İlköğretim Online (İOO - E-Journal)
Not a member yet
    1585 research outputs found

    İlkokul Öğrencilerinin Devam Ettiği Okul Sonrası Eğitim Programlarının Okul Yöneticileri ve Velilerin Görüşlerine Göre Değerlendirilmesi

    Get PDF
    Çalışmada, kamu okulları ve özel statüdeki ilkokullarda ve okul dışında yürütülen okul sonrası eğitim programları,  velilerin ve okul yöneticilerinin görüşlerine göre değerlendirilmiştir. Çalışmanın verileri yüz yüze bireysel görüşmeler ve odak grup görüşmeleri yoluyla toplanmıştır. Katılımcıların söyledikleri doğrultusunda yapılan sınıflandırma işlemi ile somutlaştırılan düşünceler betimsel bir şekilde ortaya konmuş, sosyo-ekonomik statü, veli katılımı, eğitim programlarının işlevleri, okul sonrası programlar ve okul programlarının eşgüdümü, programların işleyiş süreci, olumlu yanları ve yaşanan olumsuzluklar açısından tartışılmıştır. Okul sonrası eğitim uygulamalarının içeriği,  uygulanması ve amacına yönelik olarak çoğunlukla olumlu görüşler bildirilmiştir. Ancak, programların işleyişi ve bu işleyişi etkileyen fiziki koşullar, zaman yetersizliği, okulların öğretim sistemi ve eğiticilerin yeterliliği gibi konularda sorunlarla karşılaşıldığı dile getirilmiştir

    Okul Öncesi Öğretmenlerinin Sınıflarında Karşılaştıkları Davranış Problemleri ve Kullandıkları Stratejiler

    Get PDF
    Bu çalışmada okul öncesi eğitim sınıflarında en çok karşılaşılan davranış problemleri belirlenmiş, bu davranış problemlerinin sınıf ortamına etkisi ve öğretmenlerin problem davranışlarla baş etmede uyguladıkları stratejiler üzerine odaklanılmıştır. Araştırmada kartopu örnekleme yöntemi kullanılarak belirlenmiş 13 okul öncesi öğretmeni ile yarı yapılandırılmış görüşme yapılmıştır. Temel nitel araştırma deseni ile yapılan çalışmada betimsel analiz tekniği kullanılmıştır. Çalışma sonucunda, öğretmenlerin sınıflarında en çok karşılaştıkları davranış problemlerinin, “öfke nöbeti”, “ağlama”, “bağırma”, “inatçılık” olduğu belirlenmiştir. Çalışmada sınıfında davranış problemi sergileyen çocuk bulunan öğretmenler duygularını en çok “çaresiz” ve “tükenmiş” olarak tanımlamışladır. Problem davranışların eğitim sürecini olumsuz etkilediği ve aksaklıklar yarattığı belirlenmiştir. Öğretmenlerin problem davranışlara ilişkin sıklıkla “göz teması kurma”, “görmezden gelme”, “ödül-ceza” gibi yöntemler uyguladıkları; çocuklara yaptıkları davranışın doğru olanını gösterme ve öğretme şeklinde bir yaklaşım sergilemedikleri ve daha çok anlık davrandıkları belirlenmiştir. Öğretmenlerin davranış problemi sergileyen çocuğun hangi durumlarda problem davranışlar sergilediğini belirleyerek eğitim ortamını fiziksel ve psikolojik olarak yeniden düzenlemesi, akran ilişkileri, okul-aile işbirliği gibi ortaklıkları tekrar gözden geçirmesi önerilebilir. Ayrıca, öğretmenlerin hizmet içi eğitimler yoluyla desteklenmesi, çocuğu tanıma ve değerlendirme, sınıf yönetimi yaklaşımları ile ilgili yeterliklerinin artırılması gerektiği söylenebilir

