Journal of Alevism – Bektashism Studies
Not a member yet
    365 research outputs found

    Arnavutça Özetlemeler

    No full text

    Eskişehir İli Alevileri İle Çubuk Yöresi Alevilerinin İnanç Pratiklerinin Karşılaştırılması

    No full text
    The comparison between Alawis in Eskişehir city and Çubuk district of Ankara has been examined according to regions in this study with the perception and practices of Alewihood values in society in many respects,. Method of field research has been used in order to identify Alewi culture practices and current situation of Alewi society in Eskişehir city and Alewi villages of Çubuk district. Since there isn’t an exact number of Alewi population in provinces that hold the large mass, while choosing areas for samples, method of snowball sampling has been used. Taking the sample’s representation situation of the universe into consideration, 438 survey areas have been contacted via village headmen, Alewi associations and djemevis, and the questionnaire has been carried out through method of face to face conversation. After removing some questionnaires which include lack of observations, the total number is 420. By using the same method –Method of Snowball Sampling- 750 questionnaire results have reached to survey area, Eskişehir. However, when missing questionnaire and the people who haven’t answered the questions are removed, the number has decreased 408. In Çubuk district, the questionnaire has been applied to 420 Alewi citizens in 20 villages, the faith practices of Alewihood and Bektashism have been asked to villagers and the results and materials achieved during the study are analyzed through dividing into categories. The same survey has been carried out in the center district of Eskişehir city and results achieved at 408 samples who completed the questionnaire entirely and results achieved in Çubuk region have been compared. In the study, it has been noticed that both of Alewis of Eskişehir and Çubuk region chosen as samples know Alewihood values and concepts, besides these values and concepts are significantly apparent in their living practices.Eskişehir ili Alevileri ile Ankara’nın Çubuk ilçesi Alevilerinin birçok boyutta karşılaştırmasını ele alan bu çalışmada yörelere göre Alevilik değerlerinin toplumda algılanışı ve uygulanışı araştırılmıştır. Eskişehir ili ve Çubuk ilçesi Alevi köylerindeki Alevi toplumunun Alevi kültür pratiklerini ve mevcut durumu tespit etmek amacıyla alan araştırması yöntemi kullanılmıştır. Anakütleyi oluşturan il nüfuslarında Alevi nüfusa ilişkin net bir sayı olmadığı için araştırmada örnekleme girecek birimler belirlenirken Kartopu Örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Örneklemin evreni temsil etme durumu da gözönüne alınarak Köy muhtarlıkları, Alevi dernekleri ve Cem evleri vasıtasıyla Çubuk’ta 438 gözlem birimine ulaşılmış ve anket yüz yüze görüşme yöntemiyle uygulanmıştır. Eksik gözlem içeren anketler çıkarıldıktan sonra toplam gözlem sayısı 420 olmuştur. Aynı yöntem- Kartopu Örnekleme Yöntemi- kullanılarak Eskişehir’de 750 gözlem birimine ulaşmış, ancak araştırmaya katılanlardan tüm sorulara cevap vermeyenler çıkarıldığında gözlem sayısı 408’de kalmıştır. Çubuk ilçesinde 20 köyde 420 alevi vatandaşa anket uygulanmış, çalışmada Alevilik ve Bektaşilik inanç pratikleri köy insanına sorulmuş, çalışma süresince elde edilen veri ve materyaller belli kategorilerde toplanarak analiz edilmiştir. Aynı araştırma Eskişehir ili merkez ilçesinde gerçekleştirilmiş ve anketleri tam olarak dolduran 408 denekten elde edilen veriler Çubuk yöresinden elde edilen verilerle karşılaştırılmıştır. Örneklem olarak seçilmiş olan Eskişehir ve Çubuk bölgesi Alevilerinin her ikisinin de Alevilik değerleri ve kavramlarını bildikleri ve yaşam pratiklerinde bu değer ve kavramların önemli derecede görünür olduğu araştırmada ortaya çıkmaktadır

    İmam Riza Ocaği'nin İnançsal Düşünsel Yapisi Ve Pratikleri Musahip Ceminde Görgü Erkani

