OpenAccess@IKU (Istanbul Kultur Univ.)
Not a member yet
7697 research outputs found
Sort by
International Conference on Intelligent and Fuzzy Systems, INFUS 2024
Modern customer relationship management (CRM) solutions are vital to firms because they streamline the administration of customer interactions, sales processes, and marketing initiatives. To fully exploit the potential of massive volumes of customer data, these platforms need help from AI techniques to quickly evaluate and extract useful insights, personalize customer experiences, and optimize decision-making to improve business outcomes. This study delves into the use of explainable AI methods like SHAP, LIME, and ELI5 to analyze CRM campaign outcomes. The purpose of this research is to discover essential traits that serve as indications for successful targeting by analyzing a dataset that captures the results of customers’ interactions with campaign content as responder or non-responder. Using these methods improves interpretability and closes the gap between AI-driven decision-making and human understanding. The findings add to the field by offering clear rationales for consumer actions, which in turn helps companies fine-tune their targeting tactics and boost the efficiency of their campaigns. This study emphasizes the value of AI systems being transparent and interpretable in order to promote trust and enable data-driven decision-making in CRM contexts. © The Author(s), under exclusive license to Springer Nature Switzerland AG 2024
Use of Artificial Intelligence in the Animation Industry: A Research on Istanbul-based Animation Studios
Dijital dönüşümle birlikte öne çıkan yapay zekâ kavramı eğitimden sanata pek çok alanda kullanılmaya başlayarak, hızla popülerlik kazanan önemli bir uygulama ve araştırma alanı olarak kabul edilmeye başlanmıştır. Yapay zekâ sistemlerinin derin öğrenme ve algoritma alt yapısıyla motor üretimlerin ötesinde duygusal davranışlar, karar verme ve yaratıcı fikir üretimi konusundaki yeteneklerinin gelişmesi, görsel sanat ve tasarım alanlarını kapsayarak üretimin doğal bir parçası haline gelmesi düşüncesine yönelik tartışmaların da gündeme gelmesine neden olmuştur. Bu kapsamda özellikle teknolojinin gelişmesiyle paralel olarak dönüşen ve ilerleyen animasyon sektöründe, yapay zekâ ile insan arasındaki iş birliğinin tanımlanması, sınırların belirlenmesi ve yapay zekânın yakın gelecekte animasyon üretimindeki rolünün irdelenmesi gerekliliğini ortaya çıkarmaktadır. Bu çalışmada yapay zekâ tabanlı araçların yaratıcı süreçleri nasıl dönüştürdüğü, animatörlerin rolünü nasıl yeniden tanımladığı ve gelecekte animasyonun nasıl evrilebileceğini ele alınmaktadır. Araştırmanın temel amacı animasyon yapım süreçlerinde aktif olarak yer alan sektör profesyonelleri ile yapay zekânın animasyon üretimine entegrasyonu konusundaki görüşleri çerçevesinde animasyon sektörünün geleceğindeki yapay zekâ teknolojilerinin rolünün ortaya çıkarılmasıdır. Bu kapsamda araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden derinlemesine görüşme yöntemine başvurulmuştur. Bulgular yapay zekâya özel olarak geliştirilmiş olan “Yapay Zekâ Cihaz Kullanımı Kabul Modeli” (Artificially Intelligent Device Use Acceptance (AIDUA)) modeli çerçevesinde değerlendirilerek, animasyon sektör profesyonellerinin yapay zekâ uygulamalarını kullanma niyetleri, sosyal etki, hedonik motivasyon, antropomorfizm, algılanan performans ve çaba beklentisi ve duygu boyutlarıyla ele alınmıştır. Araştırmada elde edilen bulgular animasyon sektörüne yapay zekâ uygulamalarının entegre edilmesinin genel anlamda sektör profesyonelleri tarafından kabul gördüğü sonucunu ortaya koyarken, bu dönüşümün nasıl gerçekleşeceği, endişeler ve faydalar çerçevesinde tartışılmıştır
