OpenAccess@IKU (Istanbul Kultur Univ.)
Not a member yet
    7697 research outputs found

    In the 21st Century, the Role and Importance of International Culture-art Exhibitions in Türkiye's Public Diplomacy (2000-2024)

    No full text
    Yüksek lisans tezi."21.Yüzyılda Türkiye'nin Kamu Diplomasisinde Uluslararası Kültür Sanat Sergilerinin Rolü ve Önemi" başlıklı tez çalışması, bir ülkenin sahip olduğu tarihî ve kültüreldeğerlerini dünyaya etkili bir şekilde sunma fırsatı sağlayan "kültüreldiplomasinin" ülkemize olan katkısını incelemeyi amaçlamaktadır. Buaraştırmanın kapsamı, 2000-2024 yılları arasındaki T.C. Kültür ve TurizmBakanlığı tarafından yurt dışında düzenlenen sergiler, Yunus Emre Enstitüsü'nünuluslararası sanat projelerinden Covidoskop projesi, İKSV (İstanbul KültürSanat Vakfı) tarafından düzenlenen Venedik Bienali Türkiye Pavyonu başta olmaküzere çeşitli etkinlikler ile sınırlandırılmıştır. Tez çalışması, buna ekolarak, MEB İstanbul Beylerbeyi Sabancı Olgunlaşma Enstitüsünün "CumhuriyetinKuruluşunun 100. Yılı" kutlamaları vesilesiyle ABD, Türkmenistan veMacaristan'da düzenlediği "Türkiye Dokuma Atlası" ve "Türkiye'den Macaristan'aMotiflerin Dili" sergi ve defilelerini vaka çalışması olarak ele almış olup tümbu çalışmaların ülkemizin kültürel diplomasisine olan etkilerini tartışmaktadır

    An Analysis of the Representation of Fatherhood in Preschool Children's Literature From a Gender Perspective

    No full text
    Yüksek lisans tezi.Bu araştırmanın amacı, en çok satan okul öncesi dönem resimli çocuk kitaplarında yer alan babalığın temsilinin toplumsal cinsiyet rolleri açısından incelenmesidir. Okul öncesi dönem çocukları için en çok satan çocuk kitapları seçilerek, kitapların babalık rolünü sunuş biçimlerinde dilsel ve dil dışı öğeler incelenerek elde edilen veriler paylaşılmıştır. Dilsel ve dil dışı öğelerin incelenmesinin sonucunda okul öncesi resimli çocuk kitaplarına baba karakterinin nasıl yansıtıldığına, babanın mekansal analizi, eylem dağılımı, ebeveynlik rolünün nasıl ele alındığı incelenmiştir. Çalışma nitel araştırma modellerinden temel nitel araştırma modeli ile desenlenmiştir. Çalışmada veriler araştırmacı tarafından geliştirilen ''doküman inceleme formu'' veri toplama aracı ile incelenmiş olup 2018- 2023 yılları arasında yayınlanan en çok satan kitaplar listesinden 70 resimli çocuk kitabı ile araştırma gerçekleştirilmiştir. Okul öncesi döneme ait resimli çocuk kitaplarında dilsel ve dil dışı öğeler bağlamında babalığın temsilinin toplumsal cinsiyet rolleri açısından incelendiği bu araştırmada, incelenen çocuk kitaplarında babaların çocuklarına ilgi ve yakınlık gösterdiği; çocuğu ile oyun oynayıp iletişim kurduğu; ev içi görev ve sorumluluklarda yer aldığı ancak çocuklarının sağlık, okul durumu ve temel bakıma ilişkin eşitlikçi bir sorumluluğun yeterince yansıtılmadığı tespit edilmiştir. Öte yandan, geleneksel olarak otorite figürü olarak bilinen babanın, bu geleneksellikten uzaklaşarak, eğlenceli ve oyunbaz yönlerinin daha çok tasvir edildiği, çocuğunun uyku saatinde ona eşlik ettiği sonucuna ulaşılmıştır. Tüm bulgular göz önüne alındığında, çocuk kitaplarında yıllar içerisinde babalığın temsilinde ciddi değişiklikler olduğu; babalığın geleneksel rolünden uzaklaşılarak daha eşitlikçi bir bakış açısıyla tanımlandığı söylenebilir

