Erken Çocukluk Çalışmaları Dergisi / Journal of Early Childhood Studies
Not a member yet
213 research outputs found
Sort by
İşitme kayıplı ve normal işiten okul öncesi dönem çocukların erken matematiksel akıl yürütme becerilerinin karşılaştırılması
Bu araştırmada, işitme kaybına bağlı olarak koklear implant kullanan ve normal işiten okul öncesi dönem çocuklarının matematiksel akıl yürütme becerilerinin karşılaştırılması amaçlanmıştır. Araştırmaya, okul öncesi dönemde (60-72 ay) anasınıfına ve özel eğitim merkezine devam eden 22 koklear implantlı çocuk ve bu çocuklarla yaş ve cinsiyete göre eşleştirilmiş anasınıfı öğrencisi 22 normal işiten çocuk dahil edilmiştir. Araştırmaya katılan çocuklara, Ayşegül Ergül tarafından 2014 yılında geliştirilen, “Erken Matematiksel Akıl Yürütme Becerileri Değerlendirme Aracı” uygulanmıştır. Veriler, Mann-Whitney U, Kruskal-Wallis H, Spearman's rho testleri ile analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda; koklear implantlı çocukların tüm alanlarda, normal işiten yaşıtlarının gerisinde kaldığı belirlenmiştir. Ayrıca Kİ kullanım süresi ve özel eğitim süresi ile değerlendirme aracındaki puanlar arasında pozitif korelasyon bulunmuştur
Dezavantajlılık bağlamında proje yaklaşımı: Öğretmenler, çocuklar ve ailelerin deneyimleri
Bu araştırmanın amacı dezavantajlılık bağlamında okul öncesi öğretmenleri, çocuklar ve ailelerin proje yaklaşımı konusundaki deneyimlerini betimlemektir. Nitel araştırma yöntemlerinden eylem araştırması ve durum çalışması sentezinde özgün bir desende yürütülen bu çalışmada amaçlı örnekleme yöntemine başvurulmuştur. Araştırmanın katılımcıları dezavantajlı gruplara hizmet eden bir anaokuluna kayıtlı 3-6 yaş grubundaki çocuklar, aileleri ve okul personelidir. Araştırmada proje yaklaşımı eylem planı olarak uygulanmıştır. Veri toplamada gözlem, yarı-yapılandırılmış görüşme, araştırmacı günlükleri ve çeşitli kurumsal belgelere başvurulmuştur. Veri analizinde ATLAS.ti 7 yazılımı kullanılmıştır. Bulgular, proje uygulamalarının mesleki gelişimi desteklediğini göstermektedir. Ancak, öğretmenler bu kazanımlarını eğitime kısmi uygulamalar şeklinde yansıtmışlardır ve proje yaklaşımını zorluklarından dolayı dönem içinde bütün olarak uygulamaya direnç göstermişlerdir. Dezavantajlı çocuklar proje sürecinde öğretmenlerin beklentileri aşmış ve sosyal duygusal, bilişsel ve dil alanında kazanımlar sergilemişlerdir. Ailelerin eğitsel farkındalığı ve çocuklarla etkileşimleri artmıştır. Sonuç olarak, proje yaklaşımında öğretmenler için zaman kaybı ve iş yükünü azaltacak değişiklikler yapılması, hizmet içi eğitimde işbaşında yaklaşımlara başvurulması ve okul ikliminin geliştirilmesi proje yaklaşımının uygulanmasında öğretmenleri güdüleyebilir
A study on the effect of motor development support program conducted on 36-47 month children and mothers on the motor development of children
The purpose of this study is to determine the effect of the motor development support programs conducted on 36-47 month-old children and mothers with children of this age group on motor development of children and to compare the effects of the program conducted on the children and the program conducted on the the mothers. The sample group of the study consisted of 13 children of 36-43 months (experimental group-I), 10 mothers with 36-43 month-old children (experimental group-II) and 12 children of 36-43 months (control group). The data were collected by means of using the Peabody Developmental Motor Scales-2. Experimental