İlköğretim Online (İOO - E-Journal)
Not a member yet
    1585 research outputs found

    Zihinsel Yetersizliği Olan İlkokul Kaynaştırma Öğrencilerinin Pragmatik Dil Becerileri İle Sosyal Becerileri, Problem Davranışları Ve Akademik Yeterlilikleri Arasındaki İlişki

    Get PDF
    Bu araştırmanın amacı, kaynaştırma ortamında öğrenim gören zihinsel yetersizliği olan ilkokul öğrencilerinin pragmatik dil beceri düzeyleri ile sosyal becerileri, problem davranışları ve akademik yeterlilikleri arasındaki ilişkiyi ortaya koymak ve bu ilişkinin yordayıcı olabilecek değişkenlerini belirlemektir. Araştırmanın çalışma grubunu, Eskişehir ili Tepebaşı ve Odunpazarı ilçelerinde Milli Eğitim Bakanlığına bağlı ilkokullarda görev yapmakta olan sınıflarında zihinsel yetersizlik tanılı öğrenci bulunan 47 ilkokul öğretmeni oluşturmaktadır. Öğretmenlere, sınıfa ve kaynaştırma ortamında öğrenim gören zihinsel yetersizliğe ilişkin bilgileri elde etmek amacıyla birinci araştırmacı tarafından geliştirilen “Demografik Bilgi Formu” kullanılmıştır.   Kaynaştırma ortamında öğrenim gören zihinsel yetersizliği olan öğrencilerin pragmatik dil becerileri, “Pragmatik Dil Becerileri Envanteri – Türkçe Versiyonu/PDBE- TV” ve sosyal becerileri, problem davranışları ve akademik yeterlilikleri “Sosyal Beceri Derecelendirme Sistemi/SBDS” kullanılarak ölçülmüştür.  Araştırmanın sonucunda, kaynaştırma ortamında öğrenim gören zihinsel yetersizliği olan ilkokul öğrencilerinin pragmatik dil becerilerinin, sosyal becerilerinin ve akademik yeterliliklerinin normal gelişim gösteren akranlarından düşük olduğu, problem davranışlarının ise normal gelişim gösteren akranlarından yüksek olduğu saptanmıştır. Bununla birlikte, pragmatik dil becerileri ile sosyal beceriler arasında yüksek düzeyde ve anlamlı bir ilişki olduğu ve sosyal becerilerin pragmatik dil becerileri üzerinde önemli (anlamlı) birer yordayıcı olduğu ortaya çıkmıştır.

    Yaratıcı Drama ve Orff-Schulwerk Uygulamalarının Müzik Dersine Yönelik Tutumlar Üzerindeki Etkileri

    Get PDF
    Bu araştırma yaratıcı drama ve Orff-Schulwerk uygulamalarının ilkokul 4. sınıf öğrencilerinin müzik dersine yönelik tutumları üzerindeki etkilerini belirlemeyi amaçlamaktadır. Araştırma ön test-son test kontrol gruplu yarı  deneysel  modelde yapılmıştır. Araştırmanın deneklerini,  2014- 2015 öğretim yılında Antalya ilinde öğrenim gören 4. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. 4-A, 4-B ve 4-C sınıfları arasında kura çekilerek deney ve kontrol grupları oluşturulmuştur. Buna göre gruplar,   yaratıcı drama yöntemiyle müzik öğretimi yapılan deney 1 grubu (n=15), Orff Schulwerk yaklaşımıyla müzik öğretimi yapılan deney 2 grubu (n=16) ve kontrol grubu (n=16) olarak belirlenmiştir. Kontrol grubunda dersler 4. sınıf müzik öğretmen kılavuz kitabından seçilen etkinliklerle yapılmıştır. Deney gruplarının ders planları araştırmacı tarafından yapılmış ve uzman görüşüne başvurulmuştur. Her üç grubun da müzik dersleri araştırmacı tarafından işlenmiştir. Uygulamalar 8 hafta, haftada 1 ders saati olarak yapılmıştır. Her üç gruba da uygulamaların öncesinde ve sonrasında Müzik Dersine İlişkin Tutum Ölçeği (Özmenteş, 2005) uygulanmıştır. Deney grupları ve kontrol grubunun müzik dersine yönelik tutum son test puanları arasında fark olup olmadığını anlamak amacıyla yapılan analizler sonucu öğrencilerin müzik dersine yönelik tutumlarının yönteme göre farklılaştığı görülmüştür