    No full text
    When we take a look at the history of Anatolian Alevism, the first concept that we encouter is inaç-dede (belief-grandfather) assembly houses. Cem is a central concept Alevi faith and the associations of dede. Cem is the fundamental worship of ale- vis. Cem is expressed as God-Muhammad-Ali by alevis. For alevi-bektashis, the first stages of alevism comprise of three stages: child confession, confession gathering, and companionship gathering. Among the purposes of assembly ceremonies are "to worship, legal investigation, informing and educating, dying before dying, to pay the price of what one has done, and to go up to the heaven with a pure face". Moreover, cem is a fundamental bond that keeps alevis together. One of these cem ceremonies is called Musahiplik (companionship) assembly. Among alevis, musahiplik means brotherhood. Moreover, it also denotes cooperation and sharing. it is the promise of four people to each other. The pairs who promise to one another swear that they are going to stay brothers and help each other as long as they live. Companionship cem is performed with the presence of the dede and society for those who want to step onto companionship. This article will recount the practical worshipping practices of companionship cem, which have been kept alive by imam Rıza Council in Tokat, Yozgat, and Çorum for more than a hundren years.Anadolu Aleviliğinin sürecine baktığımızda en önemli kurum olarak karşımıza çı- kan kavram inanç-dede ocaklarıdır. Cem, alevi inanç ve dede ocaklarının merkezinde- dir. Cem, Alevilerin temel ibadet şeklidir. Aleviler tarafından "Hak-Muhammed-Ali Divanı" şeklinde ifade edilir. Alevi-Bektaşilerde yola giriş; çocuk ikrarı, ikrar cemi ve musahiplik cemi olmak üzere üç aşamada gerçekleşir. Cem törenlerinin amacı "iba- det etmek, hukuki sorgulama, bilgilendirme ve eğitim, ölmeden önce ölmek, kişinin yaptıkları karşısında hesap vermesi, ulu divana yüzü ak olarak çıkması" olarak göste- rilebilir. Ayrıca Cem, Alevileri bir arada tutan önemli bir dini törendir. Bu cem tören- lerinden biri de Musahiplik cemidir. Musahiplik Aleviler arasında kardeşlik manasına gelir. Ayrıca yardımlaşma ve paylaşmadır. Dört kişinin (canın) birbirine ikrar ver- mesidir. İkrar vermiş olan çiftler birlikte yaşadıkları sürece kardeş kalacaklarına ve birbirlerini koruyup kollayacaklarına söz verirler. Musahipliğe talip olanların dedenin ve toplumun önünde söz vermeleri için musahiplik cemi yapılır. Bu makalede Alevi inanç-dede ocaklarından İmam Rıza Ocağı'nın; Tokat, Yozgat, Çorum illerinde yüzyılları aşkın bir süredir günümüze ulaştırdığı Musahiplik cemi inanç pratikleri anlatılacaktır

    Hacı Kırzade Hüseyin Hüsnü Baba Erkânnamesi

    No full text
    Erkânnames are the basic written sources of the faith of Bektashism. They have a considerable place in analysis and determination of faith rituals of Bektashism. Tercümans present the rituals and regulates the social life of tarikat relatives. In this context, perceiving style of life in Bektashism is reflected in these texts and this makes these texts very important. This erkânname is registered in Municipality of İstanbul Atatürk Library with the number of OE. 1056, and it is titled as “Halîl İbrâhîm Baba Dergâh-ı Şerîfi Post-nişîni Tire’nin Hasan … Mahallesinden Hâcı Kırzâde Hüseyin Hüsnî Baba Efendi Hazretlerinin Erkânnâme Sûreti”. It is an erkânname of Hacı Kırzade Hüseyin Hüsnü Halifebaba who was the sheikh of Arappınarı Tekke (Horasanlı Halil İbrahim Baba Zaviyesi). The erkanname is considered that it was copied between the dates 1890-1893. It consists of 40 pages. There is some links at the bottom of the pages but no date at the end of the text. This erkânname is very important because of it’s examining the rituals of ikrar cemi. At the end of the text there is some tercümans (prays) and records.Erkânnameler Bektaşiliğin temel inanç unsurlarını barındıran yazılı kaynaklardır. Bektaşiliğin inanç ritüelleri ve unsurlarının tespiti ve tahlilinde erkânnameler önemli bir yere sahiptir. Erkânnamelerde yer alan tercümanlar belli ritüelleri ortaya koymaları yanında tarikat mensuplarının sosyal hayatlarını da düzenler niteliktedir. Bu bağlamda Bektaşiliğin hayatı algılayış biçimi de bu metinlere yansımakta ve bu metinleri önemli kılmaktadır. Bu çalışmada ele alınmış olan erkânname İstanbul Belediyesi Atatürk Kitaplığında OE. 1056 numarasıyla kayıtlı “Halîl İbrâhîm Baba Dergâh-ı Şerîfi Post-nişîni Tire’nin Hasan …… Mahallesinden Hâcı Kırzâde Hüseyin Hüsnî Baba Efendi Hazretlerinin Erkânnâme Sûreti” başlıklı bir metindir. Erkânname, Arappınarı Tekkesi (Horasanlı Halil İbrahim Baba Zaviyesi) postnişini Hacı Kırzade Hüseyin Hüsnü Halifebaba (k.s.)’ya aittir. Eserin 1890-1893 tarihlerinde istinsah edildiği tahmin edilmektedir. Eser toplam 20 varak-40 sayfa uzunluğundadır. Bazı sayfa sonlarında rabıta bulunmakla beraber eser sonunda bir tarih bulunmamaktadır. Ele alınan erkânname, cem ritüelini ve özellikle de ikrar ceminin ritüellerini ayrıntılı bir biçimde ele alması bakımından önemli bir özellik göstermektedir. Eserin son kısmında erkânnameden ayrı bazı tercümanlar ve kayıtlar bulunduğu görülmektedir