group-I was applied the motor development support program for children (MDSP-C) while experimental group-II was applied the motor development support program for mothers (MDSP-M). As a result of the study, it was determined that the score increase in both the stationary subtest and gross motor quotient of the children was caused by the motor development support programs (MDSP-C & MDSP-M), yet the experimental procedures did not provide any advantages compared to each other. It was also determined that neither MDSP-C nor MDSP-M had any effects in increasing the locomotion, object manipulation, grasping, visual-motor integration and fine motor scores of the children.The purpose of this study is to determine the effect of the motor development support programs conducted on 36-47 month-old children and mothers with children of this age group on motor development of children and to compare the effects of the program conducted on the children and the program conducted on the the mothers. The sample group of the study consisted of 13 children of 36-43 months (experimental group-I), 10 mothers with 36-43 month-old children (experimental group-II) and 12 children of 36-43 months (control group). The data were collected by means of using the Peabody Developmental Motor Scales-2. Experimental group-I was applied the motor development support program for children (MDSP-C) while experimental group-II was applied the motor development support program for mothers (MDSP-M). As a result of the study, it was determined that the score increase in both the stationary subtest and gross motor quotient of the children was caused by the motor development support programs (MDSP-C & MDSP-M), yet the experimental procedures did not provide any advantages compared to each other. It was also determined that neither MDSP-C nor MDSP-M had any effects in increasing the locomotion, object manipulation, grasping, visual-motor integration and fine motor scores of the children
Oyun algısı ölçeğinin geliştirilmesi: Geçerlik ve güvenirlik çalışması
Bu araştırmanın amacı okul öncesi öğretmen adaylarının oyuna ilişkin epistemik bilişlerinin incelenmesini sağlayacak bir ölçme aracının geliştirilmesidir. Oyuna İlişkin Epistemik Biliş Envanteri (Oyun-EBE), pilot uygulama ve ana uygulama olmak üzere iki aşamada gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın çalışma grubu, bir devlet ve bir vakıf üniversitesi olmak üzere Eğitim Fakültesi Okul Öncesi Öğretmenliği bölümünde öğrenimini sürdürmekte olan toplamda 240 öğrenciden oluşmuştur. Yapılan analizler sonucunda, 20 maddeden oluşan ölçeğin; “oyunun işlevi ve oyunda ilgi/merak/keşif”, “oyunun özgünlüğü ve amacı” ile “oyunun doğası ve kaynağı” olmak üzere üç faktörlü bir yapıya sahip olduğu belirlenmiştir. Madde-toplam korelasyon katsayılarının .157≤ r ≤ .656 aralığında değiştiği görülmüştür. Cronbach alpha değeri .728 bulunmuştur. Bu sonuçlar, geliştirilen Oyun-EBE’nin araştırmalarda kullanılabilecek geçerli ve güvenilir bir ölçüm aracı olduğunu göstermektedir
Enriching mothers’ maths talk with their children through home visits