Semi-Quantitative Chemometric Models for Characterization of Mixtures of Sugars Using Infrared Spectral Data
Sugars (saccharides) are sweet-tasting carbohydrates that are abundant in foods and play very important roles in living organisms, particularly as sources and stores of energy, and as structural elements in cellular membranes. They are desirable therapeutic targets, as they participate in multiple metabolic processes as fundamental elements. However, the physicochemical characterization of sugars is a challenging task, mostly due to the structural similarity shared by the large diversity of compounds of this family. The need for fast, accurate enough, and cost-effective analytical methods for these substances is of extreme relevance, in particular because of the recently increasing importance of carbohydrates in Medicine and food industry. With this in view, this work focused on the development of chemometric models for semi-quantitative analysis of samples of different types of sugars (glucose, galactose, mannitol, sorbose and fructose) using infrared spectra as data, as an example of application of a novel approach, where the Principal Component Analysis (PCA) score plots are used to estimate the composition (weight-%) of the mixtures of the sugars. In these plots, polygonal geometric shapes emerge in the vectorial space of the most significant principal components, that allow grouping different types of samples on the vertices, edges, faces and interior of the polygons according to the composition of the samples. This approach was applied successfully to mixtures of up to 5 sugars and shown to appropriately extract the compositional information from the hyper-redundant complex spectral data. Thought the method has been applied here to a specific problem, it shall be considered as a general procedure for the semi-quantitative analysis of other types of mixtures and applicable to other types of data reflecting their composition. In fact, the methodology appears as an efficient tool to solve three main general problems: (i) use hyper-redundant (in variables) data, as spectral information, directly and with minimum pre-treatment, to evaluate semi-quantitatively the composition of mixtures; (ii) do this for systems which produce data that can be considered rather similar; and (iii) do it for a number of substances present in the mixtures that might be greater than that usually considered in chemistry, which in general is limited to 3 components. In addition, this work also demonstrates that, similarly to the developed analysis based on the PCA score plots, the Multivariate Curve Resolution with Alternating Least Squares (MCR-ALS) chemometric method can also be used successfully for the qualitative (when used without any previous knowledge of the components present in the samples) or semi-quantitative (when the pure components spectral profiles are provided as references) analyses of mixtures of (at least) up to 5 distinct sugars
Audit Power of the Competition Authority as a Regulatory and Supervisory Institution
