OpenAccess@IKU (Istanbul Kultur Univ.)
Not a member yet
7697 research outputs found
Sort by
Social Media Usage in the Context of Sports Clubs' Brand Personality: A Study on the Big Four
Yüksek lisans tezi.ÖZET Günümüzde spor kulüpleri, sadece saha içi başarılarıyla değil, aynı zamanda marka kişilikleriyle de ön plana çıkmaktadır. Spor kulüplerinin taraftarlarla etkileşim kurma, sadakat yaratma ve kulüp imajını güçlendirme süreçlerinde sosyal medya, önemli bir iletişim aracı olarak öne çıkmaktadır. Bu çalışma, Türk futbolunun önde gelen dört büyük kulübü olan Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş ve Trabzonspor'un sosyal medya platformlarında gerçekleştirdikleri paylaşımlar üzerinden marka kişiliklerini nasıl oluşturduklarını ve yönettiklerini incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırmanın temel hedefi, spor kulüplerinin sosyal medya paylaşımlarını, 2014 yılında Schade tarafından geliştirilen Spor Marka Kişiliği Ölçeği (SMKÖ) çerçevesinde analiz ederek, bu paylaşımların hangi boyutlarla örtüştüğünü tespit etmektir. Bu doğrultuda, kulüplerin resmi sosyal medya hesaplarından yapılan paylaşımlar içerik analizi yöntemiyle detaylı bir şekilde incelenmiş ve bu içeriklerin marka kişiliği boyutlarıyla olan ilişkisi değerlendirilmiştir. Spor kulüplerinin marka kişiliği, prestij, rekabet, başarı ve etik değerler gibi unsurların bir bileşimi olarak ele alınmaktadır. Bu araştırma, incelenen kulüplerin sosyal medya paylaşımlarının, SMKÖ boyutlarıyla yüksek düzeyde örtüştüğünü ortaya koymaktadır. Sonuç olarak, sosyal medyanın spor kulüplerinin marka kişiliğini inşa etme ve yönetmedeki kritik rolü vurgulanmış, sosyal medya stratejilerinin kulüplerin marka kişiliği bağlamında nasıl daha etkili hale getirilebileceği konusunda öneriler sunulmuştur. Bu çalışma, spor kulüplerinin sosyal medya stratejilerini oluştururken, araştırmanın ortaya koyduğu bulgular doğrultusunda içerik üretmeleri gerektiğini, böylece kulüplerin marka kişiliğini güçlendirebileceklerini göstermektedir
Examining the Social-emotional Adjustment of Preschool Children in the Context of Peer Relationships
Yüksek lisans tezi.Bu araştırmanın amacı, okul öncesi dönem çocuklarının sosyal-duygusal uyumlarının akran ilişkileri bağlamında incelenmesidir. Araştırma, nicel ve nitel yöntemlerin birlikte kullanıldığı karma araştırma yöntemi desenlerinden açımlayıcı sıralı desen kullanılarak yürütülmüştür. Araştırmanın nicel boyutunda tarama deseni, nitel boyutunda ise durum çalışması deseni kullanılmıştır. Araştırmanın verileri Öğretmen Bilgi Formu, Çocuk Bilgi Formu, Marmara Sosyal Duygusal Uyum Ölçeği (Masdu-5 Yaş) ve Akran İlişkileri Gözlem Formu aracılığıyla toplanmıştır. Araştırmanın nicel boyutundaki örneklem grubunu İstanbul ili Bahçelievler ilçesindeki Millî Eğitim Bakanlığı'na bağlı bağımsız anaokullarına devam eden 60-71 ay grubundaki 258 çocuk oluşturmuştur. Araştırmanın nicel örneklem grubunu oluşturan 258 çocuğun sosyal-duygusal uyumları Marmara Sosyal Duygusal Uyum Ölçeği (Masdu-5 Yaş) aracılığıyla belirlenmiştir. 258 çocuktan sosyal-duygusal uyum düzeyi yüksek olan beş çocuk ve sosyal-duygusal uyum düzeyi düşük olan beş çocuk olmak üzere toplamda 10 çocuk belirlenerek araştırmanın nitel örneklem grubu oluşturulmuştur. Nitel örneklem grubundaki 10 çocuk araştırmacı tarafından hazırlanan Akran İlişkileri Gözlem Formu aracılığıyla katılımsız gözlem yapılarak gözlemlenmiştir. Araştırmanın nicel veri analizi kısmında örneklem grubunu oluşturan çocukların MASDU toplam puanlarının çocukların ve öğretmenlerinin demografik bilgilerine göre farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemek için bağımsız grup t testi ve tek yönlü varyans analizi (ANOVA) testlerinden yararlanılmıştır. Araştırmanın nitel veri analizi kısmında ise içerik analizinden ve tümevarımcı