Osmaniye Korkut Ata University Academic Repository
Not a member yet
    5726 research outputs found

    Türkiye'de Yapım Yönetimi Danışmanlık Hizmetinde Eğitim Düzeyi

    No full text
    The fact that professional consultancy services applied in developed countries are not applied professionally in Türkiye, negatively affects the construction sector, which is increasing day by day, in terms of cost, time and quality. The implementation of this system in Türkiye is very important in terms of development and sustainability in the construction sector. To implement professional consultancy services, it is primarily aimed to determine the education level of technical personnel. The purpose of this study is examining of education of different sides in organization within consultancy service in construction management which applied in Türkiye. In this manner, firstly, literature and practice abroad were studied on subject. Then, data was collected using survey which was applied to consultants, owners and contractors. Consultancy service was examined by considering the practices abroad of Consultancy service and results of analysis. As a result, the level of professional construction management service education and information is not enough. Also, reached important conclusions about human resources, education and information in construction project management and recommendations were presented.Bu çalışmanın amacı, ülkemizde uygulanan inşaat yönetiminde danışmanlık hizmeti kapsamında organizasyondaki farklı tarafların eğitiminin incelenmesidir. Bu doğrultuda öncelikle konu ile ilgili literatür ve yurtdışı uygulamaları incelenmiş, daha sonra danışmanlara, iş sahiplerine ve yüklenicilere uygulanan anket ile veriler toplanmıştır. Danışmanlık hizmetinin yurt dışındaki uygulamaları ve analiz sonuçları dikkate alınarak danışmanlık hizmeti incelenmiştir. Sonuç olarak, profesyonel inşaat yönetiminde danışmanlık hizmetinin eğitim ve bilgi düzeyinin yeterli olmadığı görülmüştür. Ayrıca, inşaat proje yönetiminde insan kaynakları, eğitim ve bilgi konularında önemli sonuçlara ulaşılmış ve öneriler sunulmuştur.Çukurova University Çukurova Üniversites

    Muhasebe Araştırmalarında Covid-19 Salgını Etkisi: Bibliyometrik Bir Analiz

    No full text
    Bu çalışma, Web of Science tarafından indekslenen, Covid-19 temalı muhasebe makalelerini bibliyometrik analiz yöntemiyle inceleyerek salgının muhasebe araştırmalarına etkisini değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Araştırma kapsamındaki 761 makale, Vosviewer yazılımı ile analiz edilmiştir. 2019 yılında Covid-19 hastalığına neden olan virüsün küresel yayılımı ile 2020 yılından itibaren muhasebe araştırmacıları tarafından yapılan yayınların hızla arttığı görülmektedir. 2020 yılında 126 olan yayın sayısı 2021 yılında 325, 2022 yılında ise 310 olmuştur. Pandeminin etkilerinin araştırılmasının muhasebe araştırmalarında önemli bir çalışma konusu olduğu görülmektedir. Sonuçlar, Covid-19 temalı muhasebe makalelerinin finansal piyasalar, kamu maliyesi, işletme performansı ölçümü, muhasebe eğitimi, kurumsal yönetim ve sürdürülebilirlik konularını kapsadığını göstermiştir. Muhasebe ve Covid-19 temalı en çok makale yayınlayan dergi “Journal of Public Budgeting Accounting Financial”dir. En sık kullanılan anahtar kelime 'Covıd-19'dır. En fazla yayını olan ülke ABD, ortak yazarlık bağlantısı en güçlü ülke İngiltere’dir. Türkiye 12 yayın, 92 atıf sayısı ve 23 toplam bağlantı gücü ile ortak yazarlık bağlantısı olan ülkeler arasında 22. sırada yer almaktadır. Araştırmacıların bağlı olduğu kuruluşlar arasında Royal Melbourne Institute of Technology en üretken kurumdur

