OpenAccess@IKU (Istanbul Kultur Univ.)
Not a member yet
    7697 research outputs found

    Hekimbaşi Aziz Efendi'nin Tercüme-i Eşcâr u Esmâr'i (Analysis -Text Text With Criticism)

    No full text
    ▪ Doktora tezi."Tercüme-i Eşcâr u Esmâr (İnceleme-Metin)" adlı çalışmamız, Alâeddin Alişâh b. Kâsım el-Hârizmî'nin astrolojiye dair Eşcâr u Esmâr adlı Farsça eserinin XVIII yy. âlimlerinden Hekimbaşı Abdülaziz Efendi tarafından yapılan çevirisinin günümüz harflerine aktarımına ve ortaya çıkan metnin bilimsel metotlar çerçevesinde incelenmesine dayanmaktadır. Çalışmamızın giriş bölümünde ilm-i nücûmun konumu ile bugün doğum haritası/horoscop olarak tabir edilen zîc temelli zâyiçelerden bahsedilmiştir. Ardından üç temel bölüme ayrılmış olan çalışmamızın birinci bölümünde: ilm-i nücûmun tanımı ve kapsamı ile ilm-i nücûma dair temel unsurlardan bahsedilmiş; ilm-i nücûmun Türk edebiyatındaki yeri ile kozmik unsurların ve diğer astronomik unsurlar ile gök olaylarının klasik Türk şiirindeki kullanımına değinilmiş; Osmanlı'da görev yapan müneccimbaşılar, ilm-i nücûma ait eserler ile ilgili çeviri faaliyetleri ve ilm-i nücûm ile müneccimlere yönelik eleştirilere yer verilmiştir. İkinci bölümde eserin müellifi ve mütercimi hakkında bilgi verilirken eserin konusu ve kapsamı, dil ve anlatımı, ilm-i nücûmdaki yeri, mütercimin tercüme metoduna değinilmiş, bölümün sonuna bir de terim ve kavramlar sözlüğü eklenerek metin içerisinde geçen terimlerin izahı amaçlanmıştır. Çalışmanın üçüncü bölümü ise metne ayrılmış, bu bölümde metnin kuruluşunda tercih edilen ve edilmeyen nüshaların detaylı bilgisine yer verilerek buradan elde edilen bilgiler doğrultusunda nüshaların şecere tespiti yapılmıştır. Bununla birlikte çalışmamızda kullandığımız bir nüsha da tıpkıbasım olarak çalışmamızın sonuna dâhil edilmiştir. Hazırlanan bu doktora tezi ile eserin mevcut yıldızname metinleri arasındaki yeri tespit edilmeye çalışılmıştır

    Turkish translation of Zahîretü'l-Mülûk by Kâtib Mustafa b. Abdullah (Review-Text)

    No full text
    ▪ Doktora tezi.Çalışmanın konusu, Kâtib Mustafa b. Abdullah'ın İranlı Seyyid Ali Hemedanî'nin aynı adlı Farsça eserinden Türkçeye çevirdiği Tercüme-i Zahîretü'l-Mülûk'udur. Girişte metnin edebî türünü ihtiva etmesi bakımından siyasetname ve Türk edebiyatında siyasetname geleneği üzerinde durulmuştur. Birinci bölümde Seyyid Ali Hemedanî, Zahîretü'l-Mülûk'u ve Türk edebiyatında Zahîretü'l-Mülûk tercümeleri hakkında bilgi verilmiştir. İkinci bölümde Tercüme-i Zahîretü'l-Mülûk'un mütercimine dair tespitler paylaşılmış ve tercüme metin ile kaynak metin karşılaştırılarak mütercimin tercüme metodu belirlenmeye çalışılmıştır. Üçüncü bölümde eserin muhtevası-konusu ve bölümleri tanıtılmış ve mütercimin dil ve üslubu tayin edilmiştir. Çalışmanın esasını teşkil eden dördüncü bölümde eserin yazma nüshası tavsif edilmiş, metnin kurulmasında takip edilen yol çizilmiş ve bu minval üzere çeviri yazılı metin ortaya konmuştur