analiz tekniğinden yararlanılmıştır. Araştırmada, okul öncesi dönem çocuklarının sosyal-duygusal uyumlarının çocukların demografik özelliklerinden yaş, cinsiyet, anne-baba öğrenim düzeyi, kendisi dışındaki kardeş sayısı, kardeş cinsiyeti ve öğretmenlerin demografik özelliklerinden cinsiyet, yaş, öğrenim durumu değişkenlerine göre anlamlı düzeyde bir farklılık göstermediği bulgusuna ulaşılmıştır. Araştırmanın sonucunda okul öncesi dönem çocuklarının sosyal-duygusal uyumlarının öğretmenlerin demografik özelliklerinden mesleki deneyim süresi ve sınıf mevcudu değişkenine göre anlamlı düzeyde bir farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Söz konusu farklılığın öğretmenleri 0-5 yıl arasında deneyimi bulunan çocukların ve sınıfında 21-30 çocuk bulunan çocukların lehine gerçekleştiği tespit edilmiştir. Ayrıca sosyal-duygusal uyum düzeyi yüksek olan çocukların daha fazla olumlu sosyal davranışlar gösterdiği tespit edilirken sosyal-duygusal uyum düzeyi düşük olan çocukların daha fazla olumsuz davranışlar gösterdiği tespit edilmiştir. Araştırmadan elde edilen sonuçlar çocukların sosyal-duygusal uyumlarının akran etkileşimlerinin niteliğini etkilediğini doğrulamıştır
Analysis of Microrna Profiles Associated With the Tumor Suppressor FoxO3a in BT-474 Cancer Cells Applied With Orlistat
Yüksek lisans tezi.Meme kanseri dünya çapında kadınlar arasında en sık görülen kanser tipidir. Meme kanserinin heterojenik yapısı ve tümör mikro çevresi göz önüne alındığında, tümör hücrelerinin komşu hücrelerden çeşitli hormonlar ve sitokinler salgılanması yoluyla etkilendiği ve kanser gelişiminin tetiklendiği bilinmektedir. Bu kapsamda meme tümörleri ve en bilinen komşu dokularından olan adipositler, salgıladıkları adipokinler ve büyüme faktörleri aracılığı ile karşılıklı olarak birbirleriyle etkileşimde bulunmakta ve meme kanserinin agresivitesinin artmasında teşvik edici rol oynamaktadırlar. Bu kapsamda yağ asidi metabolizması inhibitörü olarak kullanılan orlistat, obezite karşıtı bir ilaçtır ve antiproliferatif, proapoptotik, antianjiyogenik ve anti metastatik etkiler göstererek kanser hücrelerinin metabolizmasını engeller. Orlistatın meme kanserinde kullanımı ile EMT (epitel-mezenkimal dönüşüm) baskılanması ile apoptoz mekanizmasının aktiflendiği belirlenmiştir. Birçok kanser tipinde sıklıkla çalışılmış olan FoxO3a transkripsiyon faktörünün, otofaji, apoptoz, endoplazmik retikulum stresi gibi hücresel mekanizmalar ile ilişkide olduğu ve bu mekanizmalarda görevli olan genlerin regülasyonunda rol oynarak tümör baskılayıcı karakter gösterdiği bilinmektedir. Ancak FoxO3a'nın meme kanseri gelişiminde tetikleyici rol oynayan yağ asidi sentez metabolizmasındaki fonksiyonu net olarak bilinmemektedir. Bu kapsamda tez çalışmasında, FoxO3a artışı ve yağ asidi metabolizması inhibitörü olan orlistat ilacı uygulamasını takiben BT-474 meme kanseri hücrelerinde miRNA (microRNA)'ların ifade seviyelerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu kapsamda, BT-474 meme kanseri hücrelerinde FoxO3a'nın ifadesi plazmit vektörler aracılığı ile arttırılmış ve artan FoxO3a ifadesi immunoblotlama ve qRT-PCR teknikleri ile doğrulanmıştır. Ardından, MTT ve DioC6 fluoresans boyama yöntemleri ile FoxO3a'nın artışının ve orlistat uygulamasının hücre canlılığında azalmaya sebep olduğu belirlenmiştir. Hücre canlılığındaki değişikliğin incelenmesinden sonra, FoxO3a arttırılmış ve orlistat uygulanmış BT-474 hücrelerinde miR-27a-3p, miR-200a-5p, miR-429, miR-767-5p, miR-130b-3p ve miR-887-3p'nin ifade seviyeleri qRT-PCR yöntemi ile belirlenmiştir. miR-27a ,miR-200a-5p ve miR-429'un wt (doğal tip) hücrelere kıyasla FoxO3a'nın ekspresyonu arttırılmış ve orlistat uygulanmış BT-474 hücrelerinde arttığı, miR-130b-3p, miR-887-3p, miR-767-5p ise azaldığı belirlenmiştir. Elde edilen sonuçlar kapsamında ifade seviyesi artan ve azalan miRNA'lar gruplanarak ortak hedef genleri ve etkili oldukları sinyal yolakları in silico olarak belirlenerek fonksiyonel analizleri yapılmıştır. Bu çalışmadan elde edilen veriler yağ asidi metabolizması aracılı olarak FoxO3a artışının meme kanseri gelişimindeki etkilerinin anlaşılması açısından literatüre katkı sağlayacaktır