    Yazılı Yoklamalarda Puanlama Yönteminin Test ve Madde İstatistiklerine Etkisi

    Get PDF
    Bu araştırmanın amacı, ayrıntılı ve genel puanlama olmak üzere farklı iki yöntemle puanlanan yazılı yoklamalardan elde edilen test ve madde istatistiklerini karşılaştırmaktır. Araştırmada, yazılı yoklama soruları ayrıntılı ve genel puanlama yapılarak puanlanmıştır. Farklı iki yönteme göre elde edilen sınav puanlarının güvenirliği arasında anlamlı bir fark bulunamamıştır.  Ancak, farklı iki yönteme göre elde edilen sınav puanlarının ortalaması arasında anlamlı bir fark bulunmuştur. Ayrıntılı puanlama yapılması durumunda genel puanlamaya göre test ve madde istatistiklerinin daha yüksek olduğu gözlenmiştir. Ayrıntılı ve genel puanlama yöntemine göre puanlanan yazılı yoklama sorularının madde güçlükleri karşılaştırıldığında 2 ve 5. sorularda anlamlı bir fark bulunmuştur. Ancak 1., 3., ve 4. soruların güçlük değerlerinde anlamlı bir fark  bulunamamıştır. Farklı iki puanlama yöntemine göre soruların madde ayırıcılıkları arasında da anlamlı bir fark bulunamamıştır. Yazılı yoklamalarda puanlama yönteminin niteliği ile birlikte test ve madde istatistiklerinin yorumlanması gerektiği sonucu elde edilmiştir

    Çetin Öner’in “Gülibik” Adlı Çocuk Kitabının Yapısal ve Eğitsel İlkeler Açısından İncelenmesi

    Get PDF
    Dil ve edebiyat öğretimi ortamlarında kullanılan yazınsal metinlerin konularının/ izleklerinin, çatışma ve karakterlerinin, dil ve anlatım özelliklerinin öğrencinin yaş ve gelişim düzeyine, ilgi ve beğenilerine, gereksinim ve yaşantılarına uygun olması; yaşam ve insan gerçekliğini yansıtması gerekmektedir (Aslan, 2006; 2010). Bu çalışmanın temel amacı, Çetin ÖNER’in “Gülibik” adlı çocuk romanını içyapı ve dış yapı özellikleri ile temel eğitim ilkeleri açısından incelemek ve kitabı çocuğa görelik ilkesi bağlamında değerlendirmektir. Bu genel amaç doğrultusunda “Gülibik” adlı çocuk yapıtının, dış yapı, iç yapı ve temel eğitim ilkeleri bakımından “çocuğa görelik ilkesi”ne uygunluk gösterip göstermediği sorununa odaklanılmıştır. Çalışmada, “betimsel çözümleme" tekniği kullanılmıştır. Bu tekniğe göre, elde edilen veriler daha önceden belirlenen izleklere (temalara) göre özetlenir ve yorumlanır (Yıldırım ve Şimşek, 2006: 224). Bu çalışmada kategorilerin ve alt kategorilerin belirlenmesine Sever (2010)’in “Çocuk ve Edebiyat” ve Aslan (2006)’ın çalışmasındaki ölçütler kaynaklık etmektedir

    Düşük Gelirli Ailelerden Gelen Üniversite Öğrencilerinin Öz-duyarlılık, Sosyal Bağlılık ve iyimserlik Düzeyleri ile Psikolojik Dayanıklılık Düzeyleri Arasındaki İlişkilerin İncelenmesi

    Get PDF
    Özet: Bu araştırmada düşük gelirli ailelerden gelen üniversite öğrencilerinin öz-duyarlılık, sosyal bağlılık ve iyimserlik düzeyleri ile psikolojik dayanıklılık düzeyleri arasındaki ilişkileri incelemek amaçlanmıştır. Araştırmanın katılımcıları, ailesinin gelir düzeyi en çok iki asgari ücretin toplamını geçmeyen,  ebeveynleri en fazla lise mezunu olan ve aileleri en az dört kişiden oluşan 495 üniversite öğrencilerinden oluşmaktadır. Araştırmanın verileri Ego Dayanıklılık Ölçeği (Block and Kremen, 1996), Öz duyarlılık Ölçeği (Neff, 2003), Sosyal Bağlılık Ölçeği (Lee ve Robbins, 1995) ve Yaşam Yönelim Testi (Scheier ve Carver, 1985) aracılığı ile toplanmıştır. Veriler Lisrel 8.8. programı ve yapısal eşitlik modeli ile analiz edilmiştir. Araştırmada, öz duyarlılık ve sosyal bağlılığın iyimserliği, iyimserliğin de psikolojik dayanıklılığı doğrudan ve anlamlı düzeyde yordadığı bulunmuştur. Ayrıca bu araştırmanın bulguları, öz duyarlılık ve sosyal bağlılığın iyimserlik aracılığı ile psikolojik dayanıklılığı yordadığını göstermektedir.Anahtar Sözcükler: Düşük gelir, psikolojik dayanıklılık, iyimserlik, öz duyarlık, sosyal bağlılı

    Çocuk Romanlarındaki Kadın Karakterlerin Sosyal ve Kültürel Yaşamdaki Yerinin İncelenmesi

