Journal of Alevism – Bektashism Studies
Not a member yet
    365 research outputs found

    Halvetilik Ve Anadolu Aleviliği İlişkisi Çerçevesinde Pir Ahmet Efendi Ahfadina Genel Bir Bakiş

    No full text
    Halveti (Khalwati) and Safevi ( Safavid) tariqasunites in İbrahim Zahid Gilani and are based on Ali according to their family tree. They both considered the love of Ehl-i Beyt as a rule for themselves. Ottoman Empires how ed very much interest in Halveti(Khalwati) tariqa with the aim of decreasing the influence of Safevi ( Safavid) on Kızılbaş (Red Head) Turkmens in Anatolia. Due to this interest, Halveti ( Khalwati) tariqa both started to behave with respect to Sunni doctrine sand tried to acquire Kızılbaş(Red Heads). Pir Ahmet Efendi is one of the mysticism masters related to Halveti(Khalwati) tariqa which has been respected by both Sunni people and Alevi people until today. After examining the people from whom he took religious knowledge and considering that his son was a mufti, it is understood that he was committed to Sunni doctrine. On the contrary, the names of Ali and Hacı Bektas Veli are written on his tomb. Around his tomb, cem ceremonies are made and there are Alevi villages which are willing to them. Pir Ahmet Efendi can be considered as one of the mtysticism masters who successfully completed the mission which was supported by Kahlwati tariqa politically.Halveti ve Safevi tarikatları silsileleri itibariyle İbrahim Zahid Gilani'de birleşerek Hz.Ali'ye dayanmaktadır. Her ikisi de Ehl-i Beyt sevgisini düstur edinmiştir. Osmanlı Devleti, Safevi Devleti'nin Anadolu'daki Kızılbaş Türkmenler üzerindeki nüfuzunu kırmak için Halveti tarikatına özel ilgi göstermiştir. Bu ilgi gereği Halveti tarikatı hem Sünni akideye uygun davranmaya hem de Kızılbaşları kazanmak üzere hareket etmeye çalışmıştır. Pir Ahmet Efendi günümüze kadar hem Sünnilerin hem de Alevilerin itibar ettiği Halveti tarikatına mensup tasavvuf erbaplarındandır. Tasavvuf hilafetinin aldığı şahsiyetlere bakıldığında ve oğlunun müftü olduğu düşünüldüğünde Sünni akideye bağlı olduğu görülür. Ama aynı Pir Ahmet Efendi'nin türbesinde Hz.Ali ve Hacı Bektaş Veli isimleri yazılıdır. Türbesi etrafında cem törenleri yapılır ve talipleri olan Alevi köyler vardır. Pir Ahmet Efendi, Halveti tarikatının siyaset gereği üstlenmiş olduğu görevi başarıyla yerine getirmiş tasavvuf erbaplarından biri olarak düşünülebilir