Yüksek lisans tezi.Bu tezin konusu, piyasa ekonomisi politikasının yaygınlaşmasının ardından dünyanın birçok ülkesinde görülen ve bağımsız idari otoriteler olarak da adlandırılan düzenleyici ve denetleyici kurumların özellikleri ile bir düzenleyici ve denetleyici kurum olan Rekabet Kurumunun başta denetim yetkisi olmak üzere incelenmesidir. Tez ile güdülen amaç, düzenleyici ve denetleyici kurumların hukuki statüsünün, Anayasal konumunun, taşıdıkları müşterek özelliklerin ve yetkilerinin tespit edilmesi ile bir düzenleyici ve denetleyici kurum olan Rekabet Kurumunun yapısı ve yetkilerinin incelenerek öğretide ve uygulamada gündeme gelen bazı sorunlara çözüm üretmeye çabalamaktır. Bu doğrultuda tezin ilk bölümünde düzenleyici ve denetleyici kurumlar kavram, gelişim çizgisi, yapısal özellikleri, faaliyet gösterdikleri alanlar ile görev ve yetkileri yönünden irdelenmiştir. Bölümde ayrıca bu kurumların Türkiye'deki tarihine, niteliklerine, görev ve yetkilerine, atanma usullerine, idari, mali ve yargısal denetimine de değinilmiştir. Bölümün son kısmında ise Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere, Fransa ve Almanya'daki düzenleyici ve denetleyici kurumların ortaya çıkış sebepleri ile tarihçesine yer verilmiş ve bu ülkelerde bulunan düzenleyici ve denetleyici kurumların taşıdıkları nitelikler izah etmeye çabalanmıştır. Tezin ikinci bölümü ise oldukça geniş yetkilere sahip bir düzenleyici ve denetleyici kurum olan Rekabet Kurumunun yapısı, özellikleri, görevleri ve bilhassa denetim yetkisi olmak üzere yetkilerinin incelenmesine ilişkindir. Anılan bölümde Kurumun kuruluş amaçlarından, teşkilat yapısından, görev ve yetkilerinden, Kurumun çalışma ve karar alma esaslarından, Kurul Başkan ve üyeleri ile Kurum personelinin yargılanma usulünden, bütçesinden ve Kurul kararlarının yargısal denetiminden söz edilmiştir. Bölümde uygulamada meydana gelen ve gelebilecek olan bazı sorunlar tespit edilmiş ve bu sorunların çözümü için öğretideki eserlerden, yargı ve Kurul kararlarından faydalanılarak öneriler getirmeye gayret edilmiştir
VII. International Student Congress of Turkish Language and Literature, TUDOK 2024: Proceedings
TUDOK-2024, Türkiye ve yurt dışındaki üniversitelerin ilgili bölümlerinde lisans, yüksek lisans ve doktora aşamasında öğrenim gören öğrencilerin bilimsel birikimlerini uluslararası bir ortamda sunmalarını sağlamak, bunları yayımlayarak Türk Dili ve Edebiyatı sahasının her anabilim dalında sunulacak özgün araştırmaları dünya bilim kamuoyuna duyurmak, katılımcıların birbirleriyle ve alanın deneyimli hocalarıyla tanışmalarına ve görüş alış-verişlerine vesile olmak amaçlarını taşır.TUDOK-2024’te; Eski Türk Edebiyatı, Yeni Türk Edebiyatı, Türk Dili, Türk Halk Edebiyatı ve Halk Bilimi anabilim dallarıyla ilgili tarihî veya güncel herhangi bir konuyu özgün bir şekilde ele alan bildiriler sunulur
Computational Analysis Of Armenian Khachkar Motifs
Doktora tezi.Van şehri, Ermeni dini mimarisi için önem arz eden birçok kilise ve manastır yapısını topraklarında barındırmaktadır. Bu yapılarda, Ermeni dini mimarisi için sanatsal bir kültürel miras olan Haçkar motif süslemeleri ön plana çıkmaktadır. Haçkar motifleri emek isteyen ve ustalık gerektiren bir süreç sonunda ortaya çıkmaktadır. Ermeni Haçkar motifleri, 9. yüzyıldan itibaren Ermeni milletinin manevi özlemlerini, dini algılarını ve fikirlerini ifade etmenin bir aracı olarak kullanılmaktadır. Geçmişin farklı kültürel çağlarına ait olan tasarım pratiklerinin analiz edilmesi, günümüz hesaplamalı tasarım kuramına ışık tutacağı ve o çağa ait kültürlerin anlaşılmasına yardımcı olacağı düşünülmektedir. Bunun için Ermeni mimarisinin yaratıcı süreçleri, geometrik motif tasarımları üzerinden incelenmektedir. Çokgen, bitkisel motif, rozet, güneş diski, eğrisel, kırık ve düz çizgilerden oluşan ve zengin geometrik desenler üzerinde şekillenen Haçkarlar, Ermeni sanatının kendine has ve özelleşmiş bir görsel geleneğe sahip olmasında önemli bir rol oynamıştır. Literatürde bu motifler hakkında çok fazla araştırma bulunmamakla beraber yapılan araştırmalarda var olan çizimlerin oluşturulmasından ve kısa bir incelemeden öteye gidememiştir. Bunun yanı