    Determination of Organ Donation Attitudes of Intensive Care Nurses

    No full text
    Amaç: Bu çalışma, yoğun bakım hemşirelerinin organ bağışı hakkındaki tutumlarını belirlemek amacıyla yapılmıştır. Yöntem: Araştırma tanımlayıcı nitelikte olup, 04.06.2021 ile 30.07.2021 tarihleri arasında, çevrim içi google anket formu kullanılarak çok merkezli yürütülmüştür. Araştırmaya 105 hemşire katılmıştır. Araştırmanın verileri “Hemşire Tanıtım Formu” ve “Organ Bağışı Tutum Ölçeği” ile toplanmıştır. Veriler, tanımlayıcı istatistikler, student t testi ve tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ile değerlendirilmiştir. Bulgular: Hemşirelerin yaş ortalaması 28,22±6,6, toplam mesleki deneyim 6,11±6,57, toplam yoğun bakım deneyimi 3,54±4,58 ve haftalık ortalama çalışma saati 53,23±14,10 olarak belirlendi. Katılımcıların çoğu kadın (%80), lisans mezunu (%68,6), bekar (%69,5), vardiyalı çalışan (%81,9), dahili yoğun bakım ünitesinde çalışandı (%79,1). Organ bağışı ile ilgili eğitim aldığını (%22,9) ve organ bağışı kartı olduğunu ifade eden (%18,1) hemşire oranı düşük bulundu. Hemşirelerin Organ bağışı tutum ölçeği’ne göre pozitif tutum skoru yüksek (106,36±13,9), negatif tutum skoru ise (43,53±19,40) düşüktü. Hemşirelerin organ bağışı tutumları ile yaş, toplam mesleki ve yoğun bakım deneyim, haftalık ortalama çalışma saati, cinsiyet, medeni durum, çocuk sahibi olma, çalışma düzeni, statü, çalıştığı yoğun bakım ünitesi, organ bağışı eğitimi alma durumu ve organ bağışı kartı bulunma durumları arasında istatiksel olarak anlamda bir farklılık olmadığı görüldü (p>0,05). Sonuç: Yoğun bakım hemşirelerinin organ bağışı konusunda gönüllü tutumlarının güçlü olduğu fakat organ bağışı kartı olanların çok az olduğu belirlendi

    Investigation of Primary Schoolyards in Terms of Natural Elements and the Physical Development of Children

    No full text
    Doğa ile etkileşim halinde olan çocuklar fiziksel, bilişsel, sosyal, duyuşsal, ruhsal, eğitsel ve sağlık gibi pek çok açıdan olumlu gelişim göstermektedirler. Fakat şehirleşmenin hızla artması, buna paralel olarak nüfusun çoğalması, insanların birbirini tanımaması ve güvenli mekanların azalmasıyla çocukların kapalı mekanlarda geçirdikleri süre artmıştır. Oysa çocuklar günlerinin büyük bir kısmını okulda geçirmektedirler. Bu doğal ortamı oluşturmada ise okul yöneticilerine büyük sorumluluklar düşmektedir. Bu doğrultuda çalışmanın amacı, ilkokul bahçelerini, doğal ögeler ve fiziksel gelişim açısından incelemektir. Araştırma nitel bir çalışmadır ve araştırma deseni “Olgubilim (fenomenoloji)”dir. Araştırmada ölçüt örnekleme kullanılmıştır. Buna bağlı olarak çalışma grubunu 2021- 2022 eğitim öğretim yılında İstanbul Avrupa Yakası’nda görev yapan 6 müdür, 24 sınıf öğretmeni ve katılımcıların çalıştıkları okul bahçeleri oluşturmaktadır. Veriler, gözlem ve standartlaştırılmış açık uçlu görüşme tekniği kullanılarak toplanmıştır. Araştırma sonucunda, doğal ögeler kullanan okul bahçelerinin tamamında çim ve toprak alan bulunmakta; doğal ögeler kullanmayan okulların tamamında ise asfalt veya sadece taş zemin döşendiği gözlemlenmiştir. Doğal ögeler kullanan iki okulda öğrenci başına düşen yeşil alan miktarı yeterli, bir okulda ise yetersizdir. Doğal ögeler kullanmayan okullarda yeşil alan hiç bulunmamaktadır. Okul, tarihi bir alanda değilse ya da sıfırdan inşa edilmiyorsa okul müdürleri, -bazı düzenlemeler için üst makamlardan izin almak şartıyla- bahçelerinde üst yüzey düzenleme yapmaya yetkileri olduklarını ifade etmişlerdir. Yapılan görüşmelerde, okul müdürlerinin bahçeleri düzenlerken dikkat ettikleri unsurların başında güvenlik gelmiştir. Doğal ögeler kullanmayan okul bahçelerinde çalışan öğretmenlerin neredeyse tamamı bahçeleri fiziksel gelişim açısından yetersiz bulmuşlardır. Doğal ögeler kullanan okullarda çalışan öğretmenler de benzer şekilde yetersiz bulmuşlardır. Ancak okul bahçesini fiziksel gelişim açısından yeterli gören doğal ögeler kullanan okullarda çalışan öğretmenler de mevcuttur

