün Kırşehir’e ait tarihi ve kültürel özelliklerin tam olarak farkında olmadıklarını içinde yaşadıkları şehrin en belirgin kültürel ve tarihsel özelliklerine ilişkin yeterli bilgiye sahip olmadıklarını göstermektedir. Çalışmaya katılan öğrencilerin yarıdan fazlasının doğduğundan beri Kırşehir’de olduğu göz önüne alındığında uzun yıllar vakit geçirdikleri şehre ait değerleri yeterince göremedikleri ya da içselleştiremedikleri anlaşılmaktadır

    Beyond the impasse: a vicious cycle in educational supervision

    Get PDF
    The supervision system is one of the most important pillars of the education system and undoubtedly plays an important role on its development. However, new regulations made almost every year cause constant questioning about whether it works or not in the supervision system and its practices. In this study, it was deemed important to evaluate the supervision system from the perspective of those who directly supervise. Therefore, detailed interviews were held with education supervisors regarding the changes and regulations. It was determined that the majority of the participants evaluated the current structure negatively. The results of constant changes in the supervision structure affect both the supervisors and the whole system, and cause a great deal of damage in many ways. The supervisors mostly stated that there is uncertainty in the supervision system and that it damages the independent structure of the system and so this creates a vicious circle. The fact that changes and innovations made to improve the system are constantly putting the system into a dead end. It is recommended to make changes that will ensure the development of educational supervision in a stable manner

    İşgücü piyasası programları ve istihdam: seçili ülkeler kapsamında bir araştırma

    Get PDF
    İşgücü piyasası programlarının istihdamı destekleme konusunda sıklıkla başvurulan uygulamalar olarak nitelendirildiği bilinmektedir. Bu açıdan bu programların istihdam üzerindeki etkinliği literatürde farklı perspektiflerde araştırılmaktadır. Farklı ülkelerde aktif ve pasif işgücü piyasası programlarının istihdam üzerinde nasıl bir etki gösterdiği çalışmanın temel amacıdır. Bu bağlamda çalışma kapsamında aktif ve pasif işgücü piyasası programlarının Amerika, Almanya, İsveç ve İspanya’da 1991-2020 yılları arasında istihdam üzerindeki kısa ve uzun dönemli etkisi ARDL yöntemi kullanılarak incelenmektedir. Yapılan analizlerle pasif uygulamalar içerisinde yer alan çalışma dışı gelir desteğinin kısa ve uzun dönemde tüm ülkelerde istihdamı azalttığı sonucuna ulaşılmıştır. Aktif işgücü piyasası programlarından istihdam teşvikleri ve doğrudan istihdam yaratma uygulamalarının eğitim programlarına kıyasla istihdamı bazı ülkelerde artırdığı eğitim programının ise yalnızca İsveç’te kısa dönemde istihdam artışına yol açtığı gözlenmiştir. Bu bağlamda aktif uygulamaların program türüne göre gerek ülke içerisinde kısa ve uzun dönemde gerekse ülkeler arasında istihdamı farklı yönde etkilediği tespit edilmiştir. Bu açıdan işgücü piyasası programlarının ülkelerin işgücü piyasalarının genel yapısının yanında içerisinde bulunduğu sosyo-ekonomik durum ile doğrudan ilişkili olduğu söylenebilecektir

    Roma Hukukunda nişanlanma, evlenme ve evliliğin sona ermesi

    Get PDF
    Roma hukukunda aile (familia), devletin ilk oluşumu aşamasından başlayarak gerek toplumsal açıdan gerek devletin yönetimiyle ilgili olarak özel önem taşımıştır. Roma’da “dar anlamda aile (familia proprio iure)” kavramıyla evlilik kurumu birlikte incelenmiştir. Çalışmamızın konusu, Roma hukukunda nişanlanma, evlenme ve evliliğin sona ermesidir. Çalışmamızda, öncelikle, Roma’da oldukça önem taşıyan, toplumdaki en küçük birlik olan ailenin kurulmasındaki ilk adım olan nişanlanma (sponsalia) anlatılmıştır. Daha sonra başlangıcından sona erme aşamasına kadar evlenme (matrimonium) konusu incelenmiş, dolayısıyla evlenmek için gerekli şartlar, evlenmenin hükümleri, evliliğin sona ermesi, boşanma (divortium), dos konuları sırasıyla ele alınmıştır

    John Hick’s theodicy of moral and spiritual development and a critical examination of theodicy

