27316 research outputs found
Sort by
İtalya’nın kamu diplomasisinde kültürel diplomasinin etkisi
İtalya, zengin tarihi, kültürel mirası ve dünya mutfağıyla öne çıkan bir ülkedir. Bu çalışmada, İtalya'nın kamu diplomasisi geliştirmeye yönelik stratejileri incelenecek ve ülkenin kültürel zenginliklerini uluslararası alanda nasıl kullandığı ele alınacaktır. İtalya'nın kamu diplomasisi, başta kültürel miras ve sanat olmak üzere kültürel değerlerini uluslararası alanda tanıtarak ülkenin imajını güçlendirmeyi amaçlamaktadır. Bu çerçevede, İtalyan hükümeti ve kültürel kuruluşları, dünya çapında sergiler, konserler, tiyatro oyunları ve film festivalleri düzenleyerek İtalyan kültürünü tanıtmaktadır. Özellikle UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan İtalya'nın tarihi ve kültürel alanları, kamu diplomasisinin önemli bir parçasını oluştururken, gastronomik zenginliklerini de ön plana çıkardığı görülmektedir. Bu bağlamda çalışmanın amacı, İtalya’nın kamu diplomasi faaliyetleri kapsamında kültürel diplomasiden nasıl yararlandığını incelemek şeklinde belirlenmiştir. Bu süreçte nitel araştırma yöntemlerinden doküman analizi ve söylem analizinden yararlanılacaktır. Yapılan analizler sonucunda İtalya'nın kamu diplomasisi faaliyetleri kapsamında kültürel ve gastronomik zenginliklerini etkili bir şekilde kullanarak uluslararası alandaki etkisini artırdığı anlaşılmaktadır. Kültürel mirasını koruyarak, sanatını ve mutfağını tanıtarak, İtalya, dünya genelinde ilgi uyandırmakta ve ülkenin uluslararası alandaki konumunu güçlendirmektedir
The effects of group-based personalized online teaching on learners’ communıty of inquiry and achievement of a course
The aim is to investigate the effects of delivering group-based personalized teaching via an electronic performance support system (EPSS) in an online medical informatics course on medical students' academic achievement and community of inquiry levels. The basic working principle of EPSS is to provide the most appropriate teaching methods to the educator, according to the students' variables and learning outcomes. The research design of this study involved a quasi-experimental pretest-posttest design with a control group and the qualitative research method of answers to follow-up questions. While the students in the experimental group were taught various teaching approaches (flipped classroom, brain storming, case-based learning, debate and think-pair-share), the students in the control group were taught directly by online lessons according to direct instruction method. It was seen that the experimental procedure had a positive effect on both the academic achievement and community of inquiry levels of the experimental group compared to the control group. Besides, students in the experimental group reported that the lessons were more effective when they were enjoyable, motivating, focused on discussion and research, and were taught through cases. The group personalized teaching method used in this study could be a guide for future studies
Teknoloji, ekoloji ve sanat bağlamında sürdürülebilir faydalı seramik tasarımlar
1987 yılında temeli atılan sürdürülebilirlik kavramı 37 yıl geçmesine karşın etkisini gelişerek
devam ettirmektedir. Yaşam kalitesini ekonomik ve ekolojik biçimde artırmaya yönelik
çözüm odaklı sürdürülebilir arayışlar, toplum ve doğa için faydalı bir amaca dönüşmektedir.
Küresel dönüşüm ile sürdürülebilir kalkınmaya destek vermek, insanların yaşam biçimlerini
değiştirmelerine yardımcı olmak yeniden yapılanmaya katkı sağlamak açısından
günümüzde gerekli hale gelmiştir. Doğanın sinyal vermeye başladığı günümüzde, çevre bilincini-
yaşam kalitesini artırmak ve toplumsal yapıda farkındalık oluşturmak için pek çok
disiplinde araştırma geliştirme çalışmaları yürütülerek faydalı ürün tasarımları oluşturulmaktadır.
Sanatsal-teknolojik odaklı ortaya konulan sürdürülebilir ve kullanılabilir ürün
çıktılarına artık sıkça rastlamaktayız. İyi bir tasarım; araştırma, analiz, sezgi ve ihtiyaca
göre planlanmakta ve nihai olarak uygulamaya dökülen bir süreci kapsamaktadır. Ayrıca
sürdürülebilir tasarım, faydalı tasarımın alt grubu olup az malzeme ve enerjiyle daha fazlasının
yapılabilmesini sağlamaktadır. Araştırmada, sürdürülebilirlik ve sürdürülebilir tasarım
hakkında literatür taraması yapılmış olup farklı disiplinlerde çalışan tasarımcıların
konu üzerine yaptıkları ekolojik tasarımlar, uygulama ve ürünler örneklerle aktarılmıştır.