    The Role of in-Game Advertising in Experiential Marketing

    No full text
    Yüksek lisans tezi.Dijital çağın hızla gelişmesiyle birlikte, oyunlar da bu dijital yaşamın bir parçası haline gelerek önemli bir pazarlama aracı olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu bağlamda, oyun içi reklamlar ve özellikle oyun içi ürün yerleştirmeleri, tüketicilerin markalarla etkileşim kurmasını açısında büyük bir potansiyel sunmaktadır. Bu çalışmanın amacı ise; oyun içi ürün yerleştirmelerin deneyimsel pazarlama boyutları üzerinden incelenerek tüketici üzerindeki etkilerini ortaya çıkartmaktır. Oyun oynayan oyuncuların, ürünlerle sanal bir deneyim yaşayarak bu ürünlere karşı tutumlarının nasıl şekillendirildiği araştırılmıştır. Deneyimsel pazarlama, tüketicilerin markalarla duygusal, düşünsel ve davranışsal düzeyde etkileşim kurmasını sağlayan bir yaklaşımdır. Bu çerçevede, oyun içi ürün yerleştirmelerinin, tüketicilerin marka hatırlanabilirliği, marka tercih edilebilirliği, satın alma niyeti ve markaya karşı pozitif tutum geliştirmesi üzerindeki etkileri odak grup ve derinlemesine görüşme yöntemleriyle detaylı olarak incelenmiştir. Araştırma bulgular, oyun içi ürün yerleştirmelerin tüketicilerin marka hatırlanabilirliğini artırdığını ve markaya karşı daha pozitif bir tutum geliştirmelerine katkı sağlayarak satın alma davranışını olumlu yönde etkilediğini göstermektedir. Katılımcılar, oyun içi deneyimlerin, ürünleri gerçek hayatta deneme hissiyatı yarattığını ve bu durumun hayat tarzlarını etkileyerek satı alma niyetlerini olumlu yönde etkilediğini belirtmişlerdir. Bir diğer çerçeveden bakıldığında; reklam sektöründe çalışan kişiler, markaların tüketicileri sanal dünyalarında yakalayarak oyunculara deneyim sunma isteklerinde olduğunu, oyun içinde deneyimleme şansı yakalayan kişilerin daha pozitif bir tutum sergilemelerine neden olduğu verilerini paylaşmaktadır. Oyun içi ürün yerleştirmeler, dijital pazarlamanın etkili ve gelişmekte olan aracı olarak öne çıkmaktadır. Deneyimsel pazarlama boyutları üzerinden yapılan inceleme, oyunların sadece eğlence aracı olmadığını, aynı zamanda tüketici davranışlarını şekillendiren güçlü birer pazarlama platformu olduğunu tüketici ve reklamcılar olmak üzere iki farklı bakış açısıyla ortaya koymaktadır. Bu inceleme, dijital oyunları kullanarak etkili pazarlama stratejileri geliştirilebileceğine dair önemli bulgular sunmaktadır

    Standart Altı Gerçek Bir Betonarme Binanın Güçlendirilmesi ve Yeniden İnşasının Yaşam Döngüsü Çevresel Etkilerinin Değerlendirilmesi

    No full text
    Yüksek lisans tezi.This thesis focuses on the life cycle environmental assessment of retrofitting and reconstruction of an actual substandard reinforced concrete (RC) building. For this purpose, seismic structural performance assessment of an actual 6-storey RC frame building located in Istanbul, Türkiye was carried out with respect to Turkish Building Earthquake Code TBEC (2018). Two different retrofitting approaches as RC jacketing of columns, and RC shear wall addition and Carbon Fiber Reinforced Polymer (CFRP) wrapping of columns were then proposed in order to satisfy the requirements of TBEC (2018). Furthermore, structural design and calculations for reconstructing of the new building for replacement of the existing substandard building was conducted by taking into consideration of Turkish Standard for the Design and Construction of Reinforced Concrete Structures Code TS500 (2000) and TBEC (2018). The Finite Element Model (FEM) of the building and required structural analyses and assessments were carried out using ProtaStructure2022. Accordingly, the life cycle assessment was figured out by comparing the structural, environmental and economical parameters obtained for each retrofitting projects and newly designed building project. For this purpose, the Athena Impact Estimator was employed for providing insights into Life Cycle Assessment (LCA) measures for each retrofitting scenario, focusing on metrics such as Global Warming Potential (GWP), Acidification Potential, and Smog Potential. The results demonstrated that the performance target is achieved with the recommended retrofitting methods. In addition, the environmental impact assessment highlighted significant contributions from the manufacturing and operational phases, emphasizing the roles of material production and energy use. These findings underscore the importance of integrating sustainable practices and materials in construction to mitigate negative environmental impacts and ensure compliance with Turkish standards