    Alevilikte Başpirlik(Serçeşme) Geleneği

    No full text
    A very important tradition in Alevi sect has been continuing since one thousand and two hundreds years. This tradition is “Imamship Tradition”. Starting with Hazrat Ali, The “Imamship Tradition” was passed to his great son Hazrat Hasan after Hazrat Ali’s assasination. Following Hazrat Hasan’s assasination, The Imamship was passed on to Ali’s second great son Hazrat Hussein. By assasination of Hazrat Hussein in Karbala, The Imamship passed to Zeynel Abidin, the unique son surviving. Among Sayyids, the “Imamship Tradition” continued on by passing from older son to older son. When Imam “walked to God” (passed away), the big son replaced the statue of father Imam. And the other sons obeyed his Imamship. This tradition was distorted once and that is why the pros of Hazrat Ali divided into two groups. While Imam Jafar was living, his oldest son, Ismail “walked to the God” (passed away). Then, Imam Jafar made a will to his second older son Musa Kâzım to become as the Imam in Chief. But, supporters of Hazrat Ali as a big group rejected this testament by declaring: “Let’s do not distrupt the tradition, although Ismail the number one son of Imam Jafar is dead before his father, he was previously married and had a son in the name of Muhammad Matkum. Even he was still a child, he should deserve The Imamship in Chief” and recognised him accordingly. The Imamship of Ismail passed on to his son Muhammad Matkum. These people are called “With 7 Imams” or “Ismailies”. Fatimies in Egypt and Nizaries in Iran are the subgroups of these people. The Last Imam of these was Aga Han. The great majority of Ali’s supporters (pros of Ahl al-Bayt), obeying testament of Imam Jafar, recognised Imam Musa Kazim. Alevis and Shiites come from this branch. When Sayyids who come from Hazrat Muhammad and Hazrat Ali’s lineage could not live in Arabic world, they migrated into Turkish lands. An important part of them became Turk by integrating into them. In the meantime, the Tradition of Imamship was converted into Tradition of “Fountain in Chief” (Head Patriarchness). The Center of “Fountain in Chief” (Head Patriarchness), which had been established in 874 in the city of Iran / Khorasan / Nishapur, was transferred to Amasya / Catkoy in Anatolia by Pir Ilyas who was the last Pir of Nishapur Dargah following Mongolian invasion in 1220. Due to execution of Pir Ilyas and his three sons during Babai Riot in 1240, The Head Patriarchness (Fountain in Chief) was passed to Haci Bektas Veli who was the second big lineage of Ibrahim Sani.Alevilikte çok önemli bir gelenek, 1200 yıldır süregelmektedir. Bu gelenek,“İmamet Geleneği” dir. Hz. Ali İle başlayan İmamlık (İmamet) geleneği; Hz. Ali’nin öldürülmesinden sonra büyük oğlu Hz. Hasan’a geçti. O’nun da öldürülmesi üzerine, İmamlık, ikinci büyük oğlu Hz. Hüseyin’e geçti. Hz. Hüseyin’in Kerbela’da şehit edilmesinden sonra İmamet, yaşamda kalan tek oğlu Zeynel Abidin’e geçti. Seyyitler arasında İmamlık (İmamet) Geleneği) hep büyük oğuldan büyük oğula geçerek sürdü. İmam Hakka yürüyünce, yerine büyük oğlu geçti. Öbür kardeşler itirazsız büyük oğulun İmamlığına biat ettiler. Bu gelenek bir kez şaştı, o nedenle Ali yandaşları ikiye bölündüler. İmam Cafer yaşamda iken büyük oğlu İsmail, kendisinden önce Hakka yürüdü. Daha sonra kendisi yerine “İmamet Makamı”na ikinci oğlu Musa Kâzım’ı vasiyet etti. Ancak Ali yandaşı önemli bir topluluk; “Geleneği bozmayalım, her ne kadar İmam Cafer’in büyük oğlu İsmail, babasından önce öldüyse de, evliydi ve Muhammet Matkum adında bir oğlu vardı. Çocuk da olsa İmamet onun hakkıdır.” diyerek, İsmail’in dolayısıyla oğlu Muhammet Matkum’un İmamlığını tanıdılar. Bunlara “İsmaililer” ve ya “7 İmamlılar” denir. Mısır’daki Fatimiler ve İran’daki Nizariler bunlardır. Onların son İmamları Ağa Han’dır. Ali yandaşlarının (Ehli Beyt yandaşlarının) büyük çoğunluğu, İmam Cafer’in vasiyetine uyarak, İmam Musa Kâzım’ı tanıdılar. Şiiler ve Aleviler bu koldandır. Hz. Muhammet ve Hz. Ali’nin soyundan gelen Seyyitler, Arap Dünyası’nda yaşayamaz duruma gelince, Türk Yurdu’na göç ettiler. Önemli bir bölümü orada Türklerle kaynaşıp, süreç içinde Türkleştiler. İmamet Geleneği de Türkleşerek Başpirlik (Serçeşme) Geleneği’ne dönüştü. 874 yılında İran / Horasan / Nişabur kentinde kurulan Başpirlik (Serçeşme) merkezi, 1220 yılındaki Moğol işgali sonrası Nişabur Dergâhı son Piri Pir İlyas aracılığı ile Anadolu’ ya Amasya / Çatköy’e taşındı. Pir İlyas ve üç oğlunun 1240 yılındaki “Babai İsyanı”nda asılmasından sonra; Başpirlik (Serçeşme) 2. büyük kol olan İbrahim Sani oğlu Hacı Bektaş Veli’ye geçti

