Mediterranean Journal of Educational Research (MJER) / Akdeniz Eğitim Araştırmaları Dergisi
Not a member yet
387 research outputs found
Sort by
Ergenlerde Okula Bağlılığın Yordayıcıları Olarak Okul İklimi ve Sosyal Medya Bağımlılığı
Bu araştırmanın amacı lise öğrencilerinde okula bağlılık ile okul iklimi ve sosyal medya bağımlılığı arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırma 361 lise öğrencisi üzerinde yürütülmüştür. Öğrencilerin 180ini (%2549.9) kız öğrenciler, 181ini (%2550.1) ise erkek öğrenciler oluşturmaktadır. Öğrencilerin yaşları 14-18 arasında değişmekte olup, yaş ortalaması 16.19 şeklindedir. Araştırmada veri toplama araçları olarak Okula Bağlılık Ölçeği, Okul İklimi Ölçeği ve Sosyal Medya Bağımlılığı Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen veriler Pearson Korelasyon Analizi ve Çoklu Regresyon Analizi ile incelenmiştir. Okul iklimi alt boyutlarından olan güvenli öğrenme ortamı, destekleyici öğretmen davranışları ve başarı odaklılık ile okula bağlılık arasında pozitif ilişki tespit edilmiştir. Sosyal medya bağımlılığı ile okula bağlılık arasında hiçbir ilişki tespit edilmezken, sosyal medya bağımlılığı ile okul iklimi güvenli öğrenme ortamı alt boyutu arasında negatif ilişki tespit edilmiştir. Regresyon analizi sonucunda okul ikliminin okula bağlılığı anlamlı bir şekilde yordadığı, sosyal medya bağımlılığının ise yordamadığı tespit edilmiştir. Elde edilen sonuçlar alan yazın ışığında tartışılmış ve önerilerde bulunulmuştur
Exploring Possible-selves of Turkish Prospective Teachers
Teacher candidates are exposed to a variety of processes, phases and transformations to become a teacher. Examining new teacher identity can be considered as an important step to develop more effective teacher training programmes and identity development of a teacher is related to understanding the notion of lsquo%253Bself (Beauchamp amp%253BThomas, 2009). This study investigates the possible-selves of prospective teachers in relation to the concept of self-knowledge. Major goal of the study is to examine possible selves and fears of senior students who expect to become teachers in the near feature. A six point Likert type scale was applied to undergraduate students attending primary school teaching, science teaching and English language teaching programmes to measure their expected and feared possible-selves about their first year of teaching. The results of statistical analyses showed that prospective primary school and science teachers had higher scores than prospective English as a Foreign Language (EFL) teachers in expected possible-selves in the first year of their job
Türkçe Öğretmen Adaylarının Öğretim Teknolojileri ve Materyal Tasarımı Dersine İlişkin Metaforik Algılarının İncelenmesi
Yaşam boyu öğrenen ve öğreten olma yolunda ilerleyen öğretmen adaylarının etkili ve verimli öğretme-öğrenme yaşantıları oluşturabilmelerinde öğretim teknolojileri ve materyal tasarımı dersi önemli bir yere sahiptir. Öğretim teknolojileri ve materyal tasarımı dersi öğretmen adaylarına etkili öğretim gerçekleştirmelerinde ihtiyaç duydukları materyali tasarlama becerisini kazandırmaktadır. Bu çalışmanın amacı, Türkçe bölümü öğretmen adaylarının öğretim teknolojileri ve materyal tasarımı dersine ilişkin metaforik algılarını eğitim durumları özelliklerine (hedefe uygunluk, öğrenciye uygunluk, içeriğe uygunluk, ekonomiklik) göre incelemektir. Nitel araştırma yöntemlerinden olgu bilim desenine göre tasarlanan çalışmada, verilerin analizinde içerik analizinden yararlanılmıştır. Veriler, araştırmacının yürüttüğü ders kapsamında 70 öğretmen adayından öğretim teknolojileri ve materyal tasarımı dersi hellip%253Bhellip%253Bgibidir. Çünkü hellip%253Bhellip%253B ifadelerini tamamlamaları yoluyla elde edilmiştir. Araştırmanın sonucunda, öğretmen adayları öğretim teknolojileri ve materyal tasarımı dersi için 70 geçerli metafor üretmiştir. Öğretmen adaylarından elde edilen verilerde en çok pusula metaforu (f%253D9) kullanılmıştır. Bu metaforlar daha sonra ortak özellikleri ve benzetme yönleri bakımından içeriğe uygunluk (f%253D25) , hedefe uygunluk (f%253D21), öğrenciye uygunluk (f%253D17) ve ekonomiklik (f%253D7) şeklinde eğitim durumları özelliklerine göre kategorileştirilmiştir. Öğretmen adaylarının öğretim teknolojileri ve materyal tasarımı dersine ilişkin metaforik algılarının belirlenmesinin, etkili öğrenme-öğretme yaşantıları sürecini planlayan ve uygulayan eğitimciler için fayda sağlayacağı düşünülmektedi