Diğer başlık altında ise, sanat-bilim-teknoloji-estetik-endüstri birlikteliğinden oluşan
ekolojik, çevreci seramik tasarım ürünlerine yer verilmiştir. Bu doğrultuda seramiklerin
yapılış amacı, çıkış noktası araştırılarak örneklerle açıklanmıştır. Araştırmanın günümüz
tasarımcılarına yeni bakış açısı kazandıracağı ve gezegenimiz için faydalı projeler yapılabileceği
yönünde yol gösterici özelliğe sahip olacağı düşünülmektedir1987 yılında temeli atılan sürdürülebilirlik kavramı 37 yıl geçmesine karşın etkisini gelişerek
devam ettirmektedir. Yaşam kalitesini ekonomik ve ekolojik biçimde artırmaya yönelik
çözüm odaklı sürdürülebilir arayışlar, toplum ve doğa için faydalı bir amaca dönüşmektedir.
Küresel dönüşüm ile sürdürülebilir kalkınmaya destek vermek, insanların yaşam biçimlerini
değiştirmelerine yardımcı olmak yeniden yapılanmaya katkı sağlamak açısından
günümüzde gerekli hale gelmiştir. Doğanın sinyal vermeye başladığı günümüzde, çevre bilincini-
yaşam kalitesini artırmak ve toplumsal yapıda farkındalık oluşturmak için pek çok
disiplinde araştırma geliştirme çalışmaları yürütülerek faydalı ürün tasarımları oluşturulmaktadır.
Sanatsal-teknolojik odaklı ortaya konulan sürdürülebilir ve kullanılabilir ürün
çıktılarına artık sıkça rastlamaktayız. İyi bir tasarım; araştırma, analiz, sezgi ve ihtiyaca
göre planlanmakta ve nihai olarak uygulamaya dökülen bir süreci kapsamaktadır. Ayrıca
sürdürülebilir tasarım, faydalı tasarımın alt grubu olup az malzeme ve enerjiyle daha fazlasının
yapılabilmesini sağlamaktadır. Araştırmada, sürdürülebilirlik ve sürdürülebilir tasarım
hakkında literatür taraması yapılmış olup farklı disiplinlerde çalışan tasarımcıların
konu üzerine yaptıkları ekolojik tasarımlar, uygulama ve ürünler örneklerle aktarılmıştır.
Diğer başlık altında ise, sanat-bilim-teknoloji-estetik-endüstri birlikteliğinden oluşan
ekolojik, çevreci seramik tasarım ürünlerine yer verilmiştir. Bu doğrultuda seramiklerin
yapılış amacı, çıkış noktası araştırılarak örneklerle açıklanmıştır. Araştırmanın günümüz
tasarımcılarına yeni bakış açısı kazandıracağı ve gezegenimiz için faydalı projeler yapılabileceği
yönünde yol gösterici özelliğe sahip olacağı düşünülmektedi
Bursa konut piyasası için hedonik fiyat tahmini: doğrusal ve doğrusal olmayan modeller ile karşılaştırmalı bir analiz
Bu çalışmada, Bursa iline ait konut fiyatlarının, doğrusal ve doğrusal olmayan hedonik fiyat modelleri kullanılarak karşılaştırmalı bir analiz yapılmıştır. Bursa’daki 13557 konut verisinden oluşan bir örneklem kullanılarak doğrusal, yarı-logaritmik, çift logaritmik, ters ve yarı-logaritmik ters olmak üzere beş farklı model değerlendirilmiştir. Çalışmanın bağımlı değişkeni konut fiyatları iken, bağımsız değişkenler konutun metrekaresi, oda sayısı, banyo sayısı, bina yaşı, toplam kat sayısı, bulunduğu kat, ısınma sistemi, krediye uygunluk durumu, tapu türü (kat mülkiyeti veya kat irtifakı), konutun site içerisinde olup olmaması, otopark varlığı ve asansör bulunup bulunmamasıdır. Sonuçlar, kurulan modellerin hem birbiriyle hem de literatürle uyumlu olduğunu göstermektedir. Elde edilen bulgulara göre konut fiyatlarını pozitif yönde etkileyen faktörler banyo sayısı, oda sayısı, asansör bulunması ve konutun site içerisinde yer almasıdır. Buna karşılık, konut fiyatlarını negatif yönde etkileyen faktörler kombi ısıtma sistemi, bina yaşı ve konutun krediye uygunluk durumudur
Kamu kurumlarında görevden alınan üst kademe yöneticilerin uzman kadrolarına atanmasını öngören 375 sayılı KHK hükmünün anayasal eleştirisi
Hukuki düzenlemelerin hukuk sistemi içindeki kuvveti normlar hiyerarşisiyle belirlenmektedir. Hiyerarşinin en üstünde Anayasa’nın yer alması nedeniyle kanunların ve diğer alt düzenlemelerin Anayasa’ya aykırı olmaması gerekmektedir. Aksi durumda kanunların Anayasa’ya aykırı hükümlerinin Anayasa Mahkemesince iptali söz konusu olmaktadır. Bu çerçevede çalışmada, kamuda görev süreleri sona eren veya görevden alınan üst kademe yöneticilerin, uzman veya mesleğe özel yarışma sınavına tabi tutulmak suretiyle hak kazanılan diğer kadrolara atanmasına ilişkin yapılan kanuni düzenlemenin Anayasa’ya uygunluğu tartışma konusu yapılmıştır. Zira sınav ve diğer