    Alevilikte Cem Ve Cemdeki Kavramlar

    No full text
    Cem, basic praying of Alevis, were generally performed in autumn and spring when majority of Alevis were living in villages. After harvest, the Cem of Union was performed to symbolize plentifulness, fruitfulness and purification. In this first Cem of the year called The Cem of Abdal Musa, everybody contributes the sum as one can, and all is shared equally among the community. Cems are performed in the leadership of Dedes, the spiritual leaders of the com- munity. Male and female members (prayers) join Cems in wqual respect. The most ne- cessary instrument played in Cem is called, "saz." There are 12 services and each has separate distinctive duties. The major aim of Cem praying is to evaluate human-being as sacred existence. Cems are also the schools of Alevis in which social issues are tau- ght. Thus, they contribute the social peace of Alevi community. Therefore, it is wrong to suggest Cem houses with that of Mosques. It is necessary to grasp Alevi terminology in order to understand Alevism. The basic sources of Alevi terminology can be found in the expressions and the discourse of Dedes in Cem praying, and other Alevi materials such as folk poems, buyruks (ap- provals), and "Menakıpnames," the documents of Alevi belief system. The aim of this study is to examine and reflect some of the most frequently used terms and concepts of Alevism through the viewpoints of Alevis.Alevilerin temel ibadeti olan cemin adına ister "Birlik Cemi", ister "Abdal Musa Cemi" diyelim diğer bütün cem çeşitlerinin hepsinde bulunan (çerağ yakmak, kurban tığlamak, zakirlerden nefesler dinlemek, cem birlemek, semah dönmek, sakka suyu, niyaz-lokma yemek, dolu sunmak vs.) uygulamaları içeren bir cemi anlatmaya ça- lışacağız. Yani bir çeşit "standart cem"in nasıl geliştiğini ve oluştuğunu anlatacağız. Günümüzde Alevililik araştırmaları yapanların ve Alevilikle ilgili söz söyleyenlerin bir bölümü Alevilerin deyiş, düvaz imam, buyruk ve Alevi dedelerinin cemlerde kul- landığı ifadelerden hareketle Alevi terimlerini kullanırken, bir diğer bölümü Alevili- ğin kendine has bir sözlüğü olmadığını zannederek ya yeni terimler icat etmekte ya da Alevilik dışındaki (Sünni, Şii, Musevi, Hıristiyan vb.) inanç gruplarına ait sözlükler- le Aleviliği anlamaya ve anlamlandırmaya çalışmaktadır. Yazımızın bu bölümünde Alevilerin cemlerde kullandıkları kavramları anlatmaya çalıştık

    Muharrem ve Aşure

    No full text

    Ardahan Yöresi (Damal) Alevilerinde "Hakka Yürüme Erkani": Ölümle İlgili İnaniş Ve Uygulamalar

    No full text
    Auch wenn der Tot ein universelles Ereignis ist, hangt die individuelle und gesellschaftliche Reaktion auf den Tod, dessen Wahrnehmung und das soziale Verhalten im Angesicht des Todes von einer Reihe von Faktoren ab, die von den kulturellen und religiösen Umwelt, in der wir leben, gepragt sind. So wie der Tod stellen auch Geburt und Hochzeit einen Wendepunkt im Leben der Menschen dar. Wie alle Wendepunkt im menschlichen Leben wird auch der Tod mit einer Reihe von Ritualen und Zeremonien begleitet. Diese Rituale und Feierlichkeiten, die den Charakter eines "Übergangs" haben, bilden einen wichtigen Teil des kulturellen Gebildes von menschlichen Gemeinschaften. Ausgehend hiervon behandelt dieser Artikel die Todesvorstellungen und die Praktiken im Zusammenhang mit der Vorbereitung auf die Bestattung, der Bestattung selbst und der Zeit nach der Bestattung der Aleviten [aus der Region] von Ardahan. Die Arbeit hat hierbei Gebrauch von Beobachtungs- und Partizipationsstudien und Interviews gemacht. Nebst ausführlichen Interviews mit religiösen Führern (dedes) im Kreis Damal in Ardahan war es auch möglich, die Bestattung eines verstorbenen Gemeindemitglieds genauer zu beobachten. Da vorher keine Studien über das Todes- und Bestattungsritual der Aleviten Ardahans gemacht wurde, stellt die vorliegende Studie eine Pionierarbeit dar. Eine andere Wichtigkeit besitzt unsere Studie aufgrund der Tatsache, dass es auf die Unterschiede bei den Todes- und Bestattungsritualen der Aleviten und der Sunniten eingeht.Although death is a universal fact for all human-beings, reactions to death and perceptions of death by peoples may vary according to the cultural environments. Together with birth and marriage, death is among the turning points of human life. Like other turning points, death and ceremonies of funeral are also practiced along with a number of tradition and rituals. In this study we focused on beliefs and religious practices of Alevi community in Ardahan. Preparation of the body for burial, burying the body, traditions relating to after-burial and beverament in Ardahan Alevis are main dimensions of the study.Main methods of this study are participant observations and in-depth interviews. In-depth interviews were conducted with religious leaders (dede) of Alevis, who are living in Damal (a sub-province of Ardahan mainly inhabited by Alevis). In addition to the interviews, funeral ceremony of a member of Alevi community was attended. Because of the fact that there is no previous research in this subject, our study is a pioneering study. Our study is important for also its emphasis on the differences between Alevis and Sunnis in terms of death and funerals.Ölüm evrensel bir olgu olsa da bu olgunun bireysel ve toplumsal düzeyde algılanış biçimleri, ölüme karşı takınılan sosyal tavırlar ve geliştirilen tepkiler, içinde bulunulan kültürel çevre ve sahip olunan inanç sistemi gibi bir dizi bağlamsal faktörün etkisiyle farklılık göstermektedir. Ölüm, doğum ve evlenme ile birlikte insan hayatının en önemli dönüm noktalarından birini oluşturmaktadır. Diğer dönüm noktaları gibi ölüm de bir dizi adet, ayin ve tören eşliğinde tecrübe edilmektedir. Bu tür "geçiş" aşamalarında yerine getirilen uygulamalar, törenler ve ayinler toplumsal grupların kültürel yapılarının önemli bir boyutunu meydana getirmektedir. Buradan hareketle, bu çalışmada Ardahan Alevilerinde ölümün algılanışı, ölünün defne hazırlanması, defnedilmesi ve defin sonrası adet ve uygulamaları ele alınacaktır. Çalışmada yapılandırılmış görüşme ve katılımcı gözlem teknikleri kullanılmıştır. Ardahan'ın Damal İlçe'sindeki Alevi dini önderlerle (dedelerle) yapılan görüşmelere ek olarak, Alevi cemaatine bağlı yaşlı bir merhumun cenazesine iştirak edilerek doğrudan gözlem yapılmıştır. Ardahan Alevileriyle ilgili ölüm ve cenaze törenleriyle ilgili daha öncesinden çalışma yapılmadığından bu çalışma, alanında ilk olma özelliği taşımaktadır. Cenaze ve defin konularında, Alevi ve Sünni gelenekler arasındaki bir kısım farklılıklara işaret edilmesi de çalışmanın diğer önemli bir boyutunu oluşturmaktadır