    Compensation Liability Arising From Failure to Protect Sensitive Personal Data

    No full text
    Yüksek lisans tezi.Günümüzde bilim ve teknoloji dünyasındaki gelişmeler, internet kullanımının yaygınlaşması ve elektronik haberleşmenin kolaylaşması gibi imkânları sunarken beraberinde veri işleme faaliyetlerinin çeşitlenmesi ve artmasına da sebep olmuştur. Kişisel verilerin korunmasında en etkili yöntem verilerin hiç işlenmemesi iken gelinen noktada verilerin adeta modern dünyanın metası olarak işlem görüyor olması amaçlanan korumadan uzaklaşılması riskini doğurmaktadır. Bu kapsamda gerek uluslararası hukukta gerekse de ulusal mevzuatımızda düzenlemeler hayata geçirilmiş, amaçlanan korumanın sağlanması için yasal zorunluluklar getirilmiştir. Söz konusu düzenlemelere uyulmadığında devreye girecek olacak idari, cezai ve hukuki yaptırım mekanizmaları öngörülmüştür. Çalışmada öncelikle birinci bölümde kişisel verinin tanımı, unsurları ve hukuki niteliği hakkında bilgi verilmiş, akabinde konunun daha iyi anlaşılabilmesi açısından kişisel verilerin korunması hukukunda önem arz eden kavramlar tanımlanmış ve temel ilkeler irdelenmiştir. İkinci bölümde ise, kişisel verilerin temeli olarak değerlendirilebilecek hassas nitelikli kişisel veriler ve hassas nitelikli kişisel verilerin işlenme şartları ele alınmıştır. Üçüncü bölümde hassas nitelikli kişisel verilerin hukuka aykırı işlenmesi neticesinde ortaya çıkan zararın tazminin nasıl ve ne şekilde olabileceği hususu açıklığa kavuşturulmaya çalışılmıştır. Sonuç olarak çalışmada, hassas nitelikli kişisel verilerin hukuka aykırı olarak işlenmesi neticesinde gündeme gelecek olan tazminat sorumluluğunun somutlaştırılması, böylece kişisel verileri ihlal edilen ilgilinin kişinin gerçek anlamda korunması için çözüm odaklı bakış açısı geliştirilmesi hedeflenmiştir

    The Relationship Between Teachers' Organizational Happiness Levels and Organizational Synergy Levels

    No full text
    Yüksek lisans tezi.Bu araştırmanın amacı, öğretmenlerin örgütsel mutluluk düzeyleri ile örgütsel sinerji düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Bu amaç doğrultusunda araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini İstanbul ilinin Bahçelievler ilçesindeki Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı 1500 öğretmen oluşturmaktadır. Evrenin tamamına ulaşmak mümkün olmadığı için basit seçkisiz örnekleme yöntemi kullanılarak 397 öğretmene ulaşılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak "Kişisel Bilgi Formu", "Öğretmen Örgütsel Mutluluk Ölçeği" ve "Öğretmenlere Yönelik Örgütsel Sinerji Ölçeği" kullanılmıştır. Toplanan veriler SPSS programına aktarılarak analizler yapılmıştır. Çalışmada elde edilen verilerin analizinde tanımlayıcı istatistiksel metotlar kullanılmıştır. Ölçeklerin normal dağılım durumunu belirlemek için çarpıklık ve basıklık testleri uygulanmış, verilerin normal dağıldığı tespit edilmiştir. Bu doğrultuda fark testleri için parametrik yöntemlerden t-testi ve tek yönlü varyans analizi (ANOVA), korelasyon testleri için ise Pearson korelasyonu uygulanmıştır. Son olarak regresyon analizleri de yapılarak analizler tamamlanmıştır. Yapılan analizler sonucunda; Öğretmenlerin örgütsel mutluluk düzeyleri ile yaş ve kıdem değişkenleri arasında istatistiksel olarak anlamlı fark varken; cinsiyet, medeni durum ve eğitim durumu arasında anlamlı bir fark göstermediği ortaya çıkmıştır. Öğretmenlere yönelik örgütsel sinerji ölçeği ile öğretmenlerin sinerji düzeylerine bakıldığında cinsiyet, yaş, medeni durum, kıdem gibi değişkenlerle istatistiksel olarak anlamlı bir fark yokken; eğitim durumu arasında anlamlı farklılıklar gösterdiği tespit edilmiştir. Öğretmenlerin örgütsel mutluluk düzeyleri ile örgütsel sinerji düzeyleri arasında istatistiksel olarak pozitif yönlü orta düzey bir ilişki bulunmuştur. Öğretmenlere Yönelik Örgütsel Sinerji Ölçeği puanlarını açıklamak için yapılan regresyon analizi sonuçları incelendiğinde kurulan regresyon analizi modeli istatistiksel olarak anlamlıdır. Öğretmen Örgütsel Mutluluk Ölçeği puanları öğretmenlerin örgütsel sinerji düzeyini etkilemektedir. Öğretmenlerin örgütsel sinerji düzeyinde meydana gelen değişimin %46,5'i öğretmenlerin örgütsel mutluluk ölçeği puanları ile açıklanmaktadır. Sonuç olarak; öğretmenlerin örgütsel mutluluk düzeyleri arttıkça örgütsel sinerji düzeyleri de artmaktadır

