Mediterranean Journal of Educational Research (MJER) / Akdeniz Eğitim Araştırmaları Dergisi
Not a member yet
387 research outputs found
Sort by
4. Sınıf Fen Bilimleri Dersi Kazanımlarının Revize Edilmiş Bloom Taksonomisine Göre İncelenmesi
Bu çalışmanın amacı, Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından yayınlanan İlköğretim 3-8. Sınıflar Fen Bilimleri Dersi Öğretim Programında belirtilen 4. sınıflar düzeyindeki kazanımların Revize Edilmiş Bloom Taksonomisine göre incelenip analiz edilmesidir. Bu doğrultuda kazanımları analiz etmek için doküman incelemesi tekniği kullanılmıştır. Kazanımların analizinde öğrencilerin ne bildiğini ve nasıl bildiğini gösteren analiz anahtarı olarak Anderson ve Krathwohl (2002) tarafından geliştirilmiş iki boyutlu bir matris (Revize Edilmiş Bloom Taksonomisi Tablosu) kullanılmıştır. Kazanımlar iki araştırmacı tarafından ayrı ayrı analiz edilerek belirtilen matrise yerleştirilmiştir. Çalışma elde edilen bulgulara göre programda bulunan 46 kazanımın 45i bilişsel alanda bulunmaktadır. Bir kazanım ise devinişsel alandadır. Duyuşsal alanda hiçbir kazanım bulunmamaktadır. Bilişsel Süreç boyutunda analiz edilen kazanımların %256.7si hatırla kategorisinde, %2544.4ü anla kategorisinde, %2520si uygula kategorisinde, %254.4ü çözümle kategorisinde, %2513.3ü değerlendir kategorisinde, %2511.1i oluştur kategorisinde bulunmaktadır. Bilgi boyutunda ise kazanımların %2524.5i olgular bilgisi kategorisinde, %2548.8i kavramlar bilgisi kategorisinde, .7si işlemler bilgisi kategorisinde bulunmaktadır. Bilişötesi bilgi kategorisinde hiçbir kazanım yer almamaktadır. Genel olarak programda üst düzey bilişsel becerilerin desteklenmesi için bilişsel süreç boyutunda üst düzey kategorilere yeteri kadar yer verilmediği sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca bilgi boyutunda kazanımlar sınıf seviyesi açısından yeterli görülmüştür. Ancak programlarda bilişötesi bilgi düzeyinde ve duyuşsal boyutta kazanımlara yer verilmesi önerilmektedir
Sosyal Bilgiler Öğretmenlerinin Öğretimini Kolay Buldukları ve Zorlandıkları Üniteler
Bu çalışmanın amacı, ortaokul sosyal bilgiler öğretmenlerinin öğretimini kolay buldukları ve öğretimde zorlandıkları konuları nedenleriyle tespit edebilmektir. Yapılan bu araştırmanın çalışma grubunu 2016-2017 öğretim yılında Niğde il merkezinde görev yapan 20 sosyal bilgiler öğretmeni oluşturmaktadır. Yapılan çalışma nitel araştırma desenlerinden olgubilim tekniğinden faydalanılarak yürütülmüştür. Çalışma kapsamında elde edilen veriler ise içerik analizine tabi tutulmuştur. Yapılan görüşmeler sonucunda öğretmenlerin öğretimini en kolay buldukları konular olarak 5. sınıf Adım Adım Türkiye, 6. sınıf İpek Yolunda Türkler, 7. sınıf Ülkemizde Nüfus, 6. sınıf Yeryüzünde Yaşam üniteleri olduğu belirlenmiştir. Öğretmenler öğretimde en zorlandıkları konular olarak ise 6. sınıf Yeryüzünde Yaşam ve 7. sınıf Türk Tarihinde Yolculuk üniteleri olarak belirtmişlerdir. Öğretmenlerin öğretimde zorlandıklarını belirttikleri diğer ünite ise 7. sınıf Türk Tarihinde Yolculuk ünitesidir. Öğretmenlerin öğretimde zorlandığını söylediği diğer ünite ise 5. sınıf Adım Adım Türkiye ünitesidir. Öğretmenler bu ünitede en çok Atatürk ilke ve inkılapları konularının öğrencilere soyut geldiğini ve bu nedenle öğretimde zorlandıklarını ifade etmişlerdir. Bu üniteler dışında öğretmenlerin öğretimi zor bulduğu diğer üniteler%253B 5. sınıf Haklarımı öğreniyorum, 6. sınıf Demokrasinin Serüveni, 5. sınıf Toplum İçin Çalışanlar 7. sınıf İletişim ve İnsan İlişkileri üniteleridir. Bazı öğretmenlerin öğretimini kolay bulurken bazılarının zorlandıkları üniteler ise 6. sınıf Yeryüzünde Yaşam Ünitesi ve 5. sınıf Adım Adım Türkiye üniteleri olmuştur
