Mediterranean Journal of Educational Research (MJER) / Akdeniz Eğitim Araştırmaları Dergisi
Not a member yet
387 research outputs found
Sort by
The Prediction of Collaborative EFL Task Achievement by Teaching, Social and Cognitive Presence
This study investigated how well teaching, social and cognitive presence would predict collaborative task achievement in an English language learning context. Specifically, it was conducted at the prep school of a private, not-for-profit university in [country]. A total of 169 students at a pre-intermediate level of proficiency participated in the study. The study employed an ex post facto research design along with an explanatory sequential mixed method. The survey results were analyzed through a standard multiple regression analysis accompanied by qualitative data analysis of semi-structured interviews. The interview results were mainly used for descriptive purposes. The survey results revealed that the participants regarded the learning environment as a community of inquiry%253B yet, the predictive power of the presences as a group was non-significant. Moreover, the presences could not significantly predict task achievement individually either. In other words, no predictive relationship was found between the presences and the collaborative task achievement despite their relatively adequate levels involved in the target learning context as suggested by survey ratings and interview results
Türkçe Eğitimi Lisans Öğrencilerinin Nanoteknoloji Kavramı İle İlgili Geliştirdikleri Metaforlar
Nanoteknoloji, herhangi bir maddenin atomik veya moleküler boyutta işlenerek mikroskobik boyutta ürünlerin üretilmesi yöntemi olarak ifade edilmektedir. Gelişmiş ülkeler bu teknolojiden faydalanmaktadır, gelişmekte olan ve gelişme amacı güden ülkelerin de bu teknolojinin farkında olması büyük önem taşımaktadır. Araştırmanın temel amacı Türkçe eğitimi lisans öğrencilerinin nanoteknoloji kavramına yönelik bakış açılarını metaforlar aracılığıyla belirlemektir. Bu araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden Olgu Bilim yöntemi kullanılmıştır. Çalışma grubunu 2016- 2017 öğretim yılında Çanakkalede Türkçe eğitimi alanında lisans eğitimi gören 194 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırma verileri, araştırmacılar tarafından geliştirilen Türkçe Eğitimi Lisans Öğrencilerinin Nanoteknoloji Kavramına İlişkin Bakış Açıları%253A Bir Metaforik Çalışma adlı form kullanılarak toplanmıştır. Formda, Türkçe eğitimi lisans öğrencilerinin nanoteknoloji kavramına ilişkin bakış açılarını belirlemek amacıyla kişisel bilgiler ile nanoteknoloji kavramına ilişkin bir metafor geliştirmelerine, bu metaforu neden kullandıklarının sebebini açıklamalarına yönelik birer soru yer almaktadır. Elde edilen verilerin değerlendirilmesinde içerik analizi tekniği kullanılmıştır. Türkçe eğitimi lisans öğrencilerinin nanoteknolojiye yönelik oluşturdukları metaforlar incelendiğinde öğrencilerin nanoteknoloji kavramını farklı metaforlarla ifade ettikleri görülmektedir. Nanoteknoloji kavramına yönelik dört farklı tema tespit edilmiştir. Bunlar%253B ihtiyaç, sonsuzluk, karmaşıklık ve kontrol temalarıdır
Sınıf Dışı Ortamların Öğrencilerin Bilişüstü Becerilerine ve Problem Çözme Becerilerine Etkisi