Postkolonyal Hicvin v.s. Naipaul'un Mistik Masör (The Mystic Masseur), Hanif Kureishi'nin Varoşların Budası (The Buddha Of Suburbia), ve Noviolet Bulawayo'nun Glory Romanlarındaki İşlevleri ve Çeşitlilikleri
Yüksek lisans tezi.This thesis examines the various forms and functions satire fulfills in three different postcolonial novels. As a mode of writing satire can offer unfiltered critique and take varying shapes and forms. With its openness to take different shapes or forms, satire lends itself easily to the purposes of postcolonial fiction. The various uses of satire in the chosen novels; namely V.S. Naipaul's The Mystic Masseur, Hanif Kureishi's The Buddha of Suburbia, and NoViolet Bulawayo's Glory, demonstrate that postcolonial satire is often characterized by the flexibility of both postcolonial condition and satire. The satirical elements of all these novels also remove the authorial expectations of a "postcolonial author" as satire is oppositional by nature, which parallels similar resistant attributes of postcolonial writing. Consequently, using satire allows these authors to make criticisms with regards to the postcolonial realities they know, from an ironic distance. The ironic distance allows these authors to freely criticize the postcolonial realities in question. Hence, all these novels can be regarded as products of the authors' personal reflections on these postcolonial realities. In The Mystic Masseur, Naipaul's employment of satire enables him to show his ambivalent point of view on his homeland, Trinidad. In The Buddha of Suburbia, the satire of the novel subverts the conventional expectations of a Bildungsroman. In Glory, Bulawayo makes use of satire's openness to capture the diverse voices of Jidada, a fictionalized version of her homeland of Zimbabwe. All these novels make critiques of these contexts through satirical ridicule, irony, parody, and exaggerations from clearly subjective perspectives. Moreover, these novels also question the performative nature of postcolonial state and identity politics. This aspect is a common thread in all three of the texts. Colonial mimicry is oftentimes similar to parody, and the novels illustrate this idea through the performative roles the characters take on. Through the analysis of the stylistics features of these novels, this thesis aims to show how the satire and the satirical elements of the chosen novels function as means to reveal the absence of truth behind these acts of performativity
Sociological Approach to Male Representations in Zeki Demirkubuz Films
Yüksek lisans tezi.Bu çalışmanın amacı, 1990'lar sonrası dönemin önemli yönetmenlerinden biri olan Zeki Demirkubuz'un filmlerinde erkek temsillerinin inşasını sosyolojik açıdan analiz etmektir. Bu çalışmada, 1990'ların ortaları ve 2000'li yılların başından itibaren kendini göstermeye başlayan Yeni Türk Sineması akımının en önemli temsilcilerinden yönetmen Zeki Demirkubuz'un filmlerinde yarattığı erkek karakterler incelenecek ve bu inceleme üzerinden Türk erkeğinin geçirmiş olduğu eril krizin sinemamıza nasıl ve ne ölçüde yansıdığı gösterilmeye çalışılacaktır. Bu noktada, ilk olarak toplumsal cinsiyet ve kimlik kavramları sinema bağlamında tanımlanacak, ardından sinemamızdaki erkek kalıp yargılarına atıfta bulunarak Zeki Demirkubuz filmlerindeki erkek karakterler (baba/babasız erkek, oğul/evlat ve eş/sevgili) figürleri bağlamında "Araştırma yöntemi" kısmında içerik analizi ve göstergebilim yöntemleriyle analiz edilecektir. Çalışma sonucunda yapılan değerlendirmeler, 1990 sonrası dönemin önemli yönetmenlerinden Zeki Demirkubuz'un filmlerindeki erkek temsillerinin, toplumsal yapıda bir arada var olan erkek kimliğinin geleneksel ve modern özelliklerini temsil ettiğini göstermiştir