Öğrenme Nesnelerine Dayalı Tasarlanmış Öğretim Materyalinin Farklı Dil Öğrenme Stratejilerini Kullanan Öğrencilerin Akademik Başarılarına Etkisi
Yabancı dil öğretimi, teknolojinin eğitimde kullanılmasına hep öncülük etmiş, ilk denemelerin gerçekleştiği alan olmuştur. Gelişen teknolojik imkanlardan faydalanmada dil öğretiminin öncü rol üstlenmesi şüphesiz boşuna değildir. Yeni teknolojilerin sunduğu farklı öğretim imkanları işbirlikli öğrenmeyi desteklediği, öğrenmeyi eğlenceli hale getirdiği, öğrencilerin araştırarak öğrenmelerini teşvik ettiği, dil becerilerini gerçek yaşamdakine benzer şekilde geliştirme imkanı sunduğu sıklıkla araştırmacılar tarafından dile getirilmektedir. Yapılan araştırmalarda dile getirilen diğer önemli bir konu da dil öğrenmede özellikle öğrencileri başarıya götüren bireysel farklılıkların neler olduğu ve bunların başarıyı ne ölçüde etkilediğidir. Bu doğrultuda gerçekleştirilen araştırmada, öğrenme nesneleri kullanılarak tasarlanan öğretim materyalinin, farklı dil öğrenme stratejilerine sahip öğrencilerin akademik başarılarındaki etkilerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda araştırma öntest-sontest kontrol gruplu yarı deneysel desende tasarlanmıştır. İngilizce hazırlık programına devam eden ve İngilizce seviyesi orta düzeyde olan toplam 96 öğrencinin verilerinin analiz edilip yorumlandığı çalışmada hazırlanan öğretim materyali, deney grubuna 3 hafta boyunca uygulanmış, kontrol grubunda herhangi bir düzenleme yapılmamış ve herhangi bir müdahalede bulunulmamıştır. Çalışma gurubunda elde edilen öntest-sontest puanlarının anlamlı bir farklılık gösterip göstermediği ilişkisiz örneklemler için t-testi ile çözümlenmiştir. Bu çözümlemeler doğrultusunda elde edilen bulgulara göre araştırmanın sonuçları, öğrenme nesnelerine dayalı hazırlanmış olan öğretim materyalinin, deney grubu öğrencilerinin başarılarını, kontrol grubunda bulunan öğrencilere göre manidar düzeyde artırdığını göstermektedir. Deney grubunda bulunan öğrencilerin bellek stratejilerini kullanımları arttıkça başarılarının da arttığı ve başarının, bellek stratejilerini daha yüksek düzeyde kullanan deney grubu öğrencilerinde daha yüksek olduğu görülmüştür. Deney ve kontrol gruplarında bilişsel stratejilerin kullanımı arttıkça, başarının da arttığı görülmüştür. Üstbilişsel, duyuşsal ve sosyal stratejilerin ise öğrenme nesnelerine dayalı oluşturulmuş öğretim materyalleri ile birlikte kullanımlarının başarının artmasında çok fazla katkı sağlamadığı görülmüştür
Spor Bilimleri Alanında Görev Yapan Akademik Personelin Facebook Kıskançlığının İncelenmesi