Sosyal Bilgiler Öğretiminde Kanıt Temelli Öğrenme Uygulamaları
Sosyal Bilgiler öğretimi araştırmaları üzerine yapılan literatür taramasında, öğrencilerde üst düzey düşünmeyi geliştirmeye yönelik sınırlılıklar olduğu tespit edilmiştir. Literatürde bu sınırlılıklar altı başlık altında toplanmıştır%253B bilgi aktarımı olarak öğretim, müfredatın kapsamı, öğretmenlerin öğrenci algıları, kalabalık sınıflar, planlama zamanı eksikliği ve öğretmen izolasyonu kültürü. Bu belirtilen her bir sınırlılık, öğrencilerin üst düzey düşünme becerilerinin teşvik edilmesini olumsuz yönde etkilemektedir. Bu nedenle, bu çalışmada bahsedilen sınırlılıkların üstesinden gelmek ve öğrencilere entelektüel potansiyellerini keşfetme imkânı sağlamak için Kanıt Temelli Öğrenme yönteminin kullanılmasına karar verilmiştir. Kanıt Temelli Öğrenme, öğretmenler tarafından öncelikle öğrencilerin eleştirel düşünce becerileri edinmelerine, önceki öğrenmeden edindikleri bilgileri düşünmelerine ve işlemelerine yardımcı olmak için kullanılmaktadır. Bu çalışmanın temel amacı, kanıt temelli öğrenmenin sosyal bilgiler öğretmen adaylarında üst düzey düşünce becerilerinin geliştirilmesine etkisini ortaya koymaktır. Bu çalışmada iki olgu vurgulanmaya çalışılmıştır%253B Birincisi öğrencilerin üst düzey düşünce becerilerinin kanıta dayalı öğrenme stratejileri ile nasıl geliştirilebileceğini ortaya koymak. İkincisi ve belki de daha da önemlisi, öğretmen adaylarına sosyal bilgilerin ne olduğunu ve bu bilginin gelecekteki öğrencilerine nasıl aktarılabileceğini deneyimleme imkânı sunmaktır. Bu çalışma nitel verilere dayalı olarak gerçekleştirilmiş betimsel bir çalışmadır. Çalışma, nitel araştırma desenlerinden olgu bilime (fenomenoloji) göre desenlendirilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu, bir devlet üniversitesinde 2016-2017 eğitim-öğretim yılı içinde Özel Öğretim Yöntemleri dersini almakta olan 90 sosyal bilgiler öğretmen adayından rastgele örneklem yoluyla seçilen 18 öğretmen adayı oluşturmuştur. Çalışmanın örneklemi, sınıf listesinden her beşinci öğretmen adayının seçilmesiyle belirlenmiştir. Bu nitel çalışmanın verileri araştırmacı tarafından geliştirilen 3 açık uçlu soru ile toplanmıştır. Bulgular, kanıt temelli öğrenme ile öğretmen adaylarında neden sonuç ilişkisi kurma kanıta dayalı akıl yürütme, değişim ve sürekliliği algılama, iletişim, karar verme, eleştirel düşünme, üst düzey düşünme ve empati becerilerinin geliştirilebileceğini göstermiştir. Araştırmanın sonuçları ayrıca, kanıta dayalı öğrenme uygulamasının eğitimciye geleneksel rol ve sınıf ortamından daha öğrenci merkezli yaklaşımlar ve daha demokratik sınıf atmosferi benimsemesine yardımcı olduğuna işaret etmiştir
Üniversite Öğrencilerine Göre Çokkültürlü Eğitim ve Demokrasi
Çokkültürlü eğitim farklı kültürden gelen öğrencilerin eşit eğitim haklarına sahip olması olarak tanımlanabilir. Farklı kültürlerden gelen öğrencilerin bir araya gelerek birlikte yaşamaya ve öğrenmeye başladığı üniversiteler bir anlamda çokkültürlü eğitim ortamını yansıtmaktadır. Bu çalışmanın amacı üniversite öğrencilerinin çok kültürlü eğitim ve demokrasi ile ilgili görüşlerini ortaya çıkarmaktır. Araştırmada karma yöntem araştırmalarından yakınsayan paralel desen kullanılmıştır. Araştırmanın nicel verilerinin katılımcılarını 375, nitel verilerinin katılımcılarını 30 üniversite öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmanın nicel bulgularına göre üniversite öğrencilerinin çokkültürlü eğitim ve demokrasi algılarının yüksek olduğu söylenebilir. Cinsiyet değişkenine göre yapılan çalışmalar incelendiğinde henüz bir fikir birliğine varılmadığı ve bu konuda daha fazla çalışmaya ihtiyaç duyulduğu görülmektedir. Diğer değişkenlerden anne ve baba eğitim durumu, bölüm ve sınıf değişkenleri çokkültürlü eğitim ve demokrasiye ilişkin algıyı etkilemektedir. Araştırmanın nitel bulguları incelendiğinde katılımcıların çokkültürlü eğitimi farklı etnik köken, dili din ve değerlere sahip bireylerin bir arada olması olarak tanımladığı görülmektedir. Yapılan tanımlarda cinsiyet, engelli olma, cinsel eğilim gibi bireysel farklılıklara rastlanmamıştır