    Get PDF
    John Hick is a significant philosopher known for his innovative ideas in religious thought and theology, particularly through his ‘theodicy of moral and spiritual development’. He redefines human existence as a spiritual education process orchestrated by God, suggesting that the world is created for humanity’s spiritual growth. Hick interprets pain and evil as integral parts of a divine plan, positing that these challenges allow individuals to develop through the exercise of free will. This perspective departs from traditional theistic views, framing evil as a necessary tool for spiritual advancement while maintaining the absolute goodness of God. However, Hick’s theories face criticism, particularly regarding the notion that all human pain serves an educational purpose. Critics argue that experiencing evil can result in trauma, and not all suffering fosters spiritual development. This contention highlights the limitations of Hick’s theodicy in addressing contemporary issues in religion, morality, and social trauma. Despite these criticisms, Hick’s ideas remain influential, sparking discussions among theologians and moral philosophers about the relationship between suffering, spiritual growth, and the dynamics within these fields. His work continues to inspire new approaches to understanding religion and spiritual development

    The effect of tourists’ relationship with nature on global social responsibility awareness within the scope of last chance tourism

    Get PDF
    Last-chance tourism includes tourists' visits to destinations under the threat of extinction to see them for the last time. In this type of tourism, tourists' nature-protective behaviors can be an essential factor in preventing the rapid deterioration of the region. This study aims to reveal whether the relationship with nature impacts global social responsibility in last-chance tourism. Data was collected within the purposive sample using the questionnaire technique. In the analysis phase, regression analysis was performed to reveal the effect of the relationship with nature on global social responsibility. The findings indicate that self-identity, perspective, and experience, which constitute the sub-dimensions of the relationship with nature variable, significantly affect the ecological behavior sub-dimension of global social responsibility. In addition, experience and self-identity significantly affect action orientation, one of the other sub-dimensions of global social responsibility, and perspective affects altruistic behavior

    Ekonomik büyüme, finansal kalkınma ve doğrudan yabancı yatırımların Co2 emisyonları ile ilişkisi: Türkiye örneği

    Get PDF
    Sanayi Devrimi sonrası, endüstriyelleşmenin yaygınlaşması ile, atmosferdeki sera gazlarının oranlarında hızlı bir artış yaşanmış ve bu durum küresel ısınmaya sebebiyet vermiştir. Bu çalışmada, küresel ısınmanın neden ve sonuçlarını gözlemleyebilmek maksadıyla; Türkiye’de CO2 emisyonları ile ekonomik büyüme, finansal kalkınma ve doğrudan yabancı yatırımlar, 1985- 2015 dönemine dair yıllık veriler ile, Paseran ve Shin’in geliştirmiş olduğu Otoregresif Dağıtılmış Gecikme Modeli (ARDL) kullanılarak incelenmiştir. Çalışma sonucunda; CO2 emisyonları ile ekonomik büyüme arasında ters U ilişkisi bulunmuştur. Bu nedenle Çevresel Kuznet Eğrisi’nin varlığı Türkiye için desteklenmiştir. Bunun yanı sıra, CO2 emisyonları ile finansal kalkınma arasında U ilişkisi tespit edilmiştir. Doğrudan yabancı yatırımların ise Türkiye’de, CO2 emisyonlarını pozitif etkilediği bulunmuştur. Bu nedenle Türkiye için, Kirlilik Sığınağı Hipotezi geçerli olmaktadır

    The relationship between sustainable consciousness and environmental awareness sensitivity level in the context of sustainable development

    Get PDF
    In light of the changes and developments that have gained momentum in the 21st century, it is emphasized that the development process should be made sustainable and functional in today's rapidly globalizing societies. As a part of social life, it is important for individuals to adapt to sustainability. Within the scope of sustainable development goals, the issue of a sustainable environment for sustainable societies also comes to the fore. In this context, qualified education is emphasized for individuals and societies with sustainable awareness and awareness of environmental sensitivity. As a matter of fact, it is noteworthy that it is necessary to determine the levels of sustainable awareness and environmental awareness for sustainable development of teacher candidates who will be the educational veterans of the future. This study aims to examine the relationship between teacher candidates' sustainable awareness and environmental awareness levels for sustainable development. The research process was carried out with the relational screening model, which is one of the quantitative research methods, in accordance with the purpose and content of the study. In this study, the ‘Sustainable Consciousness Scale' prepared by Michalos et al. (2012), adapted by Yüksel & Yıldız (2019), and the ’Environmental Sensitivity Scale’ prepared by Yeşil & Turan (2020) were used. The data obtained were analyzed with the statistical analysis program. According to the descriptive statistics, it was seen that none of the data showed normal distribution, and group comparisons were made with the Mann-Whitney U test and Kruskal Wallis tests. As a result, it is understood that sustainable awareness and environmental awareness awareness levels for sustainable development are interrelated and reflected in the opinions of teacher candidates. It is thought that sustainable awareness and environmental awareness can be implemented by designing purposeful activities in schools to encourage the transformation of sustainable awareness and environmental awareness levels into behavior in individual and social life and that sustainable awareness and environmental awareness can be discussed in different education forums to support sustainable society

    14,147

    full texts

    27,316

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    Anadolu Üniversitesi Akademik Arşive Hoş Geldiniz
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