    No full text
    ÖZ. Çocukların kitap ve okuma sevgisi edinme süreçlerinde nitelikli çocuk edebiyatı yapıtlarının önemli bir yeri olduğu bilinmektedir. Bu önem doğrultusunda kitaplardaki karakterlerin çocuk gerçekliğine uygun biçimde geliştirilmesinin gerekliliği alanyazında vurgulanmaktadır. Aynı zamanda karakterlere yüklenen cinsiyet rollerinin de çocuğa göre bir nitelikle yapılandırılması, kadın karakterlerin geleneksel anlayış çerçevesinde ayrıştırılmaması önemli görülmektedir. Bu bağlamda yapılan çalışmada 1980-1990, 1991-2001, 2002-2012 dönemleri çerçevesinde tabakalı örnekleme yöntemiyle belirlenmiş ilköğretim düzeyindeki çocuklara seslenen yerli ve çeviri toplam 42 çocuk romanındaki yetişkin ve çocuk kadın karakterlerin iş/okul ve aile yaşamındaki yerleri ile çevrelerine ve kültürel/sanatsal etkinliklere karşı tutumları içerik çözümlemesi yöntemiyle incelenmiştir. Çalışma sonuçları, 42 yıllık dönemde çocuk romanlarındaki kadın karakterlerin birçok özelliğinde değişimlerin yaşandığını ortaya çıkarmıştır.

    7. Sınıf Türkçe Dersinde Ayrılıp Birleşme Tekniği (Jigsaw) Kullanımının Öğrencilerin Tutum, Erişi, Öz-Düzenleme Becerileri ve Bilginin Kalıcılığına Etkisi

    No full text
    Araştırmanın amacı 7. sınıf Türkçe dersinde Ayrılıp Birleşme IV Tekniği kullanımının öğrencilerin erişilerine, öz-düzenleme becerilerine, derse yönelik tutumlarına ve öğrenmelerinin kalıcılığına etkisini incelemektir. Araştırma 2016-2017 eğitim-öğretim yılında Aydın ilinde Milli Eğitim Bakanlığına bağlı bir ortaokulda okuyan 36 adet 7. sınıf öğrencisi ile gerçekleşmiştir. Çalışma, ön-test son-test kontrol gruplu yarı deneysel desendedir. Veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen başarı testi ile Türkçe dersine yönelik tutum ölçeği ve algılanan öz-düzenleme becerileri ölçeğinden yararlanılmıştır. Kalıcılığı ölçmek amacıyla öğretimden altı hafta sonra her iki gruba başarı testi, öz-düzenleme becerileri ölçeği ve Türkçe dersine yönelik tutum ölçeği uygulanmıştır. Elde edilen veriler SPSS paket programıyla analiz edilmiştir. İstatistiksel verilerin çözümlenmesi ile deney ve kontrol gruplarının başarı testi puanları, derse yönelik tutumları ve öz-düzenleme becerileri arasında deney grubu lehine anlamlı bir fark görülmüştür. Bu sonuçlara göre Ayrılıp Birleşme Tekniğinin öğrencilerin erişilerine, derse yönelik tutumlarına, öz düzenleme becerilerine ve kalıcılığa önemli ölçüde katkısı olduğu gözlemlenmiştir

    Ortaokul Öğrencilerinin Okuma Alışkanlıkları ve Tercihleri

    Get PDF
    Bu araştırmanın amacı ortaokul öğrencilerinin okumaya yönelik düşüncelerini, algılarını ve okumayı gerçekleştirme biçimlerini belirlemektir. Betimsel nitelikli araştırmanın katılımcılarını üç farklı ilde öğrenimlerini sürdüren 529 ortaokul öğrencisi oluşturmuştur. Araştırmanın verileri 10 maddeden oluşan bir sormacayla toplanmıştır. Okumaya ilişkin alışkanlıkları, uygulamaları ve tutumları yansıtan sormacaya verilen yanıtların yüzde ve frekansları belirlenmiştir. Elde edilen bulgulara göre, katılımcıların %60,1'inin okumaktan çok fazla haz aldığı, %46'3'ünün hemen hemen her gün kitap   okuduğu, %57,1'inin yeteri kadar okuduğunu düşündüğü saptanmıştır. Öte yandan, katılımcılar okumaya yönelik olumlu tutum bildiren ifadelere yüksek, olumsuz ifadelere ise düşük katılım bildirmişlerdir. Okuma araçları bakımından katılımcıların çoğunlukla fıkra, dergi ve öykü okuduğu, yazınsal türler açısından macera tercih ettikleri saptanmıştır. Okumanın tercih edildiği yerler bakımından katılımcıların çoğu evde yatak odasını, okulda sınıfı ve kamusal alanda ise seyahat ortamlarını okuma alanı olarak görmüştür. Katılımcılar okuma nedeni bakımından çoğunlukla okumanın huzur verici olduğunu düşünmektedir. Son olarak katılımcılar daha çok öğretmenleriyle okumakta ve okuma deneyimleri sonucunda edindiklerini de genellikle arkadaşlarıyla paylaşmaktadır