The Impact of Global Economic Sanctions on Russia on the Turkish Economy
Yapılan bu çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Rusya'ya uygulanmakta olan küresel ekonomik yaptırımların Türkiye ekonomisine olan etkisi geçmiş ve güncel durumlar ışığında incelenip anlatılmaktadır. Ekonomik yaptırımların tarih boyunca ülkeler arasındaki ilişkilerde yıpratma ve politika değiştirme amacı olarak kullanılmasının sonuçları yine bu çalışmada incelenmiştir. Yaptırımlar sonucunda hedeflenen amaçlara ne seviyede ulaşılabildiği ve süreç içerisinde ortaya çıkan planlanmayan sonuçlar ve durumlar, bu çalışmada ayrıca incelenmiştir. Birinci bölümde ekonomik yaptırımların tarihçesi incelenmiş, ekonomik yaptırımların türleri ve amaçları açıklanmıştır. Buna ek olarak ekonomik yaptırımların etkileri ve etkililiği yine bu bölümde değinilmiştir. Temel yaptırım teorilerinin neler olduğuna değinilmiş ve detaylandırılmıştır. Ayrıca dış politika aracı olarak ekonomik yaptırımların nasıl kullanıldığı da yine bu bölümde açıklanmıştır. İkinci bölümde ise Rusya ve Türkiye arasındaki uluslararası ilişkilere genel bir bakış yapılmış,Rusya-Türkiye ticari ilişkilerinin sektör bazında neler olduğuna değinilmiştir. Rusya'ya uygulanan yaptırımlar ve ambargolara yine bu bölümde değinilmiştir. Rusya-Ukrayna savaşı sonrasında Rusya'ya uygulanan yaptırımlar ve Türkiye'nin konumu açıklanmıştır. Üçüncü bölümde ise Rusya-Türkiye arasında ekonomik analiz yapılmış yıllara göre olan değişim veriler ışığında incelenmiştir. Rusya'ya uygulanan yaptırımların etkililiği bu bölümde detaylıca incelenmiş, yaptırımlar sonrasın Rusya-Türkiye arasında doğan veya doğabilecek yeni iş birliği ve ticari fırsatlar anlatılmıştır
Etik Liderlik, Örgüt Kültürü ve İç Girişımcilik: Bankacılık Sektöründe Bir İncelenme
The purpose of this research is to measure the perceptions of bank sector employees regarding ethical leadership, intrapreneurship, and organizational culture, and to examine the relationship between these variables. The cross-sectional survey method was utilized for data collection and analysis, employing quantitative research methods. For this purpose, data collected through surveys from 395 bank personnel using convenience sampling method were evaluated through statistical analyses. The findings indicate a significant positive relationship among bank employees between ethical leadership, organizational culture, and intrapreneurial behavior. It was found that organizational culture has a higher explanatory power for intrapreneurship than the perception of ethical leadership, while ethical leadership has a higher explanatory power for organizational culture. This study provides a significant contribution to understanding the dynamic relationship between ethical leadership, intrapreneurship, and organizational culture. This understanding can guide managers and researchers in leadership strategies and organizational culture development practices. The rarity and significance of this study are underscored by the lack of previous research simultaneously addressing the relationship between ethical leadership, intrapreneurship, and organizational culture in the banking sector, thus indicating its potential to contribute to the academic literature in this field
İngilizce Öğretmeni Adaylarının Dil Öğretiminde Asistanlık Uygulamasına İlişkin Görüşleri