    Duraklama Ve Gerileme Döneminde Güney Ve Doğu Anadolu'da Ocaklar-Aşiretler -1-

    No full text
    During the historical period, lots of studies about Bektashism and Alevism couldn't have been situated in a specific area. One of the important reason of this problem was term confusion and dissacording among academicians and researchers. For unders- tanding a religion and perspective system in which Khorasan-situated the relation between this region and other regions is a necessity. Societies in Southern and Eastern Anatolia are arbiters for location and housing in Anatolia. Because of this reason, this societies' relation is very important to keep locating in perspective. This location system has been also have a huge role in confusion and conflicts in Anatolia. it has been known that as a result of problems of in this location system, Ottoman Empire was encountered huge problems in Anatolia. Reason of this problems encountered was unanalyzed of this construction by Ottoman Empire because of conflicts in East. Topics related resources when reviewing the causes and consequences of these developments, many factors affect emerges . As a result of their wrong decisions of incompetent managers in the region, faithful to the societies of the state increasingly losing confidence is one of them . Changing the arrangement of summer and winter camps is also another major reason. Summer and winter camps according to certain rules and order are being issued , the tribes among themselves, a rule-based conduct it. Administrators disruption by interfering with these rules and prepare the ground for rebellion . Another important point is that the quarries in Anatolia, according to a certain system of interconnectedness are executing . This map of the distribution of quarries in Anatolia is understood when examined . in general without considering the fact that the tribal placement and relocation process, as well as stoves have affected the unity between their own safety and for the future of the state consists of various risk has prepared the ground . Stagnation and regression of the Ottoman Empire in this article are considered to be found in Eastern and Southeastern tribes in the period and focuses on the chrono- logical history of the burners . in the region and to each other by triggering the causes and consequences of events that have survived to our time are discussed. Alevism in Turkey and tribes so that the historical dimension of the concepts are discussed.Tarihsel süreç içerisinde Alevilik ve Bektaşilik üzerinde yapılan çalışmaların önemli bir kısmı, belli bir zemin ve düzlemde ele alınamamıştır. Bunun en önem- li nedenlerinden biri, kavramların yerli yerine oturmaması ve her bir araştırmacının kendine özgü kavram geliştirmeye çalışmasıdır. Horasan merkezli bir inanç ve anlayış sistemini anlayabilmek için merkezle diğer bölgelerin ilişkilerini gözden geçirmek yararlı olacaktır. Anadolu'nun Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde var olan yerleşme sistemi ve bu sistemi oluşturan ocaklar, boylar ve aşiretlerin ilişkiler bütünü oldukça önemlidir. Anadolu'da ortaya çıkan karışıklıklar ve dalgalanmalarda da bu ocak yerleşim sisteminin önemli rolü bulunmaktadır. Var olan ve belli bir sistemi bulunan yapının bozulması neticesinde, Osmanlı Devleti'nin büyük sıkıntılar yaşa- dığı, batıya hareket ederken doğuda meydana gelen kargaşa ile uğraşmak zorunda kalmasının nedeni de bu yapıyı analız edememesidir. Konu ile ilgili kaynaklar gözden geçirildiğinde bu gelişmelerin sebep ve sonuçlarını etkileyen birçok unsur karşımı- za çıkmaktadır. Ehliyetsiz idarecilerin verdikleri yanlış kararlar sonucunda, bölgede devletine sadık boyların, gittikçe güvenlerini kaybetmesi bunlardan biridir. Yaylak ve kışlakların düzenlemesinin değiştirilmesi de bir başka önemli nedendir. Yaylak ve kış- laklar belli bir kurala ve düzene göre tanzim edilmekte, boylar kendi aralarında bunu bir kurala bağlı yürütmektedirler. Yöneticiler bu kurala müdahale ederek bozulma ve başkaldırıya zemin hazırlarlar. Diğer bir önemli nokta ise, Anadolu coğrafyasında ocakların birbirine bağlılıkların belli bir sisteme göre yürütmeleri; bu durum, Ana- dolu'da ocakların dağılım haritası incelendiğinde anlaşılmaktadır. Genel itibariyle aşiret gerçeğini göz önünde bulundurmadan yapılan bir yerleştirme ve yer değiştirme işlemi, hem ocaklar arasındaki birliği etkilemiş, hem de devletin kendi güvenliği ve geleceği açısından çeşitli risklerin oluşmasına zemin hazırlamıştır. Bu makalede Osmanlı Devletinin duraklama ve gerileme dönemleri olarak kabul edilen dönemlerde Doğu ve Güneydoğu'da bulanan aşiretlerin ve ocakların kronolo- jik tarihi üzerinde durulmaktadır. Bölgede çıkan ve birbirine tetikleyerek zamanımıza kadar gelen olayların sebep ve sonuçları ele alınmaktadır. Böylece Türkiye'de Alevi- lik ve Aşiret kavramlarının tarihsel boyutu ele alınmaktadır