    A Proposal for an Approach to Define the Ethnic Enclave: Syrian Immigrant Spaces in Fatih, Istanbul

    No full text
    ▪ Doktora tezi.Göçmen grupları, göç ettikleri yeni kentlerde mekansal olarak bazı bölgeleri daha çok tercih etmektedir. Bu durum kent mekanında mekansal kümelenmelerin ve ayrışmanın oluşmasına neden olmaktadır. Mekansal kümelenme ve ayrışma kimi zaman gönüllü kimi zaman göçmenlerin 'öteki' olarak dışlanmaları sonucunda gelişebilmektedir. Tarihten günümüze geçen süreçte, İstanbul kenti pek çok göçe ve göçün neden olduğu sosyo-mekansal değişime sahne olmuştur. İstanbul'un bu çok kültürlü yapısı ve göçmenler tarafından çokça tercih edilen bir metropol olması nedeniyle, çok katmanlı ve parçalı bir mekansal yapıya sahip olduğu söylenebilir. Bu mekansal yapıya, 2011 yılı itibariyle Suriyeli kitlesel göçü sonrasında gelen göçmenlerin mekansal kümelenme ve ayrışma eğilimleri de eklemlenmiştir. Birçok ilçede, göç sonrası gelişen Arapça tabelaları olan etnik dükkanların sayısının artışı dikkat çekmektedir. Bu tez çalışması, İstanbul'un en eski tarihi semtlerinden biri olan Fatih'te bu etnik dükkanların yoğunlaştığı bölgeler üzerine bir bakış açısı geliştirmek için yola çıkmıştır ve bu bölgelerin, dünyada pek çok örneği olan Chinatown'lar, Little Italy'ler gibi birer 'etnik anklav' olarak adlandırılması ve görülmesi gerektiğine dair bir düşünce geliştirmiştir. Günümüz kentlerinde değişim geçiren bir mekana dair bir okuma geliştirilecekse, 21. yüzyılda mekanın, kültürün ve kimliğin değişen karakterini dikkate almak gerekmektedir. Bu nedenle, bu tez çalışması, 'etnik anklavın tanımlanması ve karakterinin belirlenmesi' hedefine ulaşmak için, küreselleşme ve küyerelleşme sürecinde mekanların, kimliklerin, kültürlerin algılanma, anlamlandırılma ve anlama biçimlerindeki değişime odaklanmıştır. Bu bağlamda, etnik anklavların göstergelerle donatılmış sembolik tüketim mekanları gibi hareket ettiğine dair bir düşünce geliştirilmiştir. İşaretlerin, yani yapılı çevrede bulunan ve mekansal atmosferi oluşturan görsel ve görsel olmayan göstergelerin kentliler veya göçmenler açısından birden çok anlamı ve algılanma şekli olduğu söylenebilir. Bu açıdan düşünüldüğünde, bu tez çalışması, anklavların, kültür, ideoloji, din vb. birçok farklı konuda göçmenlerin toplumsal mekanına ve gündelik yaşamına dair şifrelenmiş mesajları içeren bir iletişim aracı olduğu savından yola çıkmıştır. Bu bağlamda tez, 21. yüzyıldaki bir etnik anklavın oluşma motivasyonları, toplumsal / ekonomik / fiziksel karakterleri ve niteliklerinin tanımlanması için bir yaklaşım önerisi oluşturmaya çalışmıştır. Bu tanımlama modeli ile, günümüzde, bir etnik anklavın göçmenler tarafından nasıl anlamlandırıldığı ve algılandığı, popüler kültürün ve tüketim kültürünün bu kadar etkin olduğu günümüzde göçmenlerin halen neden etnik temalı bir çevreyi gündelik yaşamlarında tercih ettiği ve genel anlamda etnik anklavlar üzerine yeniden düşünmek hedeflenmiştir. Tezin amacı, günümüzde oluşan anklavdaki mekan üretiminin nasıl gerçekleştiğine, anklavın şifrelenmiş, örtük mesajlarını göçmenlerin nasıl algıladığına, anlamlandırdığına dair bir okuma gerçekleştirmektir. Bunun için gündelik yaşamın mekanları olarak görülebilecek etnik anklavda