Teknolojinin de gelişmesiyle beraber kullanılmaya başlayan elektronik araç ve gereçlerin yaratmış olduğu iletişim süreci faklı bir boyut kazanmış ve sosyal ağların kullanımı artmaya başlamıştır. Sosyal ağ içerisinde yer alan Facebook, mevcut zaman dilimi içerisinde diğer insanlar ile iletişim kurma noktasında uygun bir ortam yaratmış ve içgüdüsel duyulardan olan kıskançlık kavramını canlı tutmuştur. Bu düşünceden hareketle araştırmanın amacı%253B Spor Bilimleri alanında görev yapan akademik personelin kullandığı Facebook kıskançlığının incelenmesidir. Spor Bilimleri alanında görev yapan 132si erkek, 84ü kadın olmak üzere toplam 216 akademisyen çalışmanın araştırma grubunu oluşturmuştur. Araştırmada veri toplama aracı olarak%253B Muise ve ark., (2009) tarafından geliştirilen, Demirtaş-Madran (2016) tarafından Türkçe geçerlik-güvenirliği yapılan Facebook Kıskançlık Ölçeği ile araştırmacılar tarafından oluşturulan Kişisel Bilgi Formu kullanılmıştır. Veriler%253B betimsel istatistikî yöntemler, bağımsız gruplar için t-testi ve tek yönlü varyans analizi (ANOVA) kullanılarak analiz edilmiştir. Ölçekte verilerin normal dağılıma sahip olmasının yanı sıra, iç tutarlılık katsayısı 0,757 olarak bulunmuştur. Elde edilen verilerin puan ortalamasına bakıldığında akademisyenlerin Facebook ile ilgili kıskançlıkları genel olarak yüksek olduğu belirlenmiştir. Cinsiyet değişkeni açısından erkek akademisyenler lehine farklılık tespit edilmiştir. Medeni duruma bakıldığında, bu farklılık sözlü%252Fnişanlı olan akademisyenler lehine çıkmıştır. Akademik unvan değişkeni irdelendiğinde ise, Araş.Gör.%252FAraş.Gör.Dr. olan akademisyenler lehine manidar farklılık söz konusudur
Temel Eğitim Bölümü Öğretmen Adaylarının Empatik Eğilimlerinin Farklı Değişkenler Açısından İncelenmesi
Bu araştırmanın amacı temel eğitim bölümünde öğrenimlerini sürdüren öğretmen adaylarının empatik eğilimlerini çeşitli değişkenlere göre incelemektir. Araştırmada tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini 2017 - 2018 öğretim yılında Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Eğitim Fakültesi Temel Eğitim Bölümünde öğrenimlerini sürdüren öğretmen adayları oluşturmaktadır. Araştırma verileri Empatik Eğilim Ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Verilerin analizinde non parametrik testlerden Mann-WhitneyUtesti kullanılmıştır. Ayrıca yüzde (%25), frekans (f), aritmetik ortalama () ve Standart Sapma (Ss) değerleri de veri analizinde kullanılan diğer analiz teknikleridir. Elde edilen araştırma bulguları sonucunda temel eğitim bölümündeki öğretmen adaylarının empatik eğilimlerini belirlemede cinsiyet ve sınıf değişkeninin etkili olduğu saptanmıştır. Buna karşın anabilim değişkeninin öğretmen adaylarının empatik eğilimlerini belirlemede etkili bir değişken olmadığı ortaya çıkmıştır
Bilişsel Çarpıtma Ölçeğinin Türkçe Formunun Geçerlilik ve Güvenirlik Çalışması
Bu araştırmanın amacı John Briere tarafından geliştirilmiş Cognitive Distortion Scales (CDS )-Bilişsel Çarpıtma Ölçeği%252339%253Bni Türkçeye uyarlamak ve ölçeğin geçerlik ve güvenirlik analizlerini yapmaktır. Ölçeğin dilsel eşdeğerlik, geçerlik, güvenirlik ve madde analizi çalışmaları her bölüm için ayrı olmak üzere toplam 309 üniversite öğrencisinden elde edilen verilerle gerçekleştirilmiştir. Ölçeğin kriter geçerliliğine ilişkin bulgular, CDS ölçeği, Beck Depresyon ve Otomatik Düşünceler Ölçekleri ile karşılaştırılarak elde