İlköğretim Online (İOO - E-Journal)
Not a member yet
1585 research outputs found
Sort by
Pre-service and In-service English Teachers’ Efficacy Beliefs about Teaching English at Primary Schools
This study investigated pre-service and in-service English teachers’ efficacy beliefs about teaching English at primary schools in Turkey by revealing the teaching aspects that they felt most and least efficacious. The study also attempted to understand pre-service teachers’ views about the effectiveness of pre-service teacher education and explore which major problems in-service teachers encountered while teaching English at primary schools. The quantitative and qualitative data were collected from 170 pre-service and 129 in-service teachers through a questionnaire. The quantitative and qualitative data were analysed using descriptive statistics and content analysis, respectively. According to the findings, both groups held similar positive or negative efficacy beliefs about most teaching aspects: while they reported feeling most efficacious in ‘using visual materials’, ‘giving simple instructions’, and ‘using gestures, facial expressions and body language effectively’, they reported feeling least efficacious in ‘using mainly kinaesthetic activities’, ‘managing class time effectively’, and ‘knowing how each language skill can be developed’. Pre-service teachers agreed that the ‘teaching practicum’ was the most ineffective aspect of the programme, followed by ‘lack of practice-based courses’, ‘inadequate number of teaching English to young learners courses’, and ‘language courses’. In-service teachers reported having problems because of ‘limited class hours’, ‘poor textbooks’, ‘lack of technological resources’, ‘lack of learner preparedness’, ‘lack of learner motivation’, and ‘large classes’. In the light of these findings, implications were generated to improve the effectiveness of pre-service and in-service teacher education, which could increase the quality of education for English language students at primary school
Öğretmen Adaylarının Lisansüstü Eğitime İlişkin Metaforik Algıları
Bu araştırmanın amacı; öğretmen adaylarının lisansüstü eğitime ilişkin metaforik algılarını ortaya koymaktır. Nitel bir yapıda olan araştırmada, olgu bilim (fenemonoloji) deseni kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu; 2014-2015 eğitim-öğretim yılı bahar döneminde Cumhuriyet Üniversitesi Eğitim Fakültesi Okul Öncesi Öğretmenliği, Sınıf Öğretmenliği, İlköğretim Matematik Öğretmenliği, Sosyal Bilgiler Öğretmenliği, Fen Bilgisi Öğretmenliği, Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık ve Türkçe Öğretmenliği dördüncü sınıfta öğrenim gören 112 öğretmen adayından oluşmaktadır. Araştırma verileri, “Lisansüstü eğitim …………a/e benzer; çünkü …..………” şeklinde eksik bırakılmış bir cümleden oluşan form aracılığıyla toplanmıştır. Verilerin analizinde, nitel araştırma desenine uygun olarak içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda; 112 öğretmen adayı 93 farklı metafor geliştirmiş ve bu metaforlar “Gelişim”, “Zirve”, “Değer”, “Zor”, “Çaba”, “Uzmanlık”, Keşif-Araştırma”, “Yol Gösterici”, Doyumsuzluk” ve “Üretim” olmak üzere 10 kategoride toplanmıştır.Anahtar sözcükler: Lisansüstü eğitim, Metafor, Öğretmen aday
Home educational resources, out of school factors and foreign language achievement: A study exploring the Turkish context
This study examines the potential relationship between home educational resources, out of school factors, and foreign language student achievement in the Turkish context. The participants of the study include 6804 seventh grade students (3173 female and 3631 male) who took Evaluation of Student Achievement Test in 2008. The researchers used two level hierarchical linear modeling for data analysis. On the whole, the study results suggest that foreign language achievement is related to out of school characteristics and home educational resources that need to be considered by foreign language practitioners and policy makers