    Ulu Arif Çelebi Dönemi Mevleviliğin Gelişmesinde İlhanlilarin Etkisi

    No full text
    Rümı zahlt zu einem der bedeutendsten Dichter, Mystiker und Gelehrten des 13. Jahrhunderts. Er hat die Zeit, in der er gelebt hat, tief gepragt, und seine Popularitat halt heute noch mit seinen Ansichten und seiner Gedankenwelt in solch einer Form anhalt, die nach wie vor aktuell, in ihrer Wirkung sogar noch intensiver geworden ist. Den grö/3ten Anteil daran hat zweifellos sein Sohn Sultan Veled und [sein Enkel] Ulu Arif Çelebi gehabt. In diesem Artikel gingen wir zuerst kurz darauf ein, wie die Mevlevi sich zur Zeit von Sultan Veled zu einem Sufiorden (tarikat) entwickelt hat und wie ihre Beziehungen zu den Ilkhanen waren, und befassten uns sodann mit den Beziehungen zwischen den Mevlevi und den Ilkhanen zur Zeit von Ulu Arif Çelebi. Es wurde versucht, die Vorteile beider Seiten aus dieser Beziehung aufzuzeigen und den Einfiuss der Ilkhane auf die Verbreitung der Mevlevi zu erörtern.Mevlana who is the most important litterateur, sufi and scholar lived in XIII century, continues his popularity with his ideas and life of thought with the same freshness in this age as well as he marked the century which he lived. Surely, the largest share belongs to his sons Sultan Veled and Ulu Arif Chalabi. In this article, after we have mentioned the Mawlavi in Sultan Veled period that became religious sect and their relations with Ilkhanids briefiy, we have explained the Mawlavi in Ulu Arif Chalabi period and Ilkhanid relations. We have tried to indicate the benefits of both sides, and we have emphasized Ilkhanids ınfiuence on spread of the Mawlavi.XIII. yüzyılda yetişmiş en büyük edip, mutasavvıf ve alimlerden biri olan Mevlana, kendi yaşadığı asra damga vurduğu gibi hala aynı tazelikle hatta daha fazla bir şekilde fikirleri ve düşünce hayatıyla popülaritesini günümüzde de devam ettirmektedir. Bunda en büyük pay şüphesiz oğlu Sultan Veled ve Ulu Arif Çelebi'ye aittir. Bu makalemizde, Sultan Veled dönemi Mevleviliğin tarikat haline gelmesi ve İlhanlılarla ilişkilerine kısaca değindikten sonra Ulu Arif Çelebi dönemi Mevlevilik ve İlhanlı ilişkileri ele alınmıştır. Bu ilişkilerde her iki tarafın çıkarları gösterilmeye çalışılmış, Mevleviliğin yayılmasında İlhanlıların etkisi üzerinde durulmuştur