edilmiştir. Bilişsel Çarpıtma Ölçeğinin dilsel eşdeğerliği için İngilizce ve Türkçe formlarının iki hafta ara ile uygulanması sonucunda aralarındaki ilişki katsayısı 0,73 olarak bulunmuştur. Yapılan istatistiksel analizde kaiser-meyer-olkin değeri 0,923 bulunmuş, barlett test sonucunda ise p lt%253B 0,001 düzeyinde anlamlı sonuç elde edilmiştir. Faktör analizi sonuçları tüm alt boyutlar arasında p lt%253B 0,001 düzeyinde anlamlı ilişkiler göstermiştir. Bu değerler 0,675 ile 0,435 arasında değişim göstermektedir. Elde edilen bu sonuçlar, testin orjinalindeki kuramsal temelin, Türkiyedeki araştırma ile desteklendiğini ortaya koymaktadır. Kriter geçerliliğine ilişkin analizlere göre Otomatik Düşünceler Ölçeği ve Beck Depresyon Ölçeği ile CDSnin tüm alt boyutları arasında istatistiksel açıdan plt%253B.001 düzeyinde anlamlı sonuç elde edilmiştir. Elde edilen bu sonuçlar CDSnin ölçüt geçerliğini ispat etmektedir. CDS Bilişsel Çarpıtma Ölçeği geçerlik ve güvenirlik çalışmalarının sonuçları, ölçeğin, bireylerin sağlıklı olmayan düşünce biçimlerini ölçmede, geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı olarak kullanılabileceğini göstermektedir. Ayrıca araştırmanın çalışma grubu olan üniversite öğrencilerinin cinsiyet, anne- baba eğitim seviyesi ile sosyo ekonomik seviye açısından bilişsel çarpıtma ölçeği alt boyutlarında farklılık gösterdiği bulunmuştur
Okul Öncesi Dönemdeki Çocukların “Oyun” ve “Açık Alan (Bahçe)” Etkinlikleri İle İlgili Görüşlerinin İncelenmesi ve Örnek Bir Bahçe Düzenleme Çalışması
Tuuml%253Brkiyede, okul ouml%253Bncesi eğitim kurumlarını fiziksel donanımlar accedil%253Bısından inceleyen ccedil%253Beşitli ccedil%253Balışmalarda temizlik, ses yalıtımı, guuml%253Bvenlik, bahccedil%253Be ve oyun alanları duuml%253Bzeni, eğitsel malzemelerin uygunluğu, malzemelerin nicel yeterliliği ve kullanım şekli gibi konular ouml%253Bnemli eksiklikler olarak gouml%253Bsterilmektedir. Gallahue (1982), ccedil%253Bocuğun motor ve sosyal yeteneklerinin geliştirilmesinde duuml%253Bzenli ve sistemli, nitelikli bir ouml%253Bğretme-ouml%253Bğrenme ortamına ihtiyaccedil%253B duyulduğunu vurgulamaktadır. Ccedil%253Bocuklar ancak iyi duuml%253Bzenlenmiş bir uyarıcı ortamda ilgilerine ve ihtiyaccedil%253Blarına gouml%253Bre ccedil%253Beşitli etkinliklere youml%253Bnelebilir ve yaratıcılıkları desteklenebilir. Sınıf iccedil%253Bi ya da sınıf dışındaki ouml%253Bğrenme merkezlerinden beklenen faydanın sağlanabilmesi, ouml%253Bğrenme merkezlerinin istenilen biccedil%253Bimde duuml%253Bzenlenebilmesine bağlıdır. Bu bilgiler doğrultusunda, eğitim ortamlarının tasarım boyutu gouml%253Bz ardı edilmemeli ve bilinccedil%253Bli olarak tasarlanmalıdır. Ouml%253Bzellikle, okul bahccedil%253Besinin planlanmasında, sadece accedil%253Bık alan ayırmakla konuya ccedil%253Bouml%253Bzuuml%253Bm getirilemez. Accedil%253Bık alanlar okulun niteliği, eğitim derecesi, şekli, fonksiyonu, bulunduğu ccedil%253Bevrenin sosyal yapısı ve rekreasyon olanakları gibi kriterler gouml%253Bz ouml%253Bnuuml%253Bnde bulundurularak planlanmalıdır (Akdoğan, 1972 %253B Willams, 1983 %253B Gallahue, 1989 %253B Oğuzkan vd., 2000 %253B Algan amp%253B Uslu, 2009 %253B Ouml%253Bzdemir amp%253B Yılmaz, 2009 %253B Biehl, 2011 %253B Pınar, 2012).