sıra, Anadolu'da bulunan bu özgün motiflerin hesaplamalı olarak detaylı bir analizi yapılmamıştır. Kültürel miras nesnelerinin kendine has ve önemli olan özelliklerinden biri de benzersiz olmalarıdır. Bu da onların yaşlanmaya, kazalara, tahribata vb. karşı korunmasının büyük önem taşıdığı sonucunu ortaya çıkarmaktadır. Fiziksel korumanın yerini almasa da bunun bir yolu, nesnelerin mevcut halleriyle matematiksel olarak tanımlanmalarıdır. Yaptığımız bu çalışmada, geleneksel Ermeni dini mimarisindeki Ermeni Haçkar motiflerini analiz etmek, var olan motiflerden yeni motifler türetmek ve farklı yapılarda bulunan motifler arasındaki morfolojik ilişkileri anlamak için bir yöntem kullanılması amaçlanmıştır. Ermeni Haçkar motiflerini oluşturmak için gerekli bilgileri içeren ve temsili kodları türeten bir form kullanan parametrik tanımlama yöntemi kullanılmaktadır. Bu yöntem ile Van'daki Ermeni manastırlarının duvar yüzeylerindeki Haçkar motiflerinin farklılaşan ve zengin geometrisine sahip olan başlıkları ele alınmaktadır. Bu sebeple, çalışmada 9. ve 10. yüzyıldaki Ermeni mimarisine ait Haçkarların form keşfini ortaya çıkarmak için matematiksel bir analiz yapılmaktadır. Ermeni Haçkar motiflerinin geometrik ayrıştırmasıyla temel birimi çıkarılarak simetri grubundaki karşılığı yani hücre birimi bulunmuştur. Daha sonra matematiksel analizi yapılarak parametrik modeli oluşturulan motiflerde, varyasyonlar yapmak mümkün hale gelmiştir. Son olarak temsili kodları oluşturulan motifler arasında morfolojik ilişkiler belli algoritmalar sonucunda ortaya çıkarılmış ve incelenmiştir. Çalışma sonucunda, Ermeni Haçkar motiflerinin belli kurallar ile oluşturulabildiği ve morfolojik ilişkilerin motifleri anlama konusunda yardımcı olduğu anlaşılmıştır. Bunun yanında parametrik tanımlaması yapılabildiği ve bu analiz ile motiflerde farklı dönüşümlerin gerçekleştiği görülmektedir. Bu sayede karmaşık detaylar içeren Ermeni Haçkar motiflerinin incelenebilmesi avantajı elde edilmekte ve kültürel miras için önemli olan bu motiflerin kayıt altına alınabilmesi mümkün olmaktadır
Transcript Text of the Poetry Collection Registered in the Ali Emiri Manzum National Library No. 665/2 and Its Classification Aaccording to the Systematic Classification of Poetry Collections Project (MESTAP)
Yüksek lisans tezi.Bu çalışma Fatih Millet Kütüphanesi Ali Emiri Manzum bölümü 665/2 numarada kayıtlı şiir mecmuasının transkripsiyonlu metni ve MESTAP'a göre tasnifinden oluşmaktadır. Kelime anlamı "toplanmış, bir araya getirilmiş şey" anlamına gelen Arapça mecmūʿa kelimesi cemʿ kökünden türemiştir. Derleyicilerinin beğendiği şiirleri bir arada topladığı bu yazma eserler, bilinenlerin yanı sıra birçok bilinmeyen, saklı kalmış şair ve manzume de barındırırlar. Mürettiplerinin edebî zevk ve birikimlerinin mahsulü olan bu eserler aynı zamanda yazıldığı dönem hakkında da bilgi vermesi bakımından klasik Türk edebiyatı araştırmacısının birincil kaynakları arasında yer almaktadır. Tezimize konu olan mecmua, X-XVIII. yüzyıllar arasında yaşamış şairlerin şiirlerini ihtiva etmektedir. XVIII. yüzyılda tertip edildiği düşünülen 68 yapraklık mecmuanın, arasında Bursalı İsmail Beliğ'e ait bir bölümün de yer aldığı dört farklı mecmua parçasının birleştirilmesinden oluştuğu düşünülmektedir. Bu durum, tamamı olmasa da İsmail Beliğ'in bir eserini daha -şiir mecmuası- gün yüzüne çıkarmıştır. Mecmuada 57 şaire ait toplam 186 şiir bulunmaktadır. Bu şiirlerin 149'u Türkçe, 37'si Farsçadır. Mecmuada yer alan parçaların tümü aruz vezni ile yazılmıştır. Muhtelif şairlerin şiirlerinin yanı sıra mecmuamızda, Lâmi'î Çelebi'nin Nefsü'l-Emr risalesi ile Firâkî Dede'nin Seg-nâme adlı mensur eseri ve bir hüccet metni bulunmaktadır. Üzerinde çalıştığımız mecmuanın tez olarak hazırlanmasıyla MESTAP projesi kapsamında bilim dünyasına katkı sunulması amaçlanmaktadır