mekansal atmosfer anklavın karakterini oluşturan göstergelerin belirlenmesi için iki aşamalı bir yaklaşım önerisi oluşturulmuştur. İlk aşamada, Fatih'te Suriyelilerin etnik dükkanlarının yoğunlukta olduğu beş mahalle üzerine incelemeler yapılmış ve bu alanlarla ilgili, dükkanların Suriyeli işletmecileri ve dükkanları kullanan Suriyeli göçmenler ile derinlemesine görüşmeler yapılmıştır. Bu görüşmelerin bulgularına dayanarak, göçmenlerin en çok anlam yükledikleri göstergeleri (signs) ve gösterenleri (signifier) içeren şematik bir 'gösterge listesi' oluşturulmuştur. Bu 'gösterge listesinin', anklavlardaki ve dolayısıyla anlam oluşturan göstergelerin belirlenmesini ve incelenmesini olanaklı kılabileceği düşünülmektedir. Yaklaşımın ikinci aşamasında ise, Fatih'teki Akşemsettin Caddesi çalışmanın pilot alanı olarak seçilmiştir. Caddenin dokusu ve 12 etnik dükkan üzerine toplumsal göstergebilim yöntemi ile bir okuma gerçekleştirilmiştir. Bu okuma bağlamında cadde üzerindeki Suriyeli işletmelerin cephe ve iç mekan karakterini oluşturan somut ve soyut (görsel veya görsel olmayan) öğelerin günümüzde değişen anlamlarının ve gündelik yaşamda göçmenlerin anklavı algılama, anlamlandırma pratiklerinin çözümlenmesi hedeflenmiştir. Yapılan çalışmanın oluşturduğu yaklaşım önerisi ve şematik 'gösterge listesi'nin etnik anklavlar üzerine yapılacak gelecekteki çalışmalar için başlangıç noktası niteliği taşıyabileceği ve yol göstereceği düşünülmektedir

    The Impact of Perceived COVID-19 Threat and Death Anxiety on Buying Behavior Among Academics: A Comparison Between Türkiye and Northern European Countries

    No full text
    Academics, one of the occupational groups exposed to isolation in the COVID-19 epidemic, tried to adapt to the remote working regulations by not being able to maintain the social environment they were accustomed to in universities. This study aimed to examine the impact of perceived COVID-19 threat and death anxiety on revenge buying behavior by comparing academics who work in Türkiye and Northern Europe (the United Kingdom, the Netherlands, and Norway). “Revenge buying” is a term popularized in the marketing field during the global COVID-19 quarantines. It refers to the surge in shopping desire observed after the lifting of pandemic-related lockdown measures. Data was collected online by using three scales: the “Perceived COVID-19 Threat Scale”, “Templer’s Death Anxiety Scale” and “Revenge Buying Behavior Scale”. The sample consisted of total 327 academics: 163 from Türkiye (TR) and 164 from Northern Europe (NE). Structural Equation Modelling (SEM) was adopted for the analyses. The results showed that academics in NE were more prone to revenge buying behavior than TR. As the perceived threat of COVID-19 and death anxiety increased, it was determined that academics working in both TR and NE have tendencies for revenge buying. However, there was insufficient evidence to support the mediating role of death anxiety in the relationship between perceived COVID-19 threat and revenge buying behavior. In this interdisciplinary study, statistically significant differences identified based on the demographic characteristics of academics working in TR and NE have also been indicated