Yapılan araştırmalara gouml%253Bre%253B okul bahccedil%253Beleri doğru bir şekilde duuml%253Bzenlendiğinde bahccedil%253Bede oyun, spor, eğitim ve sosyal-kuuml%253Bltuuml%253Brel etkinliklere youml%253Bnelik olanaklar oluşmakta ve bouml%253Bylece ccedil%253Bocukların birccedil%253Bok alanda gelişimlerine katkı sağlanmaktadır. Tuuml%253Brkiyede, okul ouml%253Bncesi eğitim kurumlarında, guuml%253Bn boyunca yapılan etkinliklerin ccedil%253Boğu sınıf ortamında gerccedil%253Bekleştirilmektedir (Takahashi, 1999 %253B Fjoslash%253Brtoft amp%253B Sageie, 2000 %253B Menino, 2000 %253B Fisman, 2001 %253B Corson, 2003 %253B Ouml%253Bzdemir amp%253B Yılmaz, 2008 %253B Miller vd., 2009 %253B Sabırlı, 2012).
Bu ccedil%253Balışmanın amacı%253B uuml%253Bccedil%253B, douml%253Brt ve beş yaş gruplarındaki ccedil%253Bocukların oyun ve bahccedil%253Be ile ilgili gouml%253Bruuml%253Bşlerinin incelenmesi ve amaca uygun ouml%253Brnek bir okul bahccedil%253Besinin oluşturulmasıdır. Ccedil%253Balışmanın bir diğer amacı da%253B eğitimin temelini oluşturan okul bahccedil%253Belerinin en az okul binaları kadar ouml%253Bnemli olduğunu vurgulamak ve ccedil%253Bocukların fiziksel, ruhsal ve zihinsel gereksinimlerini karşılayacak mekanların yaratılması gerekliliğine dikkat ccedil%253Bekmektir. 2016-2017 Eğitim-Ouml%253Bğretim yılında Ordu İlinde yapılan deneysel desenli bu araştırmada amaccedil%253Blı ouml%253Brneklem kullanılarak, yapılandırılmamış boş bir arsaya sahip ouml%253Bzel bir anaokulunda ccedil%253Balışma gerccedil%253Bekleştirilmiştir. Anaokuluna devam eden uuml%253Bccedil%253B yaş grubunda 13, douml%253Brt yaş grubunda 13 ve beş yaş grubunda 20 ccedil%253Bocuk olmak uuml%253Bzere toplam 46 ccedil%253Bocuk araştırmanın ccedil%253Balışma grubunu oluşturmuştur. Araştırmada veri toplama youml%253Bntemi olarak yarı yapılandırılmış gouml%253Bruuml%253Bşme formu kullanılmış ve ccedil%253Bocukların verdikleri cevaplar analiz edilerek değerlendirilmiştir. Uuml%253Bccedil%253B, douml%253Brt ve beş yaş gruplarındaki ccedil%253Bocukların tamamının bahccedil%253Bede oyun oynamayı sevdikleri sonucuna ulaşılmıştır. Bahccedil%253Bede oyun etkinlikleri ile ilgili ccedil%253Bocukların verdikleri cevaplar yaş gruplarına gouml%253Bre değişiklik gouml%253Bstermiştir. Ccedil%253Bocuklardan alınan cevapların değerlendirilmesi neticesinde, amaca uygun ouml%253Brnek bir bahccedil%253Benin oluşturulması uygulamaya konularak, accedil%253Bık alanların yapılandırılmasına youml%253Bnelik birtakım ouml%253Bneriler getirilmiştir
4. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Dersi Öğretim Programı Kazanımlarının Bloom ve Revize Edilmiş Bloom Taksonomilerine Göre Değerlendirilmesi