    Ankara Geleneksel Müzik Kültüründe Dini Simgeler

    No full text
    The city of Ankara had supplemented its importance in the Republic Era, with the historical background and the cultural diversity she is richened by. Comprehensive traditional music culture of Ankara is one of the outstanding indicators of this rich cultural heritage of the capital, depending on a city culture going back to 3,000 B.C. Various religious facilities aroused from this rich culture enabled the entrance of many religious symbols to religious and secular musical examples of Ankara. The reflection of this phenomena in the folk songs of the recent centuries resulted in the placement of İslamic signs inside of the prosperous musical and literary contexts of these compositions. These symbols both encounter effects from the various İslamic periods-divisions, especially Alevism and the natural impacts of pre-İslamic periods on Islamic rituals. Keeping the track of these symbols inside of the folk songs is a very effective way of tracing social choices of the Ankara community in different time periods. The aim of this study is to follow the religious symbols in the Ankara folk songs of the recent centuries to examine the connections of symbols with the social life. This way, a consistent idea for the construction of the future, consistent with the past of Ankara will be tried to be developed.Ankara şehri, gerek uzandığı tarihsel derinlik ve gerekse de beslendiği kültürel çeşitlilik açısından önem arzeden bir gelenek üzerine yerleşmiş ve Cumhuriyet Dönemindeki önemini geçmişindeki bu birikim ile pekiştirmiş bir merkezdir. M.Ö. 3000'li yıllardan itibaren zengin bir kentli kültür ile yoğrulmuş olan Ankara'nın nitelik ve nicelik açısından kapsamlı geleneksel müzik kültürü, şehrin geçmişindeki kültür mirasının en önemli göstergeleri arasındadır. Söz konusu zengin kültüre paralel olarak ortaya çıkan değişik dini yapıların hakimiyeti, Ankara'ya ait dini ve dindışı geleneksel müzik örneklerine bu dinlere ait simgelerin girmesini mümkün kılmıştır. Bu durumun Ankara'nın son yüzyıllardaki türkülerine yansıması ise İslam inanışına dair simgelerin, Ankara türkülerinin zengin müzikal ve edebi örgüsünde yaygın bir biçimde yer alması olmuştur. Bu simgelerde İslam'ın değişik dönem ve anlayışlarına, özellikle "Aleviliğe" dair pek çok etki olduğu gibi, İslam öncesi dönemden İslam'a miras olarak aktarılan pek çok olgunun katkısı da görülebilmektedir. Bu simgelerin türkülerde izlenebilmesi, adeta Ankara halkının değişik dönemlerdeki sosyal hayat tercihlerinin de takip edilebilmesi anlamına gelmektedir. Bu çalışmanın amacı son yüzyıllara ait Ankara türkülerinin sözlerindeki dini simgelerin takip edilerek, bu simgelerin toplumsal hayat ile kurduğu bağların incelenmesidir. Bu şekilde Ankara'nın geçmişindeki sosyal hayatın anlaşılıp, geleceğin kurulmasına dair tutarlı bir çıkarımın yapılabilmesine gayret edilmiştir

    Avrupa Birliği'nin Bir İnsan Haklari Sorunu Olarak Türkiye'deki Alevilerin Ve Bektaşilerin Sorunlarina Artan İlgisi