    Anadolu’nun Duraklama Ve Gerileme Döneminde Güney Ve Doğu Anadolu’da Ocaklar-Aşiretler - II

    No full text
    This study focuses on the chronological order of families and tribes in Eastern and Southeastern Anatolia between the periods of stagnation and regression in the Ottoman Empire. This study also addresses the social, political and historical events that occurred at the same time in the region and have come along to the 21st century by influencing one another together with their causes and effects. Thanks to this multiple viewpoints, the historical aspects of Alewism and Tribe terms in Turkey have been introduced on the axis of academic resources and field studies. This study includes such important historians like Ismail Asım Efendi History and Rasit History on which information was gathered related to evensts in Eastern and Southeastern Anatolia. However, the place and importance of Ahmet Cevdet Pasha History should be emphasized once more here. Some parts of the information found in the first and second articles of the series were in the form of quotation while some of it are found in the references part. Books, articles and information found in the references of the study form the basis of opinions presented in the article. It is crucial that young generation has exact information on this topic in order to be able to see the intersection and merging points. The suffering emerging in Anatolia in the last 400 years are generally desired to be forgotten today. This is seen as useful -in a way- in terms of eradicating the influence of suffering of past events. However, gaps in information are filled with incorrect information, which causes serious problems in reconstruction of societal structure as well as artificial conflicts. Therefore, knowing the last 400 years with suffering is very important for us to take lessons from past.Bu çalışmada Osmanlı Devleti’nin Duraklama ve Gerileme Dönemleri olarak kabul edilen zaman aralığında Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da bulUnan aşiret ve ocakların kronolojik tarihleri üzerinde durulmaktadır. Çalışma içerisinde aynı zamanda bölgede çıkan ve birbirini tetikleyerek 21. yüzyıla kadar gelen sosyal, siyasi ve tarihî olayların sebep ve sonuçları ele alınmaktadır. Bu çoklu bakış açısı sayesinde Türkiye’de Alevilik ve Aşiret kavramlarının tarihsel boyutu, akademik kaynaklar ve alan araştırmaları ekseninde ortaya konulmaya çalışılmıştır. Çalışmada Doğu ve Güney Doğu Anadolu’daki olaylarla ilgili bilgi toplanılan tarihler arasında İsmail Asım Efendi Tarihi ve Raşit Tarihi gibi ünlü tarihçilerin tamamı bulunmaktadır. Fakat burada Ahmet Cevdet Paşa Tarihi’nin yeri ve önemini bir kere daha belirtmek gerekir. Serinin ilk makalesinde ve onun devamı olan ikinci makalede yer alan bilgilerin bir kısmı alıntı hâlinde bulunmaktayken bir kısmı ise seçilmiş kaynakça olarak yer almaktadır. Çalışmanın kaynakça kısmında yer alan kitap, makale ve bilgiler makalede yer alan görüşlerin temel dayanaklarını oluşturmaktadır. Tüm bu kesişme ve birleşme noktalarını görebilmek amacıyla genç kuşakların bu konuda doğru bilgilerle bilgilendirilmesi son derece önemlidir. Anadolu’da son 400 yıl içinde oluşan acılar genellikle günümüzde unutulmak istenmektedir. Bu unutma bir bakıma geçmişin acılarının üzerimizdeki etkisini ortadan kaldırmak açısından yararlı gibi görünmektedir. Oysa bilgi boşlukları yalan yanlış bilgilerle doldurulmakta bu da toplumsal yapımızın yeniden kurulmasında ciddi sorunların doğmasına, yapay çatışmaların ortaya çıkmasına sebep olmaktadır. Bu yüzden acılarla geçen son dört yüz yılın iyi bilinmesi, geçmişten ders almamız bakımından hayati önem taşımaktadır