Ouml%253Bğretim programlarında yer alan kazanımlar, ouml%253Bğrenenin neyi, nasıl ouml%253Bğreneceğini ifade ederek ouml%253Bğretime rehberlik etmektedir. Bu ccedil%253Balışmanın amacı, 2010 yılında Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Talim Terbiye Kurulu (TTK) tarafından yayınlanan İlkouml%253Bğretim 4-8. sınıflar Din Kuuml%253Bltuuml%253Bruuml%253B ve Ahlak Bilgisi Dersi Ouml%253Bğretim Programında yer alan 4. sınıflar duuml%253Bzeyindeki kazanımların Bloom ve Revize Edilmiş Bloom Taksonomilerine gouml%253Bre analiz edilmesidir. 4. sınıf programında bulunan 44 kazanım araştırma verilerini oluşturmaktadır. Kazanımlar araştırmacı ve iki uzman tarafından analiz edilmiştir. Ccedil%253Balışmadan elde edilen bulgulara gouml%253Bre 44 kazanımın 36sı bilişsel alanda bulunmaktadır. 8 kazanım ise duyuşsal alandadır. Devinişsel alanda hiccedil%253Bbir kazanım bulunmamaktadır. Bilgi boyutunda kazanımların %2516.2si olgusal bilgi kategorisinde, %2583.8i kavramsal bilgi kategorisinde bulunmaktadır. Bilişsel suuml%253Breccedil%253B boyutunda analiz edilen kazanımların %2510.8i hatırla kategorisinde, %2573uuml%253B anla kategorisinde, %252.7si uygula kategorisinde, %252.7si ccedil%253Bouml%253Bzuuml%253Bmle kategorisinde ve %2510.8i değerlendir kategorisinde bulunmaktadır. Genel olarak programda bilişsel suuml%253Breccedil%253B boyutunda uuml%253Bst duuml%253Bzey kategorilere yeteri kadar yer verilmediği sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca bilgi boyutundaki kazanımlar 4. sınıf seviyesi accedil%253Bısından yeterli gouml%253Bruuml%253Blmuuml%253Bştuuml%253Br. İlkouml%253Bğretim Din Kuuml%253Bltuuml%253Bruuml%253B ve Ahlak Bilgisi Ouml%253Bğretim Programının buuml%253Btuuml%253Bnsel yapısı gouml%253Bz ouml%253Bnuuml%253Bne alındığında diğer sınıf seviyelerinde de benzer ccedil%253Balışmaların yapılması daha buuml%253Btuuml%253Bnsel bir sonuccedil%253B elde etmemizi sağlayacaktır
Paydaşların Gözünden Mülteci ve Sığınmacılarda Eğitim%253A Eskişehir Örneği
Oldukccedil%253Ba buuml%253Byuuml%253Bk bir Suriyeli nuuml%253Bfusunu ve ccedil%253Bok sayıda muuml%253Blteciyi barındıran Tuuml%253Brkiyenin gouml%253Bccedil%253B uuml%253Blkesi niteliği giderek daha ccedil%253Bok ouml%253Bne ccedil%253Bıkmaktadır. Ouml%253Bzellikle Suriyeli sığınmacıların daha kalıcı hale gelmeleri eğitim sorununu da guuml%253Bndeme taşımaktadır. Sığınmacı ve muuml%253Bltecilere kaliteli bir eğitim hizmetinin sunulması, yeni gelenler ile ev sahibi toplumun etkileşimi, uyum ve gelecek accedil%253Bısından yaşamsal ouml%253Bneme sahiptir. Bu bağlamda bu