Bu çalışmanın amacı%253B sınıf dışı ortamlarda yapılan çalışmaların öğrencilerin bilişüstü becerilerine ve problem çözme becerilerine etkisini araştırmaktır. Araştırma kapsamında, bir ortaokulda bilim kurulu oluşturularak sınıf dışı çalışmalar yapılmıştır. Katılımcılar 6., 7. ve 8. sınıflardan rastgele belirlenerek çalışmaya dahil edilen 30 öğrenciden oluşmaktadır. Öğrenciler 12 hafta boyunca araştırmacılar tarafından belirlenen konular hakkında incelemeler yapıp tartışmışlardır. Uygulamaya başlamadan önce öğrencilere Problem Çözme Becerileri Envanteri ve Bilişüstü Beceriler Anketi öntest olarak uygulanmıştır. Çalışmalar boyunca araştırmacılar tarafından öğrencilere makaleler verilmiştir. Oturumları araştırmacılar yönetmiştir. 12 haftalık uygulamadan sonra sontestler uygulanmıştır. Araştırmada elde edilen bulgular SPSS paket programı sayesinde analiz edilmiştir. Araştırma sonuçları, uygulama sonrasında öğrencilerin problem çözme becerileri ve bilişüstü becerilerinin anlamlı düzeyde artış gösterdiğini ifade etmektedir. Çalışmaya katılan öğrencilerin sınıf ve cinsiyetleri bakımından, uygulama sonrası problem çözme becerileri ve bilişüstü becerileri açısından aralarında anlamlı bir fark olmadığı belirlenmiştir
Dik Temel Yazıyla Okuma-Yazma Öğrenen Öğrencilerin Okuma-Yazma Düzeylerinin Öğretmen Görüşlerine Göre Değerlendirilmesi
Millî Eğitim Bakanlığı Temel Eğitim Genel Müdürlüğü tarafından yapılan saha araştırmaları sonucu alınan karar gereği%253B 2005-2006 eğitim-öğretim döneminden beri bitişik eğik yazı ile yürütülen okuma-yazma öğretiminin yerini 2017-2018 eğitim-öğretim yılı itibari ile uygulamaya konulan Dik Temel Harflerle Ses Esaslı Okuma Yazma Öğretimi almıştır. Buna göre ilk okuma yazma eğitiminde el yazısı yerine dik temel harflerin kullanılmasının uygun olduğu görüşü benimsenmiştir. Öte yandan öğrencilerin ilkokul üçüncü sınıftan itibaren bitişik eğik el yazısı eğitimi almaya devam etmeleri kararlaştırılmıştır. Benzer olarak İngiltere ve Amerika Birleşik Devletlerinde okuma-yazma öğretimine dik temel yazıyla başlanmakta, üçüncü sınıfta ise bitişik eğik yazıya geçilmektedir. Yeni uygulamanın amacı öğrencilerin bitişik eğik yazıda karşılaştıkları yazma güçlüklerini gidermek ve buna bağlı olarak da nitelikli bir okuma-yazma eğitimi vermektir. Bu çalışmada da Dik Temel Harflerle Ses Esaslı Okuma Yazma Öğretimi ile eğitim veren ilkokul birinci sınıf öğretmenlerinin görüşleri doğrultusunda bu yöntemle eğitim alan öğrencilerin okuma-yazma düzeylerinin değerlendirilmesi amaçlanmaktadır. Araştırmanın çalışma grubunu Aydın ili Efeler ilçesindeki ilkokullarda görev yapan ilkokul birinci sınıf öğretmenleri oluşturmaktadır. Tarama yönteminin benimsendiği araştırmada veri toplama aracı olarak Okuma-Yazma Değerlendirme Formu kullanılmıştır. Okuma ve yazma boyutları olmak üzere iki bölümden oluşan formda, öğrencilerden beklenen davranışlara yönelik ifadelere yer verilmiştir. Öğretmenlerin görüşleri, Evet, Kısmen, Hayır olmak üzere 3lü Likert şeklinde toplanmıştır. Sonuç olarak öğretmenler okuma yazma öğretiminde dik temel harflerin kullanılmasının daha kolay bulduklarını ifade etmişlerdir. Öğretmenlerin bu süreçte en çok karşılaştıkları problemin de ses gruplarının sıralaması olduğu belirlenmiştir
Türkiye%252339%253Bde Biyoloji Öğretiminde Yaşanılan Sorunlar ve Çözüm Önerileri%253A Akademisyen Perspektifi
Bu araştırmada Türkiyede biyoloji öğretiminde yaşanılan problemler ve bu problemlere yönelik çözüm önerilerinin belirlenmesi amaçlanmaktadır. Bu amaca ulaşabilmek için araştırma modeli olarak örnek olay tarama modeli seçilmiştir. Araştırmanın katılımcılarını Biyoloji Eğitimi ve Fen Eğitimi Anabilim dallarında biyoloji tabanlı dersleri yürüten 14 akademisyen oluşturmaktadır. Akademisyenlerin biyoloji öğretiminde yaşanılan sorunlarla ilgili görüşleri ve çözüm önerilerini belirlemek amacıyla açık uçlu sorulardan oluşan bir form geliştirilmiştir. Geliştirilen form Google formlar servisi üzerinden internet ortamına aktarılmıştır. Araştırmadan elde edilen veriler içerik analizine tabi tutulmuştur. Elde edilen veriler içerik analiz yöntemiyle analiz edilmiştir. İçerik analizinden elde edilen veriler, akademisyenlerin sorulara verdikleri cevaplardan elde edilen temalara göre düzenlenmiş ve bu temaların altında kodlar oluşturulmuştur. Bununla birlikte akademisyenlerin formdaki ifadelerinden doğrudan alıntılar yapılmıştır. Çalışma sonunda%253B araştırma%252Fakademik yayın, akademisyen niteliği, fakülte%252Fbölüm içi sorunlar, biyoloji öğretmen adaylarının niteliği ve biyoloji öğretiminin niteliği gibi temel başlıklar altında pek çok alt problemin olduğu tespit edilmiştir. Bu problemlere yönelik akademisyenlerin çözüm önerilerine çalışmada yer verilmiştir