    Kazdağlarında Ayin ve Şiir: Tahtacı Türkmenlerinin Sazandarlık / Zâkirlik Geleneği Üzerine

    No full text
    Known as Tahtaci Turkmens and living in Kazdaglari, they are connected to Alevi belief and have rituals in this context. As with other community of Anatolian Alevis, cem ceremonies have an important place in the religious and social life of Tahtaci Turkmens. There exist several of the owners of the service during the “cem” ceremony held at certain periods of the year and depending on special situations. More clearly, some tasks have to be fulfilled for “cem” ceremony regularly and in accordance with the rules. The indispensable part of the ceremony after “dede” are “sazandar” and “zakir” who take place among owners in “cem” ceremonies. The duties of these people are not limited to“cem” ceremony but also performing poetry accompanied by “saz”. “Zakir”s have an active role in the sacrifice and offerings, military departures, “head covering” ceremonies for brides in weddings, lamentation (rhythmic poems) ceremonies after death, “Hıdırellez” celebrations, “Sarıkız” visits and treating patients. In this article “sazandarlık” or “zakirlik” tradition which belongs to Tahtaci Turkmens of Kazdagi in Balıkesir is examined. Identifications and evaluations were made on the training of “sazandar”s and their patterns of profession, execution environments and times, their poems of the shape, structure, and content properties, tasks undertaken by the religious and social life and the current state of the “sazandarlık” tradition.Kazdağlarında yaşamakta olan Tahtacı Türkmenlerinin Alevîlik inancına bağlı oldukları ve bu kapsamda bazı uygulamalar yaptıkları bilinmektedir. Anadolu’daki diğer Alevî zümrelerde olduğu üzere Tahtacı Türkmenlerinin dinî ve sosyal hayatında cem törenlerinin önemli bir yeri vardır. Yılın belirli zamanlarında ve bazı durumlara bağlı olarak gerçekleştirilen cemlerde bazı hizmet sahipleri bulunur. Daha açık bir ifadeyle cem törenin düzenli ve kurallara uygun bir şekilde yürütülebilmesi için bazı görevlerin yerine getirilmesi gerekmektedir. Cem törenlerinde “dede”den sonra cemin olmazsa olmazı olan sazandarlar/zâkirler de görev sahipleri arasında yer alırlar. Saz eşliğinde nefesler söyleyen bu tiplerin icra alanı sadece cemler değildir. Kurban ve adaklarda, asker uğurlamalarında, düğünlerde gelinlere uygulanan “baş bağlama” töreninde, ölüm sonrasında ölüye ezgili şiirlerin söylendiği ağıt törenlerinde, Hıdrellez kutlamalarında, Sarıkız ziyaretlerinde ve hastaların sağaltılmasında zâkirler aktif bir role sahiptirler. Bu makalede Kazdağının Balıkesir sınırları içinde kalan Tahtacı Türkmenlerinin sazandarlarlık/zâkirlik geleneği ele almıştır. Sazandarların eğitimi ve mesleğe geçişleri, icra ortamları ve zamanları, söyledikleri şiirlerin şekil, yapı ve içerik özellikleri, dinî ve sosyal hayatta üstlendikleri görevler ve sazandarlık geleneğinin günümüzdeki durumu üzerine tespit ve değerlendirmeler yapılmıştır

    Şah İbrahim Veli İli İlgili Elde Edilen Belge Ve Bilgiler Bize Ne Söylüyor?