    Analysis of Structural Resistance Against Moisture and Investigation of Massive Water Weight Change With Capillary Moisture Removal Method

    No full text
    Yüksek lisans tezi.İnsanlık tarihinde, yapılar sadece mimari eserler değil, aynı zamanda kültürel miras ve yaşam alanları olarak da önemli bir role sahip olmuştur. Ancak, her yapı, zamanla çeşitli etkenlere maruz kalarak doğal olarak bir ömre sahip olur. Bir yapının ömrü, dayanıklılığı ve sürdürülebilirliğiyle doğrudan ilişkilidir. İnşa edilen bir bina, tasarımındaki malzeme seçiminden, yapı yöntemlerine kadar bir dizi faktöre bağlı olarak belirli bir süre boyunca dayanıklılığını koruyabilir. Ancak, çevresel faktörler, iklim koşulları, kullanım amacına bağlı aşınma ve yıpranma gibi etkenlerle bu süreç değişkenlik gösterir. Yapıların ömrü, tasarımından başlayarak inşa, kullanım, bakım ve nihayet yıkım aşamalarına kadar uzanan bir süreç içerir. Yapıların ömrü, sadece fiziksel dayanıklılıkla değil, aynı zamanda düzenli bakım ve yenileme çalışmalarıyla da şekillenir. Bakımın ihmal edilmesi, yapısal bütünlüğü tehlikeye atabilir ve kullanım ömrünü kısaltabilir. Diğer yandan, uygun bakım ve güçlendirme uygulamaları, bir yapının ömrünü uzatabilir ve sürdürülebilirliğini sağlayabilir. Bu çalışmada, yapıların ömrünü ve insanların yaşam konforunu doğrudan etkileyen nem kavramı üzerinde durulmaktadır. Yapıların iç yapısında var olan nem seviyeleri, sadece konfor düzeyini etkilemekle kalmaz, aynı zamanda yapı sağlığı üzerinde önemli etkiler yaratabilir. Nem, çeşitli yapısal sorunlara yol açabilir ve iç mekanlarda yaşayan insanların sağlığını olumsuz yönde etkileyebilir. Bu tezin asıl amacı, örnek bir nem kurutma cihazının çalışma prensipleriyle birlikte bir yapıya uygulanması ve uygulama sürecinin başından sonuna kadar olan sürecin yapının bileşenlerinin zarar görme ve işlevsiz hale gelmesinin önlenmesine, insan ve yapı sağlığının korunmasını sağlamaktır. Araştırmada, bir örnek tarihi eser incelemesiyle, nem kurutma cihazı uygulanması sonrasında yapıdan doğrudan uzaklaştırılan su kütlesinin ayrıntılı hesaplamaları yapılmış ve çeşitli değişkenler göz önünde bulundurularak analizler sayısal verilerle doğrulanmıştır. Bu çalışmada, duvarlarında kılcal etkiyle emilen sudan kaynaklı yapısal problemler görülen Gül caminde, elektro-ozmos yönteminin temel alan kapiler nem itme cihazının, uzun süreli kurutma performansı incelenmiştir. Kapileritenin etkisiyle bina temelinde bulunan suyun binaya tırmanması sonucunda, nemliliği yüksek yapı elamanlarının, nem itme sistemi ile, yaklaşık 4,5 ayda, su moleküllerinin yürüdüğü kanallardan toprağa itilmesinin (kurutulması) sağlandığı, orta-uzun vadede duvar ve zemin arasında doğal bir bariyer (potansiyel bariyer) oluşturarak yapı elamanlarının kuru tutulduğu görülmüştür

