Istanbul Sabahattin Zaim University

DSpace@IZU
Not a member yet
    7495 research outputs found

    The Foundations of the Maqams: Innate Ability from Creation

    No full text
    Tasavvufî terbiye, insana şahsiyet inşa etmeyi hedefleyen kendine özgü aşamalarasahiptir ve bu aşamalara “makam” denilmektedir. Bir makamın hakkını vermeden birsonraki makama geçilemeyeceği ilke olarak kabul edildiğinde makamlarla ilgili olarak,öncelik sonralık durumunun belirtildiği bir sıralama olmalıdır. Ancak tasavvufun ku-rucu metinleri olan klasik eserlerde kesinleşmiş böyle bir sıralama bulunmamaktadır.Zira makamların kümülatif, üst üste konarak gelişen ve artan, iç içe geçmiş yapısısıralama yapmaya engel olmaktadır. Zira makamlar birbirinin ya başı ya sonu ya dabasamağıdır. Bu kümülatif yapı içerisinde makamlar, birinci kattan başlayıp yukarıdoğru ilerleyen bir binayı tırmanmak gibi değil, bir ağacın gövdesinden güç alarakfilizlenen dalları arasında ilerlemek şeklinde tasvir edilmektedir. Gövdenin gücünebağlı olarak uzayan dallara sayısal bir sınır koymak mümkün değildir. Bu sembolikanlatımda ağacın gövdesine denk düşen temel makam; her kulun yaratılışından gelenkabiliyetinin temellendiği aslî makamıdır. Bu makam kulun yaratılışından gelen kabi-liyetinin potansiyel olarak bulunduğu makamdır. Sâlik bu temelden beslenerek diğermakamlarda ilerleyişini sürdürür. Dallar meyveye durduğunda ise dönüş noktası yineağacın gövdesi, yani aslî makamıdır. Yaratılışına bağlı olan bu aslî makam içerisinde,kendi kabiliyeti doğrultusunda diğer makamları tamamlayarak nihayetinde tekraraslî makamına döner ve kümülatif bir döngü içeren makam yolculuğunu tamamlar.Sûfi discipline aims to build a person’s character through unique spiritual stages,each called a makam. A fundamental principle dictates that one must fully realize amakam before advancing to the next, suggesting a clear sequence. However, classicalSûfi texts, which are the foundational works, do not present such a definitive linearordering. This is primarily because the makams possess a cumulative, evolving, anddeeply intertwined structure, making a strict progression impractical. In essence,one makam can serve as the beginning, the end, or a crucial step for another. With-in this interconnected framework, the journey through makams is not depicted asclimbing floors in a building. Instead, it’s eloquently described as progressing amongthe branches that sprout and draw strength directly from the trunk of a tree. It’s im-possible to numerically limit these growing branches, reflecting the boundless natureof spiritual development. In this rich symbolic narrative, the tree’s trunk representsthe fundamental makam, the original spiritual station where every servant’s innate,God-given capabilities are rooted. This is the makam where a servant’s inherent po-tential resides. The sâlik (spiritual seeker) continually draws nourishment from thisfoundational point to advance through various other makams. When these spiritualbranches eventually bear fruit, the journey culminates in a return to the tree’s trunk,the original makam. Thus, within this innate makam, which is intrinsic to their cre-ation, the sâlik completes other spiritual stations according to their unique abilities,ultimately returning to their origin and completing a profound, cumulative cycle ofspiritual journey