    No full text
    Nowadays, the European Union sees human rights as a universal value and actively promotes them both within its borders and in its relations with outside countries especially with candidate countries. Respect for human rights and minority rights in particular are included in the Copenhagen Criteria for accession, the requirement a candidate state must meet in order to become an EU member state. In this context, the EU also gives great importance on freedom of religion because, religious equality and religious freedom are main principles of the European Union. Therefore, countries which apply to join the EU need to meet EU standarts. On the other hand, the EU accession process stimulates reforms and plays an important role in the human rights protection in Turkey .Turkey has been negotiating membership with the EU since October 2005. The EU encourages Turkey to improve its human rights standard stressing in particular the areas of freedom of religion where substantial progress is needed. in this context, status of Alevis is central to European Union concerns about freedom of religion in Turkey. Each year the situation is assessed by the European Commission. in these reports, the EU regularly cites the situation of Alevis as a concern referring to the major difficulties they encounter. Since 1998, the Commission reports have contained many criticism including continuing difficulties especially to the Alevi places of worship (Djem houses) structure of Presidency of Religious Affairs and compulsory religious education.Günümüzde Avrupa Birliği insan haklarını evrensel bir değer olarak görmekte, sınırları içinde, dışında ve özellikle aday ülkelerle ilişkilerde insan haklarının korunmasına yönelik çabaları teşvik etmektedir. İnsan haklarına saygı ve azınlık haklarının güvence altına alınması, aday ülkelerin AB'ye üye olmaları için yerine getirmek zorunda oldukları Kopenhag Kriterleri içine alınmıştır. Bu kapsamda, AB din özgürlüğüne de büyük önem vermektedir. Çünkü dini eşitlik ve dini özgürlük AB'nin temel ilkeleridir. Bu nedenle AB'ye üye olmak isteyen ülkeler AB standartlarını karşılamak zorundadır. Öte yandan, AB katılım süreci konuyla ilgili olarak yapılacak reformları teşvik etmekte ve böylece Türkiye'de insan haklarının korunmasında önemli bir rol oynamaktadır. Türkiye, Ekim 2005'ten beri üyelik müzakereleri yapmaktadır. AB, özellikle başta önemli ilerleme gerektiren din özgürlüğü alanı başta olmak üzere yasalarının insan haklarına uyumlu olmasını daha da geliştirilmesi için Türkiye'yi teşvik etmektedir. AB, Alevi ve Bektaşilerin sorunlarıyla, dini özgürlüklerini de aynı kapsamda değerlendirmekte ve konuyu Türkiye'nin üyelik hedefi için bir koşul olarak öne sürmektedir. Bu bağlamda Alevilerin durumunu, Alevi ve Bektaşilerin karşılaştıkları sorunlara ve temel zorluklara atıfta bulunmak suretiyle düzenli olarak gündeme getirmektedir. Durum her yıl Avrupa Komisyonu tarafından değerlendirilmektedir. 1998 yılından beri sunulan Avrupa Komisyonu raporları, özellikle Alevilerin ibadet yerleri (cemevleri), Diyanet İşleri Başkanlığı'nın yapısı ve zorunlu din dersleri gibi devam eden güçlüklerle ilgili pek çok eleştiriler içermektedir

