27316 research outputs found
Sort by
Büyük bunalımdan büyük resete: COVID-19 sonrası devletin, emeğin ve sermayenin restorasyonu
Bu çalışma uluslararası siyasal iktisadın temel çalışma alanlarından olan devlet, sermaye ve emeğin COVID-19 küresel salgını sonrasında nasıl bir şekil aldığını incelemektedir. Bu çalışmanın temel amacı bu üç alanın bütüncül ve ilişkisel dönüşümünü tarihsel materyalist bir açıdan ele almaktır. Bu çalışmanın birinci bölümü, COVID-19’un içine doğduğu küresel ekonomik düzeni resmetmektedir. İkinci bölüm, uluslararası siyasal iktisadın eleştirisini sunmaktadır. Üçüncü bölüm, devletin bu süreçte aldığı formu incelerken, devletin piyasaya müdahil olma biçimlerinin arkasındaki sınıfsal dinamikleri ortaya çıkarmaktadır. Çalışmanın dördüncü bölümü COVID-19 salgının küresel bir hâl alması neticesinde sermayenin hem kendi içinde hem devlet ile kurduğu ilişki biçiminde meydana gelen değişiklikleri irdelemektedir. Beşinci bölüm ise bir sınıf ve bir çalışma biçimi olarak emeğin COVID-19 salgınından sonra ortaya çıkan yeni süreçte nasıl bir restorasyona uğradığını incelemektedir. Bu çalışma sonuç bölümünde ise devlet, sermaye ve emeğin COVID-19 sonrası dönemde nasıl şekilleneceğini tarihsel materyalist bir çerçeveden ele almakta ve analizler sunmaktadır
Book review: Online postgraduate education: re-imagining openness, ditance and interaction
“Online Postgraduate Education: Re-imagining Openness, Distance, and Interaction,” authored by Katharine Stapleford and Kyungmee Lee, is an insightful exploration into the evolving landscape of postgraduate education facilitated by online platforms. The book delves into the themes of openness, distance, and interaction, presenting a comprehensive analysis of how these elements are being redefined in the context of online education. By addressing both theoretical perspectives and practical implementations, Stapleford and Lee offer a valuable resource for educators, administrators, and policymakers seeking to understand and improve online postgraduate education
Kurumsal yönetim özelliklerinin emisyon performanslarına etkisi üzerine bir araştırma
Son dönemde olumlu bir çevresel imaja sahip olmak isteyen işletmeler, emisyon salınımlarını azaltarak daha yüksek çevresel, sosyal ve kurumsal yönetim (ESG) ve emisyon skorlarına ulaşmayı hedeflemektedirler. İşletmelerin emisyon salınımlarını azaltmak için gösterdiği çaba işletmelerin ticari itibarını ve paydaş ilgisini artırmaktadır. Bu bağlamda çalışma, kurumsal yönetimin emisyon performanslarına etkisini belirlemeyi amaçlamaktadır. Çalışmada, BIST-100 endeksindeki ESG ve emisyon performansı açıklayan işletme verilerine panel veri analizi uygulanmıştır. Bulgular, toplam varlıkların büyüklüğü ile AR-GE, temettü ve isteğe bağlı harcamaların yoğunluk oranlarının emisyon performanslarını olumlu yönde etkilediğini, işletme yönetim kurullarında bağımsız üye bulundurma ve duran varlık yoğunluk oranlarının emisyon performanslarına anlamlı ancak olumsuz etkisi olduğunu ortaya koymaktadır. Çalışmada, bağımsız üye yoğunluğu yüksek olan bir kurumsal yönetim yapısının emisyon performanslarına ters yönlü etkisi tespit edilmiştir
Quantitative determination of rivaroxaban in pharmaceutical formulations by ultra performance liquid chromatography
Rivaroxaban, which is a factor Xa inhibitor, effectively prevents clot formation in cardiovasculary system. In this study, a novel UPLC method was developed to provide an accurate, sensitive, fast, and reliable way for qualitative and quantitative analysis of rivaroxaban in pharmaceutical dosage forms. Chromatographic separation was achieved using a Phenomenex C18-bonded fused-core silica column (Kinetex® 2.6 μm, 150 mm × 3 mm i.d.). The separation was performed in isocratic mode with a mobile phase consisting of water, acetonitrile, and methanol (55:20:25, v/v/v), at a flow rate of 0.5 mL min-1, a column temperature of 40 °C, and a detection wavelength of 249 nm. The method was validated according to ICH Q2(R1) guideline for linearity, range, LOD and LOQ, accuracy, and precision and was successfully implemented to the analysis of rivaroxaban in tablet formulations
Intrinsic motivation of distance learners in higher education institutions