koşulları yerine getirmek kaydıyla söz konusu kadrolara atama yapılmasını düzenleyen kanun hükmü var iken başka bir kanuni düzenlemeyle, bu şartlar aranmaksızın, üst kademe yöneticilerini atama imkânı tanınmıştır. Çalışmada söz konusu düzenlemenin, Anayasa’nın “kanun önünde eşitlik” ve “kamu hizmetlerine girme hakkı” hükümlerine aykırılık teşkil etmiş olduğu, gerekçeleriyle ortaya koyulmaya çalışılmıştır. Ayrıca böyle bir değerlendirmenin somut norm denetimi neticesinde Anayasa Mahkemesince de kabulü durumunda düzenleme Mahkemece iptale konu olacaktır. Bu da kazanılmış hak ve adalet ilkeleri çerçevesinde iptal kararının geriye yürüme konusunun çalışmada ayrıca tartışılmasını gerekli kılmıştır. Bu tartışma ise mevcut Anayasa hükmü ve doktrindeki görüşler kapsamında yapılmakla birlikte konuya ilişkin mümkün olduğunca adalet ilkesinin tesisini sağlayacak yeni bir anayasal öneri de sunulmuştur
Evaluation des habiletés phonétiques des etudiants turcophones en FLE
La compétence phonétique est négligée dans l'enseignement des langues étrangères en général et dans l'enseignement du français langue étrangère en particulier par rapport aux autres compétences. Pourtant, apprendre correctement la prononciation d'une langue est indispensable pour la compétence de communication. Lorsque l’on examine les manuels de français langue étrangère, on constate qu'on accorde peu ou pas de place à l'enseignement et aux exercices de phonétique. De plus, les recherches dans le domaine montrent que la plupart des enseignants de français n'ont pas reçu une formation suffisante sur la phonétique du français et ils considèrent leurs formations sur ce sujet insuffisantes. Cette étude descriptive vise à évaluer les compétences phonétiques en français des étudiants du département de la didactique du FLE à l’Université Anadolu. À ce propos, les données ont été collectées auprès des participants en utilisant la technique de la lecture oralisée et de la dictée. Ces données ont été examinées à l'aide d'une méthode d'analyse d’erreurs, et les sources des erreurs identifiées ont été classées et présentées sous deux titres : les erreurs liées aux habiletés phonétiques réceptives et les erreurs liées aux habiletés phonétiques productives. L'analyse des données révèle que les étudiants ont commis des erreurs principalement au niveau segmental. Les erreurs les plus courantes et évidentes commises par les étudiants turcs lors de la prononciation du français sont ; les liaisons, les erreurs d’articulation des sons en fin de mot et l’emploi incorrect des phonèmes inexistants en turc tels que les voyelles nasales et le /E muet/. Il est possible de déduire que ces erreurs proviennent de la différence entre les formes orale et écrite du français et de l'influence de la langue maternelle (turc). Pour remédier à ces erreurs phonétiques commises par les étudiants turcs lors de l'apprentissage du français, cette étude propose notamment l'inclusion de la formation phonétique dans la formation initiale et continue des enseignants et l'utilisation des nouvelles technologies multimédias et des méthodes efficaces pour améliorer les compétences phonétiques des étudiants
Faşizm kuramlarında soğuk savaş sonrası yaklaşımlar: jenerik faşizm tartışmaları ve Roger Griffin
Faşizmin Marksist olmayan jenerik bir tanımını yapma girişimlerinin 1960’ların ortasından itibaren başladığı kabul edilmektedir. Soğuk Savaş sonrasında karşılaştırmalı faşizm çalışmaları, ekonomik ya da kurumsal boyutlarından ziyade artan şekilde faşizmin ideolojik ve kültürel boyutlarına yoğunlaşmıştır. Bu araştırmalar içerisinde, Roger Griffin’in karşılaştırmalı faşizm çalışmaları literatürünü birleştirebilmek amacıyla faşizmi jenerik bir kavram olarak “popülist ultra-milliyetçiliğin palingenetik biçimi” şeklinde tanımladığı bir dizi çalışması özellikle dikkat çekicidir. Bu makale, karşılaştırmalı faşizm çalışmaları literatüründe önemli bir yeri olan jenerik faşizm yaklaşımını, analitik bir yöntemle, Roger Griffin’in yaklaşımı özelinde tartışmaktadır. Bu çalışma, Griffin’in tanımının faşist kültür ve sanat gibi spesifik alanlar için kullanışlı olduğunu kabul etmektedir. Öte yandan Griffin’in yeni mutabakat iddiasına şüpheci yaklaşmakta ve faşizmin eylem ve örgütlenme biçimlerinden yalıtılarak anlaşılamayacağını öne sürmektedir