    Türk Tarihinde Bir Sosyo-Kültürel Facia: Bektaşi Tekkelerinin Kapatilişi

    No full text
    in der Zeit der SchliejJung der Tekkes im Jahre 1826 erlebte das Bektaschitum seine Blüte und in jenen Jahren war der Orden als solches auch besonders fruchtbar. Es wird angenommen, dass der Orden aufgrund der geistigen Beziehung zum Janitscharenkorps geschlossen wurde, obwohl in den [vorhandenen] Quellen andere Gründe angegeben werden. Der Staat betrachtete dies [namlich] als eine religiöse Angelegenheit und beschuldigte den Janitscharenkorp der Verbrüderung mit einem Sufi- Orden. Diese SchliejJung [der Tekkes des Bektaşı Sufi-Ordens] hatte sowohl kulturelle als auch ökonomische Verluste in Bezug auf das Türkentum Anatoliens und Rumeliens zur Folge, da der Bektaşı -Sufiorden zu den Institutionen gehörte, die die türkische Kultur bildeten. Dieses [kulturelle] Gebilde stellte [aujJerdem] eine Lebensader der schriftlichen und mündlichen Literatur dar, die sich unter dem Einfluss der Vorstellung der "Einheit des Seins ("vahdet-i vücut") entwickelte. Diese Tradition lebt jedoch mit den als verboten erachteten Vorstellungen des Bektaschitums bis heute fort und übt seinen Einfluss auf das heutige Denken [immer noch] aus.The most important period of the Bektashi order was in 1826. Also those years were the most resourceful period where the order can be adressed as a whole. Although the closure of Bektashi order was as a result of its spiritual connections with Janissary corps, it was explained with different reasons on documents. The government evaluated the subject in the context of religion and accused the order with faithless. This closure resulted in both cultural and economic losses in Anatolian and Rumelian Turkishness. Because this establishment was one of the forming orders of Turkish culture. Oral and written literature developed under the concept of unity of existence has a branch in this structure. The Bektashi order lived up to the present day with its prohibited ideas and influenced today's ideas.  Bektaşilik en önemli dönemini kapatıldığı 1826 yılında yaşamıştır. Tarikatin bir bütün olarak ele alınabileceği en malzemesi bol dönem de bu yıllardır. Yeniçeri Ocağı ile manevi bağlarından dolayı kapatılmasına rağmen, Bektaşiliğin seddi, belgelerde başka sebeplerle açıklanmaktadır. Devlet, konuyu din bağlamında değerlendirmekte ve tarikati mülhitlikle suçlamaktadır. Bu kapatılış olayı Anadolu ve Rumeli Türklüğünü bakımından hem kültürel hem de ekonomik kayıplara sebep olmuştur. Çünkü bu müessese Türk kültürünün oluşturucu ocaklarından biridir. Vahdet-i vücut anlayışı altında gelişen sözlü ve yazılı edebiyatın bir damarı bu yapının içerisindedir. Bektaşilik yasak sayılan görüşleriyle günümüze kadar yaşamış ve günümüz düşüncesini etkilemiştir

    Arnavutça Özetlemeler

    No full text

    Nizam Bozkurt'un Turnalar Deyişinde Alevi Bektaşi Kutsal Ziyaret Yerleri Ve Turna Figürü

    No full text
    The figure of crane is used frequently in the Turkish culture; therefore it can be seen in folk songs, sayings and poems. For this reason, the cranes have a special place for the community of Alawites-Bektashis. We have also faced different characteristics of them such as they are seen as sacred because of the assumption that they represent the Tengri and represent Hazrat Ali. Moreover; their voice looks like as the one of Hazrat Ali and movements of Alawitas taking importance place during their worship are associated with their flight. Also, they are visitants travelling different places as the messengers which reflect the feelings of people living abroad. This study references a folk poem named as "Turnalar" written by Nizam Bozkurt and gives information about traces of saints, the holy places and their locations through journey of the cranes.Turna, Türk kültüründe dolayısıyla türkülerde, deyişlerde, şiirlerde sıkça işlenen bir figürdür. Bu nedenle Alevi-Bektaşi topluluğunda turnanın özel bir yeri bulunmaktadır. Turnaların Gök Tanrı'yı temsil ettiği varsayıldığı için kutsal sayılması, Hz. Ali'yi temsil etmesi, sesinin yine Hz. Ali'ye benzetilmesi, cemin önemli bir unsuru olan semahlardaki hareketlerin turnanın uçuşunu çağrıştırması ve göçmen bir kuş olması, diyar diyar gezmesi, haber getirip götürmesi özelliğinden ötürü gurbette kalanların, hasret çekenlerin duygularına tercüman olması gibi özelliklerle karşımıza çıkmaktadır. Bu çalışmada da Nizam Bozkurt tarafından kaleme alınan 'Turnalar' adlı deyişten yola çıkarak turnalar aracılığıyla yapılan seyahatte erenlerin izi, kutsal mekanları ve nerelerde oldukları hakkında bilgi verilmektedir

    183

    full texts

    365

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    Journal of Alevism – Bektashism Studies
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