    An analysis of Renaissance artists' works in terms of photorealism

    Get PDF
    Sanat tarihinin en etkileyici dönemlerinden biri olan Rönesans, estetik ve teknik yeniliklerin zirveye ulaştığı bir çağdır. Bu tezin amacı, Rönesans döneminin büyük sanatçılarının eserlerinin fotoğraf gerçekçiliği paradigması ile neden örtüşmediğini derinlemesine incelemektir. Araştırmanın ana çerçevesinde derinlemesine bilgi toplamak amacıyla nitel araştırma yöntemi, içerik analizi amacı güden nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Daha önce yapılmış çalışmaları incelemek ve araştırma konusunu daha geniş perspektiften değerlendirme amacıyla literatür taraması yöntemi kullanılmıştır. Fotoğraf gerçekçiliği, sanatın gerçeği en yüksek doğrulukla yansıtma çabası olarak tanımlanırken, Rönesans sanatçıları bu algının ötesine geçerek, gerçeği idealize etme ve ruhsal derinlikleri açığa çıkarma amacı gütmüşlerdir. Araştırmanın modeli, daha önce yapılmış çalışmaların sonuçlarını birleştirerek genel bir sonuca ulaşmak amacıyla meta-analiz yöntemi kullanmıştır. Rönesans dönemi sanatçılarına ve eserlerine sınırlandırmalar getirilerek fotoğraf gerçekçiliği açısından incelemeler yapılmıştır. Leonardo da Vinci'nin portrelerindeki belirsizlik, Michelangelo'nun heykellerindeki idealize edilmiş formlar, fotoğraf gerçekçiliğin yalnızca yüzeysel bir gerçeklik yansıtma çabasıyla sınırlı olmadığını göstermektedir. Bu eserler, gerçeği sadece görsel bir düzeyde değil, aynı zamanda duygusal ve entelektüel bir bağlamda da keşfetmişlerdir. Tez, Rönesans sanatçılarının eserlerinin fotoğraf gerçekçiliği ölçütleri açısından neden uygun olmadığını savunur. Rönesans sanatının temelinde yatan estetik ve felsefi değerlerin, gerçeği sadece dışsal bir biçimde yansıtmanın ötesine geçtiğini ve derin bir içsel gerçekliği ifade ettiğini ortaya koyar. Bu araştırma, Rönesans sanatının fotoğraf gerçekçiliği ile olan uyumsuzluğunu, sanatçının yaratıcı vizyonu ve eserin ruhsal boyutlarıyla bağdaştırarak, sanat tarihinin bu dönemin derinliğini ve çok boyutluluğunu anlamaya yönelik yeni bir bakış açısı sunmayı hedefler. Sonuç olarak, Rönesans sanatının gerçeği yalnızca yansıtmakla kalmayıp, onu derinlemesine anlamaya ve yeniden yaratmaya yönelik bir çaba olduğunu savunur.One of the most influential periods in art history, the Renaissance, represents an era where aesthetic and technical innovations reached their peak. This thesis aims to explore in depth why the works of the great artists of the Renaissance do not align with the paradigm of photographic realism. A qualitative research method, specifically one geared toward content analysis, was employed to gather detailed information within the framework of the study. Additionally, a literature review method was used to examine previous studies and assess the research topic from a broader perspective. Photographic realism is defined as art's effort to reflect reality with the highest accuracy. However, Renaissance artists transcended this perception, seeking to idealize reality and reveal spiritual depths. The research model employed a meta-analysis method to synthesize the results of previous studies and arrive at a general conclusion. By focusing on specific artists and works from the Renaissance, the study analyzed their alignment with photographic realism. The ambiguity in Leonardo da Vinci's portraits and the idealized forms in Michelangelo's sculptures demonstrate that photographic realism is not limited to merely reflecting superficial reality. These works explore reality not only on a visual level but also within emotional and intellectual contexts. This thesis argues that Renaissance works do not conform to the criteria of photographic realism. It highlights how the aesthetic and philosophical values underlying Renaissance art transcend mere external reflection of reality, expressing a profound internal truth. By associating the incompatibility of Renaissance art with photographic realism with the artist's creative vision and the spiritual dimensions of the work, this research seeks to provide a fresh perspective on the depth and multidimensional nature of this period in art history. In conclusion, the thesis contends that Renaissance art was not merely an effort to reflect reality but an endeavor to deeply understand and recreate it