    Evaluation of the Efficiency of Gold as an Investment Instrument

    Get PDF
    Türkiye’de tasarruf sahiplerinin altına dayalı yatırım araçlarına yönelik farkındalığının arttığının ve ön yargılarının zaman içinde değiştiğinin en önemli göstergesi, özellikle son yıllarda altına dayalı yatırım araçlarının gelişmesi ve ilgi görmeye başlamasıdır. Söz konusu bu gelişmelerin temelini oluşturan ve yatırımcıların altına dayalı yatırım enstrümanlarını tercihleri arasına almalarına neden olan faktörleri açıklamayı amaçladığımız çalışmamız, aynı zamanda yatırımcıların eğilimlerindeki ve tercihlerindeki değişimlerin gerekçelerini ortaya koyması bakımından konumuzun önemi ortaya çıkarmaktadır. Çalışmada fiziki altın yatırım araçları ve bunların nitelikleri ile altına dayalı yatırım araçlarına ilişkin literatür taraması ve sektör araştırması yapılarak, yatırım aracı olarak altının kullanım alanları ele alınmıştır. Bu kapsamda, analitik tanımlayıcı yöntem kullanılarak altın sektöründe ve finansal piyasalarda işlem gören bazı altın yatırım araçlarının ve fonlarının yıllar itibariyle endekslenmiş net aktif değerleri, vadeler bazında getirileri, yatırım araçlarının ve fonların büyüklükleri göz önüne alınarak karşılaştırmalı biçimde analizleri yapılmış, altın yatırım fonları ve altına endeksli yatırım enstrümanlarının verimlilikleri değerlendirilmiştir. Bilhassa altın fonlarının varlık dağılımları dikkate alınarak diğer yatırım araçları ve fonlarla karşılaştırmaları yapılmış, altına dayalı yatırım araçlarının ve varlık dağılımında ağırlıklı olarak altın bulunan fonların sundukları faydalar ve fırsatlar gösterilmiştir. Gerçekleştirilen değerlendirme ve analizler sonucunda, altına dayalı yatırım araçlarının verimliliğine ilişkin bulgular ortaya konmuş, söz konusu yatırım araçlarına olan ilginin ve sektörün gelişimine yönelik politika önerilerinde bulunulmuştur. Bu minvalde, özellikle altının kaydi bir yatırım aracı olmasındaki en büyük engeli teşkil eden altın havale ve EFT komisyonlarının sınırlandırılması ve yastık altı altınların ekonomiye kazandırılmasında bankalara vergi teşvikleri sunulması başta olmak üzere, sektörün çeşitlendirilmesine yönelik altına dayalı Sukuk ve tahvillerin ihraç edilebilmesi, fiziki/hurda altınlar karşılığında sertifikalar üretilerek likidite yönetiminde kullanılmasına ilişkin uygulamaların devreye alınması, vadeli altın işlemlerinden elde edilen kazanımlara yönelik vergi avantajlarının sunulması, altına dayalı işlemlerin yapıldığı piyasalarda yatırımcıların ve tasarruf sahiplerinin güvenini zedeleyen manipüle edici davranışların finansal cezalar ve hak sınırlayıcı yaptırımlarla engellenmesine yönelik kapsamlı önerilerde bulunulmuştur.The most important indicator that awareness of savers in Türkiye about gold-based investment instruments has increased and their prejudices have changed over time is development and interest in gold-based investment instruments, especially in recent years. Our study, which aims to explain the factors that form basis of these developments and cause investors to include gold-based investment instruments among their preferences, also reveals the importance of our subject in terms of revealing the reasons for changes in investors' tendencies and preferences. In the study, literature review and the sector research on physical gold investment instruments and their qualities and gold-based investment instruments were conducted, and areas of use of gold as an investment instrument were discussed. In this context, comparative analyses were made of some gold investment instruments and funds traded in gold sector and financial markets by using analytical descriptive method, considering indexed net asset values by years, yields by maturity, and sizes of investment instruments and funds, and efficiency of gold investment funds and gold-indexed investment instruments were evaluated. In particular, gold funds were compared with other investment instruments and funds by considering their asset allocations, and benefits and opportunities offered by gold-based investment instruments and funds with a predominantly gold-based asset allocation were demonstrated. As a result of evaluations and analyses conducted, findings regarding efficiency of gold-based investment instruments were presented, and policy recommendations were made regarding interest in these investment instruments and development of the sector. In this context, comprehensive recommendations were made regarding limitation of gold transfer and EFT commissions, which constitute greatest obstacle to gold becoming a registered investment instrument, and provision of tax incentives to banks in bringing under-the-mattress gold into the economy, as well as issuance of gold-based Sukuk and bonds for diversification of the sector, implementation of applications regarding production of certificates in return for physical/scrap gold and their use in liquidity management, provision of tax advantages for gains obtained from forward gold transactions, and prevention of manipulative behaviors that undermine the confidence of investors and savers in markets where gold-based transactions are made through financial penalties and rights-limiting sanctions

