OpenAccess@IKU (Istanbul Kultur Univ.)
Not a member yet
7697 research outputs found
Sort by
KOBİlerin Finansman Sorunları ve Çözüm Önerileri
Doktora tezi.Küçük ve Orta Boy İşletmeler (KOBİ'ler) Türkiye'de ve dünya genelinde ekonomik kalkınmanın temel taşlarından biridir. KOBİ'ler, girişimcilik, yenilikçilik, üretim ve istihdam alanlarında önemli katkılar sağlamaktadırlar. Bu nedenle, Türkiye'de KOBİ'lerin geliştirilmesi ve desteklenmesi ekonomik kalkınma ve istihdam artışı açısından büyük önem taşımaktadır. Türkiye'de KOBİ tanımı, işletmede istihdam edilen kişi sayısı ve firma cirosu kriterleri üzerinden yapılmaktadır. KOBİ tanımı, Avrupa Birliği (AB) tarafından da benimsenmiş olan kişi sayısı ve cirosu kriterlerine dayanmaktadır. Bu çalışmada KOBİ'lerin tanımı, gelişimi, avantajları, dezavantajları ve karşılaştıkları sorunlar hakkında genel bilgiler verilmiştir. Ayrıca kriz dönemlerinde KOBİ'lerin durumunun tespiti yapılacak ve İstanbul'un Güneşli ilçesi özelinde yapılan bir alan çalışması ile KOBİ'lerin finansman sorunlarının kaynakları, kriz döneminde sorunları nasıl aştıkları, alternatif finansman araçlarını ne kadar tanıdıkları ve gelecekte kullanmayı düşündükleri konuları araştırılacaktır. Bu araştırmada yöntem olarak nitel yöntemlerden olan yüz yüze anket tekniği kullanılarak İstanbul'un ilindeki KOBİ'lerin finansman sorunları hakkında veriler toplanmıştır. Anket bulgularına göre, çoğu işletmenin aile şirketi olarak faaliyet gösterdiği ve finansman sorunları yaşadığı görülmüştür. Ayrıca, anket sonuçlarına göre, sahip ile yöneticilerin finansman sorunlarının çözümü için gerekli finansman araçları hakkında yeterli bilgiye sahip olmadıkları ortaya çıkmıştır. Bu durum, KOBİ'lerin finansman sorunlarının çözümünde bilgi eksikliğinin önemli bir etken olabileceğini göstermektedir
Creating Common Ground for Different Voices: New Legal Realism
Hukuk dünyasında sosyal bilimlere yönelik gün geçtikçe artan ilgi karşısında akademide birden fazla disiplini ve metodolojiyi -diğer deyişle farklı sesleri- ortak zeminde toplayan organize bir yaklaşımın eksikliğinden yola çıkan akademisyenler, bundan yirmi yılı aşkın bir süre önce yeni bir hukuki realizm yaklaşımı geliştirmek amacıyla bir araya gelmişlerdir. Bu proje, zaman içerisinde bir meşalenin yanmasını sağlasa da hukuk çalışmaları açısından disiplinler arası araştırmalara yönelik yeni bir model oluşturma sürecinin zorluğu, akımın formüle edilmesi hususunda yazarlar arasında görüş ayrılıklarının yaşanmasına neden olmuştur. İşte bu çalışmada gelişimini sürdüren bahse konu akımın genel hatlarıyla incelenmesi, sahip olduğu özelliklerin ön plana çıkartılması hedeflenmekte ve bu çerçevede kimi sorulara yanıt aranmaktadır. Acaba yeni hukuki realizm akımını ‘yeni’ ve diğer akımlardan ‘farklı’ kılan hususlar nelerdir
Solid-Liquid Phase Diagram of the Dimethyl + Dipropyl Adipates System: Application to Low-Temperature Thermal Energy Storage
The present study is the continuation of our research work on di-n-alkyl adipates and their potential as phase change materials (PCM) for low-temperature thermal energy storage (TES). The solid-liquid phase diagram for the binary system composed of dimethyl adipate (DMA) and dipropyl adipate (DPA) is presented and analysed. In a previous study, we explored a particular binary system of n-alkyl adipates, namely diethyl and dibutyl adipates, and demonstrated that these compounds possess underappreciated potential as PCMs at sub-zero temperatures. The goal of the current work is to expand on this research by contributing new phase equilibrium data and deepening our understanding of the fundamental thermodynamics governing low-temperature phase behaviour in