In this case study, it was examined the nature of mother’s math talk in the conversations with their children and the changes in mothers’ math talk in case of enriching the home math environment through home based training activities. The naturalistic interactions between seven mothers and their preschool-aged children were recorded two times before and after the eight-week training activities. Training activities included the discussion sessions about children’s math development in early years and mothers’ conducting math activities with children in daily life. Findings from this research reveal that mothers’ conversations with their children contain many words related to various mathematical skills. The research has also shown that some kinds of activities support the probability of emerging math talks. Moreover, it was found that the amount and quality of mother’s talk about mathematical concepts and skills increased after the home visits including training activities
Benzerlik ve farklılıklarıyla çocukluk çağında DEHB ve OSB: Bir gözden geçirme çalışması
Otizm Spektrum Bozukluğu (OSB) ve Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), son yıllarda tüm dünyada ve ülkemizde yaygınlığı hızla artan çocukluk çağı nöro-gelişimsel bozukluklardır. Mental Bozuklukların Tanısal ve Sayımsal El Kitabının son sayısı olan DSM 5’te son dönemdeki güncel değişiklikle ilişkili olarak DEHB ve OSB eş tanısı konulabilir hale gelmiştir. Bu çalışmanın birinci amacı her iki bozukluğun da, eş tanı ve ayırt edici tanısal özelliklerin belirlenmesi amacıyla, benzer ve farklı yönleriyle genetik, bilişsel, nörolojik, davranışsal, sosyal ve duygusal yönleriyle incelenmesidir. İkinci olarak da her iki bozukluk açısında güncel tedavi yaklaşımları ve bu yaklaşımların etkililiğine ilişkin çalışmaların sunulması ve alanyazının gözden geçirilmesidir. Bu kapsamda DSM 5’teki değişimi anlayabilmek adına özellikle son yirmi yıldaki çalışmaların derlemesi yapılmıştır. Çalışmamız sonucunda elde edilen bulgular değerlendirildiğinde her iki bozukluğun etiyolojisindeki benzerliğin, eş tanı ve ayırt edici tanılara temel oluşturan değişkenlerin aynı çalışmada karşılaştırmalı olarak incelenmesiyle daha iyi anlaşılabileceği söylenebilir. Çalışmamız kapsamında yapılan incelemeler sonucunda tedavi yaklaşımı, toplumsal farkındalık ve sosyal politikalar geliştirilmesine yönelik öneriler sunularak çalışmamız tamamlanmıştır
Türkiye ve Singapur okul öncesi eğitim programlarının matematik içeriklerinin karşılaştırılması
Bu çalışmada, Türkiye ve Singapur Okul Öncesi Eğitim Programlarının matematik içeriklerinin benzerlik ve farklılıkları ortaya konulmaya çalışılmıştır. Araştırma nitel olarak desenlenmiştir. Veri toplama tekniği olarak doküman incelemesi kullanılmıştır. Doküman olarak yürürlükte olan Türkiye ve Singapur Okul Öncesi Eğitim Programlarının matematik içerikleri kullanılmıştır. Verilerin analizinde içerik analiz yöntemi kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre; Türkiye ve Singapur Okul Öncesi Eğitim Programlarının amaçlar bakımından benzer özellikler gösterdikleri; ancak Türkiye Okul Öncesi Eğitim Programının (TOEP) gelişimsel alanlar üzerine kurulduğu, Singapur Okul Öncesi Eğitim Programının (SOEP) ise öğrenme alanları üzerine kurulduğu görülmüştür. Ayrıca TOEP’te matematik içeriği kazanım ve göstergeler düzeyinde özet olarak verilmişken SOEP’te öğrenme alanlarına göre 6 farklı kılavuz hazırlanmıştır. Bu kılavuzlardan 64 sayfadan oluşan aritmetik kılavuzunda matematik öğretimine yönelik öğrenme hedefleri, stratejiler, öğrenme ortamını düzenleme ile gözlem ve değerlendirme bölümleri detaylandırılmıştır. İki programda da çocuklara sayı öncesi kavramlar, sayı hissi, şekil ve temel mekânsal kavramları geliştirmelerine olanak tanıyan fırsatlar sunulmuştur