Changes in Society and the Perception of E-commerce During and After the COVID-19 Pandemic Period
Yüksek lisans tezi.Salgın hastalıklarda, ekonomik krizlerde ve savaş gibi insanların hayatlarını kökten değiştiren durumlara baktığımızda, öncesi ve sonrasındaki alışkanlıklar, davranışlar ve düşüncelerde kalıcı değişiklikler olduğu bilinmektedir. 2019 yılında Covid-19 salgını sayesinde insanların günümüzdeki bir salgınla mücadele ederken nasıl değişimler yaşadıkları, nelerden vaz geçtikleri ve ne gibi sosyo-ekonomik sonuçlar edindiğini gözlemleme fırsatı olmuştur. Salgından minimum düzeyde etkilenmek için insanların alışkanlıklarının bazılarında kalıcı, bazılarında ise geçici olarak sağlıkları için nasıl önlemler aldıkları, yeni düzene nasıl uyum sağladıkları ve yeni bir pandemi ile nasıl başa çıkılabileceği konusunda Covid-19 staj gibi olmuştur. Bu pandemi ile birlikte dijital çağa adapte olmak zorunlu hale gelmiştir. Pandemi ile birlikte bu çağa ayak uyduramayan ya da bu hıza yetişemeyen şirketler iflas etmeye, bireyler ise zorlukla hayatta kalmaya çalışmışlardır. İnternet kullanımı hızla her mecrada yaygınlaşırken, bu hıza yetişmek bir nevi zorunluluk olmuştur. Günümüzde her yaş kesiminde pek çok insan sosyal medya ağlarını kullanmasına rağmen internet üzerinden alışveriş, bankacılık işlemleri, hizmet satın alma gibi kullanım işlevinin, internetin genel kullanımına nazaran daha az olduğu varsayılmıştır. Bu çalışmada Covid-19 ile bu kullanımın arttığını ve sonrasında dahi öncesine göre bu oranın yadsınamayacak derecede fazla olduğu gözlenmiştir. Covid-19'un toplumdaki değişimlerini ve etkilerini incelemek için 396 katılımcının katıldığı anket çalışması yürütülmüştür. Elde edilen verilerin analizi sonucunda aranılan sorulara ait cevaplar öngörüldüğü şekilde tespit edilmiştir
Pakistan'ın Kalkınmasında Yerel ve Uluslararası Sivil Toplum Kuruluşlarının Rolü: EDHI Center'ın Örnek Olarak İncelenmesi
Yüksek lisans tezi.NGOs, or Non-Governmental Organizations, operate without profit motives, focusing on volunteerism and community service to address development issues. In Pakistan, they fill gaps left by government efforts, especially in marginalized areas, where the EDHI Foundation is a prominent example known for its humanitarian work. Founded by Abdul Sattar EDHI, it provides crucial support regardless of boundaries, leveraging agility to respond swiftly to societal needs. In Pakistan, NGOs, categorized as International, National, and Local, play crucial roles in addressing societal challenges. This study examines NGO governance, legitimacy, and accountability in Pakistan, using Labaree's typology to structure the literature review. The EDHI Foundation serves as a case study. The EDHI Foundation's multifaceted humanitarianism in Pakistan includes extensive ambulance services, 350 units in major cities, 5,191 shelter homes, dignified funeral services, langar provisions, and 89 schools providing free education to 16,143 students annually. In conclusion, NGOs like the EDHI Foundation significantly impact Pakistan's socio-economic landscape by addressing diverse challenges. Their holistic approaches, spanning emergency response, social welfare, healthcare, and education, demonstrate the transformative potential of dedicated NGOs in uplifting communities and fostering compassion. The EDHI Foundation's commitment exemplifies the positive change NGOs can bring and their ability to serve as pillars of support in addressing societal needs