    Explainable and Interpretable Facial Emotion Recognition

    No full text
    ▪ Yüksek lisans tezi.Günümüzde birçok sektörde otonom sistemler artmaktadır. Bu sistemler ile insanlar arasındaki etkileşimin artmasıyla bu sistemlerin doğru kararlar vermesi oldukça zorlaşmıştır. Otonom sistemlerin karar alırken insanların duygularını dikkate almaması, yanlış kararlar almasına sebep olmaktadır. Oluşturulan sistemlerin kişinin duygu durumuna göre karar vermesi gereken durumlarda, bu sistemlerin kişilerin duygularını yüz ifadelerinden hızlı ve doğru bir şekilde tahmin etmelerini gerekli kılmıştır. Bu çalışma yüz ifadesi tanımak için yapılan çalışmalarda oluşturulan yapay zekâ modellerinin aldığı kararların açıklanması ve eksikliklerinin belirlenmesi konularında yol gösterici olacaktır. İlk olarak Literatürde bu alanda yer alan çalışmalar incelenerek bu çalışmada kullanılacak model, veriseti ve teknikler belirlenmiştir. Bu çalışmada daha önceden eğitilmiş modeller olan VGG, ResNet ve Inception modelleri üzerinde iyileştirmeler yapılarak yeni üç model oluşturulmuştur. Oluşturulan modeller Fer2013 veriseti ile eğitilmiş ve modeller ilk olarak eğitim ve test verileri üzerinden karşılaştırılmıştır. Daha sonra ise modeller yedi farklı duygu durumu için seçilen yedi görüntüyü tahmin etmeleri sağlanarak ikinci defa karşılaştırılmıştır. Her iki karşılaştırmada da en iyi model VGG olmuştur. Modellerin yaptıkları tahminlerin doğruysa neden doğru ve yanlışsa neden yanlış olduğunu açıklanması için beş farklı Açıklanabilir Yapay Zekâ (XAI) tekniği kullanılmıştır. Kullanılan XAI teknikleri GradCAM, GradCAM++, Saliency haritası, SHAP ve LIME teknikleridir. Her modelin yedi farklı duygu durumunu tahmin etmesi sağlandıktan sonra bu tahminin beş farklı teknikle açıklaması yapılmıştır. En açıklayıcı bilgiler GradCAM++ ve Saliency haritası teknikleriyle elde edilmiştir

    Transformation of Customer Wishes, Needs and Expectations Into Product and Service Features

    No full text
    ▪ Doktora tezi.Firmaların kurum imajını koruması, piyasadaki yerini garanti altına alması ve müşterilerin firmaya karşı güveninin canlı tutulması için müşteri memnuniyeti ve sadakati önemli bir paya sahiptir. Bu çalışmada, müşteri isteklerinin ve beklentilerinin/ihtiyaçlarının ürün/hizmet spesifikasyonlarına dönüşümünün akaryakıt sektörü bağlamında araştırılması amaçlanmıştır. Bu çalışmada, müşteri memnuniyeti ve beklentilerinin firmaların sunduğu ürün ve hizmetlerin özelleştirilmesinde etkisinin incelenmesi amacıyla akaryakıt sektöründe bir araştırma gerçekleştirilmiştir. 1519 kişiyle gerçekleştirilen araştırmada KANO modeli ve Net Tavsiye Skoru ölçümleri yapılmıştır. Gerçekleştirilen anket çalışması SPSS ve Lisrel programları aracılığıyla analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda, Akaryakıt İstasyonlarında arabadan inmeden ödeme çözümlerinin kullanılmasının tuvaletlerde covid'e özel ek temizlik ve sterilizasyon tedbirlerinin alınması ile kahve hizmeti sunulması üzerinde hem kalite fonksiyon yayılımı (KFY) hem de Net Tavsiye Skoru (NPS – Net Promoter Score) için pozitif etkisinin olduğu belirlenmiştir. Bu bulgu, Kano modelin, KFY'nin ve NPS'in müşteri beklenti ve ihtiyaçlarını ürün tasarımlarına ve sunumuna yansıtarak müşteri memnuniyeti ve sadakati oluşturmak için etkili araçlar olduğu şeklinde yorumlanmıştır. Ayrıca, Akaryakıt İstasyonlarında sunulan hizmetlerin müşteri memnuniyeti ve sadakati yaratması açısından birbirinden bağımsız olmadığı şeklinde yorumlanmıştır