    Özel Gereksinimli Çocuklarda Okulöncesi Kaynaştırmaya Hazırlık Etkinlikleri

    Get PDF
    Okulöncesi dönemdeki kaynaştırma uygulamalarını destekleyen çalışmalara bakıldığında, özel gereksinimli küçük çocukların kaynaştırma ortamına yerleştirilmesinin avantajlarının fazla olduğu görülmektedir. Okulöncesi dönemdeki kaynaştırma uygulamalarında üzerinde durulması gereken önemli unsurlardan biri de kaynaştırmaya hazırlık becerileridir. Kaynaştırmaya hazırlık becerileri ağırlıklı sosyal duygusal beceriler olarak sıralanmakta ancak akademik becerileri de kapsamaktadır. Kaynaştırma uygulamasının başarıya ulaşabilmesi için kaynaştırmaya hazırlık becerilerinin belirlenmesi ve çocuklara öğretilmesi gerekmektedir. Okulöncesi dönemdeki özel gereksinimli çocuğun kaynaştırma ortamına geçiş sürecinde kaynaştırmaya hazırlık becerilerine sahip olmaması, kaynaştırma ortamına uyum sağlamasını zorlaştırmaktadır. Dolayısıyla, bu becerilerin kaynaştırma ortamına geçmeden öğretilmesi ve süreç içinde desteklenmesi gereklidir. Bu derleme çalışmasında okulöncesi dönemdeki kaynaştırmaya hazırlık becerilerini tanıtmak ve öğretim süreçlerine ilişkin bilgi vermek amaçlanmıştır.

    Okul Müdürlerinin Liderliği ve Psikolojik Doğum Sıraları

    Get PDF
    Araştırmanın amacı okul müdürlerinin liderlikleri ile onların algıladıkları psikolojik doğum sıraları arasında bir bağlantının olabilirliğini saptamaktır. Durum incelemesi araştırmalarından iç içe geçmiş tek durum deseni çalışmanın amacını gerçekleştirmek için seçilmiştir. Araştırmanın katılımcılarını, Artvin il merkezindeki ilk ve orta dereceli resmi okullarda görev yapan 10 müdür ve 10 öğretmen oluşturmaktadır. Müdürlerin psikolojik doğum sıraları onlara uygulanan bir envanter ile saptanmış, liderlik tarzları ise onların idaresinde çalışan öğretmenlerle yapılan görüşmeler ile saptanmaya çalışılmıştır. Farklı liderlik kuramlarına göre bulgular irdelendiğinde küçük ve büyük çocuk konumundaki müdürlerin farklı liderlik tarzlarına sahip olabileceği belirlenmiştir. Küçük çocuk konumundaki müdürün demokratik, özgürlükçü, yetki devreden ve insan ilişkilerini önemseyen bir liderliğe sahip olduğu belirlenmiştir. Öğretmen görüşlerine göre bu müdür onları karar alma sürecine katmakta, onların görüşlerine saygı duymakta, görevlerin yerine getirilişini insani ihtiyaçların önüne geçirmemekte, eğitimle ilgili konuları özellikle de performans ve başarıya dönük hedef belirleme gibi görevleri öğretmenlere devretmektedir. Büyük çocuk konumundaki müdürün bu özelliklere zıt bir şekilde, öğretmenleri aldıkları kararlara ortak etmeyip sadece onlara danıştığı, görevlerin yerine getirilmesine öncelik verdiği, eğitimsel hedefleri kendisinin belirlediği ortaya konmuştur. Müdürler arasında ortak noktalar da saptanmıştır. Müdürler öğretmenleri güdüleme, değerlere vurgu yapma, öğretmenlerin mesleki gelişimini sağlama, okulun vizyonundan öğretmenleri haberdar etme, eğitim sistemi ve dünyadaki değişimlere ayak uydurma konularında etkili davranışlar gösterememişlerdir

    Are Tomorrow’s Teachers Ready to Save Lives in Cases of Emergency?

    Get PDF
    It is beyond dispute that immediate and proper first-aid in cases of emergency plays a vital role in saving lives. At schools, teachers happen to be the first witnesses to sudden injuries and illnesses and are expected to confidently and efficiently respond to such cases of emergency to preserve students’ health. Therefore, whether teachers believe in themselves that they can implement correct first aid measures is quite critical. Therefore, through utilizing a new measure (The First Aid Self- Efficacy Scale), the present study intends to (1) assess tomorrow’s teachers’ first aid self-efficacy levels, (2) to identify whether significant differences exists among participants who received different types of first-aid trainings (1: no training, 2: course in the elementary school curriculum, 3: driving course, 4: voluntary professional training) in terms of their efficacy beliefs, and (3) to investigate the effect of gender on teacher candidates’ first aid self-efficacy levels. To address the research questions, a paired t-test and two one-way MANOVAs were conducted, and descriptive statistics have been provided. The results reveal that tomorrow’s teachers failed to believe in themselves especially when complex first aid measures are needed. Moreover, those who voluntarily attended first aid training programs were found to be significantly more self-efficacious. Male participants were discovered to feel more competent to initiate first aid interventions in case of sudden injuries and illnesses. To overcome the evident hesitancy to step into action in cases of emergency, more systematic and meticulous first aid training needs to be embedded in educational programs, particularly teacher education program