    مشكلة النظر الدلالية و اللاهوتية عند الماتريدي والقاضي عبد الجبار

    No full text
    Kur’an’da “nazar” kelimesi, sadece gözle bakış değil aklın düşünmesi, görünenle görünmeyen arasında bir ilişki kurulması ve sonuç çıkarılmasını ifade eder. Gökler ve yer ile insanın kendi yaratılışı, bazen herhangi bir hayvanın yaratılışı bazen de daha önce yeryüzünde yaşayan insan topluluklarının akıbetleri konusunda nazar edilmesi, mutlu ve huzurlu yaşamak için ilke ve hikmetler çıkarılması önerilir. İtikadî ve felsefî konuları aklın yetileriyle açıklaması, gözlem ve düşünceye büyük önem vermesi dolayısıyla kelâm disiplinine “ilmü’n-nazar ve’l istidlâl” denilir. İlm-i kelâmda nazar ile gözlem yapılması, akıl, düşünme ve tefekkürün önemi (istidlâl), Allah’ın kula nazar etmemesi (hızlan), Allah’a nazar (rü’yetullah), gözün bakışıyla nazar değmesi (isabetü’l-ayn) gibi konularla tartışılmıştır. Nitel bir araştırma tarzı ve belge çözümleme yöntemi kullanılan bu çalışmada semantik ve teolojik nazar sorunu Mâtürîdî ve Kâdî Abdülcebbâr’a göre Kur’an temelinde incelenerek kelâm ilmi açısından değerlendirilmiştir.The word “nazar” in Qur’an, refers not only to looking with one’s eyes, but also to thinking with one’s mind, establishing connections between the visible and the invisible, and drawing conclusions. It is recommended to think about the creation of the earth, and sky, humans sometimes the creation of animals, sometimes the fate of past human communities, in order to extract principles and wisdom for a happy and peaceful life. Due to the great importance it places on observation and thought, and explaining belief and philosophical issues through reason, the discipline of kalam is called “Ilm al-nazar wa al-Istidlal”. In the science of Kalam, observing through nazar has been discussed in relation to topics such as the importance of reason, thinking and contemplation, Allah not giving nazar to a servant (hızlan), nazar to Allah (ru’yat al-Allah), the concept of being affected by nazar (isabat al-ayn). This study, which adopts a qualitative research approach and uses document analysis method, examines the problem of semantic and theological nazar based on the Qur’an according to al-Maturidi and Qâdi, and evaluates it from the perspective of kalam science

    Osmanlı Devleti’nde İlk Modern Okul Öncesi Eğitim Programı:1911 Tarihli Osmanlı İttihat Mektepleri Çocuk Bahçesi Programı

    Get PDF
    6th International Conference on Innovative Academic Studies ICIAS 2025, March12-13, 2025Tarihsel süreçte Türkiye’de modern okul öncesi eğitim kurumlarının devlet eliyle açılmaya başladığı 1913 yılından önce ilk yerli özel okul girişimlerinden biri tarafından oluşturulan ana sınıfları ve programı bu çalışma kapsamında dikkat çekici olarak görülmüştür. Bu çalışmada Osmanlı İttihat Mektepleri Çocuk Bahçesi ve İbtidai Programı adıyla 1911 yılında yayımlanan programın güncel okul öncesi eğitim amaçları, ilkeleri, öğrenme süreçleri ve ölçme değerlendirme süreci açısından karşılaştırılarak analiz edilmesi amaçlanmıştır. Doküman incelemesi yöntemiyle tasarlanan araştırmada tarihi ve güncel kaynaklar karşılaştırılmıştır. Ana kaynak olan program kitapçığının içeriğininbetimsel analizi yapılarakilgili dönem ve güncel kaynaklar aracılığıyla karşılaştırmalı olarak değerlendirilmiştir.Araştırmanın ana kaynağı olan çocuk bahçesi programında iki yıl bu eğitimin alınması ön görülerek birinci yılda ve ikinci yılda uygulanacak etkinlik içerikleri ile öğretim yöntemlerine ağırlık verilmiştir. Elde edilen bulgular son dönem Osmanlı toplumunda Avrupa merkezli erken çocukluk eğitimi yaklaşımlarından etkilenerek modern ile geleneği birleştiren karma bir eğitim anlayışı geliştirilmeye çalışıldığını göstermiştir.Modernokul öncesi eğitim programlarının geçmişle karşılaştırılması için bir temel olarak kullanılabilecek olan bu program, eğitim yaklaşımlarımızın temellendirilmesine katkıda bulunacaktır

