Anadolu University

Anadolu Üniversitesi Akademik Arşive Hoş Geldiniz
Not a member yet
    27316 research outputs found

    Kapitalizm, tek başına -dünyaya hükmeden sistemin geleceği

    Full text link
    Gelir eşitsizliği, belirli bir dönemde bir ekonomide üretilen gelirin, ekonomik aktörler arasında adaletsiz veya dengesiz şekilde dağıldığı durumu ifade eder. Her dönem farklı şekillerde bulunan eşitsizlik, son yıllarda artış gösteren bir eğilime sahip bulunmakta, artan akademik merak dolayısıyla da literatür genişlemektedir. Bu alanda Kuznets’in değerlendirmeleri ile Tinbergen’in çalışmaları öncül nitelikte olup Piketty, Stiglitz ve Milanovic ise alanın önemli isimleridir. Branko Milanovic, küresel, bölgesel ve ülke içindeki gelir grupları arasındaki eşitsizlikleri incelemek için analitik yöntemlerin gelişmesine öncülük etmiş bir akademisyendir. Çalışmaları yoğunlukla eşitsizlik üzerine olan Branko Milanovic’in “Küresel Eşitsizlik: Küreselleşme Çağı İçin Yeni Bir Yaklaşım eseri gibi "Kapitalizm Tek Başına-Dünyaya Hükmeden Sistemin Geleceği" başlıklı kitabı da bu alandaki önemli eserlerden birisidir. Gelir adaletsizliği ile kapitalizm arasındaki ilişkinin çok yönlü analiz edildiği bu eserin incelenmesi bu çalışmanın konusunu oluşturmaktadır

    Yabancı para cinsinden borçlanmanın yatırımlar üzerindeki etkisi: Türk imalat sanayi örneği

    Full text link
    Para ikamesi olarak da bilinen dolarizasyon olgusu, yüksek enflasyon ve belirsizlik ortamlarında ülke vatandaşlarının ekonomik işlemlerde ulusal para yerine ya da ulusal para ile birlikte yabancı para birimini tercih etmeleri olarak tanımlanmaktadır. Yabancı para biriminden borç miktarını ifade eden yükümlülük (borç) dolarizasyonunun toplam yükümlülükler içerisindeki payı gelişmekte olan ülkelerde önemli bir ekonomik göstergedir. Döviz kurundaki yükselme bu ülkelerde döviz yükümlülüklerinde artışa yol açarak borç yönetimi ve yatırımlar üzerinde olumsuz etkilere yol açmaktadır. Döviz kurlarındaki değişimin şirket bilançoları üzerinde oluşturduğu etki ve buna bağlı olarak yatırımlarda ortaya çıkan değişim “bilanço etkisi” olarak bilinmektedir. Bu çalışmada, Türkiye’de 2010-2021 dönemi için imalat sektöründeki yabancı para cinsinden borçlanmanın yani yükümlülük dolarizasyonunun yatırımlar üzerindeki etkisi iki aşamalı sistem GMM yöntemi ile analiz edilmiştir. Oluşturulan modele firmaya özgü mikro değişkenler ve ekonomiye ilişkin makro değişkenler kontrol değişken olarak eklenmiştir. Elde edilen ampirik bulgulara göre, firmaya özgü mikro değişkenlerden firma büyüklüğü ve maddi duran varlıklardaki değişiklikler firma yatırımlarını aynı yönlü etkilerken, yabancı para cinsinden borçlanmayı ifade eden yükümlülük dolarizasyonundaki artış yatırımları olumsuz şekilde etkilemektedir. Negatif bilanço etkisinin tespit edildiği bu çalışmanın sonuçlarına göre 2010-2021 döneminde Türk imalat sanayi sektöründeki şirketlerin yabancı para cinsinden borçları arttıkça yatırımları azalmaktadır

    Türkiye’nin kentleşme sürecinde (1923-2023) toplumsal mekânsal örgütlenme ve kentsel kolektif bellek