    İDARİ YARGI PRATİĞİNDE TAZMİNATA İŞLETİLECEK FAİZİN BAŞLANGIÇ TARİHİ

    No full text
    Danıştay, ilgilinin idari işlem veya eylem nedeniyle uğramış olduğu zararının telafisi için açtığı tam yargı davalarında, ödenmesine hükmettiği tazminata uygulanacak faizin başlangıcı için kural olarak idareye başvuru tarihini esas almaktadır. Faiz başlangıcı için idareye başvurunun esas alınması birçok durumda gerçek zararın telafi edilmesinin önüne geçmektedir. İdare hukuku ve idari yargı mevzuatında, faizin başlangıcı için herhangi bir düzenleme mevcut değildir. Dolayısıyla bu eksik içtihatla doldurulmuş ve Danıştay’a göre bu içtihat istikrar kazanmıştır. Ancak söz konusu bu içtihat, kararlar incelendiğinde kendi içinde çelişkiler barındırmaktadır. Faizin anaparaya bağlı bir yan alacak olması ve bu yönüyle mülkiyet hakkını ilgilendirmesi, söz konusu alanın yasal düzenleme ile doldurulması gerekliliğini mecbur kılmaktadır. Diğer taraftan Danıştay’ın idareye başvuru tarihini esas almasının altında, idarenin en erken bu tarihte zararı karşılayabileceği ve dolayısıyla bu tarihte temerrüde düşmüş olduğu gerekçesi yatmaktadır. Bu sebeple kaynağını özel hukuktan alan temerrüt kavramına ve bu kavramın idari yargıda uygulanabilirliğini de incelemek gerekmektedir. Çünkü Türk Borçlar Kanunu’nun 117’nci maddesi uyarınca borçlunun temerrüde düşmesi için ihtarın şart olması hali, borcun sözleşmeden kaynaklanmasına bağlıdır. Borç haksız fiilden kaynaklanıyorsa borçlu fiilin işlendiği tarihte temerrüde düşmüş kabul edilmektedir. Çalışma, bahsi geçen konuyu mevzuat, içtihat ve doktrinde yer alan verilen ve görüşler kapsamında ele almaktadır

    A Nonlinear Causality Analysis of the Relationship Between Gold Prices, Exchange Rates and Stock Market in Türkiye

    No full text
    With globalisation and rapidly developing technology, financial investment instruments have diversified, and investors have begun to look for ways to make the most of their investments. Consequently, the relationships between financial instruments have gained more and more importance. This study aims to determine the direction of the causality relationship between exchange rates, gold prices, and the BIST100 index by using monthly data covering the period of 2003:01-2022:06 in the Turkish economy. Diks & Panchenko's (2006) non-linear causality test was used to determine the direction of causality, and the test shows a unidirectional causality relationship from BIST100 to exchange rates

    Energy efficiency analysis of an existing library building

    Get PDF
    Bu tezde, Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi kütüphane binasının enerji performansını artırmak için çeşitli stratejiler değerlendirilmiştir. Tez kapsamında mevcut durum analiz edilmiş, ardından gölgeleme elemanlarının eğim açıları, binanın yönelimi ve dış kabuk güneş soğuruculuğunun etkileri incelenmiştir. Mevcut durumda enerji verimliliği düşük kalmış, özellikle merkezi ısıtma ve soğutma yükleri yüksek seviyelerde seyretmiştir. Gölgeleme elemanlarının yüzeyin normali ile yaptığı eğim açıları üzerinde yapılan analizlerde, 45o eğim en düşük toplam enerji tüketimini ve en düşük soğutma yükü sağlarken, en düşük ısıtma yükünü ise bina pencerelerinde gölgeleme elamanı olmadığı durum sağlamıştır. Bina yönelimi üzerinde yapılan çalışmalar ise mevcut mimari şekli ile kuzeye göre saat yönünde 135 derece yöneliminin mevcut duruma göre daha az enerji yükü sağladığı belirlenmiştir. Güneş soğuruculuğu için yapılan incelemelerde, düşük güneş soğuruculuğu olan yani cephe kaplamasının açık renk boya uygulanması olduğu durum enerji tüketiminin daha da azaltılabileceğini göstermiştir.In this thesis, various strategies were evaluated to increase the energy performance of Osmaniye Korkut Ata University library building. Within the scope of the thesis, the current situation was analyzed, then the effects of the inclination angles of the shading elements, the orientation of the building and the solar absorption of the outer shell were examined. In the current situation, energy efficiency remained low, especially the central heating and cooling loads were high. In the analyses made on the inclination angles of the shading elements with the surface normal, the 45o inclination provided the lowest total energy consumption and the lowest cooling load, while the lowest heating load was provided by the situation where there were no shading elements in the building windows. Studies on the building orientation determined that the 135-degree clockwise orientation to the north with the current architectural form provided less energy load compared to the current situation. In the examinations made for solar absorption, it was shown that the energy consumption could be further reduced in the case where the facade cladding had low solar absorption, i.e. light-colored paint was applied

    Şeftali Posasının Yonca Silajlarında Karbonhidrat Kaynağı Olarak Kullanılma Olanakları