ccedil%253Balışmanın temel amacı Eskişehir ouml%253Brneğinde, muuml%253Blteci ve sığınmacı ccedil%253Bocuklara youml%253Bnelik olarak yuuml%253Bruuml%253Btuuml%253Blen eğitim etkinliklerinin genel durumunu ortaya koymak buna dayalı olarak politika belirlenmesine katkı sağlayacak genel bir değerlendirme yapabilmektir. Bu amaccedil%253B doğrultusunda araştırma nitel olarak desenlemiştir. Yaklaşık 10 bin şartlı muuml%253Blteci ve 3500 civarında Suriyelinin yaşadığı Eskişehir ccedil%253Balışma alanı olarak belirlenmiştir. Araştırma verileri, eğitim etkinliklerinin paydaşı olan uygulayıcılar, STK temsilcileri ve sığınmacı ailelerden 30 kişi ile gouml%253Bruuml%253Bşuuml%253Blerek toplanmıştır. Gouml%253Bruuml%253Bşmelerde, Eskişehirde muuml%253Blteci ve Suriyelilerin eğitimi iccedil%253Bin nelerin yapıldığı, yapılanların yeterli gouml%253Bruuml%253Bluuml%253Bp gouml%253Bruuml%253Blmediği ile muuml%253Blteci ve Suriyelilerin eğitimi konusunda başka nelerin yapılabileceği sorularına yanıt aranmıştır. Bulgulara gouml%253Bre, eğitime ulaşım konusunda olumlu gelişmelerin varlığına karşın sunulan eğitim hizmetlerinin kalitesi, ouml%253Bğretmenlerin sığınmacılarla ccedil%253Balışma konusundaki yeterlikleri, eğitim etkinliklerini duuml%253Bzenleyen kurumlar arasındaki eşguuml%253Bduuml%253Bm, uygun eğitim programları ve araccedil%253B-gereccedil%253Bler gibi konularda yetersizlikler souml%253Bz konusudur. Araştırma sonuccedil%253Bları, eğitim hizmetlerinin sunumunda, hak temelli yaklaşıma ve etkinliklerin planlanması ve uygulanması suuml%253Brecine sığınmacı ve muuml%253Bltecilerin de katılımının gerekliliğinin altını ccedil%253Bizmektedir
Sosyal Bilgiler Öğretmen Adaylarının Topluma Hizmet Uygulamalarıyla “Yardımseverlik Değeri” Kazanmaları Hakkındaki Görüşleri
Bu araştırmada sosyal bilgiler öğretmen adaylarının topluma hizmet uygulamaları ile yardımseverlik değeri kazanmaları hakkındaki görüşlerinin saptanması amaçlanmıştır. Bu çalışmada 2016-2017 güz dönemi Topluma Hizmet Uygulaması dersinde bir görme engellinin kullandığı sesli versiyonu mevcut olmayan ders kitabını sesli hale getiren 13 Sosyal bilgiler öğretmen adayının yardımseverlik değerine ilişkin görüşlerinde meydana gelen değişmeler tespit edilmeye çalışılmıştır. Çalışmada nitel araştırma modeli kullanılmış, çalışma nitel araştırmanın [S1]olgu bilim türüne göre desenlenmiştir. Amaçlı örnekleme yöntemlerinden Tipik Durum Örneklemesi kullanılmıştır. Neticede değerlerin duyuşsal alana hitap ederek içselleştirilmesine ve somut uygulamalarla davranış haline getirilmesinde Topluma Hizmet Uygulamalarının büyük öneme sahip olduğu sonucuna varılmıştır