FeTeMM öğrencilerinin kişilik özellikleri ve kariyer gelişim ihtiyaçları
Bu çalışmada, Fen, Teknoloji, Matematik ve Mühendislik (FeTeMM) alanlarında eğitim gören üniversite öğrencilerinin kişilik özellikleri ve kariyer gelişim ihtiyaçları arasındaki ilişkilerini ortaya koymak amaçlamıştır. Bu amaçla veriler, 429 öğrenciden Sıfatlara Dayalı Kişilik Ölçeği ile Kariyer Gelişim İhtiyaçları Anketi aracılığı ile toplanmıştır. Analizler için çoklu regresyon ve aşamalı (stepwise) regresyon analizlerinden yararlanılmıştır. Bu grubun en fazla kariyer planlama (KP), en az kendini tanıma (KT) konusunda kariyer gelişim ihtiyacı olduğu görülmektedir. Regresyon analizleri sonuçları FeTeMM öğrencilerinin KT kariyer ihtiyacını dışadönüklük, duygusal denge, sorumluluk ve deneyimlere açıklık kişilik boyutları %24, iş ve eğitim olanaklarını keşife yönelik kariyer gelişim ihtiyacını sorumluluk, duygusal denge ve dışadönüklük kişilik boyutları %18 düzeyinde ve KP kariyer gelişim ihtiyacını ise sorumluluk, duygusal denge, uyumluluk ve dışadönüklük kişilik özelliklerinin %32 düzeyinde yordadığını göstermektedir. Araştırmanın sonunda bulgulara dayanarak bu gruptaki öğrenciler için kariyer psikolojik danışmanlığı adına neler yapılabileceğine ilişkin öneriler sunulmuştur
Nitel araştırmalarda veri doygunluğu
Nitel araştırmalarda veri doygunluğu araştırmanın güven duyulabilirliği ve örneklemin gerekçelendirilmesi açısından önemlidir. Veri doygunluğunun nitel araştırma sürecinde bilinçli olarak gözlemlenmesi ve hangi aşamada ve nasıl doygunluğa ulaşıldığı şeffaflıkla araştırma raporunda belirtilmesi gerekmektedir. Bu çalışma, nitel araştırma yöntem ve tekniklerini kullanarak araştırma yapacak olan araştırmacılara veri doygunluğunu nasıl gerekçelendireceklerine ve veri doygunluğu açısından dikkat edilmesi gereken hususlara dair bir rehber ortaya koymayı amaçlamaktadır. Derleme olarak tasarlanan çalışmada veri doygunluğu, doygunluk türleri ve doygunluğu etkileyen faktörler hakkında bilgi verilmektedir. Bu çalışmada nitel araştırmalarda doygunluğa ulaşmak ve doygunluğu belirlemek için net bir formülün bulunmadığı ve veri doygunluğunun araştırmanın tasarlanmasından analiz edilmesine kadarki süreçlerle ilişkili olduğu vurgulanmaktadır. Bu odakta veri doygunluğu açısından dikkat edilmesi gereken hususlara dair tasarlanan rehberde araştırmanın tasarlanması, verilerin oluşturulması ve verilerin analiz edilmesi süreçleriyle ilgili faktörlere yer verilmiştir
An investigation of teaching-learning process and measurement and evaluation in elementary english course curriculum with the communicative language approach (teachers’ views)
This study aimed to determine how teachers use the communicative language approach in the learning-teaching process and measurement-evaluation dimensions while implementing the 2018 Primary English Course (Grades 2-8) Curriculum. Embedded single case study design, one of the qualitative designs, was used in this study. The study group included 14 primary education English language teachers instructing different grades in public schools in Eskişehir, Turkey. Data were collected through semi-structured interviews with teachers and analyzed by content analysis. The findings demonstrated that communicative language approach could not be implemented in the classroom due to physical problems in the teaching-learning process, student reluctance and lack of readiness, teachers' initial failure to analyze the learner goals and styles, the lack of the predominant employment of the target language, partial inclusion of the activities determined by the communicative language approach in the course, preference of grammar instruction, partial utilization of group activities, the lack of using authentic materials, immediate correction of learner mistakes, inability to adopt the communicative language roles such as initialization of communication, providing resources and preference of traditional roles, and inability to measure the four basic language skills due to systemic measurement and evaluation errors