    New Building Design and a Contemporary Addition to the Historical Environment: Reading Through the Chamber of Architects' Competitions Archieve

    No full text
    Yüksek lisans tezi.Toplumlar geçmişten günümüze olan süreçte birçok değişim ve dönüşüme uğramıştır. Zaman içinde farklılık gösteren gereksinimlerden doğan yeni yapı isteği bu ihtiyaçlardan kaynaklanmıştır. Tarihi yapıların günümüz ihtiyaç ve teknolojisine cevap verebilmesi için çağdaş ekler ve tarihi çevrede yeni yapılaşma kaçınılmaz olmuştur. Uluslararası bildirge ve tüzüklerin ışığında yapılan araştırmalar sonucunda tarihi çevrede yeni yapıların ve çağdaş eklerin mevcut dokuya saygılı, günümüz teknolojileriyle uyumlu olması gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu kriterler sonucunda yeni yapı veya ekin, tarihi geçmişine saygı duyar nitelikte; malzeme, strüktür, oran, gabari, ritim, gibi kavramlarla dengeyi yakalarken aynı zamanda günümüz yapım tekniklerini kullanarak güncel mimari ihtiyaçları sağlanmalıdır. Çalışmada tarihi çevrede yeni yapı tasarımı ve çağdaş eklerin, Mimarlar Odası'nın düzenlediği yarışma projeleri üzerinden jüri raporlarının okunması sonucunda hangi tasarım kriterleri üzerinde değerlendirildiği araştırılarak; bu tasarım kriter örüntülerini ortaya çıkarmak amaçlanmıştır. Bu amaç kapsamında tezde tarihi çevrede yeni yapı tasarımı ve çağdaş ek konusu Türkiye'de 1930-2023 yılları arasında Mimarlar Odası tarafından düzenlenen yarışma projeleri üzerinden incelenmiştir. Çalışmanın literatür kısmı, dört ana kaynak referans alınarak doküman analizi yöntemiyle yazılmıştır. Jüri raporlarının okunmasında birincilik ödüllerinin altında yatan örüntüleri, temaları ve anlamları ortaya çıkarabilmek amacıyla tema analizi yöntemi kullanılmıştır. Ana araştırma konusuna ek olarak jürinin yarışma raporları sonucunda değişen mimari akım ve koruma bildirgelerini referans olarak kullandığı mı yoksa öncülük ettiğinin mevcudiyeti sorgulanmıştır. Raporlar sonucunda Türkiye'de tarihi çevredeki ek ve yeni yapılaşmanın evrimi araştırılmıştır. Tezin kuramsal kısmında tarihi çevre kavramı, çağdaş ek, yeni yapı, tasarım yaklaşım üslupları ve tarihi çevrede koruma düşüncesinin evrensel boyutta incelenmesi yapılmıştır. Türkiye'deki mimari akım ve üslupların gelişimi incelendikten sonra son bölümde jüri raporları ve yarışma şartnamesi üzerinden projelerin analizi yapılmıştır. Son bölümde seçilen konunun literatürdeki eksikliğin tamamlanması ve sonraki tasarımlara referans vermesi amacıyla çeşitli önerilerde bulunulmuştur