    Öğretmenlerin Sınıf İçi Değerlendirme Zamanları ve Sıklıkları

    Get PDF
    Bu araştırmanın amacı, öğretmenlerin sınıf içi değerlendirme zamanlarının, sıklıklarının, sınavlara verdikleri önem derecesinin ve sınıf içi değerlendirmeye yönelik eğitim ihtiyaçlarının belirlenmesidir. Araştırma betimsel araştırma modeli ile yürütülmüştür. Araştırmanın çalışma grubunu Nevşehir ilinde ilkokul, ortaokul ve lise düzeyinde devlet okullarında görev yapan, her okul düzeyinden 96 olmak üzere toplam 288 öğretmen oluşturmuştur.  Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacılar tarafından geliştirilen anket formu kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen verilerin analizinde betimsel istatistiklerden frekans ve yüzde kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, öğretmenlerin en çok öğretimden sonra ve ünitelerin sonunda değerlendirme yaptıkları, öğretmenlerin çoğunluğunun bir ders süresinin beşte birinden daha azını değerlendirmeye ayırdıkları, değerlendirme zamanlarına ve ölçütlere yönelik öğrencileri çoğu zaman bilgilendirdikleri, soruları çoğu zaman kazanımlara göre hazırladıkları, çoğunluğunun bir ders saatinde ortalama 20 sorudan daha az soru sordukları görülmüştür. Öğretmenlerin çoğu sınavları çok önemli bulmuş ve sınıf içi değerlendirmeye yönelik eğitim ihtiyaçları olmadığını belirtmiştir. Bulgular doğrultusunda alanyazına katkıda bulunabilecek yorum ve önerilere yer verilmiştir

    Okul Öncesi Öğretmenlerin Okul Öncesi Eğitimin Sorunlarıyla İlgili Görüşleri: Ağrı İli Örneği

    Get PDF
    Bu çalışma öğretmenlerin görüşleri doğrultusunda okul öncesi eğitimin temel sorunlarını belirlemek amacıyla yapılmıştır. Tarama yönteminin kullanıldığı araştırmanın örneklemi Ağrı il merkezindeki okullarda görev yapan 82 okul öncesi öğretmeninden oluşmaktadır. Araştırmacılar tarafından hazırlanan ve 12 açık uçlu soru içeren yazılı görüş formuyla toplanan veriler betimsel analiz yaklaşımı ile analiz edilmiştir. Çalışma sonucunda öğretmenlerin sınıf büyüklüklerinin öğrenci sayısı ve etkinlikler için uygun olmadığını, okul öncesi eğitim kurumlarında bahçenin muhakkak olması gerektiğini, okul öncesi eğitim verilen sınıfların ilköğretimle aynı çatı altında olmaması gerektiği,  ailelerin çoğunlukla okul öncesi eğitimi destekledikleri, etkinliklere ara verilmeden devam edilmesinin çocuklar ve öğretmenler için uygun olmadığını, anne ve baba tutumlarının uygulamaları ve etkinlikleri olumsuz etkilediklerini düşündükleri belirlenmiştir. Ayrıca öğretmenlerin, beslenme konusunda çocukların yemek seçmesi, ailelerin gönderilen listeye uymaması, sağlıksız beslenme istekleri gibi hususlarda sorun yaşadıkları, okul öncesi eğitim programının kazanım ve göstergeler açısından anlaşılır olmadığını düşündükleri, programın uygulanabilmesi için sınıf büyüklüklerinin ve materyal eksikliklerinin sorun olduğunu düşündükleri, programın değerler, din eğitimi gibi konularda yetersiz olduğunu ve öz bakım becerilerini kazandırmada yetersizlikler taşıdığını düşündükleri çalışmanın ulaşılan sonuçlarındandır. Ayrıca öğretmenlerin farklı yaş gruplarının bir arada olduğu sınıf ortamının uygulamalar için uygun olmadığını ve büyük çocukların aktif ve lider olma çabasının ve etkinlikleri daha çabuk yaparak küçük çocukların dikkatinin dağılmasına sebep olduğunu düşündükleri, kaynaştırma eğitimi gerektiren çocuğun bulunmasını durumunu ise sınıftaki çocukların önceden bilgilendirilerek, empati kurmaları için yönlendirildikleri, hikaye, oyun, drama gibi yöntemlerle gelecek çocuğun durumunun anlaşılmasının sağlama yoluna gittikleri elde edilen sonuçlar arasında yer almaktadır