    Full text link
    Türkiye Cumhuriyeti’nin modern ulus-devlet olarak kuruluş sürecinde toplumsal ve mekânsal örgütlenme politikaları, kentleşme ve sanayileşme hedeflerini ortaya koymaktadır. Ulusal bağımsız ekonominin oluşturulması ve bölgeler arası eşitsizliklerin giderilmesine yönelik Anadolu’daki kamu yatırımları, hem tarım ve sanayi üretiminin hem de kentlerin gelişmesini sağlamıştır. Başkent Ankara, modern kent planlaması ve mimarisiyle kentleşme sürecinin öncüsü olmuş, kentsel mekân ile toplumsal yaşam arasında kurulan istikrarlı ilişki/etkileşim, modern kent kimliği ve kültürünü oluşturmuştur. Bu bağlamda Cumhuriyet’in tarihsel, toplumsal ve mekânsal birikim ve deneyimi, güçlü bir kentsel ve kolektif bellek yaratmıştır. Günümüzde, neoliberal şehircilik uygulamaları ve muhafazakârlaşma politikalarıyla kentler yeniden yapılandırılırken, geçmiş dönemlerin kentsel mekânları özellikle Cumhuriyet’in kuruluş dönemi mirası ve Ankara’nın yapılı çevresi, dönüşüm geçirmekte ve tahrip edilmektedir. Bu çalışma, Türkiye’nin kentleşme sürecini (1923-2023), tarihsel dönemlerde kentsel mekânla toplumsal yaşamın ilişkisi bağlamında ele almakta ve kentsel yapılı çevredeki değişim ve dönüşümlerin, kentsel kolektif hafızanın sürekliliğini nasıl etkilediğini incelemeyi amaçlamaktadır. Çalışmanın yöntemi, bütünleştirici literatür taramasına dayanmaktadır. Kentlerin yeniden yapılandırılma sürecinde kentsel dönüşüm, soylulaştırma, sanayisizleştirme gibi uygulamalar, toplumsal ve mekânsal eşitsizlik ve ayrışmaya, kentsel dokunun parçalanmasına, kentlerin kimliksizleşmesine yol açmakta ve kentsel kolektif belleğin tarihsel sürekliliğini kaybetmesine neden olmaktadır

    İmalat alt sektörlerinin finansal performans ile etkinlikleri arasındaki ilişki: maliyet girdi odaklı yaklaşım

    Full text link
    Fiyatların piyasa tarafından belirlendiği dikkate alındığında işletmeler, maliyet bileşenlerini kontrol altına alıp kârlılıklarını artırarak rakiplerine üstünlük sağlayabilmektedirler. Bu çalışmada BİST’te işlem gören imalat alt sektörlerin finansal performansları Gri İlişkisel Analiz (GİA) yöntemi ile ölçülmeye çalışılmıştır. Daha sonra işletme gider oranları kullanılarak Veri Zarfla Analizi (VZA) girdi odaklı ölçeğe göre değişken getiri (BCC) modeli ile alt imalat sektörlerinin göreli etkinlikleri belirlenmiştir. Çalışmada likidite, faaliyet, mali yapı, kârlılık, faaliyet giderleri arasından seçilen 21 finansal oran ile finansman giderleri oranının da dahil edilmesi ile birlikte 22 adet oran kullanılmıştır. Analizler, 2017-2022 faaliyet dönemlerini kapsamaktadır. Bulgulara göre işletme giderleri, sektörlerin finansal performans derecelerinin belirlenmesinde ilk sırada yer almaktadır. Finansal performans üzerinde etkisi en az olan göstergeler ise likidite ve kârlılık göstergeleridir. Gri ilişkisel analiz sonuçlarından elde edilen bulgularla sektörlerin etkinlik dereceleri hesaplanmıştır. İlişki derecesi yüksek olan gözlemlerin göreli etkin oldukları; ilişki derecesi düşük olan gözlemlerin etkin olmayan gözlemlerden oluştuğu tespit edilmiştir

    Türkiye’de konut satışlarını etkileyen faktörlerin yerli ve yabancılar açısından incelenmesi