The purpose of the study is to analyze the views on Teaching Assistant Practice (TAP) gathered from five senior English Language Teaching (ELT) students. The primary aim is to investigate and reveal how TAP affects EFL pre-service teachers’ teaching quality. The study was designed using a qualitative approach and a purposive sampling approach. The data was collected using open-ended questions and was analyzed using the qualitative content analysis approach. Based on the evidence, significant themes regarding the TAP were discovered. The following were the themes: excelling on pedagogical content knowledge and teaching quality, raising awareness, and improving teacher roles, the benefits of being professionally present as a teacher in the classroom, and the enhancement of multitasking. It was concluded that with the responses obtained from the prospective teachers, the themes mentioned create a positive atmosphere for them to sharpen their practical teaching skills in a professional sense
8th International Artificial Intelligence and Data Processing Symposium, IDAP 2024
▪️ Date of Conference: 21-22 September 2024.Anomaly detection as a subject focuses on the identification of data point which significantly deviate from what is the norm or the standard of the dataset. This gives anomaly detection a wide range of applications where the detection of irregularities is often times of crucial importance such as Business Process Management (BPM). In this study we present a novel type of decoder referred to as 'Edge Information Assisted Decoder' (EIAD), working on graph data to incorporate edge indexes and attributes into the decoding to achieve improved anomaly detection. We tested a total of 8 encoder-decoder combinations to comparatively evaluate them and prove the effectiveness of the proposed method. The proposed method and the best encoder-decoder combination, the graph attention network (GAT) encoder and the edge-conditioned convolution (ECC) decoder yielded an increase of 0.31 in F1-score from 0.32 to 0.63 when compared to the baseline multi-layer perceptron (MLP) decoder model, both with the optimal optimizer. The empirical results show that the proposed approach has a potential to improve graph based anomaly detection. © 2024 IEEE
Historical Development of SHRM: Bibliometric Analysis of SHRM Based on Web of Science
In the study, 2,220 articles related to the concept of Strategic Human Resources Management (SHRM) published in the period of 19802020 and included in the SCI, SSCI and ESCI citation indexes were examined bibliometrically on the Web of Science database using the VOSviewer software. The purpose of the study is to essentially evaluate the studies conducted with the concept of SHRM and provide foresight for future studies. In this context, in order to evaluate the publications in the study, the changes in the number of publications in the publication volume in the field were discussed, the developments in the field, the trends in the subject headings, the countries and institutions that make the strongest contribution to the literature, the field and the most cited ones in the field were examined. The results indicated that the number of studies on the concept of strategic human resources increased in the 2000s. The acceleration in the number of studies is noteworthy, especially in 2015 and after. It is seen that frequently used keywords in the field of strategic human resources are strategy, strategic management, human resource, and performance. Other keywords with high connection strength are listed as human capital, knowledge management, strategic management, dynamic capabilities, high-performance work system and HR development. It is recommended that future researchers should carry out empirical and conceptual studies on the reasons for the differences in the number of studies published by countries in the field of SHRM and their level of interest in the field