Öğretim İlke ve Yöntemleri Dersi İçin Bir Başarı Testi Geliştirme Süreci
Bu çalışmada, öğretmen eğitimi programlarında zorunlu ders olarak okutulan Öğretim İlke ve Yöntemleri dersine yönelik standart bir başarı testi geliştirme sürecinin betimlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaca yönelik olarak çalışmada 10 aşamalı bir süreç izlenmiştir. Bu aşamalar sırasıyla%253B başarı testinin geliştirilme amacının belirlenmesi, dersin amaç ve davranışlarının belirlenmesi, belirtke tablosunun oluşturulması, kritik davranışlar için çoktan seçmeli test maddelerinin yazılması, belirtke tablosu ve test maddelerinin uzman görüşüne sunulması, ilk test taslağı için öğrenci görüşlerinin alınması, deneme testinin geliştirilmesi, deneme testinin uygulanması (birinci deneme uygulaması), deneme uygulamasından elde edilen veri ile madde analizlerinin yapılması, ikinci deneme uygulaması ile nihai testin istatistiklerinin hesaplanmasıdır. Madde analizleri için iki ayrı deneme uygulamasının yapıldığı bu çalışmada, 39 maddelik taslak test ile yapılan ilk deneme uygulamasına 381, 21 maddelik test ile yapılan ikinci uygulamaya 113 öğrenci katılmıştır. Geliştirilen başarı testinin KR-20 güvenirlik katsayısı 0.832, ortalama güçlüğü 0.487dir. Geçerli ve güvenilir çoktan seçmeli bir başarı testi olarak bu testin, Öğretim İlke ve Yöntemleri ders konuları ile ilgili bilimsel çalışmalarda ve derslerde kullanılabileceği sonucuna ulaşılmıştır
Investigation Self Efficacy of Fine-Arts Teachers According to Different Variables
Purpose of the present study is to investigate self-efficacy of fine arts teachers according to different variables. The present study was designed in correlational research. 230 fine arts teachers were included through convenience sampling. The data were collected through the FATSES developed by Kayserili, Coskun, amp%253B Coskun (2017). The data were analysed through Kolmogorov-Smirnov Test, Mann-Whitney-U Test, and Kruskal Wallis Test. As a result of the data analysis, it was found that fine-arts teaching self-efficacy does not vary according to marital status and gender variables, but there is a significant difference in terms of years of experience. The Fine-arts teachers with over 21 years of experience scores are significantly higher than the fine arts teachers whose years of experience are lower than 21 years. Research findings were addressed social-cognitive theory and professional life cycle of Huberman (1989). In addition to that it was concluded that marriage does not lead to decrease in self-efficacy of married fine-arts teachers and teaching fine-arts is not gendered profession
Türkiye%20de Öğretmen Yetiştirme Konusunda Yapılan Lisansüstü Tezlerin İncelenmesi (1987-2017)
Bu araştırmanın amacı Türkiyede öğretmen yetiştirme konusunda geçmişten günümüze kadar yapılmış olan lisansüstü tezleri çeşitli yönleriyle incelemektir. Bu amaç doğrultusunda YÖK (Yüksek Öğretim Kurulu) ulusal tez merkezi ve TÜBESS (Türkiye Belge Sağlama Sistemi) üzerinden bu konuda yapılmış olan lisansüstü tezlere ulaşılmaya çalışılmıştır. 