    Maarif Modeli 2024 Okul Öncesi Eğitim Programının Analizi

    No full text
    Kitap adı: ERKEN ÇOCUKLUK EĞİTİMİNDE GÜNCEL ARAŞTIRMALAR -- Editör Dr. Öğr. Üyesi Musa BARDAK -- Yazarlar: Latife KABAKLI ÇİMEN - Şengül İLGAR - Mehmet Hanifi AKYÜZ - Duygu YALMAN POLATLAR Cansu KÖKEN - Selma SAYDAM - Burcu GÜNGÖR - Sevil İMERT - Leyla ULUS Musa BARDAK - Nihat TOPAÇ -- E-ISBN: 978-625-5531-84-1 -- DOI: 10.54637/vizetek.9786255531841 -- Copyright © Vizetek, 2025Önceki çoğu programın aksine, Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) öz kaynaklarıyla geliştirilen Maarif Modeli 2024 Okul Öncesi Eğitim Programı, eğitim politikalarında sıklıkla görülen «politika ödünç alma» (policy borrowing) eğiliminden uzaklaşarak, yerel ve kültürel bağlama duyarlı (context-sensitive) bir program geliştirme iradesini ortaya koymaktadır (Steiner-Khamsi ve Waldow, 2012). Programın felsefi zemininde, çocukların gelişimini beceri temelli bir yaklaşımla destekleme hedefi, küresel ölçekte kabul gören 21. Yüzyıl Yeterlilikleri çerçeveleriyle paralellik göstermektedir (OECD, 2018). Bununla birlikte, “zengin çevre olanakları”na yapılan vurgu, çocuğun gelişimini onu çevreleyen anlık ve sosyal bağlamların bir ürünü olarak gören Bronfenbrenner’ın (1979) Ekolojik Sistemler Kuramı ile de örtüşmektedir. Genel çerçevede programın, bilginin pasif bir şekilde aktarılmadığı, aksine çocuk tarafından aktif olarak yapılandırıldığı yapılandırmacı paradigmayı benimsediği görülmektedir. Bu paradigma, programın ‘çocuk merkezli’ doğasında (Dewey, 1986), ‘oyun temelli’ öğrenme süreçlerinde (Vygotsky, 1978) ve ‘bireysel özelliklere göre farklılaştırılabilir’ olma ilkesinde somutlaşmaktadır

    Advanced Robust Disturbance Rejection Control Design for Quadrotor UAV Systems in Tracking Aggressive Trajectories

    Get PDF
    This chapter analyzed the performance of Sliding Mode Control (SMC), Backstepping Control (BsC), and PID-based Sliding Mode Control (PIDSMC) for quadrotor trajectory tracking under constant and time-varying disturbances. Numerical simulations clearly demonstrated the superior performance of PIDSMC over the other methods. In Scenario 1, under constant disturbances, PIDSMC exhibited exceptional robustness and tracking accuracy, significantly outperforming SMC and BsC. While SMC maintained robustness but suffered from slow transitions, and BsC managed nonlinearities but lacked disturbance rejection, PIDSMC effectively combined these strengths. It ensured rapid response, minimized tracking error, and reduced chattering, leading to more stable and precise control. Scenario 2 further reinforced PIDSMC’s advantages in handling timevarying disturbances. It consistently maintained precise trajectory tracking despite dynamic external influences. Compared to SMC and BsC, PIDSMC exhibited superior disturbance rejection, faster convergence, and enhanced transient response, making it the most effective strategy for real-world quadrotor applications. Overall, PIDSMC not only integrates the robustness of SMC with the adaptability of PID but also offers smoother control inputs, improved stability, and superior trajectory tracking under diverse operating conditions. Its ability to handle complex disturbances while maintaining precision and efficiency makes it a highly promising approach for advanced UAV control. Future work may focus on further optimization and experimental validation to solidify its practical applicability