Okul öncesi çocuklarının öğrenme merkezlerinde geçirdikleri süreler ile sosyal becerileri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırmada okul öncesi kurumlarına devam eden çocukların öğrenme merkezlerinde geçirdikleri sürelerle sosyal becerilerinin ilişkisinin ortaya konulması amaçlanmıştır. Bu doğrultuda çocukların öğrenme merkezlerinde geçirdikleri süreler, tercih ettikleri farklı öğrenme merkezleri sayıları ve öğrenme merkezlerindeki akran sayıları ile sosyal becerileri arasındaki ilişkinin belirlenmesi hedeflenmiştir. Araştırmada ilişkisel tarama yöntemi kullanılmıştır. Verileri elde etmek için 25 kişilik çalışma grubuna öğrenme merkezleri gözlem formu ve okul öncesi sosyal beceri değerlendirme ölçeği - öğretmen formu uygulanmıştır. Çocukların sanat merkezi süreleri ile başlangıç becerileri arasında orta düzeyde ve pozitif yönde, müzik merkezi süreleri ile arkadaşlık becerileri arasında orta düzeyde ve negatif yönde anlamlı ilişki bulunmuştur. Merkezdeki akran sayıları ile akademik becerileri arasında orta düzeyde ve pozitif yönde; tercih ettikleri merkez çeşidi sayısı ile duyguları yönetme becerileri arasında orta düzeyde ve negatif yönde anlamlı ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır
Yürüme döneminde küçük konuşmacılar: Gelişimsel bir bakış
Bu araştırmada yeni yürüyen döneminde dil gelişimi ile ilgili yapılan araştırmalar ışığında bir derleme çalışması oluşturmak, alan yazında yer alan dil gelişimi bilgilerinin yapılan çalışmalar ile nasıl desteklendiği ve örtüştüğünü ortaya koymak amaçlanmıştır. Yaşamın önemli dönemlerinden biri olan yeni yürüyen dönemi bebeklik ile okul öncesi dönem arasındaki geçiş sürecidir ve bu dönemde dil gelişiminde hızlı bir performans sergilenmektedir. Ses çıkarma, ses taklitleri, hece tekrarları ve ilk sözcüğün söylenmesi gibi evrensel bir dil edinim dizisi yeni yürüyen döneminde gerçekleşmektedir. Bu çalışmada, güncel ulusal ve uluslararası araştırmalar ışığında yeni yürüyen döneminde dil gelişimi ve basamakları, yeni yürüyen döneminde dil gelişimini etkileyen faktörler, dil gelişimini desteklemede neler yapılması gerektiği konuları ele alınmıştır
Problemli Medya Kullanım Ölçeği Türkçe formunun geçerlik güvenirlik çalışması: Çocuklarda ekran bağımlılığı ölçeği ebeveyn formu
Dijital oyun, internet, cep telefonu gibi çeşitliliği artan teknolojik bağımlılıkların yarattığı psikolojik, davranışsal ve duygusal sorunlar birçok disiplinin araştırma konusu olmuştur. Bağımlılığı saptamada geliştirilen ölçekler ergenlere veya yetişkinliklere yönelik olmakla birlikte Problemli Medya Kullanım Ölçeği (PMKÖ) çocuklarda ekran bağımlılığını saptaması bakımından ilki teşkil etmektedir. Bu araştırmada 2017’de Domoff ve arkadaşları tarafından geliştirilmiş PMKÖ’nün Türkçe formunun geçerlik ve güvenirlik çalışması yapılmıştır. Çalışmanın ilk aşamasında demografik bilgi formu, medya kullanım alışkanlıkları anketi, Güçler ve Güçlükler Anketi ve PMKÖ 324 ebeveyne uygulanmıştır. İlk örneklemden elde edilen verilerle PMKÖ uzun ve kısa formunun faktör yapısının belirlenmesi amacıyla açımlayıcı faktör analizi yapılmış, ölçeklerin iç tutarlılığı hesaplanmış, uyuşum geçerliği ve artımsal geçerliği değerlendirilmiştir. Çalışmanın ikinci aşamasında 213 ebeveynden oluşan yeni bir örneklemden tekrar veri toplanmıştır. PMKÖ-KF’nin faktör yapısını test etmek amacıyla doğrulayıcı faktör analizi gerçekleştirilmiş, iç tutarlılığı tekrar hesaplanmıştır. Araştırma sonuçları PMKÖ-KF’nin 4-11 yaş grubunda ekran bağımlılığını saptamada geçerli ve güvenilir bir ölçek olduğunu göstermiştir