    No full text
    Bu çalışmada, farklı dozlarda şeftali posası ilavesinin yonca silajlarının kimyasal kompozisyon ve fermentasyon özellikleri üzerine etkilerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırma kapsamında, katkı maddesi olarak şeftali posası, % 0 (kontrol), % 5 ve % 10 düzeylerinde yonca silajlarına eklenmiştir. Araştırmadan elde edilen verilerin değerlendirildiğinde, şeftali posası katkısı silajların kuru madde ve ham protein içeriğini düşürmüştür (P<0.001). Ayrıca % 5 şeftali posası ilavesi, kontrol grubuyla karşılaştırıldığında NDF (P<0.05) ve ADF (P<0.01) içeriklerinde düşüşe neden olmuştur. Laktik asit (P<0.05), asetik asit (P<0.001), propiyonik asit (P<0.001), bütirik asit (P<0.01) içerikleri kontrol grubunda en düşük değerde iken, % 5 şeftali posası katkılı grupta pH içeriği en düşük düzeyde olduğu tespit edilmiştir (P<0.05). Araştırma sonunda, yonca silajları üzerindeki etkilerinin farklı dozlar ve/veya ekstraksiyon yöntemleri kullanılarak değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır

    The Impact of the Appeal of Local Cuisine and Its Antecedents on the Gastronomy Experience of Domestic Tourists

    No full text
    This research aims to identify the gastronomy experiences of domestic tourists, test the influence of local cuisine appeal and its antecedents on this experience. In line with this purpose, the relationships between local cuisine interest, local cuisine knowledge, local cuisine authenticity perception, local cuisine appeal, and gastronomy experience were examined. Data for the study was collected using face-to-face survey techniques within the framework of a quantitative research approach. A combination of purposive and convenience sampling methods was used to determine the research sample. The research data were obtained from 727 domestic tourists visiting Gaziantep, Hatay, and Afyonkarahisar cities, which are registered as Gastronomy Cities in the UNESCO Creative Cities Network. The relationships among variables were tested using structural equation modeling (SEM). The research findings indicate that local cuisine interest (H1), local cuisine knowledge (H2), and the perception of local cuisine authenticity (H3) significantly and positively influence the appeal of local cuisine. Additionally, the appeal of local cuisine (H5) has been found to significantly and positively affect the gastronomy experience. However, the perception of local cuisine authenticity (H4) has a significant negative impact on the gastronomy experience. It has been determined that the appeal of local cuisine mediates the relationship between local cuisine interest (H6), knowledge (H7), authenticity perception (H8), and the gastronomy experience. In conclusion, it has been established that local cuisine interest, local cuisine knowledge, and the gastronomy experience positively affect local cuisine appeal. Effective promotion of local cuisine knowledge will increase interest in the local cuisine experience