    Fen Bilimleri Öğretmen Adaylarının Grafik Okuma, Yorumlama ve Çizme Becerilerinin İncelenmesi

    Get PDF
    Bu çalışmada, fen bilimleri öğretmen adaylarının genel fizik-I dersinde işlenen konularla ilgili grafikleri okuma, yorumlama ve çizme becerilerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada betimsel-tarama modeli kullanılmıştır. Çalışmaya, bir devlet üniversitesinin Eğitim Fakültesi İlköğretim Bölümü Fen Bilgisi Eğitimi Ana Bilim Dalında öğrenim gören, birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü sınıflarda okuyan toplam 244 öğretmen adayı katılmıştır. Veri toplamak için, çoktan seçmeli ve açık uçlu soruları içeren iki bölümden oluşan bir test uygulanmıştır. Araştırma sonucunda, öğretmen adaylarının grafik çizmede; grafiğin başlangıç noktasını belirleme, eksenleri ölçeklendirme, değerleri birleştirme, grafikleri anlama ve yorumlama konularında zorlandıkları görülmüştür. Ayrıca, öğretmen adaylarından çizdikleri grafiklerde eksenleri doğru belirleyenler, genelde eksenlerdeki kavramların birimlerini yazmadıkları tespit edilmiştir

    Mantel-Haenszel, Lojistik Regresyon ve Olabilirlik Oranı Değişen Madde Fonksiyonu İnceleme Yöntemlerinin Farklı Yazılımlar Kullanılarak Karşılaştırılması

    Get PDF
    Bu çalışmanın amacı, 2012 yılında yapılan Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA) uygulaması öğrenci anketinden alınan bir veri üzerinde klasik test ve madde tepki kuramı yöntemleri ile yapılan değişen madde fonksiyonu (DMF) analizlerinin sonuçlarını karşılaştırmaktır. Araştırmanın çalışma grubu matematik çalışma disipliniyle ilgili 9 maddeye ait kayıp verisi olmayan Türk öğrenciler arasından rastgele örnekleme yöntemiyle seçilen 990 öğrencidir. Matematik başarısı bakımından, öğrencilerin %45’i alt grupta, %55’i ise üst grupta yer almıştır. Veri analiz yöntemleri olarak Mantel-Haenszel, lojistik regresyon ve olabilirlik oranı yöntemleri kullanılmıştır. Analizlerde JMETRIK, DIFAS, Zumbo SPSS Syntax, IRTLRDIF ve IRTPRO yazılımları kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, tüm yöntemlere ve yazılımlara göre ‘ödevi zamanında tamamlama’ maddesinde DMF olduğu belirlenmiştir. Tüm yöntemlerin ve yazılımların sonuçları kısmen benzerlikler göstermekle birlikte farklılıklar da içermektedir. Araştırmadan elde edilen bulgular ve ilgili alan yazın ışığında teori ve pratiğe dönük bazı önerilerde bulunulmuştur

    8. Sınıf Türkçe Ders Kitaplarının Destan Türünün Öğretimi Açısından İncelenmesi

    Get PDF
    Tüm derslerde olduğu gibi Türkçe derslerinde de ders kitapları en temel öğretim aracı olarak kullanılmaktadır. Türkçe ders kitapları ders kitabı, öğrenci çalışma kitabı ve öğretmen kılavuz kitabı olarak üçlü set halinde hazırlanmakta ve derslerde kullanılmaktadır. Kitapların içinde yer alan metinler, dersin öğretimi açısından büyük önem taşımaktadır. Metinlere, kitaplarda sınıf seviyelerine göre belirli türler dikkate alınarak yer verilmektedir. Bu türlerden bir tanesi de destandır. 2017 Türkçe öğretim programında destan türü ilkokul birinci sınıftan sekizinci sınıfa kadar her sınıf seviyesinde okutulabilecek bir tür olarak ele alınmıştır. Ancak türün gerçekten doğru bir şekilde öğretilip öğretilmediği konusunda ders kitapları ne kadar yeterlidir bu konunun tartışılması gerekmektedir. Destan türünün öğretimi konusunda Türkçe ders kitapları, öğrenci çalışma kitapları ve öğretmen kılavuz kitapları incelendiğinde ciddi sorunların bulunduğu göze çarpmaktadır. Bu çalışma ile Türkçe dersinde kullanılan kitaplardan yola çıkılarak türün öğretiminde yaşanan sorunlar, bu sorunların giderilmesi için yapılması gerekenler üzerinde durulmaya çalışılmış, böylece türün öğretimine katkıda bulunmak hedeflenmiştir

    971

    full texts

    1,585

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    İlköğretim Online (İOO - E-Journal)
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