1987-2017 yılları arasında öğretmen yetiştirme (öğretmen eğitimi) konusunda yapılmış olan tezler%253B düzeyleri, gerçekleştikleri yıl, üniversite ve enstitüler, danışmanlarının unvanları, yazarların cinsiyet dağılımları, örneklemi oluşturan gruplar, araştırma desenleri ve veri toplama araçları bakımından incelenmiştir. Veriler elde edilirken öğretmen yetiştirme ve öğretmen eğitimi terimleri anahtar kelimeler olarak aranmıştır. Bu şekilde ulaşılan tez sayısı 64 yüksek lisans ve 47 doktora tezi olmak üzere toplam 111 adettir. Çalışmada nitel araştırma deseni kapsamında doküman incelemesi yönteminden yararlanılmıştır. Veri analizi kapsamında içerik analizine yer verilmiştir. En fazla tezin yapıldığı yılların sırasıyla 2012, 2008, 2007, 2013 ve 2015 olduğu, tezlerin daha çok devlet üniversitelerinde, sosyal bilimler ve sonra eğitim bilimleri enstitülerinde gerçekleştiği sonuçlarına ulaşılmıştır. Tez danışmanları çoğunlukla profesör unvanında olup, tez yazarlarının cinsiyet dağılımlarının neredeyse eşit olduğu ve ayrıca tezlerde en fazla tarama deseninden, veri toplama aracı olarak da anketlerden yararlanıldığı sonuçlarına ulaşılmıştır
Ortaokul Öğrencilerinin Bilimsel Epistemolojik İnanç, Üst Bilişsel Farkındalık ve Fen Öz Yeterlik Algısının Fen Bilimleri Başarısına Etkisinin İncelenmesi
Bu çalışmanın amacı, sekizinci sınıf öğrencilerinin bilimsel epistemolojik inanç, üst bilişsel farkındalık düzeyi ve fen öz yeterlik algılarının fen bilimleri başarı puanları ile arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Araştırmanın örneklemini belirlemek amacıyla, maksimum çeşitlilik ve uygun örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Çalışmanın örneklemini Elazığ da sekiz okulda öğrenim gören 207 (109i kız, 98ü ise erkek) sekizinci sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Çalışmada ilişkisel tarama yöntemi kullanılmıştır. Veri toplama araçları olarak öz yeterlik kaynakları ölçeği, bilimsel epistemolojik inançlar ölçeği ve üst bilişsel farkındalık ölçeği kullanılmıştır. Araştırmaya katılan öğrencilerden elde edilen veriler, çıkarımsal istatistik yöntemlerinden olan çoklu regresyon ve korelasyon analizi kullanılarak analiz edilmiştir. Yapılan analiz sonuçlarında sekizinci sınıf öğrencilerinin bilimsel epistemolojik inanç, üst bilişsel farkındalık ve fen öz yeterlik algı değişkenleri ile fen bilimleri başarı puanları arasında anlamlı ve pozitif yönde bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Bilimsel epistemolojik inanç, üst bilişsel farkındalık ve fen öz yeterlik algı değişkenlerinin fen bilimleri başarı puanları üzerinde anlamlı bir yordayıcı olduğu tespit edilmiştir
Norveç ve Türkiye Eğitim Sistemleri ile Öğretmen Yetiştirme Sistemlerinin Karşılaştırılması
Çalışmada Norveç ve Türkiyenin eğitim sistemlerinin genel yapısı ve öğretmen yetiştirme sistemleri karşılaştırılmıştır. Karşılaştırmalı eğitim çalışması olan bu araştırmada farklı eğitim sistemlerinin ayrı unsurlarını bütün halinde inceleyen yatay yaklaşım kullanılmıştır. Bu doğrultuda, birincil veri kaynakları olarak ilgili bakanlıklardan elde edilen dokümanlar ile uluslararası kuruluşların hazırladıkları raporlardan yararlanılmıştır. Verilerin analizi sonucuna göre, Norveçte eğitim, merkezi şekilde yürütülmemekle birlikte yerel yetkililer eğitimin birçok alanında yetki ve sorumluluk sahibidirler. Ayrıca, zorunlu eğitim Norveçte daha kısa sürelidir ve eğitimin finansmanına Türkiyeden daha fazla bütçe ayrılmıştır. Hizmet öncesi öğretmen eğitiminde ise Türkiyeden farklı olarak Norveçte entegre yüksek lisans programları 2017 itibariyle uygulamaya konulmuştur ve yetiştirme süresi lisans eğitimi veren Türkiyeden daha uzun tutulmuştur. Bununla birlikte, Norveçte göreve başlayan öğretmenlere ek program uygulanmazken, Türkiyede aday öğretmenlik süreci yoğun bir program içerir. Ayrıca öğretmenlerin istihdamı konusunda Norveçte açık işe alma yöntemi benimsenirken, öğretmenler memur olmayan kamu çalışanı statüsünde görev yapmaktadırlar