    No full text
    Shah İbrahim Veli is one of the saints who grew up in Anatolia. The informati- on that has been provided on him so far has consisted of the Velayetname of Hacı Bektash Veli and of rumors. The sources obtained recently and the icazetnames and pedigrees taken from the members of this association reveal some new information on Shah İbrahim Veli. it is assumed that most of the information related to this associ- ation got lost or have not been revealed yet. Besides, because of the dispersion of the association members to the different regions, there has been a disconnection between them and it has prevented oral sources from being integrated. When the documents have been scrutinized in terms of scientific approach and an analytic point of view, it is revealed that the followers of Shah İbrahim Veli inhabited in various regions of Anatolia and they maintained the association tradition. it seems impossible to know Shah İbrahim Veli Association and its range without knowing association tradition of Anatolia. While the documents to reveal the historical identity of Shah İbrahim Veli Association show consistency with oral history, from time to time, they refute. Most of the documents obtained belong to Arap Ali Gazioğlu Dede of Village Evci- yenikışla, Çorum. it is understood that these documents were given by Kerbela, Hacı Bektash Veli Dervish Lodge, Erdebil or Sheikh Safıyyüddin Dervish Lodge and Shah İbrahim Veli Dervish Lodge. Another document is Telkinname written by Süleyman Na'im in October 14th,1885 (Muharram 1303).There are the names of various Sufis and the terms related to Sufism in this text, which is longer than 10 meters, adjoin- ted to each other and written in naskh style, What is important in icazetname dated October 31st, 1903 (18 Teşrin-i Evvel 1319) is that Shah İbrahim Veli is used instead of "Sheikh İbrahim Veli", on the contrary of other documents. The parallelism of the names between the pedigree given on April-May, 1903 (Safer 1321) and the icazet- name given on December, 1883 (Safer 1301) to Seyyid Emir Hacı Ali from Sheikh Safiyyüddin Dervish Lodge attracts attention. When the documents were scrutinized, it was seen that both Sheik İbrahim and Shah İbrahim were used. The determination and classification of the documents belonging to Shah İbrahim Veli require long-run- ning and tedious study.Şah İbrahim Veli, Anadolu coğrafyasında yetişmiş önemli erenlerden biridir. Şim- diye kadar kendisi hakkında verilen bilgiler, daha çok Hacı Bektaş Velayetnamesi çerçevesinde ve bir kısım rivayetlerden ibaretti. Son yıllarda elde edilen kaynaklar ve bu ocağın mensuplarından elde edilen icazetname ve şecereler, Şah İbrahim Veli hakkında yeni veriler ortaya koymaktadır. Özellikle ocağa ait bilgilerin önemli bir kısmının kaybolduğu ya da henüz gün yüzüne çıkarılmadığı varsayılmaktadır. Diğer yandan ocak mensuplarının zamanla değişik bölgelere dağılması ile aralarında büyük bir kopukluğun yaşanması yüzünden, sözlü kaynakların da birbiriyle ilişkilendirmesi- nin yeterince yapılamamaktadır. Bilimsel yaklaşım ve analitik bir bakış açısı ile elde edilen belgeler incelendiğinde, Şah İbrahim Veli'nin talipleri Anadolu'da birçok yö- rede yaşadıkları ve ocak geleneğini yaşattıkları ortaya çıkmaktadır. Anadolu'da ocak geleneğini bilmeden, Şah İbrahim Veli ocaıono ve onun yayılma alanlarını bilmek mümkün görünmemektedir. Şah İbrahim Veli Ocağının tarihsel kimliğini ortaya ko- yacak belgeler, sözlü tarihle tutarlılık gösterirken, kimi zamlan da tam tersi durum söz konusu olmaktadır. Elde edilen belgelerin önemli bir kısmı Çorum'a bağlı Evci- yenikışla köyünden Arap Ali Gazioğlu Dede'nin elinde bulunmaktadır. Bu belgelerin Kerbela, Hacı Bektaş Veli Tekkesi, Erdebil veya Şeyh Safiyyüddin Dergahı ve Şah İb- rahim Veli Tekkesi tarafından verildiği anlaşılmaktadır. Diğer bir belge de Muharrem 1303/14 Ekim 1885 Tarihinde Süleyman Na'im Tarafından Yazılan Telkinname"dir. 10 metreden uzun ve birbirine eklenmiş bir kağıda güzel bir nesih hattıyla yazılan bu metinde birçok tasavvuf önderinin adı ile pek çok tasavvuf terimi geçmektedir. 18 Teşrin-i Evvel 1319/31 Ekim 1903 tarihli icazetnamede önemli olan, diğer belge- lerin aksine "Şeyh İbrahim Veli" yerine "Şah İbrahim Veli" ismine yer verilir. Şeyh Safiyyüddin Dergahı'ndan Seyyid Emir Hacı Ali'ye Safer 1321/Nisan-Mayıs 1903 tarihinde verilen şecere ve Safer 1301/Aralık 1883 tarihinde verilen icazetnamede daha diğer belgelerdeki adlar arasında görülen paralellik dikkat çeker. Elde edilen belgeler değerlendirildiğinde, Şeyh İbrahim ve Şah İbrahim ifadelerinin kullanıldığı görülür. Şah İbrahim Veli'ye ait belgelerin tespit ve tasnifi uzun soluklu ve meşakkatli bir çalışmayı gerektirmektedir