    METAL EŞYA, MAKİNE, ELEKTRİKLİ CİHAZLAR VE ULAŞIM ARAÇLARI SEKTÖRÜNDE ETKİNLİK ÖLÇÜMÜ

    No full text
    In this study, Data Envelopment Analysis (DEA) was used to examine the financial statement data of nine companies operating in the BIST metal goods, machinery, electrical equipment and transport vehicles sectors, with the aim of determining their economic efficiency in the five-year period between 2018 and 2022. DEA's input-oriented CCR and BCC models were used in the analyses. Looking at the activity frequencies of the companies in the study sample between 2018 and 2022, it can be seen that the companies EGEEN, FROTO and OTKAR were efficient in both CCR and BCC models in all years. While BFREN, TAOSO and VESBE are active in all years in the BCC model, it can be seen that BFREN and TAOSO are not efficient in 2020 and VESBE is not efficient in 2021 and 2022 in the CCR model. In the BCC model only ARCLK is inactive in 2021 and 2022. It can also be seen that ARCLK is the least efficient company in both the CCR and BCC models. It can be seen that the companies have their most efficient years in 2022. For the companies BFREN, TOASO and VESTL, whose efficiency values were quite high in 2019 according to the CCR model, there was a decrease in efficiency values in 2020 compared to 2019. It is estimated that this change in efficiency is due to the economic crisis caused by Covid-19. According to the CCR method, ARCLK and VESTL, which are inefficient companies, have to improve their input values by taking EGEEN, FROTO and OTKAR as a reference.Bu çalışmada Borsa Istanbul Metal Eşya, Makine, Elektrikli Cihazlar ve Ulaşım Araçları sektöründe faaliyet gösteren 9 işletmenin finansal tablo verileri Veri Zarflama Analizi (VZA) ile incelenerek 2018-2022 yılları arasındaki beş yıllık dönemde ekonomik etkinliklerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Analizlerde VZA’nın girdi yönlü CCR ve BCC modelleri kullanılmıştır. Çalışmanın örneklemini oluşturan işletmelerin 2018-2022 yılları arasındaki etkinlik sıklıkları incelendiğinde; EGEEN, FROTO ve OTKAR işletmelerinin tüm yıllarda hem CCR hem de BCC modelinde etkin olduğu görülmektedir. BFREN, TAOSO ve VESBE’nin BCC modelinde tüm yıllarda etkin olduğu görülürken CCR modelinde BFREN ve TAOSO 2020 yılında, VESBE’nin ise 2021 ve 2022 yıllarında etkin olmadığı görülmektedir. BCC modeline göre 2021 ve 2022 yıllarında sadece ARCLK firmasının etkin olmadığı tespit edilmiştir. Ayrıca ARCLK firmasının hem CCR hem de BCC modelinde en az etkin firma olduğu görülmektedir. 2022 yılında işletmelerin en etkin yıllarını yaşadıkları görülmektedir. 2019 yılı için CCR modeline göre etkinlik değerleri oldukça yüksek olan BFREN, TOASO ve VESTL firmalarının etkinlik değerlerinde 2020 yılında 2019 yılına göre bir düşüş yaşanmıştır. Etkinlik değerlerinde yaşanan bu değişimin Covid-19 kaynaklı ekonomik krizden kaynaklandığı tahmin edilmektedir. CCR yöntemine göre etkin olmayan işletmelerden ARCLK ile VESTL’in EGEEN, FROTO ve OTKAR işletmelerini referans alarak girdi değerlerinde iyileştirme yapmaları gerekmektedir

    Akkoyunlu Sarayında Hristiyan Bir Şahbanu: Theodora Maria Katerina/Despina Hatun

    No full text
    15. yüzyılda Türkmen devletlerden biri olan Akkoyunlu sarayında çok sayıda hükümdar eşi (Şahbanu) ya da (mehd-i ulya) hükümdar annesi oldukça etkili nüfuza sahip olmuş, eşlerine ve oğullarına nasihatlerde bulunup, iç ve dış siyasi meselelerde aktif olarak yer almış hatta diplomatik görüşmeler ve yazışmalar yapmışlardır. Akkoyunlu sarayında etkin olan hatunlardan birisi Akkoyunlu Uzun Hasan Bey’in gayri müslim eşi Despina Hatun olarak bilinen Maria Katerina Komnenea’dır. Trabzon Rum imparatoru IV.Kalo İoannes’in kızı olan Despina Hatun’un siyasi sebeplerden ve geçmişten gelen sıhriyet bağlarının kuvvetlenmesi için Uzun Hasan Bey ile evlenmiş, Diyarbakır’a gelin olarak gelmiştir. Despina Hatun Akkoyunlu sarayında Hristiyan olarak yaşamış, saraydaki diğer eşler arasında konumlanarak Yüce Hatun/Şahbanu unvanını almıştır. Türkmen geleneği içerisinde kendi kültür ve inancını devam ettirdiği görülmektedir. Trabzon Rum İmparatorluğu, Venedik, Osmanlı ve Akkoyunlu arasında bölgesel çıkarlar doğrultusunda gelişen siyasi süreç ve diplomatik görüşmelerde etkin olmuştur. Despina Hatun, hem gayri müslim hatunlardan biri olması hem de Akkoyunlu ve Trabzon Rum İmparatorluğu arasındaki ittifakın kritik zamanlarında rol oynamış olmasından ötürü tarih kayıtlarına adını yazdırmış, incelenmeye değer hatunlarından biri olarak görülmelidir. Nitekim bu makalede, Despina Hatun’un biyografi örneği üzerinden Akkoyunlu sarayında gayri müslim kadınların iç ve dış siyasette oynadığı rol, dini ve kültürel açıdan saray dengeleri içerisinde aldığı konum, Akkoyunlu dış siyasetinde diplomatik olarak yaptığı girişimlerin sebep ve sonuçları üzerinde durmaya çalışıp, değerlendirmelerde bulunacağız

    598

    full texts

    5,726

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    Osmaniye Korkut Ata University Academic Repository
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