di-n-alkyl-adipates. The phase diagram for the DMA + DPA binary system was obtained using three complementary techniques: differential scanning calorimetry (DSC), hot-stage microscopy (HSM), and Raman spectroscopy. DSC analysis of sixteen compositions, including the two pure compounds, provided both the temperature and enthalpy values for the solid-liquid and solid-solid phase transitions. The binary system displays eutectic behaviour at low temperatures, with the eutectic point found at 252.83 K and a composition of approximately xDPA = 0.77. Raman spectroscopy confirmed that the system is characterized by a non-isomorphic eutectic phase diagram, indicating differences in the crystal structures of the solid phases. The liquidus line of the binary phase diagram was successfully described using a suitable fitting equation, yielding a root mean square deviation of 0.65 K, indicating excellent agreement between the experimental data and the theoretical model. This fitting also allowed an accurate prediction of the eutectic composition and temperature. A Tammann diagram is also presented, further confirming the eutectic composition and associated enthalpy. This work addresses a gap in the literature by presenting, for the first time, the solid-liquid phase equilibrium behaviour of the DMA + DPA binary system (including the detailed solid-liquid phase diagram of the system). The findings provide valuable insight into the potential use of this system as PCM for sub-zero TES applications, supporting their consideration in future thermal energy storage technologies.FCT|FCCN (b-on).
Fundacao para a Ciencia e a Tecnologia (FCT)
Çocuklar İçin Şema Ölçeği: Türk Kültürüne Uyarlama Çalışması
Bu makale Mersin Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü tarafından Ağustos 2023 tarihinde kabul edilen doktora tezinden üretilmiştir.Bu araştırmada Rijkeboer ve Boo (2010) tarafından geliştirilen “Çocuklar İçin Şema Ölçeği’nin Tük kültüründe psikometrik özelliklerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 393 ortaokul öğrencisi oluşturmuştur. Elde edilen veriler doğrulayıcı faktör analizi ile açıklanmaya çalışılmıştır. Yapılan analizler 11 alt boyut ve 40 maddeden oluşan Çocuklar İçin Şema Ölçeği’nin faktör yapısının Türk kültüründe de benzer olduğunu göstermiştir. Ölçme aracındaki maddelerin faktör yükleri .17- .87, alt boyutlarının Cronbach alpha iç tutarlılık katsayılarının ise .44-.81 arasında değiştiği gözlenmiştir. Ölçme aracının uyum indeksleri incelendiğinde kabul edilebilir ve mükemmel uyum indekslerine yakın uyum istatistikleri olduğu görülmüştür. Bu sonuçlara göre Çocuklar İçin Şema Ölçeği’nin faktör yapısının Türk kültüründe de benzer, geçerlik ve güvenirliklerinin kabul edilebilir düzeylerde olduğu ve çocukların erken dönem uyumsuz şemalarının belirlenmesinde kullanılabileceği söylenebilir
İfa Yerine Edim İfa Uğruna Edim
Doktora tezi.İfa yerine edim ve ifa uğruna edim her ne kadar Türk-İsviçre Hukuku öğretisi ve uygulamasında kabul edilse de bu hukuki kurumlara ilişkin doğrudan ve açık bir kanuni düzenleme bulunmamaktadır. Sözleşme özgürlüğü çerçevesinde tarafların akdedebileceği ifa yerine edim ve ifa uğruna edim sözleşmelerinin hukuki niteliğinin, geçerlilik şartlarının ve hukuki sonuçlarının belirlenmesi bu kurumların uygulanmasında ortaya çıkan sorunların çözümü bakımından önem taşımaktadır. Çalışmamızda ifa yerine edim ve ifa uğruna edim kurumlarının temel özellikleri, hukuki nitelikleri ve hukuki sonuçları Alman ve İsviçre Hukuku öğretisi ve yargı kararlarından da yararlanılarak incelenmiştir. Çalışmamızın giriş bölümünde ifa yerine ve ifa uğruna edimle doğrudan ilgili kavramlar olan ifa ve edim kavramları