    Balancing of Overtime Work Under the Scope of Labor Law No. 4857

    No full text
    Yüksek lisans tezi.Çalışma hayatının sürekli değişen yapısı, teknolojik gelişmeler ve yoğun rekabet, mevcut çalışma biçimlerini değiştirerek yeni çalışma modellerinin ortaya çıkmasına yol açmıştır. Bu nedenlerle, 4857 sayılı İş Kanunu bazı eski düzenlemeleri yeniden ele almış ve yeni düzenlemeler getirmiştir. Kanun, çalışma saatlerine esneklik kazandırılması, denkleştirme modelinin getirilmesi ve serbest zaman tanınması gibi düzenlemelerle işçi ve işverenin çalışma koşullarını kendi ihtiyaçlarına göre farklı şekilde belirleyebilmeleri amacıyla hazırlanmıştır. İş dünyasındaki değişimler ve teknolojik dönüşüm devam ederken, Covid-19 pandemisinin baş göstermesi; fiziksel etkileşimin kısıtlanmasını ve daha izole bir yaşam gereksinimini ortaya çıkarmıştır. Bu süreçte, teknolojiyi iş modellerine entegre eden işletmeler için esnek çalışma modelleri bir alternatif olmaktan çıkıp bir zorunluluk haline gelmiştir. 4857 sayılı İş Kanunu, çalışma hayatındaki yerleşik normları farklılaştırarak, hızla değişen küreselleşen dünyaya Türk çalışma hayatının da uyum sağlaması amaçlanmıştır. Bu doğrultuda, esnek çalışma modelleri uygulanmaya başlanmıştır. Telafi çalışması, kısmi süreli çalışma, çağrı üzerine çalışma, geçici süreli iş sözleşmesi, uzaktan çalışma ve çalışmamızın asıl konusu olan denkleştirme usulüne göre çalışma, 4857 sayılı İş Kanunu'nda düzenlenen esnek çalışma modelleri arasında yer almaktadır. Denkleştirme dönemi uygulaması, kendine özgü kuralları ve kısıtlamaları barındırmaktadır. Bu uygulama, işletmelerin mali yükünü azaltmayı hedefleyerek, piyasa dengesinin bozulduğu durumlarda ve çeşitli sektörlerde işverene, çalışılmayan zamanları fazla çalışma yapılan dönemlerle denkleştirerek yapılan işin karşılığı olan ücreti işçiye ödeme imkânı tanımaktadır

    Historical Development of Divident Elements in Interior Spaces and Assessment at Different Scales

    No full text
    Yüksek lisans tezi.Bu çalışma, iç mekânlarda kullanılan bölücü elemanların tarihsel gelişimini ve farklı ölçeklerdeki değerlendirmesini ele almaktadır. İlk olarak bölücü elemanların tarihsel evrimi incelenmiş ve farklı dönemlerdeki kullanımları üzerinde durulmuştur. Ardından günümüzde iç mekânlarda kullanılan bölücü elemanların çeşitli ölçeklerdeki rolü ve etkisi incelenmiştir. İnsanların hayatta kalması için temel bir ihtiyaç olan barınma evrimle birlikte ev inşasıyla karşılanmış ve ev kavramının ortaya çıkması ile iç mekânlarda zaman içinde bölücü elemanlara gereksinim ortaya çıkmıştır. Konutlar, yalnızca barınma amacıyla değil, aynı zamanda sosyal, kültürel ve ekonomik değişimlerle birlikte farklı işlevler kazanmıştır. İç mekân tasarımında işlevsellik, estetik ve esneklik gibi kavramlar öne çıkmaktadır. Bölücü elemanlar, iç mekânları fonksiyonel alanlara ayırarak kullanıcıların ihtiyaçlarına uygun çözümler sunmaktadır. Bu elemanlar, strüktür yapılarına, görsel iletişim kontrollerine, işlev alternatiflerine ve insan ölçeğiyle ilişkilere göre sınıflandırılmaktadır. Bu sınıflandırmalar, iç mekân tasarımında bölücü elemanların etkin ve verimli bir şekilde kullanılmasına olanak tanırken, iç mekânın kullanımını optimize etmeye ve kullanıcı deneyimini artırmaya yardımcı olmaktadır. Çalışmada, iç mekânda kullanılan bölücü elemanların farklı mekânlardaki kullanımı üzerine analizler yapılmaktadır. Küçük ölçekli mekânlarda evlerde, orta ölçekli mekânlarda kütüphanelerde ve büyük ölçekli mekânlarda havalimanlarında bölücü elemanların kullanımı ve değerlendirilmesi incelemiştir. Kullanıcıların ihtiyaçlarına uygun olarak tasarlanmış alanlar farklı ölçekli mekânlarda değişik şekillerde karşımıza çıkmaktadır. Mobilyaların çeşitliliği ve esnek düzenlemeler, kullanıcıların farklı çalışma ve etkileşim alanlarına erişimini sağlamaktadır. Bölücü elemanlarla birlikte, mobilyalar, doğal ışık ve manzara bu mekânların estetik görünümünü ve kullanıcı deneyimini önemli ölçüde etkiler. İç mekânlarda kullanılan bölücü elemanlar mekân tasarımında hayati bir rol oynamaktadır ve kullanıcıların gereksinimlerine uygun olarak özenle tasarlanmalıdır. Bu çerçevede farklı ölçekli mekânların tasarımlarının gelecekteki gelişimine rehberlik edebilecek önemli bulgular sunmaktadır

    6

    full texts

    7,697

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    OpenAccess@IKU (Istanbul Kultur Univ.)
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