As information and communication technologies and learner characteristics in higher education develop, so do distance education methods, which are implemented at various levels by higher education institutions. The involvement of students in the learning process is one of the most crucial factors to consider throughout the distance education application transformation, which might change depending on the conditions. At this point, it can be stated that the intrinsic motivation levels of learners involved in distance learning play a decisive role in participating in learning processes. Therefore, examining the intrinsic motivation levels of distance learners is seen as an element that needs to be emphasized. This justifies the study’s goal, which is to analyze the intrinsic motivation levels of students who get distance education from higher education institutions concerning factors including age, gender, employment, and educational status. The relational survey model, one of the general survey models, was utilized in this study, which included 327 distance learners. In terms of distance education applications, the findings of the study have a guiding nature for the administrators working in higher education institutions. The analyses carried out revealed that there were no significant differences in the intrinsic motivation levels of distance learners according to their gender, employment situation, or level of education. Furthermore, it has been found that as people get older, their intrinsic incentive for learning grows. A list of recommendations based on the data gathered within this study is provided at the end
E-devlet gelişmişlik endeksi ile ilgili yayınların görsel haritalandırılması ve bibliyometrik analizi
Bu çalışma, E-Devlet Gelişmişlik Endeksi (EGDI) ile ilgili literatürün gelişimini ve eğilim trendlerini bibliyometrik analiz yöntemi ile incelemeyi amaçlamaktadır. Bu amaç doğrultusunda 2003-2024 yılları arasında Scopus veri tabanında yer alan 269 çalışmanın verileri derlenerek VOSviewer analiz programı ile haritalandırılmıştır. Elde edilen veriler, anahtar kelimeler, ülkeler, yazarlar gibi bazı ölçütler çerçevesinde incelenerek eğilimler ortaya çıkarılmıştır. Yapılan araştırma sonucunda EGDI ile ilgili üretilen yayınların 2011 yılında yoğunlaştığı, EGDI'deki çalışmalara en fazla destek veren ülkenin Çin olduğu; en fazla yayının Toronto Üniversitesinden yapıldığı, Ali Q; Cunha, M.A; Janowski, T; Kawula J. D.; Khan, M.Y.I.; Lv, B.; Marino, A.; Martins, J.; Murphy, E.; Nielsen, M. M’nin en fazla katkı yapan yazarlar olduğu ortaya konulmuştur. Çalışmalarda en fazla kullanılan anahtar kelimeler ise “E-devlet” (n=33), “elektronik yönetim” (10), “e-ticaret” (8), “e-değerlendirme” (8), “internet” (5), “e-yönetim” (59) olarak tespit edilmiştir. En fazla atıf alan yayın, 521 atıf ile Tang, Karen vd. tarafından yapılmıştır. Çalışma kapsamında elde edilen bu sonuçlar ile araştırmacılara E-devlet çalışmalarına yönelik teorik bir zemin sunulması planlanmaktadır
Üsküdar’da sirkat suçu ve müeyyideleri
Hırsızlık suçunun geçmişi için kesin bir tarih olmamakla birlikte -tıpkı diğer suçlar gibi- insanın varoluşuna kadar götürülebilecek bir eylemdir denilebilir. Hırsızlık suçu öncelikle kişiler bazında, toplumsallaşma sürecinde ise toplum nezdinde işlenen suçlar kapsamına genişlemiştir. Ferdi boyutta değerlendirildiğinde fiillerin işlenmesi için, eylemi gerçekleştirecek davalı ve davacı olma noktasında en az iki kişiye ihtiyaç vardır. Bu aşamada suçun boyutu ve maddi anlamda daha kısıtlı bir alan kaplarken, toplumsallaşma sürecinde toplumda işlenen suçların etki alanlarının ve cezalarının daha geniş kapsamlı olacağı düşünülebilir. Klasik dönem Osmanlı Üsküdar’ında hırsızlığın toplumda bir iş haline mi getirildiği, bireysel olarak mı yapıldığı veya profesyonel ekipler ile mi yapıldığı tespit edilmeye çalışılacaktır. İlaveten çalışmada hırsızlık suçu işleyenler için şer’i hukuk kurallarının yaptırımlarının neler olduğu, cezaların uygulanıp uygulanmadığı, uygulandığı zaman hangi durumlarda uygulandığı gibi daha pek çok sorunsal Üsküdar mahkemelerine yansıyan davalar ve neticeleri araştırılarak cevaplanmaya çalışılacaktır
Şehir imajı bağlamında yerel yönetimlerin sosyal medya kullanım pratikleri