Okul Öncesi Öğretmenlerinin Tükenmişlik Düzeylerinin Sınıf Yönetimi Becerileri ile İlişkisi
Bu çalışma okul öncesi öğretmenlerinin tükenmişlik düzeyleri ile sınıf yönetimi beceri düzeylerinin belirlenmesini amaçlamıştır. Araştırma 2017- 2018 eğitim öğretim yılı, İstanbul ili Küçükçekmece ilçesinde Milli Eğitim Bakanlığına bağlı resmi ve özel okul öncesi kurumlarında görev yapmakta olan okul öncesi öğretmenleri ile gerçekleşmiştir. Okul öncesi öğretmen sayısının en fazla olduğu ilçe MEB istatistik verilerine göre Küçükçekmece İlçesi olarak tespit edilmiştir. Kolayda örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Araştırmaya katılım sağlamak isteyen, ulaşılabilen kişiler araştırmaya katılım sağlamıştır.
Araştırmada betimsel tarama modeli kullanılmış olup elde edilen veriler%253B Tükenmişlik Ölçeği ve Sınıf Yönetimi Beceri Düzeyi Ölçeği ile toplanmıştır. Elde edilen veriler SPSS programı yardımıyla analiz edilmiştir. Verilerin normal dağılım göstermediği tespit edilmiştir. Analizlerde frekans, aritmetik ortalama, ortanca hesaplama ve Kruskal Wallis H testi kullanılmıştır. Okul öncesi öğretmenlerinin tükenmişlik ve quot%253Bsınıf yönetimi becerileriquot%253B arasındaki ilişki için ise Sperman Brown korelasyon analizi yapılmıştır.
Araştırma sonuçlarına göre%253B okul öncesi öğretmenlerinin tükenmişlik düzeyleri quot%253Btükenmişlik durumu yokquot%253B düzeyinde olduğu görülmüştür. Okul öncesi öğretmenlerinin sınıf yönetimi beceri düzeylerinin her zaman düzeyinde olduğu görülmüştür. Okul öncesi öğretmenlerinin tükenmişlik düzeylerinin yaş, kıdem ve öğrenim durumu değişkenlerine göre anlamlı ölçüde farklılaşmadığı görülmüştür. Okul öncesi öğretmenlerinin sınıf yönetimi beceri düzeylerinin yaş, kıdem ve öğrenim durumu değişkenlerine göre anlamlı ölçüde farklılaşmadığı görülmüştür. Okul öncesi öğretmenlerinin tükenmişlik düzeyi ve sınıf yönetimi beceri düzeyleri arasında negatif yönde, zayıf düzeyde istatistiksel olarak anlamlı ilişkiler olduğu tespit edilmişti
Predicting Students%20 Self-Efficacy towards Learning Science by Constructivist Learning Environment Perceptions
This study investigated predictive effect of middle school students perceptions of constructivist science learning environment on their self-efficacy towards learning science. 663 seventh grade students from 15 public schools in Erzurum participated in the study. Self-report questionnaires were used to collect data in spring semester of 2016-2017 academic year. Multiple linear regression analysis showed that all perceived constructivist science learning environment features (i.e., personal relevance, uncertainity, critical voice, shared control, and student negotiation) statistically significantly and positively predict students efficacy beliefs in science. Students constructivist learning environment perceptions accounted for 56.5%25 of the variance in their self-efficacy beliefs. These findings indicated that when students take active role in their learning, given opportunities for freely asking questions, participate in class discussions and share their knowledge with classmates, they are more likely to have higher confidence for learning science
Temel Eğitim Öğretmen Adayları Tarafından Benimsenen Eğitim Felsefeleri%253A Çanakkale İli Örneği