incelenmiş, edime uygun ifa kuralı istisnalarıyla ele alınmıştır. Çalışmamızın birinci bölümünde ifa yerine edim sözleşmenin hukuki niteliği, kuruluşu, geçerlilik şartları ve hukuki sonuçları, uygulamadaki önemli örnekler üzerinde de durularak detaylı olarak incelenmiş, benzer hukuki kurumlarla karşılaştırması yapılmıştır. İkinci bölümde ise ifa uğruna edim sözleşmesinin hukuki niteliği, kuruluşu, geçerlilik şartları, taraflara sağladığı haklar ve yüklediği borçlar ile hukuki sonuçları, yine uygulamadaki önemli örneklerine de yer verilerek açıklanmıştır. Son olarak ifa uğruna edimin benzer hukuki kurumlarla karşılaştırması yapılmış, özellikle ifa yerine edim ve ifa uğruna edim karşılaştırılarak aralarındaki benzerlik ve farklılıklar ortaya konmuştur
Türk Ticaret Kanunu M. 493/5 Hükmü Çerçevesinde Anonim Şirket Paylarının Gerçek Değerinin Belirlenmesinin Hukukî Niteliği ve Esasları
Türk Ticaret Kanunu (“TTK”) m. 493/5 hükmü çerçevesinde anonim şirket paylarının gerçek değerinin saptanması usûlî yönden birçok meselenin çözümünü gerektirmektedir. Öncelikle değer tespiti talebi bir çekişmesiz yargı işidir. Bu nedenle değer tespitine ilişkin müracaat üzerine mahkemece verilecek karar tespit veya eda hükmü niteliğinde değildir. TTK m. 493/5 hükmü çerçevesinde mahkemece tespit edilecek değer, pay sahibi bakımından bağlayıcı değildir. Pay sahibi değer tespiti üzerine bir ay içerisinde, mahkemece gerçek değer olarak tespit edilen değeri ve dolayısıyla şirketin devralma önerisini reddetme hakkına sahiptir. Bu nedenle mahkemenin kararı bir tespit hükmü olmayıp maddî anlamda kesin hüküm teşkil etmemektedir. Değer tespitine ilişkin süreç neticesinde verilecek karar, bir edaya mahkûmiyet de içermediği için eda hükmü değildir. Bu nedenle değer tespitine ilişkin karar, ilâmlı icra yoluyla doğrudan icra edilebilecek bir karar da değildir. Pay sahibi tespit edilen değeri kabul eder veya kabul etmiş sayılırsa, ancak buna rağmen şirket ödemesi gereken tutarı ödemezse ilâmlı icra takibi yapabilmek için ayrı bir alacak davası açması gerekir. Pay sahibi dava açmadan ilâmsız icra yoluna da başvurabilir. Ancak ilâmsız icra yoluyla takibe itiraz hâlinde de pay sahibinin takibe devam edebilmesi için yine mahkemeye müracaat etmesi gerekir
International Symposium on Innovative Approaches in Smart Technologies, Proceedings
Today, Twitter (X ) is one of the most essential and popular social networking sites. It is very important to analyze the sentiments of the tweets posted on this platform to understand people and understand their opinions on any topic. Thus, you can determine what people are thinking and talking about on a topic you can choose, such as a brand, business, economy, or education. In this study, a dataset is created with Turkish tweets collected using the Twitter API. Then, techniques such as Word2Vec and Bag of Words (BoW) are used to clean this dataset and use it more comfortably. Afterward, this cleaned dataset is classified as Positive, Negative, and Neutral using classification methods such as Decision Tree, Logistic Regression, Support Vector Machine (SVM), Random Forest, and XGBClassifier. Finally, a simple website has been created using JavaScript for users to use this application efficiently
Statistical Quasi Cauchyness on Asymmetric Spaces
We call a sequence (xm) of points in an asymmetric metric space (X, d) statistically forward quasi 1 Cauchy if lim (Formula present) for each positive ε, where |A| indicates the cardinality of the set A. We prove that a subset E of X is forward totally bounded if and only if any sequence of points in E has a statistically forward quasi Cauchy subsequence. We also introduce and investigate statistically upward continuity in the sense that a function defined on X into Y is called statistically upward continuous if it preserves statistically forward quasi Cauchy sequences, i.e. (f (xm)) is statistically forward quasi Cauchy whenever (xm) is