Sosyal ağlar sağladığı imkanlar ile kullanıcılarına kendilerini, kurumlarını, amaç ve faaliyetlerini idealize ederek tanıtmalarına ve hedef kitlelerini istedikleri yönde etkilemelerine olanak sunmaktadır. Sosyal ağların yaygınlaşması ve toplumun geniş bir kesimi tarafından kullanılmaya başlamasıyla çevrimiçi ortamda markalaşmak, imaj ve itibar oluşturmak önemli hale gelmiştir. İmaj kavramı çoğunlukla kişi ve kurumlarla bütünleşmiş bir kavram olsa da günümüzde ülkelerin, şehirlerin ve köylerin dahi bir imaj oluşturmaya çalıştıkları gözlemlenmektedir. Bu doğrultuda yerel yönetimler de sosyal ağlarda aktif olarak yer almakta, çevrimiçi ortamda varlıklarını ve faaliyetlerini hedef kitlelerine duyurmaya çalışmaktadır. Bu araştırmada geniş bir takipçi kitlesine hitap eden büyükşehir belediyelerinin paylaşımlarının hangi içeriklerden oluştuğunun, iletişim biçimlerinin ve oluşturdukları dijital içeriklerin şehir marka imajı ekseninde olup olmadığının belirlenmesi amaçlanmaktadır. Büyükşehir belediyelerinin, şehirlerinin dijital ortamdaki imaj yönetimi için nasıl bir tutum içinde olduğunu belirlemek amacıyla, sosyal medya analiz araştırmalarında 2023 yılında sosyal ağlarda en yüksek etkileşime sahip olan 5 Büyükşehir Belediyesinin Instagram hesapları betimsel analiz yöntemiyle incelenmiş ve şehir imajı oluşturulması açısından değerlendirilmiştir. Yapılan analizler sonucunda Kocaeli, Gaziantep ve Diyarbakır Büyükşehir Belediyelerinin, sosyal ağları şehir marka imajına olumlu katkı sağlayacak şekilde kullandığı, Ankara ve İstanbul büyükşehir belediyelerinin ise sosyal ağları daha çok belediye hizmetlerinin duyurulması amacıyla kullandığı, şehir marka imajı oluşumu için sosyal ağlardan faydalanmadığı tespit edilmiştir
BİST sürdürülebilirlik 25 endeksindeki şirketlerin sürdürülebilirlik konusuna yaklaşımları
Son dönemlerde önemi gittikçe artan sürdürülebilirlik kavramı artık şirketlerin yıllık raporlarında yer bulmaktadır. Birleşmiş Milletlerin 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarını (SKA) yayınlamasının ardından raporlar verilen amaçlar doğrultusunda revize edilmeye başlanmıştır. Şirketler iş planlarını SKA gözeterek oluşturduklarında kavrama mesafeli şirketlere göre finansal performansları, toplumsal faydaya katkıları ve çevre hassasiyetleri üst düzeyde olmuştur. Çalışmanın amacı; Borsa İstanbul’da yeni bir finansal araç olarak oluşturulmuş BIST Sürdürülebilirlik 25 Endeksi’nde yer alan şirketlerin finans, topluma katkı ve çevre konusundaki davranışlarını irdelemektir. Bu amaçla, listedeki şirketlerin GRI dahil sürdürülebilirlik raporları, şirket internet sayfaları ve BM Küresel İlkeler Anlaşması’nı kabul durumları gibi kamuya açık beyanlarından yola çıkılmıştır. İş süreçlerini ve bilgi paylaşımlarını SKA ile entegre eden şirketlerin daha şeffaf, hesap verilebilir ve güvenilir olma yolunda çaba gösterdikleri tespit edilmiştir
An examination of perceptions regarding online student communities: a metaphorical analysis for learners and graduates of open education systems
The aim of this study is to determine the metaphorical ideas held by learners/graduates who engage in online student communities within the Anadolu University Open and Distance Education System, specifically with the concept of “online student communities”. The study utilized a qualitative research methodology, specifically employing the phenomenology design, which is a well-established qualitative research strategy. The research sample consists of 637 students/graduates who are associated with student groups of the Anadolu University Open Education System. The acquired data underwent scrutiny through the content analysis method. The study revealed that participants evaluated online communities by taking into account multiple features instead of relying on a single notion. Hence, the metaphors used by individuals in virtual student communities were categorized into seven main groupings. The aforementioned areas include the exchange and generation of information, social connections, hobbies, advantages and life experiences, communication and engagement, technology, and monotony or boredom. After examining the participant responses on metaphors related to online student communities and their motivations, it became clear that the participants had positive views on acquiring information, building social connections, facilitating communication and interaction with other students and alumni, as well as personal enjoyment and benefits