    Analysis of Financial Performance of Foreign and Public Capital Participation Banks in Türkiye With LOPCOW-Based OCRA Method

    Get PDF
    Türkiye'de finansal sistemin en büyük payını bankacılık sektörü oluşturmaktadır. Özellikle, faizsiz finansal işlemler gerçekleştirmek isteyen geniş bir kitlenin varlığı, katılım bankalarının bankacılık sektörü içerisindeki payını sürekli olarak artırmakta ve bu alanda önemli bir büyüme potansiyeli oluşturmaktadır. Bu çalışma, Türkiye’de faaliyet gösteren altı katılım bankasının finansal performans sıralamasını belirlemek amacıyla literatürde yeni bir ağırlık belirleme yöntemi olan LOPCOW ile sıralama amacıyla kullanılan OCRA yöntemlerini bir arada uygulamaktadır. Analizler 2005-2023 yıllarını kapsayacak şekilde gerçekleştirilmiş olup, değerlendirme sürecinde sekiz farklı finansal gösterge kullanılmıştır. İlk olarak, belirlenen kriterler LOPCOW yöntemiyle ağırlıklandırılmış, ardından OCRA yöntemi ile katılım bankalarının finansal performans sıralamaları elde edilmiştir. Tüm yıllar bazında yapılan LOPCOW analizlerinden elde edilen bulgular, her yıl önem verilen finansal göstergelerin değişiklik gösterdiğini ortaya koymuştur. Bununla birlikte OCRA yöntemi sonuçları, özellikle son yıllarda kamu iştiraklerinin katılım bankacılığı sektörüne güçlü bir finansal performansla giriş yaptığını göstermektedir.The banking sector constitutes the largest share of the financial system in Turkey. In particular, the existence of a large audience that wants to carry out interest-free financial transactions is continuously increasing the share of participation banks in the banking sector and creating a significant growth potential in this area. This study applies LOPCOW, a new weighting method in the literature, and OCRA methods used for ranking purposes in order to determine the financial performance ranking of six participation banks operating in Turkey. The analyses were conducted for the years 2005-2023 and eight different financial indicators were used in the evaluation process. First, the determined criteria were weighted with the LOPCOW method, then the financial performance rankings of the participation banks were obtained with the OCRA method. The findings obtained from the LOPCOW analyses conducted on a yearly basis have revealed that the financial indicators given importance each year have changed. However, the OCRA method results show that public subsidiaries have entered the participation banking sector with a strong financial performance, especially in recent years