Belediyelerde Ulaşım Hizmetlerinin Hukuki Rejimi
Doktora tezi.Ülkemizde nüfusun büyük bir bölümünün kentlerde yaşaması, kentleşme dinamiklerinin derin bir dönüşüm geçirmesine yol açmıştır. 1950'lerden itibaren ivme kazanan kırsaldan kente göç, 1980'lerde zirveye ulaşan plansız büyüme, çarpık kentleşme ve yoğun nüfus hareketleri, kent yapısını ve kentsel hizmet ihtiyaçlarını karmaşık hale getirmiştir. Bu dönüşüm sürecinde, belediyelerin kurumsal yapısı, görev alanları ve yetkileri sürekli değişim göstermektedir. Sanayileşme, mekânsal yayılma ile artan ulaşım talebi, belediyelerin kentsel altyapı, planlama, denetim ve hizmet sunumu işlevlerini yeniden tanımlamayı zorunlu kılmaktadır. Kentiçi ulaşım, hemşehrilere sunulan en temel kamu hizmetlerinden biri olmakla birlikte, kentlerin karşı karşıya bulunduğu yapısal sorunların da merkezinde yer almaktadır. Artan trafik yoğunluğu, birbirleriyle entegre olamayan ulaşım modları, yetersiz alt ve üst yapı, altyapı yatırım maliyetleri, toplu taşıma sistemlerinin yönetimi, ticari taşımacılığın hukuki statüsünün netleştirilememesi, hat ve güzergâhların düzenlenmesi gibi çok yönlü problemler, mevcut hukuk düzeninin parçalı ve dağınık yapısı nedeniyle daha da belirgin hale gelmektedir. Farklı kanunlara yayılmış mevzuat, idarî uygulamalarda ortaya çıkan çelişkiler ve yargı içtihatlarının belirsizlikleri, ulaşım hizmetlerinin hukukî güvenceden yoksun kalmasına, uygulama sorunlarının sürmesine yol açmaktadır. Bu çalışma, kentiçi ulaşımın hukukî rejimini, özellikle belediyelerin ve büyükşehir belediyelerinin planlama, uygulama ve denetim süreçlerindeki yetki, görev ve sorumluluklarını tarihsel, idari ve hukuki boyutlarıyla irdelemekte; genel kanunlardan kaynaklanan düzensizlikleri analiz etmektedir. Amaç, yasal boşlukları ve çakışmaları tespit etmek, bu doğrultuda ilgili yargı kararları ve içtihatları inceleyerek sorunların hukuki boyutunu netleştirmek ve böylece bu alanda daha tutarlı, anlaşılır ve çağın gereklerine uyarlanmış bir çerçeveye duyulan gereksinimi vurgulamaktır. Bu doğrultuda, özel bir kentiçi ulaşım kanunu gerekliliği ön plana çıkmaktadır. Bu yasal düzenlemeyle kamu yararına uygun, sürdürülebilir, erişilebilir, bütüncül ve etkin bir sistemde kentiçi ulaşım hizmetlerinin sunulması mümkün hale gelebilecektir
Fine Motor Function in Breast Cancer: Special Focus on Sensation
After cancer treatment, women with breast cancer often experience immediate impairment in fine motor function. This can be due to chemotherapy-induced peripheral neuropathy (CIPN), muscle weakness or protective posture, lymphedema, fatigue, and stress. The loss of hand dexterity and sensory dysfunction can significantly influence the ability of cancer patients and survivors to function at work and at home. Unfortunately, this adverse effect in daily life may generally be overlooked while focusing on primary treatment for survival. Assessing somatosensory and fine motor skills is crucial for planning early intervention in the early stages of breast cancer. Education, including self-management strategies, exercise, and sensorimotor training, are the main methods for addressing sensory disturbances and fine motor skill impairment. Although the benefits of these methods are acknowledged, the strongest evidence is found only for physical exercise. Further research is needed to identify the most effective exercise modalities, optimal timing, and duration of interventions