Bağlanma Boyutları ,Sınıf Yönetimi Profilleri ve Öğretmen-Aile Arasındaki İlişkilerin İncelenmesi1
Bu araştırmanın amacı, okul öncesi öğretmenlerinin bağlanma boyutları ile sınıf yönetimi profilleri ve annelerin öğretmenle olan ilişkilerine bakış açıları arasındaki ilişkinin incelenmesidir. 230 okul öncesi öğretmeni ve bu öğretmenlerin sınıflarında çocuğu bulunan 230 anneyle gerçekleştirilen çalışmada Kişisel Bilgi Formu, Yakın İlişkiler Envanteri II, Sınıf Yönetimi Profilleri Anketi, Aile Öğretmen İletişim ve İşbirliği Ölçeği (AÖİİÖ) Ölçeği kullanılmıştır Araştırma sonuçlarına göre öğretmenlere ait bağlanma kaygısının sınıf yönetiminde tükenmiş; bağlanma kaçınmasının ise ilgili sınıf yönetimi profili ile anlamlı ve pozitif bir ilişkisi olduğu bulunmuştur. Öğretmenlerin bağlanma kaygısı ile annelerin ailelerle kurulan iletişim ve işbirliğine ilişkin öğretmen algılarından beklentiler, işbirliği ve katılım boyutları arasında negatif ilişkileri olduğu görülürken; öğretmenlerin bağlanma kaçınmasına yönelik herhangi bir ilişki bulunmamıştır. Hoşgörülü dışındaki diğer sınıf yönetimi profilleri ile annelerin öğretmenle olan ilişkilerine bakış açıları arasında pozitif ilişki bulunmuştur. Elde edilen bulgular literatür ışığında tartışılmıştır
Genç Yetişkinlerin Romantik İlişkilerinde Bağlılık Kavramının Önemi ve Bağlılığın Olası Yordayıcıları
Genç yetişkinlik dönemi, bireylerin yakın ilişki inanç, tutum ve alışkanlıklarını oluşturdukları, ve bu tutum ve alışkanlıklarının evlilik ilişkisi gibi gelecekteki daha ciddi ilişkilerin temelini oluşturan son derece önemli bir gelişimsel evredir. Dünya genelinde artan boşanma oranları ve bunun aile yapısı, çocukların ve yetişkinlerin ruh sağlığı üzerindeki olumsuz etkileri göz önünde bulundurulduğunda, gelecek nesillerin ruh sağlığı adına tedbirler alınması gerekmektedir. Ulusal çapta yapılan bazı boylamsal çalışmalar, ilişkilerde bağlılık eksikliğinin boşanmanın bir numaralı sebebi olduğunu ortaya koymuştur. Bu yazı, genç yetişkinlerin romantik ilişkilerinde bağlılık kavramının önemi ve bu kavramın olası yordayıcıları konusunda literatür özeti sunmayı amaçlamaktadır. Mevcut kuram ve araştırmalar ışığında, bağlılığın iki önemli bilişsel yordayıcısı olarak bağlanma stilleri ve yakın ilişki inançları üzerinde özellikle durulmuştur.Anahtar Kelimeler: Romantik İlişkiler, Genç Yetişkinlik, Bağlılık, Bağlanma Stilleri, Yakın İlişki İnançlar
Özerk Benlikli Birey Yetiştirme Sürecinde Çağdaş Dil ve Edebiyat Öğretimi Ortamlarının (Türkçe/ Türk Dili ve Edebiyatı) Önemi
Dil ve edebiyat öğretimi ortamlarında daha çok ezbere ve bilgi vermeye dönük öğretim anlayışının yürütüldüğü, öğretimin edebiyat tarihi bilgisine indirgendiği, özerk benlikli birey yetiştirme çabalarının işe koşulmadığı bilinmektedir. Özerk benlik duygusu gelişmiş birey yetiştirmede çağdaş dil ve edebiyat öğretimi ortamlarının nasıl düzenlemesi gerektiği sorununu tartışmak ve bu sorunun çözümüne dönük kimi öneriler getirmek amacıyla ele alınmış bu yazıda, öncelikle özerk benlikli bireyin hangi özelliklere sahip olduğu, bu özelliklere sahip birey olmanın kişinin kendisi ve toplum yaşamı açısından taşıdığı önem ele alınmıştır. Ardından birey yetiştirme sürecinde çağdaş anlayışla yapılandırılmış dil ve edebiyat öğretiminin önemi ve nasıl yapılması gerektiği üzerine odaklanılmış ve bu konudaki ilkeler ortaya konmaya çalışılmıştır. Bu amaçla dil ve edebiyat öğretimi ortamlarında kullanılması gereken metinlerden sorulara, etkinliklerden çocuk/gençlik edebiyatı yapıtlarına, dilbilgisi öğretiminden öğretimde kullanılması gereken araç gereçler ile yöntem ve tekniklere, yazılı anlatım çalışmalarından diğer sanatların olanaklarına, ders kitaplarından ödevlere ve değerlendirmeye kadar konunun birçok önemli boyutu irdelenmiştir
Çalgı Eğitiminde Algılanan Aile Desteği Ölçeği : Geçerlik Güvenirlik Analizi