    Cinsiyetin Romantik İlişki Doyumu Üzerindeki Etkisi: Bir Meta-Analiz Çalışması

    Get PDF
    Cinsiyetin ilişki doyumu üzerindeki rolüne ilişkin alanyazında tutarsız sonuçların olduğu görülmektedir. Bu çalışma ile cinsiyetin romantik ilişki doyumu üzerindeki rolünü meta-analiz yöntemiyle ile ortaya koymak amaçlanmıştır. Bu doğrultuda öncelikle literatür taraması gerçekleştirilmiş ve 548 çalışmaya ulaşılmıştır. Ardından dâhil etme kriterleriyle çalışmalar ele alınmış ve kriterleri karşılayan 67 bağımsız çalışmaya ait 95 etki büyüklüğü ile meta-analiz gerçekleştirilmiştir. Meta-analizde 289.708 örneklem sayısına ulaşılmıştır (163.058 kadın ve 126.650 erkek). Meta-analiz sonucunda; romantik ilişki doyumunun cinsiyete göre anlamlı farklılaşmadığı tespit edilmiştir [k = 95, d = -.007, %95GA (-.03, .02), p > .05]. Moderatörlük analizi bulgularına göre cinsiyet ile romantik ilişki doyumu bağlantısında bireyci ve kolektif kültürün düzenleyici bir role sahip olmadığı saptanmıştır [Qb(1) = .003, p > .05]. Tüm bu bulgular neticesinde; kadınların ve erkeklerin romantik ilişki doyum düzeylerinin birbirlerine yakın oldukları ifade edilebilir. Çalışmanın bulguları ilgili alanyazın çerçevesinde tartışılmış ve sınırlıklar ile öneriler sunulmuştur

    Eğitime Yapılan Yatırımlar ve PISA 2015 Sonuçları Karşılaştırmalı Bir İnceleme

    Get PDF
    Bu çalışmanın amacı, PISA 2015 programında en başarılı olan ülkeler ile Türkiye’nin sonuçlarını eğitim yatırımlarının dağılımı bağlamında karşılaştırmalı olarak incelemektir. Bu amaç doğrultusunda çeşitli karşılaştırmalar yapabilmek için en başarılı 10 ülke, OECD ortalaması ve Türkiye’nin sonuçları incelenmiştir. Çalışma, literatür inceleme çalışması olarak tasarlanmıştır. Veri inceleme yöntemi olarak doküman analizi tekniğinden yararlanılmıştır. Yapılan incelemeler sonucunda, PISA başarısında gayri safi yurt içi hasıla ile 6-15 yaş grubu toplam eğitim harcamaları miktarı arasında pozitif bir ilişki olduğu ancak bu süreçte öğrenci performansını yükseltmek için daha farklı değişkenlerin de etkili olduğu saptanmıştır. Diğer yandan çoğu başarılı ülkede öğretim materyali yeterli düzeyde iken, Türkiye’de özellikle SED profili düşük okullarda yetersizdir. Öğrenci ve öğretmen oranlarına ilişkin genel, ülkeler arası ve OECD ortalaması, Türkiye ile karşılaştırıldığında dikkat çekici düzeyde bir farklılaşma bulunmamaktadır. Türkiye’de SED profili düşük okullarda çalışan öğretmenlerin mesleki gelişim programlarına katılım oranları oldukça düşük düzeydedir. Ayrıca yıllık toplam ve 6-15 yaş genel toplam ders saatlerinin en başarılı ülkelere göre oldukça yüksek olmasına rağmen öğrenci performansının istenen düzeyde olmaması, derslerdeki nitelik sorunlarını gündeme getirmektedir. Buna ek olarak, Türkiye’nin okul öncesi eğitime katılım oranının diğer ülkelere göre oldukça düşük düzeyde olduğu belirlenmiştir. Sonuç olarak, eğitimin en temel eğitsel amaçlarından olan etkin düşünme, algılama, iletişim kurma ve problem çözme yeteneği gelişmiş bireyler yetiştirmek için eğitim politikalarının sosyal adalet kavramı çerçevesinde yeniden gözden geçirilmesi önerilebilir. Anahtar Sözcükler: PISA 2015, Eğitim Yatırımları, SED profili, Türkiye. 

    971

    full texts

    1,585

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    İlköğretim Online (İOO - E-Journal)
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