Bu çalışmanın amacı%253B temel eğitim öğretmen adayları tarafından benimsenen eğitim felsefelerini belirlemek ve çeşitli değişkenler açısından incelemektir. Araştırma, nicel araştırma modellerinden betimsel tarama modelinde tasarlanmıştır. Araştırmanın evrenini Eğitim Fakültesi, Temel Eğitim Bölümünde hizmet-öncesi eğitim alan öğretmen adayları%253B örneklemini ise eğitim-öğretim yılında Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, Temel Eğitim Bölümünde eğitim-öğretim gören 769 öğretmen adayı oluşturmaktadır. Araştırmada%253B araştırmacılar tarafından geliştirilen kişisel bilgi formu ve Yılmaz, Altınkurt ve Çokluk (2011) tarafından geliştirilen beşli likert tipi Eğitim İnançları Ölçeği kullanılmıştır. Araştırma verilerinin analizinde betimsel istatistikten faydalanılmıştır. Verilerin analizinde kullanılacak istatistik teknikleri belirlemede dağılımların normal dağılım gösterip göstermediği incelenmiş ve araştırma probleminin çözümünde nonparametrik istatistiksel tekniklerin kullanılması uygun görülmüştür. Çalışmanın sonuçlarına göre%253B temel eğitim öğretmen adayları tarafından en çok benimsenen eğitim felsefesinin varoluşçuluk, en az benimsenen eğitim felsefesinin ise esasicilik olduğu tespit edilmişti
Üstün%252FÖzel Yetenekli Öğrencilerin STEM Eğitim Yaklaşımına ve Bir STEM Materyali Olarak Algodoo%252339%253Bya Yönelik Görüşlerinin Belirlenmesi
Bu araştırmada üstün%252Fözel yetenekli öğrencilerin Bilim, Teknoloji, Mühendislik ve Matematik [STEM] uygulamalarının ve bir STEM materyali olarak Algodooya yönelik katılımcı görüşlerinin ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. Bu araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden biri olan durum çalışması kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunun belirlemesinde, amaçlı örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Çalışmanın örneklemini, 7. ve 8. sınıf düzeyinde 15 (8 erkek, 7 kız) üstün%252Fözel yetenekli öğrenci oluşturmuştur. Bu çalışmada STEM eğitim programı kapsamında, öğrencilerin fen bilimleri dersi konuları içerisinde yer alan basit makineler ve enerji dönüşümlerine yönelik dört farklı STEM etkinliği gerçekleştirilmiştir. Her bir etkinlik 6 ders saati olarak planlanmıştır. Yarı-yapılandırılmış görüşme yöntemi ile toplanan araştırma verilerinin değerlendirilmesinde içerik analizi kullanılmıştır. İçerik analizi ile toplanan veriler kodlanarak temalar oluşturulmuştur. Araştırmanın bulguları, öğrencilerin STEM uygulamalarına ve Algodoo kullanımına yönelik olumlu yönde anlayışlara ve görüşlere sahip olduklarını göstermiştir
5. Sınıf Sosyal Bilgiler Dersi Öğretim Programının Eisner Eğitsel Eleştiri Modeline göre Değerlendirilmesi
Bu çalışmada, 2017ndash%253B2018 öğretim yılında uygulamaya konulan 5. sınıf Sosyal Bilgiler dersi öğretim programının Eisner%252339%253Bın Eğitsel Eleştiri modeline göre değerlendirilmesi amaçlanmıştır.Araştırma, Zonguldak ilinde bulunan dört ortaokulda görev yapmakta olan sekiz Sosyal Bilgiler dersi öğretmenin görüşleri alınarak yapılmıştır. Araştırmada, veri toplama aracı olarak araştırmacılar tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formundan yararlanılmıştır. Verilerin çözümlenmesinde içerik analizi çözümleme tekniği kullanılmıştır. Nitel bir çalışma olan bu araştırmanın bulguları Eisnerın Eğitsel Eleştiri modelinde yer alan quot%253BTanımlamaquot%253B, quot%253BYorumlamaquot%253B, quot%253BDeğerlendirmequot%253B ve quot%253BTemalaştırmaquot%253B alt boyutlarından yararlanılarak sunulmuştur. Araştırmadan elde edilen bulgular, 5. sınıf Sosyal Bilgiler dersi öğretim programının, çalışmaya katılan öğretmenler tarafından genelde olumlu bulunduğunu, ancak uygulamada öğrenci merkezli etkinliklere yer verilememesi, ünite sayısının çok olması ve ayrılan sürenin yetersizliği, kalabalık sınıflar ve teknik donanımdaki yetersizlikler gibi bazı sorunlar yaşandığını göstermektedir. Ancak%253B 5. sınıf Sosyal Bilgiler dersi öğretim programı ile ilgili düzenli olarak yapılacak değerlendirmeler aracılığıyla uygulama aşamasındaki sorunlar aşılarak, öğretim programının daha etkili bir biçime dönüştürüleceği düşünülmektedir