    Helal Beslenmenin İnsan Sağlığı Üzerine Etkisi

    No full text
    The excessive intake of daily required energy may lead to the accumulation of excess energy in the body, potentially causing obesity. Consuming foods high in protein is essential for a balanced diet. In this context, this article discusses the lifestyle and advice of Prophet Muhammad regarding healthy and balanced eating. The benefits of eating two meals a day for health and the importance of halal food in raising children are highlighted in the methods of nutrition according to the Sunnah. According to the Sunnah, eating two meals a day and not overindulging during these meals may be more beneficial for a healthy life. The Prophet recommended skipping lunch and only eating in the morning (at forenoon) and evening. This practice is known as "Eating according to the Sunnah." The verses of the Qur'an regarding nutrition command the consumption of halal and pure foods and avoiding wastefulness. The Prophet placed great emphasis on maintaining physical health, which is based on the fundamental principles of nutrition as outlined in the Qur'an. It is important to study the Prophet's dietary habits and how these principles were applied in his life. The Prophet's lifestyle and worldview have been presented as a "beautiful example" for the believers. Therefore, reports related to nutrition and food have been carefully examined from a holistic perspective. Devout Muslims have always sought halal food and avoided consuming doubtful foods. Halal foods are those permitted according to Islamic dietary rules. According to the rules set forth in the Qur'an and Hadith, Muslims are prohibited from consuming pork and pork products, meat from animals not slaughtered in the name of Allah, blood and blood products, alcohol, and the meat of carnivorous animals. As a leader of the community, the Prophet served as an example to his Ummah in matters of nutrition, as in all aspects of life. In this regard, this study aims to emphasize the importance that the Prophet placed on balanced and healthy eating, identify the measures that should be taken in the light of the Qur'an and Sunnah to prevent diseases that may arise from unhealthy eating, such as obesity, and explain the importance of Muhammadan nutrition in raising children.Günlük alınması gereken enerji miktarının fazla alınması, vücutta aşırı enerji birikimine yol açarak obeziteye neden olabilir. Sağlıklı ve dengeli beslenme için yüksek protein içeren gıdaların tüketilmesi önemlidir. Bu bağlamda makalede, Hz. Muhammed’in sağlıklı ve dengeli beslenme konusundaki yaşam tarzı ve tavsiyeleri ele alınmıştır. Sünnete uygun beslenme yöntemlerinde, günde iki öğün yemek yemenin sağlık açısından faydaları ve çocuk yetiştirmede helal gıdanın önemi belirtilmiştir. Sünnete uygun olarak, günde iki öğün yemek ve bu öğünlerde aşırıya kaçmamak, sağlıklı bir yaşam için daha faydalı olabilecek bir uygulamadır. Peygamber Efendimiz, öğle yemeğini terk ederek sadece sabah (kuşluk vakti) ve akşam yemek yemeyi tavsiye etmiştir. Bu uygulama, "Sünnete göre beslenme" olarak bilinmektedir. Kur'an-ı Kerim'de beslenme ile ilgili ayetler, helal ve temiz gıdaların tüketilmesi ve israftan kaçınılmasını emretmektedir. Hz. Peygamber, kendi beden sağlığını korumak için büyük bir özen göstermiştir. Bu özen, Kur'an’ın beslenme konusuna atfettiği temel prensiplere dayanmaktadır. Hz. Peygamber’in beslenme alışkanlıklarının ve bu ilkelerin, onun hayatında nasıl uygulandığının incelenmesi önemlidir. Hz. Peygamber’in yaşam tarzı ve dünya görüşü, inananlar için "güzel örnek" olarak sunulmuştur. Bu nedenle, çalışmada beslenme ve gıda konusuyla ilgili rivayetler, bütüncül bir bakış açısıyla dikkatlice incelenmiştir. Dindar Müslümanlar, sürekli helal gıda arayışında olmuş ve şüpheli gıdaları tüketmekten kaçınmışlardır. Helal gıdalar, İslami beslenme kurallarına uygun olarak izin verilen gıdalardır. Kuran ve Hadislerde belirtilen kurallara göre, Müslümanlara domuz eti, domuz yan ürünleri, Allah adına kesilmemiş hayvan eti, kan ve kan ürünleri ile alkol ve etçil hayvan etleri haram kılınmıştır. Peygamberimiz toplum lideri olarak, hayatının her alanında olduğu gibi beslenme konusunda ümmetine örnek teşkil etmiştir. Bu bağlamda çalışma, Hz. Peygamber’in dengeli ve sağlıklı beslenmeye verdiği önemi vurgulamayı, obezite gibi sağlıksız beslenme sonucu ortaya çıkabilecek hastalıklara karşı Kur’an ve sünnet ışığında alınması gereken tedbirleri ve çocuk yetiştirmede sünnete uygun beslenmenin önemini açıklamayı hedeflemektedir

    The Concept of Transfer of Learning and Transfer Frameworks for Genre-Based Writing