    Fraud by Using Information Systems as a Tool

    No full text
    ▪ Yüksek lisans tezi.Bu tez çalışmasında Türk Ceza Kanunu'nun 158/1-f maddesinde düzenlenen bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçu incelenmiştir. Bu bağlamda öncelikle bilişim ve bilişim sistemleri kavramları derinlemesine incelenmiş, takip eden bölümlerde ise dolandırıcılık suçunun temel haline ilişkin açıklamalardan sonra inceleme konumuz nitelikli hal ele alınmıştır. Gelişen bilişim teknolojileri diğer suçlarda olduğu gibi dolandırıcılık suçunu da yöntem ve etki alanı açısından etkilemiştir. Sosyal medya kullanımının yaygınlaşması, elektronik ticaretin hızla artması, bankacılık işlemlerinin internet temelli hale gelmesi dolandırıcılık fiillerinin yaygınlaşmasına da sebebiyet vermiştir. Bu tez çalışmasında bilişim sistemleri ile bağlantılı diğer suçlar da karşılaştırmalı olarak incelenmiştir. Bilişim sistemlerinin sağladığı imkânlar dolandırıcılık suçunda büyük önem arz eden "hile" unsurunun başka bir boyuta taşınmasına da sebebiyet vermiştir. Bu durum ceza adaleti uygulamacılarına teknolojik gelişmeleri takip ve bu gelişime uyum sağlama sorumluluğu doğurmaktadır

    Mechanistic Approach on Melatonin-Induced Hormesis of Photosystem II Function in the Medicinal Plant Mentha spicata

    No full text
    Melatonin (MT) is considered a new plant hormone having a universal distribution from prokaryotic bacteria to higher plants. It has been characterized as an antistress molecule playing a positive role in the acclimation of plants to stress conditions, but its impact on plants under non-stressed conditions is not well understood. In the current research, we evaluated the impact of MT application (10 and 100 mu M) on photosystem II (PSII) function, reactive oxygen species (ROS) generation, and chlorophyll content on mint (Mentha spicata L.) plants in order to elucidate the molecular mechanism of MT action on the photosynthetic electron transport process that under non-stressed conditions is still unclear. Seventy-two hours after the foliar spray of mint plants with 100 mu M MT, the improved chlorophyll content imported a higher amount of light energy capture, which caused a 6% increase in the quantum yield of PSII photochemistry (Phi(PSII)) and electron transport rate (ETR). Nevertheless, the spray with 100 mu M MT reduced the efficiency of the oxygen-evolving complex (OEC), causing donor-side photoinhibition, with a simultaneous slight increase in ROS. Even so, the application of 100 mu M MT decreased the excess excitation energy at PSII implying superior PSII efficiency. The decreased excitation pressure at PSII, after 100 mu M MT foliar spray, suggests that MT induced stomatal closure through ROS production. The response of Phi(PSII) to MT spray corresponds to a J-shaped hormetic curve, with Phi(PSII) enhancement by 100 mu M MT. It is suggested that the hormetic stimulation of PSII functionality was triggered by the non-photochemical quenching (NPQ) mechanism that stimulated ROS production, which enhanced the photosynthetic function. It is concluded that MT molecules can be used under both stress and non-stressed conditions as photosynthetic biostimulants for enhancing crop yields

    6

    full texts

    7,697

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    OpenAccess@IKU (Istanbul Kultur Univ.)
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