    Saati'nin Alevilik/ Bektaşilik Risalesi: Elyazması - Latinize Metin ve Sözlük

    No full text
    in this study, Saati's Alevism/ Bektashim tractate has been analyzed, then transc- ripts (ed:1), and two- page the original pamphlets (ed: 2) are added to the end of the article. Thus, the tractate is provided to the researchers that will conduct research in the areas of the language, literature, sociology, philosophy and theology. Tractate is located in the National Library Manuscripts Collection, with the number Yz. A. 3195. The work was copied in AH 1275 (Christian era 1858) with the Ottoman Turkish being the language of the work. The author of pamphlets is named Saati, according to the data "Hdzd Kitabu Sdati-i Bektaşiyyi'l- Aleviyyi'l- Hüseyniyyi'l- Cdferi", located on the beginning of the first page, between the phrases "Hu" and "Bi-İsmi Şdh-ı Yez- ddn". Saati was born in Anatolia according to one of Ottoman Tezkire writers Hasan Çelebi, in Germiyan according to Beyani, in istanbul according to Latifi, while accor- ding to Aşık Çelebi, was born in Bolvadin. His original name is Mehmed. Saati, reac- hed degrees of mastery in the areas of Qur'an commentary and hadith sciences. Saati traveled to various regions and preached in mosques. He has a lot of poems in the fields of satire and parody (comic poem). He has written 1000 couplet about Firaki. This "Alevilik- Bektaşilik- Hüseynilik- Caferilik" treatise of Saati was copied in 1858 by al-Sayyid Ahmed Tevfik who is Sheikh Ali Baba's servant abd Musika-i Sultani's apprentice. The article subjected to the review, with the Ottoman Turkish original and with the new Turkish letters translation of the treatise that we added to the end, is the copy of original. This copy, is located in the collection of "Old Manuscripts" in the National Library, and the original pamphlets could not be reached. The work is in a dark brown leather cover, with the outer dimensions of 19.2 x 12.5 cm. (interior 16.5 x 10.0 cm). Treatise, which has 14 waterway watermark, with 27 pages according to the numbers written on pages. The pages are written with 16 lines in rıka form except the last page. An endorsement was added to the last page about the author of pamphlets copy. in the tractate which is described as "Alevilik-Bektashilik-Hüseynilik-Caferi- lik" by the author, Ali in the Alevism has been portrayed in a panoramic image of the history of islam.Bu çalışmada Saati'nin Alevilik/ Bektaşilik risalesi tahlil edilmiş, daha sonra risalenin çevirisi (Ek 1) ve iki sayfa aslı (Ek 2) makalenin sonuna ek olarak veril- miştir. Böylece risale dil, edebiyat, sosyoloji, felsefe ve ilahiyat alanlarında inceleme yapacak başka araştırmacılara sunulmuştur. Risale, Milli Kütüphane Yazmalar Ko- leksiyonu'nda Yz. A. 3195 numara ile yer almaktadır. Eserin dili Osmanlı Türkçesi olup, Hicri 1275 (Miladi 1858) yılında istinsah edilmiştir. Risalenin yazarı, birinci sayfasının baş kısmında yer alan "Hu" ile "Bi-İsmi Şdh-ı Yezddn" tabirleri arasındaki "Hdzd Kitabu Sdati-i Bektaşiyyi'l- Aleviyyi'l- Hüseyniyyi'l- Cdferi" ibaresine göre, Saati adlı bir müelliftir. Saati, Osmanlı Tezkire yazarlarından Hasan Çelebi'ye göre Anadolu'da, Beyani'ye göre Germiyan'da, Latifi'ye göre İstanbul'da, Aşık Çelebiye göre ise Bolvadin'de doğdu. Asıl adı Mehmed'dir. Saati, tefsir ve hadis sahalarında üstatlık derecesinde bir ilme sahip oldu. Diyar diyar gezip camilerde vaaz verdi. Hiciv ve hezel sahasında çok şiiri vardır. Firaki hakkında 1000 beyit yazmıştır. Saati'nin bu "Alevilik- Bektaşilik- Hüseynilik- Caferilik" Risalesi, Şeyh Ali Baba'nın bendesi, Musika-i Sultani'nin çerağı es-Seyyid Ahmed Tevfik tarafından 1858 yılında istinsah edilmiştir. İncelemeye tabi tuttuğumuz ve makalenin sonuna Osmanlı Türkçesi aslı ile birlikte yeni Türk harflerine çevirisini eklediğimiz risale, istinsah nüshadır. Söz ko- nusu nüsha, Milli Kütüphane'de "Eski Yazmalar" koleksiyonunda yer almakta olup, risalenin aslına ulaşılamamıştır. Eser, koyu kahverengi meşin bir cilt içerisinde, dış boyutları itibariyle 19,2 x 12,5 cm.(iç 16,5 x 10.0 cm) ölçülerindedir. Risale, suyolu filigranlı 14 yaprak olup, yazılı sayfalardaki numaralarına göre 27 sayfadır. Son say- fa dışındaki sayfalar 16 satır halinde rıka yazı ile yazılmıştır. Son sayfaya risalenin istinsah yazarı hakkında bir zeyl eklenmiştir. İstinsah müellifi tarafından "Alevilik- Bektaşilik- Hüseynilik- Caferilik" kitabı olarak tanımlanan risalede, İslam tarihinin panoramik bir görüntüsü içinde "Alevilikte Ali" tasvir edilmiştir

    183

    full texts

    365

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    Journal of Alevism – Bektashism Studies
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