    Get PDF
    Bu çalışmanın amacı öğrenmenin transferi/aktarımı kavramını açıklamak ve Türkçe yazma derslerinde öğretimi yapılan temel metin türlerinin öğretimini transfer kavramı kapsamında örneklendirerek somut hâle getirmektedir. Bu çalışmada temel nitel araştırma yöntemi araştırma deseni, dokuman incelemesi ise veri toplama tekniği olarak kullanılmıştır. 2006 sonrası Türkçe Öğretim programlarında belirtilen üç temel metin türü ve öğretimi ile bu programlar çerçevesinde ele alınan iki alt metin türüne yönelik toplamda beş öğretim transferi çerçevesi hazırlanmıştır. Bu çerçevelerden şiire yönelik dört, bilgilendirici ve hikâye edici metin türlerine yönelik beş, işlem basamaklı / talimat içeren metinler ile form ve resmî yazılar ise ikişer boyuta bölünmüştür. Bu boyutlar da kendi içinde bilgi ve beceri alt boyutlarına ayrılarak dört sınıf düzeyinde bir sonraki yıla aktarılacak içerikleri belirlenmiştir. Birbiri arasında hiyerarşik düzeyde ilişki bulunan ve birbirini içeren bilgi ve beceri transferinin “içerik transferi” olarak gerçekleşmesi öngörülürken; birbiri arasında böyle ilişki bulunmayanların “yakın transfer” kategorisinde aktarılabileceği belirtilmiştir. Sonuç olarak, öğretim programındaki türlerin programın dört temel ögesi için de yönlendirici içeriğe sahip olması gerektiğinden yola çıkılarak tüm dil becerileri ve dil bilgisi içeriğine yönelik transfer kavramının uygulanması öneri olarak sunulmuştur.The aim of this study is to explain the concept of transfer of learning and to exemplify the teaching of the main text types’ writing in the Turkish curriculum within the framework of the transfer concept. In this context, the basic interpretive qualitative research method was used as the research design in this study and document review was used as the data collection tool. A total of five teaching transfer frameworks were prepared for the three basic text genres and two sub-text genres specified in all Turkish Language Teaching Curriculums after 2006 and they addressed within the framework of these curriculums. Of these frameworks, four dimensions were for the poetry text genres, five for the informative and narrative text genres, and three for descriptive texts genres, and two for forms, and official text genres. These dimensions were divided into sub-dimensions of knowledge and skills, and their content to be transferred to the next year was determined at four grade levels. While the transfer of knowledge and skills that have a hierarchical relationship and include each other is to be realized as content transfer, it is stated that those that do not have such a relationship can be transferred as close transfer. As a result, since curriculum texts should have guided content for all four basic elements of the curriculum, the application of the transfer concept for all language skills and grammar content is presented as a recommendation

    The Effects of Workplace Violence and Work-to-Family Conflict on Job Engagement of Nurses: A Multilevel Longitudinal Research

    No full text
    Background: Workplace violence in hospitals has been a longstanding concern, and in recent years, it has been on the rise. This research specifically examines this issue as it pertains to nurses. The violence they encounter and the work family conflict (WFC) resulting from the difficulties in their work environment both play roles in diminishing their work engagement. Objective: The aim of this study is to reveal the impact of workplace violence (WV) and WFC on the work engagement (WE) of nurses by conducting a longitudinal research design. Methods: Convenience sampling was used. The study includes 52 nurses working in a private hospital in the province of Kocaeli. Participants were required to fill out daily-level surveys at the conclusion of each workday for continuous period of 5 days. A daily short form of Utrecht Employment Engagement Scale (UWES), daily Work to Family Conflict Scale developed by Netemeyer, Boles & McMurrian in 1996, andWorkplace Violence Scale was developed by Chen et al. in 2004 were used to form questionnarie. Cronbach’s alpha score for scales across 5 consecutive days ranged from .70 to 0.76. All scales were accepted as reliable. Result: Correlation results showed that WV and WFC had a significant relation with WE. It is also seen that there is a positive association between WV and WFC. WV and WFC are supported to negatively affect WE of nurses Conclusion: Health care institutions should develop practices that will reduce workplace violence and eliminate the causes of workplace violence

    2,824

    full texts

    7,495

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    DSpace@IZU is based in Türkiye
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