Bu çalışmada, müzik öğretmeni adaylarının çalgı eğitiminde algıladıkları aile desteğini belirlemede kullanılabilecek geçerli ve güvenilir bir ölçek geliştirilmesi amaçlanmıştır. Açımlayıcı faktör analizi sonucunda ölçeğin 23 madde ve 3 alt boyuta sahip olduğu belirlenmiştir. Ölçeğin alt boyutlarının Cronbach Alfa değerleri sırasıyla; “duyarlılık” . 93, “sürece dahil olma” . 92 dir. Ölçeğin bütününü Cronbach Alfa değeri . 96’dır. Açımlayıcı faktör analizinin ardından doğrulayıcı faktör analiziyle 2 faktörlü yapı sınanmış ve modelin oldukça iyi uyum indekslerine sahip olduğu görülmüştür. Bu çalışmadan elde edilen bulgular, Çalgı Eğitiminde Algılanan Aile Desteği Ölçeği’nin müzik öğretmeni adaylarının çalgı eğitiminde algıladıkları aile desteğini belirlemede kullanılabilecek geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı olduğunu ortaya koymaktadır
Öğretmen Liderler: Öğretmen Algıları Üzerine Nitel Bir Araştırma
ÖZ. Öğrenen örgütler olarak, okulların ve öğretmenlerin bir bütün olarak öğrenerek gelişmeleri için sürekli olarak yaşadığı olaylardan sonuç çıkarması ve bunu değişen çevre koşullarına uyarlaması gerekmektedir. Bu kapsamda, öğretmenlerin bireysel ve örgütsel kapasiteyi artırmak için birbirlerinin öğretimsel uygulamalarını gözlemleyip dönüt vermeleri esastır. Bu da üst düzey becerilerle donatılmış lider nitelikli öğretmenlerle mümkündür. Öğretmen liderliği, öğretmenin sınıfta ve okulda eğitimsel etkinlik ve süreçlerde gönüllü olarak görevler üstlenme, projeler geliştirme, çevresini etkileme, meslektaşlarının gelişimine destek olma yeterliliğine sahip olmasıdır. Bu kapsamda öğretmen liderler, öğretmen, uzman öğretmen, mentor öğretmen, denetmen ve öğretim deneyimlerini meslektaşlarına aktaran kişilerdir. Bu nedenle, mevcut araştırmanın amacı öğretmenlerin “öğretmen liderliği”, “öğretmen lider rolleri”, “öğretmen lider rollerinin öğretmenlik mesleğine uygunluğu” ve “öğretmen liderlerin meslektaşları tarafından nasıl algılandıkları” konularına dair görüşlerini ortaya çıkarmaktır. Bu araştırma nitel bir araştırma deseniyle yürütülmüştür. Katılımcılar 2014-2015 akademik yılında halen İstanbul’da çalışan 25 öğretmenle görüşülmüştür. Araştırma sonuçları öğretmenlerin, öğretmen liderliği ve öğretmen lider rollerini bildikleri ancak uygulamada özgür olamadıklarını göstermektedir. Yine araştırmada, öğretmen liderlerin rollerinin halen yürüttükleri rollerine uygun olduğu ve meslektaşları tarafından olumlu algılandığı sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Sözcükler: Öğretmen, öğretmen liderlik, öğretmen lider, öğretmen lider roller
Öz Değerlendirme Yönteminin Etkililiğinin Değerlendirilmesi
Türkiye’de, Milli Eğitim Bakanlığı yapılandırmacı yaklaşım temelinde geliştirilen öğretim programlarını 2005-2006 öğretim yılından itibaren uygulamaya başlamıştır. Öğrenci merkezli öğretim yönteminin ön plana çıktığı bu yeni programlarda ölçme ve değerlendirme öğrenme sürecinin parçası olduğu anlayışı benimsemiştir. Sürece ağırlık verilmesi geleneksel yaklaşıma göre daha sık ve farklı nitelikte ölçme araç veya yöntemlerinin kullanılmasını gerektirir. Çeşitli performansa dayalı etkinliklerde öğretmen merkezli değerlendirmelerin yanı sıra öğrencilerin de değerlendirme sürecine katıldıkları yöntemlere başvurulmaktadır. Bu yöntemlerden birisi öz değerlendirmedir. Araştırmanın amacı öğretmen adaylarının öz değerlendirme yöntemine ilişkin görüşlerini ortaya koymaktır. Araştırma Amasya Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nde 2012-2013 öğretim yılında birinci ve dördüncü sınıf n=243 öğretmen adayı ile Eğitim Bilimine Giriş ve Özel Eğitim derslerinde yürütülmüştür. Araştırma sürecinde öğretmen adaylarına performans görevi verilmiş ardından kendilerini öz değerlendirme yöntemi ile değerlendirmeleri istenmiştir. Öğretmen adaylarına sunulan açık uçlu üç sorudan oluşan soru formu ile öz değerlendirme yöntemine ilişkin görüşleri belirlenmiştir. Elde edilen nitel veriler betimsel analiz yapılarak bulgular literatür bağlamında tartışılmıştır. Öğretmen adaylarının uygulama sonrasında öz değerlendirme yöntemini kullanma konusunda olumlu bir tutuma sahip oldukları saptanmıştır