    Full text link
    Kişilerin konut taleplerini oluşturan iki temel etkenin barınma ihtiyacı ve yatırım olduğu bilinmektedir. Barınma ihtiyacını gerçekleştirmek için yapılan konut alımları da aslında bir yatırım olarak değerlendirilebilir. Buna ek olarak yatırımcılar da yerli ve yabancı olmak üzere iki kategoriye ayrılabilir. Ekonominin genel durumunda meydana gelen değişimler, bu yatırımcı grupları arasında farklı etkiler yaratabilir. Çalışma kapsamında yerli ve yabancılara yapılan konut satışlarını etkileyen faktörler ayrı modellerle incelenmiştir. 2013 Ocak ve 2023 Haziran dönemi aylık verileri kullanılarak gerçekleştirilen analizlerde yabancıların konut alımlarını etkileyen faktörler tüketici fiyat endeksi, TL/Dolar kuru ve gram altın TL fiyatları olarak belirlenmişken; yerliler için bu faktörlere ek olarak konut kredisi faiz oranları da ilgili modele dahil edilmiştir. Eşbütünleşme ilişkisinin varlığı otoregresif dağıtılmış gecikme (ARDL) modeli kullanılarak analiz edilmiştir. Elde edilen sonuçlara göre her iki model de eşbütünleşme ilişkisinin var olduğu tespit edilmiştir. Hem yerli hem de yabancılar için tüketici fiyat endeksinin konut alımı üzerinde negatif etkisinin olduğu, yine her iki modelde de dolar kurunun konut alımını artırdığı görülmüştür

    Imperial echoes: a postcolonial critique of Rupert Brooke’s “The Soldier”

    Full text link
    This article provides a postcolonial critique of Rupert Brooke’s First World War poem “The Soldier” (1914), revealing the underlying imperialist ideologies embedded in the poem. Written at the beginning of the First World War, the poem epitomises patriotic enthusiasm and glorifies the idea of dying for one’s country. However, from a postcolonial perspective, the poem can be interpreted as a reflection of the colonial mindset that prevailed during Brooke’s time. The assertion that a piece of foreign land could forever be England illustrates the colonial pretensions and cultural superiority inherent in British imperialism. Brooke’s idealisation of England and the depiction of the soldier’s death as a sacrifice under the English heaven serve to morally justify colonial expansion and warfare. This perspective ignores the presence and experiences of the colonised peoples, reducing them to mere backdrops for British heroism. Furthermore, the poet’s emphasis on England’s inherent virtues such as flowers, air and rivers points to a narrative of cultural hegemony. By focusing exclusively on the British soldier’s allegiance to England and glorifying the sense of Englishness, the poem neglects the brutal realities and ethical aspects of colonialism. This study therefore argues that Rupert Brooke’s “The Soldier” employs patriotic idealism to glorify Englishness and sacrifice, which, from a postcolonial perspective, legitimizes the imperialist ideologies and cultural hegemony of British colonialism

    The concept of gender and representation of women in advertisements

    Full text link
    The concept of marketing is explained as the activity of creating, pricing, distributing and promoting products, services and ideas to enable businesses to achieve their goals. One of the most important tools of promotion within these activities is advertising. Female figures, defined as an indispensable element of advertising, appear as both the initiators and the influencers of the change activity. Feminist advertising, also known as femvertising, which has been frequently encountered in recent years, is one of the advertising activities that place the female figure in the subject position. Feminist advertising is accepted as an example of advertising that emphasizes the power of women in advertising in modern societies and the departure from the traditional male-female role distribution. The concept of gender, which is determined based on the general acceptance of society, determines the place of women in commercial films and shapes women. In the study, the commercial films that won awards in the Mixx Award competition in 2022 under the title of gender equality were examined with semiotic analysis. The first of the commercials is the commercial of the Mor Çatı association, which includes Psychological and Economic Violence Against Women. It has been determined that there are many embedded messages in the commercials of the relevant association. In the other commercial analyzed, titled A Daughter Changes, the World Changes, the message that girls' education is at the request of their father, that is, a man, draws attention

    Üst-orta ve yüksek gelir grubundaki ülkelerde dış ticaret-gelir eşitsizliği ilişkisi: Panel ARDL analizi

    Full text link
    It is predicted that prosperity will increase as a result of the liberalization of world trade and the effective use of resources. However, today, when globalization is accelerating, it is seen that the income distribution in the world is not fair despite the increase in world income. For this reason, it is important to reveal the impact of world foreign trade on welfare and income inequality. The aim of this study to investigate the long-term relationship and causality relationship between exports and imports of goods and services, savings, inflation and the gini index for the period 2004-2020 in 30 countries in the upper-middle- and high-income groups. In the study conducted with the panel ARDL method, coefficient estimation and causality tests were performed with panel unit root test, cointegration test and PMG estimator. In the analysis using Panel ARDL-PMG and Dumitrescu-Hurlin Causality Test, a cointegration relationship was detected between exports, imports, savings and gini index. It was determined that exports and savings had a negative effect on the gini coefficient, while imports had a positive effect. Additionally, a unidirectional causality was found from exports, imports and savings to the gini index

    Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nda öngörülen meşru menfaat kavramının ticaret şirketleri bakımından değerlendirilmesi

    Full text link
    6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) yürürlüğe girmesi ile tüm alanlarda olduğu gibi ticaret şirketlerinin faaliyetlerini de derinden etkilemiştir. Veri işlemede ana kural açık rıza olsa da yasama organı Kanun’un 5. maddesinin 2. fıkrasında bu kurala istisnalar getirmiştir. Çalışmamızda KVKK m. 5/2-f’de düzenlenen ”İlgili kişinin temel hak ve özgürlüklerine zarar vermemek kaydıyla, veri sorumlusunun meşru menfaatleri için veri işlenmesinin zorunlu olması” madde metni unsurlarına ayrılarak ele alınacak ve özellikle menfaat kavramının şirketler hukukundaki anlamı tespit edilmeye çalışılacaktır. Bu kapsamda konunun daha iyi anlaşılabilmesi için öncelikle KVKK’ da yer verilen temel kavramlara ilişkin açıklama yapılacaktır. Sonrasında ise KVKK m. 5/2-f’de yer alan düzenlemenin bir hukuka uygunluk sebebi olduğu üzerinde durularak bu hükmün ticaret şirketleri bakımından anlamı ifade edilecektir

    Kamu diplomasisi: kavramlar, yaklaşımlar ve uygulamalar

    Full text link
    Kamu diplomasisi, hükümetlere yabancı halklarla ilişki kurmaları için yapılandırılmış bir yaklaşım sunan önemli bir araçtır. Kültürel değişimler, bilgi paylaşımı, eğitim programları ve medyaya erişim gibi etkinlikler aracılığıyla algıları şekillendirerek uluslararası ilişkileri yönetmek temeline dayanmaktadır. Kamu diplomasisinin uluslararası ilişkiler literatüründe kavramsallaştırılması görece yeni olsa da uygulama olarak geçmişi antik çağlara kadar dayandırılabilir. Nitekim tarihsel olarak da uluslar dış dünyaya yönelik imajlarını yönetme ve yabancı kamuoyunu etkileme ihtiyacı ile gerekli mekanizmaları kurmuş ve kullanmışlardır. Ancak dijitalleşme çağında bilgiyi paylaşma ve yayma olanaklarının artmış olması kamu diplomasisini uluslararası ilişkilerde ön plana çıkarmakla kalmamış, kavramsallaştırmasına ve yapılandırılmış bir mekanizma olarak ortaya koyulmasına da yol açmıştır. Bu makale temel olarak kamu diplomasisinin tarihsel gelişimini, teorik temellerini ve mevcut uygulamalarını inceleyerek öncelikle nasıl kavramsallaştırıldığını açıklamayı ve bu şekilde farklı ulusların kamu diplomasisi stratejilerini neden ve nasıl uyguladıklarının kavranmasını sağlamayı amaçlamaktadır. Bu amaçla yola çıkılan makale, esas olarak analitik ve betimleyicidir. Bu bakımdan kamu diplomasisinin kavramsal evriminin farklı boyutları vurgulanarak bir haritalandırma ile başlamakta, ardından, kamu diplomasisinin antik köklerinden başlayarak modern kavramsallaştırmasına, araçlarının ve aktörlerinin evrimine kadar kamu diplomasisine tarihsel bir bakışla devam etmektedir. Tarihsel genel bakışın ardından, kamu diplomasisinin teorik temelleri, yumuşak güç, ulus markalaşması, iletişim teorileri, inşacılık ve eleştirel uluslararası ilişkiler teorileri odağında ele alınmakta ve söz konusu yaklaşımların kamu diplomasisi uygulamalarını nasıl desteklediğini tartışmaktadır. Uygulama kısmında NATO'nun kamu diplomasisi örneği ele alınmaktadır. Bu kapsamda NATO tarafından benimsenen kamu diplomasisi strateji ve uygulamaları incelenerek hükümetlerarası bir örgütün kamu diplomasisini nasıl etkin bir şekilde yürütebileceğine dair bir örnek ortaya koymaktadır

    14,147

    full texts

    27,316

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    Anadolu Üniversitesi Akademik Arşive Hoş Geldiniz
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